NAMAZ BÜYÜK EMIRDIR

Son güncelleme: 12.05.2007 09:16
  • Yürekleri Farklı Gözüksede Aynı Şey için Atan İki Güzel Yüreğe Emek ve Dayanışmaları için, Ve Güçlü Anlayışları, Nazik Anlamlı Paylaşımları için Çok Teşekkür Ederim... İkinizde Bir Çift Yüreksiniz, Eksik Olmayasınız Değerli Dostlarım...
#13.04.2006 09:41 0 0 0
  • biliyorum kızacaksın kardeş ama eline emeğine sağlık konu mükkemel alah sen den razı olsun
#13.04.2006 09:46 0 0 0
  • Gerçekten çok güzel olmuş. Epey emek vermişsin. Paylaşımın için çok teşekkür ederim
#13.04.2006 09:47 0 0 0
  • Allah razi olsun
    Cok guzel ve faydali bir konu acmissiniz
    Bizle bu guzel yazilar paylastiginiz icin cok tesekkurler.
#13.04.2006 10:04 0 0 0
#13.04.2006 10:05 0 0 0
  • Dosyayı indirdim. Stup'ında problem var gibi çalışmadı.Sana zahmet bir baksan ve bizi bilgilendirsen. paylaşımın için teşekkür ederim
#13.04.2006 10:36 0 0 0
  • ya kardeş net framemvork programının kuurlu olaması gerkrekiyor kardeş artık çoğu program gerektiridği için ben vardı zannetim sende yok ise onuda paylaşıma vereyim kardeş
#13.04.2006 11:29 0 0 0
#13.04.2006 14:06 0 0 0
#13.04.2006 15:11 0 0 0
  • Goksahan kardesim cok guzel bir paylasim...
    Allah razi olsun
    Cok tesekkurleer.
#13.04.2006 16:29 0 0 0
  • ay ay ay yerim ben sizi ya

    yeni geldim eve, hemen baktim foruma, cok güzel seyler yapmissiniz, hepinizle gurur duyuyorum.

    Allah razi olsun hepinizden.
#13.04.2006 21:23 0 0 0
  • Hadislerle namaz
    (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberani]

    (Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberani]

    (Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [İ.Ahmed]

    (Allah buyuruyor ki, "söz veriyorum ki, namazlarını vaktinde, doğru olarak kılana azap etmem, onu sorgu-suale çekmeden Cennete koyarım") [Hakim]

    (Her peygamberin ümmetine son nefeste vasiyeti namazdır.) [Gunye]

    (Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]

    (Namaz kılmayanın dini yoktur.) [İbni Nasr]

    (Namaz kılan, Kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olur.) [Taberani]

    (Namaz kılmayan, Kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.) [Bezzar]

    (Namazı kasten bırakanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.) [Ebu Nuaym]

    (Beş vakit namazı kasten, mazeretsiz terk eden, Allahın hıfz ve emanından mahrum olur.) [İbni Mace]

    (Bizimle kâfir arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.) [Nesai]

    Imam Rabbani ne demis "İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    (Namaz kılmak ve diğer ibadetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur'an-ı kerimde, (İman ve ibadet etmek, müşriklere güç gelir) ve (Namaz kılmak müminlere kolay gelir) buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289] "

    Kardeslerim gordugunuz gibi namaz kilmak cok onemli belkide bu cumle bizlere ibret olabilir "Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramayacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti isteyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, (Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından kaçınmayan, isteğinde yalancıdır) ve (Cenneti isteyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar) buyuruluyor. (Beyheki) "
#13.04.2006 21:25 0 0 0
  • Namaz öyle bir ibadet ki; önemli bir ibadet ama tek başına pek fazla bir şey ifade etmiyor. Namazdan feyz alabilmek için bazı hususlara da dikkat etmek gerekiyor. Allahu Ekber deyipte Rabb'imizin huzuruna çıktığımızda kalbimizin, niyetimizin, azalarımızın,elbiselerimizin temiz olması lazım, kısaca maddi ve manevi anlamda temiz olmamız lazım. Midemizde haram lokma varken, aklımızda fesatlık varken, dilimizde yalanın izleri varken ilahi huzura çıktığımızda yaptığımız ibadet, indi ilahide ne derece kabul görecek acaba. Bunu şu şekilde düşünelim kaba saba konuşan, bize saygısızlık yapan, her tarafı pislik içerisinde olan sevmediğimiz birisi kapımızı çaldığında ne yaparız. O kimseyi hoş geldin deyip buyur mu ederiz yoksa o kimseye karşı temkinli mi davranırız. Selametle.
#13.04.2006 22:51 0 0 0
  • Nasıl ki Peygamber Efendimiz Mirac mucizesinde Allahu Teala'nın huzuruna çıktıysa namaz kılan Müslüman da her namaz kılışında ilahi huzura kabul edilmektedir. Mü'minin miracı da namazdır. Kılınan namazların bu şuurla kılnması gerekir. Selametle.
#13.04.2006 22:58 0 0 0
  • leotombak abim namazlarin bilincli, suurlu kilinmasi konusuna deginmis en son, ben de ona bi eklemede bulunayim:

    Hic Böyle namaz kildiniz mi?
    Hatemi Zâhid Hazretleri birgün, Asim Ibn-i Yusuf Hazretlerinin yanina girdiginde Asim (K.S) ona:
    "Ey Hatem! Namaz kilmayi güzel becerebiliyor musun?" diye sordu.
    O da " Evet." dedi.
    Bunun üzerine Asim (K.S) :
    "Peki nasil kilyorsun?" dedi.

