bluwawe

bluwawe

Üye
05.09.2005
Çavuş
1.786
Hakkında

#21.03.2006 20:19 0 0 0
#21.03.2006 20:10 0 0 0
#21.03.2006 20:09 0 0 0
#21.03.2006 20:08 0 0 0
  • İnfertilite (kısırlık) sorunu yaşayan aileler sağlıklı bir bebeğe sahip olabilmek için büyük bir mücadele vermektedirler. Çiftlerin çocuk sahibi olmalarını engelleyen sebeplerden kurtulmak için atmaları gereken en önemli adım, problemin ne olduğu konusunda mümkün olduğunca fazla bilgilenmektir. Bunun için çiftler öncelikle bu durumu iyice araştırmalı ve kendileri hakkında yeterince bilgiye sahip olmalıdırlar. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, kısırlık sorununu Mynet okurları için yazdı.

    Kısırlık sorunu çoğu zaman baskılar ve çeşitli çekinceler nedeniyle arkadaş yada aile çevresiyle rahatça paylaşılamaz. Son yıllarda kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin sosyal hayatın içerisinde karşılaştığı sıkıntılar açısından oldukça fazla yol kat edilmiş olmasına rağmen maalesef hala birçok çevrede kısırlık bir tabu olarak görülüyor.

    Son dönem yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlara göre her altı çiftten biri infertilite sorununu yaşıyor. Peki çevremizde bu kadar sık karşılaştığımız infertilite (kısırlık) tam olarak nedir?

    Genç bir kadının düzenli cinsel ilişkide bulunduğu taktirde gebe kalma şansı %20'dir. Korunmayan çiftlerin bir çoğu ilk 6 ay içinde hamile kalır. Basit olarak kısırlık bir yıl süresince çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına rağmen gebeliğin elde edilememesi durumudur. Çiftlerde infertilite erkek, kadın veya her ikisindeki problemlere bağlı olabilir. İnfertil çiftlerin %30'u erkeğe bağlı, %30'u kadına bağlı nedenlerden dolayı çocuk sahibi olamamaktadır. Çiftlerin %40'ında ise infertilite eşlerin her ikisindeki problemlere bağlıdır. Erkek eşte sperm sayısının, hareketliliğinin yada normal yapıdaki spermlerin azalması ve menide hiç sperm olmaması infertilite nedenleridir. Ayrıca iktidarsızlık ve geriye boşalma da infertiliteye yol açabilir. Kadın eşte ise yumurtlamanın olmaması, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir hastalık), Fallop tüplerinin tıkalı olması ve rahimde myomların bulunması infertilite nedenidir.

    Çiftlerde kısırlık problemiyle karşılaşma oranı sürekli olarak artış göstermektedir. Değişen hayat şartları, evlilik yaşının yükselmesi ve çiftlerin geç çocuk sahibi olma isteği sorunun yaygınlaşmasının nedenlerindendir. Kadınların ileri yaşlarda anne olma isteği ve erkekte sperm kalitesinin düşmesi kısırlık artışının en önemli sebeplerindendir. Modern hayata bağlı olarak değişen yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı, teknolojik gelişmeler, stres, iş ve çalışma çevresi sperm kalitesinin düşmesinin genel nedenleri olarak sıralanabilir. Şehir merkezlerinin yanı sıra kırsal kesimde de aynı sorunla karşılaşılmaktadır. Tarımsal ilaçlamalarda kimyasalların fazla kullanılmaya başlanması burada kırsal bölgelerde yaşayan insanları olumsuz yönde etkilemektedir.

    Stresin Üreme Sağlığına Etkileri

    Stresin kadın ve erkek infertilitesi üzerindeli etkisi azımsanmayacak kadar fazladır. Üreme hormonlarını salgılayan hipofiz bezi duygusal değişikliklere ve strese son derece duyarlı olduğundan stres kadınlarda adet düzenini bozar. Kısa süren duygusal değişiklikler ve stres geçici problemlere de neden olur. Daha uzun süreli stres üreme hormonlarının dengesini bozar. Bu durum da stresin artmasına neden olduğundan sürekli bir kısır döngü oluşur.

