Kuyulardan bir sancı..Seni özlemek..Kemiklerinin inceliğine yaslanıp çocukluğuma köprüler kurmak...Avuçlarından iç denizlere göç etmek..En sonunda sende durmak..Saçlarının gölgesinde gökkuşağını tezahür etmek doyasıya..Sonra yaslanmak adının sığlığına..Sonra ellerimi göğsüme koyup gözlerinin sağnağında ıslanmak yıldız yıldız..Sonra arınmak harf harf..Sonra kıyılarında büyümek deniz saflığında..
Özlemlerden bir özlem, günlerden bir sen...
Uykulardan uyandırdım tüm harfleri..Sana koşmakta tüm cümleler..Bir yangına bürünmüş özlemlerimi nakışlıyorum bulutların eteklerine..Sen gökyüzünden beni sağdıkça ben nefesine ilhak olacağım..Sonra da sen de ölmek..Bırakmak öylece kollarımı kollarına..Gönül rahatlığıyla yığılmak ayak dibine...Kollarında ölmek velhasıl...Sonra da gözlerinde doğmak yeniden...
Sende bir ben...Bende bir sen...
Sen...Kıyıya uzanan bir deniz..Ben...Denize kıyısı olan bir toprak..Sen mavi, ben ise maviye özenmiş bir beden...Bahara özenen kış iken ben, sen baharları kıskandıran cümle...Şimdi iliklerime kadar senle ıslanmışken hangi özlem, hangi söz seni tarif eder ki..Seni ancak ben anlatırım değil mi ? Çünkü sen sadece bana aitsin..
Sen...Ben..Biz
.............
Devrildim öylece..
Kalbimin sağına seni,
Soluna hayatı alıp özledim öylece..
Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım.
Cümleler aktıkça yüreğimden..
Sen oldum..
Bir kıyı belledim kendime..
Seni özledikçe koşuyorum o kıyıya..
Seni anlatıyorum sonra..
Sonra dudaklarım kuruyor...
Susadıkça seni içiyorum...
Ne de olsa sen bana hayatsın...
" Özlenin sen olduğu bir yerde senden başka neyi özleyebilirim ki..."
" Gözlerinin Kıyılarında Büyümenin Onuru bana yaşattığın için sonsuz sevgilerimle..."
Seni seviyorum Sığlığıma Dua Genişliği Katan İnsan..
çivisi tutmuyor aklımın
bileklerim yorgun
dizlerim hareketsiz
düzensiz cümleler kuruyorum.
biliyorum...
kayan yıldızları sayıyorum
başımı yasladığım otobüs camından
şehirler arası uzun mesafelerde bırakıyorum kokumu
yastık altı düşler
ve bir kaç dua belki
yarım yamalak ezberimde kalan
avuçlarındaki ateşi ödünç almaya yetiyordu bir zamanlar
şimdi!!
şimdi aşkın, kozasını yırtıp atan bir kelebek gibi
özgür... telaşlı... heycanlı...
dokunamıyorum kanatlarına.
korkuyorum... bilmelisin...
gelişini bekliyorum, dirseklerimi dayadığım bahçe çitlerinin ardında
mutlu bir pazar kahvaltısı
belki bir bayram sabahı
yada bir doğum günü
gözüne kaçacak güneş
gülümseyeceksin
biliyorum
bekliyorum
geleceksin!!!
Yuregin burkulsun istiyorum biraz,
Hani aglamakli olur ya insan...
Kalbin inceden sizlasin belki.
Umutsuzluk yasama ama,
Biraz uzul, biraz anla,
Ve biraz agla...
kırık bir bardak ucunda
asılı dururken yureğim,
kanamalı o haliyle
seyrediyordum hayatı...
ne zaman kelimelerine dokunmaya basladım,
iste o zaman gecti ruhumun titremesi...
ve simdi, sadece sen yaz...
maviler beslesin tüm kelimelerini.
ve simdi, sadece sen konuş...
ebemkusağının renkleri süslesin tüm sözlerini.
Aşktan Bahseden Bütün Şarkıları Azat Ettim Beynimden
Aşktan bahseden bütün şarkıları
Azat ettim beynimden bu gece..
Çenemde kilitli kalmış bütün cümleleri
Ki özgür olsalar da söylenmeyeceklerdi belki çoğu !!
