Anlattıkça Kış Vuruyor Satırlarıma

Son güncelleme: 02.06.2011 21:11
  • Bazen istekler oyle cogalir, oyle artar ki...Insan neyi daha cok sevdigine ve neyi istedigine karar
    veremez ve tabi ki kimin ona daha cok ihtiyaci olduguna...Bazen bir siir bile yetmez, icindekileri
    dokmeye,paylasmaya; karsindakine kanitlamaya... Ve tabi ki asik oldugun insana da...Oyle bir an gelir ki sevdiginin yuzunu gormek ve onu yaninda hissetmek icin basini kaldirmak yeter, cunku o yildizlarin birlestigi yerde sana gulumsuyor olacaktir ya da bulutlarin arasinda parlayan gunes isigidir icini isitan...Solmus bir yapraktir belki senin icin, cunku sevgiler belki solar ama asla curumez... Denizdir o senin icin, icinde butun guzelliklerin rengarenk dolastigi ve yunustur o kalbinin icindeymis gibi ozgurce dolasan ve istedigi zaman orada hircin dalgalar yaratabilen... Bir kustur o senin icin;istedigi zaman gelip basucuna, konusur seninle ve oylesine havada suzulup gider, sanki bir daha donmeyecekmis gibi... Bir resimdir, haberdir o; gazetelerden kestigin ve odanin en guzel, gizemliyerinde sakladigin kagittir senin icin, tipki gonlundeki gibi... Bir battaniyedir o senin icin; ister yaz ister kis, ister gece ister gunduz sarilip ona, arinirsin butun korkularindan ve titrese de ellerin onun yoklugundan; icini isitir bir anda... Bir taraktir o senin icin; tipki elleriyle sacini oksuyormus gibi hissedersin parmaklarini... Bos bir kasettir o senin icin; ama aslinda icinde oyle guzel sessizlikler vardir ki... Tipki beraber yasadiginiz vedusuncelerinizi hissettirebildiginiz sessizlik gibi...
    Bir bosluktur o senin icin; oyle bir bosluktur ki bu, icini birlikte doldurursunuz o bitmez tukenmez hayallerinizle... Bir kumsaldir o senin icin; birlikte guldugun, aksam vakti gelince huzunlendigin, cunku gecenin gelmesini ve ruyanda bile onu gormek istedigin... Bir ayisigidir, dolunaydir o senin icin;altinda dans etmek icin aylarca dusledigin ve
    bekledigin... En sonunda anlarsin ki; hicbir sey, hic kimse istemez seni ondan baska; yoktur ihtiyaci
    kimsenin sizin yasadiginiz tukenmez sevgiye...
    Anlayamaz hic kimse ondan baska; soylemeseniz de icinizden gecenleri... Aktaramaz hic kimse o buyuk sevgisini muhtesem bir sekilde birlestirdigi kelimelerle onun gibi...Anlayamaz hic kimse her gece yatarken bir mendili onun yerine kokladigini ve butun sarkilarda bir kelimenin bile her seyi degistirebilecegini... Hissedemez kimse ta derinlerde onu, camda gorulen bir bugultuda... Bilemez hic kimse onu ne kadar cok sevdigini ve ona ihtiyacin oldugunu... Tipki senin benim sana muhtac oldugum gibi...noimage
#18.12.2010 20:38 0 0 0
  • noimageDuydum ki yine umudunu kesmissin insanlardan,
    dostluklardan... Duydum ki yine acimaya baslamissin kendine...
    Yolunu kimselerin bilmedigi, bilmek de istemedigi sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üsümüssün...
    Insan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormussun.
    Simdi artik yollarda ve binbir hayalin pesinde sürükledigin ve yiprattigin sevgine minnet borcunu ödeyecekmissin...
    Aciyan sevgini simartacak, onu örtülere saracakmissin. Onu kendini güçlü ve korunakli oldugunu hissetmedigin hiçbir yerde ortaya çikarmayacakmissin...
    Sevgini yirtici bir kus gibi yetistiriyormussun.
    En iyi savunmanin saldiri oldugunu ve yok olmamak için yok etmek gerektigini ögretiyormussun ona..noimage Ona onu, sabirlar, merhametler ve inceliklerle degil, hazlar, hayranliklar ve kiskanç ilgilerle besleyecegini vadediyormussun.
    Her gece uyumadan önce arkasinda Che Guevera'nin resmi olan aynanla konusuyormussun: Bir sen varsin önemli olan, bir sen varsin gerçek olan...
    Hem onca aciya ragmen hâlâ güzelim...
    Ve artik kendime yasakliyorum baskalarina acimayi ve hayatin acisini...
    Aynandaki nefesinin bugusunu görüyorum buradan. Gözlerinle göz göze gelemedigin için tutup aynadaki buguyu öpüyorsun.
