Üniversite yıllarıydı. Ankara'da Dikimevi'ndeki yurttan Beşevler'e doğru giden minibüsteyiz. Yanımda Fen fakültesinde okuyan Aslan isimli Kerkük'lü bir arkadaşımız vardı.
Kızılay'ıı aşıp ta Fen Fakültesi'ne yaklaşınca Aslan:
- "İnek var" dedi. Şoför hiçbir şey yokmuş gibi davranınca bizim arkadaş tekrar ve biraz daha yüksek sesle:
- "İnek var" dedi. Şoför ayağını gazdan çekip etrafa bir göz gezdirdi. Durmadan tekrar gitmeye devam edince arkadaşımız yüksek sesle:
- "Hemşerim, inek var dedik" diye bağırdı. Minübüs şoförü hızla durdu el frenini çekip bizim arkadaşa döndü ve sinirli bir şekilde bağırdı:
- "Hani lan, nerde inek?"
Bizimki durağı epey geçmiş ve derdini anlatamamış olmanın verdiği sinirle elini göğsüne vurup:
- "Men inek" dedi ve minibüsten aşağı indi.
Not: "inek" kelimesini Türkmenler, "ineceğim, ineceğiz, inecek var" anlamında kullanırlar.