nuran_34

nuran_34

Üye
24.08.2014
Er
434
Hakkında

  • Alemler nura gark oldu, Seninle övündü,
    Kisralar çılgına döndü,tabiat alevleri söndü
    Nübüvvet mabedinde,hakikat sabahı göründü.
    Kokusu güzel,nuru ışık,canım peygamberim.

    Ötelerin ötesinde,nurlu yaratılışın temsilcisi.
    Bitmeyen merhametin, parlayan güneşi.
    Allah'ın habibi Resûllerin efendisi,
    Yol göstericimiz,canım peygamberim.

    Sevgisiyle,Resûle ağlayıp inleyen kütükler.
    Selam verip,dağlar taşlar nasıl feryat ettiler.
    Bulut ağlamadıkça,yeşillikler nasıl güler.
    Gönüller sultanı canım peygamberim.

    Etrafını kuşatan ikram,Medine semalarına yayılır.
    Yüce elçi,ifadeye sığmayan bir sevinç bir hal alır.
    Onun cömertliğini anlatmaya diller aciz kalır.
    Cihana ışık saçan,Hatemül enbiyasın.

    Resûlü Ekrem oturdular,Kubadaki kuyu başına
    Müyesser oldu Cennetül âla birkaç arkadaşına.
    Çağrıldılar huzuru Resûle isim isim tek başına.
    Nübüvvet mabedinin,Havzu kevserin sahibisin.

    Severlerdi Resûlü sıkaleyni,bitmez tükenmez hazla
    Taat itaat timsali,meleklerin gaslettiği Hanzala.
    Verdikleri andaki sevinç,nail oldukları sevinçten fazla
    Allah'ın davasını yükseltin, düşmanlarını susturdun.

    Söyliyeyimde gönlümde ki,gam dağılsın gitsin.
    Bütün övgülerin sevgilerin üstündesin.
    Kıyamete kadar övsem, Sen bitmezsin
    İki cihan serveri, hatemül enbiyasın.
    ............................

    'Ey Allahım! Resûlüne hakaret edenlerin yüzleri kara olsun,Kalplerine korku sal, Ayaklarına titreme ver...'
    Bizleri dünyadan milyonlarca büyük ve geniş olan Cennete çağıran, Müminlere çok şevkat ve merhametli olan, yüce peygamberime,salat ve selam olsun.

    Ali Kılıç Kakiz
#16.04.2015 09:53 0 0 0
#19.08.2015 11:37 0 0 0
  • noimage
    BİBERLİ OMLET TARİFİ

    Malzemeler (26 cm lik tava için)

    6-7 adet iri yeşil biber
    2 adet yumurta
    1 tatlı kaşığı un
    1 çay bardağı kaşar rendesi veya 50 gr. beyaz peynir
    1 çay kaşığı karabiber
    Yeteri kadar tuz
    noimage
    Biberli omlet nasıl yapılır?

    Biberlerin çekirdeklerini ayırmadan iri iri doğrayın. (isterseniz çıkarabilirsiniz)
    Kaynayan suya biberleri atıp 5-6 dakika kadar haşlayın ve süzün.
    Biberler soğuyunca karıştırma kabına alıp üzerine peynir, un, karabiber, tuzu ekleyin. Yumurtayı kırıp karıştırın.
    Tavaya 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyip tavaya yayın.
    Biberli karışımı tavaya koyun ve kısık ateşte altı kızarana kadar pişirin.
    Tavayı eğip kaydırarak omleti düz bir servis tabağına alın.
    Tavayı tabağın üzerine kapatarak omleti ters çevirin.
    Arka yüzünü de pişirip sıcak sıcak servis edin.
    Afiyet şifa olsun.
#05.08.2015 11:40 0 0 0
#05.08.2015 11:35 0 0 0
#04.08.2015 18:09 0 0 0
#04.08.2015 16:15 0 0 0
#04.08.2015 14:57 0 0 0
#22.06.2015 15:00 0 0 0
  • Konu: Dualımsın
    Allah kalbimizdeki hayırlı dualarımızı kabul buyursun
#22.06.2015 14:59 0 0 0
#10.06.2015 11:05 0 0 0
  • [video=dailymotion;xt0x7s]http://www.dailymotion.com/video/xt0x7s_ender-tekin-sen-ol-de-allah-im-ol-de-olur_shortfilms[/video]
#09.06.2015 22:29 0 0 0
  • [video=youtube;OrbQ5cm3PrU]https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=OrbQ5cm3PrU[/video]
#09.06.2015 22:18 0 0 0
  • noimage
    Aşk suskunluğumdu benim!
    Kendime ırak bir kentten çok sesli bir ağırlama, içten bir ikrarın yetmeyen teşekkürlü karşılığı.
    Oysa sunulan hayattı, yazgısında deli kız oyası. Deliksiz uyuyacağım, geç kal bu gece.

    Aşk yanımdı benim!
    Kelimesiz, hecesiz ama ağlamaklı...
    Yerlerde sürünen gözyaşlarımda yalnız olmamanın iması!
    Acele etme bu gece.
    Tam vaktinde gelişinden değil mi öncemizdeki aşklar?
    .
    Aşk vurgunumdu benim!
    Yaralı ama kansız... Acılı ama feryatsız…
    Ağlayan keman, sızılanan kaval…
    Beklenmedik ihanetti buluşmamız.
    Yıllardır vardı ve çok az yakardı.
    Şimdi burada, sahibinden uzak…

    Aşk yazımdı benim!
    Aşk yazdığımdı, okuduğundu. Bu geceyi geç ömrümden.
    Bu gece geç bir vakit ömrümde.
    Oturduğum masada şaraplık bir tat, tütünde tutuksuz bir nefes.

