Fransız sinemasından gelen ilginç bir film Meleğim. Şarkıcı- oyuncu Vanessa Paradis'in başrollerden birini üstlendiği film, tuhaf biçimde yolları kesişen bir fahişe ile yeni yetme bir çocuk arasındaki ilişkiyi konu alıyor.
Konusu
Colette fahişelik yapan genç ve güzel bir kadındır. Colette bir akşam tanımadığı hapisten yeni çıkmış bir kadından telefon alır. Kadın ertesi gün için bir saat verip o saatte oğlunu alıp tren istasyonuna getirmesini söyler. Colette, sesi çok telaşlı olduğu için bu tanımadığı kadına kayıtsız kalamaz. Ertesi gün Billy'yi alır ama kadınla buluşamazlar. Bu ergenlik çağındaki gençle Colette gencin annesiyle buluşamaz ve ellerinde tek varlıkları olan yüklü bir parayla başbaşa kalırlar. Colette genç çocuğu yetimhaneye götüremez. Artık yaşamları bağlanmıştır, Billy'nin problemleri Colette'in de olmuştur. Aralarında şevkat ve aşkla karışık bir tür sevgi gelişir. Billy'nin dünyada tek varlığı o kalmıştır, belki de onun için sadece bu genç adam...
Beyaz perdenin ilk Suudi kadın yıldızının oynadığı ilk Suudi sinema filmi "Keyif el Hal?" (Ne var, ne yok?), bu yaz tüm Ortadoğu'da gösterime girecek. Suudi kraliyet ailesi üyesi milyarder El Velid Bin Tallal'ın sahibi olduğu Rotana grubu tarafından yapımı üstlenilen ilk Suudi filmi, Suudi Arabistan'da özellikle gençler içinde yaygın görülen ılımlılar ile kökten dinciler ve küreselleşme ile muhafazakar dini değerlerin ağırlığı arasındaki gerilimi yansıtıyor.
Suudi Arabistan'da sinema sanayisinin bulunmamasından ötürü Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde çevrilen filmin yönetmeni Filistin kökenli bir Kanada vatandaşı, senaryosu ise bir Lübnanlı ve Mısırlı'ya ait.
Aralarında başı açık ve kot pantolonlu Suudi kadın yapımcı yardımcısı Hayfa Mansur'un da bulunduğu film ekibi, Suudi Arabistan'daki çok sıkı yasaklardan ötürü, sahnelerin çekiminde azami dikkat sarf ediyor.
"Keyif el Hal?"de geçen yıl Arap Star Akademisi'nde kazandığı zaferden bu yana Suudi gençliğinin idolü haline gelen Suudi aktör Hişam Abdülrahman'ın canlandırdığı Sultan'ın hikayesi anlatılıyor. Batı tarzı yaşamından ötürü aşırı muhafazakar kuzeni Halid ile sık sık tartışan Sultan, Halid'in güzel kız kardeşi Seher'in dikkatini çekmeye çalışıyor.
Seher'i elde etmek için Usame bin Ladin gibi sakal bırakan Sultan, böylece çıkarcı bir kişiliği canlandıran Halid'in sempatisini kazanıyor. Seher ise aile içindeki bu gerginlikten kaçmak için en yakın arkadaşı Dünya ile sık sık görüşüyor.
Filmin yönetmeni Eymen Halavani, filmin Seher ile Sultan arasındaki bir aşk hikayesi olup olmadığını söylemeyi reddederken, filmde hiçbir flört veya aşk randevusu sahnesi bulunmadığını söylüyor.
Filmin Suudi aktrisi Hind Muhammed de önüne çıkabilecek engellere karşın bir sinema kariyeri yapmaya kararlı olduğunu belirtiyor.
Dünya, ''22 Mart Dünya Su Günü''nü kutlarken, yapılan araştırmalar, bugün 2,3 milyar kişinin sağlıklı suya hasret olduğunu, yılda 7 milyon kişinin ise suyla ilgili hastalıklardan hayatını kaybettiğini gösteriyor.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Ahmet Apaydın'ın Birleşmiş Milletler, çeşitli uluslararası su kuruluşları ve kendi deneyimlerini harmanlayarak yaptığı çalışma, konuyla ilgili ilginç fakat ''ürkütücü ve vahim'' bir resim ortaya koyuyor.
Doğal kaynaklar arasında belki de en özel yere sahip, yüksek kaliteli bir yaşamın sürdürülebilmesi, ekonomik ve sosyal gelişme için en önemli madde olan su, gelecekte insanlık için çok önemli bir sorun olacak gibi görünüyor.
Dr. Apaydın'ın çalışmasına göre, Dünya su rezervinin tahmini konusunda yapılan güncel çalışmalardan IHP-IV UNESCO projesinde dünyadaki 2 bin 500 adet hidroloji istasyonuna ait veriler kullanılarak, dünyadaki su potansiyeli bölge bölge hesaplandı. Bu çalışmaya göre, dünya yenilenebilir su rezervi, yıllık yaklaşık 42 trilyon 750 milyar metreküp (m3) düzeyinde bulunuyor.
IHP-IV UNESCO projesine göre, dünyadaki aşırı nüfus artışı nedeniyle kişi başına düşen su miktarı azaldı.
2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasret ve yılda 7 milyon kişi su ile ilgili hastalıklardan ölüyor. Ayrıca, 800 milyon kişi gıda yetersizliği ile karşı karşıya ve en önemlisi de dünyadaki akarsuların yaklaşık yarısı ciddi boyutta kirlenmiş durumda.
2025 yılı itibariyle dünya nüfusunun üçte ikisi (5 milyar kişi) su sıkıntısı yaşayacak, bunun 1 milyardan fazlası açlıkla karşı karşıya kalacak.
Dr. Apaydın'ın çalışmasına göre, su zengini bir ülke olmayan Türkiye bu ortamda yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını entegre su yönetimi anlayışı içinde değerlendirmeli, kısa, orta ve uzun vadeli su politikaları oluşturarak hayata geçirmeli.
İngiltere'de yapılan bir araştırma, İngilizler'in yaklaşık yüzde 48'inin, gece eğlenmeye çıkarken iç çamaşırı giymediğini ortaya koydu.
Çamaşır deterjanı üreticisi Surcare tarafından yapılan kamuoyu yoklamasına göre, 10 İngiliz'den biri aynı iç çamaşırı en az 3 gün üstüste giyerken, erkeklerin yüzde 4'ü iç çamaşırını 1 hafta boyunca değiştirmiyor.
3 bin kişinin katıldığı kamuoyu yoklamasına göre 20 İngiliz'den biri, bir gün daha giyebilmek için iç çamaşırını tersine çevirerek giyiyor.
Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 19'u ise kötü kokuları engellemek için iç çamaşırlarına tıraş losyonlarını sürdüklerini söylediler.
Kadın ve erkeklerin yüzde 3'üyse ilk buluşma için külot giydiklerini bildirdi.