MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Like Glue - Sean Paul - Şarkı Sözü lyric

    Yeah yeah, yeah yeah, feel dat trend now, yeah yeah
    Sean-A-Paul, so mi go so then

    Well I don't really care what people say
    I don't really watch what dem waan do
    Still I got to stick to my girls like glue
    And I mon nah play number two
    All I know the time it is gettin dread
    Need alot of trees up in my head
    Got alot of damsel in my bed to run dat re-eeeddd!!!!

    Well enough likkle girl dem bought they own dem got di goody goody
    One ting mi haffi tell dem Dutty got di woody woody
    Frontway backway Dutty K man have di shooby shooby
    Virgin dem waan gimme and mi have to tooky tooky
    Hot girls outta road dat seh dem see mi see mi
    And a tell mi seh dem have somethin fi gimme gimme
    How much a one night dem all a dream bout di jimmy jimmy
    Dem a promise and a tell mi seh a fi mi fi mi
    But a promise is a comfort to a fool, so cool
    Well yuh dun know seh dat man haffi rule, di school
    We nuh pet dem just wet dem up just like a pool
    And a dignitary we haffi use up mi tool

    Well I don't really care what people say
    I don't really watch what dem waan do
    Still I got to stick to my girls like glue
    And I mon nah play number two
    All I know the time it is gettin dread
    Need alot of trees up in my head
    Got alot of damsel in my bed to run dat re-eeeddd!!!!

    So how can they waan big up dem chest
    But they dun know Dutty Cup we deyah rated as di best
    A wouldn't they love diss this is Sean-A-Paul this
    We nuh cater fi nuh guy and only girls we a request
    So gimme di gal dem, yo and every minute I'm wid it
    Fi get di gal dem exquisite and get dem regular visit
    Just gimme di gal dem, now dem all a pressure mi cellular
    Seh a mi a di dappa dem waan fi be dem big poppa
    Gimme di gal dem, after di chronic we tek a drag
    And I don't mean to brag everyday I got to shag
    Gimme di gal dem, everytime I look inna my mind
    It's only girls dat weh mi find and true mi love dem design

    Well I don't really care what people say
    I don't really watch what dem waan do
    Still I got to stick to my girls like glue
    And I mon nah play number two
    All I know the time it is gettin dread
    Need alot of trees up in my head
    Got a little of damsel in my bed to run dat re-eeeddd!!!!

    Some guy a live dem life and dem nuh really waan check it
    Dem have nuh girl nuh wife nuh woman dem nah select it
    Sometime mi haffi wonder if dem headset dem wreck it
    Jah know dem ago bun well if dem don't waan correct it
    So please, dem nuh wannabees
    Dem hangout wid too much dogs and catch fleas
    Dem nuh waan nuh honey, dem only waan di money
    Dat's how mi know seh dem bwoy deh all a move funny
    Look like dem lost, livin in di past
    One ting mi haffi tell dem (?)
    Dem better move fast, before we get crossed
    Badman nuh cater fi dem just because, mi go so then

    Well I don't really care what people say
    I don't really watch what dem waan do
    Still I got to stick to my girls like glue
    And I mon nah play number two
    All I know the time it is gettin dread
    Need alot of trees up in my head
    Got alot of damsel in my bed to run dat re-eeeddd!!!!


    Sean Paul Resimleri Fotoğrafları

    Sean Paul Kimdir Biyografisi
#27.06.2009 19:29 0 0 0
  • O Kadar Gün Geçti, O Kadar Gece..
    Ne Söyledin Kalbin Beni Sorunca..?
    Her Şarkıda Senden Bir Şeyler Bulunca..

    Gördüğüm Sadece Senden İbaret
    Kördüğüm Sadece Senden İbaret

    Kendini Haklı Buluyor Musun..?
    Dünden Kalanları Koruyor Musun..?
#27.06.2009 19:20 0 0 0
  • Konu: Phorminx
    Phorminx - Phorminx Çalgısı - Phorminx Yunan Çalgısı

    Phorminx (Yunanca: φόρμιγξ;), Antik Yunanistan'da Homeros çağından beri kullanılan ve çıkış yerinin mezopotamya olduğu sanılan, yarım daire ya da orak formlu Lir ailesinden telli bir çalgı. İki ile altı arasında değişen miktarda telliydi ve parmak ya da bir pena yardımıyla çalınırdı. M.Ö. 9. yüzyıl ile M.Ö. 6. yüzyıl arasında, Kithara ve Lir onun yerini alana kadar varlığı kanıtlanmış bir müzik enstrümanıdır.

    Ozan, herhangi bir destanın açıklamasını yaparken Homeros'un İlyada ve Odysseia tarif ettiği gibi Phorminx'le ona eşlik ederdi. Arkeolojik buluntular ve hem antik Yunanistan'daki kuramsal müzik eserleri hem de bunun üzerine açıklamalar yapmış olan diğer kaynaklara (Hesiod, Aristophanes) göre Phorminx, Lir'in aksine sadece dört telliydi ve bu nedenle sadece dört ses çalınabiliyordu.Phorminx'in daha geç türevlerinde tel sayısı yediye kadar çıkabiliyordu.

    noimage
#27.06.2009 19:09 0 0 0
  • Çocuğunuz Küfürlü Konuşuyorsa - Çocuklarda Küfürlü Konuşma

    Özellikle erkek çocuklar, duygularını kontrol etmede ağlama yerine bu tür kelimeleri kullanmayı tercih edebilir..

    4 yaşındaki oğlunuz sütü döktü ve "S...!" olarak söylendi
    · 4 yaşındaki kızınız "bulmacayı yanlış yerleştirdiğine " Allah ......!" tarzında çığlık attı
    · 5 yaşındaki çocuğunuz arkadaş ile oyuncağını paylaşamadığı sırada "A....!" tarzında bağırdı.


    Kendi kendinize sorun
    "Çocuk bu kelimeleri niçin kullanıyor"
    · Yetişkinleri taklit ediyor olabilir
    · Dikkat çekmeye çalışıyor
    · Daha büyüdüğünü hissettirmeye çalışıyor
    · Özellikle erkek çocuklar, duygularını kontrol etmede ağlama yerine bu tür kelimeleri kullanmayı tercih edebilirler.

    Mesaj Örnekleri
    · Bu kelimeleri kullanmak kötüdür.
    · Bu kelimeler anne babanın önünde kullanılmalıdır .
    · Eğer bu kelimeleri kullanırsan diğer insanlar kızabilirler.
    · Bu tür dil kullanman kabul edilemez.

    Hatırlayın!
    · Çocuklar duygularını ifade etmek için alternatif kelimelere gereksinim duyarlar.
    · Çocuklar, yetişkinlerden işittikleri şeyleri tekrar ederler.
    · Eğer bir çocuk kötü bir kelime kullandığında ona güler veya sevimli bulurlarsa çocuk bunu kullanmaya devam eder
    · Eğer yetişkinler güçlü tepki gösterirse çocuk büyük olasılıkla bunu kullanmaya devam edecektir.


    İkinci adım: Şimdi kendi kendinize sorun
    "Hangi tepkiyi veya cevabı oluşturursam, İstediğim mesajı vermiş olacağım?"

    Olası Tepkiler:

    Tepki: "Eğer tekrar bu kelimeleri kullanırsan, ağzını sabunla yıkarım"
    Mesaj: "Yaptığın kötü bir şey ve gelecek sefere cezalandırılacaksın"

    Tepki: "Bu kelimelerden hoşlanmıyorum ve kullanmanı istemiyorum"
    Mesaj: "Ebevyn çocuğuna sınır koyduğu şeyleri anlatıyor"

    Tepki: "Ona gülümsüyor veya yaptıklarını sevimli buluyor"
    Mesaj: "Çocuğu kelimeleri tekrarlaması yönünde yüreklendiriyor"

    Tepki: Duymazlıktan geliyor
    Mesaj: "Eğer cevap verip tepki oluşturmazsam, çocuk bunları öğrenemez ve kullanmaya devam etmeyebilir"

    Tepki: "Söylediğin kelimelerin ne anlama geldiğini biliyor musun?
    Mesaj: "Ebeveyn çocuğuna yeni birşeyler öğretiyor"

    Tepki: " Kızgınsın, anlaşıldı, ben sana kızdığında kullanman için başka kelimeler öğretmek istiyorum"
    Mesaj:"Ebeveyn çocuğunun duygularını anlıyor ve alternatifler gösteriyor"
#27.06.2009 18:25 0 0 0
  • Baget tutuşlarını parmakların bilek yardımıyla kuvvetlendirdiği bu tarz, eski davulcuların fazlaca rağbet ettiği bir tarzdır Özellikle sol elin cradle (beşik gibi salama yapıldığı için) tutuş şekli cazcılarda çok fazla görülür Geleneksel standart budur Ancak son zamanlarda 2-ve 4 lerde sol el vuruşlarını çok fazlaca kullanan yeni tarz bateristler sağ ve sol ellerinin tutuşlarını eşit tarzda yaptıklarından olsa gerek match ismi verilen tarz yaygınlaşmıştır



    Bilekten çalışma tarzı tutuşta, bagetin tutuluşu hemen aynı, fakat vuruş şekli itibarıyla sağ elin üst kısmı havaya bakan tarzda bagetin istikameti de kola paralel duran şekilde olmalıdır Yani sağ elinizi dizinizin üstüne koyup elinizi bilekten sallarsanız bahsedilen tutuş şeklini yakalamış olursunuz Bu konuda en iyi örnekleri Dave Weckl'ın "A natural evolution" 1 videosunda veya çok önceki yıllarda piyasaya sürdüğü Back to Basis, The next step videolarından yararlanabilirsiniz Özellikle ilk başlayanlar "Back to basis"i , sonra peşinden A natural evolution'u izlesin Bu videoları edinmekte bir davul meraklısı için çok yarar var

    İzledikten sonra moraliniz bozulmasın, çünkü gördüğünüz davulcu yıllarını bu yolda çalışarak geçirmiş ve her türlü okul eğitimi almış bir kişi Üstelik biraz da havasını atıyor Atmasın mı?

    Videolarda ders tarzı sunum yapan kişiler, bazı yerlerde çok basit ve anlaşılır örnekler sunmaktadırAncak, çoğunlukla hız ve gösteri tarzı örnekler olduğu için talebelerin ilk evrelerinde bu davulcuların yaptıkları sunumları tam olarak kavrayamamaları doğaldır Bu nedenle basit örneklerden, bizim ilk derslerimizden bu yana anlattığımız, "çok yavaş'tan başlayarak öğrnilmesi gereken şeyleri kavramak ve giderek hızlandırmak" lazımdır

    Gelişen davulculuk, artık ellerle yapılan vuruşların ayaklarla yapılıp ellerde bambaşka süslemelerin ve özellikle hep reflekse dayalı kombinasyonların kullanıldığı bir evreye gelmiştir Bu nedenle, derslerimizde refleks ağırlıklı kombinasyonların en basit temel örneklerini yazacağız İleri seviyeler şimdilik bizim işimiz değil! Ayrıca, hep başından beri söylediğimiz gibi, örneklerimizi -hatta kendi yarattığınız örnekleri- bıkmadan usanmadan yüzlerce kez, binlerce kez yapmazsanız iyi bir davulcu olamazsınız


    Bazı meraklı arkadaşlarımızın, "Metodlu çalışmalarda hoca birşey yazmıyor, sadece RRLLRLRRLRLL veya LLLRLLLR gibi satır satır nota benzeri şey yazıyor" diyerek bazı metod yazarlarını eleştiriyor Hatta bunu öne sürerek, metodun pek işe yaramadığını söylüyor İşte bu çok yanlış arkadaşlar Çünkü temel seviyede, nota öğreniminin yanında, ellerin ayakların refleks ve saymanın, tüm teknikleri elde etmenin ana noktası bu alıştırmaları yapmak ve ruhunun derinliklerine indirmekle oluyor Siz, şu anda felaket derecede güzel davul çalan ünlülerin her fırsatta bu alıştırmaları yaptıklarını ve formlarını koruduklarını sakın aklınızdan çıkarmayın

    Ve kolayca anlaşılacağı üzere bu kombinasyonların sonu yok Ama temel olanları var!

    Mesela RLRLRLRL (single stroke denilen tekli vuruşlar)

    RRLLRRLL (doule stroke denilen çiftli vuruşlar)

    RLRRLRLL (kombine edilmiş vuruşlar) (Örneğimizdeki paradidle denilen vuruştur)

    Gibi temel olanlar, giderek 1001 türlü kombinasyon ortaya çıkarıyor(1001 derken bu sayıda bitmiyor,,,,,)


    Bizim yapmaya niyetli olduğumuz, temel noktaları en basit yoldan, en kolay tarzda, en verimli ve en kısa zamanda yaptırabilmek ve sizi ileri seviyedeki hocalarınıza taşıyabilmek

    Tabiatıyla, biz metod notlarımıza bazı temel ritmleri de koyarak öğrenmenin basit meyvalarını da bir an önce size sunmaya çalışıyoruz-ki böylece sıkıcı olmadan izlenme olabilsin

    Hazır ritm demişken hemen sekizlik notalarla birşeyler yazalım İki el-iki ayak çalışma yapalım


    Bu örneği daha önce vermiştik Biraz daha geliştirecek olursak:

    Aşağıdaki örnekte yapılanlar yazıyla şöyledir Sekizlik notalarla gidildiğine göre dörtlük olanlar kendi sıralarında gösteriliyor En üstte sağ el zilde, ortada sol el trampette, en altta sağ ve sol ayak; davul ile Hi-Hat'te

    > > > > > > > >

    RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR RR ( sağ el)

    L L L L L L L L ( sol el )

    RR LR RR LR RR LR RR LR RR LR RR LR RR LR RR LR (ayaklar)



    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4



    Bu ritmin karşılığı olan refleks ve kuvvetlendirme çalışması

    RRLR RRLR RRLR RRLR sekizlik çalışmaları gurubunda yapılmalıdır Eş kuvvete erişebilmek için de tam tersi olan

    LLRL LLRL LLRL LLRL çalışmasını yapmaz ve aynı hıza erişemezseniz, modern davulcu kapasitesine ulaşamazsınız Bu nedenle, özellikle solu kuvvetlendirmek için hem ayak hem el için verilen alıştırmaları her iki uzuv için de yapmanızda yarar vardır Aksi takdirde eksik kalan bir şeyler mutlaka ileride karşınıza çıkacaktır

    Şimdi bu yapılan metod çalışmasının notasına bakalım ve metodun ilerki çalışmalarda ne kadar lüzumlu ve faydalı olduğunu kendi kendimize soralım



    (örnek notada alttaki ek çizgisine karşılık gelen sol ayaktır Aslında x işaretiyle portenin ikinci aralığında gösterilen sol ayak notası, bazı programlarda uygulanamadığı için örneğimizde bu şekilde gösterilmiştir)





