lilyum

lilyum

Üye
15.11.2007
Er
430
Hakkında

  • Konu: GELMEDİN
    noimage


    Gece karanlıklarından ödünç alınmış

    Duygularımı kattım şiirlerime

    Ki sen hala polyanna'sın bende

    Sırtıma yüklediğim arzulara emanet

    Mavi adalar taşıyorum ceplerimde

    Ve sen hala

    Kayıplardasın kentte

    Ben mi?

    Seni aramaktan yoruldum

    Sonra

    Belki

    Dedim

    Hanihiç olmazsa dedim

    Gelirsen dedim

    Gelmedin



    muhammed ekinci
#01.04.2008 10:28 0 0 0
  • Sonbaharlarda dokulen yapraklarin sonunu ikimiz de biliyoruz,
    giden gocmen kuslarin bir daha geri donemediklerini de.
    karli havalarda gokkusaginin cikmayacaginida,
    gunes varken yildizlarin gorunemeyecegini ikimiz de biliyoruz.
    yeni bir mevsim degil,
    yeni bir hayat, bir yildiz degil de
    bana bir SEN dile yeter..


    Bavuluma tum kitaplarimi, siirlerimi,giysilerimi,ve resimlerimizi koydum.
    ama kokunu , sesini, yuregini koyamadigimi ikimiz de biliyoruz
    benim sensiz seninde bensiz olamayacagini,
    yuregimizde kabaran sevdamizi doya doya yasayamadigimizi,
    uzulmeden mutluluk yasanamayacagini ikimiz de biliyoruz.
    bu yüzden bana bir SEN dile yeter...
#31.03.2008 12:37 0 0 0
  • noimage
    Ben hep yanlış zamanlara mecburum şimdi...

    Kış güneşine aldanıp açan çiçekler gibi mevsimsiz solacak olsa da sana olan aşkım, inadına seviyorum seni. Yalancı sıcağını seviyorum sevgilim. Zarar göreceğimi bile bile. Sonunda solacağımı bile bile seviyorum seni. Sana açıyorum yüreğimi, biliyorum ki güneşin umurunda değildir mevsimsiz açan çiçek. Ben yine de açıyorum yüreğimi. Umurunda olmasa da, Seviyorum seni.


    Alev alev yanıyorum
    Buzlarım çözülüyor aşka
    Gardım düşüyor, tutamıyorum
    Korkuyorum bakışların çarpınca bana

    Biliyorum ki sonum olacaksın.
    Korkuyorum ki sonum olacaksın.
    İstiyorum ki son'um olasın.
    İlk'im olduğun gibi, Son'um olasın.

    Senin doğru zamanların çoktan harcanıp gitmiş sevgilim. Senin suçun değil bana yanlış zamanlarda gelmen. Yada benim sana gelmem en yanlış zamanında. Zamanlarımız uymasa da, benim için erken olan sana geç kalmış olsa da seviyorum seni.


    Alev alev yandığım doğru
    Küllerinden doğar mıyım sana doğru
    Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum Yerdeyim
    Sendeyim

    Hep doğru zamanda doğru yerde olur diye düşünürdüm aşkı. Oysa ben aşkı bulduğumda yanlış zamanındaydım hayatının ve en yanlış yerinde. Düşündüğün gibi yaşanmasa da hayat, seviyorum seninle hayatımı. Sen ve hayatım. Aynı anlamı taşımaya başlasa da, sensizlik hayatımın sonu olacak olsa da;
    Al beni
    Ne
    Yaparsan
    Yap!..


    Al beni
    Ne
    Yaparsan
    Yap!..
#31.03.2008 12:18 0 0 0
  • Konu: Çaresiz
    bence siir bi harika,cok guzel bir siir.ama kullanilan resimlerin golgesinde kalmis sanki.rahat-insan'in soylediklerine katiliyorum bende.ama sakin yanlis anlasilmasin, guzel olan herseyi alkislamak gerek, amac kusur bulmak degil, sadece ben siiri cok begendigimi ancak resimlerin siirin onune gectigini soylemek istiyorum.emegine saglik MiSS-FENER...
#31.03.2008 09:50 0 0 0
  • noimage

    Yar.. Bakma gözlerime öyle..
    Göremezsin orada savaştan öte bir şey. Okunmaz bende mutluluğun izi..
    Saçlarımdan süzülür ayrılığın tadı.
    Gitmeler yer tutmuştur yüreğimde,
    hasret delip geçmekte ruhumu..

