Yatagini gül yapraklariyla, rüyalarini papatyalarla süsledim.Üzerinide sevgimle örtüp, tüm kabuslarini ben aldim ki en tatli rüyalari sen göresin diye.
Temel ormanda agaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..
Musalla Taşı
ey saçları dağlarla yarışan sevgilim
gecenin hüznünü giydim gittin gideli
unuttun mu beni bıraktığın yerdeyim bak sana bakıyorum...
gecenin perde arkasından izliyorum seni
mazini karanlık ufukların da uçuyorum gittin gideli...
ardında hüznü bırakıp gittin sevgili
mezartaşına yazdım ismimi
ama o bile çoktan unuttu ismimi
sildi musalla taşı ömrümün ilk hec elerini
ömrümün ilk heceleriydi isminin baş harfi
beşyüz mumluk ampullerle aradım seni
karanlık gecelerimde o zifiri karanlık gecelerimde
bir sigara izmariti kadar ışık ta olsan seni istiyorum
bir mumun arkasında bekleyen rüzgar ruhumu sallar da durur....
yeşil gözlüme....