HızıRReiS

HızıRReiS

Üye
19.03.2013
Er
379
Hakkında

#27.03.2013 22:32 0 0 0
#27.03.2013 22:27 0 0 0
#27.03.2013 22:21 0 0 0
  • saygısızlık yapmamaya gayret gösterelim kendisine evliyaullahlardandır hayrettin paşa. Ayrıca gerçekten canı gönülden araştırmış olsaydın soyunun vardar yenicesinden geldiğini orta macaristan günümüzde yunanistan sınırları içinde olan bölgeden olduğunu görürdün. ;)
#27.03.2013 22:19 0 0 0
#27.03.2013 22:13 0 0 0
#27.03.2013 22:10 0 0 0
#27.03.2013 22:08 0 0 0
#27.03.2013 21:55 0 0 0
  • yazık sana ki o 40 bin kişinin katilini asmayıpta hediye paketi yapıp türkiyenin kucağına bırakıp kaçan lar yılmaz-ecevit-bahçeli koalisyonu idi bunu esgeçiyorsun. Şimdi kan dökülmesin diye uzlaşım peşine koşan insanlara haksızlık yapıyorsunuz bide bölünme karşıtıyım diyorsunuz ama kürtlere karşı kin besliyorsunuz bu nasıl bir çelişki.
#27.03.2013 15:34 0 0 0
  • :) yanılıyorsun taraf olan sensin bence. bitaraf olan insan kendi başbakanına çamur bulamaz. bi taraf olan insan yapılan o şaşaalı yemeğin içinden teleskopla arayıp cımbızla kıl çıkarmaz. zamanında konusunda hizmet edilmeyip te faaliyete geçen imkanları görün dağda fare aramayın. Yapılanlar yapılacakların teminatıdır.
#27.03.2013 14:55 0 0 0
  • اِنَّ اللّهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

    Nisa / 36 …Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez

    ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسى وَهرُونَ اِلى فِرْعَوْنَ وَمَلاَئِهبِايَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِمينَ

    Yunus / 75 Sonra bunların arkasından Musa ile Harun'u âyetlerimizle Firavun'a ve cemaatine gönderdik İman etmeyi kibirlerine yediremediler ve günahkâr bir kavim oldular

    وَلَا تَمْشِ فِى الْاَرْضِ مَرَحًا اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولًا

    İsra / 37 Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin

    وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى الْاَرْضِ مَرَحًا اِنَّ اللّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

    Lokman / 18 "Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez

    قَالَ يَا اِبْليسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَىَّ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَالينَ

    Sad / 75 Allah: "Ey İblis! O benim kudretimle yarattığıma secde etmene ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yüksek derecelerde bulunanlardan mı oldun?" dedi

    اِنَّ الَّذينَ يُجَادِلُونَ فى ايَاتِ اللّهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتيهُمْ اِنْ فى صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغيهِ فَاسْتَعِذْ بِاللّهِ اِنَّهُ هُوَ السَّميعُ الْبَصيرُ

    MÜ'MİN / 56 Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde ancak yetişemeyecekleri bir kibir vardır Sen hemen Allah'a sığın Çünkü her şeyi işiten ve gören O'dur

    وَاِنّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوا اَصَابِعَهُمْ فى اذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًا

    Nuh / 7 "Ben onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler "



    [video=youtube;zWs6L-NjwxY]http://www.youtube.com/watch?v=zWs6L-NjwxY[/video]
#27.03.2013 12:10 0 0 0
#27.03.2013 11:58 0 0 0
  • televizyon mağduru çocuklarımız - televizyonlardaki yahudi çizgi filmleriKesinlikle öyle ayrıca değinmek istedim bir nokta varki çok önemli. Şimdi ki anneler fazlasıyla sıkılgan çocuklarına karşı sabırsız ve başından savma derdinde. Ve bu yaptıkları yanlış ise onlara farkında olmadan çok büyük zarar veriyor. Bu yaptıkları şey nedir o nu açıklayayım.

    Sanal dünyada birçok insanın bildiği gibi illüminati yani 25. kare diye bir siyonizm yahudi kökenli oyunlar dönüyor. malum video sitesine girildiğinde 25. kare illüminati yazıldığında çok şaşıracağımız şeytanın aklına gelmeyen oyunları anlatıyor.

    25. kare mevzuatı ise şudur; çizgi filmlerde reklamlarda veya filmlerde insanların o anda farkedemeyeceği ama gizli noktalara gömülmüş olan ahlak bozucu görüntüler yazılar vardır. bunları biz farketmesek önemsemesekte gözümüzün beyne sızdırdığı 25. kareler vardır. ve bu beynin hücre odacıklarında kendilerine yer edinir ve ölene kadar orada kendilerini saklarlar sürekli kendilerini hatırlatır ve o yöne doğru beynin de yer edindiği insanı sevk ederler. ahlaki ve kültürel düşünmeyi engellerler. bunlar siyonistlerin yaptığı aşırı şeytani oyunlardır.

