1909'da General Electric şirketi, ilk elektrikli ekmek kızartma makinesini üretti. Dilimlenmiş ekmek, elektrikle ısıtılan bir tel üzerine konuluyordu. Ayarlı bir saat, süre dolduğunda elektriği kesiyor ve ekmeği dışarı doğru itiyordu. Bu sayede sabahları kahvaltı masalarını renklendiren çıtır çıtır ekmeklerin hikayesi doğdu.
1995'te DVD teknolojisi geliştirildi. DVD'ler, insanoğlunun hep en kaliteliye doğru yaptığı yolculuğun bir sonucudur. Kompakt disklerden sonra daha kaliteli ses ve görüntü nasıl elde edilebilir diye düşünen bilim adamları, CD_ROM'lardan çok daha fazla bilgi saklama kapasitesine sahip DVD teknolojisine ulaştılar. Bir CD_ROM yaklaşık 700 MB alan sunarken bir DVD, kullanıcısına yaklaşık 4.7 GB alan sunar. Bu da yaklaşık bir CD_ROM'un 6 katı kadar bir kapasite anlamına gelmektedir
1929'da Clarence Birdseye, ilk donmuş gıdayı üretti. Bugün kış ortasında çilek veya vişne tüketebiliyorsak bunu Birdseye'a borçluyuz. Bu genç kadın mucit, yiyeceklerin ambalajlarını değiştirmeden tadının aynı kalmasını garanti edebilecek bir dondurma sistemini bularak bugün milyarlarca dolarlık bir sektörün doğmasını sağlamıştır.
1904'te Charles Menches, ilk dondurma külahını üretti. Bir dondurma satıcısı olan Menches, sattığı dondurmaları farklı bir şekilde sunabilmek üzere kafa yormaya başladı. Sonunda bildiğimiz külaha benzer bir ürün elde etti. Dondurmayı bu külahları içinde servis etmeye başladıktan sonra gördü ki en az dondurma kadar külahlar da dondurma sevenler tarafında tüketiliyordu.
1897'de Alfred Cralle, dondurma tarifinin ilk patentini alan ilk dondurmacı oldu. Pek çok dondurmacı farklı tatlarda dondurma üretmiş ama hiç biri dondurmaya ismini verecek kadar ona sahip çıkamamıştır. Tarih boyunca dondurma hep vardı. Eski Romalılar'ın buzla karıştırarak üzüm şerbetini içtikleri bilinmektedir. 1832'de Augustus Jackson, bir dondurma tarifi geliştirmiş anacak patentini almamıştır.
1935'te Fransız Jules Fagart, tekrar doldurulabilen dolmakalemi geliştirdi. Bugün bizlere bir parça nostalji gibi görünse de dolmakalemler, pek çok insan için hala önemli yazı araçlarından biridir.
Tıp tarihi boyunca yapılmış en büyük keşiflerden biri olarak kabul edilen DNA, 1953 yılında James Watson ve Francis Crick tarafından bulundu. İki bilim adamı, çifte heliks sarmalı etrafında sıralanmış yaşamın temel yapı taşlarının varlığını bularak genetik biliminin doğmasını sağlamışlardır
1987'de ilk sayısal ses bantları geliştirildi. DAT'a kayıt yapılırken ses önce sayılardan oluşan bir barkoda çevrilir. DAT kaydedicide bu kod, manyetik bir desene çevrilir ve bu desen DAT üzerine kaydedilir. DAT'taki kaydın dinlenmesi için süreç tersten işletilir ve sese çevrilir.
Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Scholes, 1867'de daktiloyu icat etti. Önce numaralama makinesi olarak tasarladığı makineyi, sonraları daktiloya çevirmeye karar verdi. Scholes, 30'a yakın makine tasarladı ve sonunda bugün kullandığımıza yakın bir klavye ortaya çıktı. İcatlarından hiç para kazanamadı fakat daktilo kısa bir sürede yaygınlaştı.
