jickata

jickata

Üye
26.09.2009
Çavuş
2.183
Hakkında

  • Cep telefonu programları


    noimage

    Cep telefonu programları l 10 Mb
    İÇİNDE CEP TELEFONUNUZ İÇİN GEREKLİ OLAN TÜM PROGRAMLAR MEVCUTTUR
    Opera Mini 5
    java mükemmel bir internet tarayıcısı. opera 10 daha az bellek tüketir. Bu sürümde çok daha hızlı ve daha güvenilirdir. temel özellikleri arasında ayrıca:
    a) Bir kullanıcı dostu arayüzü;
    b) tasarruf modu trafik;
    Sık kullanılan web sitelerine a) Hızlı hızlı erişim;
    d) sekmeler (bir pencerede birden fazla sayfa açmak);
    e)) merkezi basılı tutun (Metni panoya kopyalayabilirsiniz;
    e) görüntü (merkez basılı tutun) tasarruf;
    x) bir şifre yöneticisidir.

    Office Suite v. 5
    görüntülemek ve Word, Excel ve PowerPoint belgeleri düzenlemek sağlayan mükemmel bir mobil ofis en son sürümü. Artık Microsoft Office 2007 (. Docx ve. Xlsx) desteği ile!

    LCG Jukebox v. 2.5
    mükemmel bir müzik çaların son sürümü.
    Temel özellikleri:
    a) Playback formatları MP3, AAC, OGG;
    b) İnternet radyo istasyonları ve dahili bir yöneticisi;
    c) özel ekolayzır ve birkaç hazır;
    d) Seçilen klasörün üreme;
    e) hacmi 100 seviyeleri;
    e) nastraevye renk düzenleri ve sistem arayüz desteği.

    Neo Reboot
    Küçük progrı smartphone yeniden başlatın.

    SmartMovie v. 4.15
    En son sürümü oyuncu güncel. Bu sürümde bazı küçük hatalar düzeltildi At. Doğru kurulum için - disk GangClub.bin yükleme dosyasını kopyalayın ve sonra, dosya ilk yükleme: \ Private \ a000b868 ve sonra SM.Signed.sis ayarlayın.

    X-plore v.1.34
    Symbian için en iyi dosya yöneticisi! Birçok ek ayarlar, başlangıçta 3-ikinci pencere ile bu sürümü var. Zan kırma smartphone Gizli dosya ve klasörleri göster.

    Best CallRecorder v. 1.05
    telefon konuşmaları kayıt için büyük bir progrın son sürümü. sınırsız bir süre için WAV | R yazar. kaydetmek için bir seçenek yer AutoPlay var, var.

    Lingvo 12
    Geldi simbian 9 için uzun zandır beklenen ABBY Lingvo sonunda. Derece, kullanımı çok kolay iyidir sözlük. Işler çok daha hızlı ve akıllı bir MultiLex ve SlovoEd daha. Sözlükleri klasör E içine kopyalanması gerekir: \ ABBYY Lingvo \ Dic.

    Jbak Taskman v. 1.0 R18
    symbian 9 için en iyi görev yöneticisi! sizi öldürebilir / blok claves süreci yakın, tema değiştirmek, smartphone, açık bellek yeniden başlatın, Eski sistem, vs görmek görevler, hızlı açılışı, Başlangıç Uygulaları, bir liste var

    Zensis PhotoRite SP v. 6.11
    Smartphone'unuza doğrudan fotoğraf ve Düzeltme fotoğraf muhtemelen en iyi progrın yeni sürümü. birçok değişik etkileri vardır o

    Süper Screenshot v. 1.03
    ekran smartphone'dan ekran görüntülerinin alınması için progr ve en istikrarlı Son sürümü. Kaydeder *. jpeg, *. png, *. bmp, *. mbm.

