BiR-DOST

BiR-DOST

Admin
13.01.2008
Genel Kurmay Başkanı
525.784
Hakkında

#18.01.2008 22:24 0 0 0
#18.01.2008 22:19 0 0 0
  • Ağız ve Diş Sağlığı - Hamilelikte Dişler - Beslenme Önerileri


    Memorial Hastanesi Ağız ve Diş Hastalıkları Tedavisi doktoru Dt.Mert Topçubaşı hamilelikte diş bakımı ile ilgili bilgi verdi; Hamilelik ve dişlerle ilgili çok sık duyduğumuz bir cümleyi açıklığa kavuşturarak konuya başlamak gerekiyor;

    "Her hamilelikte en az bir diş kaybedilir çünkü bebek dişten kalsiyum çeker."

    Neredeyse bir efsane haline dönüşmüş bu cümle, anne adaylarına sanki hamilelikte diş kaybetmek kaderleriymiş gibi bir bilgi vermektedir ve yanlıştır.

    Çünkü:

    1- Hamilelik bir hastalık hali değil aksine sağlıklı olmanın göstergesidir. Nasıl sağlıklı bir kişinin durup dururken dişini kaybetmesi beklenemezse anne adayı da aşağıda anlatılacak basit kurallara uyduğu takdirde diş kaybı ya da diğer sorunları yaşamayacaktır.

    2- Dişler son derece iyi kalsifiye olmuş dokulardır. Bahsedilen kalsiyum alış verişi dişlerde değil, kemiklerde olur. Şöyle düşünün: Eğer dişlerden bebek kalsiyum çekebilseydi, diş hekiminiz de kalsiyum vererek dişinizi tedavi edebilirdi.

    Tüm bunlara rağmen anne adaylarının hamilelikleri süresince diş çürüklerinden ve özellikle diş eti sorunlarından yakındıklarını biliyoruz.

    Eğer hamileyseniz veya bir hamilelik planlıyorsanız, diş ve diş etlerinize özellikle dikkat etmeniz gereken bir dönemdesiniz. Hamileliğe bağlı olarak değişen hormon seviyeleriniz, diş eti sorunlarınızı doğrudan ve diş çürüklerinizi dolaylı olarak etkileyecektir.

    Hamilelikte diş kaybının sebebi hamilelik değil, dişlerin çürümesidir. Dişlerin üzerinde biriken yiyecek artıkları ve mikroorganizmalar (plak) dişi çürütecek asitleri oluştururlar. Mikroorganizmalar varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları nişastayı ise yediğimiz yiyeceklerden temin ederler. Her nişastalı ya da şekerli bir besin yediğimizde ağzımızın içinde çok güçlü bir asit ortam oluşur ve bunun normale dönmesi yaklaşık 20 dakika sürer. Gün içinde sürekli atıştırma halinde olursa bu asit ortam hiç nötralize olmaz ve dişlerimiz hızla çürür. Bu nedenle gün içinde sıkça yemek yemeniz gerekiyorsa, tercihinizi şekerli ve nişastalı besinlerden çok meyve, sebzeler; asitli içeceklerden ziyade süt ürünleri ve su yönünde kullanmanız daha uygun olacaktır.

    Diş etleriniz de benzer biçimde plaktan etkilenecek ve kırmızı, hassas ve kolayca kanayan bir hal alacaktır. Hamilelik nedeni ile değişen hormon dengeleriniz de bu durumu arttıracaktır. Bu diş eti hastalığına hamilelik gingivitisi denir ve ilerlemesi halinde dişlerinizin kaybına neden olur.

    Ağız bakımınıza dikkat etmeniz sadece sizin için değil, bebeğiniz için de son derece önemlidir: Yapılan çalışmalarda şiddetli diş eti iltihabı sorunu olan annelerin erken doğum yapma ihtimallerinin yüksek olduğu bildirilmiştir. Diş eti iltihabının bazı ürünleri kan dolaşımınıza karışarak erken doğumu başlatabilirler.

    Diş çürüklerini ve diş eti hastalıklarını önlemek için yapmanız gereken günde 2 kez, 3 dakika süre ile dişlerinizi fluorid içeren bir diş macunu ile fırçalamak, dişlerinizin arasını diş ipi ile temizlemek ve fluoridli bir gargara ile çalkalamaktır. Görüleceği gibi hamile olmanız, ekstra bir diş bakımı yapmanızı gerektirmez. Ama diş bakımınızı aksattığınızda bunun sonuçlarını hamileliğiniz süresince daha vurgulanmış olarak yaşarsınız .

