Yine bir gece basladi sensiz bir gece daha iste.
Disarisi karanlik sadece bir lamba isigi var tipki benim karanlik
gonlumde senin icin yanan isigim gibi.
Gokyuzune baktigimda hic bir yildiz yok sedece bir dolunay.
Goruyormusun yildizlarda biraktilar beni basbasa derim yaramla
tipki senin gibi halbuki onlari cok seviyordum.
Camin onunde olan agactan iki yaprak dustu ruzgar onlari savurup goturdu.
O an gozlerimden yaslar indi.
Bir aralar bizde o ruzgarla savrulup gidiyorduk beraberdik el ele.
Ama oyle bir firtina esti ki elimi biraktin.
Sen bir yana ben bir yana savrulduk ve ayrildik sonunda.....
Tipki o iki yaprak gibi!
Bak ben sustumsustum be belalim sustum
Dudaklarimin arasinda ki sarki
Saclarimi oksayip giden rüzgar
Yüregimin kaniyla yazdigim siirler
Akan deryalarnehirler sustu
Sustu be uzaktaki yar sustu
Hep konustumda ne oldu ki;
Bitkinkirginperisan yasadim
Kanimla yazdim yüregime nakisladim
öyle cok sevdim ki seni
Sevdim de ne oldu ki;
Kara sapli bicak sirtimda yasadim
Sabahlara kadar inleyip
Günesi göz yasimla selamladim
Hayallerime yazdimdüslerimde topladim
Yüregime koydum seni
Yüregimin en derin yerine
Koydumda ne oldu ki;
Ben sustum sen söyle uzaktaki yar
Söylesene gönül yaram ben zaten hep susmadim mi
Bu dört duvar arasina hapsedilip
Susmaya makkum edilmedim mi
Kizim diye sevmek hakkim degil mi
Seni hayal edip seni sensiz yasamadim mi
Duvardaki resmine bakip bu gözler
Kahir dolusu aglamadi mi
Ben sustum yigidim sen söyle ben sustum
Söylesene hasretim sana deyilmiy di;
Bu yalvarislarbu yakarislar
Canim gibi sevmedim mi seni
sevipte canima katmadim mi
Söyle be uzaktaki yar ;
Ismini dudaklarima hece yapmadim mi
ALLAH'imdan sonra sana tapmadim mi
Seni mavi bulutlara yazip
Düslerimde toplamadim mi.
Sana olan sevdami söyle ;
Yildizlara haykirmadim mi
Ben haykirdikcayildizlarim bir bir kaymadi mi
Söyle düsmedimi yildizlarim düsüp kaybolmadi mi
Gök yüzü birden kararip
Simsekler cakip kasirgalar kopmadi mi
Cehennem gibi yanan yüregimin üstüne
Yagmurlar yagmadi mi
Yagmurlarin yüregimi söndürmedigine sahit olmadin mi
Hep sana yanmadimi yüregim söyle yanmadi mi
Ben sustum be adamim ben sustum sen söyle ;
Ben zaten hapsedilip susmaya makkum edilmedim mi
Kirli bir gömlek gibi cikarilip atilmadim mi
Sabahi olmayan yorgun gecelerle hayalinle girmedim mi
Hep ayni iskenceyle sabahlari beklemedim mi
Söylesene birtanem sevdanla yüregimi daglamadim mi
Ayaz geceleri sensiz titreyerek bitirmedim mi
Söyle yarim ben sustum ben zaten hep susmadim mi
Nemli kirpiklerimde sensiz geceleri öldürmedim mi
Yüregim sizlarken yarali gönlüme kirilmadim mi
Yüregime hep ayni aci hep ayni iskence dolmadi mi
taptimda sana ne oldu ki ;
Hep yikilip kahir dolusu agladim
Ayaz geceleri ugrunda titreyerek yasadim
Diz cöküp önünde avuc acip yalvardim
Yalvardimda sana ne oldu ki ;
Kalbinin dilencisi yüreginin kölesi oldum be belalim
Ah!!! Ah!!! yüregim kaniyor gözlerim agliyor
Tükendim be yigidim tükendim
Yoruldum halim kalmadi yikildim oldugum yere
Yikildim be delikanlim yikildim
Ben sustum be adamim ben sustum
Yemin ederim ki sustum
Gönlümden her seyi alip giden kasirga sustu
Hep söylemek istedigim o sarki var ya ;
Dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
Penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yüregim sustu konusan dilim sustu
Ben sustum uzaktaki yar sen söyle
Ben sustum sustum sustum sustum
SUSTUM
Temel bir gün helikoptere binmis sonra onu izleyenler helikopterin düstügünü
görmüsler sonra Temel i enkazda yarali bulmuslar ve sormuslar :
- Helikopter nasil düstü?
Temel cevap vermis :
- Valla hersey iyi gidiyordu birden havalar sogumaya basladi bende yukardaki
vantilatörü kapadim...
