Oğlunuzu sünnet ettirmek için en doğru zamanın doğumundan iki gün sonrası olduğunu biliyor muydunuz? Uzmanlar, erken sünnetin bebeği enfeksiyonlardan 20 kat koruduğunu söylüyor ve uyarıyor: Sünnet için 2-6 yaş arasını bekleyen çocuklarda fobi gelişebilir!.
Pek çok anne baba çocuklarına yaptıracakları sünnet için en uygun zaman konusunda ikilem yaşarken; Anadolu Sağlık Merkezi'nden Üroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Özgür, doğru zamanın doğumdan bir ya da iki gün sonrası olduğunu açıkladı. Dr. Özgür, yaz döneminde ağırlık kazanan sünnet uygulaması hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı:
* Bebek doğar doğmaz sünnet yaptırmak doğru mu?
İlk 6 ayda sünnet yaptırılan çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu görülme riski, sünnetsizlere oranla 20 kat daha azdır. Sünnet ileriki yaşlarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarını da azaltır ve penis kanseri riskini ortadan kaldırır. Çocuk doğduktan 2n veya n8 saat sonra sünnet yapılması daha uygundur. Çünkü çocuk herhangi bir anestezi almıyor. Ameliyat bölgesel uyuşturmayla yapılıyor ve her şey 20 dakikada olup bitiyor. Doğumdan hemen sonra olduğu için yaranın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Bebeğe sünnetin 3'üncü gününden itibaren duş aldırıyoruz ve 1 hafta içinde her şey tamamlanmış oluyor.
AİLELER BİLGİLENDİRİLİR
* Yenidoğan bebeklere nasıl sünnet yapılıyor?
Hekim çocuğu serviste görüyor, aile ile konuşuyor ve olası riskleri anlatıyor. Bu riskler tüm sünnetlerde olabileceği gibi bu dönemde yapılan sünnetlerde de doğal olarak izlenebilir. Ufak tefek kanamalar, penis uç kısmında sünnet derisini sıyırdığımız bölgelerde kanama ve bunun bir sonucu olarak ilerleyen yıllarda idrar çıkış deliğinin uç tarafında daralma; bu risklere örnek gösterilebilir. Bu şekilde ihtimalleri düşük ama olasılıklı riskler, tüm sünnetler için geçerlidir ve bunlar hakkında çocuğun yakınlarının bilgilendirilmesi gereklidir.
* Bu tür riskler sadece yenidoğanlar için mi geçerli?
Bu tür riskler sadece yenidoğanda değil, erişkin yaşlarda da söz konusudur. Sünnet derisinin penis taç kısmından ayrılması sıklıkla 3 yaşından sonra gerçekleşmektedir. Ancak ileri yaşlarda da ayrılmanın olmaması sık karşılaştığımız bir durumdur. Yenidoğan sünnetlerinde sıklıkla karşılaşılabilen durumlardan biri de; penis taç kısmı üzerinde sarımtırak zar dokusunun oluşumudur. O da erken dönemde duş aldırdığınız zaman kendiliğinden kaybolmaktadır.
ENFEKSİYON RİSKİ AZALIR
* Bebeğe anestezi uygulamak doğru mudur?
Sünnet 6 aya kadar lokal anestezi, 6 aydan sonra genel anestezi ile ameliyathane şartlarında yapılmalıdır. Çünkü genel anestezi, hem ameliyatın güvenliği açısından hem de çocuğun sağlığı açısından daha fazla tercih edilmelidir.
* Erken dönem sünneti kimlere yapılamaz?
Prematüre doğmuş (erken doğum) ya da dış idrar deliği penis ucuna değil de daha geriye açılmış olan çocuklara yapılamaz. Ayrıca; inmemiş testisi olanlar, yüksek ateş ile seyreden hastalık yaşayanlar, ailesinde hemofili olarak belirtilen kan hastalığı olan çocuklara; erken dönemde sünnet yapılmamalıdır.
BİR HAFTADA İYİLEŞİRLER
* Erken dönemde sünnetin avantajları nedir?
Yenidoğan döneminde sünnet derisinin uç kısmı daralarak, bebeğin idrar yapmasını güçleştirebilir. Buna bağlı olarak yenidoğan döneminde görülen idrar yolları iltihabı ortaya çıkabilir. O nedenle bebek henüz 1-2 günlükken yapılan sünnet; yaşanabilecek enfeksiyon riskini azaltır.
* Sünnet olan çocuk ne zaman ayağa kalkar?
Çocuklar sünnet sonrası 2-3 saat içinde taburcu olabilir. Genel iyileşme ise 7-10 gün içinde gerçekleşir. n8 saatten sonra ayakta duş yapabilir, bir hafta sonra da dikişler kendiliğinden düşer.
* Sünnet sonrası nelere dikkat edilmeli?