Sana Seninleyken
Sensizlikten bahseden cümlelerimin
Aşkı anlatan bütün şarkıları
Azat ettim beynimden
Hani o üç kuruşa meyhane köşelerinde okunan
Hani o üçüncü kadehten sonra olma sahte kahramanların
Alkol kokan ağızlarından geceye yayılan
O ucuz şarkıları.
Acıları alkolle evcilleştirmenin bir faydası yok
Yahut bütün şarkıları silip atmanın beynimden
Bu gece bir şiir yazsam yeter
Sana
Seninleyken
Seni özlemeyi anlatan...
''Hemen yarın birini sevin;onu canınızın bir parçasıymış gibi sevin...
Hayatınızın merkezi yapın...''
insan ha deyince sevemez, ASIK olamaz ki.hic beklemedigin anda kapini calar ask, bazen hazirliksiz yakalar.ve eger gercek aski yakaladiysaniz asla sorun olmaz.ask insani kolelestirmemeli, degerinden uzaklastirmamali.ancak boyle bir ask guzel yasanir.
Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan...
Ayrılığın kokusu halâ üzerimde...
Avuçlarımda buzdan bir alev...
Yüreğimde yepyeni bir ateşkes...
Gitmeler bana kaldı yine bu aşktan...
Bütün sayfalarım sil baştan ...
Sonu nereye varacak bilemiyorum...
Oysa içimde bir mum...
Dokunma ellerime, dokunma sönmedim daha...
Unutmaktan geliyorum...!
Daha dün kirpikleri kadar yakındım ona...
Her gece düşlerinde sabahlıyordum...
İşte orada, köşe başında bıraktım ellerini...
O bana, ben ona ağlıyordum...
Son tetiği gözleri çekti gözlerime...
Kanıyor, kanıyordum...
Ölüler yalan söylemez bilirsin...
Deliler gibi seviyordum...!
Kendimi nereye koyacağım bilemiyorum...
Ne olur ayıplama beni, susmadı daha gözlerim
Ağlamaktan geliyorum...!
Zıpkın yemiş balıklar gibiyim,
Şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi,
Bir eski şarkı yağmalar bütün uykularımı,
Çıkmaz sokaklarda kaldım biliyorum.
Başım dönüyor ben dönüyorum...
Acele etme ne olur bekle biraz.
Daha yırtmadım dönüş biletimi...
Daha yakmadım bütün gemileri...
Öyle yorgun, öyle bitkin ve öyle suskun...
Sen bir düş/tün uyanmaktan korktugum
yatagıma uzandıgımda gözlerimi sıkı sıkı kapar
gelmeni beklerdim
rengin gelirdi odama önce maviye boyanırdı her yan
ardından kokun sarardı etrafı
gözlerimi açamazdım korkardım ya yok olursan
ruhumu özgür bırakırdım her gece
ruhunla uçardı o eşsiz mavide
hissederdim ordasın ordasın da
korkardım açmazdım gözlerimi ya rüyam biterse
dans ederdi hayali bedenlerimiz sabahlara dek
yüreklerimiz daha bir heyecanla atardı
ellerimiz hiç ayrılmaz aşk sözcüklerimiz hiç tükenmezdi
ve bir sabah açılıverdi gözlerim
sen bir düş/tün bitivermiştin
ne ruhumu saran ruhun ne odamı dolduran kokun kalmıştı
ellerimi tutan ellerin tükenmeyen sözcükler yoktu artık
eskiden sıkı sıkı kapardım gözlerimi
artık kapanmıyorlar
senin olmadıgın her uyku düş degil
kabus olup doluyor geceme
korkuyorum uyumaya sen olmayacaksın düşlerimde...
Varlığım ağrıyorOturup dizlerimi dövmek istiyorumGönül kızımı dövmediğimden değil çok konuşup hep sustuğumdanKelimelerimin ardına saklandığımdanYine mi saklanıyorum? Evet
Susmak rol yapmaktı aslında, rol yapamadığım için hayat tiyatrosundan kovuldum bir andaİnsanın aklı ağrıyor bazenİnsanın aklı ağlıyor bazen. Aklı almıyor bazen Adına bir tasavvur oluşmuyor zihinlerde
Bu bir yitiriş ki hayatın hiçbir sahnesinde karşılaşmamak üzere yitiriş Bir sayfa kapatmak ki açmamak üzere kapatmakVe kapanmış bir sayfa olmakHem kendi adıma hem de kapattıklarım adına üzülüyorum ne ağır şey kapanmış bir sayfa olmak
KapatmakKapanmak Kapatılmak Zindan Zifir Kelimelerim bu gün ağlar, yarın delirir, öbür gün susar, bir başka gün kusar ve ey yaşanmamış hayat noktaya ramak var ...
