Egolarınızın yüksek olması sizi ön sıralara taşıyacaktır. Bugün,Ay tepe evinizde ilerlerken, mesleğinizle ilgili yaşam rotanızı belirlemelisiniz. Özellikle hırslarınızı iş disiplininizle birleştirecek ve çalışma temponuza iddiacı bir tutum geliştireceksiniz. Yaratıcı yönlerinizi daha fazla vurgulamanız gerektiğine kendinizi inandırmalısınız.
6 Şubat 2014 Perşembe BOĞA Burç Yorumu:
Kendinize güvendiğiniz ve düşüncelerinizi mantıklı bir şekilde yaşama geçirdiğiniz bir gün. Bugün Ay'ın konumu, yolculuklar konusunda bir çok fırsatları gündeme getirebilir. Yaşama bakış biçiminizi başkalarının tasvip etmesini beklemiyor fakat, tecrübelerinizin de rağbet görmesini istiyorsunuz. Öğretici yönleriniz ortaya çıkıyor.
6 Şubat 2014 Perşembe İKİZLER Burç Yorumu:
İşinizle ilgili yenilikler peşindesiniz ve araştırmacı yönünüzü ortaya çıkaracak planlar içindesiniz. Bugün, kazançlarınızın sizi etkileyen artı ve eksilerini yeniden gözden geçirerek, maddi anlamda kafanızda yeni bir tablo oluşturacaksınız. Sınırlarınızı zorlamadan hareket ederseniz, kısa vade sıkıntılarınızı kolay atlatacaksınız
6 Şubat 2014 Perşembe YENGEÇ Burç Yorumu:
Ay karşıt burcunuz Oğlak'ta ilerlemekte duygusal konularda karşılıklı çatışmalara neden olmaktadır.Bugün, duygularınızı saklamaya çalışmalı ve partnerinizin sözlerinden etkilenmemek için farklı konularla ilgilenmelisiniz.Korkularınızı yenmenin tam zamanı. Kendinize önem vermeyi öğrenmelisiniz artık.
6 Şubat 2014 Perşembe ASLAN Burç Yorumu:
Partnerinizle birlikte ortak çalışmalara yönelebilirsiniz. Onun size sunacağı fikirleri ret etmeden önce, bulunduğunuz şartları mantıklı bir şekilde incelemeli ve seçeceğiniz konularda titiz davranmalısınız. Kişisel egonuzun güçlü olması, karşılıklı ilişkilerde istemeseniz de sorun yaratıyor.Bazı şeyleri fark etmelisiniz.
6 Şubat 2014 Perşembe BAŞAK Burç Yorumu:
Öncülüğünüz yaptığınız konularda kendinizi huzursuz hissediyor ve bazı olayları başlattığınız için, sonradan pişmanlık duyabiliyorsunuz. Bugün, Ay aşk evinizi etkilemekte ve kişisel ilişkilerinize mantıklı bir şekilde yaklaşmanızı sağlamaktadır. Partneriniz , sizin yapıcı davranışlarınız karşısında olumlu bir tavır takınacaktır.
6 Şubat 2014 Perşembe TERAZİ Burç Yorumu:
İçsel dengenizin bozulması, günlük olaylara da yansıma yapıyor. Bugün, ailenizle fikir birliği yaptığınız konularda kendinizi yalnız hissetmeyeceksiniz.Aktif zekanız, sizi olumlu kılsa da, aşırıya kaçan hareketleriniz başkalarına olumsuz gelebilir. Öfkeli olduğunuz zaman yalnız kalmaya çalışmalısınız. Dinlenmek sizi olumlu kılıyor.
6 Şubat 2014 Perşembe AKREP Burç Yorumu:
Ay'ın bulunduğu konum, çevresel ilişkilerinize olumsuz yansıyor. Yakın dostlarınızla ortak çalışmalar içinde bulunurken, alınganlık gösterebileceğiniz bir gün. Kendinize güvenmeli ve günü birlik olaylardan etkilenmemelisiniz. Sinirli davrandığınız zaman, sağlığınız olumsuz etkileniyor. Bugün küçük kazalara dikkat etmelisiniz.