    Gelgelelim genç annelerimizin yaptığı yanlışın bunlarla alakası nedir? Dediğimiz gibi çocuklarını başlarından savmanın yollarını arar iş yaparken onları meşgul edecek şeyler düşünürler. Bu da çağımız en büyük silahı olan ve en kolay oyalama yolu olan televizyon. Çocuklarımızı televizyonun başına bırakıyoruz çizgi filmi izliyorlar akşama kadar ve anneler işlerini rahat yapıyor.

    Halbuki yanılıyorlar. Çocuklar çizgi filmlerdeki o 25. kareleri ve reklamlardaki illüminatileri beyinlerine yerleştiriyor. ve büyüdüklerinde o gizli silahlar çocuklarımız ahlaksız ve akültürel eğilimlere sevkediyor. ondan sonrada anne babalar ağlayıp sızlıyorlar benim çocuğum niye böyle ahlaksız edepsiz saygısız. Halbuki ben onu küçükken 5-6 yaşında kuran kursuna yolladım. Öğütler verdim diyebiliyor ama çocuklarının daha küçük yaşlarda o beyaz sayfa niteliğindeki beyinlerinin 25. kare melanetiyle televizyonlardaki çizgi filmlerde kirlenmişti zaten. Konu bundan ibaret ki bilmeyen kalmasın yahudiler böyle oyun içindeler yıllardır ve bizleri uyuttular. Dİkkatli olalım.

    Allahım cümlemizi münafık oyunlarından tuzaklarından korusun. Küçük yavrularımızı şeytanın ve onun uşaklarının şerrinden esirgesin. Amin.
#27.03.2013 11:35 0 0 0
  • Kesinlikle öyle ayrıca değinmek istedim bir nokta varki çok önemli. Şimdi ki anneler fazlasıyla sıkılgan çocuklarına karşı sabırsız ve başından savma derdinde. Ve bu yaptıkları yanlış ise onlara farkında olmadan çok büyük zarar veriyor. Bu yaptıkları şey nedir o nu açıklayayım.

    Sanal dünyada birçok insanın bildiği gibi illüminati yani 25. kare diye bir siyonizm yahudi kökenli oyunlar dönüyor. malum video sitesine girildiğinde 25. kare illüminati yazıldığında çok şaşıracağımız şeytanın aklına gelmeyen oyunları anlatıyor.

    25. kare mevzuatı ise şudur; çizgi filmlerde reklamlarda veya filmlerde insanların o anda farkedemeyeceği ama gizli noktalara gömülmüş olan ahlak bozucu görüntüler yazılar vardır. bunları biz farketmesek önemsemesekte gözümüzün beyne sızdırdığı 25. kareler vardır. ve bu beynin hücre odacıklarında kendilerine yer edinir ve ölene kadar orada kendilerini saklarlar sürekli kendilerini hatırlatır ve o yöne doğru beynin de yer edindiği insanı sevk ederler. ahlaki ve kültürel düşünmeyi engellerler. bunlar siyonistlerin yaptığı aşırı şeytani oyunlardır.

    Gelgelelim genç annelerimizin yaptığı yanlışın bunlarla alakası nedir? Dediğimiz gibi çocuklarını başlarından savmanın yollarını arar iş yaparken onları meşgul edecek şeyler düşünürler. Bu da çağımız en büyük silahı olan ve en kolay oyalama yolu olan televizyon. Çocuklarımızı televizyonun başına bırakıyoruz çizgi filmi izliyorlar akşama kadar ve anneler işlerini rahat yapıyor.

    Halbuki yanılıyorlar. Çocuklar çizgi filmlerdeki o 25. kareleri ve reklamlardaki illüminatileri beyinlerine yerleştiriyor. ve büyüdüklerinde o gizli silahlar çocuklarımız ahlaksız ve akültürel eğilimlere sevkediyor. ondan sonrada anne babalar ağlayıp sızlıyorlar benim çocuğum niye böyle ahlaksız edepsiz saygısız. Halbuki ben onu küçükken 5-6 yaşında kuran kursuna yolladım. Öğütler verdim diyebiliyor ama çocuklarının daha küçük yaşlarda o beyaz sayfa niteliğindeki beyinlerinin 25. kare melanetiyle televizyonlardaki çizgi filmlerde kirlenmişti zaten. Konu bundan ibaret ki bilmeyen kalmasın yahudiler böyle oyun içindeler yıllardır ve bizleri uyuttular. Dİkkatli olalım.