    Yetişme bana, geç kal! Erkenciliğin değil miydi, bize koca bir geleceği geciktiren?

    Aşk heyecanımdı benim!
    Vursalar ölmezdim o heyecandaki kadar.
    Sevseler mutlu olmazdım o titremedeki kadar.
    Voltalar uzuyordu ayağımda. Zaman uzuyordu. Sancı sığmıyordu bedenime. Delilikti, serserilikti, güzeldi…

    Aşk itirafımdı benim!
    Okunan, dinlenen ama bilinmeyen...
    Söylesem, dilimde kekremsi bir tat bırakırdı.
    Sustum, dilimle geldi bütün belalar…
    Dili belası sayfalarımın övgüleri, asılı kaldı aklında. Şımarıklığım korkun oldu, usluluğum hayalin!
    Değişemedim onca değişimde, onca yenilikte…
    Buydum ben, bulduğun gibi. Koruduğum aslındı, kaybettiğim aslım!

    Buydu galiba aşk!
    En can alıcı noktada bir İstanbul kaçağı, birçok A’lı kent kaçamağı, bir gözyaşı bozgunu, bir kavuşma, bir ayrılık ve bin ölüm…
    Sayısız dirilişte aynı yemin! Döndüğüm sözümde hayâsız yalan.
    Tek varlığım ve tek yokluğum… Yaram ve merhemim…
    Kazanmadığım ama hep kaybettiğim. Evet, buydu aşk!

    Aşk yasağımdı benim!
    Uzaklığını ölçtüğüm bir şarkı, tınısını mırıldandığımda anlamı beynime oturan bir müzik.
    Tuzağı yoktu arada.
    Geçit veren dağlar, ayağa dolanmayan yollar ve aşıldıkça genişleyen, bereketinde güneş kavrukluğu ovalar…
    Geç kal bu gece, zamancılığın değil miydi bizi bekleten, duvar önü ameleliliğinde?

    Aşk çözümümdü benim!
    Düğümlerin çıkmazından, elime düşen tek bir seni seviyorum’du. Gelişemedik uluorta.
    Durduk bulanıklığımızda; durulmadık durgunluğumuzda.
    Çarptık, düştük… Ayağa kalktık yardımsız.
    Seni seviyorum’du her şeyin en baştaki sonu.
    Söyledik, duyduk, yeniden düştük ve kalkamadık yardımlı.
    Gelmedi acil adamlar. Sen yine de, bu gece gelirken yolu uzat ve getirme yanında, başka yarınlarını.

    Aşk engelimdi benim!
    Burkulan yanıma yerleşen yalnızlığına eş, diğer yanımda onmaz bir gelecek…
    Artık bir gece bu karanlık! Gelme, kendim kendimi avuttum
#09.06.2015 22:09 0 0 0
  • noimage
    Yine yollardayım... Yine ışıklar... Yine İnsanlar...
    Belki de sırrımı en iyi tutanımdı yollar. Her şeyin muamma olduğu bir yaşamın kıyısında, dimağımda düğümlü kalan lal cümleleri yollara döktüm hep. Duyduğum tüm seslerin üzerinde sessiz çığlıklar atıp durdum. Caddeler ve sokaklar duydu da duymadı insanlar. Yüreğimde kaç kıyamet koptuda bir kez israfile sitem edip "yandım" demedim. Yine yollara döktüm simsiyah kahırları, sapsarı kederleri...

    Ah... Zaman bizden neler kopardı söylesene dostum? Ne umutlarımız vardı oysa, yaşamın ucunda eğreti duran. Şimdi kalabalıkların içinde divane bir münzevi gibi içimize saklanıyoruz. Mazlum kaldı yüreğimiz, ah kime gitsek... Kim derman olur, şu kan kırmızısı hüzünler akıtan kalbimize? Sus dostum, sus... İsyanından çoktur nisyanın senin. Unutulmuşluğun dipsiz kuyusunda boğulurken seni bir an unutmayının hatırlayışının hatrına al yüreğini ellerine, aç ellerini sevgiliye...

    Ey rabbim... Dünyanın yüreciğime acılar dolduruşuna bir sen şahit oldun. Yarattıkların anlayamadı, bir sen anladın beni. Sana çıktı yine yolum, sana geldi yine kulun. Bak rabbim, yine yollardayım... Sana çıksın yollarım ne olur... Sana çıkmayan tüm yollarda her yerime dikenler batıyor. Bak ayaklarım kan revan rabbim, bak kalbim darmaduman... "Sana şah damarından daha yakınım" dedin bana. Ey bana benden yakın... Ey yegane sevgilim... Acıyı hayata örtü yaptın. Şükür sana...

    Ve yüreğim...
    Oy benim talihsizim... Oy benim yaralım... Oy benim bahtsızım...
    Yine sızlıyormusun? Yalvarırım kızma bana... Hüznün gri öpüşleriyle, şimdi bir acı daha konduruyorum yanağına... Bağışla beni...
#09.06.2015 22:06 0 0 0
  • Konu: sıgınak
    teeşkkürler paylaşım için fatihhhhh
#08.06.2015 17:06 0 0 0