6 Şubat 2014 Perşembe YAY Burç Yorumu:
Yaşam kalitenizi yüksek tutmaya çalıyor olmanıza rağmen, her zaman başarılı olamıyorsunuz. Bugün, maddesel konuların ağırlık kazanması sizi sıkacaktır.Giderlerinizi dengeleyemediğiniz anlarda, huzursuzluk duyuyorsunuz. İnce hesaplar peşindesiniz. Olayları sıkı bir şekilde denetleyerek, sonuca gitmek istiyorsunuz.
6 Şubat 2014 Perşembe OĞLAK Burç Yorumu:
Bugün, yaptığınız her işe farklı bir duygu ile yaklaşıyorsunuz. Partnerinizin sizi anlaması için her türlü iyi niyeti göstermenize rağmen, çok çabuk kırılabileceğiniz bir gün.Maddi konularda yaşadıklarınız, aşk yaşantınızı da farklı etkiliyor. Aşkla işi karıştırmak istemiyor olmanıza rağmen, olaylar her an seyir değiştirebiliyor.
6 Şubat 2014 Perşembe KOVA Burç Yorumu:
Yapmayı planladığınız çalışmalar için gerekli her türlü donanıma sahipsiniz. Bugün, başlatacağınız yeni durum işleriniz için, biraz beklemeyi tercih etmelisiniz Sizi sıkan durumlardan kişisel çabanızla kurtulabilirsiniz. Ailenizin sizin üzerinizde farklı bir etkisi var.Bütçenizi gözden geçirmenizde fayda var.
6 Şubat 2014 Perşembe BALIK Burç Yorumu:
Arkadaşlarınızla birlikte yeni çalışmalar başlatabilirsiniz. Onlarla karşılıklı olumu destekler içindesiniz. Birlikte güç doğar sözüyle hareket ediyor ve engellerden korkmuyorsunuz. Bugün, atılımcı yönlerinizi, çevrenin istekleri dahilinde değerlendirmeye alabilirsiniz.İçsel dengenizin oldukça güçlü olduğu bir gün. Enerjinizi dağıtmamalısınız.
Bir Batındaki Yavru Sayısı 40-60 arasında yumurta bırakırlar.
Ergenlik Yaşı 10 yaş
Yiyecekleri Küçük memeliler, kuşlar ve böcekler.
Yaşam Süresi Vahşi hayatta 45 yıl,tutsak 80 yıl.
Gebelik Süresi 2 ay
Kuluçka Süresi 70-100 gün
Üreme Sezonu Coğrafi konuma göre değişir.Güneyde, yağmurlu mevsimde, sıklıkla Kasım Aralık aylarında ürerler.
Nil timsahı Afrika,daha çok Güney Afrika,Kuzeybatı Afrika ve Sahra bölgesi,Madagaskar 'da yayılış gösterir.
Nehirler,göller,bataklıklar,kanallar ve haliçlerde yaşarlar. Yuvalarını çok meyilli olmayan kumluk sahillere yaparlar,sahilden 5-10m uzaklıkta su seviyesinin 2m kadar üzerinde, gün boyu açık olmayan yerlerde yuvalar inşa ederler.
Sırt kısmı yeşil veya kahverengimsidir. Siyaha kaçan tonlarda karın kısmı daha açık renkte krem rengi yada sarıdır. Bulundukları bölgenin iklimine göre boy uzunluğu değişmektedir.
Büyük bir başı,uzun,oldukça dar çene ve burun yapısı vardır. Alt çenenin önden 4 dişi üst çenede harici bir oyuk içine oturur. Dolayısıyla ağız kapalı ikende bu diş görülebilir. Çeneleri oldukça kuvvetli canlılardır ve yalnızca üst çeneleri açılır. Su içinde çevreyi görebilmeleri, rahat soluk almaları ve duymaları için gözleri burun ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur.