    Allahım cümlemizi münafık oyunlarından tuzaklarından korusun. Küçük yavrularımızı şeytanın ve onun uşaklarının şerrinden esirgesin. Amin.
#27.03.2013 11:28 0 0 0
  • @HeyuLa adlı üyeden alıntı:
    noimage

    Hanımlarının en büyük serveti iffet ve edebidir...!
    Allah'tan korkan bir insan iffetsiz olamaz..!

    İffet;
    insanlara doğuştan verilen bir özelliktir.
    Bu özellik, insanları hayvanlardan ayıran en temel
    unsurdur; çünkü hayvanlarda edep, namus, haya,
    nikah, şeref gibi özellikler yoktur...!

    Bunlar insani ve ahlaki özelliklerdir.
    Bu özellikleri taşımamak,insanlığını kaybetmek ve Allah'ın buyruklarını
    çiğnemektir...!

    İnsan günahlarının çoğu, iffet konusu içindedir. İffet, bir genç kızın veya kadının, değeri para ile ölçülemeyen bir mücevheridir...

    Bu mücevheri ele geçirmek için, Allahü teâlâdan korkmayan her erkek, bütün şeytanlığını kullanır. Ele geçirdikten sonra, maksadına erişmiştir...

    Artık o, mücevherlikten çıkmış, adi bir taş olmuştur. Sokağa atılıverir. Bu alış-verişte, erkek, bir namus hırsızıdır. Kadın ise, mücevherini çaldırmış, bir zavallıdır...

    İffetsiz olan, Allah katında günahkâr, halkın yanında da itibarsızdır. Bir namussuzun toplumdaki iyilerin yanında itibarı [saygınlığı], bir köpeğin itibarı kadar yoktur...

    Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her yerde, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır....

    Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir. İffet kaidelerini ayaklar altına almış, yalnız hayvani hisleri peşinde koşan insan topluluğu, bu sözlerle alay eder...

    Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir..

    Hanımlarının en büyük serveti iffet ve edebidir. İffet ve edep, insanla hayvanı ayıran farktır. Bir genç kız, kısmetini sokakta ve gayri meşru yollarla aramamalıdır...

    Bir kız, evlenmek, hakkında hayırlı mı, hayırsız mı bilemez. Bu bakımdan mutlaka evlenmeyi değil, hakkında hayırlı olanı istemelidir..!

    Bu tavsiyelere uyan, herkesin hürmet edeceği hakiki bir hanımefendi olur. Hanımefendi olan da, Allah'ı, Resulullahı ve Müslümanları sevindirir; öbür halde ise şeytanı...

    Bir insanın ve bir ailenin şerefi ve itibarı, bu duygu karşısındaki tutumu ile ölçülür. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır...!
    Fakir ve namuslu bir kadın ise, her yerde, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır. Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir..!

    Kadın Sırf rızk endişesi ile, zaruretsiz, uygunsuz işlerde çalışmamalıdır. İş hayatında, erkeklerle sürekli muhatap olmanın büyük zararı olur. Evlerimiz kadınlarımızın sarayıdır. Kızlar ve kadınlar, bu saraylarda el işi, ev işi, mutfak işi gibi işlere zevklerini, estetiklerini, göz nurlarını, ihlâslarını katarak eserler vermekte; anneler, dinimizin ve millet hayatımızın teminatı sağlam nesiller yetiştirmektedir...

    Bir hanım, zaruret olmadan, yabancı erkeklerle telefonla bile görüşmemeli, onlarla senli benli olmamalıdır...!
    Orijinali Göster...
    noimage


    İffetsiz olan, Allah katında günahkâr, halkın yanında da itibarsızdır. Bir namussuzun toplumdaki iyilerin yanında itibarı [saygınlığı], bir köpeğin itibarı kadar yoktur...

    Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her yerde, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır....

    Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir. İffet kaidelerini ayaklar altına almış, yalnız hayvani hisleri peşinde koşan insan topluluğu, bu sözlerle alay eder...



    Üstadım bu söylediklerin maalesef üzelerek söylüyorum ki bizim ülkemizde geçerli değil. Sapkınlığa düşmüş gafil insanlarımız kendilerini medeniyet diye kandırarak dininden uzaklaştırmış bir insanın peşine düşmüşler o yüzden tezat içinde yüzüyoruz. hem müslümanız hemde bu güzel yazıya layıkıyla evet bizler böyle bir ümmetiz diyebiliyoruz. Allahım affetsin bizleri.
#26.03.2013 22:15 0 0 0
  • @vertyucek adlı üyeden alıntı:
    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    şimdi konunun başlığını okuyunca “acaba çocuklarını cami,karakol avlusuna bırakan annelerdenmi,yersiz,gereksiz ve aşırı şiddet,azarlama uygulayanlardan,yoksa tamami ile serbest bırakmış ve şımarık büyüten yada onlarla ilgilenmeyen ebeveynlerdenmi bahsedecek acaba” diyebilirsiniz.

    hayır bu çirkin davranışları sergileyenler değil benim konumun başlığı olan “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin.” cümlesinin muhatabı olanlar.benim bu yazımın hedefi asıl “ben çocuğumu gözümden sakınırım.”“tırnağına taş değse banim başıma dağlar devrilir.”“O hastalansa ben ondan daha çok acı çekerim.” diyen müslüman anne ve babaların ta kendileridir.