    Yapılan değişik çalışmalarda stresin gebe kalabilmeyi zorlaştırdığı gösterilmiştir. Kadınlarda depresyon ve anksiyete, kalp hastalıklarına ve yeme bozukluklarına yol açmanın yanında üreme sağlığını da olumsuz etkiler. Stres kurtulmak için destek gruplarına katılan kadınlarda gebelik oranlarının arttığı saptanmıştır.

    Kısırlık tedavisi gören bazı çiftlerin psikolojik olarak etkilenerek strese girdikleri belirlenmiştir. Stres bu tedavilerin başarısını olumsuz etkiler. Bazı çiftler sıkıntı ve kabuslardan yakınır, bu çiftler genellikle kısırlık ve tedavisi hakkında konuşmaktan kaçar. Tedavi sırasında etkilenen çiftlerin doğumdan sonra bebeği benimsemesinde de problemler görülebilir. Durumunuzu ve tedavinizi konuşmak sizi rahatsız ediyorsa bu durumu hekiminizle paylaşın. Hekiminiz sizi rahatlatabilecek önerilerde bulunacaktır.

    Yaşantınızda sizi strese sokan nedenlerin belirlenmesi stresten kurtulmak için atılacak ilk adımdır. Çalışma yaşamınız ile ilgili problemler, aile bireyleri ile olan problemler, yalnızlık, başarısız olma kaygısı, suçluluk duygusu, fazla rekabet ve cinsel hayatınızdaki problemler strese neden olur. Çoğu zaman kontrol edebileceğiniz ve çözüm bulabileceğiniz sıkıntılar birikerek sizi strese sokar. Kendinize biraz daha fazla zaman ayırmak, zevk aldığınız uğraşlara zaman ayırmak, ılık banyo ve masaj alınabilecek basit önlemlerdir.

    Streste olduğunuzun fakında mısınız?

    Günlük hayatın yoğunluğunda gergin ve yorgun hatta mutsuz olmak bir süre sonra yaşantınızın doğal bir parçası haline gelebilir. Birçok çift hekime başvurana dek ne kadar gergin ve stresli olduklarını fark etmezler.

    Ne kadar streslisiniz?

    - Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?

    - Uykuya dalmakta güçlük çekiyor musunuz?

    - Sık sık başınız ağrıyor mu?

    - Adetleriniz düzensiz mi?

    - Sık sık vajinal enfeksiyon ve uçuk enfeksiyonu geçiriyor musunuz?

    - İş arkadaşlarınıza ve ailenize gösterdiğiniz tolerans azalıyor mu?

    Bu sorulardan bir veya birkaçına evet cevabını vermeniz streste olabileceğinizi gösterir.

    Stresten kurtulabilirsiniz;

    Düzenli beslenme, hafif egzersiz, yeteri kadar dinlenmek ve sizi rahatlatan zevk aldığınız uğraşlara vakit ayırmanız stresin fiziksel bulgularını ve üreme sağlığınıza olan olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilir. Depresyon tanısı ile ilaç tedavisi gerektiğinde infertilite tedavisine ara verilmesi ve depresyon tedavisi bittikten sonra yeniden başlanması uygun olur.
#21.03.2006 04:12 0 0 0
#21.03.2006 01:56 0 0 0
#21.03.2006 01:55 0 0 0
#21.03.2006 01:49 0 0 0
  • 'Mani est vivant! / Mani Hayy! isimli şiir kitabıyla, Fransa'da yabancı şairlere verilen Max Jacob Ödülü'ne değer görülen Özdemir İnce, 'Mutluyum ama haddinden fazla da mutlu değilim. Ödülün bana verilmesi normal diyor

    Özdemir İnce, Fransa'da Al Manar Yayınevi tarafından aralık ayında yayımlanan Mani est vivant! / Mani Hayy! isimli şiir kitabıyla, Fransa'da yabancı şairlere verilen Max Jacob Ödülü'ne değer görüldü.

