Temel ilk defa uçağa binmiş, uçakta dışarıyı en iyi görebileceği koltuğu hayli aramış, bulmuş ve oturmuş, biraz sonra adamın biri gelip "Kalkar m ısınız?.. Orası benim koltuğum" demiş nazikçe. "Git be başımdan" demiş Temel sinirlenerek, "Buraya önce ben oturdum!" Adam "Tamam ulan..!" demiş bu sefer kızarak, "Uçağı sen uçur o zaman.. Manyak..!"
ABD'de bilim adamları, kalp krizi geçiren hastaların kalbinde oluşan hasarı hastaların kendi kalbinden aldıkları kök hücreleri kullanarak iyileştirmeyi başardı. "Lancet" tıp dergisinde yayımlanan araştırmada, hasarlı dokunun yüzde 50 oranında azaldığı ve yeni kalp hücrelerinin sayısında beklenmeyen bir artış gözlendiği belirtildi. Cedars-Sinai Kalp Enstitüsü'nde yapılan araştırmaya kalp krizi geçiren 25 hasta katıldı. Kalp krizinden bir ay sonra hastaların boyunlarındaki damarlardan kalplerine gönderilen boru yardımıyla kalp dokusundan örnek alındı. Laboratuvar ortamında her bir örnekten elde edilen yaklaşık 25 milyon kök hücre, kalbi çevreleyen atardamarlara nakledildi. Sağlıklı Kalp Dokusu Oluştu Sol karıncıktaki hasarlı dokunun oranı, tedaviden altı ay sonra yüzde 24'ten yüzde 16'ya, bir yıl sonra ise yüzde 12'ye azaldı. Hastalarda hasarlı dokunun yerine beklenmeyen bir biçimde sağlıklı kalp dokusunun oluştuğu tespit edildi. Daha önce de Louisville Üniversite'sinde kalp yetmezliği teşhisi konmuş hastalar, kendi kalplerinden alınan kök hücrelerle tedavi edilmişti. Bu Tedavinin Önemi Büyük Kalp krizi, kan akışını engelleyen bir pıhtının kalbi oksijensiz bırakması durumunda görülüyor. İyileşme sürecinde kalp krizi sonucu ölen kalp kasının yerine oluşan doku, yeterince güçlü olmadığı için kalbin kan pompalama yeteneği önemli oranda azalıyor.
Trt haber
İstanbullu gencin biri "Sevgililer Günü" için sevgilisine süpriz yapmak ister... Hediye bir çiçek almak için Bakırköy'de bir çiçekçiye girer. Orada duran kırmızı gülleri göstererek fiyatını sorar. Çiçekçi Çingene kızı; - "Abe bir kırmızı gül onmilyon efendim" der. Genç şaşırır ve; - "Uffff!!!" Daha sonra genç belki fiyatı uygundur diye düşünerek, köşedeki beyaz orkideleri göstererek, - "Bunlar ne kadar..?" Çiçek satıcıssı Çingene kız üzgün cevap verir; - "Onlar iki kere uffff!!!"
Yeni yöntemde gözün içinde basınç yaratan sıvı, mikro tüp aracılığıyla boşaltılıyor. Göz tansiyonu, bir başka deyişle glokom, körlüğe neden olan bir hastalık. Türkiye'de 700 bin göz tansiyonu hastası bulunuyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Başkanı Prof. Dr. Üzeyir Günenç, "700 bin kişide 70 bin kişi kör olma riski ile karşı karşıya." dedi. Günenç, "Çok sinsi bir hastalık, bulgu vermiyor. O yüzden normal 40 yaşından sonra insanlar yakın gözlük için göz doktoruna gittiğinde tesadüfen algılanabiliyor." dedi. Hastalık, ilaç ve cerrahi müdahale ile kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Ancak inatçı vakalar söz konusu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde geliştirilen bir yöntem, göz tansiyonu hastalarına umut ışığı oldu. Günenç, "Patentini aldığımız bir implant bu. Bu implantın bir ucu ön kamarada, diğer ucu subklorediyal aralıkta..yani şu damarlı bölge ile sklera dediğimiz bölgenin arasına yerleştiriliyor." dedi. Mikro bir tüple göz içinde basınç yaratan sıvının akışkanlığı sağlanıyor. Günenç, "Gözün içinde ömür boyu kalabiliyor ve göz dokularına hiçbir zarar vermiyor. O bakımdan uygulama kolaylığı açısından da bir avantajı var." dedi. Yerli üretim implantlara yurt dışından da ilgi var.
