Dünkü hızla bu gün bir tane daha yapmaya çalıştım.Acemiliği atmak mı demeliyim yoksa daha özenli olmasını istemek mi bilmiyorum ama bu gün dünden uzun zaman ayırmam gerekti.Umarım dünkü hataları az da olsa giderebilmişimdir.Çok güzel oldu diyemem ama yine de acemiyken yapabileceğimin üstünde yapmaya gayret ediyorum.Umarım beğenirsiniz.
Sende beni özledinmi
Benim seni özlediğim kadar
Ellerim ellerini
Gözlerim gözlerini
Kalbim diğer yarısını
Gülüşüm gülüşünü
Bakışım bakışlarını
Dudaklarım seni seviyorum demeyi
Günaydın aşkım demeyi
Ve en önemlisi benim olduğun her anı herdakikayı
Özledi bu beden
Ama bir tek şeyi hiç özlemedim
Hatta lanetle andım o günü
İşte o gün den sonra 365. gün buğün
Beni terkedip bi başına koyuşunun 365. günü buğün
Beni yarım bırakıp gittiğin günün 365. günü buğün
Ve beni terkettin gün buğün
işte o günü bir tek özlemiyorum
Ve nefretle anıyorum...
Evet besbelli sen özlememişsin beni
Özleseydin ben şu an bu şiiri değil
Seni sevdiğimi arar söylerdim sana defalarca
Bu fırsatı bana vermediğin için çok teşekkürler, nefretle teşekkürler.
Gerçekten dediğin gibi sen beni haketmiyosun...
Sen bu mükemmel yüreği haketmiyosun...
İşte hep senin bu söyleminle avutuyorum kendimi...
Ve kan ağlayan yüreğimi..
Onu susturmak zor çok zor
Gözlerim ağlamıyor artık ama
Kalbim inan 365 gündür ağlıyor...
Hiç susmaksızın...
Ve hiç bıkmaksızın..
Susmuyor o da özlemiş arkadaşını diğer yarısını can yoldaşını dostunu...
Nolur ben benden geçtim
Bari onlara yapma bu ihaneti...
Sana iki mektup yazdım
3. mektubu yazmak için seni bekliyorum
Çünkü söz verdim tanrıya senin döndüğün gün yazıcam 3. mektubu
Odamda bi köşe hazırladım sana
1.mektub ve 2. mektubu astım ve bir boş köşe 3. mektubu özlemle bekleyen ve
benim ellerim kadar soğuk, elemle bekleyen duvar...
yani anlayacağın aşkım herkes seni özledin...
dön artık!!!!
Ama biliyorum dönemezsin dönmek istesende dönemezsin oysa ne güzel günlerdi yaşadıklarımız oysa ne kadar muhteşemdi herşey bırakıp gittin ve artık istesende dönemezsin....
Olmasını istemediğin bir şey yaşadığında pişmanlık mı duyarsın yoksa sevinir misin diye sormuşlardı bir gün O gün bunun anlamını bilmediğimden-çünkü yaşamamıştım böyle bir şey her şey istediğim gibi olduğundan belki de-bir cevap verememiştim
Ama şimdi düşünüyorum da aslında pişmanlık duyuyorsun. Ama çok ama az duyuyorsun işte yeteri kadar. Daha sonra acı dolu günler başlıyor. Bazen ağlama krizleri Derken hayattan kopuyorsun Ama çevrendekileri üzmemek için de rol yapmaya başlıyorsun Çevrendekiler senin iyi olduğunu düşünsün istiyorsun ama o pişmanlık her an seni çevreliyor
Mutlu olamıyorsun. Ama mutluymuş gibi davranıyorsun Yalnızken ağlıyorsun. Yalnızken onu düşlüyorsun Onunla konuşuyor seni seviyorum diyorsun belki arada dön artık dayanamıyorum. Ama dönmüyor belki de dönemiyor
Sonuçta yalnız kalıyorsun. Onsuz kalıyorsun. Sonra kendinden çevredekilerden bir kaçmaya başlıyorsun. Onun hayaliyle yaşamayı daha çok istiyorsun. Kendini hayattan soyutluyorsun. Onu düşünmek onun hayaliyle konuşmak sana iyi gelmeye başlıyor. Ya da sen öyle sanıyorsun