Artık bana düşen güzel bir sabırdır başka ne yapılabilir ki ..
USTAM
Ustam..! be..
Bana müsade etsende..
Seninle biraz sohbet etsek.
Bilrim..!
Bana sen öğrettin..
Demir tavında dövülür,
Toprak tavında işlenir,
Ağaç yaşiken eğilir,
Bir'de saygıda kusur etmemeyi.
Aaah..ustam..! ah.
O zamanlar gençtim.
Demiri tavında dövdüm,
Toprağı tavında işledim,
Tohumuda tavında attım,
Çokta ürün aldım,
Pazarda sattım.
Gün geldi..! ustam..
Aç kaldım, açıkta kaldım.
Soğukta üşüdüm,
Sıcakta terledim,
Gün geldi..! ustam..
Kah düşündüm,
Kah eğlendim.
Ustam..! be..
Derken yaş otuzbeşi..
Geçeli çook oldu.
Zaman akıp gitti.
Şimdi yaş tam kırbeş.
İkinci mevsimin baharındayım.
Ellerim..! ustam..
Ellerim hala masırlı,
Saçlarıma aklar geldi,
Belimde büküldü.
Ustam..! be..
Yaşlandımmı yoksa ben?
Ellerimde nasır,
Dün'de vardı,
Bu günde var.
Amma gözlerim..
Uzağı pek görmüyor.
Haa..! birde..ustam.
Bazan ellerini başının,
Arasına alıp dalardın.
Hep uzaklara uzaklara bakardın.
Şimdi bende..
Hep uzaklara uzaklara bakıyorum.
Ustam..! be..
Gel bana kızmada..
Sana birkaç soru sorayım.
Sen bana..! neden..
Çok para kazanmayı öğretmedin?
Gerçi ben çok çalıştım..
bana yatecek kadarda kazandım.
Ama ustam..!
birde harcamayı öğretmedin.
Nasıl kazandıysam..!
Öylede harcadım.
Ustam..! be..
Benim gönül tarlam..
Bütün tarlalardan geniş.
Sen bana sevmeyide öğretmedin.
Yoksa...! ustam..
Sendemi para kazanmayı,harcamayı
Sevmeyi bilmezdin.
Senin ustandamı..
Bilmezdi bütün bunları.
Haa..! birde..ustam.
Neden kaşların çatık,
Bakışların sert.
Önceleri bunu..
Mertlik yiğitlik sanırdım.
İşte o yüzden..
Bende hep sana..
Benzemeğe çalıştım.
Yalnızlik nedir?` diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
`Memeden kestigimde seni`
`İçimde doğan boşluk gibidir` dedi
`Kokundan uzak kaldigim an gibi mi?` dedi çocuk
`Ses sağnağında yüregine tek bir tınının değmemesi gibi`
`Düşsüz uyku gibi`
`Renksiz düs gibi`
`Çocuksuz ana kucagi gibi` dedi kadin
`Yalnizlik nedir?` diye yeniden sordu cocuk
`Aşksiz bahar gibi`
`Kokmayan çicek gibi`
`Arı konmayan renk gibi` dedi kadin
Huzunlendi cocuk
Gamzelerine iki buyuk caresizlik doldurarak
'Yalnizlik yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir` dedi kadin
`Aglatacak kadar güçlü müdür?` dedi cocuk
Sarildi kadin cocuga
`Sana akan bu sevdam kadar keskindir` dedi
`Gülümsemene büyüttügum umudum kadar güclü ...`
`Acitir mi insanin canini?` dedi cocuk
`Seni kaybetmenin korkusu kadar aci`
`Senin gozyaslarinin atesinden daha yakici` dedi kadin
`Hep yalniz miydin?` dedi cocuk
Daldi anilara kadin
Eski bir askin kalintilarinda dolasti biraz
Biraz eski mutluluklara dokundu
Cekingen... biraz da ozlemli
Bugundeki yalnizligini yaratan buyuk askini düşündü
`Hic bitmez mi yalnizligin?` dedi cocuk
O`nun gibi bakmayan
O`nun gibi gulumsemeyenler geldi aklina
O`nun sarmalarindaki sicakligi yasatamayanlari dusundu
`Buyuk asklar buyuk yalnizliklar dogurur`dedi kadin
Sarildi cocuga kadin
Umuda sarilir gibi
Yalnizligini yillara gömer gibi
Sarildi sevdasinin en guzel meyvesine..
