Varsın bir kelebeğin ömrüne sığsın sevdamız,Saadetin sükutuyla gözlerine baktığım,O bir gün bir ömür değil mi sevgili ?
Yüreğim,Takvimlere bakmadan soldu saçlarım, uzadı senli gecelere Sonbahar sızıları yüreğimi kanatırken; gözlerime doğan güneşim, senli günlerim daha bir kıymetli artık Yanan her gecenin ardından nefesinle buğulanmış camına adımı yazıyorsan, o günüm daha umutlu Ne olur, her gündoğumu adımı yaz sabahlarına, ne olur bir güneşli sabah daha Gecelere uzayan saçlarım güneşe karışsın Kelebek kanatlarımdan çekilsin yağmur dolu kara bulutlar Güneşin kıymetini bir ben bilirim ateşten gömleğimle, narin kanatlarımla seni yaşamak için ölmem gerekir sevgili
Her damlada solarım nedensiz Her damlada sana kavuşmanın acı özlemiyle ve seni sevmenin tatlı raksı ile ölürüm sevgili Her nefesinde doğarım hayata Biçareyim Uçamam Kan kırmızı kanatlarımla direnirken damlalara, yalnızlığım çağlarken bir yaşam şansı ver bana Karanlıklar ezerken yüreğini, yaralarında ben kanayayım bırak, akıp giden hayatta nur yüzlü yoldaşın olayım Gözlerimde ışıklı ellerinle getirdiğin cennet aydınlığı, dilimizde sevda şarkıları meçhul bir sona doğru güle oynaya gidelim
Sevdam,Gölgesinde serinlediğim kirpiklerin aşkına, her sabah bana açılsın gözlerin Beni sevdiğin için böyle ölümsüz olmalı mecnun yüreğin, seni sevdiğim için açmalı Leyla gibi çiçeklerim Sırf küçük bir kız sakladım diye içimde, sırf "biz" olduk diye kopmalı kıyamet Binlerce kez sönsek de bırakmalıyız kendimizi ateşlere Yanarken yak dünden razı olan gönlümü Evvelin olamadım affet; buna inat öncesiz, hesapsız, sorgusuz, korkusuzca ebediyete kadar sev beni Rüzgarıma kapıl, vuslatın habercisi olsun sonbahar yağmurları Uğurla bensiz geçen yıllarını Göm yalnızlığını Çorak toprakların ıslanırken yağmurumla yeniden doğ, gülüşlerimdeki gamzeli güller sana armağan olsun İyi ki doğdun sevgili Ömrünün kaçıncı sayfasındayım bilmiyorum ama yırt at benden önceki sayfaları, yitip bitenlerden, mazinin karanlık hatıralarından kurtul Ben varken gayrı ölüm ilişemez sana, adını heceledim dört mevsime nefesimle, hece hece yaşatacağım seni korkma Gürül gürül ak hayata Bir avuç bilyeye özensin bir elin, diğer elinde rengarenk balonlar Yüreğinde bir gurbet kuşu sakla sen, dilindeki yarım kalan şarkı nakaratlarını tamamlarım ben neşeyle Yeminim,
Ağustos'un ateşini giydim bak, gönül ülkeni ateşe vermeye geliyorum Yüreğimle heceledim adını mevsimlere, daha uzun yaşa diye Sende gir ansızın düşlerime, "gece gözlerin"le Yanımda kal, canımda kal Sırtındaki bıçaklara, kaçırdığın trenlere aldırış etme artık ben varım bak Deli kız türkülerimin sevdalı bekçisi, susma konuş Ana kucağı gibi sıcak, baba öğüdü gibi dosdoğru severim seni, naif bir kelebek gibi Bittiğin yerden başlarım sana, doymak için Günlerden ne, aylardan hangisindeyiz diye sormadan Saçımdaki aklara aldırmadan, ,incitmeden, yormadan
Hadi sende beni dinle şimdi Annenin çeyiz sandığında sakladığın şiirlerini savur sevdamın duruluğuna Gözlerimden çaldığın haritalarla fethetsin gönlümü sevda askerlerin Gitmelerin korkularını biriktiren yüreğini yıka, tortusu kalmasın acıların Sen galip çık bu savaştan Kısmetime düş Yüreklerimiz virane olsa da, uzak mutluluklar olsa da aklımızda, umutlarımız aynı olmalı yarına dair Umudun teknesinde yol alırken yarınlara, sabır taşlarını sök at yüreğinden hadi Sevdalı denizlerinin dalgasıyım ben Tek şahidimiz olurken martılar, günahlarımın teklifsiz kefili olmalı yüreğin Gam yurdunu terk et, karanlıklarını boğmaya gidiyoruz sevgili Lisanı sevda olan ülkeye vardığımızda, tüm dileklerimizden vazgeçip kaderimizi değiştirmeye yeminler edeceğiz
Sözlerim bitti şimdi sevgili bir sözüm daha kalmadı söylenecek Her şeyi söyledim de, yine seni anlatamadı aciz sözcüklerim Hangi söze sığarsın sen yüreğimin yeminli sevdası Anlatamasam da sen anla, hele içini bir yokla, benimkisi sadece bir hatırlatma...