    Yarali kendini öpüyorsun.
    Çekmeceden cüzdanini çikartip içindeki kredi kartlarini seyrediyorsun zoraki bir hayranlikla.
    Içinde sevgini sakladigin kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun aklindan.
    Kredi kartlarini yaliyorsun dilinle ve onlarin zehirli tadini içine akitiyorsun...
    Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen ölüm çigliklarina alistirmak istiyorsun kendini böylece.noimageHem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen ve bütün katliamlari aninda temize çeken teknolojinin zehirli tadi sariyor simdi sevginin yaralarini.
    Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen çocuklarin ve kimsesizlerin ölüm çigliklarina dayanamadigini hissettigin an, senin için hayatta sadece annenin babanin ve kardeslerinin önemli oldugunu söylüyorsun kendine ve aksam is dönüsü onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun...
    Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardina saklamadan önce, sadece kendi çocuklarini sevenleri çok kinadigini unutmak içinse, bu defa baskalari degil kendin kanatiyorsun sevgini...
    Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine.
    Köpegini severken, kucaklarken sana acimasizlik eden dostlarinin, seni sevginin o hayal ülkesinde yillarca bekletip düslerini ve ömrünü çalan sevgililerinin yüzleri geçsin istiyorsun karsindan.
    Onlarin yüzleri geçtikçe sahibi oldugun için senden baska kimseyi sevmeyecek ve baglanmayacak olan köpegine daha da siki sarilmak istiyorsun, öpüp koklamak.
    Kendini öper gibi, yarali ve belki de artik hiç iyilesmeyecek olan kendini...noimage Hiç iyilesmeyecegini artik kendinden bile saklayamadigin böyle anlarda para kazanmak istiyorsun, is kurup daha çok para kazanmak...
    Böyle anlarda bir kalenin ardinda gizledigin yarali sevgini bile unutmak istiyorsun; o seni düskirikligina ugratan insanlara inat yeniden baglanmak istedigin anneni, babani kardeslerini bile...
    Böyle anlarda kendine sakladigin, gizledigin her seye, yanlislarla dolu olsa da senden izler tasiyan tarihine bile düsman oluyorsun.
    Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artik hiç iyilesmeyecek yarali kendini yok etmek istiyorsun... Sonra yorgun düsüyorsun... Artik dinlenmek istiyorsun. Yarina daha dinlenmis ve korkulardan kurtulmus olarak uyanmak istiyorsun...
    Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere biraktigin dalginligin geliyor aklina...
    Kendine bir kez daha aciyorsun ve bu yüzden pahali bulup da almadigin giysileri almaya karar veriyorsun.
    Bu pahali giysiler sayesinde ilgilerin kölesi degil, ilgilerin merkezi olmayi istiyorsun.
    Bu giysiler sayesinde sizlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.noimageOysa senin gemin camdan sevgili...
    Iste güçlü baligin güçsüz baligi yok ettigi kanli denizin her tarafindan seni görebiliyorum...
    Sadece ben degil, dost düsman herkes uykuya daldigini görebiliyoruz buradan.
    Çünkü senin gemin camdan sevgili.
    Sikintidan yedigin tirnaklarinin kenarlarini...
    Korkulu bir rüya gördügünde birden silkinisini...
    Yarali sevgini korumak için aldigin onca kötücül karara ragmen nasilsa hep masum kalan sayiklamalarini görüp duyuyorum buradan...
    Kaleni ve kalenin ardinda sakladigin yarali sevgini.
    Bosuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
    Seni bu kanli deniz ve düsmanlarin da dostlarin da hemen tanir.
    Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
    Ya da seni yok ederler sevgili...
    Herkes gibi ve her seyi bilerek yasayamazsin sen.
    Senin gibiler örtünemez...
    Bu kanli denizde senin gemin camdan sevgili
#18.12.2010 20:44 0 0 0
  • noimageAşk dediğin ağır yük kaderin ahı büyük
    Hicranlı yıldızlar gibi ne olur ağlama kalbim
#18.12.2010 20:47 0 0 0
  • Şimdi Ben

    Eski bir yaraya yatırırken adını boylu boyunca,

    Sen alıştır kendini kara toprağa!

