fLy

fLy

Üye
14.01.2007
Çavuş
2.129
Hakkında

fLy fLy foto
  • Giden resimleri yeniledim :) neyseki müziğim değişmemiş , hemen ekledim . Sanırım eskisi kadar güzel oldu :) ???
#20.04.2008 00:22 0 0 0
fLy fLy foto
#18.04.2008 18:08 0 0 0
fLy fLy foto
#18.04.2008 17:59 0 0 0
fLy fLy foto
  • :D sokakta bunlarla yürüdüğümü hayal edemiyorum... Teşekkürler SU-PERİSİ
#18.04.2008 17:58 0 0 0
fLy fLy foto
#18.04.2008 17:20 0 0 0
fLy fLy foto
  • Çok değişik bir düşünce. aklıma gelmezdi benim :) Teşekkürler SU-PERİSİ
#18.04.2008 17:19 0 0 0
fLy fLy foto
#18.04.2008 17:17 0 0 0
fLy fLy foto


  • Gidersin; yağmurlarda kırılır mızrabım
    gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider

    gidersin; her şey gider
    gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır
    ilgilenmez ordular, hükümetler...

    gidersin; ne rezil bir an'dır bu
    yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat
    gidersin; bir hazin dramdır bu...

    /kanmadım aynalara sana kandığım kadar
    içimde bir boşluk sana yandığım kadar/

    Bugün hasretin kırlarında dolaştım
    senin adınla
    aşkın adıyla
    savrulup aktım o ırmaklardan;
    ırmakları çöllerle
    çölleri denizlerle
    denizleri düşlerle buluşturdum
    sustum kaldım sonra böyle günleri savuşturdum...

    /ne ses ne nefes ne de bu rüzgâr bağışlar seni
    simsiyah gecelerde budanırken ah ömrüm
    dönüp sırtını giderken kimler karşılar seni?/

    Sen olmayınca sesin de yoktu, gözlerin de
    bu yüzden odama resmini yaptım
    söküp kalbimi yanına astım
    sensiz kalan yılları da ben buruşturdum
    kalbim hasretinde asılı kaldı
    yetim kalmış anıları ben tokuşturdum

    Daha bu solgun günlerde aşk,
    yaşanır
    sözde!

    kalp,
    yitik bedende;
    yağmur değil, sanki efkâr yağıyor kente
    yağıyor ömrüme
    senin yerine

    /kanmadım aynalara sana kandığım kadar
    içimde bir boşluk sana yandığım kadar/
#18.04.2008 17:13 0 0 0
fLy fLy foto



  • Hapşırma, ani, irade dışı, sesli bir şekilde ağızdan ve burundan nefes vermektir. Hapşırma burun kanallarındaki sinirlerin uyarılması sonucu oluşan psikolojik bir reaksiyondur. Aslında burnumuz nefes almamızda çok önemli bir görev yapar. Hava onun dar kanallarından türbülans oluşturarak geçerken hem ısısı ayarlanır, hem de içindeki toz burada filtre edilir.

    Buradaki sinirlerin uyarılmasının nedenleri değişiktir. En çok alerjik etkilenmedir ama toz, duman, parfümler hatta aniden ışığa bakma gibi başka birçok nedenleri daha vardır. Hapşırmadan önce sanki bir yerimiz ısırılmış gibi sinir uçlarının ikaz göndermesi sonucu, burnumuzdan önce bir salgı gelir. Biz bunun pek farkına varamayız.

    Bu salgının ardından beyine giden ikaz neticesinde baş ve boynumuzdaki kaslar uyarılarak ani nefes boşanması olayı yaşanır. Ses tellerinin olduğu bölüm önce kapanır ve buradaki havanın basıncı iyice yükselir. Sonra aniden açılarak hava yüksek bir sesle dışarı verilir. Tabii beraberinde burnumuzdaki toz gibi yabancı maddeler ve soğuk algınlığı yaratan mikroplar da. Ancak tıp bilimi hapşırma ile yayılan mikropların, elle yayılanlardan çok daha az olduğunu saptamış bulunmaktadır.
    Uyku sırasında özellikle rüya safhasında sinir sisteminin bazı elemanları kapalı olduğundan normal şartlarda hapşırma olmaz. Uyarı çok kuvvetli ise olabilir ama anında uyanılır. Ancak bu beyin tarafından tehlike olarak algılanmaz. Uyurken ayağını gıdıkladığımız kişinin ayağını çekip, arkasını dönüp, uyumağa devam etmesi gibi.

    Hapşırma refleksinin detayları tam bilinmese de kesin olarak bilinen bir şey var. Hapşırırken gözlerinizi açık tutamazsınız. Bunu bilim insanları vücudumuzda bir acı veya ağrı duyduğumuzda gözlerimizi kapatmamıza bağlıyor. Kibarlık olsun diye hapşırığı tutmaya çalışmak ise kesinlikle tavsiye edilmiyor.
    Güneş ışığı ile karşılaşınca hapşırmanın genetik olduğu ileri sürülüyor. Dünya nüfusunun en az yüzde 18'i bu hassasiyete sahip. Hapşırma sayısının da genlerle nakledildiğini ileri süren bilim insanları var. Bazı ailelerde üç kere hapşırılırken, bazılarında sekizincide duruyormuş.