    Elbette ki alıştırmalarda yapılan R-L veya L-R tarzı yazılmış çalışmalar, hep kazanılan tecrübeler üzerine yazılmış yol gösterici çalışmalardır Mutlaka kazandırdığı bir şeyler vardır; bunu anlamaya çalışın


    Ders dışı bilgiler:
    Yukarıda Dave Weckl'dan ve videolarından söz ettim, izleyin dedim Ama Steve Smith ve
    Thomas Lang'den bahsetmedim Çoğunuz büyük ihtimal bu davulcuları biliyorsunuzdur, ama bilmeyenler mutlaka bu üstadların ders videolarını izlesinler Nereden bulunabileceği hakkında fazla bilgim yok ama bana ulaşacak olan bilgileri size bu notlarda veya site mesajlarıyla ulaştırmaya çalışacağım Bunun dışında Türkiyede bu konuda yapılan ve fazlaca duyulmamış olan veya duyulsa bile bulunamayan bazı ders-metod-video gösterimi tarzı bilgileri eğitiminize katkı olması açısından buradan duyurmaya çalışacağız

    AYAK ÇALIŞMALARI

    Ayak çalışmaları, geçmişteki davulculuğa bakıldığında, çok fazla çalışma gerektiren bir kimlik kazanmıştır Fonksiyonları ve verdiği sesler oldukça artmış, hatta bazı parçalarda el ile sadece 4'lük ve 8'lik vuruşlar yapılırken ayaklar 8'lik 16'lık vuruşları yapar hale gelmiştir

    El ile ayak karşılıklı eşdeğer vuruşlar yaparak davul, ritm yerine melodi hakimiyeti olan bir enstruman havası kazanmıştır Belki de günümüzde davul çalmayı öğrenme merakı bu tarzda gelişmesinden dolayı pek çok kişiye yansımaktadır

    Davul çalmada ayakların kullanım alanlarında da değişiklikler 1960 sonrası müziğiyle ortaya çıkmıştırÖnceleri sadece Hi-Hat denilen sol ayaktaki zil sistemi (eski adıyla kontrapedal-zil) günümüzde twin pedal veya double pedal denilen iki pedallı sistemin solunu kullandığı gibi bunun yanısıra clave pedal denilen ayrı bir pedal da kullanmaktadır

    Zamanın bazı müzik türleri bu pedalları ayrı ayrı ve birlikte kullanmayı gerektirmekte ve davulcuların bazıları başlıbaşına show ustası olmaktadırlar

    Bizim ders notlarımızda anlatacağımız klasik davul pedalları yani kick pedal ve hi-hat (yanında biraz da twin pedal ile çalışma sağlayabilecek ve davulcunun reflekslerini geliştirmek için kullanılan alıştırmalar) olacaktır

    Davulcuların bir kısmı ayak pedalını ayağının topuğunu yere basarak bir diğer kısmı da topuğu havada tutarak pedal kullanırlar Klasik anlayış, topuğun yerde olmasıdır Günümüzün müziğini yapan çoğu davulcu, topuk havada çalar Keskin bir ayırım varmış gibi gözüken bu stil anlayışı aslında birbirinin içinde olması gereken bir hava atmacadan fazla birşey değildir Çünkü bazı vuruşları yapmak için topuğun yerde olduğu durumlar olduğu gibi, havada olması gereken durumlar da vardır Bu tartışma gibi durumu bir yana bırakırsak, ayağın sağa sola kaydırılarak kullanılması gereken ve hem topuk hem parmak taraflarını kullanarak sayma yapmak gibi değişik bir çok ihtiyaç ortaya çıkmakta ve gerektikçe hepsi kullanılmaktadır

    Aşağıda gördüğünüz ayaklar, sol ve sağ ayakların çalışmalarında ayakkabının yıldız resmi

    Olan yerinde sanki bir pedal mili varmış gibi öne ve arkaya hareket edebilecek esnekliği kazanma çalışması yapmaktadır Anlatmak gerekirse,



    Sağ ayak, pedalın topuğuna basarken, Sol ayak ayağın ön kısmı-yani parmakları tarafına basmaktadır

    1 sayıp sağ ayak parmaklarınıpedala basar hale getirdiğmizde, aynı anda sol ayağımızın topuğu basılı hale gelecek ve hi-hat açılacaktır(Zaten ritmde sayarken 1 deyince ayak pedalımızı vurmaya başlıyorduk)

    Şimdi bu yaptığımız çalışmada 1-2-3-4'ü hep sağ ayakla yapmayıp bir sağ ayak, bir sol ayak tarzı (single) çalışacağımızı baştan söylemeyi unuttum (Şimdi hatırlatmış oldum)

    İki (2) derken, sol ayak ön parmaklar hi-hat'i kapatıyormüş gibi basılırken sağ ayakta topuk üzerinde ve ön kısmı havaya kalkmış olacak Demek ki iki harekette sağ ve sol ayaklar hacıyatmaz misali, aksi yönlerde iniş-kalkış yapıyorlar

    Siz bu hareketi, sıfırdan başlayabileceğiniz gibi, topuklar tamamen yerde olmak şartıyla Sağ-Sol pedalları vuruyormuş gibi çalışarak, daha sonra parmaklar yerdeyken sağ topuk sol topuk yere vurarak çalışma yaparak hazırlık safhasından sonra yapmayı deneyebilirsiniz

    Küçük punto harflerle anlattığım çalışmayı pedal olmadan zemin üzerinde yaptığınızda çıkan sesler sizi yanıltmasınÇünkü ayağınızın ön ve arka tarafları zeminde ses verir ve bir turda 4 tane ses duyarsınız Halbuki pedalda bunu yaptığınızda sağ ve sol ayağın pedal tokmağının sesi çıkacaktır(veya bir pedal bir hi-hat zili sesi) Topuklardan çıkan ses sadece saymanıza ve ayak bileğinizin çalıştırılmasına yardımcı olacaktır

    Bahsettiğim çalışma devamlı yapılınca bir müddet sonra ayakta yorulma ve baldırlarda kasılma yapacaktır Bu nedenle ara dinlenmeleri yapmak şartıyla yavaştan başlayıp hızlanın ve tekrar yavaşlayarak bitirin Yorulma ölçunuzu zaten kendiniz tayin edeceksiniz

    Ayakla yapılacak çalışmaların hemen hepsi, el ile yaptığımız çalışmalara paraleldir

    Yani, single (tekli) vuruşlar; R-L-R-L, double (çiftli) vuruşlar; RR-LL-RR-LLveya önceki derslerde bahsettiğimiz paradidle tarzı özel ve temel vuruşlar; örneğin

    R-L-R-R-L-R-L-Lve R-L-L-R ile R-L-R-L-R-L (altılama - üçleme anlatılacak) vuruşları ayak çalışmalarında da el çalışmalarındaki kadar geçerli ve önemlidir Şimdi bunları tekrar notalarını yazmadan nasıl yapacağımıza R-L simgeleriyle bakalım Vuruşları şimdilik temel nota değerimiz olan dörtlük nota kıymetinde düşünerek bir ölçüde 4 tane dörtlük nota olarak varsayıyoruz

    Ayak topuklarımız yerde, pedala ön ayak taban kısmıyla vuruş şeklinde çalışıyoruz

    Yukarıda ( R ) sağ ayakla başlangıç şeklinde verdiğim motifleri çalıştıktan sonra bunların tam tersi başlangıçla çalışmak da davulcunun görevleri arasındadır Örneklemek gerekirse; R-L-R-Lçalışmasını yaparken bir dinlenme sonrası L-R-L-R şeklinde sol-sağ çalışmasını da yapmak şarttır Bu çalışma, ileride, 8'lik ve 16'lık vuruşlarla yapacağımız etüdlerde Kontra vuruş denilen ve çoğunlukta olan siz rock ve diğer modern tarz davulcuların vazgeçemeyeceği vuruş ve aksan ihtiyaçlarını karşılayacaktır Yukarıda sözünü ettiğim 5 çeşit basit temel çalışma -ki ileride bu temel çalışmaların sadece en temel ve en basitleri olduğunu anlayacaksınız- yeterince değer vererek çalışmanız gereken ve roll (tremola) yapabilecek kadar hızlı olmanız gerekecek çalışmalardır Bu çalışmalar size, kuvvet, denge, senkronize vuruşlar, dayanıklılık ve reflekslerinizde hakimiyet kazandıracaktır(kazandırmalıdır)


    Çalışmalarınızı(ayak) yaparken, ellerinizle de aynı vuruşları yapmanızda yarar vardır(yapmalısınız)Önce yavaş tempoda, yani bizim bildiğimiz saniyede bir vuruşlarla başlasanız bile, artık çalışmalarını ilerletmiş arkadaşlar olarak bunu ikiye hatta dörde katlayacak hıza ulaşmanızda yarar vardır Ancak başlangıçları yavaş hızda yaparak, artan hızlara ulaşıp tekrar yavaşlayan bir tempoda çalışmak yararlıdır

    Daha ilerki çalışmalarda, 8'lik ve 16'lıkları da aynı nota ölçülerinde kullandığımız zaman, başlangıç hızını yavaş kullanacağız-ki 8'lik ve 16'lıklara geçince katlanarak giden bu hızlanış sizi yormasın

    Şimdi yukarıda vermiş olduğumuz örnekleri, notasını yazmadan, 4'lük vuruşlar kullandığımız varsayımıyla tekrar alıyor ve aksanları hakkında notlarımıza devam ediyoruz

    > > > >

    1) R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L (Aksanlar birinci vuruşlarda)

    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    > > > >

    2) R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L (Aksanlar ikinci vuruşlarda)

    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    > > > >

    3) R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L (Aksanlar üçüncü vuruşlarda)

    (Bu vuruş size bir ritm hatırlatıyor mu?)

    > > > >

    4) R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L (Aksanlar dördüncü vuruşlarda)

    > > > > > > > >

    5) R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L R-L-R-L (Aksanlar bir ve üçüncü vuruşlarda)


    (Sanırım bu vuruşlar da size bazı ritmleri hatırlatıyor!)

    Yukarıda verilen aksanlı çalışmaları hem el hem ayak birlikte, yavaş yavaş başlayarak yapın Alıştıkça hızlanın Aksanları yaparken diğer vuruşları "Gölge" vuruş olarak yapın Kuvvetlice yapılan "aksanlı" vuruşun yanında pek az kuvvetle vurularak-hatta vuruş yapmadan yapıyormuş gibi yapılan vuruşlara gölge vuruş deniliyor Bu arada bunu da öğrenmiş oluyoruz Ama siz önce normal vuruşlarla aksanlıları tam yerine oturtturun El ile ayak vuruşlarınızı mutlaka senkronize, yani aynı zamanda vuruş yaparak gerçekleştirip iyicene kavrayın Hatta beyninize iyicene kazıyın, sonra gölge vuruşlar kendiliğinden ortaya çıkacaktır, hiç merak etmeyin

    Yukarıdaki birinci temel (single-tekli) vuruşun tam tersi olan çalışmalarınızı aşağıda gösteriyorumBunları da sizin yaratıcı düşüncenizi kullanarak aksanlandırmanızı ve o şekilde etüt yapmanızı istiyorum Bir tiyo olarak, yukarıdaki aksanları kullanın diyorum Ama nota kağıdınızı alıp yukarıdaki simgesel çalışmayı 4'lük notalarla yazmayı ve uygun gelecek aksan yerlerini belirleyip yazmanız iyi olur Kendi yazdığınız notaları çalışmanız da size bir şey katacaktır, bunu unutmayınız

    > > > >

    1Ters) L-R-L-R L-R-L-R L-R-L-R L- R-L-R

    2

    3

    Hadi bakalım gösterin kendinizi

    Yukarıda söylediklerimin örneğini bir tanesi için yazıyorumSiz kendinize göre devamını oluşturun (El için trampet notası koymadım Siz isterseniz yazın, ama davul notalarının sapları aşağıya bakar şekilde yapmalı ve trampet notasını da aynı hizada sapları yukarı gelecek şekilde oluşturmalısınız)

    SINGLE (TEKLİ) VURUŞLARLA ÇALIŞMA

    Bir dörtlük Vuruş=60

    R L R L R L R L R L R L R L R L

    > > > > > > > >



    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4
    Başlangıçta çok yavaş yapılması, aksanlı yerlerde biraz kuvvetli vurulması, çalışırken 1-2-3-4, 2-2-3-4, 3-2-3-4, gibi içinizden veya sesli olarak sayılması, hem el hem ayak birlikte çalışılması yaralıdır (sadece ayak çalışmasını da tavsiye ediyoruz) Aksanlı vuruşların ölçü başı ve ortasında olması, bu ilk çalışmalarda size öğrenme kolaylığı sağlayacaktır Daha sonraki değişik yerlerde kullanılan aksanlı vuruşların öğretme amacı farklıdır Ancak bu ölçü başı aksanıyla, sayma sisteminizi iyi geliştirebilirseniz sonraki aksanların çalışmasında kontra düşme tehlikesinden korunabilirsiniz Bu nedenle, farklı zamanlarda ve tekrarlı olarak çalışmanızda yarar vardır

    Çalışırken hep yavaş başlayıp, senkronize olarak el ve ayak vuruşlarını tam anında yapmayı dikkate alın Çalışma devam ederkenmesela 4 ölçüden itibaren hızınızı 4'erlik ölçülerde arttırın Hız ve dayanıklılığınızın tesbiti için, ilerleyen seviyelerde kendinizi zorlayın Ancak ağrı yaratacak ve sizi incitecek durumlarda kendinizi kollayın Güzel ve bozmadan yaptığınız hız sınırına geldiğinizde gene tedrici olarak yavaşlama yapın ve sonunda, başladığınız yavaş tempoya gelin Bu söylediklerim, senkronize çalışmayı, dayanıklılığı va el ayak bileklerini ve kaslarınızı belli dercelerde geliştirir Tempo çalışması için hızlanıp yavaşlama sakıncalıdır; bunu, alıştıkça gelişen beceriniz doğrultusunda metronom gibi yardımcı bir aletle çalışarak olması gereken düzene sokacaksınız

    Bir dörtlük Vuruş=60

    R L R L R L R L R L R L R L R L

    > > > > > > > >


    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    Aksanlı vuruşlar 2 ve 4'lerde çalışmayı da aynı düşünceden hareketle yapın Dikkat ederseniz her çalışmanın kendine özgü ritmlerle bağlantısı olduğunu farkedeceksiniz

