DermanAbi

DermanAbi

Üye
18.11.2004
Çavuş
1.805
Hakkında

  • Konu: ON YARGI
    İmam Efendi Çok Güzel Konuşmuş, Çok Anlamlı Bir Sunum Teşekkür Ederim Güzel Arkadaşım. Yüreğine Sağlık...
#06.04.2006 16:19 0 0 0
  • Allah mülk sahibidir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Kimse Onun icraatına karışamaz ve icadına müdahale edemez. İnsanın hücrelerini yaratan, organlarını tanzim edin ve ona insanî bir hüviyet bahşeden Allahtır. İnsan bu nimetleri lütfeden Allaha daha evvel bir şey vermemiştir ki, Onun karşısında bir hak iddia edebilsin.

    Eğer insan, kendisine verilenler mukabilinde Allaha bir şey vermiş olsaydı, Bir göz değil iki göz ver, bir el değil iki el ver! gibi iddialarda bulunmaya; niye iki tane değil de bir ayak verdin diye itiraz etmeye belki hakkı olurdu. Haksızlık, ödenmeyen bir haktan gelir. İnsanın, Rabbine karşı ne hakkı var ki, onun yerine getirilmemesi sebebiyle bir haksızlığa uğramış olsun?

    Cenab-ı Allah, bazen insanın ayağını alır; onun karşılığında ahirette pek çok şey verir. Ayağını almakla o kimseye aczini, zaafını, fakrını hissettirir. Kalbini kendisine çevirtip, o insanın duygularına inkişaf verirse, o kulundan çok az bir şey almakla ona pek çok şey vermiş olur. Demek ki zahiren olmasa bile, hakikat da bu o kuluna Allahın lütfünün ifadesidir.

    Tıpkı bir kulunu şehit edip ona cenneti vermesi gibi... Bir insan, muharebede şehit olur. Bu şehadetle Allahın huzurunda, sıddıkların, salihlerin gıpta edeceği bir makama yükselir. Onu gören başkaları keşke Allah bize de harp meydanında şahadeti nasip etseydi derler. Binaenaleyh, böyle bir insan parça parça da olsa çok şey kaybetmiş sayılmaz. Belki aldığı şey ona nispeten çok daha büyüktür.

    Bazı kimseler, bu mevzuda küskünlük, kırgınlık, bedbinlik ve aşağılık duygusu ile yanlış düşünseler bile, pek çok kimselerde bu kabil eksiklikler, Allaha teveccühüne vesile olmuştur. Bu itibarla bir kısım asi ve nankör kimselerin, bu meseledeki itirazları haksızdır, yerinde değildir
#06.04.2006 14:04 0 0 0
#06.04.2006 13:57 0 0 0
  • Konu: Gördüm ki
    Çok Doğru Ve İlimsel Bir Düşünce ve niyet Şekli, Yüreğine Sağlık Güzel Arkadaşım...
#06.04.2006 13:45 0 0 0
  • Bildiğimiz Halde Dikkat Etmediğimiz Değerli Bir Konu. Bu Güzel Paylaşımın İçin Çok Teşekkür Ederim Güzel Arkadaşım....
#06.04.2006 13:24 0 0 0
  • Günümüz Amellerini En İyi Anlatan Bir Konu, Yüreğine Ve İnancına Sağlık Güzel Arkadaşım...
#06.04.2006 13:13 0 0 0
  • Konunun Tazeliği Açısından, Hayırlısı İle Önümüzdeki Ramazanda Yeni Niyetlerle Güzel Amellerle...
#06.04.2006 12:52 0 0 0
  • İki Yıllık Bir Konu olmasına Rağmen, Hayatımdaki bir Çok Değişiklikten Sonra Ben Sigarasızlar Kervanına Katılmaktayım...
    17 Gündür Hiç İçmedim, İçmeyecemde....
#06.04.2006 12:34 0 0 0
  • Mola Verilmesi Gereke O Kadar Çok AN Varki. Kimseler Riayet Etmeselerde Elbet Bir Gün İnsanlık Bu Hidayete Erecektir...
#06.04.2006 12:26 0 0 0
  • İsteğinden Israrcı Olmuş, Kaderinde Hak'kın Rahmetine O Azimle Ermek Varmış. Çok Güzel Bir Örnek Yüreğine Sağlık Güzel Arkadaşım...
#06.04.2006 12:23 0 0 0
  • Değerli, Güzel Arkadaşım Yazdıkların Gerçek Bir Hidayeti Sembolize Ediyor. Gönül İsterki Herkes Bunu Okusun Ve Bilsin. Bu Güzel Zahmetlerin için Çok Teşekkür Ederim...
#06.04.2006 12:19 0 0 0
  • Öncelikle HACI BEKİR AYDOĞAN'a Teşekkür Ederim Sonrada Değerli Güzel Arkadaşım SARI MENEKŞEY'e Teşekkür Ederim. 21.ci Yüzyılın En Tarif Eden Ve İşaret Veren Bir Deyiş. Yüreğine Sağlık....
#06.04.2006 12:07 0 0 0
  • - "Babacığım neden Medine bu kadar sıcak" diye. Babam da,