    İnce, Mani Hayy isimli kitabının Türkçe ve Fransızca baskılarını elinde tutarken oldukça mutlu görünüyor. İnce, yurtdışında ödül almasına daha az şaşırdığını belirtiyor. Ödül haberini, Mani Hayy'ın Fransızca baskısı için onuruna verilmesi planlanan kokteylin hazırlıkları sürerken aldığını söyleyen İnce, tesadüfü Ödül bonus geldi! şeklinde yorumladı.

    Ödül aldığınızı duyduğunuzda ne hissettiniz?
    Daha kitabın çıkmasına alışamadan ödül aldığımı öğrendim. Şaşırdım tabii. 11 kişilik jürinin hepsi bana oy vermiş. Bir de kitabımın Fransızca baskısını yapan Al Manar Yayınevi, Fransa'nın en küçük yayıncılarından biri. Yani, ticari ya da yönlendirici gücü olmayan bir yayınevinden çıkmış bir kitaptan söz ediyoruz ki bu benim için önemli.

    Ödülün Fransa'dan gelmesi anlamlı; çok sayıda Fransızca çeviriniz de var.
    Türkiye'de bir ödül için müracaat etmem; Türkiye'de ödül almadım hemen hemen. Ödüllere meraklı da değilim.

    Pek şaşırmamış gibisiniz?
    Fransa'da şiir okurları arasında tanınıyorum. Birçok şehirde şiir okudum, konferanslara katıldım, daha önce kitaplarım basıldı. Ayrıca Fransız edebiyatının önde gelen şairleri, yazarları arasında çok sayıda arkadaşım var. Belki de Türkiye'den çok Fransa'da yazar arkadaşım vardır. Ayrıca Türkiye'de yazılan şiir, o şiirin akışı, debisi, geçtiği yerler başka, benim şiirim başka. Şu anda yazılan şiirle şiirim arasında büyük bir ortaklık yok. Bu kitap, genç Türk şairleri için son derece zor bir kitap. Şiir Türkiye'de olmasa da dünyada böyle yazılıyor.

    'Şapka müthiş bir şiir
    Jacob için ne düşünüyorsunuz?
    Fransa'nın en önemli şiir ödüllerinden biri ve hatta bazı yorumlara göre de en önemlisini almış olmak sevindirici. Çok sevdiğim bir şair. Ama şiirleri Türkiye'de pek tanınmaz.

    Max Jacob'un şiir serüveninizdeki yeri nedir?
    Şapka diye bir şiiri vardır; müthiş bir şiirdir. O şiir belki önderliğimi yapmıştır modern şiirde. Ödülü aldığımı öğrendiğimde hemen Şapka şiirini okudum; şimdi de Jacob üzerine çalışmaya başladım. Jacob, şiirimde önemli. Kuşağımdan olan şairler için de önemli olduğunu düşünüyorum. Jacob ile adımın aynı cümlede geçmesi bana onur verir. Vitrinlerde kitabımı Max Jacob Ödüllü kuşakla görmek gayet hoşuma gitti. Mutluyum ama haddinden fazla da mutlu değilim. Ne abartırım ne de önemsizmiş gibi davranırım. Ödülün bana verilmesi normal karşıladığım bir şey.

    Jacob üzerine çalışmaya nasıl karar verdiniz?
    Ödül bana verildiğine göre, görevim var: Bu adamı daha çok bilmem gerekiyor! Kitaplarını yeniden aldım. Bir araştırma yazacağım. Bu ödülle, ihmal edilmiş ilgiyi sıcak bir ilişkiye dönüştürüp Jacob kitabı yazmaya karar verdim. Çeviri yapmayı bıraktım ama bakarsınız, Jacob kitapları çevirisi yaparım. Yani Jacob'u Türkiye'ye getirmek istiyorum.

