oysa özgürdüm benli sevmelerde,
özgürlük yaşamak mıydı esareti dibine kadar böyle...
oysa söylenmemiş sözlerim vardı dudağımın kıyısında takılı kalan...
kırık sazımın tellerinde söylenmeyi bekleyen sevda türkülerim vardı,
ıssız,sessiz gecelerde haykırmayı istediğim...
oysa akamayan gözyaşlarım vardı,
sağnak olup akmayı bekleyen,
yokluğuna adanmış şiirlerim vardı,
gözyaşlarıma karışıp okunmayı bekleyen...
oysa yaşanacak okadar çok şey vardı ki,
özlemlerde yanıp kül olmasaydı eğer...
Yürek ne güzel etmiş kelamında sitemi,nasıl haykırmış inceden inceden incitilmişliğini,
Vay ki,kaleme,vaylar ki yangınlarda kalmış cümlelere,ve hey-hat hayatın sonunu getiren sevgiliye.
EyvAllah...
Seni ne huzuru arayanlara, ne huzuru bulanlara, ne de huzurdan kaçanlara sordum.
Güneşin sıcaklığını en iyi kim anlatabilir?
Sıcaktan düşüp bayılan mı? Hayır, onun aşkı zayıftır.
Güneşe yolculuk yapan mı? O da değil, gitse gitse nereye kadar gidebilir ki?
Gölgeye sığınanlara ise güneşi hiç sormamalı…
Aşk mabedim… Efendim… Söyler misin?
Nedir bu çektiğim acıların manası?
Bu ayrılığın esrarengizliği yüreğime saldığın alevlerin lavlaşması içinse yeterince erimedim mi ateş toplarında?
Öyle yandım ki;
sana varmaksa ölüm, kavuşmak için ecelse gelmesi beklenen, ahh ömrüm bitsin bu özlem... hadi çık gel bir gece vakti kara topraklar altından...ecel ol al canımı ve sarılayım cansız bedenine... yürek sus pus sevgine hasret, yaşamak denmez ki buna sensizlikte ölüyüm zaten... hadi dayanamıyor artık ruhum son nefesim yine seninle son bulsun....
hayat almışsa verdiklerinden çoğunu geriye sevdiklerin bir bir gitmişse sonsuzluğa sarılmak istediklerin kara toprakla buluşmuşsa ölüm en çok dilenen olur... umutların sonsuzlukla buluşmak üzerine yazılır gece kapatırken gözlerini ölümün kardeşi olan uykuya uyanmamak üzere dersin her defa ama uyanırsın istemeden sabahlara ağlamaklı bir gülümseme yayılır yüzüne bugünüde severek özleyerek kavuşmayı dileyerek geçirecek olmanın acısıyla koca bir eyvallah der beklersin son nefesini vereceğin anı...teşekkür ederim onur yorumun baya etkiledi anneme diyemesemde ölümü özledim ...
gökyüzü küsmüs tek bir yıldız bile yok
zifiriye teslim etmiş kendini
karanlık kubbenin altında yalnız bir kadın
elleri arasında başı gözlerinde yaşlar
yağmura karışmış belli olmuyor ağladığı
sevgiye aç aşka susamış arıyor sevdasını
yüreği gibi ruhu da terk etmiş onu
yığılmış kalmış soğuk kaldırıma
hayallere dalmış oracıkta...
beklediği gelmiş baharı yaşıyor yüreği
ruhu mavi gökyüzünde özgürce uçmakta
titrerken kaldırımdaki bedeni
o hayalinde bulduğu sevdasından yanmakta
gece yerini aydınlığa bırakırken
kapamış sonsuzluğa gözlerini
bulduklarında yalnız bedenini
avucunda sıkıca tuttuğu beyaz bir papatya
eskimiş bir resim
yüzünde tebessüm
koca yaşamından geriye kalan
sevdiğiyle son kez de yaşasa hayalinde
mutluluğu kucaklar gibi kucaklamış ölümü
sonsuzluğa giderken yine sevdiğiyle...
bırakıyorum bedenimi sensizliğe... belki kavuşuruz bilinmezlikte... yoksun ki ne anlamı var yaşamın... yaşarken nefes almanın... biliyorum tek çaresi var kavuşmamızın... sensizlikte yokolmalıyım....
sen yazdıklarıma farklı anlamlar yüklesen de ben yine de her sevenin kavuşmasını temenni ederim. allah her kesin gönlüne göre versin, her kesi sevdiğine kavuştursun...
meyvesi olan aşk kavuşulmuş aşktır diye bilirim... yarım kalması acıtır. ama kavuşamadım diyorsan öyledir. belki farklı aşklardan bahsetmişizdir. ben de dünyada kavuşmadıysan ahret için dualarına amin derim... allah dularını, her kesin dualarını kabul etsin...
bir tohum ekersin bir saksıya filizlensin çiçek açsın istersin can suyunu verirsin ve ışığını ayarlarsın sonra alıp o tohumu susuz ve ışıksız bırakırsın bir kere görmüştür güneşi ve suyu içmiştir bedeni sonra alırsan elinden herşeyini ne der tohum güneşimi istiyorum su verin bana kavuşturun hayata döndürün beni diye seslenir dayanır zorlar ama olmaz susuz ve ışıksız yaşayamaz tohum çiçek açıp renk renk sunmak isterken güzelliklerini solar daha filiz vermeden bedeni... başka aşklardan bahsedip bahsetmediğimizi bilmiyorum ama benim tek aşkım oldu şükür rabbime gerisi boş onur... yorumlarınla derinlere iniyoruz ama bana kalması gereken duygularım var teşekkür ederim ilgine
yüreğimin elinden tutmaya mı geldin?
bak kanıyor yüreğim,kanıyor ruhum,
kanar mıyım içsem sevgini yudum yudum?
beklemenin, özlemenin sabrın sonu selamettir,
bilirim bilirim de hasretinden yanar kül olurum.
şems diğer yarısını aradı yıllarca sonunda buldu,
kavuşan iki ruhtu iki yürekti oysa aslolan bir olmaktı,
mecnun leylası için çölleri aştı meczup oldu,
oysa aslolan iki ayrı bedenin iki ayrı insanının sevgiyle bir olmasıydı,
sevmekti gerçek ve sevgiydi bizi kopmaz görünmez bağlarla bağlayan,
yüreğimin elinden tut ve al ruhumu önüne serdim tüm duygularımı,
seni sevmek uçurum, seni sevmek dağın zirvesi,
seni sevmek zifiri....
seni sevmek kör kuyularda ölmek ve
seni bulmak dört duvar arasında sonsuz özgürlük....