    Kör bir kahraman olarak kal hayatımda!

    Eskisi gibi ol(a)mayan bu şehirde,

    Suskunluğuna verdiğim cevaptan al payını!
    Ödet hesabı,
    Bırak ruhumu bedeninden usulca noimage
#18.12.2010 20:51 0 0 0
  • Bugün istesem olacakmış gibi
    Elim gitse yapabilecekmişim gibi
    Hayal ettim
    Bugün dünden belliymiş gibi
    Hayal ettim
    Sevdiğim kadar sevilirim sanarak
    İstediğimi herkes ister sanarak
    Hayal ettim
    Bilmeden kendime hüsran yaratarak

    Hayal ederdim
    Serin bi ilkbahar sabahı yeşeren ağaç altında olmayı
    Elimde kalem kağıt aklıma geleni çizip yapmayı
    Artık hayal yok
    Bundan böyle kalan tek şey anısınoimage
#18.12.2010 20:55 0 0 0
  • noimageÖmür boyunca aramak.. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını.


    Hiç gel demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum.noimage
#18.12.2010 20:59 0 0 0
  • Yine aksam oldu günes batiyor.
    Sönmek bilmez özlem icim yakiyor.
    Seni ariyorum resmin bakiyor.
    Zaman gecmez sensiz canim sevgilim..

    Ilkbahar gelince cicekler acar.
    Etrafa mis mis kokular sacar.
    Gönlüm sevincinden adeta ucar.
    Seni gördügüm an canim sevgilim..noimageBülbüller susmuslar söylemiyorlar.
    Rüzgarlar durmuslar hic esmiyorlar.
    Yagmurlar dinmisler bak yagmiyorlar.
    Sen olmayinca canim sevgilim..

    Icimde bir soba alev aliyor.
    üzüntü rüzgari hemen duruyor.
    Sanirsin Azrail canim aliyor.
    Kokunu alinca canim sevgilim..noimageNeler oldu bana bir tuhaf oldum.
    Beynimde kursunlar sana vuruldum.
    Kaygiyi unutur mutlu olurum.
    Belini sarinca canim sevgilim..

    Ic kanimi bir damlacik birakma.
    Al canimi Azraile aldirtma.
    Bir titreme girer el ayagima.
    Sesini duyunca canim sevgilim..noimageCölde susuz kaldim ben bir menekse.
    Nasil dayanayim sicak Günese.
    Siginmak isterim senin gölgene.
    Dizine yatinca canim sevgilim..

    Varligin Günestir isitir beni.
    Yoklugun buz olur üsütür beni.
    Raziyim kessinler vursunlar beni.
    Koynuna girince canim sevgilim..noimage
#18.12.2010 21:07 0 0 0
  • noimage Sen Beni Hiç Sevmedin / Yokluğunun İç Cebinde
    Suskunluğun dudaklarımda kuramadığım tek cümle."
    Yine sensizliğin bilmem kaçıncı gecesi. Özleminin çaydanlığında yokluğunun demi. Sen yoksun ya hiçbir şey fayda etmiyor susuzluğuma. Bir mühür vurdum adının gezinmediği dudaklarıma. Vurdum kendimi otobüs camlarında yeşeren düşlere. Salıverdim içimdeki kuşları özgürlüğe..
    Sensizliğin başlangıcı bir bulut oldum,