    Özel not: Single stroke çalışmalarında bilekten çalışın, ön kol hareketi yapmayın Aksanlı vuruşlarda bagete kuvvet veren 3-4-5nci parmaklarınız (orta parmak ve yüzük parmağı-biraz da serçe parmak) olmalıdır Ellerinizin ve bileklerinizin hareketi sağlı sollu, biri inerken diğeri aynı mesafede yukarı kalkar şekilde ve çok dengeli olmalıdır Buradaki estetik, tekniğiniz için önemlidir Daha ileride, bilek ve kol hareketleriyle (parmaklar dahil) bir harekette iki-hatta üç vuruşun yapılmasını sağlayan sekme-sektirme (rebound) kavramını gördüğümüzde şimdiki çalışmalarımızın faydalarını hatırlayacağız

    DOUBLE (ÇİFTLİ) VURUŞ ALIŞTIRMALARI

    Bir dörtlük Vuruş=60



    R R L L R R L L R R L L R R L L

    > > > > > > > >

    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    Davulda kullanımı çok olan bu vuruş şekli "an-ne - ba-ba" deyimiyle isimlendiriliyordu Tremolo çekerken kullanılan tekniğin temeli olan double vuruşların son noktası "buzz" denilen ve ellerle bageti derinin üzerinde sıkıştıracak şekilde sektirme işlemidir Buna erişmek için çok düzenli çiftli vuruş çalışmak gerekir


    Derslerde bir sayfa içinde veya birkaç sayfada bitirebildiğimiz bu vuruş şekillerini 20 yıllık davulcuların bile her gün ders ve etüd olarak çalıştıklarını söylemek fazla abartı değildir, inanın Bu nedenle, tekrar tekrar çalışmaktan hiç vazgeçmeyin

    Yukarıdaki örnekte 1 ve 3'lerde aksan verilmiştir Ama siz ilk alıştırmalarınızda veya zaman içindeki ısınma çalışmalarınızda hiç aksansı olarak çok düz ses ve kuvvette de çalışın Böylece tremolo kabiliyetiniz de gelişir 2004 Eurovision Müzik yarışmasında Athena Grubuyla Doğaç Titiz'in girişte yaptığı o güzelliği hatırlasanıza

    Şimdi aksanımızı ikinci ve dördüncü vuruşlara kaydıralım

    Durun bakayım! Siz anladığım kadarıyla yeterli etüd yapmadan daldan dala atlıyorsunuz galiba

    Üstteki mezür başı (ölçü başı) vuruşları yeterince yaptığınızı mı zannediyorsunuz? Ben pek sanmıyorum

    Ben de metodla çalışırken bu tarz gidiyordumAradan 35 sene geçti, gene buna benzer uyanıklık sandığım şekilde yeni örneğe atlıyorum Sonra farkedip edepli bir şekilde çalışmaya başlıyorumTempo hızımı iyi bir noktaya getirene kadar bunu inatla sürdürüyorum Yavaşlayıp hızlanıyorum Bir müddet dinlenip tekrar deniyorum Ertesi gün yeniden, yeniden, yeniden Başka türlü olmaz arkadaşlar; kendinizi kandıramazsınız Kandırırsanız da günler-aylar hatta yıllar sonra tekrar yeniden başlarsınız

    Ama ben davul harici iş yaparken de, mesela televizyon seyrederken de parmak uçlarımla-beynimde sayarak veya hayal ederek de çözmek istediğim vuruşlara çalışıyorum Size de tavsiye ederim

    (Daldan dala da uçmayın; işin özeti bu!)

    Bir dörtlük Vuruş=60

    R R L L R R L L R R L L R R L L

    > > > > > > > >


    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4
    Bu çalışma kontra vuruşlara, metal tarzı çalışacak arkadaşlara çok faydalı olacaktır


    Yazan: Yavuz Küçükyıldırım
#27.06.2009 18:21 0 0 0
  • Dikkat ederseniz, nota ve vuruşların neler olduğunu basit anlamda anlatıyor ve örnekler yazıyoruz Bu anlatılanlar, herhangi bir öğretmenin beraberliğinde olduğu zaman, örnekleri öğreticinin göstermesi ve talebenin yaptıklarını onaylayıp yanlışlarını düzeltmesi ile kolayca ilerleme kaydedilebilirdi Tabii bu söylediğim hiç bilmeyenler için

    Bu durumu nasıl çözeriz? (Tabii ki çalışmayla)

    Anlattığımız her konu verdiğimiz her örnek, saniye ile vuruşlar, dersler doğrultusunda ve çok dikkatlice uygulanırsa -tekrar tekrar yapılırsa- öğrenilmemesi için hiç bir sebep yoktur Ancak, verilen örnekleri saniyelik vuruşlarla- hatta daha da yavaş fakat eşit zaman aralıklarıyla - yaparak, ne olduğunu kavramanız, öğrenmeniz ve giderek hızlandırmanız lazımdır Bu sayede ellerinizi, ayaklarınızı ve beyninizdeki saat oluşumunu geliştirebilirsiniz

    Ben, şahsen yürürken bile 4'lük, 8'lik ve 16'lık vuruşları adımlarımdaki tempoyu kullanıp bölerek, saymamın, reflekslerimin daha da gelişmesini sağlamaya, yaptıklarımın tam terslerini yaparak kendimi geliştirmeye çalışıyorum



    Gelelim dersimize,



    Dörtlük notanın temel vuruş olduğunu vurguladık; oğrendik Saatin "tik"lerinin her vuruşu, saniyede bir bu bahsettiğimiz tempo vuruşunu sağlıyordu

    Sekizlik notanın da bu vuruşun yarı süresi değerinde olduğu, iki adedinin bir dörtlük zamana sığdığını, çengelli nota ile belirtildiğini, ve nihayet saatin "tik-tak"-"tik-tak" gibi giden seslerine eşdeğer gittiğini anlatmıştık

    Ayakla tempo vuruşunda, ayağın inişinde ve kalkışında vurulan vuruşlar, sekizlik vuruşlardır

    Şimdi, önemi nedeniyle, 8'lik notaların ne olduğuna daha fazla yer verelim ve aksanlı vuruşlar yardımıyla bilgilerimizi pekiştirelim Ayrıca, sırasıyla 2/4' lük, ¾'lük basit usüllerle ölçü ve ritm'ler inceleyelim



    Aşağıdaki örneğimizde, ayak tempomuz 4/4'lük ölçüde, "dörtlük" = bir vuruş (saniyede bir vuruş sürecimizle) devam ederken, öğrenmekte olduğumuz 8'lik notaları, ayağımızın hem inişinde hem de kalkışında vurarak elde edeceğiz ve pratik yapacağız Alıştıkça dengenizi bozmadan hızınızı arttırtın

    Daha sonra 16'lık notaları da öğrenince, ortalama bir davulcu değerinin üstüne çıkmamanız için hiç bir neden yoktur

    ÇALIŞMA 1 :


    1 2 3 4 1 2 3 4

    pam-pam pam-pam pam-pam pam-pam pam-pam pam-pam pam-pam pam-pam (Elinizden çıkan ses)

    Pam Pam Pam Pam Pam Pam Pam Pam (Ayağınızdan çıkan ses)

    Bu gördüğünüz örnek, evire çevire 1001 şekile nasıl girecek, size neler-neler öğretecek, şimdi hayal bile edemezsiniz İlerleyen derslerimizde göreceksiniz Bu günlerinizi anımsayıp kendinize güleceksiniz Tabi bir şartla; Düzgün çalışmak



    Özel not: "8'lik ve 16'lık nota kavramını zaten biliyorum" diyenler bana mail atarak bilgi versinler, özel çalışmalara yönelik alıştırmalar gönderilmesini istesinler



    Çalışma - 1 Trampet için yazılan 8'lik notaların öğrenilmesinde, göresellik anlatımıyla daha kolay anlaşılsın diye birinci aralıktaki ayak pedalı vururuşları da yazılmıştır Bu örnekteki maksat R (Right=Sağ) işaretiyle gösterilen "sağ el ile vuruş yapılacağının gösterilmesidir

    Bu işaretler R, L (Left= Sol) daha sonraki alıştırmalarımızda, trampet nota çalışmalarımızda devamlı gösterilecektir Çalışmanın şekline göre, portenin üst tarafında veya alt tarafında yer alacaktır(El çalışmalarında üst tarafta, aksanlı-nüanslı çalışmalarda altta gösterilir)

    Ayak çalışmalarında buna gerek kalmayacaktır (Twin pedal şimdilik sözkonusu olmadığı için) Çünkü biz, şimdilik, geleneksel-klasik tarz, yani sağ ayakta bass drum, solda Hi-hat olan davul takımı üzerine çalışma yapmaktayız (Aslında henüz ayağımız yerde, ellerimiz de dizimizde)

    Ders aralarında baget tutuş şekilleri, davul kuruluşu, davulda oturuş, pedlerle çalışma ve pedlerin en ucuz yollu kendimiz tarafından imal edilişini de öğreneceğiz



    Örneğimizin detaylarına geçmeden önce, dörtlük-sekizlik ve onaltılık notalarla oluşturulmuş ve hemen herkesin doğallıkla öğrendiği tekerlemeler yardımıyla vuruşlarının trampet üzerinde nasıl olduğunu gösteren ve sizlere uzaktan bilgi vermekte işimize çok yarayacak örnekleri yazıyorum

    Siz sağ elinizle ve dizleriniz üzerinde, nota değerlerini iyice kavramak için bu örnekler yardımıyla çok çalışın

    4'lük ve 8'lik notalar için:

    Ya-ya-ya Şa-şa-şa Bi-zim-ta-kım - çok-ya şa, hemen hepinizin ve özellikle Fenerbahçe'lilerin bildiği tekerlemedir Şimdi önce sağ elle ve yavaşça , notalara vuruş olarak bakalım ve tempoyu tutturmaya çalışalım



    ya ya ya şa şa şa bi zim ta kım çok ya şa


    1 2 3 4 1 2 3 4

    Burada ayakla olan tempoyu yazmadık 1-2-3-4'lerle gösterdik Alışkanlık yaratıldığını düşündüğümüz noktaya gelince (öğrenildiğini hissedince) bunları da yazmadan devam edeceğız

    Şimdi sizin için yepyeni bir kavram olan 16'lık notalarla işlenmiş bir tekerleme yardımıyla 16'lık değerleri anlatmaya çalışan bir örnek yazalım Bu örneğin ikinci versiyonunda 8'lik suslarla süslemesini de hemen peşinden yazacağım


    8'lik ve 16'lıklarla çalışma örneği:

    16'lık ve 8'lik notaların değerini anlamak içindir Nota değerlerini anlamak için çok çalışın



    Yağ sa-ta rım bal sa-ta rım us - tam öl - dü ken-dim-sa-ta rım



    - -- - -- - - - - --

    1 2 3 4 1 2 3 4



    Anlaşılması için noktalamayla ve altta da temponun ayak vuruşlarına 1-2-3-4 ile yardımcı bilgiler koyduk

    Yukarıda bahsettiğim 8'lik sus'larla yazılmış versiyonu da okunur hale getirmeye çalışacağım



    YAĞ SA-TA RIM ES BAL SA-TA RIM ES US TAM ÖL DÜ Kendimsata rım ES

    "Nasıl?", Anlaşılıyor mu?

    BU ÖRNEK NOTA DEĞERLERİNİ ÇOK YAVAŞTAN BAŞLAYIP KAVRADIKÇA HIZLANDIRABİLİRSİNİZ(Sözlerini melodiyi hatırlamanız için yazıyoruz; solfej yani seslerine uygun notalarla değil , tempo ve vuruşlar anlaşılsın diyedir Siz, çalışmalarınızın bu kısmında bu melodiyi vuruş olarak Pam-pa-pa-pam(es) Pam-pa-pa-pam(es) Pam-pam pam-pam papapapa pam (es) şeklinde seslendirirseniz daha iyi olur

    Sanırım bir adım daha ileri gittik

    İzcilerin trampet ve borozan ile çaldığı ve özellikle bizim gençliğimizde yoğunlukla baterist yetiştiren aşağıdaki melodiyi, sizler bilmiyorsanız, babalarınıza veya annelerinize sorun Onlar da bilmiyorlarsa dedeleriniz mutlaka bilirler ve size hemen melodiyi hatırlatacaklardır


    Tekerlemesi şöyle:

    Beş para ver, on para ver, on para yoksa yüz para ver!

    Hazır YTL ve YKR hesabına geçtiğimiz şu günlerde, bu eski tekerleme nota öğrenmemize yarar, umarım

    Bu tekerlemeyi 2/4'lük tempoya göre uyarlıyorum 2/4'lük tempo ölçüsü, bir ölçüde 2 adet dörtlük nota olduğunu gösterir Marşlarda çoklukla kullanılır



    Beş pa ra ver On pa ra ver On pa ra Yok sa Yüz pa ra Ver

    ŞİMDİ SINAV VAR!