    Çözüm v. 2.00
    Bu cep Symbian OS için en güçlü hesap makinesidir. Kolay kesinlikle herhangi bir matematiksel görev ile başa çıkmasına yardımcı olacaktır kullanımlı bir uyguladır. Sadece formülü girin ve sonuçları olsun!

    Serbest Zan Box v. 1.05
    menüler ve uygulalar ekranda zan senkronizasyonu ve çıkış saati, Uygula olarak OS Symbian 9.3 uygulanmaktadır.
    Size ve font tarafı seçmek en önemlisi, saat gösterilmez bir istisna, kurmak, perde, yazı tipi boyutu, kalın, italik, yumuşatma, renk saatin yerini ayarlayabilirsiniz. Serbest Zan Box Hesaplanan ve Dikey ve yatay, ikincisi için ek seçenekler vardır.

    Besttimer v. 1.05
    Progrın bir zanlayıcı ve kronometre oluşur. Eğer zanlayıcılar herhangi bir sayıda, hatta bir seferinde birkaç yükleyebilirsiniz. sporcular için ideal. Arşiv - keygen!

    Adobe Reader LE v. 2.5
    PDF dosyalarını görüntülemek için en iyi progr. sizden onay işaretini kaldırmak yüklediğinizde "Quickoffice LM kurmayın"
    Özellikleri:
    a) PDF büyük bir hacim desteği;
    b) ölçekleme için destek;
    c) farklı görüşler;
    d) bir ara var;
    e) bir sayfaya hızlı bir geçiş.





    http://hotfile.com/dl/100636222/793a56e/full_cep_telefonu_progrm.rar.html


#31.01.2011 09:01 0 0 0
#31.01.2011 08:56 0 0 0
#31.01.2011 08:40 0 0 0
  • Muvahhid İslâm Kütüphanesi 1.16

    noimage

    Muvahhid İslâm Kütüphanesi 1.16 | 36.62 MB

    6 Modülden oluşan onlarca ciltlik eseri bünyesinde barındıran İslâmi Kütüphane.



    Modüller ve özellikleri şu şekildedir:
    1- Kurân-ı Kerîm: Kurân-ı Kerîm ve meâlini sayfa sayfa okuyabilir, A-Z ye Kurân fihristine gözatabilirsiniz.
    2- Tefsir: Mevdudînin 7 ciltlik Tefhimul Kuran eserini okuyabilirsiniz.
    3- Kurân Elifbası: Kurânı kendi harfleriyle okumayı ğrenebilirsiniz.
    4- Siyer-i Nebî&Hadis: Salih SURUÇ tarafından 2 cilt olarak sunulan Kâinatın Efendisi Peygamberimizin Hayatını ve Müellifi Îmam Nevevînin yaklaık 1900 hadisi bir araya getiren Riyâzüs Sâlîhîn eserinin tercümesini okuyabilirsiniz.
    5- İslâm Fıkhı: Ömer Nasuhi BİLMEN in Büyük İslâm İlmihali; Prof.Hamdi DÖNDÜREN in Delilleriyle Aile İlmihali; Mehmed EMRE tarafından derlenen yaklaık 3100 fetvayı 2 cilt halinde ve bunların yanında Hayreddin KARAMAN ın Günlük Hayatımızda Helâller ve Haramlar kitabını bu modülde bulacaksınız.
    6- Namaz Hocası: 7 den 70 e ğrenilmesi gereken temel dini bilgileri (mükellef, abdest, gusl, teyemmüm, namaz, namaz duaları ve sûreleri) resim ve seslendirmeler şeklinde sunan modül.