    Ve aklım terk etti beni,
    senin ardından..

    Yar.. Susma bana öyle , bir şey de..
    Gel de geleyim, git de gideyim.
    Ama batırma içime bu sessizliği..
    Şimdi hangi şehre sığınırım,
    hangi kapılarda bulurum izini..
    Hayat küsmüş, seninle basıyor üstüme,
    ölüm uzuyor içimdeki yollara.
    Ve ben yavaş yavaş düşüyorum
    gidişine astığın uçuruma..
    Şimdi ne okunur, ucuna kan bıraktığın dudağımda.
    Gözlerime yuva yapmış hüzün kırıkları,
    bata çıka yaşıyorum bu koca yalnızlığı..
    En keskin susmalarda öldürdün beni, harflerimi de adıma gömdün.
    Kara yazılarda okudum hikayemi..

    Duvarlarda çürüdü parmak uçlarım.
    Soğuk bir hücre ayazına gömdüm,
    yüzümde açan gölgeni..
    Yar.. Durma öyle uzakta, öteden estirme ayrılık rüzgarını.
    Hazan değdirme yaralarıma.
    Şimdi yalvarışlar dizilmiştir gözlerime, yüzüme bir bıçak gibi bakma!
    Vurma içime bu soğuk sabahı.
    Unut gecenin en derin yaralarını.
    Varlığınla ört yüreğimi, uykuma geçit ver. Solgun düşler derledim yarına,
    aklımda büyüttüm ismini..
    Yokuşlara dayanmaz ömrüm,
    idam et bu ayrılığı..
    Yol ver gideyim,
    içimin en titrek yanına seni nöbet bileyim. Hem daha mı çok benden kanayan yaraların ?..
    Bir yol ver, bir şey de ama susma!

    İniltisinden durulmaz yoksa bu ayrılığın.
    Ve dokunmaz ellerim sana, sen aldırmasan da..
    Gözlerindeki kor acıtmasın yüreğimi,
    ben unuttururum varlığımı..
    Yar.. Yakma bu sonbahar düşkünü hayatımı, gömerim geçmişe adımı.
    Ama bitmesin bu ayrılığın son mısraları. Çünkü bu;
    yarası içinde saklı bir bedenin son duaları..
#27.03.2008 22:13 0 0 0
  • Umut kalmayinca, telas da bitermisAnlamli telaslar adina,umudunuzun hic yok olmamamasi dilegiyle...

    Cok guzel bir calisma.Yureginize saglik...
#25.03.2008 23:56 0 0 0
  • korunaklı şiirler yaz bana,
    sevgilim olmayan sevgili.
    sağanak yağışlı günlerimde
    sığınacağım bir yer bulunsun bari.

    şiirlerde bir ev'cağızım olsun
    üç oda bir salon
    yalnızlığımı kiraya vereceğim...
    heveslenme, senin için düşlerim başka.
    aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim.
    ne güzel gülüyorsun,
    dudaklarında eski İstanbul resimleri.
    öyle kal lütfen,
    yüzüme baktığın anın resmini çekeceğim...

    sana söz veriyorum, sen de bana umut ver
    sonra her şeyi unutup,
    ülkeme geri döneceğim...

    bende bir hoşum,
    şarkıların belalı güzelliğine vuruldum.
    o uzak ayda kaldı onayladığım gülüşler.
    raks eden sevişmelerin çingene zamanındayım.
    'gel' desen,
    gidemeyecek kadar sarhoştur özlemler...

    anlayışımı kaybettim, beni anla
    karşılığında gözlerimin kahvesinden içireceğim.
    düşe kalka düşledim,
    son baharım kaldı.
    beni şimdi tutmazsan,
    dudaklarına devrileceğim.
    oturaklı şiirler yaz bana,
    sevgilim olmayan sevgili
    yorgun günlerimde,
    dinleneceğim bir yer bulunsun.
    şiirlerde bari, bir nefeslik yerim olsun...