Üreme mevsimi yaşadığı coğrafik bölgeye göre değişir. Güneyde yağmurlu mevsimde, sıklıkla Kasım Aralık aylarında ürerler. Genellikle çiftleşme suyun dibinde birkaç dakikada tamamlandıktan 2 ay sonra yumurtlama olur. Dişi, yumurtlamak için sudan çıkar sel tehlikesine karşı uzaklaşır ve kumlara 20-50 cm derinlikte,yerde bir oyuk kazar. 40-60 adet yumurta yumurtlar. Her yumurtayı arka ayağı üzerine yapar ve onları özenle yerleştirir. Daha sonra yumurtaların üstünü organik çöpler, değişik materyallerle kaplar. Anne sürekli yumurtalarını düşmanlara karşı korur. Organik çöpler sayesinde yumurtalar 35 derecede kalır.70-80 günlük bir kuluçka süresinden sonra yavrular yumurtadan çıkarken anne ve baba yardımcı olur. Ortalama 30 cm uzunlukta olan yavruları anneleri ağzında suya taşır.Yavrular 2 yıl annenin korumasında yaşadıktan sonra tek başlarına yaşamaya başlarlar.
Boyun,gövde ve kuyruk üst tarafta çıkıntılı kemiksi plakların oluşturduğu sert bir tabaka ile kaplıdır.Arka ayak parmakları arasında yüzme zarı vardır.Diğer sürüngenlerden farklı olarak kulakları dıştadır.Daldığında hem kulakları hem burun delikleri kapanır.3. bir göz kapağı vardır bu şeffaftır.Su altında duyabilir,koku alabilir,görebilir.Soğukkanlı hayvanlardır.Kalplerinde temiz kan ile kirli kan karışır.
Birkaç düzineden birkaç yüze kadar değişen topluluklar halinde bulunurlar. Birlikte yaşamalarına rağmen grup hareketi yoktur. Sadece yiyecek kıtlıklarında büyük bir avın etrafında toplanıp çok az kavga ederek avı paylaşırlar. Timsah topluluklarında sosyal bir hiyerarşi vardır. En büyük timsah dominanttır.Genelde erkek timsah , küçük erkekleri avdan ve dişiden uzaklaştırır.
Nil timsahı gün boyunca dinlenir,yüzer, yer. Şafak sökmeden önce suyu terk eder, güneşlenir. Ağzını açar bir şekilde ısıyı ağzında depolar. Öğleye doğru suya geri döner.
Nil timsahı yavruları böcekler,amfibiler,sürüngenler ile beslenir. Geliştiklerinde yengeç ve büyük balıkları da yerler. Yetişkin timsahlar ise balıklar, kaplumbağalar,sucul kuşlar,bufalo,antilop,zebra,oklu kirpi,büyük kediler ve küçük memeliler ile beslenirler. Timsahlar büyük avlarını arka ayakları ile parçalayıp yutarlar. Alınan besinler hızlı bir şekilde mideye ulaşır. Mideden salgılanan yüksek derişimli hidroklorik asit ile besinler sindirilir.
Yiyecekleri Tam bir etoburdur. Solucan, cırcır böceği, karaböcek, karınca, güve, kırkayak ile diğer kurtçuklar ve böcekler.
Yaşam Süresi 20 yıl
Kuluçka Süresi 45-65 gün
Üreme Sezonu Mart -Ağustos aylarında
Batı Hindistan, Pakistan, Afganistan, Doğu İran'da yayılış gösterirler.
Kuru savanlar, yarı çöl ortamlar doğal habitatlarıdır.
Genelde yalnız yaşayan hayvanlardır. Leopar geko dünyadaki en büyük geko türleri arasındadır.
Çiftleşme zamanları kış uykusundan çıkmalarından itibaren Ağustos'a kadar sürer. Hamile dişi yumurtalarını hafif nemli toprağı kazarak bırakır. Genelde 2 yumurta bırakırlar. Yumurtalar 26-31 C sıcaklıkta 45-65 günlük kuluçka periyotundan sonra yavrular çıkar. Yavrular ilk çıktıklarında
4-5 cm kadar olurlar. Yavrular yumurtadan çıktıktan 1-1.5 yıl sonra erginleşirler ve cinsiyetlerini tamamen kazanırlar
Gece aktif olan kazıcı türlerdir. Gündüzleri kendi açtıkları tünellerde kaya taş altlarında gizlenirler. Gece olduğunda oyuklarından çıkarak beslenirler ve faal olurlar. Erkekler dişilere göre daha aktif olurlar.