    http://hotfile.com/dl/100661580/7c7bb1a/muvahhidkur.rar.html

#31.01.2011 08:10 0 0 0
#30.01.2011 09:35 0 0 0
#30.01.2011 09:23 0 0 0
  • Çaresizliğim ve Sen

    noimage

    Kızıl bir Cuma akşamı...Koridorda aceleyle bir yere koşarken görmüştüm seni.
    O siyah saçların ne güzelde dalgalanmıştı rüzgarda.
    Bir şeyin habercisiydi bu rüzgâr, emindim.
    Ve sen... o kadar etkiledin ki beni neye uğradığımı şaşırdım.
    Ve hala o sıcak gülüşün yüreğimin bir köşesinde öylece duruyor.
    İlk defa sevmenin tarif edilemez korkualrı içindeyim.
    Uykusuz gecelerin yorgun sabahlarında seni düşünüyor ve korkularla yine sana doğru koşuyorum...
    ve hep aynı soru düşüncemde "Ya severse" ,
    işte o zaman neler olabileceğini düşünmek korkutuyor beni ve ilk defa yenileceğimi anlıyorum.
    Karşımda kendinden emin gözlerin dudakların, ellerin bunu söylüyor bana..
    ve seni tanımadan geçen bütün yılarla lanet ediyorum.
    Önceleri hiç bilmediğim adını şimdi binlerce kere tekrarlıyor dudaklarım.
    Gözlerin, gözlerime takılınca güçsüzlüğüm aklıma geliyor.
    Beni sevmediğin, sevmeyeceğin..
    O zamanlar öylesine yıkılıyorum ki bilemezsin.
    Gün oluyor mavilerde, gün oluyor kırmızılarda, gün oluyor karalarda yaşıyorum seninle.
    Dudaklarından çıkan her kelime suya bir taş atmışçasına büyüyor içimde..
    Ve gözlerin... Esmer bir akşamüstünün serin hüznünü getiren gözlerin.
    Görebildiğim, duyabildiğim her şey bana seni sevmeyi söylüyor.
    Uzaklaştıkça yaklaşıyorum sana, işin en kötüsü de yaklaştıkça uzaklaşmaktan korkuyorum.
    Belki hiçbir zaman sana seni sevdiğimi söyleyemeyeceğim.
    Ne sana, ne de senden başkasına..
    Düşün ki çoğu zaman kendime bile söyleyemiyorum.
    Sevmek... seni alabildiğine sevmek, hiçbir şeyi umursamadan bütün karanlıkları hiçe sayarak sevmek.
    Tutmak ellerinden, o derinlere inmek, gitmek oralara, o yerlere...
    Orda hep sen olmalı, seni yaşamak ve olduğun yerde bile seninle sensiz olamamak.
    Susmak... susmak... korkudan ölünceye kadar.....


    noimage

    Ne hasta bekler sabahı
    Ne taze ölüyü mezar
    Ne de şeytan bir günahı
    Benim seni beklediğim kadar


#30.01.2011 08:13 0 0 0
#29.01.2011 08:06 0 0 0
#29.01.2011 07:35 0 0 0
#29.01.2011 07:09 0 0 0
#29.01.2011 06:30 0 0 0
#28.01.2011 17:44 0 0 0
  • Konu: Fare ve Kedi
    Ormanda bir fare vardı. Havalı, kibirli, her an bir hayvana musallat olan kuyruğu dik fare. Kuşların yuvasına pislemediği gün maymunun kuyruğu ısırır, tavşanı korkutmadığı gün tilkinin başını şişirdi. Orman hayvanları illallah demişti farenin elinden. Bu böyle devam edemezdi. Sonunda hayvanlar aralarında bir heyet k...urup aslanı ziyarete gittiler. Ormanın kralı oydu, bir çare bulurdu nasılsa

    Bütün hayvanları topladı aslan. Yaşlı kaplumbağayı dinlediler önce, sonra zürafayı, sonra tavşanı, maymunu, ağaçkakanı, yılanı, hatta diğer fareleri. Sözü en son kedi aldı:

    —Saygıdeğer kralım, dedi bıyıklarını burarak, bu işi bana bırakın. Bir onunla ta ezelden düşmanız.