    şimdi diyeceksiniz böyle diyen anne ve babalara nasıl olurda “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin” diyebilirsin?

    evet günümüzde normal anne ve baba profili budur.anne çocuğuna saçını süpürge ettiğini baba ise gece gündüz çalıştığını söyler.yemiyor yediriyor,giymiyor giydiriyordur.eğitimi için elinden gelen bütün imkanları seferber ediyordur.

    özelliklede "çocuğunun geleceği" çok önemlidir kendisi için.mutlaka en iyi üniversiteyi kazanmalı,çok iyi okumalı ve hatta büyük adam olmalıdır o.kaymakam,vali,doktor,mühendis eğer bunları olamasada en az bunlar kadar önemli, ama kazanması daha kolay meslekler olan öğretmen yada polis olmalıdır v.s v.s.

    en baştaki hedef çocuğunun toplum içerisinde parmakla gösterilecek bir konumda olmasıdır.eğer öyle olamazsada en azından hayatını kurtarmalıdır.

    evet aslında mesele budur "çocuğun hayatını kurtarması".

    düşünün sizin çocuğunuzunda sizin hayalinizdeki yere geldiğini.parmakla gösterildiğini.hayatını kurtardığını hatta en iyi şekilde "HAYATINI" kurtardığını.işin garip tarafı şu :
    peki bu hayatı sizce ne kadar sürecek?

    70,80,90 ?

    insanoğlunun ömrü kısadır.100 yılda yaşasa insanoğlu fani bir varlıktır..

    evet çocuklarımızın mevzu bahis olduğu bir yazıda ölümden hiç bahsetmek istemezdim ama malesef "ölüm" bu "hayatın" en önemli gerçeği.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Her nefis, ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz

    29. Sure ANKEBÛT - 57.ayet


    evet HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH'ÜN ayette buyurduğu gibi canlı yada cansız hiçbir varlık ölümden kaçamıyor.en uzun ömürlü nesneler olan ve bizim cansız diye tabir ettiğimiz proton,nötron gibi maddenin yapıtaşlarından tutun da en büyük cisimlere güneşlere,yıldızlara kadar her nefis ölümü tadıyor.

    peki ölüm dediğimiz bir sonmu acaba?hayır tabikide inanan bizler bir son olmadığını biliyoruz.

    öyle ise bir düşünelim bakalım çok sevdiğimizi en üst düzey işlerde görmek istediğimizi söylediğimiz çocuğumuzun yada çocuklarımızın bu "-geçici-" hayatları için harcadığımız emeğin kaçta kaçını "-sonsuz-" hayatları için harcıyoruz?

    anne ve babalar bu dünyada sanki sonsuz yaşayacakmış gibi programladıkları çocuklarının sonsuz hayatı adına ne yapıyorlar?

    dikkat ediniz insanoğlu hayatı boyunca yapagideceği alışkanlıklarının çoğunu küçük yaşta öğrenir.ve insnoğlunun öğrenme ve alışkanlık kazanma çağıda çocukluk çağına denk gelmektedir.işin en önemli bir noktası şudurki onlara bu alışkanlıkları kazandırırken onları bu şeylerden nefret ettirmmeliyiz.dövmek,bağırmak,kızmak,küsmek,fırça atmak v.s bu işin ruhunda hiç yoktur.böyle şeyler fayda değil zarar verir.bu şeylerden onu soğutur Allah korusun bir dahada sevemez.fayda değil zararınız olmuş olur yani.sevdirerek,sabırla zamanla alıştırmalıyız onları birden bire hiçbir şey olmaz!.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN S.A.V önemli bir sünneti olan diş fırçalama adetini çocukken kazanmayan bir kişi ileri çağlarda bu önemli gerekliliği yerine getiremez.yada alışmakta zorlanır.okumayı çocuk yaşta öğrenemeyen birisine ilerki yaşlarda okumayı öğretmek zordur.hatta gençlik çağında olan bir insan dahi çocuklar kadar çabuk alışamaz yada öğrenemez.

    bu yüzden eğer bizler gerçekten çocuklarını düşünen ve seven kişiler isek çocuklarımızın sonsuz ahiret hayatı hususunda dikkat etmeliyiz.en azından bu geçici dünya hayatlarına gösterdiğimiz tititzliğin fazlasını sonsuz ahiret hayatları için göstermeliyiz.

