şimdi arkadaşın bi makine var,ben de benim hdd yi oraya bağlıyım dedim(malum verileri yedekliycem,sonra format olayı falan).buraya kadar herşey normal,fakat arkadaşın hdd sata olayındanmış sonradan farkettim(160 gb maxtor)
benim 40 gb emektar ide hdd yi bi türlü tanıtamadım,kafayı yedim
makineye bağlı olan cd romdaki ideyi söküp taktım benim hdd ye( master pozisyonunda) olmadı,enable cable select yaptım bana mısın demedi.en son bios tan LBA modunu da aktifleştirdim yine olmadı
yani sorun şu,benim 40 GB seagate 5400 HDD yi anakart(veya sistem) bi türlü agılamıyor
ben kesin bişeyleri yanlış yapıyorum veya bilmediğim bişeyler var..ama ne?bu sata olayında da iyice cahilim zaten
izlemem gereken bir yol varsa beni aydınlatabilir misiniz?
Bu konuda Danimarkada yasaya ve su an icinde olan bir musluman olarak bende bir seyler yazmak isterim ... Sonuna kadar haklisiniz arkadaslar dinimizie uzatilan bu saygisizca davranistan sonra bizde burda yasayan muslamanlar olarak tepmizi veriyoruz ama onlarda bu tutumumuza karsiliksiz kaliyorlar desek yalan olur. Su anda danimarkada bulunan bir cok buyuk firmalar arap ulkelerinden gelen boykotlAR Sebebiyetiyle gercekten zor durumlar ve her gecen gun eleman cikartmalarida bunun bariz gostergesi ama gozumuzden kacirmammiz gereken bir sey varki oda cok onemli... Firnalarin zor durumundan dolayi cikarilan elemanlarin nerdeyse tamami Muslumanlardan olusuyor bir diger tarafindan bakilir ise gene zarari biz kendimize veriyoruz. ve keske bununla son bulunsa bir bunlarin urunlerinden almiyarak tepki verdikce Danimarka halkida bize cevabini hicde geciktirmeden veriyor ve su an cogu musluman elemanlari zor durumda olmasi gibi bir cok musluman dukkanida Danimarkalilarin boykotundan dolayi cok zor durumdalar dilerim bir an once bir cok insan zarar gormeden hatalar anlasilip hersey tatliya baglanmis olur.. Alllaha Emanetsiniz ...
Bir universite profesoru ogrencilerine su soruyu sorar;
-Var olan herseyi Tanri mi yaratti?
Cesur bir ogrenci ayaga kalkar ve yanitlar.
-Evet herseyi Tanri yaratti!
Profesor sorusunu yineler ve ogrenci yine evet efendim diye yanitlar.
Profesor devam eder;
-Eger herseyi yaratan Tanri ise ve seytan var olduguna gore seytani da Tanri yaratmis olur ve calismalarimizda uyguladigimiz kesinlestirme prensibine gore de Tanri seytandir. Ogrenci boyle bir onerme karsisinda sasirir ve yerine oturur. Profesor ise ogrencilerine bir kez daha Tanri'nin icindeki kaderin bir efsane oldugunu kanitlamaktan oturu oldukca mutludur. Bu arada bir ogrenci ayaga kalkar ve
Ogrenci ayaga kalkar ve soguk var midir? diye sorar.
Profesor; Nasil bir soru bu boyle, tabi ki vardir diye yanitlar. Sen hic soguktan usumedin mi?
Ogrenci ; -Aslinda, fizik yasalarina gore soguk yoktur; yasamda/realitede biz sogugu sicakligin yoklugu olarak dusunuruz.Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir sekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Ornegin, Absolute 0 (-460 derece F) sicakligin kesin yoklugudur (hic olmadigi seviyedir). Tum maddelerin bu seviyede reaksiyon verme ozellikleri bozulur ve degisir. Soguk yoktur, o yalnizca sicakligin yoklugunda duyumsadiklarimizi tarif etmek icin yarattigimiz bir kelimedir
der ve devam eder,
- Profesor, karanlik var midir?
Profesor ;
-Tabiki vardir. Ogrenci yanitlar,
-Korkarim gene yaniliyorsunuz efendim. Cunku,Karanlik ta yoktur. Yasamda/realitede karanlik isigin yoklugudur. Biz isik uzerinde calisabiliriz ama karanligi calisamayiz. Gercekte,biz Newton'un prizmasini kullanarak beyaz isigi kirar ve renklerin cesitli dalga uzunluklari uzerinde calisabiliriz. Ama karanligi olcemeyiz.Bir basit isik isini karanlik bir mekani aydinlatarak karanligi kirmis olur yani karanligi gecersiz kilar. Siz belli bir mekanin/uzayin ne kadar karanlik oldugundan nasil emin olursunuz? Isigin miktarini olcersiniz! Bu dogrudur degil mi?
Karanlik insanlik tarafindan , isigin olmadigi yer/mekan icin kullanilan bir kelimedir. Son olarak ogrenci profesore gene sorar;
-Efendim seytan var midir? Bu kez profesor pek emin olamamakla birlikte yanitlar;
-Tabiki, acikladigim gibi, biz onu her gun, her yerde onu goruruz. Seytan/kotuluk bir kisinin baska bir kisiye her gun sergiledigi insaniyetsizliginin bir ornegidir. O, dunyadaki islenmis tum suclarda, siddette yer alir. Bunlarin tumu seytanin kendisinden baska bir sey de degildir. der.
Ogrenci devam eder; -Seytan yoktur efendim. Yani o kendi basina yoktur.