    Aslan diğer hayvanlara baktı, ne dersiniz, diye soruyor gibiydi. Olur manasına başlarını salladılar. Kedi göğsünü gere gere yeni görevinin başına gitti. Herkes olacakları beklemeye koyuldu.

    Fare bir ağacın altında, olanlardan habersiz, planlar kurmakla meşguldü. Kuyruğunu dikmiş kendi kendine konuşuyor, sinsi sinsi gülüyordu. Kedi yavaşça yaklaştı arkasından. Doğrusu bu işin kolay olacağını o da beklemiyordu. Avına sessizce yaklaştı, pençesini kaldırdı, o da ne! Bu farenin ensesinde gözü vardı sanki. Kedinin gölgesini gören fare şimşek hızıyla fırladı. Önde kaçarken bile kuyruğu havada bir fare, arkasında görev aşkıyla yanan azimli bir kedi. Görülmeye değerdi doğrusu.

    O köşe senin, bu ağaç benim; o kayalık senin, bu kovuk benim, öyle bir koşturmaca ki!

    Nihayet düz bir ovaya geldiler. Fare sağına baktı, soluna baktı, kaçacak yer yok. Karşıda otlamakta olan bir inek gördü. Bütün kuvvetini toplayıp, ineğin yanına doğru koşmaya başladı. Nefes nefeseydi. Az önceki sıçrayışında biraz daha ağır kalsa, neredeyse dik kuyruğunun ucundan yakalanacaktı. Can havliyle bir yandan ineğin yanına koşuyor, bir yandan da, dur sen, diyordu, bir kurtulayım neler yapacağım sana, dur sen!

    Nihayet ineğin yanına ulaştı fare. Yalvardı, yakardı, beni sakla diyerek. Ne derse desin inek kabul etmiyor, senden az çekmedim, diyordu, ne halin varsa gör!

    Türlü diller döktü, ağladı.

    —Ben ettim sen etme inek kardeş, diyordu, şu kedi belasından bir kurtulayım, beni sen bile tanıyamayacaksın. Nasıl akıllı-uslu olacağı bir bilsen Hem bir düşünsene, kuyruğu dik fare ve inek Asırlar sonra bile bizi anlatacak kitaplar.

    Sonunda;

    —Peki peki, dedi inek; uzatma da geç şöyle arkama,

    Ve farenin üstüne pisledi.

    Kedi ovaya vardığında acınacak haldeydi. Ayakta duracak hali kalmamıştı zavallı hayvanın. Hemen sağa-sola bakınmaya başladı. Dümdüz bir ovaydı burası ve karşıdaki inekten başka kimsecikler yoktu. Belki de bu inek fareyi görmüştür diye düşündü. Son takatini toplayarak ineğin yanına geldiğinde, bir şey sormasına gerek kalmamıştı. Kedi gülmeye başladı.

    Manzara şöyleydi: Dümdüz bir ova, bir inek, ineğin hemen arkasında taze pislik kümesi, onun içinde dik bir kuyruk Yavaş yavaş yaklaştı kedi, kuyruğundan tuttuğu gibi fareyi parçalayıverdi.

    Hazreti MEVLANA, bu hikâyeden üç şey anlamak lazım diyor:

    Bir: Sana her pislik atan, senin düşmanın değildir.

    İki: Seni pislikten çıkaran herkes, dostun değildir.

    Üç: Madem bu kadar pisliğin içindesin, kuyruğu dik gezmenin alemi ne?
#28.01.2011 10:20 0 0 0
#28.01.2011 09:46 0 0 0
  • Photoshop Kaynakları - Eski Fotoğrafları Yenilemek (PDF)