trt haber
Otobüs durağa yanaştı, bir feminist kadın girerken, oturan yaşlıca adam doğruldu.. Kadın omzundan bastırdı.. "Hala üstünlük taslayan ihtiyar, çök.." Öbür durakta bir feminist daha bindi. Adam gene doğrulmaya davrandı. Kadın homurdandı.. "Seni şovenist erkek domuzu, otur oturduğun yerde.." Öbür durakta adam gene davrandı, gene bir feminist kadın binerken.. Kadın bastırdı adamın omzunu.. "Siz taş devrinden kalma olmalısınız" diye.. "Allah rızası için" dedi yaşlıca adam.. "İzin verin ineyim. Sizin yüzünüzden üç durak kaçırdım, zaten.."
Adam avukatına gidip "Geçen sene benim eşimden boşanmama yardımcı olmuştunuz.. Hatırlayabildiniz mi?" diye sormuş. "Evet?.. Tabii ki hatırladım" diye cevap vermiş avukat. "Karım boşandığımız için çok üzgün.. Benimle tekrar beraber olmak istiyor ve bütün arkadaşlarına beni anlatıp duruyormuş.. Ne yapmalıyım sizce?" Avukat "Hiçbir şey yapmayın sakın.. Hiçbir şey" demiş heyecanla ayağa fırlayarak. Sonra devam etmiş "Kadınlar aynen amatör balıkçılara benzerler. Yakaladıklarını bir müddet sonra asla beğenmezler, elinden kaçırdıklarının büyüklüğünü, ihtişamını da herkese anlata anlata bitiremezler..!"
İki arkadaşın bindiği gemi batmış, ıssız bir adaya düşmüşler, gün ağarınca ilki etrafı kontrol ettikten sonra "Öleceğiz" diye ağlamaya başlamış, "Yiyecek yok, su yok, hiçbir şey yok, öleceğiz." Diğer arkadaşının elleri ensesinde palmiyenin gölgesinde keyifle uzandığını görünce "Sen?" demiş, "Sen korkmuyor musun?" Arkadaşı "Niye korkayım ki?" demiş "Rahat ol.. Gelmeden önce bir kitap yazmıştım, dava açmak için kesin bizi arayıp bulurlar..!"
(a)
İstanbul'da oturan baba, New York'a göç etmiş oğlunu telefonla aradı.. "Gününü mahvedeceğim için üzgünüm ama annenle ben boşanıyoruz.. 45 yıllık eziyet yeter" dedi. Oğlu isyan etti.. "Baba nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin, hem de tam bayram öncesinde.." "Artık birbirimize tahammül edemiyoruz" dedi, baba.. "Yetti bu hikâye. Bana yardımcı ol Şikago'daki kız kardeşini ara ona da haberi ver.." Şaşkın oğul hemen kız kardeşini aradı. Kız daha çok şaşırdı ve üzüldü.. Derhal telefona sarıldı ve babasını aradı.. "Ağbim ve ben gelene kadar hiçbir şey yapmıyorsunuz, anladın mı baba.. Hiçbir şey.. Bizi bekleyin, mutlak.." Baba telefonu kapadı ve karısına döndü.. "Harika karıcığım.. İkisi de bayramı bizimle geçirecekler, hem de uçak biletlerini kendileri alarak geliyorlar!.."
Somali'ye götürülen heyette bir sanatçı tek ayakkabı ile yürümeye çalışan bir çocuk görüp "Ay canııımmm" demiş o kadar yol gidip ilgilendiğini belgeletmek için foto muhabirlerini yanına çağırarak, "Ayakkabını mı kaybettin?" diye sormuş. "Yok.." demiş çocuk sevinçle yürümeye devam ederek, "Bir tane buldum..!"
Bodrum'da aşka gelen PKK'nın başimamı, çapkınlığı yalanladı. Ancak Übeydullah Özmen'in son pozları, adeta aşk-ı memnu fotoromanıydı.
