Denemek başarmanın yarısıdır ve insanın kendine olan güvenini artırır...Bence devamı gelmeli çünkü yarım kalmış ve bir noktaya bağlamalısın.Meselâ gülümsemelerden devam edebilirsin... Tekrar emeklerine,yüreğine sağlık Papatya kardeşim...
Kandiller vesiledir kırdıklarımızın kalbini onarmak, küsleri barıştırmak , sevdiklerimizin halini hatırını sormak için. Kandilin ayrı bir maneviyatı vardır ..Bir gün öncesinden oruç tutulmaya başlanır.. Kandile oruçlu girilir, gün içerisinde kandillik ikramlar özenle hazırlanıp komşulara dağıtılır.. Akşam yaklaşınca sevdiklerimiz, dostlarımız , arkadaşlarımız sıra ile aranmaya başlanır.. Hem kandil kutlanır hem de helallik istenir.. Liste olası bir unutma ya da atlamaya karşı tekrar tekrar kontrol edilir. Son kontrollerimde uzun süredir konuşmadığım bir dostumu aramadığımı fark ettim.. Hemen telefona sarılıp aradım.. Şarj azdı, uzun süredir de konuşmayınca konu bir türlü sonuca bağlanamıyor tabi.. Neydi bizi uzaklaştıran mesafeler miydi yoksa zaman mı bilemiyorum ..Söylemek istediğim konuşulacak çok şey vardı, uzun zaman oldu dostluğunu özlemişim, duamdasın dualarından eksik etme beni diyecektim.. Sadece kandilin mübarek olsun diyebildim...Kandil sevdikleriniz ve dualarla daha bir anlam kazanıyor.. Sevdiklerinizle hep beraber huzurlu bir kandil geçirirsiniz inşallah
Anlık birşeydi bu aslında. Bir süredir arayamadığım kırdığım ve kırıldığım bir dostum vardı , belki ihmalkarlık ya da vefasızlık nedendir bilmiyorum kontrolleri yaparken fark ettim. Kandil vesilesiyle dostluğumuzu özlediğimi söyleyecektim , ama araya mesafeler ve kırgınlıklar girince diyemedim..
Hala da pek yazamadığımı düşünüyorum, özellikle de uğraşınca olmuyor bazen anlık olarak geliyor işte. Allah herkese vefalı dostlar nasip etsin inşallah ..Beğenmenize sevindim okuyan gözlerinize sağlık olsun abi
Eğer bir insanla güzel dostluklar kurulmuş ise araya ne kadar mesafe girerse girsin kalpler arasında kurulan yakınlığa engel olamaz!Ama kırmak ve kırılmayı araya soktuğumuz zaman mesafelerden ziyade başka dünyalarda yaşamaya başlarız ve dostluğu asıl bitiren şey budur...Oysa ne kadar kırılsak da sesini duyduğumuz zaman içimizde yeniden birşeyler parlayıverir!İnşallah son konuşmanızda sizler de hissetmişsinizdir bu duyguyu.Kolay bulunmayan dostluklar sudan sebeplerle o kadar kolay yıkılıyor ki insan eskiyi düşündüğü zaman canı acıyor.Eğer mümkün ise buna müsaade etmeyin papatya kardeşim...
Biliyormusun yazmak o kadar kolaydır ki hiçbirşey yapmana yada düşünmene gerek yok!Çünkü içinde biriken duygu patlama noktasına geldiği zaman kendiliğinden dökülüverir kelimelere.
Ve yazmak o kadar zordur ki sen herşeyi düşünürsün,ne yazacağını tasarlarsın ama yazıya dökeceğin zaman elin çolak,dilin lâl,aklın şaşkın oluverir ve tek kelime dahi yazamazsın.
Yazmak senin elinde değildir bunu anlarsın.Yazmak için düşünmenin hiçbir işe yaramadığını anladığın zaman gülümsemenin bir ilham olduğunu unutmamak gerekir.Çünkü gülümsemek bulamadığın kelimelerin yolunu aydınlatır ve anlarsınki sen onları değil onlar seni bulur...
Evet dostluklar zor kuruluyor ama çok kolay yıkılıyor maalesef..Kırgınlıklar, kırılmalarda illaki oluyor yeri geliyor ailemize kırılıyoruz bence o da dostlukların tadı tuzu daha da pekiştiriyor ..Yürekten sevmişse bir insan araya mesafelerde girse , kırgınlıklarda olsa vazgeçmez dostundan dualarına katar onu ...