    Pelin Onay
#25.03.2008 21:33 0 0 0
  • içine hapsolduğum şu karanlıktan kurtulup
    gecenin rengine inat
    yanlızlığa inat
    dökebilsem tüm renkleri ayaklarına...

    mavi umutlarla girip asil gecene
    kızıl ufkun olsam sabah saatlerinde

    ve dağıtabilsem tutam tutam herkeze

    beyazda mutluluk sarıda yarın
    kırmızıda aşk
    ve siyahta hüznün olabilsem

    sen...

    tüm renklerin arasına sinip
    bilinmedik bir renk olsan
    ve boyasan hayallerimi düşlerimi

    tenim olsan ten rengim olsan
    rengin hiç solmasa soldurmasa..

    ALINTI
#22.03.2008 11:18 0 0 0
  • Konu: Dilsiz Aşk
    Emanet sevinçlerini sarıp sarmalayıp koyuldun yola...Sımsıkı sarıldığım umutları da sığdırdın kucağına...Yolun açık olsun dünüme mührünü, bugünüme hüznümü, geleceğe gönlümü katan adam...

    Kırık dökük sesini toparla artık. Gözyaşların yüreğime damlıyor. Dağlanıyorum acınla...Hep gülüşler asılıydı doyamadağım yüzünde. Lütfen izin ver, anılarıma saklayacağım, hatta baş köşesine oturtacağım bu günden kalan gülüşün olsun. Yakışmıyor sana hüzün...

    Toparlan artık kış günlerimin kardeleni...Bizimki bile bile ladesti. Unuttun mu, ayışığının denizleri yıkadığı gecelerde söyledik biz aşka şarkılarımızı....Aldırmadı mı? Yapma bitanem, o bize aldırmasaydı şimdi elimizde ne kalacaktı. Bak sımsıkı sarıldığımız yaşanmışlığımız var. Eksik mi diyorsun, yarım diye mi söyleniyorsun? Belki de böyle olduğu için hep vazgeçilmez olacak aşk adına yaşadıklarımız...Hem belki kavuşmalar öldürürdü narin aşk güvercinini. Bırak özgürce kanatlansın, mavinin en koyu tonlarında pembe umutlarına kanat çırpsın...Sen yarımsın, ben yarımım, aşk yarım kalmış çok mu?

    Ah be hayatımın anlamı adam...Dilim dönmüyor yokluğuna dair hislerime...Kelimeler nasıl da yetersiz...Aradım taradım, tüm sözlüklere baktım. Sensizliği anlatan o keskin kelimeyi bulamamışlar aşkım. Onu hissedebilen bir tek benim. Ne yazık ki ben de o kelimeyi bulmakta işte böylesine yeteneksizim...Çaresizim harflerin ses vermediği duygulara karşı...

    Sadece izdüşümlerini anlatabilirim sensizliğin. Sanki bir kerpetenle tırnaklarımı teker teker söküyorlar seni silebilmek adına geleceğimden. Ama onlar bilemezler ki geçmişime diktiğin yüzyıllık çınar ağaçlarını. Tıpkı o ağaçlar gibi büyüyeceksin geleceğimde...Varsın olmasın elin elimde, varsın değmesin gözün gözüme. Sen kazılısın bende... Bir kendine geliş borçlu bu gün bana. Bilmem ki tek bir kadeh şarap içmeden yaşadığım bu sarhoşluktan ayılır mı bu kadın? Ki ben şişelerce şarabın sarhoş edemediği ne geceler eklemişim yaşanmışlık haneme. Kim yükledi bedenime içinde alkol olmayan sarhoşlukların serseriliğini...Naralar atmak istiyorum, "hey insanlar silkinin yüreğimin yarısı kopuyor benden, bana ne sizin saçma sapan sevinçlerinizden, bana ne sizi boş yere üzen kederlerden" diye haykırmak istiyorum. Çıkmıyor sesim, tıpkı kabuslardaki sessizlik gibi bir şey bu yaşadığım. Sessiz, sadece kendi duyduğum çığlıklar atıyorum...
    Ama bak yine ıslak yüreğim. Haklısın erkeğim. Sana nasıl ağlama diyebilirim. Ben karşında birbiri ardına dizerken gözyaşlarımı, nasıl saklarsın sen umutsuzluklarını...Bilirim kıyamazsın. Kıyamadığımız nelerden vazgeçtik bu güne kadar bir düşünsene. Kaç vazgeçiş yükledik geçmişimize.