Seytan basit olarak Tanrinin yoklugudur. O aynen karanlik ve soguk ta oldugu gibi insanin tanrinin yoklugunu tarif etmek uzere yarattigi bir kelimeden ibarettir.Tanri seytani yaratmadi. Seytan/kotuluk insanin tanrisal sevgiyi yureginde duyumsamadigi zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur.O aynen sicakligin olmadigi yere gelen soguk ya da isigin olmadigi yere gelen karanlik gibidir.
Profesor yerine oturur. Genc ogrencinin adi Albert Einstein'dir.
Sen bazen kaybettiğim çocukluğumsun,
Bazen de ilk gençlik yıllarımın ateşi...
Uykusuz gecelerin sonundaki uykumsun,
Perdeleri açarsam görür müyüm güneşi?...
Her insan kendi payı kadar yaşar sevdayı,
Benimkisi içimdeki sel kadardır sevgilim...
Yüreğimden yüreğine çağıldayan nidayı
Duyduğunda sana doğru uzanacak ellerim...
Gözlerinin yeşilinde buldum ben muradımı,
Dudağının kenarında öpüşlerim gizlidir.
Hep vedalar kırmakta kolumu kanadımı,
Ama ben bilirim ki vakit, artık vuslat vaktidir.
Ben senden yola çıkıp kendime varıyorum...
Artık boşluğu değil, ümidi sarıyorum..
Ansızın gidenlerde kalır kalbin yarısı,
Uzun denen ömürler geçmez olur yalnızken&
Adeta bir gül gibi kanar kalbin yarası,
Anlamını bulamaz hiçbir sevda ıssızken&
Hep gidenlerde midir muhabbetin anlamı,
Hasret mi anlatır hep yapayalnız akşamı?
Her yürekte muhabbet yoksa başka başka mı,
Ümitler uzaklarda parlayan bir yıldızken&
Kimi dosttur gidenin, kimi can, kimi canan,
Bir ateşböceği gibi pırıl pırıl parlayan
Yanan kalbi insanın, bir türlü soğumayan,
Ömürden çalan zaman öylesine arsızken&
Hatıra biriktirir hafızamız, insanız zahir,
Her insanda bir iz kalır gidenlere dâir&
Bende de çalışmıyor .. Xp Pro Kullanıyorum arkadaşım eğer bana Xp de geçerli diyeceksen .. Bu dediğin olmuyor .. ya bir yanlışlık var yada yapma yolunda ..
MAVİ ÜZERİNE KARA KALEMLE
Asıl söylemem gerekeni söyleyemem
Sevgi diyemem size
Koşamam bu satırların arasında
Başımı uzatıp merhaba da diyemem cümle başlarında
Kocaman yürekleri çocuk oyunu sanıp
Cebimde taşıdığımı da anlatamam...
Gözlerinizin içine baka baka
Yalan söyleyemem size
Size de bulaşırsa
Rüyamdaki maviden ödümün patladığı
Anlarsanız...?
Kendimizi başkalarından ayırırız..
Tüm bu olanlardan sonra size
Çok güzel bir dünyalı olduğumu söyleyemem...
Dostluğunuz çok güzel,
Paha biçilmez,değerliyse kalsın...
Hayatı maviden öte göremezseniz
Bilemezsiniz...
Birşey var
Benim bimediğim
Senin söylemediğin
Ama -gün- gibi ortada
Işıl ışıl aydınlık ve sıcacık
Ortada işte
Senin kaçamak bakışlarında
Benim ellerimde gizli
Birşey var aramızda
Sımsıkı tutuyoruz
Ama
Belli etmiyoruz kendimize bile
Ve senin yüreğin
Hergün biraz daha dönüyor kendine
Ne kadar kaçsa farketmez
Ardındaki bense
Alacağım yarını boyayacağım bu gece
Bu gece toplayıp yıldızları
Gökkuşağı yapacağım
Ayın altında ağlayacağım bu gece
Korkacağım olanlardan
Senin gökyüzüne kaçacağım
Bu gece gök ağlamaya başlayınca
Birer kırmızı gül konduracağım dudaklarına
Korkum sen değilsin bundan sonra
Sen olmayandan kaçacağım
Nokta olacağım düş dünyanda,kocaman kumral bir nokta
Vuracağım ağlayan çocukları
Seninleyken senin olacağım,yokken sen savrulacağım gökyüzüne
Kaçacağım,donduracağım aklımı verip susanları
İsteyen ben olmadım ki
Kör bıçaklar saplasalar da gözlerime
Şunu bilsinler sevgilim
Susuyorsam sen varsın diye susacağım
Mavi bir yağmur damlası olacağım
En güzel zamanda en yoğun halimle
En içinde olacağım,susacağım....
Ağlamadan,konuşmadan
Ama korkarak diğerlerinden,sana sığınacağım
Kocaman yüreğini alıp ellerime sığdırdım
Bundan böyle hiçbir güç deviremez beni
Öyle sağlam basıyorum ki
Bizi saymayanlara,güleceğim
Devrilirim sananlara yüreğinden bir damla
Benimkinden bir damla sunacağım
Kan olacak aldıkları
Kusturacağım....
Sevincimi alıp gökyüzümü çalanlara
Bundan böyle dimdik duracağım
Durduğum yerde saymayacağım biliyorum
Ama öyle de olsa
Aldırmayacağım
Bir mavi ada ısmarladım sana
Seni oraya kaçıracağım
Yer yok senden başkasına
Korkum da yok bundan yana
Seni sadece seninle yaşayacağım...