Bu şehirde ne varsa sana benziyor..
tadın suyuna sinmiş
gözlerinin parlaklığı güneşte
saçlarının kokusu rüzgarda
hani nereye dönsem
şehrin duvarlarında yüzün
nasıl oluyor böyle
hangi kelime anlatır
bu bilinmeyen sensizliği
her kaldırım taşında ayak izlerin
köşe başlarında gölgen
kaçtıkça ensemde nefesin
sokaklar kaldırımlar
bu şehirde ne varsa sana benziyor...
Tükeniyorum
can çekişiyor kalan canlı hücrelerim
sehirler sokaklar kaldırımlar
herşey sen
nefes aldıkça yine sen
nasıl çıkarım senli bu şehirden
senin olan yollar
bana bir yol gösterebilse..
duy sevgili
o saatlerde nükseder gamlı hallerim
kaybederim senden yana ne varsa
kimi ağlar kimi sızlar
ve zamanı parçalayan gözlerim
yorgun umutlarla geceye sızar
imkanı yok tesellinin
sen o kadranı bozuk saatlerde
vuslatsız aşıkların dilindeki şarkı
düşünce gecenin alnına
hasret perdeleri pencerelerde kat kat
adını haykırsam göklere neye yarar
o garip
o soğuk sızı iner yüreğime
bir tutam hüzün dökülür sürmelerime
yaslarıma kederlerime
büker boynunu saksıdaki menekşe
hasret dokurum gecenin tezgahlarında
düşünce hayalin gözlerimden
bahar mı hazan mı bilinmez
bu yürek yaralanır hey yar
dökülmez avuçlarıma ne ay ne yıldız
yokluğun kadar
sabah olmuş güneş doğmuş neye yarar
sensizlik sürgünüm olur
götürür beni sevda kıran rüzgarlar
duy sevgili
böyle kaç mevsim geçti
kara yazgılı kaderin ellerinden
mutluluk geç kaldı ayrılık daha tez
vuruldum kırk yerimden dağıldım
böyle kaç kezseni aradım
düşlerim gecenin tutsağında
saatlerse hep sensizliği vurdu
bir yanımda dilsiz kapım
bir yanımda yorgun yatağım
gözlerimdeyse o deli sevda
ne gecelerde buldum seni
ne gündüzlerde
an geldi sustum
zemheri vurgunu dudaklarımdaki
hasret kurşunuyla kendimi vurdum
yoksun
Tefrish'in getirdiği markalar arasında bulunan Ferm-Living duvar stickerları ile evinize renk katın. Değişik desende ve renkte stickerlar duvarın yanı sıra tavana pencerelere aynalara ve mobilyalara uygulanabiliyor. Ferm-Living stickerları evin atmosferini değiştiriyor..
Hayallerinizi yansıtacak seçenekleri ile Firm-Living'in stickerlarını Tefrish'te bulabilirsiniz.
Onunla süper zaman geçiriyorsunuz beraber eğleniyor yemek yiyor dertleşiyorsunuz. En sevdiğiniz gruptan tutun filme kadar her şeyiniz aynı. Her şey bu kadar yolunda giderken bir anda ona karşı olan hislerinizin başka bir yöne doğru kaydığını görüyorsunuz.
Başınıza gelebilecek en berbat durumla karşı karşıyasınız diyebilirim. Kısacası bitmiş durumdasınız.
Büyüklerimiz boşuna dememişler ateşle barut yan yana durmaz diye. Bu söz bir yana dursun bir kadınla bir erkeğin arkadaşlığı her ne kadar mümkün ve çoğu zaman sağlıklı olsa da bazen bu durum böyle bir krize neden olabiliyor işte. Özellikle de bu duygu tek taraflıysa
Öncelikle oturup içinde bulunduğunuz ruh haline göz atmanız gerekir. İnsanlar yalnız olduklarını hissettikleri zamanlarda kendilerine en yakın kişiye sığınarak ona aşık olduklarını zannedebilirler. Ki sizinki de büyük olasılıkla böyle bir durumdur. Ama hayır eminim ondan başkasıyla olamam diyorsanız iş değişir.
Böyle bir durumda yapılacak iki şey vardır aslında. Ya bütün cesaretinizi toplayıp ona duygularınızı açarsınız ki bu Rus ruleti oynamaktan farksızdır ya da kalbinize gömüp yaşantınıza devam edersiniz.
Diyelim ki siz ben riski severim dediniz ve ilk seçeneği tercih edip ona duygularınız açtınız karşılaşabileceğiniz 3 durum vardır:
Olumlu Durum: Yaşasın o da sizle aynı hisler içinde. Hayatınızda en iyi anlaştığınız insanla sevgili olacaksınız bu muhteşem bir şey tabi ki de. Ama bir de olayı su yönünden düşünün eğer sevgili olursanız ona kızdığınızda kiminle dertleşeceksiniz? Ya da bakalım o sevgiliyken de arkadaşken olduğu kadar ince ve hassas mı olacak size karşı?