    Ağla aşkımıza vedalar yazgılı adamım...Ağla. Ağla ki ben de kırayım zincirlerimi. Gün bugündür. Vedamıza hediye edelim gözyaşlarımızı. Denedim, olmadı. Güçlü kadın elbisesi bedenime uymadı. Ki ne zor zamanları atlatmıştım ben bu elbiseyle. Bu ayrılığa o bile dayanmadı.... Yazgının çizgisine uzat adımlarını. Adamım, zaman ayrılık zamanı...
#19.03.2008 14:45 0 0 0
  • noimage


    Dumanımı sisinde tutuyorum
    sokak lambalarının altına sensizliği dokuyorum
    yalnızlığımı döküyorum gözlerimden
    tüm zaman kervanları umuduma hamallık eder
    hayatıma yüklemişken seni
    tüketecek yol arıyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...


    Gece bana çöl
    karanlığı delen ışık vaha
    yüzüme vuran rüzgar
    mevsimlerime sensizlik aşılıyor
    beni işaretli sayma ayrılığa dair
    seni yaşanmış tüm aşkların toplamı kadar seviyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum


    aşk yalnızca vuslat değildir
    yokluğuna sabretmektir bazen
    her bakışını senet saymıyorum geleceğimize
    ben yarı yolda iz bırakmam
    yaranın güzeli de varmış anladım
    içim kanadıkça büyüyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...


    gözlerin gökyüzüne düşürüyor beni
    seni aramıyorum yıldızların altında
    aşkına bir ömür nöbet tutuyorum
    ölü sevdalar vadisiyim sanma
    her durduğum yere gözyaşımdan bir ben konduruyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...


    gülüşün uzatıyor ömrümü öykümün
    solumazsam seni kahramanları yürüyor üzerime
    seni düşünerek kurcalıyorum deliliğimi
    bütün şüpheleri sürüyorum mecnunun çölüne
    kum faust'u boğar şimdi
    kendime seni tanımanın bedelini ödetiyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...


    saniyeler zamanımı çalıyor benden
    adımlarım mirasımdır esmer kaldırımlara üstüme geçmişi örtüyorum
    artık yüreği çalınmış bir bedenim sayende her geçen gün için saçıma beyaz bir tel ekliyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum ...


    ay ışığında yıkanıp kendimi temize çekiyorum
    nedenler ve sonuçlar akıyor üzerimden
    ipucu bırakıyorum sana
    her karanlığa bin aydınlık çakıyorum
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...


    sokak lambalarının ışıklarını
    adımlarımla sensizliğe dokuyorum
    beni bir ana kadar sev seni yar gibi seveyim
    düğümlü kalsın ayrılık
    mecbur gölgeme tutunuyorum yolun sonunda
    nefesin kadar uzakta nefesin kadar yakınımda
    sen bitti say
    ben üç nokta koyuyorum...
#19.03.2008 14:20 0 0 0
#18.03.2008 10:23 0 0 0
#18.03.2008 10:22 0 0 0
  • Gitme demedin hiç...
    Kal demen bu yazgıyı değiştirir miydi,
    Bilmiyorum...


    soylenmeyen sozler, tedavulden kalkan paraya benzer.soylenmesi gereken zamanda soylenmezse bi ise yaramaz, sadece kalp acisi olur, yurek sizisi olur, kocaman bir keske olur...soylenecek sozlerinizde gec kalmamaniz dilegiyle...
    guzel bir calisma.yuregine saglik...
#18.03.2008 10:11 0 0 0
  • noimage
    ve ben çok sonraları anladım,acıtan bir aşkın izlerinin ömür boyu kalabileceğini..gözümden dudağıma tuz taşıyan patika yolların yıllarca yüzümden silinmeyişinden öğrendim..


    meğer sonu hüsran bir aşk,rahat vermezmiş insana..geçmezmiş acısı,kasıp kavururmuş sancısı...


    ey aşk..!neden yanımdayken sonradan bu kadar canımı yakacağını söylemedin bana..?neden anlatmadın acıtan yanlarını..?