    ve buda aslında çok zor bir şey değil hatta bu dünya için yapmak zorunda olduklarımızdan daha kolay.-onlara namaz alışkanlığını kazandırmak- işin en önemli noktası..tabiki kız çocuklarımıza da örtünme hususunu sevdirmeli ve uygulatmalıyız.

    mutlaka ama mutlaka onlara namaz kılma alışkanlığını kazandırmak zorundayız.namaz kılmak vede kız çocukları için örtünmek herkesin yapabileceği kadar kolay olmasının yanında çok ama çok mühimdir.evet çocuklarımız malesef okullarda bu önemli ibadetlerini yerine getirebilecek imkanı bulamamaktalar malesef.ama evlerimizde bu alışkanlığı onlara kazandırmak biz ebeveynlerin en başta gelen en önemli olan sorumluluğudur.bir mü'mi’nin imanından sonra en değerli şeyi namaz kılma alışkanlığıdır.eğer biz namaz kılmıyorsak,örtünmüyorsak namazı kılmalıyız,örtünmeliyiz demeyede gerek yok.eğer müslüman anne ve babalar bu konuda onlara örnek olmazsa onlardan yapmalarınıda bekleyemez.

    alimlerden duyduğum bir PEYGAMBER EFENDİMİZ’İNS.A.V bir hadisi şerifinde “öyle bir zaman gelirki kişi annesi ve babasının yüzünden helak olur buyurmuşlardır.”

    böyle bir anne baba olmak yada onları güzel alışkanlıklar kazandırarıp onları terketmemelerini sağlayarak cehennem azabından koruyup,cennetin en üst mertebelerinin sahibi olmalarını sağlamak sizin elinizde.bu dünyada sevdiğiniz ve sizi seven çocuklarınızı cehennem azabından koruyup sizden davacı olmalarını engelleyiniz.

    yani kısacası çocuklarınızı bu dünyayı kazandırınız ama sadece bu dünyada yaşayacakmış gibi programlamayınız.

    sonsuz ahiret hayatınıda onlara kazandırmak için elinizden geleni yapınız -Çocuklarınıza biraz olsun insaf ediniz-.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.

    53 sure NECM - 39.ayet

    ALLAHA emanet kardeşler.
    Orijinali Göster...

    PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN S.A.V önemli bir sünneti olan diş fırçalama adetini çocukken kazanmayan bir kişi ileri çağlarda bu önemli gerekliliği yerine getiremez.yada alışmakta zorlanır.okumayı çocuk yaşta öğrenemeyen birisine ilerki yaşlarda okumayı öğretmek zordur.hatta gençlik çağında olan bir insan dahi çocuklar kadar çabuk alışamaz yada öğrenemez.


    Ağaç yaş iken tabirinde olduğu gibi çocukları küçük yaşta alıştıramadığı zaman hiçbir anne baba sızlanmasın benim oğlum kızım neden böyle oldu neden hayırsızlıklar içinde demesin.

    @vertyucek adlı üyeden alıntı:
    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    şimdi konunun başlığını okuyunca “acaba çocuklarını cami,karakol avlusuna bırakan annelerdenmi,yersiz,gereksiz ve aşırı şiddet,azarlama uygulayanlardan,yoksa tamami ile serbest bırakmış ve şımarık büyüten yada onlarla ilgilenmeyen ebeveynlerdenmi bahsedecek acaba” diyebilirsiniz.

    hayır bu çirkin davranışları sergileyenler değil benim konumun başlığı olan “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin.” cümlesinin muhatabı olanlar.benim bu yazımın hedefi asıl “ben çocuğumu gözümden sakınırım.”“tırnağına taş değse banim başıma dağlar devrilir.”“O hastalansa ben ondan daha çok acı çekerim.” diyen müslüman anne ve babaların ta kendileridir.

    şimdi diyeceksiniz böyle diyen anne ve babalara nasıl olurda “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin” diyebilirsin?

    evet günümüzde normal anne ve baba profili budur.anne çocuğuna saçını süpürge ettiğini baba ise gece gündüz çalıştığını söyler.yemiyor yediriyor,giymiyor giydiriyordur.eğitimi için elinden gelen bütün imkanları seferber ediyordur.