    Aktım sel oldum senli yollarda..
    Sonra yıldız oldum,
    Kopardım kendimi göğümden..
    Işık oldum karanlıklarına..
    Ama bir ses vermedin duvarlarıma..
    Gözlerinden bir ışık sermedin sancılarıma..
    Ama usanmadım seni sevmekten..
    Bıkmadım seni özlemekten..
    Gün geldi susuzluğuma su diye kana kana içtim özlemini..
    Boşaldıkça bardak, seni doldurdum dudaklarıma..
    Kurudukça hasretin toprakları,
    Sağnak halinde gözlerini akıttım içimin tozdan sofralarına..
    Sen beni hiç sevmedin.
    İçimde bir yangından ibaret gözlerin. Dışımda kanayan sözlerim..Dayanacak gücüm yok. Ah bir bilsen içimdeki senli yalnızlığı..Bana kurulan tuzağı..Hayatının devam eden yanından değil, geçmiş zamanından bir yer istiyorum. Küçücük bir yer..Adımın tuttuğu kadar. Sağdan sola..Hüzünden mutluluğa.Beş harf..Bir cümle..
    Sen beni hiç özlemedin..
    Şimdi içimdeki tüm denizler kurudu.Suskunluğum nüksetti..KanıyorumKanadıkça acıtıyorum her yanımı..Bir cümle olup suç üstü yakalanıyorum. Zanlı gömleğimi senin gözlerinde yitirmişken özleminde yeniden suçlanıyorum.İnfazım özlemin.
    Sözlerim sakın acıtmasın içini..Sevmediğinden, özlemediğinden değil bunca söz bunca cümle..Yokluğundan bu sancı.Üstüm başım özlem..Yüzüm gözüm ömrüm hasretinin ince derdinde..Hani bunca acı sadece sesinin yokluğunadır. Perdelediğin gözlerinin ıslaklığına yüreğimin güneşini seremediğimden..Derdim sana kavuşamadığımın telaşı değil..Sanki bir kuyudasın..Çıkar beni, çek beni der gibi yokluğun..
    Farkındayım, suskunluğun bir imtihan bana..
    Sustuğun her kelimede büyütüyorum yetim güllerimi..
    Sensiz gecelerimi uykusunda sana bölerken,
    Ben sana kaçıyorum katar katar..
    Açılmadıkça sessizliğin kapıları,
    Kovuluyorum tüm yurt bildiğim cümlelerden.
    Sonra dar bir yola giriyor çocukluğum..
    Ve kaçak bir yalnızlığa sarkıtılıyor gövdem..
    Kana bulanıyor dudaklarım..
    Koparıldıkça tenimden bir parça,
    Toprağa karışıyor düşlerim.
    Temizlenip yeniden yüreğimden kök salıyorum sana
    Büyüdükçe sana,
    Bir türkü başlıyor bir rüzgarlı tepede..
    Seni anlattıkça rüzgar,
    Sen oluyorum cümlelerin sen diye bittiği yerde..
    Ve hayatın sana bakan yüzünde,
    Bir söz oluyorum özlemin sen diye filizlendği yerde..

    " Dudaklarında bir cümle olabilmeyi mutluluk adleden yüreğimin suskunluğuna en büyük cevabıdır "


    Dipnot : Suskunluğun dudaklarımda bükemediğim tek cümle..

    Yazdıklarım sadece özlemine dair / Unutmayasın..
    Suskunluğuna denk gelecek büyüklükte bir kelime haznem yok yürek lugatimde..
#18.12.2010 21:26 0 0 0
  • Sesimi Ört
    Bir solukta okumak istemiyorum seni, sayfalarını çevirme
    Uyku tutmadı, sen tut beni
    En son koynunda unuttum günaydın dilimi