Olumsuz Durum: Olamaz o sizi sadece arkadaş olarak görüyor. Kendinizi küçük düşmüş zavallı hatta rezalet hissetmeniz çok normal. Ama olayı güzel tarafından düşünmeye çalışın bir de. En azından sizi dostu olarak gören ve bu dostluğa her şeyden çok değer veren biri var karşınızda. Onu kaybetmemeye çalışın iletişiminizi asla kopartmayın. Özür dileyip arkadaşlığınıza devam etmek istediğinizi söyleyin ve lütfen bunu gerçekten yapın. Unutmayın ki dünyada hiçbir şey bir dostluktan daha değerli olamaz.
En Olumsuz Durum: Aslında bu durum bence en içler acısı olandır. Karşılıklı bir çekim vardır bir şeyler yaşanır. Bir taraf ilişki istemez ama bu durumdan da rahatsız olmaz diğer taraf aşıktır ölür biter acı çeker. Ve bu uzunca bir sure böyle uzar gider. Son zamanlarda fuck buddy diye adlandırılan ilişki çeşidine benzeyen bu durum bence bir dostla en son yaşanacak durumdur işleri içinden çıkılmaz hale getirir can yakar gereksizdir.
Bunların üzerine söyleyeceğim tek bir şey var aslında.
Dünyada aşık olabileceğiniz sayısız erkek ve kadın varken ve ilişkiler böylesine tüketilerek yaşanıyorken bırakın tüketmediğiniz insanlar da kalsın.
Bırakın dostunuz hep dostunuz olarak kalsın
Dünyanın en pahalı takım elbiseleri
Forbes dünyanın en pahalı takım elbise markalarını sıraladı. En pahalı markaların fiyatları 30 bin doları buluyor.
- ABD'nin Forbes dergisi Arap prensleri Rus zenginleri rock yıldızları ve ekonomik imparatorluklara sahip işadamlarından oluşan çok kısıtlı bir müşteri kesimine hitap eden bu piyasanın kalite ve fiyat konusunda yarıştığını kaydetti.
Bir takım elbisenin 5 bin dolar ya da daha yüksek bir fiyata çıkmasındaki faktörleri "malzeme işçilik yetenek ve bir miktar da kendini beğenmişlik" şeklinde yazan dergi 2 bin dolarlık bir takım elbise ile bunun üç-dört katı bir takım elbise arasında aslında çok fazla bir farkın bulunmadığını ifade etti.
Ancak pek çok erkeğin giydikleri takım elbiseyi kendileri için hem fiziksel hem de psikolojik bir zırh olarak gördüğü için bu kişilerin bir takım elbiseye ödediği fiyat arttıkça kendilerine olan güveninin de arttığını belirten Forbes bu sayede bu kişilerin "Bir elbiseye 10 bin dolar ödeyebiliyorum ama diğerleri ödeyemiyor" şeklindeki ayrıcalıklı olma psikolojisini yaşadıklarını kaydediyor.
Forbes'e göre bazı moda markaların takım elbise fiyatları ise şu rakamlar arasında değişiyor:
Kiton (6.000-30.000 dolar)
William Fioravanti (5.500-10.500 dolar)
Jon Green (5.100-20.000 dolar)
H. Huntsman (4.500-11.500 dolar)
Liana Lee (4.500-8.000 dolar)
Sartoria Domenico Caraceni (4.500-18.000 dolar)
Leonard Longsdail (4.000-5.500 dolar)
Domenico Vacca (3.900-10.000 dolar)
Jay Kos (3.800-8.500 dolar)
Brioni (3.500-25.000 dolar)
Anderson & Sheppard (3.500-5.700 dolar)
Oxford Clothes (3.500-15.000 dolar)
Gieves & Hawkes (3.500-11.000 dolar)
Ralph Lauren Purple (3.500-10.000 dolar).
(Yani anla ki; sen beni sevmiyordun! ..)
.......
Sen kendin için hoşuna giden bir oyuncağı seviyordun ve onu ele geçirmeye çalışıyordun başkalarından evvel...
Sen kendini seviyordun beni değil! ..
Şimdi başka birine daha "onu sevdiğini" zannettirmeye çalışıyorsun değil mi;
...hatta kendin bile "öyle olduğunu" sanarak! ..
.....
Kandırma insanları...
Kandırma kendini de; çünkü sen sevmeyi bilmiyorsun! ..
.....
"Seviyorum" zannedişlerini de sıvama "sevgi" diye gökyüzüne; çünkü bulutlar kapatıyor semayı! ..
(Gene duymak ister miydin gerçeği? ..)
Sevginin kökü olur...
Çeksen çıkaramazsın... Kessen ayıramazsın... Kırsan koparamazsın! ..
.....
Sevginin kökü olur;
Yine biter yine çıkar yine sürer yerinden! ..
Çünkü sevgi;
Bir dağ keçisinin iştahla yediği sürgünde değildir! ..
Çamurun içindedir çoğu zaman;
Toprağın karanlığın içindeki köktedir sevgi! ..
Bir keçinin iştahla saldırdığı göğe bakan sürgünde değil; çamurla toprakla ve karanlıkla savaşan köktedir sevgi! ..
Köktedir sevgi! ..
Mavi derinliğe "yalvarışlar" gibi uzanan canlı dallar ve yapraklar değildir sevgi;
Sevgi; belki ışığı hiç görmemiş ve görmeyecek olan karanlıkların içindeki köktedir...
Ve sevgi; sevdiğini "zannetmemek"tedir! ..