    Ağız-diş sağlığınızı korumak için yapmanız gereken bir diğer şey ise diş hekimi kontrolünde olmaktır. Hamileliğiniz diş tedavisi yaptırmanıza engel değildir. Düzenli olarak kontrollerinize gitmeniz ve diş temizliği yaptırmanız, hamileliğiniz süresince acil bir durumla karşılaşma ihtimalinizi azaltacaktır. Diş hekiminiz gerekli görülen tüm tedavileri size ve bebeğinize hiçbir zarar gelmeyecek biçimde planlayacak ve gerektiğinde kadın - doğum doktorunuz ile iletişime geçecektir. Hamileliğiniz süresince her türlü diş tedavisini yaptırabilirsiniz. Ancak eğer daha önceden düşük hikayeniz varsa veya düşük yapma ihtimaliniz varsa, hamileliğinizin ilk üç ayında çok acil olmayan tedavileriniz yapılmayacaktır.

    Diş tedavisi sırasında ağrı duymamanız için anestezik maddeler ve sonrasında gerekli görülen bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Kullanılan anestezik maddelerin size ve bebeğinize zararı yoktur. Aynı şekilde ağrı kesici veya antibiyotik kullanılması gereken hallerde diş hekiminiz kadın doğum doktorunuz ile irtibata geçecek ve en güvenli ilaçları size reçete edecektir.

    Hamileliğiniz süresince çok gerekmeyen durumlarda diş filmleriniz alınmayacaktır. Ancak diş film çektirmeniz gerektiği hallerde koruyucu kurşun yelekler giyilerek ve çok düşük dozlarda röntgen ışını kullanan cihazlarla bu sorun giderilebilir.

    Beslenme Önerileri

    Dengeli beslenmeniz hayatınızın her döneminde olduğu gibi bu döneminde de çok önemlidir. Ayrıca hamileliğiniz süresince yedikleriniz bebeğinizin gelişimini de doğrudan etkiler. Diş gelişimi de bu süreçte etkilenebilir. A,C,D vitaminlerini, kalsiyumu, proteini ve fosforu yeterli miktarda almanız çocuğunuzun sağlıklı dişleri olmasını sağlar. Çocuğunuzun dişleri için gerekli olan kalsiyumun kaynağı sizin dişleriniz değil, beslenmenizde aldığınız kalsiyumdur. Eğer yeterli miktarda kalsiyum almazsanız, vücudunuz kemiklerinizden kalsiyum alacaktır. Süt ve süt ürünleri, beslenmenizdeki kalsiyum kaynaklarınızdır. Gerekli görüldüğü takdirde kalsiyum tabletleri de kullanabilirsiniz.



    alıntı
#18.01.2008 22:00 0 0 0
#18.01.2008 21:34 0 0 0
  • aşure gününün faziletleri - aşure namazı - aşure günü orucu - aşure namazının faziletleri - aşure orucunun faziletleri


    Yarın-Cumartesi günü- Muharremin 10. günü yani Aşure günü. Şimdiden bu mübarek gününüzü kutluyoruz.

    AŞURE GÜNÜ TUTULAN ORUCUN FAZİLETİ:

    Resulullah (S.A.V.) efendimizin şöyle buyurduğu anlatılmıştır "Bir kimse, muharrem ayında bir gün oruç tutar ise onun için her güne otuz günlük oruç sevabı vardır." Bir rivayete göre; İbn-i Abbas (R.A.) Resulullah (S.A.V.) efendimizin şöyle buyurduğunu anlatmıştır: "Bir kimse, muharrem ayında, aşure günü oruç tutar ise onun için on bin melek sevabı verilir. Bir kimse, muharrem ayında aşure günü oruç tutarsa onun için on bin şehit sevabı, on bin hac eden ve umre eden sevabı verilir.

    Bir kimse, aşure günü bir kimsenin başını okşar ise o yetimin başındaki tüylerin sayısı kadar o kimsenin cennette derecesini arttırır.

    Bir kimse, aşure gecesi, oruçlu bir mümine iftar ziyafeti verir ise Muhammed ümmetinin tümüne iftar ziyafeti vermiş ve hepsinin karnını doyurmuş kadar olur."