Ege'nin incisi, BDP'nin birincisi çıktı. Milletvekili Bengi Yıldız'la başlayan çapkınlık halleri, PKK'nın başimamı Übeydullah Özmen'e de sıçradı. Anadolu Din Adamları Derneği'nin (ADA-DER) başkanı olan Übeydullah Özmen, Bodrum'ta aşk turuna çıktı. Özmen, sevgilisiyle birlikte plajda, havuzda tatil havası tattı. Evli ve 4 çocuk babası Özmen Bodrum tatilinde yakalanınca tüm gözler yerinden fırladı. Ancak BDP adına alternatif Cuma namazları kıldıran Özmen, her çapkın gibi inkara sığındı.
ÇİFTE KUMRULAR GEZİDE
Bodrum tatilinde sevgilisinin sırtına krem süren Özmen, "o elin kendisine" ait olmadığını açıkladı. "O bayanı katiyen tanımam" diyen PKK'nın başimamı, elini vücudundan bağımsız kıldı. Ancak ortaya çıkan son fotoğraflar, Özmen'i köşeye sıkıştırdı. Son karelerde ise İmam Özmen ve sevgilisi liseli aşıklar misali tura çıkmıştı. "Özsavunmasında" "Bodrum'a 4-5 yıldır gitmedim" diyen Özmen, aşkının elini bir an bile bırakmadı. PKK'nın başimamı, kısa şortu, parmak arası terliği ve şapkası ile aşkına farklı bir hava da katmıştı.
ŞÖHRETi YAKALADI
Bodrum'daki aşk-ı memnu, Übeydullah Özmen'in şöhretini de katladı. Arama motoru Google'da Özmen hakkında 125 bin sayfa açıldı.
SANAL ALEMİN MİZAHI
Kürtçe vaazın fikir babası olan Übeydullah Özmen, sanal alemde de fenomen oldu. İmamın "O bayanı katiyen tanımıyorum" savunması, sanal alemde de sayısız yorum buldu.
İşte o yorumlardan bazıları:
* Sen o kadını tanımıyorsan ben hiç tanımam...
* Ben grafik tasarımcısıyım. Bu gayet orjinal bir fotoğraftır.
* Hadi canım sende.
* Biz de yedik.
* Sadece gülüyorum. Acaba siz de gülüyor musunuz?
* Din, iman bahane, hepsi siyasetin oyunları. BDP'liler halkı kandırarak ve sömürerek hayatlarını yaşıyorlar. - Takvim -
Adam yeni aldığı bilgisayarın Teknik Danışma Servisini aramış, "Parolamı yazarken rakamlara basıyorum, ekranda 'Yıldız' çıkıyor.." diye, "O program tamamen sizin emniyetiniz için" demiş telefondaki yetkili, "Arkanızda duran birisi varsa yazdığınız parolayı görmesin diye tasarlanmış bir program.." Adam "Hah.. Tamam da" demiş alaylı bir ses tonuyla, "Kardeşim arkamda biri yokken de o zımbırtı çıkıyor.. Bu ne iş şimdi?.."