    noimage

    Yaratıcı Photoshop Kaynakları Eski Fotoğrafları Yenileme Çalışması

    Özelliği - Sizin Eski Fotoğraflar Geri Yükleme
    Öğretici - Nasıl Turner gibi Paint öğrenin
    Öğretici - Bir Cyanotype oluşturun
    Odak On - Tweak Kişisel Tercihler
    Öğretici - Yangın ile Oynama
    Öğretici - Sayılarla Efekt Boya al
    Big Tekniği - Adobe Bridge kullanarak
    Öğretici - El Renk B & W Fotoğraflar
    Odak On - Filtre Extrude
    Öğretici - sıfırdan Dijital Resim
    Odak On - Photoshop Baskı
    Öğretici - Kendi Sertifika Tasarım
    Serin Eklentiler - ArtStudioPro Plug-In
    Tavsiye - Q + A
    Tavsiyeler - Fotoğraf Düzeltme
    Tavsiye - Kaynaklar
    Yorum - Donanım - HP Photosmart D7360
    Değerlendirmeleri - Ürünler - Wacom Intuos3 A6 Wide
    Değerlendirmeleri - Kitaplar - Photoshop Sanatı
    Değerlendirmeleri - Kitaplar - Rick Sammon

    http://hotfile.com/dl/98714511/ca9215a/PS.Creative.rar.html
    http://www.duckload.com/download/2367572/PS.Creative.rar
#27.01.2011 14:56 0 0 0
  • Türkler Ve Kızılderililerin Kökenleri Aynımı ?
    noimage

    TÜRKLERLE KIZILDERİLİLERİN KÖKENLERİ AYNI MI?
    Asya'daki Türkler ile Amerika kıtasında yaşayan eski uygarlıklar (Maya-Aztek-Olmek) arasında sembollerle başlayan benzerlik tartışmaları, birçok bakımdan şaşırtıcı aşamalara ulaşmış durumdadır.
    Asya'da Hitit Güneşi olarak bilinen semboldeki "tengri" (evrenin her yerindeki tanrı) ile Maya ve Aztek tanrısı "quetzalcoatl"ın sembolü arasındaki benzerlik karşılaştırmaya değer. Hele bu tanrının adını "kutsal katlı" olarak okuduğumuzu düşünürsek anlamsal ve sembolik benzerlik iyice artar çünkü "kutsal katlı" "tengri" ile aynı anlamdadır.

    noimage

    Maya ve Aztek tanrı isimlerinde Türkçe ile başka ilginç benzerlikler de mevcuttur:


    Chac: Mayaların yıldırım ve şimşek tanrısıdır. "Çak" şeklinde okunan bu kelime halen dilimizde "şimşek çakması" şeklinde varlığını sürdürmektedir.
    Kinich Ahau: Maya güneş tanrısıdır. "Kiniş" olarak okunan "kinich", Türkçe güneş kelimesi ile neredeyse bire bir aynıdır. Eski Türk inancında Güneş-Han adı kutsal güneşe verilen isimlerden biridir. Ahau ile Han sözlerinin yakınlığı da dikkat çekicidir.


    noimage


    Xiuhtecuhtli: Ateş ve zaman tanrısıdır. Çifte göreve sahiptir ve "çifte kutlu" olarak okunabilir.
    Tezcatlipoca: Rüzgar tanrısıdır. Tez (hızlı), katlı (kat eden, hareket eden) ve "b"den "p"ye dönüşümle bora sözü "poca" şeklini almış olabilir. Tezkatlıbora rüzgar tanrısıdır.
    Xochiquetzal: Güzellik ve çiçek tanrıçasıdır. Burada "quetzal" sözünün kutsal olduğunu, "xochi"nin çok olduğunu tahmin edersek, bu durumda "çok kutsal" adı ortaya çıkmış olur.