    O gün, siz de oruçlu olunuz. O günde, çoluk çocuğunuza bolluk gösteriniz.

    Her kim, aşure günü, malından bolca harcar ise Allah-ü Teala, senenin diğer günlerinde ona bolluk ihsan eyler.

    Bir kimse, aşure günü oruç tutar ise kırk senelik günahına kefaret olur.

    Bir kimse, aşure gecesini ihya eder de; gündüzünü dâhi oruçlu geçirir ise ölüm acısını anlamadan ölür."


    AŞURE GÜNÜNÜN FAZİLETLERİ

    Bu arada, sahabe Resulullah (S.A.V.) efendimize şöyle buyurdu:

    "Evet, öyledir.

    Allah-ü Teala, semaları aşure günü yarattı.

    Dağları aşure günü yarattı.

    Denizleri aşure günü yarattı.

    Kalemi aşure günü yarattı.

    Levhü aşure günü yarattı.

    Âdem Aleyhisselamı aşure günü yarattı. Âdem Aleyhisselamı aşure günü cennete koydu.

    İbrahim Aleyhisselam, aşure günü doğdu. Allah-ü Teala onu aşure günü ateşten kurtardı. Oğluna kurban fedaisini aşure gününü yolladı.

    Firavun, aşure günü suda boğuldu.

    Allah-ü Teala Eyüp Aleyhisselamı hastalık belasından aşure günü kurtardı.

    Allah-ü Teala Âdem Aleyhisselamın tövbesini aşure günü kabul buyurdu.

    Allah-ü Teala, Davut Aleyhisselamın günahını aşure günü bağışladı.

    İsa Aleyhisselam, aşure günü doğdu.

    Kıyamet de aşure günü kopacaktır."

    Bu sırada, Hz. Ömer (R.A.) şöyle dedi:

    "Ya Resulullah, Allah-ü Teala aşure gününü vermekle bize üstünlük ihsan eyledi."

    Bundan sonra, Resulullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:

    "Allah-ü Teala, semaları ve yeri öyle bir aşure günü yarattı.

    Yıldızları da öyle bir aşure günü yarattı.

    Arşı aşure günü yarattı. Kürsiyi dahi onun gibi bir aşure günü yarattı.

    Cebrail Aleyhisselamı aşure günü yarattı; melekleri dahi, onun gibi bir aşure günü yarattı.

    İdris Aleyhisselam, aşure günü semaya yükseldi.

    İsa Aleyhisselam, aşure günü semaya yükseldi. İsa Aleyhisselamın doğumu dahi, aşure günü olmuştu.

    Allah-ü Teala, Süleyman Aleyhisselama mülkünü aşure günü verdi.

    Yüce Rahman Rabbin arşa istivası, aşure günü olmuştur.

    Semadan ilk yağmur, aşure günü yağmıştır.

    İlk rahmet, aşure günü nazil olmuştur.

    Bir kimse, aşure günü boy abdesti alır ise ölüm hastalığı hariç; hiç hasta olmaz.

    Bir kimse, aşure günü gözlerine sürme çeker ise sene boyunca göz ağrısı görmez.

    Bir kimse, aşure günü bir hastayı ziyaret eder ise Âdem'in oğlunu ziyaret etmiş gibi sevap alır.

    Aşure günü birine bir içimlik su veren kimse göz açıp kapayıncaya kadar zaman dahi, Allah'a asi olmamış gibi olur.

    AŞURE GÜNÜ KILINACAK NAMAZIN FAZİLETİ

    Bir kimse, aşağıda anlatılacak şekilde dört rekât namaz kılar ise Allah-ü Teala onun elli senelik geçmiş; elli senelik de gelecek günahını bağışlar. Mele-i Alada dahi, onun için nurdan bir köşk yapar:

    a.Her rekâtında bir kere Fatiha suresi okunur.

    b.Elli bir kere (51) İhlâs suresi okunur."

    Bir başka rivayette ise, bu namaz şöyle anlatılmıştır:

    Her rekâtta, bir kere Fatiha suresi okunur.