    Gözlerinde büyüdüm, yüreğim sende çocuk kaldı
    Hadi kalk gidelim, bizi görüp yazacaklar, az kaldınoimageEn keyifli sabah kahvaltım ! Sen,
    Göğsünde yürüdüğüm balıkçı kasabası
    Akşamdan kalsın öpüşlerin, yalpalasın dudaklarımda
    Susuyorum, özlemin gelincik tarlası
    Susatma
    Gözüm tutmadı sensizliği, bir daha yollama
    Efkar dağıttım, herkese biraz düştü
    Dalgalara gözlerimle yazdım şiirimi, ıslandı ama yırtılmadı
    Kalbim, içli şarkılar kuşağı İçinden geçiyor
    Parmaklarım karanlıkta mum gibi,
    Sana yazıldıkça eriyor
    Ateşli çingene dansım! Sen,
    Uzağında kaldığım deniz ülkesi
    Tutamayacağın sözler ver bana, ben tutarım
    Nefes alsın yorgunluğun dağınık yatak akşamlarında
    Biliyorum, gözlerin bir "istanbul" hatırası
    Kapatma
    Ellerim tutmadı vedada, yaşlandım
    Beni kendinde bağışla ..
#18.12.2010 21:29 0 0 0
  • SENİ UNUTMAK İÇİN SON DEFA ÖZLÜYORUM!...Zoruma gideni icime attim
    Bitmesin diye bu büyü...
    Yüzüne vurmadim hatalarini
    Seni bagrima bastim..kopamadim
    Bile..Bile! Icime sinmeden
    Ayrilamadim..!
    Biz Kirlendik..noimageSana da banada eller dokundu
    Azar..azar kaybettik birbirimizi
    Gitmelerin korkutmuyor artik beni
    Kokunu sök duvarlardan!
    Bütün esyalarini topla!
    Kapiyi hizli carp kararli olsun!
    Yalin ayak kaldi bir sevdam daha
    Kederim bana ders olsun..!noimage[/imgOLD]Bu nasil ayrilik..?
    Bu nasil veda..?
    Gözlerin kal diyor...dudaklarin git
    Bakisin anahtar..sözlerin kilit
    Ellerin ac diyor..dudaklarin git
    Gidersen.. bir daha dönmeyecegim
    Kalirsan.. kalbime yenilecegim
    Cözemedim seni cözemedim..delirecegim
    Gözlerin kal diyor..dudaklarin gitnoimageAyrilik dönüsü olmayan bir nehir
    Yalnizlik yikilmis bombos bir sehir
    Kac sevda..kac sevda kül oldu böyle kim bilir
    Gözyasin kal diyor..dudaklarin git
    Duvardan insin mi resimlerimiz..?
    Yabanci olsun mu isimlerimiz..?
    Ya o dopdolu gecelerimiz..?
    Anilar kal diyor..dudaklarin gitnoimageBu romanda biter belki birazdan
    Ne asklar yikildi gururdan..nazdan
    Agliyor besteler yine hicazdan
    Sarkilar kal diyor..dudaklarin git
    Yine yokusa sürüyorsun herseyi...
    Yine kandiriyorsun beni...
    Ama unutma bu son sansimiz...
    Seni unutmak icin son defa özlüyorum..!
#18.12.2010 21:34 0 0 0
  • noimage
    bir selamım durur, emanet
    yeryüzünün bütün istasyon bekçilerinde ...
    senin
    için
    sevgilim
#18.12.2010 22:52 0 0 0
  • şeyler düşünüp
    Yanlış yerlerde durdum hep
    Çook uzağım kendime ustam
    Yalnızlığım bu yüzdennoimage
#18.12.2010 22:53 0 0 0
  • noimageSen Anadolu'nun yangın yeri çocuğu!..
    Kanadı kırık bir zeytin dalı...
    Ben Doğu Karadeniz'in yüreği avuçlarında kızı!..
    Demli bir çay buğusu...
    İki ayrı kıtada yaşarız hem sızı hem sevdamızı...
    Yağmurludur benim memleketim...
    Ondandır yüreğimin sırılsıklam oluşu...
    Ondandır her daim hayallerimin su sızdırıyor oluşu...

    Sen puslu bir kentin yoldaşı...
    Ben denizi hırçın bir kentin limansız martısı...
    Kanadı kırık zeytin dalı!..
    Demli bir çay tavşan kanı!..
    Bizimkisi gri bir resme yağan kar taneleriyle
    demli bir çayın aşk öyküsü...
    Bil ki bu kentin dağına taşına haykırdım adını...
    Çivit mavisi denizine,asi gülüşlü yeşiline!..
    Mısır püskülü karayeline ve parçalanarak akan
    derelerine ezberlettim adını...
    İlikledim adını bir madalya gibi
    kimsesizliğimin lacivert göğüne...