    - "Evladım Medinede iki tane güneş varda ondan" derdi.

    Bu Cüme Bir Çok Şey İfade Ediyor. Sıcacık yüreğine Sağlık Güzel Arkadaşım....
#06.04.2006 12:02 0 0 0
  • Teşekkür Ederim Gülcan. Paylaşımın ve Düşüncedeki İnceliği Bizimle Paylaşmaya Nzil Gördüğün İçin. Çok Sağol...
#06.04.2006 11:06 0 0 0
  • Çok Teşekkür Ederim Bu Sessiz Söyleşi İçin. Yüreğin Dert Görmesin Sevabın Çok Olsun Güzel Arkadaşım...
#06.04.2006 10:56 0 0 0
  • Uzun Zamandır Merak Ettiğim Bir Çelişkiydi Aklımda, Orda Yaşayanlar ibadetlerini Nasıl Yaparladı. Her Pc Başına Oturduğumda O Konuya Olan Merağımı Unutuyordum. Ve Bu Bölümü Gezerken Fark Ettim. Geçmişten Şimdiye Kadar Vermiş Olduğun Emekten Dolayı Teşekkür ve Rıza Dileklerimi Sunarım. Allah Hayrından Razı Olsun. Okumak uzun Vaktimi Aldı, Ancak Şu An İçim Rahat...
#06.04.2006 10:54 0 0 0
  • Sığınıp Anılara Geçilmezki

    Emeğine Yüreğine Sağlık, Çok Teşekkür Ederim Bu Güzel Sunum İçin...
#06.04.2006 09:00 0 0 0
  • Konu: Rüveyda
    RÜVEYDA

    fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
    bir güvercin uçurup kıtalar arasından
    çağırdın beni
    geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
    derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
    yarim koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
    yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı
    yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana
    koşup geldim ; iliştir beni memnu bahtıma

    adini söylemek istemiyorum
    her hecesi amansiz bir kor dudaklarimda
    her harfine yillardir simseklerle yaristim
    zindanlara karistim , ölümlerle tanistim
    adini söylemek istemiyorum
    rüveyda dedigim zaman
    anla ki, senin için yürüyor kelimeler
    çigligmin atardamarlarindan

    hangi yildizdir bilmem, gözlerin
    kayar da üzerime rüveyda
    önce tuhaf bir deprem yayilir bedenime
    sonra açilir önümde istirab vadileri
    silik renkleriyle adimlarima
    çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
    hayalin bittigi menfeze dogru
    alaca bir at kosar içimde
    zamansiz , mekansiz nefese dogru

    uslanmaz bir yürek tasidigima dair
    yaygin bir kanaat dolasir aynalarda
    oysa rüveyda
    bastanbasa ben
    kevser akan , gül kokan bir kalbin filiziyim.