    şimdi içimde sızlayan kesikler,yüzümde sudan çizgiler,dizlerimde hiç geçmeyecek izler ve avuçlarımda kan..yaşamaya çalışıyorum..
    gitsen ayrı dertsin,kalsan ayrı...



    evet aşk..ben yeni öğrendim insanı ne denli esir edebileceğini..önce süründürüp,sonra yine de güldürmeyeceğini..
    şimdi alfabeyi yeni öğrenmiş bir çocuğum..bana tanıdık gelen bu dizelerin anlamını yitirmiş uğultusu sağır ediyor benliğimi..toz duman ediyor,eritiyor sağlam kalan yönlerimi...


    ey aşk..içimdeki sancıya,beynimdeki çıkmaza,deli eden çaresizliğime,küskünlüğüme,kırılmışlığıma rağmen hala asil bir yüreğim var..o hiç kaybetmedi asaletini..!



    sen vurdun,o yüceldi..
    sen ağlattın,o sabretmeyi öğrendi..
    sen vazgeçirttin,o vazgeçmemeyi öğrendi..
    demem o ki;sen alçaltmaya vurdukça o yükseldi
    ..



    söylesene..eline ne geçti aşk!?asırlarca insanoğlunu kanatınca,yalvartınca,ağlatınca..ne bileyim işte,kulu kula kul yapınca,kapısında yatırınca,köpek gibi sayıklatınca ne geçti eline!?






    seni bilemem ama biz akıllanmayız aşk..bu yetmez bize..biraz daha acıt canımızı..sen daha çok vur,biz bir kere daha ölelim!!



    zaten bu ezdiğin yüreğimin yaşama sevinci kaldı mı sanıyorsun..?hadi dayan az kaldı aşk..biraz daha vur da beraber gömelim yüreğimi...

    ALINTI
#18.03.2008 09:39 0 0 0
  • O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
    Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı.
    Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
    Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.
    Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi.
    Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı.
    Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut.
    Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.
    Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
    Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı.
    Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım,
    Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı.
    Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
    Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı.
    Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme.
    Ülkem yıkıldı heyhat!
    Ordugâhım da yandı.
    Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
    Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.
    İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
    Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
    O'ndan başka ne varsa yandı,
    Yandık sen ve ben.
    O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.

    Nurullah Genç
#17.03.2008 14:05 0 0 0
  • Konu: BiZ
    noimage


    Sevilmek; yürekten sunulan karşılıksız bi selamdı sevgiliye.

    Bir çift sıcak elin omzuma güven veren samimi dokunuşuydu belkide?

    Çiçek toplar gibi tüm güzel sözleri toplayıp bana bahşetmesi ve mahçubiyetimin toyluğunda ona duyduğun minnettarlıktı sevgiye biçilen...

    Yanlışa imza atmamış o ellerin saçlarımda çıktığı ipeksi gezintiyi hissedip kendimden geçmekti sevilmek.

    Güvenilir ellere teslimiyet, güvenilir yarınlara seninle adım atmak

    Ve

    Senin sevgi selinde asla sevgisiz kalmayacağımı bilmekti.

    Kimsenin kirletmeden samiyetle yaşamacağı şeydi senin
    yaptığın...

    Sevmek=sen

    Sevilmek=ben idim

    Bizdik işte...
#17.03.2008 10:27 0 0 0
  • noimage

    I
    bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
    sana uğradı mı bilmiyorum
    pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
    balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra

    kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim..
    ..ayrılırken
    ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
    şimdi aşk..
    ..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda

    deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
    vermeye zamanım olmadı
    şimdilerde içinde yakıyorum,
    sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu
    biliyor musun..
    ..bilmem
    sen cümlelerimin 1. Kordonuydun

    II

    ..susmaya gidiyorum...
    ..birazdan dönerim..

    acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
    yanlarına gittiğimde,
    odaları boştu, çarşafları temiz
    bir küçük not bile yoktu..
    .."kurtardığınız için teşekkür ederiz"

    bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
    tazminatım suskunluk
    beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
    adresimin caddesi..
    ..burukluk

