İlimle ilgili birçok ayet ve hadis vardır.
Bunlardan bazıları;
Ayetler
" De ki: " Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Zümer : 9
" De ki: Rabbim ilmimi arttır!" Tâhâ : 114
Hadisler
İlim öğrenmek kadın, erkek herkese farzdır.
İlim Çin'de bile olsa gidiniz.
Evet, ilim öğrenmek için her sistemdeki okula gidilebilir.
Bu çocuğun velayetine sahip babasının çocuğunu fesad medreselerine teslim etmesinin hükmü nedir? diye sorulmuş?
Başka alternatif yoksa, okula gönderilmeyen çocuk o toplumun okumamış,meslek sahibi olamamış,başkalarına muhtaç cahil bireyi olması daha mı iyi. Elbetteki hayır.
Zaten çocukları aileler yönlendiriyor. İkinci sırada okul ve çevre gelir.
Sn levis-501,
Tamam, size saygısız davranmış ama tüm forumun içinde özür dileyecek olgunlukta üye bulmanız çok zor. Keşke, özelden özür dileseydi konu buraya gelmeseydi.
Biz forum üyelerine yaşananlar ders olur ve ona göre davranırız.
Saygılar
Diyelim ki, Ergenekon yok; Son dalgada gözaltına alınan Metal İş Sendika Başkanı, Mustafa Özbek 33 yıldır bir kurumun başında nasıl kalabiliyor? Mesleğine işçi olarak başlamış ve ortaokul mezunu, şu anda müthiş bir servete sahip. Bu işin sırrı ne? Neden şimdiye kadar bu kişi araştırılamadı? Şimdi herkesin üzerine korkusuzca gidiliyor. Gecikmiş de olsa,Yargıya kimse karışmasın ve rahat rahat işlerini yapsınlar.
Başbakanın önüne yazar kasaların ,anayasa kitapçığının atıldığı anları, bankaların hortumlandığı, gecelik faizlerin çok yüksek olduğu günleri çok çabuk unutuyoruz.
AKP Hükümeti döneminde ekonomi düzeldi. AKP nin eksikleri, yanlışları olabilir ama Genel olarak bakıldığında, başarılı buluyorum.
Aşağıdaki yazar, Ali Bulaç'ın yazısından alıntıdır ve aynen katılıyorum.
İslamiyet, adil olmamızı emreder, en yakınlarımız suç işleseler dahi onları koruyamayız. Suç ve cürümün bizatihi münkerdir. Eğer Filistinliler, İsrail'in Gazze halkına reva gördüğü zulümleri Yahudilere karşı işleyecek olsalardı, aynı şiddette onlara da karşı çıkardık. Çünkü kim olursa olsun, Allah zulüm işleyenleri sevmez. Bugüne kadar, her ne yapmış olurlarsa olsunlar, Nazilerin masum Yahudilere karşı işlediği büyük suçu zerre miktar tolere etmiş değiliz.
Dinimizde anti semitizm haramdır. Dininden/ırkından dolayı Yahudi'ye husumet beslenemez. Kur'an-ı Kerim, açık bir dille, Yahudi ve Hıristiyanların "hepsinin bir olmadığını" (3/Al-i İmran, 113-115) belirtir ve onların iyi olanlarını över. Nitekim başta İsrail olmak üzere dünyanın her yerinde İsrail'in cinayetlerine tepki veren "iyi Yahudiler"e tanık olduk, demek ki Kur'an doğruyu söylüyor (Sadakallahu'l-azim). Anti semitizm, Yahudi'yi Yahudi olması hasebiyle hasım ilan etmektir. Ne dinimizde, ne tarihimizde, ne gündelik algımızda biz Müslümanlarda -Türk, Kürt, Fars, Çerkez, Arap, Malay fark etmez- anti semitizme rastlanamaz. Bu yüz kızartıcı suç, tamamen Batı Hıristiyanlığı ve Batı ırkçılığına aittir.
Bazıları Fetullah Gülen, papanın elini öpmüş gibilerinden sözler söylüyorlar.
Gözleriyle, görmüşler mi? İnternet ortamında herşeye inanmak mı gerekir?
Papanın elini tutmuş, tutmuşsa ne olmuş? Papa Hırıstiyanların dini lideri ve dünyada sadece müslümanlardan ibaret değil.
(Büyük iftira yaparak, çok çirkin şeyi söyleyenlere dünyada ve ahirette büyük azap vardır.)
Fetullah Gülen Hocanın okullarını çok başarılı buluyorum. İslama hizmetlerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Kafirler varken, müslümanlarla uğraşanlarıda kınıyorum.
Anadolu'da yetişen en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin talebelerinden birisi de, Fatih'in hocalarından Akşemseddin idi. Hacı Bayram hazretlerine bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası, en önemlisi de şeyhine tam teslimiyeti sayesinde icazet [diploma] aldı ve irşadla görevlendirildi. Akşemseddin'in bu başarısı diğer müridler arasında kıskançlığa sebep oldu. Bunlardan biri Hacı Bayram hazretlerine sordu:
- Efendim, kırk yıldır talebeniz olanlar henüz halifeliğe layık görülmezken Akşemseddin'in kısa zamanda bu rütbeye ulaşmasının hikmeti nedir?
Hacı Bayram hazretleri şu cevabı verdi:
- Bu köse [Akşemseddin] bizde ne gördü ve işittiyse sebep ve hikmetini araştırmadan hemen inandı ve teslim oldu. Kırk yıldır hizmetimizde bulunanlar ise bizde gördüklerinin ve duyduklarının önce sebep ve hikmetini öğrenip sonra inandı ve teslim oldu. İşte aradaki fark budur