    'Şiirden vazgeçmedim
    Sizce Mani Hayy Türkiye'de okuruyla buluşabilmiş miydi?
    Türkiye'de de birçok insan bu kitap için övgü dolu sözler söyledi ama beni tatmin edecek bir eleştiri yazılmadı. Fransa'da çıkan bir dergide yayımlanacak olan bir eleştiri var ki, okurken tir tir titredim. Adam ruhumu almış. Ama Türkiye'de son 20 - 30 yıldır herkes 3 - 5 satır yazdıktan sonra romancı oluyor, hikâyeci oluyor, şair oluyor... Açıkçası beni ilgilendirmiyor da.

    Gazete yazıları şiirle ilişkinizi nasıl etkiliyor?
    Yayımlanmaya hazır üç şiir kitabım var. İyi bir yayıncı bulursam yayımlanabilirler. Ama olmasa da umurumda değil; yazarım şiirimi, koyarım çekmeceme. Önemli olan, bir şairin yazması. Paris'te yeni bir kitaba başladım: Uzaktan Uzak Yakından Yakın . Şairlikten vazgeçmiş değilim. Gazete - fıkra yazarlığı ile şairlik ve edebiyat bir arada gayet güzel yürüyor.
    Fransızlar şaşırdı


    Türkiye'nin Paris Turizm Müşavirliği'nin onurunuza verdiği kokteylde, muhalif bir şair ve yazar olarak onurunuza böyle bir kokteyl verilmesini şaşkınlıkla karşıladığınızı söylemişsiniz.
    Eksik aktarmışlar. Konuşmamın sonunda ülkemin ellerinden öperim dedim. Fransa'daki arkadaşlar davetiyeyi aldığı zaman şaşırdılar; Her gün hükümeti eleştiren muhalif bir adamsın. Peki ülken senin için nasıl böyle bir şey düzenliyor? diye sordular. Bu soru hoşuma gitti. İktidarlarla yazarlar kavgalı olabilir; iktidarlar, yazarları beğenmiyor olabilir. Ama ülke söz konusu olduğunda herkesin daha duyarlı ve saygılı olması gerekir.

    Dedim ki, Ülkem demokratik, özgürlükçü bir ülkedir. Muhalif bir yazara dahi böyle günler düzenleyecek kadar geniş görüşlüdür. Bu davet, bana böyle konuşma fırsatı verdiği için son derece mutlu oldum. İktidara değil ama ülkeme güveniyorum.

    Yurtdışında Türkiye'yi yerden yere vuran yazarlar da var. Bütün sanatçılar böyle değil. Benim gibi, ülkesinin ellerinden öpen yazarlar da vardır.
#21.03.2006 01:16 0 0 0
  • KANAL D'NİN cumartesi gecelerine renk katan yarışma programı "Dans Eder misin", AB sosyoekenomik statüde 7.9 reyting ve 23.0 izlenme payıyla birinci oldu. Kanal D ise cumartesi günü en çok izlenen televizyon kanalı oldu.
#21.03.2006 01:09 0 0 0
  • Two For The Money (Kirli Para)
    Gösterim tarihi: 28.Nisan.2006
    Yönetmen: D.J. Caruso
    Oyuncular: Al Pacino, Matthew McConaughey, Rene Russo, Armand Assante, Jeremy Piven
    Dil: İngilizce
    Tür: Komedi, drama


    The Godfather (Baba) ve Scarface (Yaralı Yüz), The Devil's Advocate (Şeytanın Avukatı) gibi destansı filmlerin unutulmaz aktörü Al Pacino'yu özleyenler, pek yakında yeni filminde izleyebilecek. Pacino, bu kez yüksek bahisçilerin yazı-tura atarak servet kazandığı ya da kaybettiği bir dünyaya götürüyor seyirciyi.


    Konusu
    Brandon, yeteneği sayesinde, ülkenin en büyük spor danışmanlık şirketlerinden birinin sahibi olan Walter Abrams'ın dikkatini çekiyor. Walter, küçük bir şehirden gelen eski sporcuyu işe alıyor ve onu vitrine çıkabileceği şekilde hazırlıyor. Brandon kısa süre içinde, Manhattan'ın altın çocuğu statüsünün tadına varıyor ve Walter'ın büyük oynamaya yatkın yaşam tarzına giderek ısınıyor. Aralarında gelişen baba-oğul ilişkisi Walter'ın işlerini büyütüyor ve müşterilerini artırıyor. Ta ki Brandon'ın yeteneği sönmeye ve Walter'ın bir hami olarak müdahalelerinin çizgiyi aşmaya başlamasına kadar.