    Yukarıda bir hatalı nota yazımı var Bir yerde, sözlerle uyuşmayan nota değerini yanlışlıkla hatalı yazmışım(Daha doğrusu dizgileri yaptırdığım küçük oğlum Can'a yanlış yazdırmışım-bu arada Can Küçükyıldırım'a teşekkür borçluyuz, bize bütün notaları yazıp baskıya hazır etti) Şimdi sizi sınava sokuyorum Hata nerede? Bulup bana mail ile bildirenlere iyi not vereceğim

    Bilemeyenler de sonraki derslerde hatanın nerede olduğunu öğrenirler

    (hata çok açık bir şekilde görünüyor haaaa)

    Haydi, bir de sizin rahatlıkla bilebileceğiniz bir şey yazalım

    Let's Go isimli nakaratın melodisi şöyle vurulur

    > >



    Let's Go

    ↑ ↓

    Derslerimizin başından bu yana hep 4/4'lük ritm ölçüsü ve nihayet 2/4'lük marş ritm ölçüsü kullanmıştık

    Şimdi aşağıda ¾'lük ölçünün ne olduğunu gösteriyor ve inceliyoruz

    "Üç-dört"lük ölçü ismindeki gibi bir ölçü içinde üç tane dörtlük nota değeri bulunduran ölçüye denirİçindeki notalar ikiye bölünebilen nota değerinde olduğu için, 2/4'lük ve 4/4'lük ölçüler gibi basit ölçü usulleri grubundandır Birleşik ölçü ve aksak ölçülerden daha ileride bahsedeceğiz; şimdilik sadece varlıklarını bilin, yeter

    Üç dörtlük tempo genelde Vals diye bilinir Notalarının durumu aşağıdaki gibidir




    1 2 3 1 2 3 1 2 3 1 2 3

    Sayma şekli 1-2-3 diye gider Her dörtlük eşit vurularak gidildiği için değişik bir ritm verirÖrneğimizde, ölçü başlarında zil ve davulu aynı anda vurup ikinci ve üçüncüde trampeti kullanıyoruzTemel görünüm budur

    Benzer şekilde, fakat sekizlik notalarla, bir ölçüde iki tane vals temposu varmış gibi düşünebileceğimiz 6/8'lik tempoda ritmin ismi slow-rock olur ve daha sonra göreceğimiz 12/8'lik ölçü(bir ölçüde 12 tane sekizlik nota içeren ritmdir) ile benzerlik kazanır

    Burada, noktalı nota değerlerinin varlığından söz etmemiz gerekmektedir Örnekte görülen sağ elle zil vuruşlarının temel ritmini ayakla davulda vurmak istersek bir dörtlük notadan fazlaca bir değer istediğini matematiksel olarak görmemiz lazım Bakalım;



    İki tane sekizlik notanın, bir dörtlük nota olduğunu daha önce öğrenmiştik

    Dikkat edilirse 6/8'lik örneği yazdığımız alıştırmada üçer tane sekizlik nota, bir çengel ile birbirine bağlanmış vaziyette Bunların iki tanesi bir dörtlük oluşturduğuna göre üçüncü sekizliği nasıl izah edilir duruma getirebiliriz? Bunu bir dörtlük notanın yanına ilaveten bir de sekizlik nota yazıp bağ çizgisiyle birbirine bağlarsak notanın değeri uzatılarak çalınacağı için bir çözüm yolu olabilir (Bu sayede müzikte "bağ" denilen işlevi öğrenmiş oluyoruz) Aynı maksattan hareketle, "bir notanın sağ tarafına konulan nokta, o notayı değerinin yarısı kadar daha uzun çalmayı gerektiren bir değer artmasına sebep olur" dersek aynı çözümü bulmuş oluruz Daha doğrusu müzikçiler böyle bir kaide geliştirmişler, biz de kullanıyoruz

    Yukarı paragrafta bahsetmiş olduğumuz notada bağ ve noktalı notaların, önüne geldiği notayı değerinin yarısı kadar uzatır kavramlarını daha ileride örnekleriyle görüp inceleyaceğiz



    6/8'lik alıştırmamızın altına koyduğumuz bir çizgi ile üçüncü sekizliğin altına koyduğumuz nokta, müzik açısından bir anlatım değildir: Sadece çizgi ile bir dörtlük notayı, nokta ile de sekizlik notayı tariflesin diye koyduk onları

    Esas örneklerde (ileride) noktalı ve bağlı notaları görünce hatırlatma yapsın dedik!

    6/8'lik tempoya, Eurovisiona katılan ilk parçamız "Seninle Bir Dakika"nın ritmi olarak bakarsanız size pratik bir fikir verercektir





    ONALTILIK NOTALAR



    Nasıl birdörtlük notaların yarı değeri bizi sekizlik notalara ulaştırdıysa, bunların da yarı değeri bizi onaltılık notalara ulaştırır Ayağımızın yere bir vuruşu (bir saniyelik süre= metronomda 60 değeri) bir dörtlük notayı, yani bizim temel tempo vuruşumuzu temsil ediyordu

    Sonra, ayağımızın iniş-kalkışını saniyenin tik-tak"ları durumunda tarif ederek sekizlik notayı bulmuştuk

    İşte aynı mantık silsilesinden hareketle, ayağımızın sadece iniş sürecinde iki, kalkış sürecinde de iki vuruş yaparsak, bır dörtlük tempo vuruşunda dört adet onaltılık vuruşu yapmış oluruz Basit olarak bir bütünü 4'e bölme işleminden farklı birşey değil

    Şimdi ellerinizi dizinize koyun ve önce sağ elle, alıştıktan sonra sol elle deneyin

    Sol elle biraz güçlük çekersiniz ama tempoyu yavaşlatıp hızlandırmak sizin elinizde Önce çok yavaş tempoda başlayın sonra hızlanırsınız

    Hocam bu zor diyenler çıkacaktır Hemen Kızılderili temposu dediğimiz alıştırmayı hatılayıp el ve ayak similasyonuyla bir dörtlük notaları onaltılık yorumlamayla işin üstesinden gelmeye bakın Yani bu onaltılık çalışmayı elleri dörtlük (=bir vuruş), ayakları da birlik(=dört vuruş) benzerliğiyle önceki derslerinizde öğrenmiş olduğunuz vuruşların hızlandırılmış şekli gibi yapmaya çalışın Her ayak vuruşunda, Pa-pa-pa-pa, Pa-pa-pa-pa, Pa-pa-pa-pa, Pa-pa-pa-pa sesleri gelecek şekilde düşünün

    Bazı parçalarda geçiş atakları vardır, trampetten başlayıp alto tomtomlar ve bas tomtoma geçerek yapılan geçiş ve süslemeler İşte bu notaları öğrenerek ilerideki bu atakların nasıl yapıldığının temelini atmış oluyorsunuz



    Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda, birlik notadan başlayarak onaltılık nota dahil öğrenmiş olduğumuz nota değerlerini yanyana dizersek ve bunların vuruşlarını yavaş bir tempoyla hiç ara vermeden yaparsak, kıyaslamalı olarak bunları başka talebelerinize de öğretmeye başlayabilir ve kendiniz de hocalık yapmış olursunuz



    Benzer olarak, arada bahsetmiş olduğumuz sus işaretlerini de alttaki portede gösteriyoruz Hem hatırlamış olalım hem de ileride kullanacağımız zaman yabancılık çekmeyelim



    Birlik sus İkilik sus, çizginin Dörtlük sus,sekizlik, onaltılık suslar notaların görünümü gibi bireyseldir

    Çizginin alt tarafına üst tarafına bakan konumdadır Bakan konumdadır Dört iki vuruş susulur

    Aşağıda yazmış olduğumuz sekizlik notalarla çeşitli el çalışmaları yapalım, bunların yapılış şekillerini anlatalım ve artık davul çalmak için gerekli olan sopalarımızı elimize alalım



    R R R R R R R R L L L L L L L L

    Görmüş olduğunuz R ve L harflerinin sağ el sol el olduğunu öğrenmiştik

    Bundan böyle, çalışılmasını istediğim metodlu nota öğreniminde, temel olarak benim yazdığım el vuruşlarını kullanıp bu alıştırmaları en az 20-25 kere yapmak mecburiyetiniz vardır Hatta, bu alıştırmaları, yapıp ileri seviyelere geçtiğiniz zamanlarda da tekrar geriye dönerek, aynı çalışmaları zaman zaman yapmanızda yarar vardır Bu söylediklerimi unutmayın

    Ben sekizlik ve onaltılıklarda hem eller hem ayaklar için sizlere, kuvvet-hız-esneklik-ve stilinizi yaratacağınız hemen her türlü kombinasyonu vermeye çalışacağım Hepsini yazacağım demiyorum, çünkü benim yazdığım metodlu çalışma notları sadece başlangıç seviyede olacak Bunun çok ilerisinde yer alan hocaların kitap ve dersleriyle, kendinizi çok daha ileri seviyelere taşıyacak ve sözkonusu değerli hocalardan yararlanacaksınız

    Geçen derste yanlış yazdığımız vuruşların doğrusu(en doğrusu değil) aşağıda incelemenize sunulmuştur Bakın ve aradaki farkı bulun



    Sekizlik alıştırmalardan bir kaç örnek:



    R L R L R L R L L R L R L R L R (Single stroke)



    R R L L R R L L L L R R L L R R (Double stroke)

    Kolayca anlayacağınız gibi, aksanları üstte gösterince vuruşlarda ellerin yerleri alt satırda gösteriliyorAksanlı notalarda vuruş kuvvetini biraz daha fazla yapıyordunuz

    > > > >


    R L R L R L R L R L R L R L R L



    Buradaki çalışma, sizi 16'lık notalara hazırlamaya yönelik tekli vuruşları olan bir çalışmadır Aksan vuruşu hep sağ elde ve 4 adet sekizlik vuruşta bir tekrar ediyor

    Bunu her bir dörtlükte yaptığımız zaman 16'lık nota kavramıyla daha içiçe gelmiş olacaksınız Örnekte, ayak vuruşlarının ne olduğunu yazmadık Artık nota bilgimiz bunu görmeden de iki tane sekizlikte, ayak temposunun bir dörtlük olarak gideceğini bize kazandırdı

    Ama burada, bir başka beceri kazanmak için aynı çalışmayı tekrarlayalım; bir farkla:

    > > > >


    R L R L R L R L R L R L R L R L ellerimiz

    R L R L R L R L ayaklarımız

    1 2 3 4 1 2 3 4


    bu çalışmada, davul olmadan, ayaklar yerde, eller diz üstünde çalışıyoruz düşüncesiyle, ayakların kendine özgü notasını yazmadık Aslında ayak çalışmalarımızda, sol ayağı Hi-Hat'te gösteren nota biraz daha farklıdır, onu da yakında göstereceğiz

    Dördüncü derse ek olarak, bagetin tutuluşu konusunu inceleyeceğiz

    Baget tutuş şekilleri:



    SAĞ EL: Birkaç sayfa sonra fotoğraflarla desteklenmiş görünümlerimiz olacak Ders notlarımın orjinali ellrimle çizilmiş eskizler olduğu için buradan anlatıyorum Sağ elinizin iç (aya) kısmını gökyüzüne doğru, el vurmaca oyununda tuttuğunuz gibi açık şekilde tutun
    (şekil 1)


    Bagetin tam orta, denge ağırlık noktasından, parmaklarınızın ikinci boğum çizgisinin üzerine, elinizin doğrultusuna 90 derece açı yapacak şekilde koyun Dengeli bir biçimde koyduğunuz baget düşmeden duracaktır Baş parmak hariç, diğer 4 parmağınızın birinci boğumlarını gökyüzüne dik gelecek şekilde yukarı doğru kaldırın

    Baget, bu durumda, elinizin ikinci boğumuyla üçüncü boğumu arasında, üçüncü boğumu üzerine kayacak şekilde duracaktır

    Baş parmağınızın ucunu, işaret parmağınızın ikinci boğumunda kalan sopayı tutacak ve sopanın tutuluş noktasını sağlama alacak sıkılıkta tutarken, sol elinizle, bagetin arka kısmından, yaklaşık 10-12 cm açıkta kalacak şekilde itiniz Bunu yaparken işaret parmağı 2nci boğumu ve başparmak ucuyla tuttuğunuz bageti düşürmemek derecesinde sıkıca tutmaktasınız



    Bu tutma işlemini yaparken, doğal olarak, baget 90 derecelik olan duruş açısını daraltacak ve avuç içinde çapraz duran bir şekil almış olacaktır

    Başparmakla işaret parmağı arasında sıkı tutma pozisyonu yaptığınızda, orta-yüzük ve küçük parmaklarınızın uçları bagetle teğet yapacak şekilde soldan içe doğru yatık vaziyet alacaktır Bu, doğru baget tutuşuna yakınlaştığınızı anlatır Zamanla, vuruş yapa-yapa doğallık kazanırsınız

    Teğet duran orta-yüzük ve küçük parmağınızın hareketi sopayı hem iter hem de stop kabiliyeti kazandırır Benzer şekilde, başparmağınızın ikinci boğumundan sonra gelen şişik, but gibi olan kısmı da bagetin hareket ettirildiğinde stop kabiliyeti kazandırır

    Aşağıdaki şekilde bu anlatılmaya çalışılmıştır



    Bilekten çalışan hareketle sopayı esas harekete geçiren ve aksanlı vuruşları da yaptıran, orta ve yüzük parmağının kuvvetidirKüçük parmak da onlara destek verir

    Bazı bateristler, parmak ucu yerine bu parmakların boğum noktalarından temasla, yani parmak içleriyle kuvvet vererek bu hareketi sağlarlar

    Aynı zamanda, bazı vuruşlarda, alışıldıkça(veya tam acemiyken) bilekten değil de ön kol vasıtasıyla yapılan vuruşlar da görülmektedir(bazen gerekmektedir)
#27.06.2009 18:19 0 0 0
  • Davul Dersleri Ve Teknikleri - Bateri Dersleri Ve Teknikleri

    Baştan sona kadar hızlıca okunacak,( anlamadığınız kısımları geçin)
    Sonra, tekrar ederek anlaşılır hale getireceksiniz)

    Nota ve vuruş öğrenirken, Ritm denilen, seslerin veya vuruşların düzenli aralıklarla, ardarda gelmesinden söz edildiğini hatırlatmamız gerekir
    Saatin tik-takları bunun en güzel örneğidir Bu ses, saniyede bir vurarak devam eder Mekanik saatlerde, "tik" sesi vuruşun başında gelirken, "tak" sesi de saniyenin ortasında çıkar Saniye göstergesi olan saatlerde, pil ile çalışıyorsa bu sesi duymayıp saniye ibresinin iki harekette bu saniyelik süreci geçirdiğini izleyebilirsiniz (Saat vuruşundaki tik-tak seslerinin avantajını ikinci bölümde göreceğiz)
    Bateride ana tempoyu veren unsur ayak pedalı olduğu için, bunu ayak tabanının pedalı yukarıdan aşağıya indirdiği andan tekrar yukarıdaki yerine geldiği zaman dilimi kadar süreçte yaptığını, yani tik sesiyle ayağın tabanının yere vuran hareketini, tak sesiyle de tekrar pedalın yukarı kalktığını düşünecek ve uygulamaya çalışacağız(klasik anlayışta pedal ile tempo vuruşu, ayak topuğunun yere basılı olarak durduğunu, ayağın ön kısmı tabir ettiğimiz uç kısmıyla taban hareketi yaptığını, bilekten hareket olduğunu varsayıyor ve şimdilik bu tip çalışmayı öneriyoruz) Özetle, saatin tik seslerinde ayakla tempo tutuyoruz

    Genelde, dinlediğimiz müzik parçaları bahsettiğimiz tarzda, tik-tak seslerini andıran tempodadırMarşlar ve disko ritmi, verilebilecek en basit örneklerdir Ancak, biz saatin tik-taklarının hızı olan, dakikada 60 vuruşluk olan bir tempodan bahsediyor ve "müzikte hız birimi tempo'dur" diyoruz(Metronom isimli cihaz, saat gibi, tik-tak vuruşlarıyla bize tempo'ları hız dereceleriyle bildiren alettir)
    Zaten yeni başlayan biri olarak çok yavaş hızda çalışmanın gerektiğini hatırlatıyoruz(dakikada 60 vuruşlu bir tempo "yavaş tempo" kavramına girer)
    Şimdi bir saat sesi temposu yardımıyla ayak vuruşumuzu bir - ki - üç - dört - bir - ki - üç - dört diye sayarak tempomuzu tutturmaya çalışalım
    Epeyce bir miktar bir - ki - üç - dört şeklinde kendini tekrarlayan bir döngü kurun (ayak vuruşlarıyla)

    Evet biraz durabilirsiniz
    Şimdi tekrar başlayın, ama mutlaka bir - ki - üç - dört - diye her vuruşta saymaya, saatin düzeninde gitmeye devam edin