Evet yazmak isteyince olmuyormuş. Şunu yazayım başlığı şu olsun ya da kelimeleri seçmek yapmacıklı geliyormuş .. Duygusal olduğum zamanlar yazabiliyorum genelde mutluluğumu yazamıyorum..Belki de daha iyi yazmak için daha çok duygulanmam gerekir.. Çok teşekkür ederim abi değerli yorumunuz ve tavsiyeleriniz için
Geçen hafta uzun süredir gitmediğim memleketime gitmiştim.. İnsanın ailesi her ne kadar yanında olsa da doğup büyüdüğü yerden ayrı olamıyor.. Memleket gibisi yokmuş. Kokusu, havası bile bambaşkaydı.. Sayılı gün çabucak geçer derler ya öyle de oldu.. Gitmek istediğim çok yer vardı.. Kısa zamanda sıkıştırılmış bir gezi de yaptım denilebilir.. İnsan orda doğup büyüyünce anısı da çok oluyor.. Doğup büyüdüğüm eve gittim, çocukluğum geldi aklıma hüzünlendim gözlerim doldu .. Okuduğum okuluma gittim yaşadığımız acı tatlı anılarımız gözümün önünden film şeridi gibi geçti hüzünlendim.. Her yerin önemi, her mekanın gittiğin kişiye göre bir anısı oluyor elbette.. En çokta hüzünlerimi ve mutluluğumu yaşadığım mekanı bizim börekçiyi özlemişim.. Bizim börekçi dediğime bakmayın siz, insan tüm hislerini orada yaşayınca kendi mekanı gibi benimsiyor..Okula yakın bir börekçimiz vardı. Bazen okuldan bunalınca herkesin kaçtığı bir mekan olurdu.. Benim mekanımda orasıydı.. Ne zaman bunalsam, üzülsem yahut yalnız kalmak istesem oraya giderdim.. Biraz kendimle baş başa kalıp yalnızlıkla kendimi dinlerdim, sıkıntılarımı orada bırakır gülümseyen yüzlerle dışarı çıkardım.. İlk başlarda yalnız gittiğim bir mekanken yakın hissettiklerimi okul arkadaşlarımı, iş arkadaşlarımı, dostlarımı da götürmeye başladım.. İlk zamanlar götürdüğüm arkadaşlar küçük bir yer olduğu için mekanı beğenmediler ama mekan özel, konuklar değerli olunca ve kişi karşısındakine gerçekten değer veriyorsa onun için özel yerlere de önem veriyor..Mekan da kısa zamanda tüm sempatileri topladı.... Küçük ama şirin bir yerdi börekçi.. Her daim taze çayı ve güler yüzü eksik olmayan insanları vardı...Kendimle baş başa kaldığım bir mekanken orası, birden bire tüm anılarımın geçtiği bir yer olmuştu bile benim için.. En son taşınmadan önce arkadaşlarımla gitmiştik.. Bu gitmemizde de mekanımı ailemle tanıştırmak istedim ne tevafuktur taşınmadan önce gittiğimde oturduğum masa boştu, genelde oraya otururduk ..O zamana kadar dolan gözlerimi durduramadım anıları anımsadım..
Özlediğim çocukluğumu, dostlarımı, hayallerimi, arkadaşlarımı, okulumu ve iş arkadaşlarımı anılarımı ..Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım, hıçkırarak ağlamaya başladım .. Anladım ki mekanlar sevdiklerimizle bir anlam kazanıyor..
Mutluluk saksıda çiçek yetiştirmektir bazen..
Her sabah uyandığında ilk ona günaydın dediğin,
Sabırla ve özenle suladığın
Tohumu sevgi, gübresi emek, hasadı sevgi, kokusu sen olan
Hayata , soğuğa inat direnip filizlenen
Umutların ve hayallerinle büyüttüğün
Adı ÖMRÜM olan , senden bir parça olan..
Kırmalar, kırılmalar hiç olmasa..
Dostlukların, arkadaşlıkların kıymeti bilinse,
Sevgide karşılık beklenilmese.
Kurmak zor, yıkmak kolaydır..
Güzel olan şeyler bitmese...
Her gün son günümüz gibi yaşansa..
Her anımız sevgiyle, muhabbetle dolu dolu geçse..
Dilimizden şükürler dualar eksik olmasa
Gözlerimiz sadece mutluluktan yaşarsa
Herkes çok mutlu olsa
İnsanın gönlü kırgın, yüreği hüzünlü olunca burnunun ucundaki güzellikleri görmüyor..
Dün geçirdiğim en güzel kandillerden bir tanesiydi.. Uzun zamandır görmediğim bir öğrencim gelmişti, elinde 1 tane kırmızı gül.
hani ya güllerden sarıyı severim, sarının bende yeri ayrıdır ama mutlu oldum..
Kısa bir zamanda olsa birşeyler öğretiyorsun , sonra zaman doluyor sen gidiyorsun ama öğrettiklerin onların hafızasında kalıyor bir de kalplerinde sevgin kalıyor..