    noimage

    Aşağıda sıralanan Kızılderili dilinde kullanılan kelimeler ile Türkçeleri arasındaki benzerlikler gerçekten dikkat çekicidir.
    Yatkı: Yatılan yer
    Tamazkal: Hamam, temiz kalmak
    Tsün: Uzun
    Missigi: Mısır
    Tepek: Tepe
    Türe: Töre
    Tete: Dede
    Atışka: Ateş
    Aşköz: Yemek
    Yu: Su
    Yumak: Yıkamak
    Köç: Göç
    Tekun: Tekin
    Atağ: Ata
    Yaşıl: Yeşil
    Çakira: Çakır
    Kün: Gün
    Ata-Baska: Bir kızılderili kabilesinin adı
    Ata-Hualpa: Son Maya kralının adı
    Kalakmul, Uaxactun, Kopan: Maya şehirlerinin adları

    noimage

    Kızılderili kelimeleri ile Türkçe'nin karşılaştırıldığı bu birkaç örnek dışında Fransız dilbilimci Dumesnil, Kızılderililerin kullandığı 320 kelimenin Türkçe ile aynı olduğunu tespit etmiştir. Tarihçi Profesör Denis Sinor'un araştırmalarına göre töre, kültür, inanış, din, semboller, dil ve gelenekler arasında inkar edilemeyecek benzerlikler mevcuttur.

    noimage

    Türk kelimesinin tarihine baktığımızda Sümer tanrıçası İnanna ile karşılaşırız. Tıpkı Anadolu kültüründe olduğu gibi.

    noimage

    Tarihteki araştırmalara göre Kızılderili gelenekleri ile Türk gelenekleri arasında aşağıda listelenen benzerlikler tespit edilmiştir.

    noimage

    Sümer Tanrıçası İnanna'yı sembolize eden ve simgesi "ay kayığı" olan hilal şeklindeki boğaza takılan kolyeye "tork" denilmektedir. Anadolu'da Hitit devleti kurulmadan evvel yaşayan Torklar (Torkom) Hitit devleti sonrası kralları Pamba devrinde Hititlere boyun eğmek zorunda kalmışlardı.
    Tork isimli hilal şeklinde kolyeyi, tıpkı Torkomlar gibi Bozok kabileleri olan sarışın Kızılderili kabilelerinden Navajolar, Şanılar, Ocibyalar kemikten yapılmış olarak boyunlarına takmaktadırlar. Bu torkları Çokta Kızılderilileri, hilalin ortasına yıldız koyarak göğsü kaplayan geniş bir ay-yıldız kolye olarak kullanırlar.
    Mayalar kendi dillerine aynı bizim ifademizle "Mayanca" demektedirler. Mayaların Orta Amerika'daki önemli yerleşim yerlerinden olan Yucatan (Yuka-Tan) isminin Türkistan'ın Yok-Tan bölgesinden gelme olduğu sanılmaktadır. Bu bölge Sümer Türklerinin Mezopotamya'ya göçmeden önceki yerleşim bölgesiydi.
    Tahiti adasına 1769 yılında ayak basan Kaptan James Cook, Kızılderililerin başlarına taktıkları çiçekten başlığa "turk" adını verdiklerini tespit etmiştir.
    Fiji adalarındaki Rotuma yerlilerinin dillerinin Altayik dil olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Endonezya adalarının dillerinin de Altay dil ailesinden olduğu anlaşılmıştır.

    noimage

    Kızılderililer doktora "ahmen", kırık-çıkıkçıya "kakbak", şifacıya "ahbak", ebeye "ilkalanzah" derler. Bütün Altaylılar gibi Kızılderililer de birbirlerine amca, baba, teyze, hala, ağabey diye hitap ederler. Maya Kızılderililerinde 1878 yılında el öpme adeti tespit edilmiştir.
    M***vk Kızılderilileri uzun eşek oyunu da dahil 12 Anadolu oyununun 11 tanesini bilmektedirler. Güreş ise bütün Kızılderili kabilelerinde dua ile başlanan en önemli oyun olarak kabul görmektedir.
    Anadolu Türklerinin parmaklar arasına sicim gererek oynanan sicim oyunu Atapaskan ve Keçuva kabilelerinde de oynanmaktadır.
    İnkalar kök sülalesine "ayullu" yani "ulusoy" demekle beraber, kendi yöneticilerine "kurhakan" demekteydiler.