    Bu yaptığınız işin Nota'cası aşağıdaki gibidir

    Vuruş=60


    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4
    (Şu anda, dakikada 60 vuruş olan hızda yani yavaş tempoda çalışıyorsunuz)
    tik tik tik tik


    Müzikte sesler nota işaretleriyle gösterilir Çeşitli müzik programlarında farklılıklar olsa da, bateride sağ ayakla çalınan davul, porte denilen 5 paralel eşit uzunluktaki nota yazmaya yarayan çizgi grubunda, birinci aralığa işaretlenerek gösterilir(örnekteki notalar kroskes = göbek davulu = bass drum vuruşunu gösterir)

    Örnekteki notaların herbiri temel vuruş olan "1/4 = bir dörtlük" nota değerindedir ("Müzikte temel vuruş değeri bu vuruştur" varsayımıyla hareket edeceğiz)

    Bir ölçü içinde 4 tane dörtlük varsa, yani, "bir vuruş" değerinde 4 adet nota bir grup oluşturularak dikey çizgilerle ayrılıyorsa, 4/4'lük ölçüden bahsetmiş oluruz(yazıyla "dört dörtlük" dediğimiz şey o parçanın "ritm bilgisi"ni belirten işarettir Portenin en başına konulan "anahtar" denilen işaretin hemen sağına konulur Notalar bunun peşinden başlar)

    Örnek notalarımızın herbiri saatin "tik" sesiyle eşdeğerdedir(tik-tak'la karıştırmayın! TİK-TAK'ları 8'lik nota kavramında, ikinci bölümde konuşacağız)
    Biz her saniye itibarıyla ayağımızın tabanını, topuk kısmı sabit kalırken yere vuruyor ve gözlerimizle de notamızı takibediyoruz (Bu işi binlerce kez yapmanız lazım)
    Gerçekten, bateri çalabilmek için tabii bunu notalı-metodlu bir şekilde yapabilmek için eldeki her türlü alıştırma veya ders notlarını bıkmadan usanmadan defalarca, yavaştan başlayarak, alıştıkça hızlanarak çalışmak esastır
    Yeteneği kazanıp belli bir noktaya gelince, daha ileri noktalar için de çalışmak gerekecektir
    Yukarıdaki paragrafta, porteyi dikey kesen çizgilere "ölçü çizgisi" denildiğini belirtmiştik Dikkat ederseniz her ölçüde dört tane bir vuruş değerinde olan (1/4'lük) nota vardır Bu notanın ismi neden ¼'lük diye sorarsanız, "tam nota"nın, "birlik" nota olduğunu ve bunun da 4 vuruş değerinde olduğunu, yumurta biçiminde bir işaret olduğunu, 4/4'lük ölçüyü tek başına kapsadığını söyleyebiliriz Tam nota" görüldüğünde 4 tane ¼'lük tempo vuruşu yapılacak sürede çalınacağı anlaşılır(varsayımımızdaki tempoya göre 4 saniye sürer)
    Baştan ne demiştik: "Her vuruşu saatin tik'lerine göre yapalım"

    BİRAZ MATEMATİK HESAP YAPALIM
    Yukarıda anlattığımız 4'lük notalarla ayak temposu vuruyoruz Ölçümüz 4/4'lük yazıyor "1 dakikada kaç ölçü, kaç vuruş yaparız?" diye kendimize sorarsak; 60/4=15 ölçü çalışma yaparız; 1 dakikada da 60 saniye olduğuna göre 60 vuruş yapmış oluruz
    Çok çocukça geldi değil mi? Hayır, öyle düşünmeyin İşin içine, hiç bilmeyen birilerine nota-vuruş-tempo-hız-değer- vs gibi soyut anlatımda bulunursanız ve bunu da yazıyla(mektupla) yapıyorsanız, bu tip esprilerle ortalığı biraz yumuşatmanız gerekir

    Bu dersi yarım saat çalışırsak kaç ölçü çalışmamız gerekir, kaç vuruşluk bir antreman yapmış oluruz?

    Ayak saniyede bir vuruş yaparken, sağ elimizi sağ dizimizin üstüne, kolumuz bacağımızın üst kısmına bitişik durumdayken, elimizi bilekten hareket ettirerek-ayak tempomuzla birlikte-tempoya eşlik ettirelim ve gene bir-ki-üç-dört-bir-ki-üç-dörtdiye sayalım(El için nota yazmadık, sağ ayağın taklidini yapıyoruz)
    Saatin saniyesine göre çalıştığınız için teşekkür ederim Bu arada kendinize iyilik ettiğinizi bilinİleride mutlaka bir metronom edinin

    Bu vuruşları yaparken gözünüz mutlaka notadan takipte olacak ve görmüş olduğunuz notayı vuracaksınız El, ilavesini taklit olarak yapıyoruz ama şu anda "sağ ayak pedal=davul" notasını öğrenmektesiniz

    Aynı varsayımsal el çalışmasını, eksiklik hissedilmesin ve alıştırma olsun diye sol ayak ve sol elle de yapın Bıkana kadar, yoruluncaya kadar yapın Tempoyu bozmadan ayak ve el değiştirmeler gibi kendinize eğlence çıkarın

    İyice alıştıktan sonra, hızınızı kendi keyfinizce arttırın

    Söylemeyi unutuyordum, içi kara renkli dörtlük notamızın bir sapı var
    Tam notada ise böyle bir sap yok ve içi boş; dört vuruş değerinde
    Bunun yarısı değerinde olan nota da 2'lik notadır, değeri iki vuruştur İçi boş yumurta gibi olan işarete bir sap konulunca olur
    Matematik formül şöyledir:


    Birlik nota dört vuruş değerindedir İkilik notalar Dörtlük notalar bir vuruş değerindedir
    İki vuruş
    Değerindedir


    Dörtlük nota esasını çok uzun bir süre, beynimizin içindeki doğal saatin içinde yerleşene kadar kullanacağız

    Birinci dersin son sözünü söyleyelim:

    Sayma örneklerinde bir-ki-üç-dört
    bir-ki-üç-dört
    bir-ki-üç-dört şeklinde örnek vermiştim

    "Sayma kalıpları" ileride çok işimize yarayacağı için dört ölçülük bir grup,
    birinci-ikinci-üçüncü ve dördüncü satırları(ölçüleri) anımsatması itibarıyla;

    Bir-ki-üç-dört,
    İki-iki-üç-dört,
    Üç-ki-üç-dört,
    Dört-ki-üç-dört

    şeklinde sayılmaya alışılacak Bu sayede 4 ölçülük kalıplar kolayca tekrarlanabilecek

    Dörtlük notanın bir vuruş olduğunu ve saniyeyle çalıştığımız için 1 saniyelik bir zaman süresi kapsadığını önceki derste öğrenmiştik

    Dörtlük "Sus" da, notada öğrendiğimiz kadar süreyle vuruş yapılmayacağını - susulacağını - anlatır(bu susmaya ve kavrama "es" deriz)

    Basit bir örnek verirsek, Mehter Marşı temposundan söz edebiliriz(sadece bilinen bir melodi olduğunu düşündüğüm için)

    Şöyle bir hafızanızı yoklarsanız, Ceddin deden, neslin babannay nay nanay diye giden marşlarımızdan melodisi ve ritmi aklınıza gelecektir Bunu, öğrenmiş olduğumuz davul pedalında uygularsak, üç tane "dörtlük vuruş ve peşindeki dördüncü vuruşun "sus" olduğunu göreceksiniz

    Demek ki 1-2-3-4 diye sayarken, sağ ayağınız pedala 1-2-3ncü vuruşları eşzamanlı tempomuza göre yapıyor, 4ncü vuruş "es" (sus) olduğu için vuruş yapılmıyor(ama sayılıyor)

    Şimdi bunu elle yapıp, ayağımızla tempo sayışı yaparsak, ayakla 1-2-3-4 sayalım ve bununla birlikte tempo vuralım Elimizle de 1-2-3'ü ayakla paralel vuralım; 4ncü vuruş es olduğu için elle olan vuruşu yapmayalım "es" geçelim

    Bunu notalı hale getirelim:

    Trampet notasını portede 3ncü aralıkta gösterdiğimiz için sağ elinizi dizinizin üstünde, sanki trampet kullanıyormuş varsayımıyla hareket edip yazacağız Böylece bateri çalmada iki uzvun nota cinsinden nasıl görüldüğü hakkında bir fikriniz olacak (Bu arada 4'lük nota ve 4'lük sus kavramını da anlamış olacağız)



    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    ------------- -------------- ------------- -------------

    Birinci ölçü İkinci ölçü Üçüncü ölçü Dördüncü ölçü



    (Notamızda bir teknik aksaklıktan dolayı ölçü çizgilerimiz silik çıkmış- görünmemişAma, 4'lük ölçülerle yazılmış olduğu anlaşılıyor)

    İki uzvunuzu, yani el ile ayağınızı bir arada yukarıdaki notaları çalar hale getirebildiniz mi? İnsan refleksi, sağ el için yazmış olduğumuz üstteki trampet vuruşlarını yaparken, daha doğrusu oğrenmeye başlarken, farkında olmadan ayağını da 1-2-3-4 yapmak yerine, 1-2-3-es gibi yapmaya eğilimli olabilir Eğer bu hataya düşmeyip, ayak 1-2-3-4 giderken elinizle de 1-2-3-es yapabiliyorsanız 'sizde iş var!' demektir

    Şimdi bir de tam tersini deneyin; sağ el 1-2-3-4 giderken, ayak temposunu melodi haline getirelim, yani 1-2-3-es şeklinde yapalım

    Bu, nota olarak aşağıdaki 3 numaralı alıştırmada yazılmıştır Bunu da, ilk seferda başarıyorsanız bravoRefleksiniz iyi demektir

    Bateri çalabilmede bu el ve ayak vuruşlarını ayırma çok önemlidir



    Davul notasında zil vuruşları beşinci çizgiden sonraki(üstte) gelen boşluğa x işareti gibi olan bir simge nota ile yazılır Yani, geleneksel notadaki yumurta gibi olan işaretten farklıdır

    Bazı metod yazarları, standart, yazılması gereken işlemleri nota çok kalabalık olmasın diye dipnot olarak yazarlar ve önem verilmesi gereken notaları yazarlar Mesela ayak ve trampet üzerinde çalışılacakların notasını yazıp, dipnotta, "sağ el swing gidecek sol ayak 2 ve 4'leri vurup sayacakgibi

    Biz şimdi zil, trampet ve davul pedalıyla ilgili basit bir örneğe gitmeden önce "birlik" tam nota, "ikilik" yarım nota gibi, yukarıda sözünü ettiğimiz, fakat örneklemesini yapmadığımız hususları görüp öyle geçelim istiyorum



    ŞİMDİLİK, BAGET OLMADAN EL VE AYAKLA ÇALIŞIYORUZ BİLGİSİ OLAN VE BATERİYE ALIŞIK, SOPA TUTMAYI BİLENLER İSTEDİĞİ GİBİ ÇALIŞABİLİR BAGET TUTUŞ VE ALIŞTIRMALARINI, GÜRÜLTÜSÜZ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİNİ DAHA SONRAKİ BÖLÜMLERDE ANLATACAĞIZ



    1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4 1 2 3 4

    Saniyede 1 vuruşlu, dört-dörtlük ölçüde, dört ölçülük bu alıştırmamızın bir ölçüsünü ayırıp aşağıya yeni bir örnek hazırlıyorum

    (Hemen hatırlayın birlik nota tam nota demekti ve içi boş yumurta görünümlüydü)



    Portede ilk boşlukta yer alan pedal satırında gördüğünüz birlik nota, elimizle 1-2-3-4 temposunu vururken, ilk el vuruşumuzla birlikte, sağ ayağımızla vuracağımız ve 4 vuruşu da içeren uzunlukta olan nota değeridir

    Yani, ayağımızla vurduğumuz bu tempo, 4 tane el vuruş süresi kadar süre alacaktır ve siz yene sesli olarak "bir-ki-üç-dört" sayacaksınız, işte bu kadar basit!

    Şimdi bu çalışmayı birlik notayı çok iyi kavrayana kadar 1-2-3-4 diye sayarak defalarca yapınız ve öğrenince hızlanınız

    İyice anlaşılır hale gelince diğer el ve ayağınızla da çalışmanızı sürdürün

    Bu noktada yeni bir kavramı, "Aksan" kavramını da öğrenelim



    Aksan, "vurgu" anlamına gelen, üzerinde görüldüğü notayı biraz daha kuvvetlice vurulacağını gösteren bir işarettir Örnekte, yan yatmış "v" veya matematikteki "büyüktür" işareti (greater than) aksan işaretidir

    Hadi bakalım, hem "birlik" ayak vuruşunu hem de 1nci vuruşumuz olan el hareketimizi, biraz daha kuvvetlice vurup diğer 2-3-4'ncü vuruşlarımızı normal kuvvetle vurarak dersimizi öğrenelim Kızılderili dansı ritmini andıran bu vuruşları, notaya bakarak tekrar-tekrar yapalım

    Sırası gelmişken, nota yazımında, ölçü çizgilerinin sonunda biraz daha kalınca hatlı olan bir çizgi ilavesi yani "çift çizgi" bitiş çizgisi ismini alır

    Bitiş çizgisinden önce konulan iki nokta üstüste işareti de o notaların başa dönülüp tekrar çalınacağını gösterir(Daha ileride öğrenilecek çok şey var)

    Bu kavramın anlaşıldığı ümidiyle, 2'lik nota nedir, bunu örnekle öğrenelim

    İkilik nota, içi boş olan yumurta işaretinin saplısıdır

    Sağ elimiz 1-2-3-4 temposunu (yavaş hızda) vururken, 1nci vuruşta ayakla yapılan vuruş süresini 1-2'yi geçip 3ncü vuruşa gelince tekrar ayakla vurulup 3-4ncü vuruş süresince devam ettirilirse "ikilik" iki vuruşla ölçümüzü tamamlamış oluruz



    1 2 3 4

    Bu ayak vuruşunu bağımsız olarak yaparsak, ayak 1 de vurulur, ikinci dörtlükte bu vuruşun süresi devam ettirilir Notamız gereği 3ncü dörtlük vuruşta bir daha pedala vurulur, dördüncü dörtlükte bu vuruşun süresi devam ettirilir


    Çalışmamızı bir adım daha ilerletelim: Ayak vuruşlarının olduğu 1nci ve 3ncü vuruşlara "Aksanlı" vuralım; biraz daha kuvvetlice vuruş yapalım Diğer vuruşlar normal kuvvette olsun, bakalım nasıl bir ses dizisi elde edeceğiz?

    > >


    Kızılderililer savaşa hazırlanıyor galiba!