(a)
Beslenme ve Diyet uzmanı Dr.İsmail Ağar kilo alımını engellemek ve diyet yaparken zayıflamaya yardımcı olacak 10 yiyeceğin listesini verdi.İşte o besinler. Yumurta:Tam bir protein kaynağı.Bu sayede kişiye uzun süre tokluk hissi verir. Birçok Üniversite tarafından yapılan araştırmada düşük kalorili meyve salatası ve iki dilim tostla beraber sütlü omlet yiyen kadınların,simitle kahvaltı eden kadınlara göre gelecek 36 saat süresince daha az yemek yedikleri ortaya çıkmıştır Fasülyeafra kesesinin kasılmasına sebeb olan hormon,kolesistokininli hiç duymamış olabilirsiniz ancak bu hormon en iyi kilo vericilerden birisidir. Bu hazmettici hormon doğal bir iştah kesicidir.Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de düşürür. Salataenn Devlet üniversitesi'nce yapılan araştırmaya göre düşük kalorili salata yiyenler Hamur işi yemeleri serbest bırakılsa bile çok az tüketebiliyorlar Yeşil çay:Kilo verdirici içerik kafein değil. Kateşin adı verilen antioksidanlar yağ yakımını ve metabolizmayı hızlandırıyor. Armut:Orta büyüklükteki bir armut sizi tok tutmaya yeter ve artar Elma tok tutma konusunda ikici sırada. Çorba:Bir kase tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucudur Zeytinyağı:Ekstra ham zeytinyağı sayesinde orta yaş kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Kalori yakmanıza yardımcı olur. Greyfurt:2009'da ABD'de yapılan bir araştırmada her öğünden önce yarım greyfurt yemek yada günde 3 defa greyfurt suyu içmek insanlara 3 ayda 3 kilodan fazla vermelerine yardımcı oldu. Tarçın:Öyleden sonra ani şeker düşüşü yaşamamak için kahvaltıda yulaf ezmesinin üzerine tarçın serpmeniz yada tam tahıllı tostta kullanmanız aynı zamanda insülin artışınıda önler Günde 1 çeyrek çay kaşığı tarçın kan şekerini,kolestrolü düşürür. Sirke:Mükemmel bir tok tutucudur. İsveç'te yapılan bir araştırmaya göre sirkeye batırılmış ekmek yiyenler,normal ekmek yiyen kişilere göre kendilerini daha tok hissetti.
bugün
Geçirdiği çok kötü bir kaza sonrası komaya giren kadını yaşama döndürmekte zorlanan doktorlar son çare kocasını çağırmışlar. Kadının yatağının başında doktor üzücü durumu anlatmış: "Uyandıramıyoruz onu" demiş, "Onunla konuşmaya çalışın.. Cevap vermezse yapacak bişeyimiz kalmıyor.." - "Bir şeyler yapın doktor.." demiş kocası, "O daha 43 yaşında!.." Kadından mırıltılarla cevap gelmiş; - 35.
Tunceli'de iki gün içinde yapılan hain pusu ve saldırılarda 2 askerimiz ile bir komiserimiz ve öğretmen eşi şehit oldu.
Son saldırının 3 koldan halı sahada maç yapan savunmasız polislerimize ve onları izlemek için gelen eşlerine yapıldığını dikkate aldığımızda teröristlere giden mesajların kendi tabanlarından olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.Kandil'de sıkışan eli kanlı hainler artık kana doymuyor,onların uzantıları ise kentlerde kamu mallarına zarar vermeye ,araç yakmaya,banka ve yollara zarar vermeye,halkın huzur ve güvenini bozmaya devam ediyor.Siyasi uzantıları ise bak sokaklardaki ve dağlardaki gücümüzü görün de bizimle anlaşın diyerek Devleti tehdit etme cüretini kendilerinde bulmaktadır.
Özerklik ilanı gibi bir hayali seslendirdikleri gün Silvan saldırısı oldu.Dün de siyasi uzantıları Ankara'da toplandı.Yine özerklik dediler öncesi ve sonrasında 2 asker,2 korucu,bir polis ve öğretmen eşi olmak üzere 6 şehit verdik.Biz ne kadar Kandil'de bulunan bataklığı yok etmeye çalışırsak çalışalım,içimizdeki hainleri dikkate alıp denetleyemezsek çok şey kaybederiz ve hainleri sevince boğarız.
Demek ki içimizdeki hainler de en az dağdakiler kadar tehlikeli ve uyanık olmak zorundayız.
Küçük kızın anne ve babası bir akşam tam yan dairelerine taşınan yeni komşularına 'Hoş geldiniz' ziyaretine gitmişler, ertesi sabah bu sefer küçük kızları kapıyı çalınca evin hanımı 'sanırım dün gece bir şeylerini unuttular' düşüncesi ile kapıyı açmış, "Affedersiniz oturma odanızdaki koltuklarınızı ben de görebilir miyim?.." demiş küçük kız. "T..Tabii" demiş kadın şaşırarak, kız içeri girip bir müddet koltuklara baktıktan sonra "Teşekkür ederim.." demiş kapıdan çıkarken, "Hiç de öyle tipleri, deseni iğrenç değil.. Benim midemi falan bulandırmadı doğrusu..!"