    Milyonlarca dolar söz konusuyken, Brandon ve Walter ego çatışması şeklinde bir ölümcül oyuna girişiyorlar, her ikisi de birbirine üstünlük kurmaya çalışıyor. Bu arada kendi dünyalarındaki herkes, Walter'ın eşi Toni dahil olmak üzere dozu giderek artan bu düellonun içine çekiliyor - ancak bu dünyada her şey göründüğü gibi değil.
#21.03.2006 00:14 0 0 0
  • Descent (Cehenneme Bir Adım)
    Gösterim tarihi: 21.Nisan.2006
    Yönetmen: Neil Marshall
    Oyuncular: Shauna Macdonald, Natalie Mendoza, Alex Reid, Saskia Mulder, Nora Jane Noone, MyAnna Buring
    Dil: İngilizce


    İngiliz yönetmen Neil Marshall, senaryosunu da kendisinin yazdığı filmde, tamamı kadın olan kahramanlarının bir mağaracılık macerasının nasıl bir kabusa dönüştüğünü anlatıyor. Applachian Dağlarındaki bir mağara sisteminin derinliklerinde Marshall'ın değimiyle Sinema yeraltında yeniden doğuyor.


    Konusu
    Altı kız arkadaş mağara inişi yapacakları korkusuz bir tatil için bir araya gelmişlerdir. Beklenmedik bir kayanın düşüşü girdikleri mağarada çıkış yollarını kapatır. Labirenti andıran tünellerde çıkış yolunu ararlarken, kendilerini bir anda karanlıkta yaşamaya adapte olmuş aç ve saldırgan yaratıkların avı olarak bulurlar.

    Diğerleri hayatta kalmak için savaşırken, Sarah yakın zamanda ailesinin ölümü ile girdiği yalnızlık sendromundan henüz kurtulamamıştır. Arkadaşlar arasındaki eski sırlar ortaya döküldükçe, birbirlerine sırtlarını dönmeye başlarlar. İhanete uğramış ve çaresiz bir durumdayken Sarah, hayatta kalmak için tek yapmaları gerekenin en az yaratıklar kadar vahşi olmak olduğunu anlar
#21.03.2006 00:12 0 0 0
  • When A Stranger Calls (Telefondaki Yabancı )
    Gösterim tarihi: 14.Nisan.2006
    Yönetmen: Simon West
    Oyuncular: Camilla Belle, Tommy Flanagan, Tessa Thompson,Brian Geraghty
    Dil: İngilizce
    Tür: Gerilim


    Fred Walton'ın 1979 tarihli unutulmaz korku klasiği 30 yıl sonra bu defa Simon West'in yorumuyla beyazperdede. Lara Croft: Tom Rider'ın yönetmeni West, hiç durmadan çalan bir telefon, fısıltılar, tehditler arasında dehşete kapılan bir genç kızın öyküsünü anlatıyor. Gerilim filmlerinden hoşlananlara.


    Konusu
    Lise öğrencisi Jill Johnson sıradan bir bebek bakıcılığı işi için gözlerden uzak bir tepede, güzel bir evdedir. Çocukları uyuttuktan, kapıları kilitleyip alarmı çalıştırdıktan sonra koca ev kendine kalmıştır.