    Birlik ve ikilik notalardan bahsedip, dörtlük notanın bizim her bir vuruşumuza eşdeğer olan tempomuzu oluşturduğunu söyledik durduk Peki bunun küçükleri neler diye soracak olursak, 1/8'lik yani sekizlik notadan bahsetmemiz gerekir

    Hani başta saatin "tik"leriyle çalışıyoruz, "tik-tak"la karıştırmayın diye uyarmıştık ya İşte şimdi bu noktaya geldik

    Saatin tik-tak'ları, bizim bir saniye süren dörtlük nota vuruş değerinin yarı yarıya bölünmesini sağlar: Biz, standartımız olan vuruş tempomuzda yani dörtlük notada bir vuruş yaparken, sekizlik notalarla iki adet vuruş yapabiliriz Bunların değeri de yarımşar saniye sürer

    Aşağıdaki örneğimizde dörtlük notayı ikiye bölünce görüntünün ne olduğunu, sekizlik notanın nasıl yazıldığını gösteriyoruz Dikkat edilirse sap burada da değişime uğruyor ve değeri değiştiriyor Saptaki bir adet çengel, eğer nota sayısı artıyorsa, kolaylık olsun diye iki veya daha fazla notayı birbirine bağlayan uzun çengel haline getirilebiliyor

    Nota değeri açısından bakarsak, dörtlük notalarla ayağımızın tempoyu vurup kalkarken yaptığı "iniş-kalkış" hareketi bize sekizlik değeri çok basit anlamda saatin "tik-tak" ları gibi anlatıyor



    Ayakla vurduğumuz tempoda, ayak , aşağıdaki vuruş noktasına ulaşıp, "pam" sesini çıkarırken (yani saatteki "tik" sesi), hareketin yönü aşağı inen ok görünümündedir(vuruş yönü) Bu, bir vuruşluk sürecin yarısı olan, ayağın iniş süresinde el ile yapılan vuruş, ayağın yukarı çıkan oktaki gibi kalkış aşamasında elle bir kez daha vurulacaktır Bu ikinci vuruş saatin "tak" sesine karşılık gelen ikinci vuruştur (Ayağın iniş kalkışı: 1 vuruşluk süredeki hareketi ↓↑ bu sürede elin hareketi iki vuruş, biri ayağın inişinde, diğeri kalkışında: ↓↓ )

    Ayak pam-pam-pam-pam diye giderken, (tik-tik-tik-tik gibi saniye başı vuruşu yaparken) elinizle vuruşu yapıp, ayağın kalkış yaptığı, yani pedalın üst (maximum) noktaya çıktığı zaman da elinizle vuruyorsunuz

    Müziğe eğilimli biri olduğunuz için sanırım soyut anlatılan bu kavramı anladınız

    Eğer 8nci sayfadaki 2'lik notalarla yapılan çalışmayı iyice öğrenip geçmişseniz, oradaki 2'lik vuruşu dörtlük, dörtlük trampet vuruşlarını da sekizlik vuruşlar gibi düşünürseniz (simüle ederseniz) bahsettiğimiz sekizlik vuruşları kolayca yapabilirsiniz



    Aşağıdaki örnekteki sekizlik notaların (zillerin) alttaki dörtlük notalarla bağlantılı portede yazılış biçimi, vuruluş yerleri itibarıyla aynı düşey noktalarda, sanki aşağı doğru bir izdüşüm yapıyormuş gibi dururBu duruş şeklini önceden yazdığımız nota örneklerimizde de farketmiş olmalısınız

    Bu anlamda öreğimizi geliştirelim

    Biraz önce, zil notasından bahsetmiş ve yazılma işaretinin "x" gibi olduğunu söylemiştik Sırası gelmişken hem zili hem de sekizlik notayı zevkli hale getirelim ve çok basit bir örnek görelim ve bir ritm öğrenelim

    Dikkat edilirse sağ ayağın üzerinde, 2nci ve 4ncü vuruşlara denk düşen sol el trampet vuruşlar, en üstte de sağ elle vurulan zil notaları(8'lik) var ve her ayak vuruşuna iki adet sekizlik vurmaktadır



    1 2 3 4



    (Yukarıda sözünü ettiğimiz dönüş noktasını bu örnekte kullanmışız; en sondaki bitiş ölçü çizgisinden önceki iki nokta, başa veya belirtilen yere dönüleceğini anlatır)



    Bu son yazdığımız ritm örneği, ilk öğrenenler için, öğretmen olmadan, hemen öğrenilebilecek kadar kolay bir şey değildir Yapamadıysanız üzülmeyin Bunun da çözümünü bulacağız

    Ama anlaşılıyor ki önceden görmüş olduğumuz dersleri yeterince etüd etmemişsiniz Eğer "bunlar basit !" , "bir-iki kere yaptım oldu!" derseniz, ileride çok çalışacaksınız !!!! demektir

    Notört-dörtlük ölçüde yapılmakta zorlanılan her şeyi, ¼'lük kısımlara ayırıp analizini yapın, tek kareler halinde çalışın İyicene anlayıp ezber noktasına geldiğiniz zaman bütünü üzerinde çalışın Ve bütünü pratik hale getirin, Etüdleri yüzlerce kez bilinçli olarak, aşama aşama çalışıp başardığınızı kendiniz hissetmeniz lazım
#27.06.2009 18:18 0 0 0
  • MiSS-FENER
    kızgın moderatörüm

    @alp-perss

    1.cisi Evet Böyle Kızgın Gibi Saçma Sapan Kelimeler Yazdığınızda Kızıyorum..
    Durduk Yere Kızmıyorumdur Demi Sebebini Kendinde Ara Bakalım..

    2.cisi Sana Sadece Teşekkür..Konu İçeriğini Zaten Biliyorum Hatırlatmana Gerek Yok..

    3.cüsü Bir Daha Moderatörüm Gibi Kelime Kullanma..
#27.06.2009 18:08 0 0 0
#27.06.2009 17:56 0 0 0
#27.06.2009 16:43 0 0 0
#27.06.2009 16:40 0 0 0
  • Sivas Halayı Madımak 2009 - Sivas Halayı Madımak - Sivas Halayı Madımak Yeni Albüm

    SANATÇI ADI: -

    ALBÜM ADI: Sivas Halayı Madımak

    ALBÜM YILI: 2009


    COVER:

    noimage


    ALBÜMDEKİ PARÇALAR:

    01- Sivas Halayı
    02- Hanım Esma
    03- Sarı Kızın Halayı
    04- Köy Ağırlaması
    05- Haremi Halayı
    06- Abdurrahman Halayı
    07- Temirağa
    08- Ancık Halayı
    09- Maro Halayı
    10- Karahisar
    11- Hoş Bilezik
    12- Özenteki Halayı
    13- Yanlama
    14- Madımak
    15- Çiftetelli
    16- Mevlana
    17- Potpori
    -Uzun Havalar
    -Yoncaların İnce Yolu
    -Sümmani
    -Katip
    -Gelin Alma
    -Cezair
    -Köroğlu


    MAIN-BOARD FARKI FARK EDENLERİN DİYARI
#27.06.2009 16:30 0 0 0
  • Adam Öldürmek İle İlgili Hadis - Adam Öldürmek

    Ey iman edenler öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve dişiye karşı dişi. Fakat kimin (hangi katilin) lehine onun (maktulün) kardeşi (varisi veya velisi) tarafından bağışlanırsa, artık (yapılması gereken) örfe uymak (ve) ona (maktulün varis veya velisine) güzellikle (diyet) ödemektir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azab vardır. (2/178)

    Bir mü'mine -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü'mini 'hata sonucu' öldürürse, mü'min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü'min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah'tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (4/92)

    Kim bir mü'mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır. (4/93)

    Bu nedenle İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (5/ 32)

    De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de onların da rızıklarını biz vermekteyiz- Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz." (6/151)

    Haklı bir neden olmaksızın Allah'ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin. Kim mazlum olarak öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir; o da öldürmede ölçüyü aşmasın. Çünkü o gerçekten yardım görmüştür. (17/33)

    Ve onlar, Allah ile beraber başka bir ilah'a tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır. (25/68)
#27.06.2009 16:17 0 0 0
#27.06.2009 16:15 0 0 0
  • Babu'l-Cinayat - Babu'l-Cinayat Hakkında

    131- Hadis[1]: Abdurrezzak, Buharî, Müslim ve Ebu Davud, Ebu Hureyre'den şöyle rivayet etmişlerdir: Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Hayvanların kendiliğinden meydana getirdikleri cinayet ve zararlar hederdir. Kuyu kazmaktan doğan cinayet.de hederdir. Maden kazmada meydana gelen cinayet de hederdir. Define mallarında beşte bir nisbetinde vergi vardır."



    132- Sebep: Abdurrezzak "Musannaf'mda İbn Cüreyc'den, 0 da Yakub b. Utbe'den, o da Salih'ten, o da İsmail b. Muhammed'den şunu rivayet eder:

    "Söylendiğine göre, Rasulullah (s.a.v.), "hayvanların kendiliğinden meydana getirdiği cinayet ve zararlar hederdir, kuyu kazmaktan doğan cinayet de hederdir, maden kazmada meydana gelen cinayet de hederdir, define mallarında beşte bir nisbetinde vergi vardır" şeklinde hükmetti." (Ravi diyor ki:)

    "Cahiliyye insanları, ölen hayvanları miktarınca canlı (hayvan) ödüyorlardı. Madenlerde ve kuyulardaki durum da aynı idi. Bu durum Rasulullah (s.a.v.)'a anlatılınca buyurdu ki: "(Bütün) bu nevi şeyler kaza nevindendir.



    133- Sebep: Abdurrezzak, îbn Cüreyc'in şöyle dediğini rivayet eder: Ömer b. Abdulaziz, kendisine ait olan bir kitaptan bana !' haber verdi: Rasulullah (s.a.v.)'m, iki kişi hakkında şöyle buyurduğu (haberi) bize ulaştı: "Maden kuyusuna düşüp ölen ile, hayvanın vurup, öldürdüğü adam hederdir." (Hadiste heder manasında geçen cübar kelimesi Tihame Kabilesi'nin kullandığı bir kelamdır.)



    134- Hadis[2]: Buharî ve Müslim, Abdullah İbn Muğaffal'dan şöyle rivayet etmişlerdir: "Rasulullah (s.a.v.) sapanla taş atmaktan nehyetti." Ravî îbn Muğaffal, sözüne devam ederek şöyle dedi:

    "Şüphesiz bu sapan taşıyla ne avlanır ne de düşman paralanır ve öldürülür. Ancak bu taş bazen diş kırar, bazen de göz çıkarır."



    135- Sebep[3]: Ebu Davud ve Nesâî, Burde'den rivayet ederler: "Bir kadın diğer bir kadına taş attı. Kadın çocuğunu düşürdü. Bu durum Rasulullah (s.a.v.)'a dava olundu. Rasulullah (s.a.v.), kadının çocuğu için beş yüz koyun takdir etti ve o gün (taş, sopa ve baston gibi şeyleri) atmaktan nehyetti."



    136[4]-Hadis:Ahmed, Buharî ve Müslim, Cabir'den rivayet ettiklerine göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Taze hurmayı, alacalanmış hurma koruğu ile ve yine hurma ile, kuru üzümü hoşaf (şıra) olarak birleştirmeyiniz."



    137- Sebep:[5] Abdurrezzak, Ebu îshak'tan rivayet etmiştir: "Bir adam İbn Ömer'e, 'ben hurma ile kuru üzümü birleştirebilir miyim?' diye sordu. İbn Ömer:

    "Hayır" dedi. Adam, "niçin?" diye (tekrar) sordu. İbn Ömer: "Hz. Peygamber öyle yapmaktan men etti" dedi. Adam, "niçin men etti?" diye sordu. îbn Ömer: "Bir adam o yüzden sarhoş oldu da Hz. Peygamber ona kızdı. Sonra onun içtiği şeye bakılmasını emretti. Bir de baktılar ki hurma ile kuru üzüm karışımı hoşaf içmiş. Bu sebeple Hz. Peygamber, hurma ile kuru üzümün bir araya cemedilmesini nehyetti ve buyurdu ki; "Onlardan her biri tek başına (hoşaf yapılıp içilmeye) yeterlidir."



    137a- Hadis[6]:Buharı, Müslim, Tirmizî ve Nesâî, İbn Mesud'dan rivayet ettiklerine göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Mü'minler'i Allah'tan ziyade kötülüklerden koruyan bir kimse yoktur. Mü'minler'in en büyük koruyucusu olduğu için Allah açık, gizli bütün kötülükleri, çirkin işleri, haram kılmıştır. Birde Allah'tan ziyade medhedilip, övülmeyi seven kimse de yoktur. İşte bunun için Allah, kendisini (Kur'an'da bir çok sıfatlarla) medhetmiştir. Özür, Allah'a olduğundan başka hiçbir kimseye makbul olamaz. Bunun için Allah, Peygamberleri miijdeleyici ve korkutucu olarak göndermiştir."



    138- Sebep[7]: Ahmed, Buharı ve Müslim, Muğire b. Şu'be'nin şöyle dediğini rivayet ederler: "Sa'd b. Ubade, "Ben refikamın yanında bir adam görürsem, onu mutlaka ters tarafını çevirmeden kılıçla vururum" dedi. Bu söz, Rasulullah'ın kulağına vardı. Bunun üzerine:

    "Siz, Sa'd'ın gayretine şaşıyor musunuz? Vallahi ben ondan daha gayretliyim, Allah da benden daha gayetlidir. Gayretinden dolayıdır ki Allah kötülüklerin aşikarını, gizlisini haram kılmıştır. Allah'tan daha gayur hiç bir şahıs yoktur. Özür, Allah'a olduğundan fazla hiçbir kimseye makbul olamaz. Bundan dolayıdır ki, Allah peygamberleri müjdeci ve korkutucu olarak göndermiştir. Allah'tan başka hiçbir kimseye medh daha makbul değildir. Bundan dolayıdır ki Allah, cenneti va'd etmiştir" buyurdular."



    139- Hadis[8]: Buharî, Enes'ten rivayet, ettiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "(Ey mü'min, sen mü'min) kardeşine, zalim iken de mazlum iken de yardım et.'\Sahabiler:

    "Ey Allah'ın Rasulü! Şu mazlum olan kişiye yardım edebiliriz. Fakat o zalime nasıl yardım edebiliriz?" diye sordular. Rasulullah:"Zalimin iki elindin üstünü tutarsın (yani onu zulmden men edersin)"



    140- Sebep[9]: Ahmed ve Müslim, Cabir b. Abdullah'tan şöyle rivayet ederler: "Ensar'dan ve Muhacir'den olan iki çocuk (veya köle) birbirleriyle kavga ediyorlardı. Muhacir'den olan, "Ey Muhacirler (yardıma gelin)", Ensar'dan olan da: "Ey Ensar (yardıma gelin)" (diye bağırıyordu). Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) çıkageldi ve buyurdu ki:

    "Cahiliyye davası mı güdüyorsunuz?" Dediler ki: "Allah'a yemin olsun ki hayır. Ancak iki çocuktan biri diğerinin (kıçına eliyle) vurmuştur." Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Bir şey olmaz. Kişi, zalim kardeşine de mazlum kardeşine de yardım etsin. Kardeşi eğer zalim ise onu bu fiilinden men etsin. Çünkü bu, ona bir yardımdır. Eğer mazlum ise ona zaten yardım etsin."[10]





    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Abdurrezzak, Musannaf, 10/65 lafız kendisine aittir.