Üzerimde olan bakislarin agirligi;acimalari...
Icimde seni tasidigimi görüyorlarmis gibi bakiyordi bana
"yazik buna..." dermis gibi ...!
Insanlar hissediyorlarmis gibi hüznümü.../Yoklugunu..
Ve sensizligin bendeki izlerini..
Bende senden bi haber... o gece öyle ihtiyacim vardiki sana!
O gece senin kokunla askin koynunda uyudum./
Kabullenemedigim ask/... Seni islemis icime../ en cokta o gece...
Öyle küçükken öyle kocaman umutlarlan baslamıstım ki aska...Herşey baska olacaktı.. Bende o filmlerdeki asıklar gibi bir ask yasayacaktım. Kendi masalımı kendim yaratacaktım. Benim askım bambaska herkesinden güzel olacaktı. Peri kızı ile prens benim ask masalımda bir arada olcaktı.
Yaptım!!! Yarattım kendi masalımı. Yasadım seni ve beni. Bulusturdum peri kızı ile prensi. O küçücük yüregim senin avuçlarında büyüdü. İmrenilecek bir ask yarattık yasadık.. Peki herşey nasıl bu kadar güzel oldu... Mutlaka birşeyleri katmayı unutmus olmalıydık. Böyle kusursuz aska kurban olan ben büyümeyi unutmusum...
Hesapta yoktu birgün büyüyecegimiz. Büyüdükçe insanın kendi masalını kendinin yazamayacagını anladım. Yazılan masalların sonun oldugunu öğrendim. Belki geç belki erken bir son. Benim masalım erken bitti diyemem. Belki geç bile kalmıs bir bitişti..
Belkide Zamansız Açtım İçimi...
Yüregim Şeffaftı... Aklımsa Deli..
Ben Geldim Sen Kaçtın Hep Bana İnat
Bir Vardın Bir Yoktun Hep MasaL Gibi..
Yok olusların hayırlı olsun bana. Simdi unutma zamanı yasanmıslıkları. Baska masallaröyküler bulma zamanı. Seninlen büyüttügüm yazdıgım var ettigim masalımı unutma zamanı.
Şimdi tekrar bir masalın içindeyim. Senin var olmadıgın benim yazmadıgım hayatın bana sundugu bir masalın içindeyim..Acı vermiyor bu bana. Çünkü ben öğrendim masallarla büyümeyi.. Biliyorum artık herşeyi benim idare edemeyecegimi. Ben biliyorum artık her acının gömülebilecegini..
Ne Kara Kaşına.. Ne Kara Gözüne..
Ben Tek Bir Sözüne Tutulup Kaldım..
Değmedi Bir Kere Ellerin Yüzüme!
Gel Gör ki Bin Yıldır Sanki Vardın...
Biliyorum zor olacak sana yeni bir yasam. Belkide sendede vardı suç. Belkide ben getirmedim bizi bu hale. Belkide benim çocuklugumdan çok senin içindeki çocuk verdi zararı bize. Yada çocukluklarımız degilde biz verdik birbirimize zararları.. Çocuklar masum olmazmıydı. Aynı bizim ilerde yasayacak çocugumuz gibi.
Ben genede çocukluguma veriyorum tüm hatalarımı..
Çok erken tanıdım seni! Sana geç kalmak isterdim bende. Geç yakalamk isterdim seni ve askı. Daha güzel daha imkanı olan masallarda rol almak isterdim. Bu defa ben yazmadan var olan masalda yer almalıyım.