    III

    ..teri soğumamış bir ayrılıkla içilen özlem, ateş yapar..

    dün gibi hatırlıyorum ayrıldığımız günü
    24 ocak..
    ..kış..
    ..kıyamet..
    ..felaket..
    sanki herkes beni görmek için toplanmıştı şehir meydanında
    parmaklarıyla gösteriyorlardı..
    .."işte bu kadın terk edildi" naralarıyla
    bu günlerde..
    .dalgasını geçebiliyorum vedaların
    o günlerde....
    serum kokularına bulaşmıştı bütün kılcal damarlarım

    gerçekte kim olduğunu çok düşündüm,
    özleminin yer yer sağanak yağışlı olduğu zamanlarda
    galiba artık biliyorum
    sen..
    ..büyümeye zamanı olmayan çocukların,
    dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın

    beni beklemeye gidiyordun...
    ..galiba yolu şaşırdın

    IV

    ...bu şiire girmek hüzünlü ve yaşlıdır..

    biraz önce gözlerimden düştün
    seni ıslattığım için üzgünüm
    yanaklarımda kurumanı istemezdim,
    dudaklarıma almışken ıslaklığını
    sen..
    ..gözlerim..
    ..ve katre

    sana yaşatmak istediğim çok şey vardı,
    aşk'da kısa çubuğu ben çektim...

    V

    ...kırgınlıklarımı kaybettim, hükümsüzdür...

    sabaha karşı gittiğin için bağışladım seni
    sen de kendini bağışladın mı..
    .. bilmiyorum
    zor oldu indirmek resimlerini duvarlardan
    ki tozlanma diye albümlerde yaşatmadım seni
    seni..
    ..bir "anı" olsun diye sevmedim

    ...ve hiç aldatmadım..
    ..kirpiklerimle bile

    çok önceleri sorduğum bir soruydu,
    "şiir bir aşk'ı kurtarabilir mi? " diye
    otuzuma yaklaşırken gülümsüyorum da,
    şiir bir aşk'ın ancak bekçisi olabilir

    VI

    ...bu şiirde U dönüşü yapılmaz...

    illegaldir bütün terk edişler,
    ölümlerde dahil...

    VII

    ...kızım bahara aldanma, üstüne yine de bir şiir al sen..

    mayıs'ın çocuklarıyız ikimizde
    belki de bu yüzden acele ettik ayrılmak için,
    tenlerimizin ateşi bizi kavurmasın diye..

    biliyorsun..
    ..çok erken aldım hediyemi senden
    seninkini vermek içinse çok geç

    doğum günün kutlu olsun..
    ..unutmadı giritlalesi
    mumlarını söndürdüm..
    ..yüzümde gönderdiğim dileklerin gölgesi

    VII

    ...aşk dersem çık, ayrılık dersem çıkma.. dedim..
    ..çıkmadın
    aşk bitti...
#16.03.2008 19:59 0 0 0
  • noimage


    bir yerlerde büyüyen, sevdaya dair bütün sözcüklere direniyor, susuyorum..
    İnanılmaz ağırlaşıyor gitgide yükleri. Artık kaldıramayacağımı düşündüğüm bir anda, çöküyorum dizlerimin üzerine, ellerim toprağa değiyor. Bir kaç damla gözyaşı süzülüyor gözlerimden, düşüp karışıyor toprağa.
    Çok güç te olsa kalkıyorum ayağa çöktüğüm yerden kendi kendime. Çünkü hiç bir el uzanmayacak tutunup kalkmam için, biliyorum...

    Bir garip hüzün çöker insana,
    El ayak çekilince.
    Tek başına kalırsın dünyada,
    Etraf sessizleşince...
    Karanlık oyun oynar aklıma,
    Gölgeler dans edince...

    Esen rüzgarlar yüreğimde, üşütse de. Çöküp üstüme karanlıklara boğsa da beni gece , hiç bir yıldıza tutunamasam ayaklarından bile. Olmasa da sarılacak bir zerre umudum, bir küçük belkim.. Umrumda bile değil yalnızlık...
    Hayat, tek başımıza başlayıp, tek başımıza sona erdireceğimiz bir hikaye belki de. Gelenler, gidenler, sevenler, terk edenler birer oyuncu sadece. Oynayıp kendilerine düşen rolleri, virgüller, noktalar koyup, kelimeler yazıp, cümleler kuruyorlar bu hikayede. Kimileri siliniyor, kimileri kalıyor öylece oldukları yerde..

