Melekler duymuyor sesimi.. KaranLık işte..
Yine heryerde sessiz gözyaşLarım.. KeşkeLeri yok edemiyor korkuyorum !!!
İnancım kaLmadı benim...
ve sessizLik hakim geceme..
ve sensizLik..
ve ben ağLıyorum hergeceki gibi.. sessiz sessiz..
gözyaşLarım akıyor içime.. damarLarımda doLaşıyor sen'Li sensizLikLer..
ve yüreğim bitik...
içime akıtıyorum ben gözyaşLarımı.. kimse görmesin,,kimse farketmesin diye..
ve sen yoksun yanımda yine...
bak !!
hayır yanakLarımda arama yaşLarı,
gözLerime bak...
yüreğime bak usuL usuL..
ve uzat eLini bir boşLuğa
yokLa biraz etrafı..
ne hissediyorsun..
hayır gördüğünü değiL hissettiğini anLat bana...
ve hissedemedikLerini...
bir deniz göz rengin..
sonbahardaki yaprak saçLarın...
yağan yağmurda bakışLarın..
ve eLLerin.. donmuş bi kaLıp buz parçası...
hayır gördükLerini değiL,hissettikLerini öğrenmek istiyorum ben...
bu ve bunun gibiLer...
oysa ne çok söyLeyecekLerim vardı sana
ne çok isyanLarım ve ne çok sawaşLarım vardı yarıda bırakıp kaçtığın...
rövanşını yapacağımız turnuwaLar vardı binLerce..
ve en büyüğü benim yüreğimdeki senin yüreğindeydi...
topLamı sıfır veren biz'in çıkanından ben kaLıyordum..
ve yüreğim bitik..
kaç gece indirdim yıLdızLarı yeryüzüne
ve kaçgece sakLambaç oynadık senLe ...
ben hep eb'e oLuyordum ... sen karanLıktan korktuğumu biLe biLe en kuytu köşeye sakLanıveriyordun..
ve sobe yapıp gidiyordun bir eLweda biLe demeden !
ne ben görebiLiyordum seni nede sen beni...
oysa..
oysa ne çok oyunLar biLiyordumda korkuyordum söyLemeye...
beLki bunLarda çekip gidersin diye..
ve ne çok sessiz gözyaşLarı biriktirdim içimde..
deniz oLdu şiştim,,şiştim ...
sen beni beyenmez oLdun ben daha çok şiştim...
bi sen sağLam kaLdın içimde.. bi sen sağLam yüreğimde...
ve gittin...
oysa neçok ağLadım yokLuğunda..
sana farkettirmeden...
ve sensizLiğin daLgasına inat bir damLa gözyaşı dökmeden...
Hiç kafasıyla tuğla kırmaya çalışan bir kadın gördünüz mü? Ya da bir kamyonu tek başına çekmek için debelenen. Ama her ne hikmetse biz erkekler böyle saçma sapan işler yapıp aklımız sıra erkekliğimizi kanıtlıyoruz.
ellerine sağlık , güzel bir paylaşım olmuş ... özellikle bu metni okudukça güldümmm
Adını derin vadilerde yolunu yitirmiş sulara yazdım. Saçlarına kırağı düşmüş dağlara yazdım. Göçmen kuşların konakladığı ovalara yazdım. Adını rüzgara yazdım bir de...
***
O rüzgar getirdi seni bana. Ve seni gördüm. Gençliğimin ilkçağının gözleriyle gördüğüm gibi... O yıllarda da böyle miydi ağzın ve dudakların? Alnının serinliği? Kirpiklerinin karası? Parmak uçlarının
yumuşaklığı? Saçların? Ki her dokunuşumda nice aralar açardı kalbimde... Gözlerin? Ki karanlığında yerini yurdunu yitirirdi bakışlarım... Ve yüreğim nasıl bir heyecanla çarpardı gözlerinin ışığı gözlerime değince... Ben, nasıl çarpardım kendimi çıkmaz sokaklara... Denizlerin tuzuna... Gurbetlerin hüznüne... Hüzünlerin sılasına...
***
Alıp gitmek vardı seni o an görünce... 'Bana bir şiir oku' deyince... Alıp gitmeliydim seni... Bedeni haritadan silinmiş bir park kanepesinde otururduk. Başımı omuzuna dayardım. Kulağının memesi ağzımda erirdi. Sana dünyanın bütün şiirlerini okurdum. Senin şiirini okurdum. Gökyüzünün en karanlık gecesinden en aydınlık yıldızını çalardım senin için... O yıldızı kalbinin üzerine koyardım. O yıldızın aydınlığı ile aydınlanırdı senin geçmişin, benim geleceğim... O yıldızın aydınlığı ile sana yaşanmamış sevdalar biçerdim, bana avuçları buz tutmuş karasevdalar... Sana sevinçler, bana hüzünler...
***
Ah, benim geçmişimin hatırasından hatırıma bir daha gelen sevgilim... Seni kalbimin hangi kuytusunda saklamalıyım şimdi? Seni hangi vadilerin rüzgarına yazmalıyım? Hangi rüzgarların elvedasına? Çık gel haydi, hangi gün olursa olsun. Ben beklemedeyim. Telefonların sessiz tellerine, mektupların harf kataloglarına değil, rüzgarlara yazdım adını... Rüzgarlarla bekliyorum seni...
Ne severim oysa yağmuru,
Cisil cisil yağar,süzülür göklerden,bazen boşanırcasına,
zincirini koparmış kaçarcasına bazen
Cama çarpışı vardır hani birde,öyle sert değil,ama süzülür aşağıya doğru sanki yanakmış gibi..