    Buyurdu ki :
    " Namaz vakti yaklasinca abdestimi sünnet vechi üzere tazeliyorum, sonra, namaz kilacagim yere gelip dikiliyorum ta ki her uzvum yerlessin. Kâbe'yi iki kasimin arasinda, Makam-i Ibrahim'i gögsümün hizasinda, ALLAHU TEÂLA'yi mekandan münezzeh oldugu halde basimda hazir, kalbimdeki her seyi bilir oldugu halde görüyorum. Sanki ayagim sirat köprüsünün üstünde, Cennet sagimda, Cehennem solumda, ölüm melegini arkamda hissediyorum. Ve kilacagim namazin son namaz oldugunu zannediyorum, sonra ihsan ile iftitah tekbiri aliyorum, düsüne düsüne okuyorum. Tevazu ile rükua egiliyorum, tazarru ile secdeye kapaniyorum. Sonra tamamiyla oturuyor, ümitle tesehütte bulunuyor, sünnet üzere selam veriyorum. Sonra da o namazi ihlasla teslim ediyor, korkuyla ümit arasinda kalkiyorum. Ve hal üzere sabra devam ediyorum."

    Asim (K.S.) bunu duyunca:
    "Ey Hatem! Senin namazin böyle mi?" dedi.
    O da: "Otuz senedir böyle kiliyorum" dedi.
    Bunun üzerine Asim (K.S.) aglayarak:
    "Ben daha bu zamana kadar hiç böyle bir namaz kilamadim" dedi..
#14.04.2006 19:57 0 0 0
  • namaz... namaz... namaz... namaz...

    Kıyâmette, kulun ilk sorguya çekileceği ibâdet namazdır.

    Namaz düzgün ise, diğer amelleri kabûl edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabûl edilmez. [Taberânî]
#14.04.2006 19:59 0 0 0
  • İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    (Namaz kılmak ve diğer ibadetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur'an-ı kerimde, (İman ve ibadet etmek, müşriklere güç gelir) ve (Namaz kılmak müminlere kolay gelir) buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.) [C.1.m.191, 289]

    Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramayacak kadar hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti isteyen namaz kılmaz mı? Hadis-i şerifte, (Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından kaçınmayan, isteğinde yalancıdır) ve (Cenneti isteyen, hayırlı işlere koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar) buyuruluyor. (Beyheki)

    Tadil-i erkana riayet etmek vaciptir. Namazın vaciplerinden biri bilerek terk edilirse, o namazı tekrar kılmak vacip olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Hırsızların en büyüğü, namazından çalandır. Yani namazın erkanına riayet etmez, rüku ve secdelerini hakkiyle yerine getirmez.) [Vesilet-ün Necat]

    (Herkesin namazında, kalbin hazır olduğu kısımlar yazılır. Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ nazar etmez.) [Vesilet-ün Necat]
#14.04.2006 20:01 0 0 0
  • Mânevî dereceler elde etmek de kulluğa hedef ve gaye yapılmamalıdır. Onun içindir ki, cennet arzusuyla kulluk yapanlar için Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri "İbadül-Cennet" demiştir. Yani "Cennetin kulu" demektir. Halbuki Cennet, amel ve ibadet için maksat olmaz. İbadet, Hak emrettiği için ve O'nun rızasını elde etmek maksadıyla yapılır. Evet, ibadetin gerçek sebebi, Allah'ın emridir. Yani biz ibadeti Allah emrediyor diye yaparız. Evet, cehennem endişesiyle tir tir titreyerek, kalkıyor, Allah (cc) karşısında kemer beste-i ubudiyet içinde iki büklüm oluyor.. namaz kılıyor.. böyle birine "Abdünnar" yani "Cehennemin kulu" deniliyor. O zaman, Allah'ın kulu nasıl olacak? Kişi ibadetini, ne cennet sevdası ne de cehennem korkusundan değil, belki sırf Allah'ın kulu olduğu ve Allah o vazifeyi ona emrettiği için yapacaktır. Selametle.
#14.04.2006 21:56 0 0 0
  • Küçük çocuğun annesine verdiği ders:

    Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi.

    Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu.

    Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı.

    Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım

    Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek:

    İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin diye çıkıştı.

    Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu:

    Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım.

    O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı.

    Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder.

    Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere götürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur. Selametle.
#18.04.2006 14:25 0 0 0