    Sen akasya kokulu sokakların gri izdüşümü!..
    Ben bolca Milliyetçilik oynanan sokakların kızı!..
    Düşer omuzlarımdan aşağıya bir şal gibi Karadeniz rüzgarı...
    Dalgalar hırçın notalarla döver yüreğimin kayalıklarını...
    Vargit çiçeklerinden çelenkler örerim yüreğine...
    Ve sana kırık cümlelerden mektuplar yazar!..
    Bütün kelimeleri diz çöktürürüm önünde...
    Heybemde adına adanmış nasırlı şiirler...
    Yaralı kırlangıç çığlıkları...
    Ve dilek tutmaya elverişsiz yıldızlar...

    Anadolu olurum!..
    Karışırım çatlamış dudaklarının egzotik coğrafyasına...


    Bilesin sevgili!..
    Şimdilerde kültürü yok olan bir memleketin
    çaresizliğine büründü bakışlarım...
    Ve uysallaştırdım ayrılığa yürüyen bütün rahvan atları...
    Bilesin sevgili!..
    Bu kent çaldı sana biriktirdiğim aşk şarkılarının
    mitolojik notalarını...
    Biraz sahra...
    Biraz kedi...
    Biraz Leyla...
    Yüzüm solgun gülüşler mezopotamyası...

    Biz seninle sınırları çizilmemiş bir ülkenin
    iki yorgun savaşçısı...
    Acı yüklü sevdaların birer neferiyiz sadece...
    Pusulamız kırık...
    Haritamız yırtık...
    Geçmeye ne bir köprü kurabildik, ne de bir duvar örebildik...
    Hissemize düşen biraz ayrılık, biraz da yalnızlık...
    Biz seninle sadece örselenmiş iki kentin
    iki yürek işgali olabildik...
    Yeniden savaşmak...
    Yeniden aşkı uzağımıza düşürebilmek için...
    Bir yayla hanında mola vermekten öteye geçemedik!..