    Buharî, Kitabu'd-Diyat, 9/15, Kitabu'z-Zekat, 2/160, Kitabu'l-Müsakat, Bab-u men hafere bi'ren,

    Müslim, Kitabu'I-Hudud, 4/298,

    Ebu Davud, Kitabu'd-Diyat, 2/52,

    Tirmizî, Ebvabu'z-Zekat, 2/77,

    İbn Mace, Kitabu'd-Diyat, 2/891,

    Ahmed, Müsned, 2/254, 285, 319, 382, 386, 415, 454. '

    Not: Sahibi tarafından bağlanan veya kapatılan dört ayaklı hayvanların bağlarını kopararak veya kapatıldıkları yerden kurtularak meydana getirdikleri cinayet ve zararlardan dolayı sahibine tazmin (ödeme) lazım gelmez. Ancak hayvanın sahibi cinayet sırasında've zarar esnasında yanında bulunur da men etmezse, tazmin icab eder. Fıkıh kitaplarında bu zararların çeşitleri ve tazmin için gereken şartlar ayrı ayrı izah edilmiştir.

    Kuyu da böyledir. Bir kimsenin kendi mülküne yahut idarenin izniyle boş bir yerde kazdırdığı kuyunun içine -gerekli tedbirleri aldığı takdirde- bir insan yahut hayvan düşse, kuyu sahibine tazmin lazım gelmez."

    Maden kuyuları da böyledir. Devletin izniyle işletilen maden kuyularına gerekli tedbir alındığı takdirde, düşen insan ve hayvanın zararı, maden sahibine ödettirilmez.

    Hadisin son fıkrası, "Rikaz"ın yani örtülü ve gömülü olan madenler ve definelerin beşte biri nisbetinde harca, vergiye tabi olmasını takrir etmektedir.

    [2] Ahmed, 5/54 (lafız kendisine aittir), Müslim, Kitabu's-Sayd, 4/641, Buharî, Kitabu'z-Zebaih, 7/112, Ebu Davud, Bab-u fî'1-Hazef, 2/657.

    [3] Hadisin lafzı Ebu Davud'a aittir. Kitabu'd-Diyat, 2/499, Nesâî, Kitabu'l-Kasame, 8/41.

    Ebu Davud, hadis hakkında, "bunu îbn Abbas söylemiştir ve yanlıştır. Doğrusu yüz koyundur" der

    [4] Hadisin lafzı Müslim'e aittir, Kitabu'l-Eşribe, 4/688, Buharı, Kitabu'l-Eşribe, 3/140,

    Ahmed, 3/294, 300, 317, Ebu Davud, Kitabu'l-Eşribe, 2/298, Tirmizî, Ebvabu'l-Eşribe, 3/198,

    Nesâî, Kitabu'l-Eşribe, 8/257, İbn Mace, Kitabu'l-Eşribe, 2/1125, Darimî, Kitabu'l-Eşribe, 2/23.

    [5] Abdurrezzak, Musannaf, 9/213.

    Ulema bu hadisteki karıştırma hükmünde ihtilaf etmişlerdir. Bir kısmı "bu (karıştırma durumu) tenzihen mekruhtur", derken diğer bir kısmi, "tahrimen mekruhtur" demişlerdir.

    Bana göre birinci fırkanın ileri sürdüğü deliller kabule şayan değildir. İbn Kudame bu konuda şöyle demiştir: "îki şeyin su içinde kanştınlarak şıra yapılması mekruhtur. Çünkü Hz. Peygamber bunu yasaklamıştır."

    Ahmed (b. Hanbel) ise şöyle diyor: "İki şeyin karıştırılması haramdır." Ahmed, "Hind hurmasını ve kuru üzümü sabahleyin karıştırarak şıra yapmak için hazırlayıp akşam tedavi maksadıyla içen adam hakkında ben, bunu mekruh görürüm" demiştir, "Yalnız aynı anda pişirerek içen böyle değildir."

    Kadı, Ahmed'in, "haramdır" sözü ile şunu kasdettiğini söyler: Yani ikisinin kanşımı (beklemek suretiyle) şiddetlenir ye sarhoşluk verirse haramdır. Sarhoşluk vermezse haram değildir. İnşallah doğrusu da budur. Rasulullah'ın bunu nehyetmesinin sebebi, haram olan sarhoşluğa götürmesindendir.

    Nevevî, bu görüşe şunu ekliyor: Bizim bu konudaki görüşümüz cumhurun görüşüdür. O da şudur: "Bu konudaki nehyetme olayı tenzihen mekruhtur. Sarhoşluk vermedikçe haram değildirBu görüşte olanların delili Hz. Aişe'den rivayet edilen şu hadistir: "Hz. Aişe, "Biz Rasulullah (s.a.v.) için şıra hazırlardık. Bir avuç hurma, bir avuç da kuru üzüm alırdık. Onu bir (tuluma) atardık. Sonra üzerine su dökerdik. Böylece sabahleyin şıra hazırlardık, onu akşamleyin içerdi ve akşamleyin şıra hazırlardık bunu da sabahleyin içerdi." (İbn Mace, Kitabu'l-Eşribe, 2/1126).

    İbn Kudame şöyle diyor: "Eğer şıranın hazırlama müddeti yakınsa, yani birgün veya bir gece ise bunda sarhoşluk (ihtimali) yoktur ve mekruh da değildir. Eğer mekruh olsaydı, Hz. Peygamber'in evinde böyle bir şey yapılmazdı. Zaman uzun ise, sarhoşluğa götürme ihtimali olduğu için mekruhtur. Bunun hanımlığı, saptırmadıkça ve üç günü geçmedikçe sabit değildir.

    Bazıları da şöyle demiştir: " Aişe'nin hadisinde belirtilen durum, sıcak mevsime ait olabilir. Çünkü sıcak günlerde şıranın ikinci gün bozulmasından korkulur.

    İbn Abbas'a göre üç güne kadar şıranın içilebilmesi ise bozulma endişesi olmayan soğuk günlere aittir. Bu hadisler, şıra yapmanın ve içilmesinin caiz olduğuna delalet eder. Yapılan şıra, tatlı kalıp bozulmadıkça ve kabarmadıkça içilir. Nevevî'nin ifade ettiği gibi bu hususta tüm Müslümanlar'in icmaı vardır." (Bakınız, Şevkanî, Neylü'1-Evtar, 8/211)

    Günaha düşme korkusundan dolayı şüpheli şırayı içmemek icab eder

    [6] Müslim, Kitabu't-Tevbe, 5/605, Buharî, Kitabu't-Tefsir, En'am Sûresi, 6/72, A'raf Sûresi, 6/74, Tirmizî, Kitabu'd-Deavat,, Bab, 97,

    Ahmed, 1/381, 6/348 (manasıyla), Nesâî, Kitabu'I-Küsûf (bir parçasını), 3/108,

    Darimî, Kitabu'n-Nikah, 2/72

    [7] Hadisin lafzı Müslim'e aittir, Kitabu'1-Lian, 3/724,

    Buharı, Kitabu'n-Nikah, 7/45, Kitabu'l-Hudud, 5/215,

    Ahmed, Müsned, 4/248, .

    Darimî, Kitabu'n-Nikah, 2/73 (yakın lafızlarla)

    Ahmed (b. Hanbel), bu hadis için, Ebu Hureyre'den rivayet ettiği ikinci bir sebep daha zikretmiştir. O da şöyledir: "Rasulullah (s.a.v.)'a denildi ki; "Sen de gayur musun?" Buyurdu ki: "Ben çok gayurum, Allah benden daha gayurdur. Bu gayretinden dolayı fuhşiyyati men etmiştir

    [8] Buharî, Kitabu'î-Mezalim, 3/168, Kitabu'l-lkrah, 9/28,

    Tirmizî, Ebvabu'l-Fiten Bab, 59, 3/356 (hadisin sahih ve hasen olduğunu.söylemiştir),

    Darimî, Kitabu'r-Rikak, 2/220, Ahmed, Müsned, 3/99, 201 (yakın lafızlarla).

    [9] Hadisin lafzı Ahmed'e aittir, 3/323, Müslim, Kitabu'1-Birr, 5/544 (yakın lafızlarla)

    [10] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi?l-Hadis Hadisler ve Sebepleri, İhtar Yayıncılık: 146-152.
#27.06.2009 16:07 0 0 0
  • Gülhan Güneş Falcı 2009 - Gülhan Güneş - Falcı - Gülhan Güneş Falcı Yeni Albüm

    SANATÇI ADI: Gülhan Güneş

    ALBÜM ADI: Falcı

    ALBÜM YILI: 2009


    COVER:

    noimage


    ALBÜMDEKİ PARÇALAR:

    01- Falcı
    02- Dağlara Düşerim
    03- Arap Atı Gibi Sallar Başını
    04- Kul Hatasız Olmaz
    05- Açma Zülüflerin
    06- Anlamadı O Yar Bile
    07- Fadile


    MAIN-BOARD FARKI FARK EDENLERİN DİYARI
#27.06.2009 16:00 0 0 0
  • Konu: Kurban Babı
    Kurban Babı - Kurban Babı Hakkında

    141-Hadis[1]: Buharı ve Müslim, Cündeb el-Becelî'den rivayet ederler. Dedi ki: "Rasulullah kurban bayramı günü namazı kıldı, sonra hutbeye çıktı, sonra kurban kesti. (Sonra) buyurdu ki:

    "Kim namazdan önce bir kurban kestiyse, onun yerine bir kurban (daha) kessin. Kim de kesmemişse, "bismillah" diyerek kurbanını kessin."



    142-Sebep: Ahmed, Cündeb el-Becelî'den şunu rivayet etmiştir: "Kendisi Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte Kurban Bayramı günü bayram namazım kılmıştı. (Dediğine göre) Rasulullah namazdan ayrılınca, (sokakta) kesilmiş kurbanlar ve et gördü. Rasulullah bunların namazdan önce kesilmiş olduğunu anladı ve buyurdu ki: "Kim namazdan önce kurban kestiyse onun yerine bir kurban (daha) kessin. Kim de namaz kılmamızdan önce kesmemişse, "bismillah" diyerek (kurbanını) kessin."



    143-Sebep[2]-: Ahmed, Cündeb'den şöyle rivayet etmiştir: "Biz, Rasulullah'la birlikte Kurban Bayramı günü bir kavme uğradık. Onlar hayvanları boğazlamışlar yahut kurbanlarını kesmişlerdi. Bir takımları da hayvanlarını nahretmemişler yahut kurbanlarını kesmemişlerdi. Bunun üzerine Rasulullah buyurdu ki:

    "Kim namaz kılmamızdan evvel kurban kesmişse (bir daha) kessin. Kim kesmemişse, "bismillah" deyip kessin."[3]



    YEMEK BABI (BABU'L-ET'İME)



    144- Hadis[4]: Buharî ve Müslim, İbn Ömer'den naklettikleri bir rivayete göre, Hz. Peygamber, Hayber (savaşı) gününde ehl-i eşeklerin etlerini yemekten nehyetti."



    145- Hadis: Ahmed, Buharî ve Müslim, Ebu Sa'lebe el-Haşna'nm şöle dediğini rivayet ederler: "Rasulullah (s.a.v.) ehl-i eşeklerin etleriyle, dişleriyle avlanan yırtıcı hayvanların bütününün etlerini yemeyi haram kıldı."



    146-Hadis: Ahmed, Zeyd b. Halid el-Cühenî'den işittiğine göre, "Rasuiullah (s.a.v.), yağmalamayı ve alıp kaçmayı nehyetmiştir."



    147-Sebep[5]: Ahmed, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet eder: "Hayber (savaşı) gününde insanlar (çok) acıkmışlardı. Ehl-i eşekleri yakalayıp kestiler Etleriyle tencereleri doldurdular. Bu haber, Hz. Peygamber'e ulaşınca, (ravi diyor ki:) Bize Rasuiullah tencerelerimizi dökmemizi emretti ve şöyle buyurdu;

    "Aziz ve Celil olan Allah, size bundan daha helal ve daha temiz rızık verecektir." (Ravi diyor ki: ) Biz, kaynayan tencereleri döktük. Ogün Rasuiullah (s.a.v.), ehl-i eşeklerin, katırların, pençesiyle avlanan yırtıcı kuşların ve mücessemenin (hedef dikilerek öldürülen hayvanların) etlerini yemeyi, ayrıca yağmalamayı ve çarpıp kaçırmayı haram kıldı."



    148- Sebep[6]: Ahmed, Halid b. Velid'in şöyle dediğini rivayet eder: "Biz Hayber Gazası'nda Rasuiullah (s.a.v.)'la birlikte savaşırken insanlar, Yahudiler'in hurma kuruttuğu ağıllara koşuşuyorlardı. Rasuiullah, bana "Namaz toplayıcıdır ve cennete miisHimandan başkası giremez" diye nida etmemi emretti. Sonra şöyle buyurdu:

    "Ey insanlar! Sizler, Yahudiler'in ağıllarına koşuştunuz. Dikkat edin, anlaşma yaptığınız kimselerin malları ancak hakkını vermeniz suretiyle size helâl olur. Ehl-i eşeklerin, atların ve katırların eti, yırtıcı hayvanlardan parçalayıcı dişe sahip olanların hepsi ve kuşlardan yırtıcı pençeye sahip olanların hepsini yemek helâl değildir."



    149- Hadis[7]: Ahmed ve Müslim, Cabir'in şöyle dediğini rivayet ederler: "Rasuiullah (s.a.v.) hayvanlardan herhangi birisinin hapsedilerek, (bağlanarak) öldürülmesini nehyetmiştir."



    150- Sebep[8]: Taberanî, îbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder: "Rasuiullah (s.a.v.), bir kavme uğradı. Onlar, sağ güvercini hedef dikip, ona nişan alıyorlardı. Peygamberimiz buyurdu ki: "Hedef dikilerek öldürülen hayvanın yenmesi helâl değildir."



    151-Hadis[9]: Ebu Davud, Ebu Vahid el-Leysî'den, Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Hayvan sağ iken, ondan kesilen et, murdar (hükmünde)dır."