    Her rekâtta, bir zilzal suresi okunur. (90. suredir)

    Her rekâtta, bir kere kafirun suresi okunur. (109. suredir)

    Her rekâtta, bir kere ihlâs suresi okunur. (112. suredir)

    Namaz bittikten sonra da, Resulullah (S.A.V.) efendimize 70 kere salâvat okunur."

    AŞURE GÜNÜ VE BOLLUK

    Anlatıldığına göre: İbrahim b. Muhammed b. Münteşir; zamanında Küfe'de görülen en faziletlilerdendi.

    O şöyle anlatmıştır:

    "Bir kimse, çoluk çocuğa aşure günü bolluk gösterir ise Allah-ü Teala, senenin kalan günlerinde ona bolluk ihsan eyler."

    Süfyan şöyle dedi:

    "Anlatılan durumu, elli sene denedik; bolluktan başka bir şey görmedik."

    Anlatıldığına göre: geçmişteki büyük zatlardan biri şöyle demiştir:

    "Bir kimse, zinet günü sayılan aşure günü oruç tutar ise senenin içinde kaçırdığı nafile oruçlara yetişmiş olur.

    Bir kimse aşure günü sadaka verir ise sene içinde kaçırdığı sadaka verme sevabına yetişmiş olur."

    alıntı
#18.01.2008 16:14 0 0 0
  • Konu: Canım Anam
    Her ana evladını dokuz ay karnında; dünyaya getirdikten sonra ömürboyu yüreğinde taşır. Hep koruyup kollar evladının bir teline zarar gelmemesi için elinden gelen her fedakarlığı eksik etmez. Bu duyguları çok iyi biliyorum çünkü bende bir anneyim. Anacığım yedi evladını yüreğinde taşıdığını biliyorum. Ömrünü bize vakfettiğini, başımız belada olsa ilk koşacak insanın sen olduğunu biliyorum.

    Her darda kaldığımızda darlığımızı gidermek için çırpındığını biliyorum. Sığınacak bir liman aradığımızda sana sığınabileceğimizi biliyorum. Kısacası bizim için yaşadığını biliyorum. Ve sen yaşadığın sürece güvende olacağımı biliyorum. Her anne ömrünü çocuğunun ömrüne katarak çocuğunu büyütür. Yeri gelir gecesini gündüz eder. Böyle günler çok yaşadın farkındayım.

    Yıllar öncesine dönüp baktığımda başucumda oturmuş ağlayan nur yüzlü bir kadın görüyorum. Çocukça, masumca oynadığım bir oyunun nasıl ölüm kalım meselesine dönüştüğünü, beni kurtarmak için nasıl çırpındığını, beni yaşatmaya nasıl çalıştığını tek başına verdiğin büyük savaşı hatırlıyorum. Nasıl öderim hakkını nasıl. Sırtımda Kabeye götürsem, tüm günahlarını ben üstlensem, basıp geçtiğin toprak olsam yine ödeyemem.

    Farkında olmadan, istemeden seni kırdıysam şayet affet anacığım. Bilirsin evladın seni çok sever üzülmene dayanamaz. Benim yüzümden asla gözünde bir damla yaş görmek istemem. Çünkü bu benim mahvolmam demektir. Zira seni üzersem Rabbime isyan etmiş olurum.

    Anacığım yanımızdan her gidişinde senin için endişe ediyorum. Acaba nasıl, iyimi, ilacını aldımı, yoksa unuttumu?... Kendine yemek pişirebildimi? Bizim onu özlediğimiz gibi O'da bizi özledimi? Acaba mutlumu yoksa güzel yüreği mahsunmu?

    Hep dualarımdasın anacığım. Sen benim hayat düsturum, örnek alabildiğim tek insansın. Sana ne desem bilmiyorum ki... Anlatmak istediğim herşey eksik kalıyor. Sevgimi yeterince ifade edemiyorum.
    Hiç bir güzel söz seni anlatmaya yetmiyor. Anacığım şundan emin ol; Senin beni yüreğinde taşıdığın gibi bende seni taşıyorum, ölene kadar da taşıyacağım.

    Rabbimden, sana uzun ve hayırlı ömürler diliyorum... Hangi yaşta olursak olalım sana hep muhtaç olacağız...