    kitaplara sürdügüm kapkara lekelerden
    bir anlatsam nasil utandigimi
    bir dogrulsam egildigim yerlerden
    agarir tanyeri nilüferlerin
    alaca bir kosar içimde
    ezer toynaklari ile anilarimi

    sular köpürmemeliydi rüveyda
    kirilamamaliydi islak dallari hasret selvilerinin
    ben zehire aliskinim , serbete degil
    rüyalar hefret eder avare durusumdan
    kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
    sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
    ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekes
    yargilamak için zeval kayitlarini
    inkilab bekliyorum

    hangi umut çiçegidir bilmem , ellerin
    uzanir da gönlüme rüveyda
    derinden bir ok saplanir bagrima
    beynimi çagiran bir sese dogru
    alaca bir at kosar içimde
    zamansiz , mekansiz nefese dogru

    varligin cinayettir memleketimde islenen
    akitir kanini en asil pehlivanlarin
    yoklugun sükunettir kusatir evrenimi
    varligin ve yoklugun ölümüdür baharin

    artik eskisi gibi bakamiyorsun
    göklerinde bir belkis otururdu rüveyda
    binlerce gökkusagi olurdu kirpiklerin
    günes bir anne gibi dururdu basucunda
    artik dokunamiyor kakülün bulutlara
    karalara bürünmüs saçlarinda dolunay
    ben bu kadar zulme layik miyim rüveyda

    hangi ressami vurur bilmem , nedamin
    sarar da benligimi
    ben beni tanimam kaldirimlarda
    kafesleri yutan kafese dogru
    alaca bir at kosar içimde
    zamansiz , mekansiz nefese dogru

    kirmizi bir kurdela baglayarak alnina
    duydun mu orkideye dua eden birini
    bu ismarlama yüzler yok mu rüveyda
    bu yapmacik bebekler
    gözyasi akitirken gülenler yok mu
    beni kahrediyor geceler boyu

    hangi çagin gelisidir bilmem , gülüsün
    soluk bir dünyanin mezarlarina
    gömerek gurbetimi
    kapadi karanliga Yesrip , kapilarini
    meydan okuyusun çagin ordularina
    bilmem hangi mevsimin baslangicidir
    doruklardan öte hevese dogru
    alaca bir at kosar içimde
    zamansiz, mekansiz nefese dogru

    yasini tutuyorum yarattigim düslerin
    yipranmis divaneler gibiyim sokaklarda
    amansiz bir ütopya üfleyen pencereler
    lif lif yoluyor dram seyyahi bedenimi
    önümde , haksizligin hesaba çekildigi
    hiç kimsenin kimseyi tanimadigi mahser
    arkamda , kare kare ömrümü belirleyen
    hatirladikça yanip tutustugum resimler

    söyle, nasil asarim pismanlik daglarini
    yeniden bir nil olup tasar miyim çöllere
    kim giydirir basima tacini nihayetin
    kim takar bilegime hürriyet künyesini
    karada balik gibi nasil yasarim , söyle

    rüveyda , seziyorum ; tahammülün kalmadi
    ama dur , bosaltayim bütün çigliklarimi
    asirlardir köhne barinaklarda
    küflenen , çürüyen çigliklarimi

    at vuruldu ; içim paramparça rüveyda
    gölgelerin ardina sakladim kusurumu
    sen orda kayitsizca gülümsüyor gibisin
    ben burda damla damla eriyip akiyorum
    yine de , çignetemem kimseye gururumu
    istenmedigim yeri sessizce terkederim
    hatira kalsin diye birakir da ruhumu
    mahzun bir dervis gibi boyun büker, giderim...
#05.04.2006 14:16 0 0 0
#05.04.2006 11:36 0 0 0