En büyük korkularımdan birisidir unutulmak..Dualarda hatırlanılmamak.. Beni unutanlar çok oldu, belki de ondandır unutulma korkusu
Unuttuklarım olmadı hiç, acısıyla tatlısıyla ömrün kısa bir zamanını birlikte geçirdiğin insanları unutmak kolay olmuyor..İllaki birşeyler hatırlatıyor ya bir söz, ya bir çiçek ya da bir dua..Göz görmese de yürekten hissediliyor..
Gece.
Yalnızlık.
Duygusal bir fon..
Biraz hüzün..
Biraz gözyaşı..
Çok kısa gibi görünen bu yazdıklarının içine bir ömür sığar be papatya kardeşim!Zaten ömür dediğin nedirki kalbin ile yaşayamadıktan sonra?
Hasret harmanına hüzün ektin gözyaşı biçtim.Ama olsun bir ömür seni sevmeye değer,yalnızlığımın terketmeyen gölgesi...
Dedimya kardeşim;''bu yazdıklarına bir ömür sığar'' diye...
Teşekkür ederim abi. Gece çok şey anlatıyor aslında insana.Kimi zaman kendinle baş başa kalıp hüzünleniyorsun, kimi zamanda güzellikler geliyor aklına tebessüm ediyorsun ama öyle ya da böyle geçip gidiyor ömür
Allah'ım kalbimden geçenleri biliyorsun..Dilimizden açık olarak geçirdiğimiz dualar gibi, kalbimizden geçenleri de dua olarak kabul et, hakkımda hayırlısını ihsan eyle.. Amin
Kandilin yorgunluğu halen devam ediyor. Kandilde yeterince ibadet edebildim mi bilmiyorum ama kalplerimizden geçenlerde bir duadır .. İbadetlerimizi bir güne özel sınırlamamalıyız hergün kandil gibi düşünmeliyiz her gün ibadet etmeli her gün birgün ölecekmişiz gibi hazırlık yapmalıyız..Dün gece uzun uzun düşündüm..Gündemdeki olayları düşündüm. Somayı düşündüm, Musulu düşündüm. Müslümanların çektiği sıkıntıları düşündüm.Hem düşündüm hem üzüldüm .. Gündemdeki olaylar birer vesileydi aslında , kıyametin alametlerinin gerçekleşiyor olmasına üzüldüm. Birgün herkes ölecek iyi veya kötü amelleriyle birlikte, ölüm değildi beni asıl korkutan amellerim yeterli miydi, yeterince hazırlık yapmış mıydım ? Ölüm herkesin karşılaşacağı bir sondu ama sevdiklerim benden önce ölürse diye düşündüm. Herşeyin çaresi olur da , herşey zamanla geçerde ölüm geçmiyor.. Herkes unutsa da ölenleri yakınlarının içinde bir sızı olarak kalıyor işte.. Hayat o kadar kısa ki bu kısa hayatı kırgınlıklarla geçirdiğimize üzüldüm.. Kalp kırdıklarıma üzüldüm, beni kıranlara üzüldüm.. Sudan sebeplerle ayrı kaldığımız arkadaşlarıma üzüldüm. Zamanında anlamadığım kaybedince değerini anladığım sevdiklerime üzüldüm. Ölüm bize bu kadar yakınken geçireceğimiz kısacık hayatı kendi kendimize nasıl mutsuz ettiğimize üzüldüm.. Öldüğümde kim üzülür diye düşündüm..İmamın " hakkınızı helal ediyor musunuz? " sorusuna kimlerin canı gönülden helal olsun diyeceğini düşündüm. Ölümün üzerinden yıllar geçse de kimlerin duasında daimi olarak kalırım diye düşündüm.. Sahi şu an ölecek olsaydım kim üzülürdü ki ? Ailen, belki de birkaç arkadaşın.. Ölüm değildi asıl endişelendiğim ya sevdiklerim benden önce ölürse? Hayatımızı nasıl geçireceğimiz , üzülmekte mutlu olmakta bizim elimizde, buna rağmen şu kısacık hayatı birbirimize mutsuz ettiğimize, ayrı geçen zamanlarımıza gülümsemeyi unutmamıza üzüldüm..
Bir umudu olmalı insanın hayatta
Bir de her daim bekledikleri..
Üzülünce sığınacağı bir limanı olmalı,
Sevgi dolu dostları,
Sıcacık hayalleri olmalı..
Kısacık hayatta her daim gülmeli, gülümsetmeli
Değer verdikleri olmalı, kendine değer veren..
Gülümsemesi olmalı yürekten gelen
En çokta sabah uyandığında
Günaydın diyebileceği sevdikleri olmalı yanında..