    İnsanlara hapşırdıktan sonra 'çok yaşa' deme adetinin kökeni Hıristiyanların 'God bless you' yani 'Tanrı seni takdis etsin' veya Tanrının hayır duası üzerinde olsun' cümlesine dayanmaktadır. Altıncı yüzyılda hapşıranlara vücutlarındaki şeytanı attıkları için tebrik anlamında söylenen bu söz büyük veba salgını başlayınca Papa tarafından söylenmesi zorunlu kılındı ve kanunlaştırıldı.
#18.04.2008 17:00 0 0 0
fLy fLy foto



  • Öyle ki doğum sancısından da beter...

    İdrar yollarınızdan taş düşürmeye çalıştıysanız çok ağrılı bir durum olduğunu biliyorsunuzdur. Doğum sancısından bile kötü olabilen bu durum ancak taş idrar yollarını tıkadığı dönemde yaşanır. Çoğu böbrek taşları hastalar tarafından az ya da çok ağrılı bir şekilde tıbbi yardım olmadan düşürülebilir.

    Tedavilerin süresi var mı?

    Belli bir süre içerisinde düşürülemeyen taşların ağrı yanında enfeksiyon, idrarda kanama, böbrek fonksiyonlarının bozulması gibi riskler taşıması nedeniyle üroloji uzmanı tarafından görülerek uygun tedavilerin planlanması gerekir.

    Taşlar nasıl sinyal verir?

    Aşağıdaki durumlar böbrek taşlarının erken bulguları olabilir. Mutlaka bir üroloji uzmanı ile görüşülmesi gerekir:

    - Böbrek bölgelerinde (yan ve sırta doğru) şiddetli ağrı

    - Bulantı-kusma

    - İdrarın kanlı çıkması

    - Ateş-titreme

    - Bulanık idrar

    - İdrar yaparken yanma İdrar yollarını tıkamayan veya kısmi tıkayan taşlar hiç rahatsızlık vermeyebilir ve tanı konamadan çok iri boyutlara ulaşabilir. 5 mm çapındaki taşın düşme olasılığı yaklaşık %50'dir. 10mm.den büyük taşlar ise düşmez kabul edilir.

    Günümüzde artık idrar yolu taşları uygun tedavi yöntemleri planlanarak - açık cerrahilere gerek kalmadan - hızlı ve emniyetli bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Geçirilen girişimsel tedaviler sonrası böbrek ve aşağı idrar yolları mümkün olduğunca taşsız hale gelmelidir. Kalan taş parçaları yeni taş oluşumları için nüve oluştururlar.

    Böbrek taşı nedir?

    Böbrekler tarafından kandan süzülen vücut için gereksiz fazla sıvı idrar şeklinde atılırken beraberinde atılan bazı katı maddeler bazen idrar yollarının içinde çökerek böbrek taşlarını oluşturur. İdrarı oluşturan suyun az, beraberinde atılan maddelerin fazla olması idrar içinde bulunan taş oluşumunu engelleyici bazı maddelerin azlığı da farklı kristallerin idrarda çökmesine neden olur. Çok değişik sayı, büyüklük ve yapıda taşlar görülmektedir.

    Küçük bir böbrek taşı bir erkeği ağlatacak kadar ağrı yapabilir mi?

    İdrar yollarında oluşan taşlar böbreğin içini tamamen doldursa bile hiç ağrı yapmayabilir. Bunun yanında 3-4mm.lik bir taş böbrekten çıkıp mesaneye doğru inerken idrar kanalı (üreter) içinde sıkışarak hastaya çok şiddetli ağrılar yaşatabilir. Tıkalı yolun gerisindeki idrar yolu içinde basıncın artmasıyla oluşan şiddetli taş sancısı sırasında sıklıkla bulantı ve kusma da görülür. Ağrının nedeninin taş olduğu tanısı hızlı bir şekilde konularak dayanılması çok zor olan böyle bir durumdan hastanın uygun ilaçlarla bir an evvel kurtarılması gerekir.
#18.04.2008 16:50 0 0 0
fLy fLy foto


  • HAYATI ...MIŞ GİBİ YAŞARKEN...




    Hayatı yaşar gibi yapıyoruz ama
    aslında bal gibi seyrediyoruz işte
    Başkalarının yazdığı senaryoları izliyoruz akşamları.

    Konuşmalarımız dizi filmlerinin replicleri gibi
    Onlarla gülüyor, onlarla hüzünleniyoruz
    Kişiliğimizi, kimliğimizi şekillendiriyorlar sanki

    Dizilerimizle ilgilenmekten, hayatı ilgi boyutundan bir türlü etki boyutuna taşıyamıyoruz.
    Etki alanımız öylesine daraldı ki etkinliklerimiz çoğunlukla ilgi boyutunda, haber, spor, dizi gibi başkalarının etkinliklerini izlemekten ibaret oldu.