    özelliklede "çocuğunun geleceği" çok önemlidir kendisi için.mutlaka en iyi üniversiteyi kazanmalı,çok iyi okumalı ve hatta büyük adam olmalıdır o.kaymakam,vali,doktor,mühendis eğer bunları olamasada en az bunlar kadar önemli, ama kazanması daha kolay meslekler olan öğretmen yada polis olmalıdır v.s v.s.

    en baştaki hedef çocuğunun toplum içerisinde parmakla gösterilecek bir konumda olmasıdır.eğer öyle olamazsada en azından hayatını kurtarmalıdır.

    evet aslında mesele budur "çocuğun hayatını kurtarması".

    düşünün sizin çocuğunuzunda sizin hayalinizdeki yere geldiğini.parmakla gösterildiğini.hayatını kurtardığını hatta en iyi şekilde "HAYATINI" kurtardığını.işin garip tarafı şu :
    peki bu hayatı sizce ne kadar sürecek?

    70,80,90 ?

    insanoğlunun ömrü kısadır.100 yılda yaşasa insanoğlu fani bir varlıktır..

    evet çocuklarımızın mevzu bahis olduğu bir yazıda ölümden hiç bahsetmek istemezdim ama malesef "ölüm" bu "hayatın" en önemli gerçeği.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Her nefis, ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz

    29. Sure ANKEBÛT - 57.ayet


    evet HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH'ÜN ayette buyurduğu gibi canlı yada cansız hiçbir varlık ölümden kaçamıyor.en uzun ömürlü nesneler olan ve bizim cansız diye tabir ettiğimiz proton,nötron gibi maddenin yapıtaşlarından tutun da en büyük cisimlere güneşlere,yıldızlara kadar her nefis ölümü tadıyor.

    peki ölüm dediğimiz bir sonmu acaba?hayır tabikide inanan bizler bir son olmadığını biliyoruz.

    öyle ise bir düşünelim bakalım çok sevdiğimizi en üst düzey işlerde görmek istediğimizi söylediğimiz çocuğumuzun yada çocuklarımızın bu "-geçici-" hayatları için harcadığımız emeğin kaçta kaçını "-sonsuz-" hayatları için harcıyoruz?

    anne ve babalar bu dünyada sanki sonsuz yaşayacakmış gibi programladıkları çocuklarının sonsuz hayatı adına ne yapıyorlar?

    dikkat ediniz insanoğlu hayatı boyunca yapagideceği alışkanlıklarının çoğunu küçük yaşta öğrenir.ve insnoğlunun öğrenme ve alışkanlık kazanma çağıda çocukluk çağına denk gelmektedir.işin en önemli bir noktası şudurki onlara bu alışkanlıkları kazandırırken onları bu şeylerden nefret ettirmmeliyiz.dövmek,bağırmak,kızmak,küsmek,fırça atmak v.s bu işin ruhunda hiç yoktur.böyle şeyler fayda değil zarar verir.bu şeylerden onu soğutur Allah korusun bir dahada sevemez.fayda değil zararınız olmuş olur yani.sevdirerek,sabırla zamanla alıştırmalıyız onları birden bire hiçbir şey olmaz!.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN S.A.V önemli bir sünneti olan diş fırçalama adetini çocukken kazanmayan bir kişi ileri çağlarda bu önemli gerekliliği yerine getiremez.yada alışmakta zorlanır.okumayı çocuk yaşta öğrenemeyen birisine ilerki yaşlarda okumayı öğretmek zordur.hatta gençlik çağında olan bir insan dahi çocuklar kadar çabuk alışamaz yada öğrenemez.

    bu yüzden eğer bizler gerçekten çocuklarını düşünen ve seven kişiler isek çocuklarımızın sonsuz ahiret hayatı hususunda dikkat etmeliyiz.en azından bu geçici dünya hayatlarına gösterdiğimiz tititzliğin fazlasını sonsuz ahiret hayatları için göstermeliyiz.

    ve buda aslında çok zor bir şey değil hatta bu dünya için yapmak zorunda olduklarımızdan daha kolay.-onlara namaz alışkanlığını kazandırmak- işin en önemli noktası..tabiki kız çocuklarımıza da örtünme hususunu sevdirmeli ve uygulatmalıyız.

    mutlaka ama mutlaka onlara namaz kılma alışkanlığını kazandırmak zorundayız.namaz kılmak vede kız çocukları için örtünmek herkesin yapabileceği kadar kolay olmasının yanında çok ama çok mühimdir.evet çocuklarımız malesef okullarda bu önemli ibadetlerini yerine getirebilecek imkanı bulamamaktalar malesef.ama evlerimizde bu alışkanlığı onlara kazandırmak biz ebeveynlerin en başta gelen en önemli olan sorumluluğudur.bir mü'mi’nin imanından sonra en değerli şeyi namaz kılma alışkanlığıdır.eğer biz namaz kılmıyorsak,örtünmüyorsak namazı kılmalıyız,örtünmeliyiz demeyede gerek yok.eğer müslüman anne ve babalar bu konuda onlara örnek olmazsa onlardan yapmalarınıda bekleyemez.