    Tüm Annelere....

    alıntı
#17.01.2008 13:36 0 0 0
  • en zor bulunan,
    en yanibasimizda,
    en acitan,
    en sevdigimiz
    ve hep ozlenen, hep aranilan.
    " Dost "

    Bazen gun agardiginda gokyuzundeki gunesi alip dudaklariniza
    dokundurtan, bazende karanliklar basincaya kadar soylenemeyen, esirgenen
    ya da unutulan.
    " Gunaydın "

    Bazen yanibasindayken, hep seninle olacakmis kadar asinalasip
    umarsizlastigin, bazen de kiymetini, onemini, sevgisini ve sevkatini
    artik aglayarak ozlemiyle paylastigin.
    " Anne "

    Bazen hiddetinden korktugun, gucunu devlestirdigin, her turlu
    sorumlulugu yukleyipte elinle ittigin, bazende arkadas olup, gezdigin,
    ornek aldigin, yuregindeki sinirlari sonsuza kadar actigin, taptigin.
    " Baba "

    Bazen "eninde sonunda sen benim olacaksin, bende senin" diyecegin kadar
    keskin ve kesin, Bazen de aradigin sonsuzluga kavusturacak kadar hem
    uzak hem de yakin ama senin.
    " Ölüm "

    Bazen cok bilinmeyenli bir denklem icinde suruklenip kaybolup gittigin,
    bazende basitligi karsisinda afallayip, alaya alip, kucumsedigin, "es"
    gectigin.
    " Hayat "

    Bazen torpil de yapsan nafile, suresi basindan kisaltlmis bir imtihan,
    bazen de bir bedende dokuz kez formatlanmis bir yasam.

    " Ömür "

    Bazen saclarina ak dusene kadar arayip da bulamadigin en guzel hayal, en
    buyuk armagan, en buyuk dus, bazen de bolca bulup insafsizca harcadigin,
    lackalasmis, anlami kaybolmus, bir yokolus bir dusus.
    " Ask "


    Karnin her zaman tokken, sirtin pekken, gonlun hosken dahi en buyuk
    acligin, fazla bulunca degerini ilemeyip, simardigin, gidim gidim
    oldurup de yokettigin, sactigin.
    " Sevgi "


    Bazen bir kerecik isitebilmek icin hem kactigin hem kovaladigin, bazen
    de olur olmaz yerde soyleyip abartarak batirdigin, battigin.
    " Saygı "


    Bazen degil her zaman butun kisiliklerin boy aynasi...
    Yansidigin...yansittigin...
    " Evet "


    Bazen acimasizca dudaklarindan cikmasina izin verdigin insafsizligin,
    bazen de soyleyip hem ezdirdigin hem de altta kaldigin!
    " Hayır "


    Bazen tadabilmek icin tadini beyazlara siyahlara ciceklere ve umutlara
    dolandigin, dolandirdigin, bazende kurtarabilmek icin ozgurlugu, tek
    parca kalabilmek adina savastigin.
    " Evlilik "


    Bazen gun icersinde cömertçe sunabilecek kadar gonullere ılık bir
    meltem, tatli bir su olup aktigin, bazen de bir kerecik duyabilmek ve
    soyleyebilmek icin seni kavuran yalnizliga huzunlerle daldigin.
    " Merhaba "


    Bazen seni sevdigin herseyden ayiracak korkusu ile duymamak icin
    kulaklarini eze eze tikadigin, bazen de sabah'lari karsilamak icin,
    gece'lere soyleyip, yildizlarla allayip pulladigin.
    " Allahaısmarladık "


    Bazen de bir kelimeyi baska bir kelime ile, onlari da baska baska
    kelimelerle tanistirip, dunyanin en dusunulur yapisini olusturdugun
    anlamlar dinamigin.
    " Cümle "


    Cumle ?
    Sahi, cumle dedim de aklima geldi; Sadece 3 kelimeyi seferber ederek
    sonrada onlari yanyana dizerek yuregimin sesini de anlamina katarak
    olusturdugum en favori cumlemi acikliyorum;
    " Seni cok seviyorum..."
    Gec kalmadan iste!
    Hic bir sey zamaninda "gec" degildir cünkü..."

    Alıntı
#17.01.2008 13:33 0 0 0
#16.01.2008 22:17 0 0 0
  • noimage

    En gelişmiş bilgisayar, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyni saniyede 10 trilyon işlem yapabiliyor.