Sınıfta öğretmen uyuyakalan öğrencisine sormuş: ''Roma'yı kim yaktı oğlum?''Çocuk ''Hocam ben yakmadım inanın!'' diye ağlamaya başlamış.Öğretmen sinirlenip hızla sınıftan çıkmış.Karşısına edebiyat öğretmeni çıkmış: ''Ne oldu hocam neye sinirlendin?'' demiş. ''Bir çocuğa 'Roma'yı kim yaktı? dedim ben yakmadım diye ağlamaya başladı.!'' Edebiyat öğretmeni ''Boşver hocam bunlar yaparlar yaparlar yapmadım derler!''Öğretmen iyice sinirlenmiş. Bu sefer karşısında müdürü bulmuş.''Hocam ne oldu?'' ''Hiç sorma hocam sınıfta öğrencinin birine sordum Roma'yı kim yaktı diye çocuk Ben yakmadım diye başladı ağlamaya!'' müdürün cevabı;''Tama hocamniye sinirleniyorsunben şimdi bir kağıt yazıp kimin yaktığını bulurum zararı da tahsil ettiririm.Sen hiç üzme kendini!''
2 bardak Kuru Fasulye (iri cins)
3 adet Kuru Soğan
5-6 diş Sarımsak
2 adet Domates
2 tane Havuç
1 demet Maydanoz
1 bardak Zeytinyağ
2 Kesme Şeker yeterince Tuz
Kuru Fasulye akşamdan suya bırakılır. Ertesi gün bu su dökülerek yeniden konulan su ile haşlanır.
Tavaya bir bardaktan 2 parmak eksik Zeytinyağ konur. Halkalar halinde doğranmış kuru soğan 5-6 diş Sarımsak küçük küçük ya da ince ince kesilmiş havuçlar aynı anda konularak soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Üzerine kabukları doyularak küçük küçük doğranmış ya da rendelenmiş domates konulurak 2-3 dakika daha kavrulur.
Haşlanan fasulye soğuk su ile yıkanır. Tavadaki malzemenin üzerine konulur. Üzerine tuz ve 2 kesmeşeker konulur. İyice pişirilir.
Üzerine kıyılmış maydanoz ve bir parça limonla servis yapılır.
Zeytinyağlı yemekler pişirildikleri tencerede soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra servis tabaklarına alınır.
1 kg salamura yaprak [yaz ın taze yaprakta kullanabilirsiniz.]500 gr yarma bulgur.
2 yemek kaşığı d salçası
1.buçuk su bardağı sıvı yağ.
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tarçın
1 çay bardağı pul biber
2 sivri biber
2 orta boy k.soğan
3 domates
2 yemek kaşığı summak
isteğe göre tuz.
malzemeleri birbirine karıştırın yapraklara istediğiniz büyüklükte sarın tencereye dizin dağılmamaları için üzerine porselen yemek tabağını kapat 6 bardak su 1 tutam tuz ve 2yemek kaşığı nar ekşisi koyup önce hızlı sonra kısık ateşte 45 dakika pişir. afiyetle yiyebilirsiniz.isterseniz 1 baş sarımısağı dövüp tereyağda azıcık pul biberle kızdırıp üzerine dökün böylede deneyip sevebilirsiniz.sadece yoğurtla servis yapabilirsiniz.afiyet olsun. not.genelde urfa yemeklerine nar ekşisi ve tarçın tat verir buda benden size ufak tüyo. allah hepimize sağlık iman kuran ve birlik versin.hayırlı seneler nejla muratoğlu.
Malzemeler :
2 bardak pirinç
3 bardak su veya et suyu
7 çorba kaşığı margarin
1 adet orta boy soğan
1/2 çorba kaşığı toz şeker
1/4 kuzu ciğeri yada 2 koyun böbreği
1 çorba kaşığı şam fıstığı
2 çorba kaşığı kuş üzümü
1 demet dereotu
Tarçın
Yenibahar
Karabiber
Tuz
Hazırlanışı :
Kuzu ciğerinin zarını soyup küçük parçalara doğrayın. Soğanı soyup doğrayın. İçinde kızdırılmış 2 çorba kaşığı margarin olan tavaya kuzu ciğeri yada koyun böbreğini ilave ederek az pembeleşinceye kadar arada bir karıştırarak sote edin ve ateşten alarak pilava kullanmak üzere bir tarafa bırakın.
Sonra bir tencereye 5 çorba kaşığı margarin çam fıstığı ve küçük doğranmış soğan koyarak soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun.
Daha sonra bunlara pirinci ilave ederek kuvvetlice ateşte durmadan karıştırmak suretiyle 10 dakika kavurun.
Sonra da pirinçlere sırasıyle karabiber tarçın 3 bardak su ayıklanmış kuş üzümü tuz toz şeker ilave ederek tencerenin kapağını kapatarak pirinç suyunu çekinceye kadar önce kuvvetli sonra da orta kuvvetteki ateşte pişirin.
Suyunu çekince kıyılmış demet dereotu ile sote edilmiş ciğerleri yağ ile birlikte katın ve yarım saat kadar dinlendirip karıştırdıktan sonra servis yapın.