    İnan bu ev alışamadı,
    Hiç bir zaman sensizliğe..
    Şimdi sensizlik oturuyor,
    Kalkıp gittiğin yerde...
    İnan bana alışamadım,
    Hiç bir zaman sensizliğe..
    Şimdi sensizlik dolaşıyor,
    Çıkıp gittiğin bu evde...

    Ne yaptım da yoksun bunca zamandır? Herşey o kadar boş, o kadar anlamsız ki..
    Belki de haşarı bir çocuk gibi, takılıp gitmişsindir bir bulutun peşine.
    En büyük korkum da bu..
    Sen yokken ya unutursam dünyaya bakmayı?
    Issızlığıma ağlıyorum, sen yoksun, bende sessiz bir hiçlik.

    Yalnızlığa elbet alışır bedenim,
    Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirim..

    Herşeyi yaşayarak öğrenmedik mi?
    Sevmeyi, sevilmeyi, terketmeyi, terkedilmeyi. Saplanan acıları yüreğimize, kanatarak bile olsa çıkarmadık mı saplandıkları yerden zamanla? Gitgide daha derinlere işleyen ağır sancılarımızı dindirip, alışmadık mı ince sızılara?
    Gelişinle her hücremi sarıp, alsan bile aklımı olduğu yerden, atsan bile beni yanmalara,
    Gidişinle çökse de yokluğun üzerime, ağır, taşınamayacak bir yük misali, gözlerimden yaşlar düşse de ardından, acısa da kanasa da yüreğim. Yananlar dönüşse de küllere, savrulsa da her bir zerresi ayrı bir köşeye,
    Yine de her kapıyı çaldığında açmadım mı sonuna kadar sana? Hatta bazen kırıp bütün kilitlerini..
    Hayat öğretmedi mi korkmamayı korkularımızdan? Kimi zaman çıkmazlara doğru yürüsek te, geriye döndürüp adımlarımızı, başlamadık mı yeniden en baştan?

    Çok zor gelse bile, yaşar öğrenirim,
    Sensizlik benim canımı acıtan...

    Öğrendim yalnızlığı.. Her harfini birer birer benimseyip, sindirdim içime..



    Gel gör ki, öğrenemedim sensizliğin baş harfini bile...

    Aşk..
    Acıtsan da beni, kanatsan da, sen hep kalacaksın tek harfi bile silinmeyecek olan kelimelerimin, en baş köşesinde...
#16.03.2008 19:39 0 0 0
  • noimage

    MaviLerimizi kaybettik denizLerde.

    ÜnLemLerimizi yitirdik ayrıLıkLarda...

    Biz Askın farkına varamadık...

    Sevemedik mutLuLuğu siLemedik

    yüreğimizden ayrıLığın acısını ...

    KaybedisLerin kazanmaktan koLay oLduğunu

    bir kez daha anLamıstık beLkide ...

    BeLkide hiçbir kaybedis bu kadar koymamıstı bize .. .

    Herseyimizi yitirdik...

    MaviLerimizi ünLemLerimizi

    (U-mut)LuLuğumuzu kaybettik

    mat oLduk hayatın satrancında...

    Suskun suskunLukLarımızı

    diLe getiremedik diLimizi yaraLayan yaraLarımızı

    göze aLamadık göz önünde tuttugumuz sevdamızı...

    Biz asLında çok sey kaybettik...

    Ben siyahLarı büründüm düsLerime

    sen maviLere uzak renkLeri...

    İkimizde sevemedik birbirimizi

    mutLuLugu çok gördük bakamadığımız gözLerimize...

    Haybeden hayaLLer kurduk ...

    Kurdukta kırdık umutLarımızı ...

    Şimdi Sensiz(im) , isimsizim, ünLemsizim...

    MaviLerimizi kaybettik siyaha çaLan geceLerde...

    MaviLerinde boğuLduk yasamın...

    Sevemedik mutLuLuğu sevemedik....
#13.03.2008 16:03 0 0 0