    Erkek, işçi ve kraliçe arı olmak üzere 3 tip arı bulunuyor. İşçi arı dişi ama kısır, kraliçe arı ise yaşamı boyunca bir defa dölleniyor. Kraliçe arı, 5 ile 7 yıl boyunca yaklaşık 400-500 bin spermi muhafaza ediyor.

    Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Başaran, arılarla ilgili teorik araştırmalar yaptığını belirtti. Arılarla içiçe büyüdüğünü ve çok sevdiğini, bu nedenle arıların gizemli dünyasını irdelediğini anlatan Başaran, arıların, çok mükemmel işleyen bir yaşamları olduğunu anlattı.

    Erkek, işçi ve kraliçe arı olmak üzere 3 tip arı bulunduğunu, kraliçe arının 5 ile 7 yıl, erkek arının en fazla 1 hafta ve işçi arının, larvadan çıktığı andan itibaren 1 ile 6 ay arasında yaşadığını dile getiren Başaran, kraliçe ve işçi arının 2 kromozom, erkek arının yarım kromozomdan oluştuğunu, kraliçe ve işçi arıların 2 kromozomdan oluşmasına rağmen beslenmeden dolayı kraliçe arının ömrünün daha uzun olduğunu vurguladı.

    4 Bin Metrede Döllenme

    İşçi arının dişi, ancak kısır olduğunu; kraliçe arının ise dişi, ancak kısır olmadığını ve yaşamı boyunca bir defa döllenen kraliçe arının 5 ile 7 yıl boyunca yaklaşık 400-500 bin spermi muhafaza ettiğini ifade eden Prof. Dr. Başaran, şöyle dedi:

    İşte mucize burada. Normal şartlara eksi 196 derecede spermler muhafaza ediliyor. Ama kraliçe arı, yaklaşık 7 yıl boyunca bu kadar spermi muhafaza edebiliyor. Yumurtadan, işçi arı 21 gün, kraliçe 16 ve erkek arı 24 günde ergin olarak çıkıyor. Sürede de fark var. Kraliçe arı, yumurtadan çıktıktan sonra zifaf uçuşuna çıkıyor. Kraliçe arı bu uçuşa çıktığı zaman bütün erkek arılara göz kırpıyor. Hep birlikte uçuşa başlıyorlar. 4 bin metre yüksekliğe kadar çıkan kraliçe arı, erkek arıların gelip gelmediğini belirlemek için arada bir arkasına bakıyor. Uçuş sırasında sadece tek bir erkek arı kalıyor. Onunla da kraliçe arı, 4 bin metre yükseklikte eksi 18 ile 20 derece arasında çiftleşiyor. Bu erkek arı da çiftleşme sırasında ölüyor

    Kovana geri dönen kraliçe arının, işçi arıların temizlediği yuvalara her gün yaklaşık 2 bin yumurta bıraktığını ve dünyanın hiç bir yerinde bu kadar yumurta meydana getiren bir sistem bulunmadığını bildiren Başaran, yumurtadan çıkan arının, jet hızıyla bal toplamaya çıktığını anlattı.

    Kraliçe Arı Radar Gibi Gözlüyor


    Arılar arasında mükemmel bir işbölümü bulunduğunu ve bir arının ömrü boyunca topladığı bal miktarının, bir çay kaşığının 12de 1'1 i kadar olduğunu ifade eden Davut Başaran, şöyle konuştu:

    En gelişmiş bilgisayar, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyni saniyede 10 trilyon işlem yapabiliyor. 500 gram bal için 900 arı 1 gün çalışırken, 1 arı 25 dakikada 50 çiçek, 450 gram bal için de17 bin arı 10 milyon çiçek dolaşıyor. Arılar o kadar sistemli çalışmalarına rağmen işitmiyorlar. Gözleri de kırmızıyı görmüyor. Ama sağlıklı bir koku sistemleri var. Her kovanda 1 kraliçe, yaklaşık 80 bin işçi ve 100 bin erkek arı vardır. Kraliçe arıda, arıların hepsini gözleyebilecek bir radar sistemi var. Hangi arı ne yapıyor, hepsini gözlüyor. Kraliçe arı, salgıladığı hormonla bütün arıları zaptu rapt altında tutuyor. Bal arılarının düşmanı eşek arısı kovana girmek isteğini zaman kraliçe arı, radar sistemiyle bunu fark ediyor. Hemen diğer arıları uyarıyor. Kovana girmek isteyen eşek arısına yaklaşık 500 arı çullanıyor. Bir sistem oluşturarak 50 derecelik bir sıcaklık oluşturuyorlar ve eşek arısını bu sıcaklık sistemiyle öldürüyorlar.