Şimdi hoşçakalın bitmişliğim.. Bu vedalar eskisi kadar yakmıyor canımı..
Bir demet yalnızlığı özenle dök yollarıma
Tarihsiz olsun ağrı kesici olarak sunduğun cümlelerin.
Gecelerim alışık değil pek ansızın vuran şiddetli sancılara. Hatalı birkaç matematik problemi koy önüme Senden kalan tenhalığıma çözümsüzdü ninnisini dillendireyim. Uykusuz kalınca huysuzluğu çok yormakta benliğimi
Tutunabileceğim bir tutam bakış bırak bir de gözlerime
Yürümeyi henüz öğrenemedi yüreğim ayağına dolanan ketum kırgınlıkla.
Edebiyatı zorunlu kılma
Hüzzam güfteleri söyleyip toprağımı eşelemesin sesin.
Yaşam iksiri su olmasın katilim.
Bilirsin kaktüsler fazla su verilirse ölür" yar"im..!
Hadi..!"Kal"nöbetlerine tutsak etmeyeceğim bizi Ruhuma mülteci kramplar örmeden Git..! Zehirli doğan günler sevdamın bakiyesi ömrüme...Tek taraflı görülüp biten sevda davasının hükmünü giydim
Kendime sürgünümBir cümleyim cümlenden virgülle ayrılmışSayfalarımın kimsesiz çocukları harflerle büyüyen.
Kör mayınlar döşeli ruhumun her zerresinde."Sus"lar döküyorum nehir yataklarına.
Senli her nokta omuzlarımda uykuya dalarken
Gözlerime düştü beklenen...Yalnızlık!Noktalanmış sevdaların uğradığı ilk istasyon
Durdursan da zamanı dönmez ki giden diyen
Artık gecenin yanağına konan hüzün
Bir damla gözyaşıyla avuçlara bırakılan hasret
Fecir vakitlerinin eteklerine dökülen sitemler var...
Firak kan kusar ehven bir gecenin kızıllığında
Kolay değil sükutun içinde feryat gizlemek
Damlaları hıç/kırık/sız/ taşıyabilmek gözlerde...
Sevda zamanında sevda diyen aklımı
Yüreğime düşürüp...
Takvim yapraklarını tarihsiz kılana kadar
Kederli leylak kokan ıslak sokaklarımda kahrolma nöbetindeyim
Susma faslındayım...
Ben susayım İçimde ki yanar dağları anla, anlayabilirsen Çözümsüzlüklerimde çırpınışlarımın temel taşlarını eşele Gücün yeter mi? Her aklımdan geçen cümlenin kaynağını aktarayım sana Her attığımın adımın nasıl boşlukta kaldığını? Her tutmak isteyip de tutamadığım elin, nasıl havaya asıldığını Nelerin Nelerin muhasebeleriyle canımı yaktığımı Ben susayım
Ben susayım Feryat figan çalan şarkılara nasıl eşlik ettiğimi dinle İçmişimdir muhakkak Bi dolu düşünce devinimlerinde bulmuşumdur kendimi Oturtmuşumdur çıkamadığım çemberin içine yüreğimi, Tepiniyorumdur Buz kesmiştir ortalık Ve alabildiğine sakin Bir başıma ve sarhoşumdur, sığındığım bir kayanın kovuğunda Haa o yaşayan rüzgârda yoktur, benim gibi kimsesiz o denizin kenarında Sızmışımdır Ben susayım
Ben susayım Al gel elinde biriktirdiğin hayâllerini Göm toprağıma Ve susuz bırak Güneşe emanet et, hem de hiç batmamacasına Gücün yeter mi? Var mısın, yok musun oynayalım mı seninle? Aç kutuyu öyle ise Ama bal mumu kırıntılarını atma yerlere Süpürmeye mecalim yok Ben susayım
Ben susayım Bütün ölülerin yakarışlarını dinle içimde Mezara girmemek için çırpınışlarını Bir ayağın altında ezilmiş, bir sonbahar yaprağının hışırtılarını O yaprağın altında ezilmiş, bir sebepsiz böceğin, canhıraş yalvarışlarını Ve bir cenaze namazına muhatap olamayışlarını Pisipisine Sebepsiz Ben susayım
Beni bilirsin işte Yani, az çok bilirsin Ya da çok az Aşk dolu sevişlere hürmet eder şiirlerim Kölesidir susmamacasına, şu tükenmez kalemim Beni bilirsin Yani az çok ya da çok az bilirsin Sustuğum zaman sevişir seninle hislerim Elini tuttuğım ve dudakların niyetine içtiğim parmak uçlarında ki şarabın sarhoşluğudur, kelimelerim Yani ben susayım Ben susayım / Sen beni dinle
Ben,
Su rengi bir gülüş olacaktım,
Dudaklarında
Ve güneş rengi bir sıcaklık,
Sol yanında
Uzanıp bir martıya sığındığında,
Boşlukları(nı) dolduran,
Bir çığlık olacaktım,
Sana aç bir martının,
Kanatlarında
O zaman,
Ben susayım, sen beni dinle
Aradığın Yürek, Şu An Hasarlı! Lütfen Daha Sonra Tekrar Dene!..