    alimlerden duyduğum bir PEYGAMBER EFENDİMİZ’İNS.A.V bir hadisi şerifinde “öyle bir zaman gelirki kişi annesi ve babasının yüzünden helak olur buyurmuşlardır.”

    böyle bir anne baba olmak yada onları güzel alışkanlıklar kazandırarıp onları terketmemelerini sağlayarak cehennem azabından koruyup,cennetin en üst mertebelerinin sahibi olmalarını sağlamak sizin elinizde.bu dünyada sevdiğiniz ve sizi seven çocuklarınızı cehennem azabından koruyup sizden davacı olmalarını engelleyiniz.

    yani kısacası çocuklarınızı bu dünyayı kazandırınız ama sadece bu dünyada yaşayacakmış gibi programlamayınız.

    sonsuz ahiret hayatınıda onlara kazandırmak için elinizden geleni yapınız -Çocuklarınıza biraz olsun insaf ediniz-.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.

    53 sure NECM - 39.ayet

    ALLAHA emanet kardeşler.
    Orijinali Göster...

    bu yüzden eğer bizler gerçekten çocuklarını düşünen ve seven kişiler isek çocuklarımızın sonsuz ahiret hayatı hususunda dikkat etmeliyiz.en azından bu geçici dünya hayatlarına gösterdiğimiz tititzliğin fazlasını sonsuz ahiret hayatları için göstermeliyiz.


    Yarın ölecekmiş gibi ahirete, Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya ya çalışın denilirken sadece dünyaya çalışma kısmını dikkate almışız biz insanlar maalesef. :)

    @vertyucek adlı üyeden alıntı:
    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    şimdi konunun başlığını okuyunca “acaba çocuklarını cami,karakol avlusuna bırakan annelerdenmi,yersiz,gereksiz ve aşırı şiddet,azarlama uygulayanlardan,yoksa tamami ile serbest bırakmış ve şımarık büyüten yada onlarla ilgilenmeyen ebeveynlerdenmi bahsedecek acaba” diyebilirsiniz.

    hayır bu çirkin davranışları sergileyenler değil benim konumun başlığı olan “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin.” cümlesinin muhatabı olanlar.benim bu yazımın hedefi asıl “ben çocuğumu gözümden sakınırım.”“tırnağına taş değse banim başıma dağlar devrilir.”“O hastalansa ben ondan daha çok acı çekerim.” diyen müslüman anne ve babaların ta kendileridir.

    şimdi diyeceksiniz böyle diyen anne ve babalara nasıl olurda “Çocuklarınıza biraz olsun insaf edin” diyebilirsin?

    evet günümüzde normal anne ve baba profili budur.anne çocuğuna saçını süpürge ettiğini baba ise gece gündüz çalıştığını söyler.yemiyor yediriyor,giymiyor giydiriyordur.eğitimi için elinden gelen bütün imkanları seferber ediyordur.

    özelliklede "çocuğunun geleceği" çok önemlidir kendisi için.mutlaka en iyi üniversiteyi kazanmalı,çok iyi okumalı ve hatta büyük adam olmalıdır o.kaymakam,vali,doktor,mühendis eğer bunları olamasada en az bunlar kadar önemli, ama kazanması daha kolay meslekler olan öğretmen yada polis olmalıdır v.s v.s.

    en baştaki hedef çocuğunun toplum içerisinde parmakla gösterilecek bir konumda olmasıdır.eğer öyle olamazsada en azından hayatını kurtarmalıdır.

    evet aslında mesele budur "çocuğun hayatını kurtarması".

    düşünün sizin çocuğunuzunda sizin hayalinizdeki yere geldiğini.parmakla gösterildiğini.hayatını kurtardığını hatta en iyi şekilde "HAYATINI" kurtardığını.işin garip tarafı şu :
    peki bu hayatı sizce ne kadar sürecek?

    70,80,90 ?

    insanoğlunun ömrü kısadır.100 yılda yaşasa insanoğlu fani bir varlıktır..

    evet çocuklarımızın mevzu bahis olduğu bir yazıda ölümden hiç bahsetmek istemezdim ama malesef "ölüm" bu "hayatın" en önemli gerçeği.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Her nefis, ölümü tadacak, sonra döndürülüp bize getirileceksiniz

    29. Sure ANKEBÛT - 57.ayet


    evet HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH'ÜN ayette buyurduğu gibi canlı yada cansız hiçbir varlık ölümden kaçamıyor.en uzun ömürlü nesneler olan ve bizim cansız diye tabir ettiğimiz proton,nötron gibi maddenin yapıtaşlarından tutun da en büyük cisimlere güneşlere,yıldızlara kadar her nefis ölümü tadıyor.

    peki ölüm dediğimiz bir sonmu acaba?hayır tabikide inanan bizler bir son olmadığını biliyoruz.