Ama olmuyor işte Yavaş yavaş benliğini yitiriyorsun. O sende saplantı halini alıyor. Onun hayaliyle yatıyor onun hayaliyle kalkıyor. Onun hayaliyle konuşuyor onunla yemek yiyor onunla geziyorsun. Belki sen mutlu oluyorsun. Ama ruhun buna dayanmamaya başlıyor. Ruhunu kaybediyorsun sonra
Çevrendekiler bunun farkına vardığında çok geç oluyor. Sen bütün benliğini onun hayaliyle tüketmiş oluyorsun. Evet, sen mutlu oluyorsun. Ama aslında ruhun saplantılı bir ruha dönüşüyor
Aradan günler geçiyor. Her şeyi anlamaya başlıyorsun Ama ruhun bunu kabul etmiyor. Senin her şeyin o oluyor. Dedim ya ruhun saplantılı ruh oluyor. Kurtulmak istiyorsun ama yapamıyorsun. Çünkü çevrende eskiden var olan dostlarını bulamıyorsun. Ağlıyorsun sonra bol bol
Önce birkaç damla sonra bir yağmur seli Ağlıyorsun hem de çok fazla Yalnızlıklar içinde kalıyorsun. Ve iyileşmek için çabalıyorsun. Senin iyi olma çabalarını fark eden dostların yine yanına gelmeye ve iyi olmana yardım ederler. Gün geçtikçe iyi olursun Ama içinde ki pişmanlık hiç geçmez. Keşke yaşanmasaydı keşke olmasaydı dersin
Günler sonra tekrar âşık olursun. Ama bu sefer geçen olan şeylerin olmamasına dikkat edersin Ne de olsa ders almışsındır
Ansızın hayatıma girdin.Nereden geldiğini neden geldiğini hiç anlamadımBir anda girdin ruhuma ve kalbime kapıldım sana.Her konuşman ruhuma işlediYavaş yavaş aşkının ateşi yakmaya başladı ruhumu.Yüreğim dayanamaz hale geldiğinde sen gitmeye kalktın.Ruhumu ve yüreğimi bu ateşler içinde bıraktın.Alev alev yandı ruhum canım acıdı.Offf ne çok seviyordum oysa seniHer sözün kalbime ok gibi saplanırken canım bu denli acırken ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim diye sayıkladım.Seni hala çok seviyorum ama olmadı karar senindi ve hiç bir şey geri çeviremezdi seni yolundan ben bile.
Gittin arkana bile bakmadan gittin ben hatıralarla mesajlarla ve senin ruhumda bıraktığın aşkınla kalakaldımSeni seviyorum demek istedim seni çok seviyorum kal orada gitme ya da dön Her şey için o kadar geç ki şimdi.Geri dönüşü olmayan bir yoldasın Gittiğin yol tek dönüşlü
Şu anda gözümden yaşlar süzülürken kulağımda lee ann rimes'in o romantik şarkısı ve ben yine oturmuş şarkı dinleyerek ruhumu kağıda döküyorumKalemim kırılmıştı kalemi elime almayacaktım öyle söylemiştim. Öyle karar vermiştim.Ama olmadı yapamadım yine caydım bu karardan
Sen orada mutlu bir uykudayken ben acılar içinde kıvranıyorum.Yine uyku yok bana acı içindeki bedenimin uykuya ihtiyacı neden olsun kiRuhum çok acıyor Ruhum seni çok özledi bebeğim deyişini kadınım deyişini evlen benimle demeni...Kısaca seni çok özledi...Oysa sen çok uzaklardasın...
Ben o gizli duygularımla yaşarım sen hiç merak etme beni Sırf senin için iyi olurum. Sırf senin için başarılı olurum.Sırf sana verdiğim o söz uğruna üstün olurum başarılı olurum...Ve sen benim yanımdan ayrılma hiç ayrılma hem de hiççç....
Seni seviyorum yüreğim... beşinci mevsimim... eylül bakışlım...