    Ama bir yabancı tedirgin edici bir şekilde defalarca arayarak çocukları kontrol etmesini söyleyince, Jill paniğe kapılır. Genç kız arayan numarayı takip ettirip, aramaların evin içinden yapıldığını öğrendiğinde korkusu dehşete dönüşür. Evden sağ çıkmak istiyorsa, Jill'in savaşmak için tüm gücünü toplaması gerekmektedir.
#21.03.2006 00:09 0 0 0
  • Konu: Bee Season
    Bee Season (Bee Season )
    Gösterim tarihi: 31.Mart.2006
    Yönetmen: Scott McGehee- David Siegel
    Oyuncular: Richard Gere-Juliette Binoche- Flora Cross- Max Minghella Scott McGehee- David Siegel
    Dil: İngilizce
    Tür: Drama


    The Deep End ve Suture adlı yapıtlarıyla tanınan yönetmen ikilisi Scott McGehee ve David Siegel, sıradışı bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Sırlarla dolu bir aile... Sırlarını birbirlerinden saklamak için çaba harcayan çocuklar ve kopma noktasına gelen evliliklerini kurtarmaya çalışan bir çift. Richard Gere-Juliette Binoche filmin ağır topları.


    Konusu
    11 yaşındaki Eliza Naumann sıradan bir ailenin fertlerinden biridir. Aslında ailenin dört ferdi de sıradan gözükebilmek için ilgilerini farklı yönlere kanalize etmişlerdir.

    Eliza beklenmedik bir şekilde kelime kodlama yarışlarında birincilik kazanmaya başladığında ise ailenin diğer fertleri arasındaki ilişkiler çözülmeye başlar.

    Birbirlerinden uzun süredir sakladıkları sırlar ortaya çıkar.

    Baba Saul ve anne Miriam ise kopmaya yüztutmuş evlilik bağlarını tekrar gözden geçirirler. Eliza ulusal kodlama şampiyonu olmaya gittikçe yaklaşmakta ve Naumann ailesi kendilerini ilginç keşiflerin eşiğinde bulmaktadır.
#21.03.2006 00:07 0 0 0
  • Ne Biliyoruz Ki?

    Gösterim tarihi: 17.Mart.2006
    Yönetmen: William Arntz, Betsy Chasse, Mark Vicente
    Oyuncular: Marlee Matlin, Elaine Hendrix,Barry Newman, Robert Bailey Jr., John Ross Bowie
    Dil: İngilizce
    Tür: Drama, komedi


    Sezonun en ilginç yapımlarından biri olan Ne Biliyoruz ki? biraz belgesel, biraz komedi, biraz da drama. Film, son derece sıradan bir yaşama sahip olan Amanda'nın içsel yolculuğuna doğru ilgi çekici bir seyahate sürüklüyor seyirciyi. "Hayat nedir, hayatın anlamı var mıdır?" gibi derin sorulara farklı cevaplar sunuyor.


    Konusu
    Amanda, birçoğumuz sorduğu soruları dillendiriyor ve hayatını yorumlamaya, anlamaya koyuluyor. Yaşadıklarının, Kuantum dünyasıyla örtüşen bağlantılarını ortaya çıkarıyor. Onun bu içsel yolculuğuna filmde, ünlü fizikçiler (Prof. Dr. William Tiller, Prof. Dr. Amit Goswami, Prof. Dr. John Hagelin..), beyin bilimciler, anestezi uzamanları (Dr. Masaru Emoto, Dr. Jeffrey Satinover, Dr. Daniel Monti..) eşlik ediyor.
#20.03.2006 23:50 0 0 0
  • Cry_Wolf (e-Katil)
    Gösterim tarihi: 17.Mart.2006
    Yönetmen: Jeff Wadlow
    Oyuncular: Julian Morris, Lindy Booth, Jared Padalecki, Jon Bon Jovi
    Dil: İngilizce
    Tür: Gerilim


    Jeff Wadlow'un hem yönettiği hem de Beau Bauman ile birlikte senaryosunu yazdığı e-katil, yalan oyunu oynayan sekiz masum lise öğrencisinin vahşetle yüz yüze gelmesini ve doğruyu söyleseler bile yalancılara kimsenin inanmadığı gerçeğini konu alıyor. Filmin sürprizi ise Jon Bon Jovi.