    Sen Anadolu'nun yangın yeri çocuğu!..
    Kutsal ışıklara hasret bir dağ mabedi...
    Ben Doğu Karadeniz'in yüreği avuçlarında kızı!..
    Fersiz sokak lambalarının asi yıldızı...
    Nefesinle nefesime sevdanın mistik dağlarını çizmedikçe
    dize gelmeyeceğim biline!..
#18.12.2010 22:56 0 0 0
  • noimage Gozlerinde susmak ne guzel...Baglayip seytanin dizginlerini, susmali simdi...Gozlerinde susmak ne guzel !!! Sen sustugunda Hazan vuruyor cehrene Eylul kadar narin Yaprak yaprak dusuyorsun gozlerime Supurunce ofkeyi yureginden...Nasil da yakisiyor huzun sana bir bilsen...Yanarken kizil kiyamet Birdenbire sonunce alevin Bagirinda is kokusu Ve...kullerinden tutustugunda yeniden Askin yangin yeri En guzel.../ Susmani seviyorum Kilitler vurup kelimelerin uzerine Isyan cikarmani ela meydanlarda Dinginlestiginde ..................... Cilvelesip capkin bakislarla Savrulmak...onulmaz yalnizliktan Askin kucagina / Her kiyamet sonrasi sessiz cigliklarini seviyorum Yutkunup ic cekisler arasi Ardina sakladigin ofkeyi Ve... tutuklayip yaka paca kendini Benden kacirdigin kelepcelerini ....Mahkumu SEN, kilidi SEN Muebbet sevdanin esiri SEN...Ben seni seviyorum ...En cok da...suskun iken ...Soylesirdik...Sessizlik cokunce Ay duserdi uzerimize.Sen saklanirdin gozlerime Ben gozlerini okurdum hece hece...Sen susardin, Ben siirler yazardim gozlerine Adi Gul, Adi Can, Adi Yar.../ Siyah ne de guzel yakisirdi sana...Bir ben tanirdim.Uzanip bilinmezine gecenin Saclarimi tarardin.Tel tel dokulurdum avuclarina.Gece Gul, Gul saclarim Sen gul kokardin... Zaman Saganak saganak yagardi gecenin uzerine.Anlamazdik.Yetmeyen zamana kalirdi son cumle Ofkeyle sayardik Ve...Gun isidi...Uyandik hayata...Kaldi mi gozlerinde ay isigindan eser? Gel...Gune, Zamana, Hayata inat Soyleselim yine...
#18.12.2010 23:24 0 0 0
  • noimageBen Seni Hiç Görmeden Sevdim....Ben senin gönlüne müptela hasretine düşmüşüm.Yalnızlığım kaybolur, bir hayal aleminde kurduğum düşlerle Gönlüm parçalanır, yüreğim sızlar, içim yanar yanar yanar Gecelere sığmıyorum, yırtıyorum semaları yıldızlara ulaşıyorum hayalinle Bir aleme sığmayan yüreğimi bir kalbe sığıdırmaya çalışıyorum belkide Bir damla gözyaşımda buldum seni, bir ah çekişimde buldum. Bir yanışımda, bir sızlayışımda buldum seni Ben seni hiç görmeden sevdim. Müptelan oldum, sensiz yok oldum, varlığımda seni buldum. İnce ince sızdın içime, sensiz atmayan kalbimin tiryakisisin şimdi. Çaresizim, çıkmazdayım ...hicranlar yüreğime tahtını kurdu, sensizlik sessizliğim oldu. Kalabalıklar boğuyor beni, yalnızlığım dostum oldu. Geceler sırdaşım, yıldızlar arkadaşım oldu. Hani tarifsiz bir duyguya kapılırya insan Hani görmeden sever, hani gözden damlalar akarya usul usul ...İşte ben seni öyle sevdim, içime öyle aktın usul usul...Hani sarmaşık demiştin ya, içini yer, içini bitirir sinsice, sessizce İşte öyle bir şey sana anlatamadığım duygular, Bir bedenim görünür sarmaşık misali... ama beni bitiren, içimi kemiren nedir sinsice sessizce... Ben seni hiç görmeden sevdim .Karşı koyamadığım bir hissi taşıyor, aciz kalıyor yüreğim. İradem güçsüz, iradem aciz, iradem çaresiz.. Çırpınıyor kafesindeki kuş misali, özgürlüğü arıyor yüreğim, Yinede tutsak kalmak haz veriyor sinemdeki mahzende, Ben tutsağım bir meçhulün gönlünde.!Meçhul mecburum oldu, meçhul sırrım oldu, sırdaşım oldu...o meçhul işte şurama, göğsümün tam sol yanına oturdu. Müptelayıp, aşinayım bilmediğim bir yerde.... Ben seni hiç görmeden sevdim.Susuyorsam, anlatamıyorsam hislerimi bilki bu sensizliğimdendir. Sensizlik sessizliğim oldu, sensizlik çaresizliğim oldu. Ama bende bu aşkı bir üveysten satın almıştım, Bende yanmıştım ama yalvaramamıştım, ayaklarına kapanamamıştım. Çünkü sensizlik sessizliğim oldu. Çünkü ben seni hiç görmeden sevdim...Dünyada sensizliği yaşayacağım, sensiz kalacağım, sessiz yanacağım,Kimselere göstermeden gizli ağlayacağım, hıçkırıklarımı saklayacağım.Ama Ahiret için seni dileyeceğim,seni dileneceğim, seni isteyeceğim Rabbimden!Ben seni hiç görmeden mi öleceğim? sesini hiç duymadan, bir kez nazar kılmadan mı öleceğim? Gönlüne sevdalanmışsa şu yanan yüreğim, yüzünü görmedende ölürüm, sesini duymadanda ölürüm.Ben seni hiç görmedende ölürüm... Ben sensiz, ben sessiz, ben yalnız ve ben bu sırla ölürüm...