Sünnet sonrası kanamanın devam etmesi, sünnetten 6-8 saat sonra çocuğun idrarını yapmaması, penis uç bölgesi çevresindeki kızarıklık ve şişliğin 3 ve 5'inci günlerden sonra azalmaması, sarı renkte akıntı veya zar tabakasının varlığının devam etmesi durumunda; bir sorun var demektir. Bu durumda hemen doktora başvurun.
* Sünnet bir ameliyat mıdır?
Sünneti bir ameliyat gibi kabul edip, hazırlıkların bu yönde yapılması gerekir. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Sünnet sonrası oluşabilecek en önemli istenmeyen durumlar; kanama, kesi bölgesinde iltihaplanma, peniste yaralanma, dış idrar kanalında daralma, deride yapışıklıklar şeklinde sıralanabilir. Sünnet, toplumda küçümsenmektedir, ancak unutulmamalıdır ki; yanlış sünnetten dolayı penisin taç kısmının tamamen koptuğu vakalarla da karşılaşılmaktadır.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Aydın, KKHA hastalığına neden olan kenelerin tüm doğada bulunduğunu, tamamen yok edilmelerinin mümkün olmadığını belirtti.
Kenelerde bulunan ve ısırmaları sonucu insanlara geçen virüsün KKHA hastalığına neden olduğunu ifade eden Aydın, Hastalık, kene ısırmasının yanı sıra hasta hayvan ve insanların kan, ifrazat ve dokularıyla direkt temasla bulaşmaktadır. Dünyada 1940lı yıllardan beri var olan hastalık, ülkemizde yoğun olarak 2002 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Türkiyede bugüne kadar 25 ilde hastalığa rastlanmıştır dedi.
Hastalığın kene ısırığından 1-3 gün, hasta dokularıyla direkt temastan 5-6 gün sonra ateş, ani baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, deri, mukoza ve iç organ kanamalarıyla kendini gösterdiğine dikkati çeken Aydın, Hastalıktan korunmada temel prensip, kenelerden uzak durmaktır. Hayvan barınakları ve kenelerin yaşayabileceği alanlardaki kişilerin vücutları belli aralıklarla kene yönünden muayene edilmelidir dedi.
Hastalığın en çok keneyle temasın yaşanabildiği hayvancılık ve çiftçilikle uğraşanlarda görüldüğünü belirten Aydın, Hastanemize 2003 yılında 19, 2004 yılında 50, 2005 yılında 38, bu yıl ise 5 vaka başvuruda bulundu diye konuştu.
Henüz KKHA hastalığının tedavisi ve aşısı olmadığını bildiren Doç.Dr. Aydın, Keneden kendimizi sakınmamız gerekiyor. Özellikle hayvancılıkla uğraşanlar pantolon paçalarını çoraplarının, gömleklerini ise pantolonlarının içine koymalılar. Kıyafetlerini açık renk ve sık dokumalı kumaştan seçmeliler dedi.
PİKNİKÇİLERE UYARI
Kış mevsiminde pek aktif olmayan kenelerin mayıs ayıyla yeniden canlandığını ifade eden Aydın, Bu dönemde, vatandaşlarımız pikniği sıkça tercih etmektedir. Vatandaşlarımız, kır alanlara gittiklerinde zeminle direk temas etmemeliler. Oturacakları yere en azından bir örtüsermeliler. Kenelerden insanlara geçen KKHA hastalığı, sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de tehlike oluşturuyor diye konuştu.
Vatandaşların kenelerin de ölümcül bir mikrop taşıdığı bilinciyle hareket etmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, şunları kaydetti:
Piknikte çorap, ayakkabı gibi koruyucu eşyaları çıkararak çıplakayakla çimende yürümek yanlıştır. Vatandaşlarımız bu tür bir sosyal aktiviteyle stres atma çabası içindeyken, yeni bir tehlikeyle karşılaşabilirler. Kenelerin bu tür bir hastalığa neden olduğunu bilmek ve önlem almak gerekiyor. Doğanın her yerinde keneler vardır. Dünyada keneyi yok etme çalışmaları hiçbir zaman başarılı olamamıştır. Keneyi doğadan yok edemeyeceğimize göre kendimizi korumalıyız.
TEDAVİ ALTINDAKİ KKHA HASTASI
Gümüşhanede hayvancılıkla uğraşan ve inek memesinde bulunan keneyi çıplak elle uzaklaştırmaya çalıştığı sırada virüs kapan 37 yaşındaki Nevzat Kaanoğlu, 1 haftadır Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Servisinde tedavi görüyor.
Kaanoğlu, herkesi hastalıkla ilgili duyarlı olmaya davet ederek, Hastalığı daha önce duymuştum. Ancak tam olarak ne olduğunu ve nasıl bulaştığını bilmiyordum. İneğin memesindeki keneyi kopardıktan bir kaç gün sonra hastalandım. Hastaneye başvurunca virüs kaptığımı öğrendim. Özellikle hayvancılıkla uğraşanlar keneye çıplak elle dokunmasınlar, mutlaka eldiven giysinler diye konuştu.