Küçükken hep yıldız kaydığında yıldıza bakıp dilekler dilerdik
çocukluk işte bazen bulutların üzerine uzanmak isterdim , bazen gökkuşağını tutmak bazen de uçurtmanın uçtuğu gibi onla beraber yükseklere uçmak
insanlarının dileklerinin olması , hayal kurmak güzel olsa gerek
şimdiye kadar neyi dilsem olmadı
ya da hep olmayacak şeyleri diledim belki de
gerçekleşen tek hayalimdi öğretmen olmak..
çocukken oynadığımız evcilik oyunlarındaki kadar kolay değilmiş birşeyleri öğretebilmek
kafalara yerleşmiş eski düşünceleri silmek zormuş
öğretmenlik çok sabır istermiş , emek istermiş ve bolca da sevgi..
bu göreve ilk başaldığımda tecrübeli öğretmenler nasihat etmişlerdi
acımasız olacaksın , öğrencinin her dediğine inanmayacaksın ve asla onlarla gülmeyeceksin
ipleri onların ellerine verirsen bir daha asla alamazsın.
İpleri onların eline verirsen sen huzursuz olursun sen üzülürsün..
Bu birazda karakter meselesi sanırım,
asık suratlı yüzü turşu satan bir öğretmen yoktu benim hayalimde
şimdiye kadar hep güleryüzlü öğretmenlerimi , sıcakkanlı sevecen öğretmenlerimi hatırladım hep..
İlk zamanlarda zorluk çeksemde öğrencilerle kaynaşınca anladım ki ,
onların muhtaç olduğu şey, sevgi onların muhtaç olduğu bir iki çift güzel söz ve gülümseyen yüzlermiş..
Ne kadar çok seversen o kadar çok sevilirmişsin
geriye dönüp baktığımda anladım ki sadece ben değil onların her biri de benim hayatıma birçok şey katmış
İnsan bazı şeyleri yaşarken fark etmiyor..
Fark ettim ki ben onları çok sevmişim.. Her güzel şeyin bir sonu olur değil mi
Belki seneye başka bir okul olacak
yeni yeni pırıl pırıl insanlar olacak
Zaman değişecek, mekan değişecek, insalar değişecek
Ama yaşanan güzel anılar baki kalacak
insanın kendi evinde misafir olmasıda zormuş..
Acısıyla tatlısıyla tüm aınlarını geçirdiğin evi bırakmak..
en çokta değer verdiğin insanlara veda edemeden gitmek zormuş be .