    Konusu
    Owen Matthews, en son okuduğu okulda kurallara karşı gelerek olay yarattığı için Westlake Prep (kampüsünün yakınlarındaki ormanda ölü bir kadının bulunduğu okul) de eğitimine devam eder. Owen hemen, gayri resmi bir klüp olan ve güzel ve deneyimli Dodger ile hızlı konuşan ve hemen parlayan Tom'un da üyesi olduğu yalancılar kulübüne katılır. Owen ve yeni arkadaşları Kurt adında, yakın zamanda bir cinayet işlemiş ve bunu tekrarlamayı planlayan bir katil yaratırlar ve bu söylentiyi tüm okula yayarak kampüsün bile sınırlarını aşmasını sağlarlar.

    Gruptakilerin tanımlamasına göre Kurt kurban olarak, birbirini çok iyi tanıyan kişileri seçmeye eğilimli. Okulun gazetecilik öğretmeni Rich Walker (Jon Bon Jovi), grubu internette pusuda bekleyen vahşetlerden söz edince Owen uydurma hikayelerini sanal ortamda yayma konusunda cesaretlenir. Tanımlanan kurbanlar birdenbire ortadan kaybolmaya başlarlar. Owen, Dodger ve Tom yalanın nerede bitip doğrunun nerde başladığını artık kestiremezler. Biri ya da bir şey- oyuncuların kendilerini avlamaya başladığında, oyun korkutucu bir şekilde gerçeğe dönüşüyor.
#20.03.2006 23:46 0 0 0
  • Ladies in Lavander (Lavanta Kokulu Kadınlar )
    Gösterim tarihi: 17.Mart.2006
    Yönetmen: Charles Dance
    Oyuncular: Judi Dench, Maggie Smith, Daniel Brühl, Natascha McElhone, Miriam Margolyes, Freddie Jones
    Dil: İngilizce
    Tür: Drama, müzik


    Geçen yılki Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen Lavantalı Kadınlar ticari gösterimde. İngiliz sinemasının uta aktörlerinden Charles Dance'ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, yaşları hayli geçkin iki kız kardeş ile bir kazadan kurtardıkları gencecin bir kemancının öyküsü üzerine kurulu. Bu esrarengiz genç kızkardeşlerin kalbini de çalınca hayatları hiç beklnmedik bir şekilde değişir.


    Konusu
    Ursula ve Janet isminde iki kardeş, sahilde yakışıklı, Polonyalı bir kemancı bulurlar. Sahilde buldukları genci evlerine alan ve ona bakmaya kardeşler, sonradan adının Andrea olduğunu öğrendikleri gence gizliden gizliye bir hayranlık duymaya başlarlar. Özellikle Ursula Andrea'ya tutkuyla bağlanmaya başlar. Eve onu neşelendirmek için getirdikleri arkadaşlarının kemanı hiç bilmedikleri bir gerçeği ortaya çıkartır. Andrea bir keman ustasıdır.

    Ünlü kemancı Boris Danilof'un kardeşi Olga kasabaya resim yapmak için gelmiştir ve ikilli tesadüfen tanışır. Andrea'daki yeteneğin farkına varan Olga kız kardeşlere bir mektup yazar ve Andrea'yı ağabeyiyle tanıştırmak istediğini söyler. Fakat Andrea'ya fazlasıyla alışmış olan abla kardeş mektubu ona göstermez. Fakat Andrea bir şekilde mektuptan haberdar olur ve bir gece ansızın Olga ile birlikte ağabeyiyle tanışmak için Londra'ya gider...
#20.03.2006 23:43 0 0 0
  • Fransa'nın Bordeaux Kenti yakınlarında yaşayan mucit sanatçı Joel Tessier, arkadaşlarıyla etrafta gezerken, bir yandan da birkaç kadeh içki içebilmek için mobil bar yaptı... Eski bir otobüsün kaportası çıkartılarak yeniden düzenlenmesiyle yapılan mobil bar, 10 metre uzunluğunda, saatte 70 kilometre hız yapıyor ve 3 tondan fazla çekiyor.

    Barın sandalyelerinde oturarak, içkilerini yudumlayıp, manzaranın tadını çıkaranlar hallerinden pek memnun gibiydi... Çünkü son kadehleri için "Ver bir yolluk" demektense, yolun kendindeydiler...
#20.03.2006 23:40 0 0 0