abisi inan trabzonsporun gidişatı gerçekten iyi değil takım bu gidişle düşecek gibi buna ancak ve ancak trabzonlular dur diyebilir.bence her ne kadar sen beğenmiyor olsanda MAY'ın bu takımı sahiplenmesi lazım niyemi çünkü başka adam yok yok yok yok.....ve şunu da belirtmek istiyorum daha ziya doğan takımın başına geldiğinde ben demiştim bu adam bu takımı ligden düşürür malatyanın başına gelenler trabzonun başına gelmesin biran evvel gitmesi lazım bunun.....acizena şahsi fikrim bu...
BURÇ VE FAL
Gelecekle ve gaypla ilgili bilgilerin onlardan alınması mümkün değildir. Çünkü "gaybı sadece Allah (c.c.) bilir" (157 En'âm (5) 59) Fal ise, Kur'ân-ı Kerim'in ifadesiyle "şeytanın işlerinden bir pisliktir" (158 Mâide (5) 90) Bu yolla da gaybî bilgiler elde edilemez. Dikkat edilirse "Burç" ve "Yıldız Falı" gibi şeytanlıklarla insanları meşgul eden gazete ve dergiler, aslında "gayb"a hiç inanmayan insanların elindedir. Öyleyse inananlar, onların bu hurâfelere niçin bu kadar önem verdikleri konusunu iyi düşünmelidirler. Görülecektir ki, bu şeytanlıkların iki önemli hedefi vardır: Umudundan başka birşeyi olmayan fukaranın o umudunu bile sömürüp kasalarını şişirmek, inanmayı asılsıza çıkararak inançları sarsmak.
ÇALIŞAN KADINLAR ÖRTÜNMEKLE CÂRİYE İLE BİR TUTULAMAZ MI?
Çalışan kadınlar örtünmekle câriye i1e bir tutulamaz mı?Cariyenin açılmasına dört mezhepte de müsaade ediliyor. Bu bir nassa mı dayandırılıyor, yoksa sahâbi sözüne mi? Bir zarurete dayandırılıyorsa, aynı zaruret bugün için geçerli değil midir? (Çalışanlar kadınlar vb. için).
Câriyelerin avretlerinin erkeğin avreti gibi sayılmasının delilleri sunlardır:
a) E1-Ahzâb, 59. "... Mü'minlerin kadınlarına da söyle, cilbâblarını üzerlerine sarkıtsınlar..." ayet-i kerimesi. Allah Teâlâ bu ayet-i kerime ile, hür kadınların câriyelerden ayrılması için cilbâb edinmelerini emretmiştir. (Serahsî,el-Mebsûr, X/I51.) Nüzûl sebebi de bunu gerektirir. Binaenaleyh, câriyeler bu hükme dahil değildirler. (Alûsî, Rûhu'l-me'ânî, XXI/89. )
b) Hz. Ömer başını örten bir câriye gördüğünde, ona sopasıyla vurarak, "Başörtüsünü at! A kokmuş!" demesi. (Serahsî, age. X, 15l.) Bazı rivayetlerde "Hür kadınlara benzemek mi istiyorsun?" ilâvesi de vardır.
c) Enes, "Ömer in câriyeleri misafirlere, başları açık, bedenleri oynak halde hizmet ederlerdi" (Aynı kaynak.) demesi.
Bu deliller her ne kadar câriyenin avretini tayinde muknî değilse de, bu sahabî uygulamasına ihtilâf bilinmemekte ve mesele böylece hükmî bir icma halini almaktadır. Ibn Hazm, Ibn Kayyim el-Cevziyye ve Ebû Hayyân gibi âlimlerin daha sonraki ihtilâfları icmâ'i bozar nitelikte değildir.
Ancak Hanbelî el-Makdisî, "Biriniz câriyesini kölesine, ya da ücretle çalıştırdığı adamına nikâhlarsa, artık onun avretine bakmasın. Çünkü, onun göbekle diz kapağı arası avrettir." mealindeki Darekutnî hadisini, cariyenin avretine nas kabul eder ve bu hadiste avretinden sözedilenin, câriye olduğunu söyler. (Bahâuddîn el-Makdisî, age. s. 66.) Aynı hadis, el-Mugnî'de de sözkonusu edilmiştir.(Ibn Kudâme, el-Mugnî, I/578.)
Bu konuya câriyenin ev dışında çalışma zorunlulugundan dolayı açılma zaruretinin bulunmasıda delil olarak gösterilmişse de bu Hidâye sahibinin âdeti olduğu üzere, menkul delillere ma'kulle de destek arama (Bk. Ahmed Molla Ciyûn, Nûru'!-Envar, N/136.) kabilinden olsa gerektir. Illetin zarûret olduğunu kabul etsek bile bu, câriye için olan zarûret şeklinde kayıtlanmalıdır. Tıpkı namazın kasrına sebep olan meşakkatin, mutlak meşakkat değil de, seferdeki meşekkat olduğu gibi.
Binaenaleyh, zarûreti ortak illet kabul edip, kıyas yoluyla, bugünün çalışan kadınlarını da onlar gibi saymamız imkânsızdır. Bu imkânsızlığın bir sebebi daha vardır:
Bilindiği gibi kıyasın şartlarından birisi, fer'in, aslın benzeri olmasıdır. (Bk. el-Münavi, Feyzu'l-Kadîr, IV/37; Ibn Hacer el-Heytemi, el-Fetâvâ'l-kübra, I/170; Ali el-Kâri, el-Esrâru'l-merfû'a, s. 233, el-Mesnû'a, s. 88; Muhammed Tâhir b. Ali el-Hindi, Tezkiratü'l-mevzû'ât, s.155-56. ) Bu konuda bu şart mevcut değildir. Zira câriyenin birçok hususlarda hür kadının yarı hakkına sahip olduğu başka naslarla sabittir.Kıyasın bir başka şartı da, fer'in hakkında nas bulunmamasıdır. (Ahmed b. Hamza er-Ramli, el-Fetâvâ (Heytemi ile) 117, 28.) Halbuki, hür kadınların herhangi bir zaman ve mekânla kayıtlı olmaksızın kapanmalarına âmir bir sürü nas vardır. Binaenaleyh, böyle bir kıyasın ma'a'1-fârik olacağı