Sesini duyuyormusun yağmurun?uzat bak kulağını,ama sessizliğe ver kendini önce
Kapattın mı gözlerini,çok sıkma ama hafifçe işte yoksa duyamazsın duyuyormusun şimdi?
Ya toprağın kokusunu,çekiyor mu senide öylesine kendineçamurdanız ya hani& ondan herhalde..bak çiçekler var orada,nasılda seviniyorlar nasıl sevinmesin,abu hayat iksiri bu onların,benim ise hüznüm
Bir de buğusunda ismin
Ne severim oysa yağmuru,
Hüznüm geçermiki şimdi üstüme üstüme gelirken şehir,
Birde çisil çisil hercai menekşeler,sizden bilirim firakı
Gözlerim neden yeşile döner ıslandığında,
Islanmış yağmurdan mı?
Kaçarım buralardan,babile..iskenderiyeye..
Kaçmak mı adı gidişlerin,
Hicret mi?
Bir yürekten,bir yürek devletine
Ne severim oysa yağmuru,
Bir yağmurlu sabah günü karar verdim hicrete,
Bir sabah ezanında vakfeye,
Yeşil gözlerim ortaya çıkacak,ıslanacak
Bu Pazar visal Eyüp de,
Duaya duracak
Ne severim oysa yağmuru,
Bir de masalları
Bana bir masal anlat baba,içinde bir visal,bir de firak olsun!
Söyle Bana Gece;
Nedir geriye kalan yaşanmışlık adına çekilen dertlerin biriktirdiği? Alnında biriken keşkelerin yırtık ayak izleri mi? Belkilerin sararttığı düşlerimizi iteleyen rüzgara ne demeli o halde.
Umutsuzluk kötü şey bunu çoktan biliyorum, büyüdüm ben. Boşluğa düşer sesin ayakların kıpırdamaz bir zamançarparsın yüzünü uzaklara, en yakın sığınak her başın dardayken gelen türkünün dizelerinde saklı sadece.
Söyle bana gece;
Nerde masalların anlattığı o hiç gözyaşının olmadığı ülke, sınırlarında kalın duvarlar mı var, duvarlarında sınır bekçileriaçmazlar mı kapılarını dünya yanıyorken, saklamazlar mı çocuk korkularını savaşlar ortasından kaçırıp, susturmazlar mı bebekleri, doyurmazlar mı bereketli memeler üstünde,silmezler mi hapishane kapılarında hem içeriyi hem dışarıyı mahpus eden anaların gözlerindeki bulutları?
Gerçek bir suskunlukla bekliyorum sabahı. Dilimde ucuz şarapların kekremsi sarhoşluğu geceyi dinliyorum. Penceremi yalayan rüzgarda üşüyüp daha bir sokuluyorum anılarıma. Ne kadar çıplak ve tatsız anılar, ne kadar fakir dilengeç mutluluklar biriktirmişim. Oysa daha dün dediğim yüzleri anımsamakta güçlük çekiyorum.
Söyle bana gece;
İnsan şimdi mutluysa neden sığınır anılar limanına? Loreena mc Kennitt ağlıyor kulaklarımda, yüzüm gözüm kanayan yıldız.
Demek ki diyorum insan her coğrafyada aynı yalnızlığı yaşıyor ve aynı biçimde ağlıyor dilsizliğine. Oysa tek kelimesini bile anlamadığım bu kadının kapı komşum olduğuna yemin edebilirim.
Kim giderken götürdüğü yalnızca kendisidir? Kimin bohçasında yarım kalmış gülüş izleri bulunmaz. Şimdi olsaydı demezdim şimdi olmadı. Şimdi olanlar şimdi olmasını istediklerim değil, aslında hangimizin şimdisi doğru?
Ey hayat ben seni yaşamadıysam benim bu yaşadığım ne? Delişen bir ırmak mısın, içinde ağaç kabuğu muyum, hangi kayalıkta çürür bedenim su olurum, bende katarım yitik aşklar ülkesine kimliksiz sesleri?
Sustuğumda bil yorgunum.
Adına sıfatlar takmaya çalışmak eş olmuyor yüreğimdeki yıkılmış evlerin yalnızlığına. Sırtımda tırnak izleri aç gecelerin boğuştuğu yastıklar. Derdim tasam son kez rastlamak sokak başında adına türküler yakılmış dost yüzlere. Ardından kopsun kıyamet. El ele verir yürürüz caddelerde. En hakiki aşk değil mi çocuk yüzlerindeki sevinç.
Deviririz korkuları, devim yaparız, sevişmek deriz adına ölümün, ölürken mutlu ölürüz.
Söyle bana gece; düşlerimi bölenler lal mi şimdi?
Çekip çıktığı kapıları hiç mi merak etmezler ? Geceler yalnız bana mı zimmetli, herkesin bir gecesi var hiç mi bilmezler?
merhaba bayanlar , aranıza bugün katıldım . bir süredir üyeliğim olmadan takip ediyordum yazılarınızı ve çokta hoşuma gidiyordu .
Biraz kendimden bahsedecek olursam ; 17 yaşındayım ,lise son öğrencisiyim . öss mağdurlarından sayabilirsiniz benide müzik , dans , voleybolla ilgileniyorum.
Bu forumdaki amacım , yalnıza güzel paylaşımlar yaparak bunun hazzını yaşamak , iyi vakit geçirmek ve eğlenmek.şuan için aklıma gelen ve bilmeniz gerekenler bu kadar sanırım...
umarım zamanla birbimize alışırız ve birlikte güzel vakit geçiririz.herkese iyi paylaşımlar ...