Kendimden uzaklaşarak kat ettiğim bir ayrılığın elden düşme hüznüyle
aşkı da arttırarak gelen zavallı kent telaşı anılarım
Ömrünü yüzleşmelere dönmüş esmer benizli intiharlarımda
aldattığım sessizliğinin kaç cümlelik bir hikayesi var da boşluğunu
sayfalar dolusu karalarım ve k/aralandım
Dili bağlı yeminlerimi sokak kaldırımlarında sürüyen çocuk bahanelerinde
sakladığım bir yüzünün yarısı ve mevsiminde bir anını terk etmiş
hatır kelebeklerinden çaldığım kambur kanatlı kadınlığım
tecrübe dedigin boşlukta hissettigindir
hatırlasana bir boşluga düşmeden öncekı halini
kırmızıyı tarif etsene bana
sonra gri yi anlat
kırmızı düz yoldaki halin
giri boşluktakı
farkı gördünmü
yada söyleme hissettiklerini zaten renginden belli olur
gri olursun.
emeklerine kalemine sağlık , vakit buldukça okuyacağım epeyce var anca bu şiire gelebildim hepsi çok anlamlı hepsi çok güzel.
teşekkürler.
Bu kez boş bırakıyorum ben bu hayatı.....
Bütün sorularda tek şık, ama ben boş bırakıyorum bütün soruları....
Vazgeçiyorum bütün sorulardan....
Vazgeçiyorum senden....
Tek seçenekli bir hayatta, ben bile bile sensizliği seçiyorum.
Hayatta boş bıraktığım tek kare, cevabını bildiğim halde yazamadığım tek isim.
Sen...
Çoktan seçmeli zamanlarımda ben yanlış olduğunu bildiğim halde seni seçtim.
İnat ettim bildiğim doğrularda...
Bütün cevap kağıdını adının baş harfiyle doldurdum.
Tek sıra, tek dize, sınav, ya da hayat...
Adımı yazmadım hiçbir sınav kağıdına.
Kimse bilsin istemedim.
Gözyaşlarımı kondurdum imza diye,kırmızıya boyadım bütün cevapları,
aşkıma buladım hayatımı....
Ama olmadı, hiç bir zaman geçemedim ben bu sınavdan.
Direndim, tekrar tekrar aldım aynı dersleri...
Tekrar kaldım. Tekrar denedim.
Tekrar tekrar adını haykırdım yalnız kaldığımda ama hiç olmadı.
Her defasında disiplin cezalarına çarptırıldım.
Bekledim aylarca...
Bekleyişler sardı dört bir yanımı, yılmadım.
Şimdi yine önümde sorular...
Bütün sorular tek şık ama ben cevap vermeye korkuyorum.
Adını yazmaya korkuyorum.
Bu kez yalnızca adımı yazıyorum.
Gözyaşlarımı tükettim. İmzamı atamıyorum.
Ama içim parçalanıyor.
Kendimi en iyi bildiğim dersten, senden bile bile kalıyorum.
Bu kez yazmıyorum adını.
Bu kez boş bırakıyorum ben bu hayatı...
ben bu paylaşımı çok beğenerek okumuştum,demek sizin miş?
yüreğinize sağlık diyorum,ama bir bayan olarak,SaHrA yı da kutluyorum, öncelikle verdiği değer ve emekten ayrıca bu medeni cesaretinden,hakkını böylesi seviyeli korumasından dolayı,
bu durumda yaşanmışlıkların üzerine kullandığınız cümleler ve yorumunuz hoş değildi
özür dileyerek fikrimi söylüyorum,selametle.
Sen bir damla su bile vermedin.
Kurak topraklara benzedi yüreğim, bir küçük çiçeğin bile büyüyemediği topraklara...
Güneşe döner gibi yüzümü döndüm sana, sen bulutların ardına saklandın.
Ve ben derin uykumdan uyandım bir sabah.
Anladım ki sevgimle birlikte bende kuruyor, ölüyorum.
Sensiz olmaz derdim, baktım ki bensiz olmuyor.
Daha fazla almadan benden beni bu sevda,
koparıp attım ne varsa içinde yüreğimin, kanata kanata.
yine,yeniden,her zaman dedirttiğin gibi işte))
çokkk güzeldiii
Bir kişi olarak ilk ödevimiz, yalan olduğunu anladığımız düşüncelerden
benzerlerimizi yani bütün kişileri kurtarmaya çalışmaktır.
"Ben bunun yalan olduğunu biliyorum, ben buna inanmıyorum, ama
kamunun bu bağlar altında kalması, onun anlamaması daha iyi olur.
" diyen kimse, öğrendiği anladığı doğrulara layık olmayan kimsedir.
İnandığı bir şey yoktur onun: Bir şeyin ne doğru olduğunu düşünür,
ne de yalan olduğunu.
Ancak kendisini düşünür, büyük görmek için bir yol arar.
Her doğru söylenebilir, her doğru söylenmelidir, yoksa çevremizi aldatıyoruz,
çevremize yalan yayıyoruz demektir.