- Seni az önce dağları seyrederken gördüm. Niye öyle uzun uzun baktın?
- Hiç...
- Sonra, ormanlara indirdin bakışlarını, niye?
- Hiç...
- Sonra da çağıl çağıl akan o ırmağa niye daldı gitti bakışların?
- Hiç...
- Peki şimdi niye kaybolup gidiyor bakışların okyanusa?
- Hiç...
- Sen şimdi gökyüzüne de bakar, oraya da hiç dersin?
- Evet Hiç...
- Sen başka laf bilmez misin be adam? Nedir derdin yahu?
- HİÇ...
Yaşlı bir adam tarlasında çalışırken tebdil-i kıyafet halkın içinde gezen hükümdar ona yaklaşır. Selamlaşırlar, yaşlı adam yolcunun sıcaktan bunaldığını düşünerek ona ayran ikram eder. Daha sonra sohbet etmeye başlarlar. Hükümdar yaşlı adamın sözlerinden etkilenir ve ona kim olduğunu sorar. Yaşlı adam ona:
- "Hiç" der, hükümdar merakla:
- "Ne demek bu, senin muhakkak bir adın ve ünvanın vardır" der, yaşlı adam gene:
- "Hiç" der, hükümdar bu sefer kendisiyle alay edildiğini sanar ve:
- "Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ben bu ülkenin hükümdarıyım" der. Adam bu durum karşısında durumu izah etmeye çalışır:
- "Peki hünkarım şimdi siz bu ülkenin hükümdarısınız, bundan sonra ne olmayı planlıyorsunuz" der. Hükümdar şaşkın bir tavırla:
- "Hiç" der, yaşlı adam o zaman:
- "Hünkarım işte ben sizin hükümdarlıktan sonra ulaşacağınız o mertebedeki adamım" der...
Cengiz KAYACILAR
eSasında Cidden Her$ey Kocaßir Hiç
'' Her Şeyi O Denli Kaybettim ki, Tanrı'yı Kazandım.'' demi$ Necip FazıL.
ßu YazıyLa Ne qüzeL uyu$uyor deiLmi ?
Aşk hayatınızı canlandırmak, aranızdaki tutku ateşini tekrar yakmak ister misiniz?
- Traş olmak için banyoya girmeden önce aynanın üzerine sabunla seni seviyorum yazın.
- Sevgilinizin arabasına balonlar yerleştirin.
- Bir hafta boyunca hergün ona aşk mektubu yazın.
- En sevdiği mizah dergisinden karikatürler kesip ona e-maille yollayın.
- Buzdolabının üzerine küçük aşk notları yazın.
- Ona gözlerinin renginde çiçek buketleri verin.
- Birlikte gün batımını izleyin.
- Sevdiği bir şiiri çerçeveletin ve ona hediye edin.
- Size geçmişte verdiği bir kartı çerçeveletip odanıza asın.
- Hiç ummadığı bir anda kulağına eğilip ona seni seviyorum deyin.
Sevdiğiniz, birlikte olduğunuz bir erkek ya da hoşlandığınız biri var. Peki bu erkek sizin beklentilerinizi karşılayabilecek kadar centilmen bir erkek mi yoksa kaba bir erkek mi? Bunu anlamak için bazı davranışlarına bakmak yeterli.
Centilmen bir erkek bir bayan odaya girdiği zaman ayağa kalkar. Zaten bu kural odaya yaşlı biri geldiği zaman da geçerlidir. Bunu tüm erkeklerin bilmesi gerekir.
Birlikte olduğunuz erkek kapınızı açmayı bilmelidir. Bu önemli bir nezaket kuralıdır. Kapıyı açmalı ve biraz yana çekilip, geçmenizi beklemelidir. Siz ona nazikçe teşekkür ederken o da size rica ederim diyebilmelidir.
Bir erkek önceliği bayanlara vermeyi bilmelidir. Eğer bir yere girerken sizden önce kapıdan içeri giriyorsa o içeri girdikten sonra arkanızı dönün ve kaçmaya başlayın. Çünkü böyle bir erkeğin nezakettten haberi yoktur.
Ona bir otobüste rastladınız. O oturuyor, siz ayaktanız bu durumda normal olan davranış ayağa kalkıp size yer vermesidir, yanlış olan ise oturduğu yerden size bakarak sohbet etmesidir.
Üşüdüğünüz zaman size üstündekini vermeyi bilmelidir. Sizin arkanıza geçmeli kazağını ya da montunu üstünüze tutmalıdır. Siz hayır deseniz bile ısrarcı davranmalıdır.
Eski moda bir kibarlık olmasına rağmen yemeğe çıktığınız bir erkeğin sizden önce sipariş vermesini hoş karşılamamalısınız. Çünkü bu yanlış bir davranıştır.
Bir erkek sizi bir yere davet ettiyse gideceğiniz yerde de hesabı ödemelidir. Bu nezaket kurallarındandır. Özellikle de ilk buluşmada elini cebini atmıyorsa bu onun ne kadar cimri olduğunu kanıtlamış olur. Bu durumda bir daha onunla görüşmemeniz tavsiye edilir.
Sandalye olayını da unutmamak gerekir. Bir erkek bir bayanın sandalyesini otururken mutlaka çekmelidir. Tabii siz oturmadan çekme gibi bir ihtimali düşünüp, dikkatli davranmak gerekir. Zira size kötü bir şaka yapmak da isteyebilir, öyle değil mi? Bu riski ortadan kaldırmak için onunla yemeğe gitme aşamasına gelmeden ne kadar centilmen olduğunu anlamaya çalışmanız çok daha iyi olacaktır.
Bu yıl modada özellikle kadınsı çizgiler hakim. Drapeli bluzler, vücudu sıkı sıkı saran büstiyerler, file çoraplar, yüksek belli kemerler, bir karış boyu etekler, süper mini elbiseler, bağcıklı sivri topuk botlar ya da çizmeler sezonun vazgeçilmezleri arasında.
Geçen sezonun favorileri arasında yer alan kürk bu kış da vitrinleri süslemeye devam ediyor. Kürk, bu yıl sadece montlar ve mantolarda değil; elbiseler, etekler, ve ceketlerin uçlarında da bol miktarda kullanılıyor. Özellikle yapay kürklerin ön plana çıktığı bu sezon, içi kürklü kruvaze kabanlar, yakası kürklü kadife montlar, modayı yakından takip edenlere değişik alternatifler sunuyor.
Soğuk kış günlerinin bastırdığı şu günlerde rengarenk atkı ve bereler de büyük ilgi görüyor. Yünlü atkı ve berelerin yanı sıra, kürk şapkalar ve özellikle tavşan kürkü boyunluklar hem şıklığınızı tamamlıyor hem de içinizi ısıtıyor.
Bu kışın favori renkleri arasında beyaz, kemik, bej (pemße : ekLememi$Ler aip etmi$Ler ßen ekLedim )gibi açık renkler hakim. Kış için kullanımı oldukça zor olan bu renkleri kazaktan, pantolana, şapkadan cekete kadar herşeyde görmeniz mümkün. İyi bir moda takipçisiyim diyorsanız tercihinizi açık renklerden yana kullanmalısınız.