    Annelerimiz ilgi alanı tv denen kara kutuya endekslendi.
    Babalarımızı da kahvelerde okey taşlarının arasında kaybettik.

    Yakında çocuklar anne babaların kendilerine aldığı bilgisayar dahil oyuncaklara benzeyecekler
    "Heyy arkadaş canımı sıkma bir format atarım sana."
    "Bak senin ekran görüntünü sevmedim ne o yüzünün hali ?"

    Oysa bir reklam vardı nasıldı o
    "Babam çamaşır makinesi aldı annem bana kaldı."
    Hadi ordan çok beklersin, dizilerin reklam aralarında görecen anneni ))))) çocuklar dua edecekler şu reklamlar uzasa da
    annem ve babamın etki alanına olmasa bile ilgi alanına bari gireyim diye )))

    Eeeee her seçim bir kaybediş diye boşuna dememişler

    Anne! Teninin kokusunu özledim zamanımı geçirdiğim bu makine sen değil kablo kokuyor !

    Baba! Bana aldığın hediyelerin hepsi kendi yerinde duruyor ve senin yüreğimde olman gereken yeri dolduramıyor
    hala bir boşluk var

    Ben sizin yokluğunuzun yerine ne koysam
    dolmayacağını bilmeyecek yaştayım.
    Sizinle ilgili anılarım bile olmayacak bir hayatı,
    yaşadığımı anlamayacak yaştayım.

    Siz bana uymayın "Azı karar, çoğu zarar" misali
    benim gelişimim içine kendinizden de bir şeyler katın

    Ben büyüyorum,
    benim 15 yaşımdaki halimi yaşasaydık keşke,
    bitip giden dizileriniz yerine


    Kıssadan hisse...
#18.04.2008 16:45 0 0 0
fLy fLy foto
  • Sen iste herzaman elimden geldiği kadarıyla yardımcı olurum Sevgili Sedat ...

    umarım cangül'ün de hoşuna gider :) Herşey gönlünüzce olsun...

    Öpüyorum güzel yüreğinizden ...
#17.04.2008 22:39 0 0 0
fLy fLy foto
#17.04.2008 20:51 0 0 0
fLy fLy foto
  • sylar , emeğinize sağlık , hoş bir sayfa hazırlamışsınz...
#16.04.2008 19:57 0 0 0
fLy fLy foto
  • Çok güzel bende beğeniyorum ... Teşekkürler Sindy
#16.04.2008 19:25 0 0 0
fLy fLy foto
#16.04.2008 19:21 0 0 0
fLy fLy foto


  • noimage


    isyankar bakışlarını üzerimden çek !
    acının yüz ölçümünü vermem mümkün değil...
    son çizikti bu attığın,
    sevda yanığı yüreğim kanamaya devam etsin ... farketmez ...
    son çizikti bu ... son ...



    ömrümün telaffuzunu dudak uçlarından okuyorum
    şehrin en sessiz çığlığını ruhumda duyuyorum
    tenim ürperiyor... sensizlikten olsa gerek ya da sessizlikten (?)
    kaçan hayaller geceme sığınıyor
    "kalk, git artık" demeye dilim varmıyor
    sınırsız sevgi ve şiddetli bi özlemle kucaklamak istiyorum seni
    yeniden ateşe elimi sürecek olmak korkutuyor beni
    yapamıyorum.. gücüm yetmiyor
    biliyorum zaman geçer ve bana kalanı verir hayat, avuçlarıma
    ben gelişiyle göğe açılan ellerimi indiremem
    istediğim "O"dur Onun verdiği değil!


    hiç bir gidiş senin gelişin kadar üzmedi beni
    yenik hayallerle gelmeyişinin resmini çizdim hep
    geldin... geldiğin gibi gittin...
    masallara inancım bitti gidişinle
    gök kuşağı çıkmadı ağlamalarımın ardından
    bulutlar hiç gitmedi gözlerimden
    hep bir gün gelir diye bekledim gelmeyişini
    umudumda kalmadı ki artık
    zaman hep senden yana ...
    bende bitti vakit...
    gelme... istemem...
    kavuşuruz... buluşur bedenler...
    hem sonra; "ölüme ne kaldı ki?"



    ___
#16.04.2008 19:15 0 0 0
fLy fLy foto
  • Çok içten , çok duygu dolu bir yazı sevgili CangüL........

    Allah bu heycanı almasın içinizden ve hep okuyalım böyle güzel yazıları (:

    Öpüyorum gül yanaklarından.......
#16.04.2008 18:58 0 0 0
fLy fLy foto
  • Çok başarılı bir albüm .. Özellikle albümde ve kliplerde kullandığı animasyonlar oldukça hoşuma gitti...Şarkılara zaten söz yok .Feridun Düzağaç kalitesi ... Teşekkürler paylaşım için,ellerinize sağlık..
#15.04.2008 22:16 0 0 0