    noimage

    İnkalar çocuklarına bir kahramanlık gösterene kadar isim koymazlardı. İsim koyma işlemi törenle yapılırdı. Bir kişi ölene kadar bir sürü ad ve nam sahibi olabilirdi ki bu da Dede Korkut Hikayelerinden Boğaç Han'ın hikayesini hatırlatmaktadır.

    noimage

    Kına yakma Kızılderili kabilelerinde, Anadolu'dakiler ve Orta Asyalı Altaylılardaki gibi uygulanmaktadır. Beşik kertmesi geleneği de vardır.
    Loğusa kadın Altaylılarda olduğu gibi kutsal sayılır, loğusanın kırkı yapılırdı. Ölülerini Altaylılar gibi silahları ve atı ile birlikte "kur-gan"lara gömerlerdi.
    Mayalar ölüm yıldönümünde "yılaşı" ikram ederler, cenaze törenlerinde erkekler yüzlerine kara boyalar sürerlerdi.

    noimage

    Toltek Kızılderililerinin gebelik ve bereket tanrısı "Tez Katlı Poka" (tez katlı boğa)'dır.
    Kızılderililerde cennet ve sırat köprüsü kavramı vardır. Cennete "vakui" (akui: altından ırmaklar akan yer) derlerdi.
    Siyu Kızılderililerinin 1870 yılı sonlarında Papiti, Muhave, Kalamat, Şoson, Irok gibi kabilelerinde "hu" çeker gibi, Bektaşi semahlarına benzeyen ayinler yaptıkları tespit edilmiştir.
    İnkalarda kopuz benzeri bir saz kullanıldığı tespit edilmiştir. Aztek ve Mayalar "ç-şıra" (şıra) isimli içki içerlerdi. İnkalar ise bu içkiye "çira" derlerdi.

    noimage

    noimage

    Orta Asya'daki Türk heykel başları

    noimage

    Meksika'daki Olmek heykel başı
    Bu ilginç benzeyişlerin gerçek sebebi ne olabilir?
    Peki ama dilde, sembolde, dinde, kültürde bu kadar benzerlik biraz şaşırtıcı değil mi? Eğer varsa, bu yakınlığın nedeni ne olabilir?

    noimage

    Yıllar öncesinde Atatürk'ü heyecanlandıran bir araştırma Türkiye'de ortaya çıkabilmek için yıllarca beklemek zorunda kalmıştır. Türk tarihinin ve coğrafyasının araştırılmasını isteyen Atatürk, ilkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek'i görevlendirmiş ve ömrünün son yıllarında ilginç kaynaklara ulaşmıştır. Mayatepek'in sunduğu ön raporda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerlik dikkat çekiciydi. Süreci inceleyip Atatürk'e raporlar halinde iletmesi için 1935'te Meksika'ya maslahatgüzar olarak atandı ve arkeolog William Niven'in Meksika'da yaptığı kazılarda bulduğu yaklaşık 15 bin yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerinden ve ardından James Churcward'ın Hindistan'da bulduğu benzer tabletlerin çevrilerinden Atatürk'ü haberdar etti. Sağlığının bozuk olmasına rağmen Atatürk, Türkiye'ye getirilen kitaplarla çok ilgilendi ve hızlıca çevirilerini yaptırıp, bizzat kendisi geceler boyu okuyup notlar aldı. Halen Anıt-Kabir'de bir kısmı sergilenen kitaplar ancak 2000'li yıllarda "Kayıp Kıta Mu, Mu'nun Sembolleri" adıyla Türkçe'ye çevrilebilmiştir.