    152-Sebep[10]: Rasuiullah (s.a.v.), Medine'ye geldiğinde, Medineliler develerin hörgüçierini ve koyuniann kuyruklannı kesmekte idiler. Bunun üzerine, "diri iken hayvandan kesilen parça murdardır" diye buyurdu." [11]





    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Buharı, Kitabu'l-îydeyn, 2/28,

    Müslim, Kitabu'l-Edaha, 5/626 (yakın lafızlarla),

    Buharî, Kitabu'z-Zebaih, 7/118 (yakın lafızlarla), Kitabu'1-îman, 8/171, Kitabu'l-Edaha, 7/132,

    Ahmed, Müsned, 4/312 (muhtelif lafızlarla)

    [2] Ahmed, Müsned, 4/312, 314,

    İkinci hadis; Ahmed, Müsned, 4/313,

    Becelî, h. 51 senesinde vefat etmiştir (el-Lübab fi Tehzibi'l-Ensab, 1/122)

    [3] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi?l-Hadis Hadisler ve Sebepleri, İhtar Yayıncılık: 155-157.

    [4] Birinci hadisin lafzı Ahmed'e aittir, 2/21,

    Bunan,'Kitabu'z-Zebaih, 7/123,

    Müslim, Kitabu's-Sayd, 4/607 (değişik lafızlarla),

    Buharî, Kitabu'n-Nikah, 7/16, "Bab-u Lühumi'l-Hayl"deki Cabir hadisi, Kitabu'1-Hayl, 9/31,

    Tirmizî, Ebvabu'l-Et'ime, 3/163,

    Darimî, Kitabu'l-Edaha, 2/14 (değişik lafızlarla).

    İkinci hadis: Bu hadisin lafzı da yine Ahmed'e aittir, 4/193,

    Buharî, Kitabu'z-Zebaih, 7/123.

    Müslim'de ise bu tarikle, hadise rastlayamadım.

    Ahmed, 1/79, 103, 142, muhtelif lafızlarla.

    Ayrıca Ahmed, 1/147,4/132,

    Ebu Davud, Kitabu'l-Et'ime, ikinci cüz, 2/319.

    Hadis: Hadisin lafzı Ahmed'e aittir, 4/107, 109, 4/307, 3/104, 4/127.

    [5] Birinci (sebep) hadisin lafzı, Ahmed'e aittir, 3/322,

    Buharî, Kitabu'1-Hams, 4/116,

    Müslim, Kitabu's-Sayd, 4/607 (yakın lafızlarla),

    Buharî, Kitabu'l-Meğazî, Bab-u Gazvet-i Hayber, 5/166,

    Müslim, 4/608.

    [6] ikinci hadisin lafzı, Ahmed'e aittir, 4/79,

    Ebu Davud, Kitabu'l-Et'ime, Babu'n-Nehy an ehli's-Sıba', 2/320 (yakın lafızlarla),

    [7]Hadisin lafzı Ahmed'e aittir. 3/318, 322, 339. Müslim, KitabuVSayd, 4/625, İbn Mace, Kitabu'z-Zebaih, 2/1063, Ahmed, 3/111, 180; 5/422 Nesâî, Kitabu's-Sayd, 7/210, Buharî, Kitabu'z-Zebaih, 7/122.

    [8] Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, 4/31.

    O, şöyle rivayet eder: "Nebî (s.a.v.), Ensar'dan bir topluma uğradı. Onlar, güvercini hedef dikiyorlardı. Buyurdu ki: "Hiçbir canlıyı hedet dikmeyiniz."

    [9] Ebu Davud, Kitabu's-Sayd, 2/100,

    İbn Mace, Kitabu's-Sayd, 2/1072

    [10] Tirmizî, Ebvabu's-Sayd, 3/20.

    [11] Celalü'd-Din Es-Suyûtî, Esbâbu Vurudi?l-Hadis Hadisler ve Sebepleri, İhtar Yayıncılık: 155-157.
#27.06.2009 15:46 0 0 0
  • Özcan Oruçlar Gelmedin Dönme Yüzümü 2009 - Özcan Oruçlar - Gelmedin - Dönme Yüzümü - Özcan Oruçlar Gelmedin Dönme Yüzümü Yeni Albüm

    SANATÇI ADI: Özcan Oruçlar

    ALBÜM ADI: Gelmedin / Dönme Yüzümü

    ALBÜM YILI: 2009


    COVER:

    noimage


    ALBÜMDEKİ PARÇALAR:

    01- Gelmedin
    02- Ömür Bahçesinin Gülü
    03- Pirim Ali
    04- Bahçalarda Mormeni
    05- Yar Yar
    06- Ana
    07- Pazarcığa Gidek Mi
    08- İki Keklik Seke Seke
    09- Bul Güzel
    10- Elbistan Güzeli


    MAIN-BOARD FARKI FARK EDENLERİN DİYARI
#27.06.2009 15:31 0 0 0
  • Hatti Sanatı - Hatti Sanatı Nedir - Hatti Sanatı Tarihi

    Anadolu'nun Mezopotamyalılar tarafından Hatti Ülkesi olarak anılmasından yola çıkılarak yapılan değerlendirmelere göre, bu bölgede M.Ö. 2500-2000 tarihleri arasında gelişmiş olan uygarlığın da Hattilere ait olması gerektiği öngörülmüştür. Ekrem Akurgal'ın yaptığı ayrıntılı araştırmalar, Hatti sanatının varlığını da ortaya koymuştur. Buluntular arasında yer alan vazo biçimleri, heykelcik tipleri ve özellikle bezeme çeşitleri çok belirgin bir üslup birliği oluştururlar.
    Hatti Sanatına ilişkin Ekrem Akurgal'ın görüşlerini aşağıda alıntılıyoruz:
    Orta Anadolu'da Hititlerden önce Hattilerin oturduklarını kesin olarak öğrendikten sonra bu yörede kazılarla elde edilen buluntuları inceleyelim: Orta Tunç Çağı'na giren eserlerin en güzelleri ve en önemlileri, Kızılırmak kavisi içinde olmak üzere, Çorum'da Alacahöyük'te, Amasya'da, Mahmutlar'da ve Tokat İli'nde Horoztepe'de günyüzüne çıkarılmışlardı.

    noimage

    Hatti Sanatının Stil Özellikleri
    Alacahöyük ve Horoztepe'de ortaya çıkarılan altın kadehler Anadolu'nun Khalkolitik Dönem'den beri bilinen meyveliklerinin gelişmiş bir örneğidir. Aynı kazılarda elde edilen altın testiler de eski Anadolu vazoculuğunun bir başka özgün kap şeklidir. Hele söz konusu altın kapların bir çeşit oluk ya da yiv yöntemi ile bezenmesi de eski bir Anadolu süsleme biçimidir.

    noimage

    Alacahöyük'te bir mezarda bulunan bir toprak kap yukarıda andığımız Alacahöyük ve Horoztepe altın kapları gibi oluklu bir bezeme göstermektedir. Aynı oluklu bezeme yöntemini Anadolu'nun çeşitli yerlerinde ortaya çıkan idollerde, mühürlerde ve ağırşaklarda da görmekteyiz. Söz konusu oluklarla meydana getirilen artı işareti ve fırıldak çeşidi motifler Horoztepe ve Mahmatlar'da ortaya çıkan altın kaplarda, Ahlatlıbel, Etiyokuşu ve daha başka Anadolu merkezlerinde ele geçen idol, mühür ve ağırşak gibi eşyada da görülmektedir. Özünde oluk ya da yivlerle oluşturulan bu bezeme yöntemine şüphesiz Anadolu'da ve başka ülkelerde de rastlanmaktadır. Ancak Alacahöyük, Horoztepe, Mahmutlar, Etiyokuşu, Ahlatlıbel, Alişar, Tarsus ve yarımadanın aynı dönemdeki başka yerlerinde, hep aynı oluklu bezeme yönteminin egemen olması ve onunla meydana getirilen motiflerin sözü geçen merkezlerde aynen tekrarlanması bir rastlantı olmasa gerektir. Kaldı ki M.Ö. 2500-2000 tarihlerindeki Anadolu eserlerinde başka yönlerden de belirgin bir stil birliği gözlenmektedir.
    Kykladlarda ve Troia'da da ele geçen bir hançer tipinin Tarsus'ta ve özellikle Alacahöyük ile Horoztepe'de güzel ve bol örneklerle temsil edilmiş olması, onun Anadolu'da bir Hatti icadı olduğu kanısını vermektedir. Bunun gibi Alacahöyük'te gün ışığına çıkarılan tunç aynaların da M. Mellink'in belirttiği üzere Kykladlarda bulunmuş olup, yanlışlıkla tava diye tanımlanan toprak aynalara örneklik oluşturduğu anlaşılmaktadır. Alacahöyük aynalarının tunçtan, Kykladtakilerin ise topraktan yapılmış olması bu izlenimi vermektedir.
    Alacahöyük gömütlerinde gün ışığına çıkan güneş kurslarındaki bezemelerin üslubu Anadolu Hatti karakterindedir.


    Söz konusu eserlerde, Alacahöyük diademlerinde ve kurslarında görülen kafes ya da ızgara biçimindeki bezeme yöntemi de, Anadolu'nun Hattili bir özelliği olup, Kültepe'nin çok renkli keramik süslemelerinde de görülür.
    Alacahöyük'ün hayvan heykelcikleri, altın fibula ve diademlerinde gözlenen kabarık nokta dizilere, konsantrik ya da ortaları noktalı dairelere, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde bulunan idollerde de rastlanmaktadır.

    noimage

    Birçok Anadolu Orta Tunç Çağı kaplarında, oluklu bir daire ile evnili düğme ya da küçük boynuz biçimli şişkinlikten oluşan motif Horoztepe'nin, Alaca-Höyük'ün altın, gümüş ve bakır kaplarında da karşımıza çıkmaktadır.
    Alacahöyük, Ahlatlıbel, Etiyokuşu ve Anadolu'nun daha başka yerlerinde bulunmuş olan yarım yuvarlak biçimli idol başları da, Horoztepe sistrumlarının ve Alacahöyük güneş kurslarının kenarlarında görülen satellitleri ya da üç başlı tomurcukları ve balta başlarını andırırlar.
    Aynı stil birliğini bir ölçüde de olsa Beycesultan ve Troia II'de buluruz. Görülüyor ki Orta ve Güneydoğu Anadolu'da yani Hattilerin oturdukları bölgelerde, aşağı yukarı M.Ö. 2500-2000 tarihlerinde meydana gelen eserlerde özellikle Alacahöyük ve Horoztepe'de ortaya çıkarılan altın kadehler Anadolu'nun Khalkolitik Dönem'den beri bilinen meyveliklerinin gelişmiş bir örneğidir. Aynı kazılarda elde edilen altın testiler de eski Anadolu vazoculuğunun bir başka özgün kap şeklidir. Hele söz konusu altın kapların bir çeşit oluk ya da yiv yöntemi ile bezenmesi de eski bir Anadolu süsleme biçimidir.
    Alacahöyük'te bir mezarda bulunan bir toprak kap yukarıda andığımız Alacahöyük ve Horoztepe altın kaplan gibi oluklu bir bezeme göstermektedir. Aynı oluklu bezeme yöntemini Anadolu'nun çeşitli yerlerinde ortaya çıkan idollerde, mühürlerde ve ağırşaklarda da görmekteyiz. Söz konusu oluklarla meydana getirilen artı işareti ve fırıldak çeşidi motifler Horoztepe ve Mahmutlar'da ortaya çıkan altın kaplarda, Ahlatlıbel, Etiyokuşu ve daha başka Anadolu merkezlerinde ele geçen idol, mühür ve ağırşak gibi eşyada da görülmektedir. Özünde oluk ya da yivlerle oluşturulan bu bezeme yöntemine şüphesiz Anadolu'da ve başka ülkeler de de rastlanmaktadır. Ancak Alacahöyük, Horoztepe, Mahmatlar, Etiyokuşu, Ahlatlıbel, Alişar, Tarsus ve yarımadanın aynı dönemdeki başka yerlerinde, hep aynı oluklu bezeme yönteminin egemen olması ve onunla meydana getirilen motiflerin sözü geçen merkezlerde aynen tekrarlanması bir rastlantı olmasa gerektir. Kaldı ki M.O. 2500-2000 tarihlerindeki Anadolu eserlerinde başka yönlerden de belirgin bir stil birliği gözlenmektedir.
    Kykladlarda ve Troia'da da ele geçen bir hançer tipinin Tarsus'ta ve özellikle Alacahöyük ile Horoztepe'de güzel ve bol örneklerle temsil edilmiş olması, onun Anadolu'da bir Hatti icadı olduğu kanısını vermektedir. Bunun gibi Alacahöyük'te gün ışığına çıkarılan tunç aynaların da M. Mellink'in belirttiği üzere Kykladlarda bulunmuş olup, yanlışlıkla tava diye tanımlanan toprak aynalara örneklik oluşturduğu anlaşılmaktadır. Alacahöyük aynalarının tunçtan, Kykladtakilerin ise topraktan yapılmış olması bu izlenimi vermektedir.
    Alacahöyük gömütlerinde gün ışığına çıkan güneş kurslarındaki bezemelerin üslubu (Yukarıda ilk resim) Anadolu Hatti karakterindedir. Söz konusu eserlerde, Alacahöyük diademlerinde ve kurslarında görülen kafes ya da ızgara biçimindeki bezeme yöntemi de, Anadolu'nun Hattili bir özelliği olup, Kültepe'nin çok renkli keramik süslemelerinde de görülür.
    Alacahöyük'ün hayvan heykelcikleri, altın fibula ve diademlerinde gözlenen kabarık nokta dizilere, konsantrik ya da ortaları noktalı dairelere, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde bulunan idollerde de rastlanmaktadır . Birçok Anadolu Orta Tunç Çağı kaplarında, oluklu bir daire ile çevrili düğme ya da küçük boynuz biçimli şişkinlikten oluşan motif Horoztepe'nin, Alaca-Höyük'ün altın, gümüş ve bakır kaplarında da karşımıza çıkmaktadır.
    Alacahöyük, Ahlatlıbel, Etiyokuşu ve Anadolu'nun daha başka yerlerinde bulunmuş olan yarım yuvarlak biçimli idol başları da, Horoztepe sistrumlarının ve Alacahöyük güneş kurslarının kenarlarında görülen satellitleri ya da üç başlı tomurcukları ve balta başlarını andırırlar. Aynı stil birliğini bir ölçüde de olsa Beycesultan ve Troia II'de buluruz.
    Görülüyor ki Orta ve Güneydoğu Anadolu'da yani Hattilerin oturdukları bölgelerde, aşağı yukarı M.Ö. 2500-2000 tarihlerinde meydana gelen eserlerde özellikle bezeme yönünden belirli ve özgün bir stil birliği egemendir.
#27.06.2009 15:29 0 0 0