Aradığın yürek,
Şu an hasarlı!
Daha sonra tekrar dene!..
Mısra aralarına,
Saklanmış gizemli sözcükler
Gibiydim..
Öyle sessiz,
Öyle gösterişli..
Ufak bir depremle darmadağın oldum..
Şiddetin tüm binalarımı çökertmeye yetti..
Emekler vererek kurduğumuz,
Her yeni katta sevinçlere boğulduğumuz,
O gösterişli binamız çöktü..
...
Ağırlığına dayanamadık,
Yada kimbilir göze geldik..
Ne önemi varki..
Yittik,gittik..
Şimdi koskoca uçurumlar var aramızda..
Kolay olsa atlardım!..
Ama gücüm yok bu,
Bitişi sonlandırmaya..
Zamana bıraktım,
Seni..beni..bizi..
Oysaki,
Alın yazıma yazılan
En güzel kaderdin benim için..
Ellerimde tutabilseydim keşke seni..
Keşke hiç bitmeseydin..
Şimdi gözlerim,
Her gece yalnızlığıma takılıyor..
Bir sen oluyorum,bir ben..
Ama hiç biri Biz kadar anlamlı olmuyor..
Birgün döneceksin,
O gün yüreğimin acısını
Avuçlarına vereceğim..
Göreceksin,o gün bileceksin
Benim sana,sevdamıza olan tutsaklığımı..
Ama şimdi gelme,
Yüreğime ilaç olacak zamanla,
Bir başıma bırak beni..
Birgün hiç ummadığın anda,
Döneceğim geri..
Aradığın yürek,
Şu an hasarlı!
Daha sonra tekrar dene!..
Sensizliğin soğuk ve ürkütücü karanlığında
Seni bekliyorum her gece
Gelmeyeceğini bile bile
Sensiz sessiz ve soğuk
Yine de seni bekliyorum
Çaresizce...
Yıldızlara her gece seni soruyorum
Yüreğim senin adını haykırıyor
Karanlık sessiz ve çıplak gecelerde
Sensiz bilmem bu kaçıncı günüm
Yanındayken bile sensiz
Odam kapkaranlık
Gözlerine dalarken seni düşünmek
Eritiyor beni
Güneşin yakıcı sıcağında
Yüreğim buza kesmiş ısınmıyor
Aydınlığa sürüklüyor hayalin
Senin hayalini kovalıyorum
Sabahın ilk ışıklarına kadar
Şafakta seni görüyorum
Kızmıyorum gücenmiyorum
Çünkü seni şafak gibi seviyorum
Şimdi bana deseler
Nedir arzun nedir dileğin
İnan sen olurdun bebeğim
Tek arzum tek dileğim................................................
Yalnızım şimdi bir köşede,
Bekliyorum seni özlüyorum da,
Sensiz yaşadığım her günümde,
Biraz daha batıyorum umutsuzluğa.
Sesini duysam o bana yeter,
Elini tutsam dünyaya bedel,
Hasretin canımı almaya yeter,
Gel özledim seni, utangaç güzel.
Sensiz attığım her adımımda,
Toprak lanet okur bana,
Bulutlar sana ağlar,geri dön diye,
Gel de hayallerimi anlatayım sana.
Yürürüm uzaklarda bir karartı var,
Dönmen için yalvarır, bana kızgın martılar,
Kızgın kızgın vurur karaya dalgalar,
Gel ki tamamlansın,eksik rüyalar.