1951'de Bette Nesmint Graham, daksili icat etti. Dallaslı sekreter Graham, bugün ofislerimizde hepimizin sık sık ihtiyaç duyduğu hatalı metinlerin üzerini ince beyaz tabakayla kapatan yazı düzelticiyi ilk olarak evinin mutfağında blender ile sıvı hale getirdiği kağıt olarak üretmiştir.
1985'te Willem J. Kolff, diyaliz makinesini icat etti. Böbrek hastaları için en büyük icat kuşkusuz diyaliz makinesidir. Bugün bu makine sayesinde böbrek yetmezliği çeken pek çok hasta, hastalıklarının seyrini yavaşlatıyor ve böbrek nakli sıralarını beklerken rahat nefes alabiliyorlar.
1867'de Werner Siemens, dinamoyu icat etti. Elektriği pratik olarak ilk Siemens elde etmiştir. Siemens, elektriğin ve mıknatısın birlikte kullanıldıklarında birbirlerini güçlendirdiğini fark etmiştir. Siemens, bunun üzerine ilk çift T motorlu dinamo makinesini icat etmiştir. Ardından Gramme ve Tesla, bu konuda Siemens'in çalışmalarını geliştirmişlerdir.
1867'de Lucien B. Smith, tarihteki ilk dikenli teli üretti. Teksas'ta yaşayan büyük toprak sahiplerinin sayısı artmaya başlayınca sınırlar birbirine yaklaşmaya başlamıştı. İşte bu ihtiyaçtan hareketle kendisi de bir çiftçi olan Smith, sınırları belirlemek ve yabancıların girişinin önüne geçebilmek için tarihteki ilk dikenli teli üretmiştir
1830'da Barthelemy Thimonnier dikiş makinesini icat etti. Makinede ayak pedalıyla döndürülen bir tekerlek, iğneyi kaldırıp indiriyordu. Fakat o dönemlerde pek çok terzi, işini kaybedeceği korkusuyla bu makinelerin 80 tanesini tahrip etmişti.
1957'de ilk çocuk felci aşısını Dr. Albert Sabin geliştirdi. Dr Sabin tarafından geliştirilen çocuk felci aşısı pek çok çocuğun skat olarak hayatına devam etmesini de önlemiş oluyordu. Sabin'in geliştirmiş olduğu aşı, tıpkı bugünkü gibi ağız yoluyla uygulanmaktaydı.
1885'te Dr. John S. Pemberton, Cola içeceğini üretti. Bugün tüm dünyanın bildiği bu içeceğin öyküsü 1885'lerde , bir doktorun sindirim sistemine yardımcı olması için ürettiği bir içeceğe gaz karıştırmasıyla başlar. Coca Cola adı verilen bu içeceğin logosu, yine Dr. Pemberton'ın bir mektup arkadaşı tarafında çizilmiş ve halen kullanılmaktadır.
1643'te Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Torricelli, vakum ve basınç üzerine deneyler yapmaktaydı. Yarıya kadar cıvayla doldurduğu bir kaba, yine ağzına kadar cıvayla dolu bir tüpü ters çevirip batırmıştı. Havanın basıncına bağlı olarak tüpteki cıvanın oranı bir miktar azalmaktaydı. Böylece bugün 'cıvalı barometre'olarak bildiğimiz cihaz ortaya çıkmış oldu.
Dünya, 1849'da Walter Hunt tarafından bulunan, çok basit ama faydalı bir ürünle tanıştı. Çengelli İğne. Çengelli iğne, Amerikalı mucit tarafından sadece 15 dolar kazanabilmek amacıyla bir iddia sonucunda ortaya çıkmıştır.
1923'TE Arthur Large, tehlike yaratmadan suyla temas edebilen bir makine geliştirdi. Böylece ilk elektrikli çay makinesi doğdu ve bir çığır açtı. Çaydanlığın tabanında bulunan elektrikli ısıtıcı, suyu ısıtıyordu. Bu, ısıtıcı bir boru içinden geçen bir telden oluşuyordu ve su çabucak ısınıveriyordu.