    öyle ise bir düşünelim bakalım çok sevdiğimizi en üst düzey işlerde görmek istediğimizi söylediğimiz çocuğumuzun yada çocuklarımızın bu "-geçici-" hayatları için harcadığımız emeğin kaçta kaçını "-sonsuz-" hayatları için harcıyoruz?

    anne ve babalar bu dünyada sanki sonsuz yaşayacakmış gibi programladıkları çocuklarının sonsuz hayatı adına ne yapıyorlar?

    dikkat ediniz insanoğlu hayatı boyunca yapagideceği alışkanlıklarının çoğunu küçük yaşta öğrenir.ve insnoğlunun öğrenme ve alışkanlık kazanma çağıda çocukluk çağına denk gelmektedir.işin en önemli bir noktası şudurki onlara bu alışkanlıkları kazandırırken onları bu şeylerden nefret ettirmmeliyiz.dövmek,bağırmak,kızmak,küsmek,fırça atmak v.s bu işin ruhunda hiç yoktur.böyle şeyler fayda değil zarar verir.bu şeylerden onu soğutur Allah korusun bir dahada sevemez.fayda değil zararınız olmuş olur yani.sevdirerek,sabırla zamanla alıştırmalıyız onları birden bire hiçbir şey olmaz!.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN S.A.V önemli bir sünneti olan diş fırçalama adetini çocukken kazanmayan bir kişi ileri çağlarda bu önemli gerekliliği yerine getiremez.yada alışmakta zorlanır.okumayı çocuk yaşta öğrenemeyen birisine ilerki yaşlarda okumayı öğretmek zordur.hatta gençlik çağında olan bir insan dahi çocuklar kadar çabuk alışamaz yada öğrenemez.

    bu yüzden eğer bizler gerçekten çocuklarını düşünen ve seven kişiler isek çocuklarımızın sonsuz ahiret hayatı hususunda dikkat etmeliyiz.en azından bu geçici dünya hayatlarına gösterdiğimiz tititzliğin fazlasını sonsuz ahiret hayatları için göstermeliyiz.

    ve buda aslında çok zor bir şey değil hatta bu dünya için yapmak zorunda olduklarımızdan daha kolay.-onlara namaz alışkanlığını kazandırmak- işin en önemli noktası..tabiki kız çocuklarımıza da örtünme hususunu sevdirmeli ve uygulatmalıyız.

    mutlaka ama mutlaka onlara namaz kılma alışkanlığını kazandırmak zorundayız.namaz kılmak vede kız çocukları için örtünmek herkesin yapabileceği kadar kolay olmasının yanında çok ama çok mühimdir.evet çocuklarımız malesef okullarda bu önemli ibadetlerini yerine getirebilecek imkanı bulamamaktalar malesef.ama evlerimizde bu alışkanlığı onlara kazandırmak biz ebeveynlerin en başta gelen en önemli olan sorumluluğudur.bir mü'mi’nin imanından sonra en değerli şeyi namaz kılma alışkanlığıdır.eğer biz namaz kılmıyorsak,örtünmüyorsak namazı kılmalıyız,örtünmeliyiz demeyede gerek yok.eğer müslüman anne ve babalar bu konuda onlara örnek olmazsa onlardan yapmalarınıda bekleyemez.

    alimlerden duyduğum bir PEYGAMBER EFENDİMİZ’İNS.A.V bir hadisi şerifinde “öyle bir zaman gelirki kişi annesi ve babasının yüzünden helak olur buyurmuşlardır.”

    böyle bir anne baba olmak yada onları güzel alışkanlıklar kazandırarıp onları terketmemelerini sağlayarak cehennem azabından koruyup,cennetin en üst mertebelerinin sahibi olmalarını sağlamak sizin elinizde.bu dünyada sevdiğiniz ve sizi seven çocuklarınızı cehennem azabından koruyup sizden davacı olmalarını engelleyiniz.

    yani kısacası çocuklarınızı bu dünyayı kazandırınız ama sadece bu dünyada yaşayacakmış gibi programlamayınız.

    sonsuz ahiret hayatınıda onlara kazandırmak için elinizden geleni yapınız -Çocuklarınıza biraz olsun insaf ediniz-.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.

    53 sure NECM - 39.ayet

    ALLAHA emanet kardeşler.
    Orijinali Göster...

    alimlerden duyduğum bir PEYGAMBER EFENDİMİZ'İNS.A.V bir hadisi şerifinde "öyle bir zaman gelirki kişi annesi ve babasının yüzünden helak olur buyurmuşlardır."


    Allahım anne babalarımızı ve bizleri o duruma düşmekten esirgesin. AMİN.
#26.03.2013 22:10 0 0 0
#26.03.2013 21:59 0 0 0