    Arılar Dansla İşaret Veriyor

    Prof. Dr. Başaran, arıların bir yerde yem bulduğu zaman mesafesine göre değişik hareketler yaptığını, 15 metrekarelik bir alan için daire şeklinde dans, 25 ile 100 metrekarelik alan için sallanma dansı ve 100 metrekareden fazla alanlar için 8 işaretli dans yaptığını belirterek, bu işaretleri, kovandaki bütün arıların fark ettiğini ve karanlıkta bile 5 dakikada hemen o yeri bulduğunu kaydetti

    alıntı
#16.01.2008 13:39 0 0 0
#16.01.2008 13:30 0 0 0
  • Kız çocuğa bir top atarsanız hemen suratına çarpar
    Erkek çocuğa bir top atarsanız onu yakalamak için ellerini acar yine de
    Top suratına çarpar

    Kız çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, süslenme
    Faslı bittiğinde küçük hanim harika görünmektedir ama gidicesiniz yere 1
    Saat gecikmişsinizdir...
    Erkek çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, ama 10
    Dakika sonra gömleğinin 2 yakası 2 tarafa kaymış, ayakkabıları
    Tozlanmıştır

    Kız çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp neden yapıldığını anlamaya
    Çalışır
    Erkek çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp bundan nasıl bir silah
    Yapacağını düşünür

    Kız çocuklara bir Barbie bebek verin, onu giydirir, süsler, evcilik
    Oynarlar
    Erkek çocuklara bir Barbie bebek verin, hemen kollarını bacaklarını
    Koparırlar

    Erkek çocuğun saclarını kestirdiğinizde nasıl olduğuyla ilgilenmez bile
    Kız çocuğun saclarını kestirdiğinizde yeni halini beğenmemişse kendini 2
    Hafta odasına kilitleyebilir

    Kız çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp yüzüne gözüne sürer
    Erkek çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp duvarları boyar

    Kız çocuk gaz kaçırırsa kıpkırmızı olur çok utanır
    Erkek çocuk gaz kaçırırsa önce bir güler, ardından ayni sesi 50 kere
    Tekrar eder

    Erkek çocuklar tırnaklarını uzatır çünkü kesmeye üşenirler
    Kız çocuklar tırnaklarını uzatır ama daha güzel olduğu için değil, bir
    Erkek çocuğun orasını burasını çizebilmek için...

    Erkek çocuklar 6 yaşından itibaren babalarına yanak vermeyi keserler
    Kız çocuklar 6 yaşından itibaren babaları onlara şeker vermezse onlar da
    Yanak vermeyi keserler

    Kız çocuklar genelde erkek çocuklardan önce konuşmayı öğrenirler
    Erkek çocuklar genelde konuşmadan önce silah seslerini taklit etmeyi
    Öğrenirler

    Kız çocuklar filmde biri öldüğünde ağlarlar
    Erkek çocuklar Ninja Kaplumbağaları 3. kere seyrederken biri TV'yi
    Kapatırsa ağlarlar

    Kız çocuklar büyüyünce kadın olurlar
    Erkek çocuklar büyüyünce büyük erkek çocuk olurlar
#16.01.2008 13:19 0 0 0
#16.01.2008 02:25 0 0 0
  • Bİr gün sırtında bir damlayla bir karıncanın yürüdüğünü görür bir adam ve hayretler içinde karaıncaya sorar;

    - Bu su damlasıyla nereye gidiyosun?

    Karınca telaşlı bir şekilde cevap verir;

    -Duymadınmı Hz. ibrahim'i ateşe atmışlara oraya götürüyorum,

    Adam suratındaki hayret ifadesi yerini alaycı bir ifadeye bırakır.Ve Adam karıncaya;

    - sen oraya gidene kadar ölürsün, hem diyelim gittin sırtındaki o su damlası ne yapar o koca ateşe?

    karınca da şaşkın bir ifadeyle adama;

    -eğer oraya gidemeden ölürsem hiç değilse bu dava ''UĞRUNDA ÖLÜRÜM'',

    Diyelim ki gittim ben de biliyorum bu damla bir işe yaramıyacak ama

    ''HİÇ DEĞİLSE TARAFIMIZ BELLİ OLSUN ''der.

    alıntı
#15.01.2008 23:24 0 0 0
#15.01.2008 23:07 0 0 0
#15.01.2008 23:06 0 0 0
  • Anne Nedir - Anne Şefkatinin Önemi - Anne Şefkati - Annenin Tarifi
    ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır.

    Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir!

    Ne kadar üzsen de 10 Dakika sonra seni affeden zarif bir memeli türüdür, yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan, kucağına yatıran, öpüp koklayan tek varlıktır,meleğin süt verebilenidir.

    Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için elindeki tencere ve Tavalarla maymunluk yapabilen kişidir, kafayı çocuklarıyla bozmuş,göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan, sevgi dolu fedakar İnsan dişisidir.

    Yemek uzmanı, düzen insani, bilgili, kültürlü her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir, Dizi dizi incidir lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir, sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde, "amaaan ben sana daha güzelini bulurum" diyebilen komik bir karakterdir.

    AMA dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan, harikulade bir varlıktır , olmadık yerlerde iyi ki doğurmuşum Ulen seni! diyen bir sabır ağacıdır,evlatlarını asla ayırmayan, aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir.

    Mutfakta yasayan, evde Herkesi idare Eden bir tür canlıdır.

    Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce, çocuğu mezun olunca,çocuğu gol atınca,çocuğu hasta olunca, çocuğu askere gidince, velhasil buna benzer bir sürü şeye ağlayabilen, bu yazıyı okurken duygulanıp gözleri dolabilen,ağlamaya Meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır,

    Son kiiii üç dört...

    Uzakta dursa da yakın hissedilen, canı hep istenen, asla vazgeçilmeyen, Dizinin dibinde olmak istenen, evlatların varlığını varlığına armağan edebileceği, ıslak - kuru AMA heeeep duygulu Tek kadındır...!
#15.01.2008 00:44 0 0 0
  • ünlülerin kadınlar hakkındaki sözleri - evlilik hakkında sözler - kadınlarla ilgili sözlerEvlendikten sonra erkek ve kadın, yazı-tura gibidir; asla yüz yüze gelmezler, ancak hep beraberdirler.
    Hemant Joshi

    Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olursunuz. Eşiniz kötü
    olursa filozof olursunuz..
    Socrates

    Kadınlar bize her zaman büyük hedefler gösterir ve onlara ulaşmamızı engeller.
    Dumas

    Hiç yanıtlayamadığım en büyük soru şu olagelmiştir: "Bir kadın ne ister?"
    Sigmund Freud

    Karıma bazı sözler etmişimdir, o da bana bazı paragraflarla cevap vermiştir.
    Anonim

    Bazı kişiler uzun evliliğimizin sırlarını sorarlar;. Biz haftada iki kez restorana gideriz. Biraz mum ışığı, akşam yemeği, hafif müzik ve dans...
    O salı günleri gider, ben cuma."
    Henny Youngman

    Terörizm beni hiç endişelendirmez. İki yıldır evliyim.
    Sam Kinison

    Fon transferi için elektronik bankacılıktan hızlı tek yol vardır ve buna evlilik adı verilir.
    James Holt McGavran

    Her iki karımla da talihim kötü gitti. Birincisi beni terketti, ikincisi terketmedi.
    Patrick Murray

    Evliliğinizi iyi götürmek istiyorsanız,

    1) hatalı olduğunuzda itiraf edin,

    2) haklı olduğunuzda susmayı bilin.
    Nash

    Karınızın doğum gününü unutmamanızın en iyi yöntemi, bir kez unutmanızdır.
    Anonim

    Evlenmeden önce ne yaptım, biliyor musunuz? İstediğim her şeyi..
    Henny Youngman

    Karımla ben 20 yıl çok mutlu yaşadık. Sonra da tanıştık.
    Rodney Dangerfield

    İyi bir kadın, yaptığı her hatasında kocasını affedendir.
    Milton Berle

    Evlilik, kişinin düşmanıyla yattığı tek savaş şeklidir.
    Anonim

    Birinci adam (iftiharla): "Benim karım bir Melek"
    İkinci adam: "Çok şanslısın, benimki hala yaşıyor"


    alıntı
#14.01.2008 20:12 0 0 0