O; şimdi O'nu düşünüyor olduğunuzu bilmiyor.
Hasretinizin kuşları kanatlanıyor göğsünüzden.
İlle de onun omzuna konup kalmak istiyor.
Zor oluyor tekerlekleri kırılmış bir çek-çekle yokuş yukarı tırmanmak.
Zor oluyor, tek kanatla kalmışken özlem dağlarını aşmak.
Onu en özlediğiniz zamanda,
aklınız bir komutan olup, emir veriyor korku adlı askerlerine:
'sessizlik nöbetinizi aksatmayın' diye.
Resmine bakıyorsunuz
Özlemişsiniz besbelli ama aklınıza karşı gelin de, çıkın karşısına kolaysa
Deyin ki; ''ÖZLEDİM İŞTE SENİ. İstediğim resmin değil ki''
Diyemiyorsunuz
Konusamayacak kadar aciz; dilsiz, elsiz, kolsuz bir hayalet gibi dolanıyorsunuz
hükmünüzün geçmediği dünyasında.
Kucak dolusu anı ve hayal işte size, neyinize yetmiyor?
Dilerseniz geçmişe pişmanlık duymak serbest.
İsyanlar içinizde kaldığı sürece serbest.
aGLaMaLaR SeRBeST
Şişşşttama ağlarken sessiz olun.
Gece boyu resmine baktığınız kişi şu anda uyuyor olabilir. ..
Kendimi dar agacina goturup,
Duygularimi bir sogut agacina asacagim...
Sonrasinda agitlar yakacagim...
Yuzune bakilmayan kizginliklarimi,
Hesaba katilmayan kirginliklarimi,
Zahmet buyurmayanlarin adina feda edecegim...
Tamamen kisisel!...
Kavgam da,
Karmasam da,
Yalnizligim da...
Golgem eslik ediyor yalnizca bana.
Butun suretler yabanci ve yalanci sabahlarima.
Otuzumda titriyorsa ellerim,
Cizgilerim erken mesken tutmussa yuzume,
Neyleyim...
Hak yok!...naz ve niyaza.
Kendime yalan soyledim
Kimseden duymadigim kadar.
Ustume aldim butun taksirati.
Ne ah var ne sitem...
Tamamen kisisel!...
SEN VARDIN.Kırık dökük umutlarım vardı.Sıcacık gülüşünle yüzümde tebessümler doğardı.Bir canım deyişin yeterdi buz tutmuş yüreğimi ısıtmaya.Sahte yüzlerin arasında bulmuştum seni.Sen gerçektin, gerçeğimdin...
SEN VARDIN.Bütün siyahları atmıştım gelişinle.Rengarenk ömür sayfalarıma hiçbirşey senin kadar yakışmamıştı.Küçücük yüreğime kocaman bir SEN sığdırmıştım.
SEN VARDIN.Aşk vardı,hayat vardı, özlem vardı.Duyguların en gerçeği sanaydı.Yanağıma dokunan gözyaşımda mutluluğun kahkahaları yatardı.Biran bile duraksamadan,yorulmadan,hiç bıkmadan bütün koşmalarım sanaydı...
SEN VARDIN.Ellerimi açıp şükretmek vardı varlığına.Dualarım vardı seninle başlayıp seninle biten ve hayallerim, her bir karesi umutla dolu...
Ve artık YOKLUĞUN VAR,SEN YOKSUN...
Mutluluğa hasret sözcüklerim var.Karanlıklara bürünmüş düşlerim,sahte gülüşlerim,yalancı terkedişlerim var.
Sen yoksun yar benim artık;
SİYAHLAR GİYMİŞ BİR ÖMRÜM VAR...