#18.12.2010 23:28 0 0 0
  • noimageKONUS SEVDIGIM... Yüreğinin şarkısını söyle Gece karanlık, yıldızlar bulutların arkasında yitip gitmiş Rüzgar iç çekiyor yaprakların arasında Bırak çözeyim saçlarını, kulaklarımı göğsüne bastırayım Ve orada o tatlı yalnızlıkta gözlerimi kapatıp Kalbinin mırıltılarını dinleyeyim yüzüne hiç bakmadan/////Bende bakamam Dayanamam gözlerine, tut ellerimi, Bu aşk böyle bitmemeli ne olur gitme Böyle sensiz çaresiz bırakma beni/////noimageSöylediklerin bitince Sessiz oturalım hiç kımıldamadan Yalnız ağaçlar fısıldaşsın karanlıkta Ve öylece bitsin gece Birbirimizin gözlerine bakıp ayrı, ayrı yollara gidelim konuş sevdiğim... Yüreğinin şarkısını söyle bana/////Kim bırakmış kim Kim bırakmış seni söyle, tut ellerimi Gitme aşkım gitme böyle ne olur gitme Böyle sensiz çaresiz bırakma beni/////noimageGüller duruyordu gecenin içinde Sarı güller... Ne olur koparma, dedim O kadar güzel duruyorlar ki orada Ah! ... dedin, biz de birlikte güzeldik Ve koparıp gülleri bıraktın ellerime...noimage
#18.12.2010 23:31 0 0 0
  • noimageSeninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? .....Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? ``Seni seviyorum`` sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...noimage Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek noimage Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.. noimage Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni...noimage Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... noimage
#18.12.2010 23:37 0 0 0
  • noimageBen her yok oluşa `SENI` yazdım.Ne çok ,ne çok ağlamışsın bize.Ne çok anlatmışsın bizi anlamayan dizelere.Kırkikindi yağmurları çekildi çekileli, yağamaz oldum yağmur dileyen avuçlara.Kırık dökük hayat hikayeleri arasına karışıp sızamadım usulca varlığın bağrına.Bulutlarım göç etmiş kendini benden,bilmediğim vahalarda kıvranıyorlar gibi her gece,sızısı düşüyor göğsüme inceden inceye .Anlıyorum ki bulutta can çekişiyor benim gibi bir yerlerde.
#18.12.2010 23:39 0 0 0
  • Tut ki; tutundum rüzgarına,savruldum yine göç edilesi tek di/yâra.Tut ki; tutundum geceye ,yıldızlarla yol aldım ışıksız kentine.Tut ki; tutundum sana ,kaybolmuş benin tutulamayan elleriyle sarılıyorum yokluğuna.Ne değişecek söyler misin ,biz çoktan çekilmişken aşk arenasından!Ne çok ağlamışsın bize.Ne çok anlatmışsın bizi kimselerin göremediği yok vaktimde.Yağmur ormanlarını aratan bir kuraklıkta ,bildiğim tek dua ile el açtım yoksunluğa.Bir damla mürekkep diledim satır aralarına dudaklarımın mührünü basmaya.Bir yudum mavilik istedim karanlığın huzura açılan kapısında.Ve bir nehrin kıvrımlarına uzanmak istedim sadece su gibi yatağımı bulmak arzusuyla.Tut ki; nehir olup aktım belimi büken hayat kıvrımlarında.Tut ki; yatağını bulmuş nehrin coşkusuyla çoğalarak geldim sana.Tut ki; son kıvrımında çarptığım duvardın sen bu oyunda!Ne değişecek söyler misin,nehre can katan sular çoktan çekilmişken ruhumdan !Ne çok ağlamışsın bize…Ne çok yağmışsın susuz beldemize…Coşarak üstüme gelen gözyaşlarına kanıp yağıyorum yine yağmursuluğun özlemiyle…Yoktan bir nehir doğuruyorum şimdi ,göğüs kafesinden sancıyla fışkıran duyguların sesini katıyorum yaşlarımıza ve sana akıyorum hayat kıvrımlarının canımı acıtan yollarında.Sana…Yalnız sanadır yağ/ı/şım anla! Üzgünüm !Bir yaşam tükettim içimde…Seninle varım Sensiz, varlığımın içinde yokluğuma muhtacım…Anlamsızım !İsyan eder duygularım kelimeler arası hüzünlerde.Sende mühürledim yaşamı, nefesimi sensiz `hiç` sayarak Ve sende bıraktım ruhumu, bedenimi umursamayarak…Gittim…Geldim…Gidişleri `ölüm` Gelişleri `doğum` bildim.Öldüm…Doğdum…Tersine döndüm yaşamın…Birbiri ardına saklanmış umutlar buldum gelişlerde…Ele avuca sığmayanacılar bıraktım gidişlerde …Ama…Gel gör ki …Bir yaşamı tükettim dört duvar arası kaçışlarda…Yine de ben her yok oluşa `SENI` yazdım ve her dem sana döküldüm parça parça…ÜZGÜNÜM !noimage
#18.12.2010 23:42 0 0 0