    noimage

    Günümüzde bile bilimselliği hala tartışılan adres, Mu kıtasından başka bir yer değildir. Mu kıtası üç büyük kara parçasından oluşuyordu. Günümüzde küçük adacıkların olduğu bu bölgede dört ayrı ırk, tek tanrılı bir din, sembolizme dayalı bir öğretim sistemi ve gelişmiş bir uygarlık mevcuttu. Kıtadaki uygarlık devam ederken Asya'da ve diğer kıtalarda koloniler kurmuşlardı. Bu kolonilerden bir tanesi de Uygurlardı.
    Azımsanmayacak sayıda bilim adamına, mevcut ve geçmiş uygarlıklardaki pek çok ortak noktanın kaynağının Mu olduğunu düşündüren bulgular ciddiye alınmayacak gibi değildir. Sadece yazılı kaynakların değil, kültürel tarihin de incelenmesi bugünkü tarih bilgimizin değişmesini sağlayacaktır. Buzul çağından önce yani günümüzden 15-30 bin yıl öncesi göçlerle oluşan Maya, Aztek, İnka kültürlerinin incelenmesi, efsanelerinin tekrar gözden geçirilmesi bakış açımızı mutlaka değiştirecektir.


    noimage

    Mu kıtasının Pasifik Okyanusu'nda batacağını anlayan uygarlığın, hayatın devamını sağlayabilmek için diğer kıtalara göçler yaptığı dil ve kültür araştırmalarında ortaya çıkmaktadır; tıpkı yıllardır tartışılan Kızılderililer ile Türkler arasındaki benzeyişte olduğu gibi.

    noimage

    İstanbul Üniversitesi Mezunları Derneği 26 Ocak tarihinde New York'ta iki kültür arasındaki benzerlikler konusunda bir panel düzenlemiştir:
    "Türk dünyası ile Kızılderililer arasındaki ortak bağlar"
    Panel konuşmacıları:
    Prof. Türker Erdoğan (George Washington Üniversitesi), Prof. Timur Kocaoğlu (Michigan Devlet Üniversitesi), Araştırma Profesörü Marjorie Mandelstam Balzer (Georgetown Üniversitesi & Eurasia Antropoloji ve Arkeoji Dergisi Editörü), Doçent Carol Lujan (Amerikan Kızılderilileri Araştırma Bölümü, Arizona Devlet Üniversitesi)

    noimage

    Irkçı-milliyetçi bakış açısından kurtularak, sadece Kızılderili-Türk dil ve kültürlerinin değil, bilinen bütün eski uygarlıkların bıraktığı mirasın global sempozyumlarla araştırılmasının ve Mu Kıtasının gerçekte var olup olmadığı kesin olarak ortaya konmasının zamanı gelmiştir.
    Mu kıtasının var olduğunu savunan kaynaklar:


    Dr. William Niven'in 1921-1923 yılları arasında keşfettiği, günümüzde Mexico Museum'da bulunan 2600 tablet.
    Yucatan'da (Meksika) hazırlanmış eski bir Maya kitabı olan "Troano El Yazması" (British Museum'da bulunmaktadır).
    Maya kitabı olan "Cortesianus Kodeksi" (Madrid Ulusal Müzesi'nde bulunmaktadır).
    Paul Schlieman tarafından Tibet'teki bir Budist tapınağında keşfedildiği ileri sürülen "Lhassa Belgesi".
    Yucatan'da Churchward'un batan Mu kıtasının anısına inşa edilmiş olduğunu ileri sürdüğü Uxmal Tapınağı'ndaki yazıtlar. Bu tapınaktaki yazıtlarda "Geldiğimiz yer olan batı ülkelerinin anısını korumak için inşa edilmiştir." ifadesi bulunmaktadır.
    Meksiko şehrinin 96 kilometre güney batısında yer alan Xochicalo Piramidi yazıtları. Bu piramit, üzerindeki yazıtlara göre batı ülkelerinin yıkılmasının anısına inşa edilmiştir.
    Perezianus ve Dresden kodeksleri.
#27.01.2011 13:59 0 0 0
#27.01.2011 08:30 0 0 0