Tam bir etoburdurlar. Ağustos böceği, küçük çekirgeler, ipek böceği larvası gibi küçük böcek türleri bazen de yılan yavrularını yedikleri görülür.
Uzunluk Yetişkinler genelde 90-120 cm den daha fazla uzamazlar.Kimi araştırmacılar tarafından 152-182 cm
Bir Batındaki Yavru Sayısı 4-10 arasında yumurta bırakırlar.
Ergenlik Yaşı Erkekler 12-18 , dişiler ise 24-36 ayda cinsel olgunluğa ulaşırlar.
Yaşam Süresi 15-20 yıl yaşayabilirler
Kuluçka Süresi 70-85 gün
Üreme Sezonu Aralık -Ocak ayları
Sudan, Nil’in batısı, Güney Sudan, Nuba Dağları, Batı Afrika’da Senegal’den Sierra(dağlık) ve Afrika’ya kadar olan bölgelerde görülür. Afrika'da yaşayan pitonların en küçüğüdür.
Çayırlar, yeşil alanlar, açık ormanlar, savanalar habitatını oluşturur.
Zehirsizdir olan bu türün herhangi bir alt türü belirlenmemiştir. Dünyada en çok beslenen pet hayvanıdır. Top piton ismini stres ve kavga anında top şeklinde kıvrılmasından alır. Kral piton adını ise Kleopatra'nın, yılanı bileklerine takıyor olması söylentisinden alır.
Karada yaşayan bu yılanlar huzursuz edildiklerinde, baş ve boyunlarını içeriye alarak spiral şeklinde sıkıca kıvrılırlar. Favori gizlenme yerleri memelilerin kazdığı tüneller ve diğer yer altı sığınaklarıdır. 1 m’den 2 m’ye kadar değişen boyları vardır. Kral pitonları renk ve desenlerine göre çeşitlilik gösterirler. Bazıları ten rengi bazıları kahverengi veya kırmızımsı olabilir. Soluk sarı veya turuncu sarı renkleri de bulunur. Bazıları benekli bazıları çizgili bazılarında her iki desen de bulunmaktadır. Cinsiyet ayrımında yardımcı olabilecek çok belirgin bir özellikleri yoktur. Dişiler erkeklerden daha büyüktür ve erkeklerin mahmuz şeklindeki çıkıntıları daha fazladır fakat bu özellik cinsiyet tayininde çok ayırt edici değildir.
Kafa vücuda oranla küçüktür. Pullar pürüzsüzdür. Her iki cinste de ventralin her iki tarafında da anal mahmuzlar bulunur.
Geceleri avlanırken aktiftirler. Keskin geriye dönük dişleriyle avlarını yakaladıktan sonra avlarının etrafına dolanırlar ve boğarak öldürürler. Avları öldükten sonra tek lokma halinde yutarlar. Ağaçlık bölgelerde avlanmaya uygun olarak loş ışıkta ışığı alabilen gözleri, ağzında sıcaklığı algılayabilecek organları vardır. Bu organ yardımıyla gece karanlıkta sıcakkanlı avlarını tamamen belirleyebilirler.
Kral pitonlar 2-3 yılda bir defa çiftleşirler. Afrika’da Aralık-Ocak aylarında hava sıcaklığının 21 C ve altına düştüğü dönem üreme mevsimidir. İç döllenme sonucunda dişiler boylarına ve durumlarına göre 4-10 adet arasında değişen sayılarda yumurta bırakırlar. Dişi piton yumurtladıktan sonra yumurtaları ile kalır. Yumurtaların etrafında kasılma gevşeme hareketleriyle yumurtaların izolasyonunu sağlar. 70-85 günlük bir kuluçka dönemi vardır. Bu süre boyunca dişiler beslenmez. Dişi sağlıklıysa bu süre onu etkilemez. Sağlıksızsa hastalıklara açık olurlar.
Yavrular yumurtadan çıktıktan hemen sonra kendi başlarının çaresine bakabilirler. Yavrular ilk birkaç gün yumurtaların yanına onlardan beslenmek için geri dönerler.
Kral pitonları tüm kemirgen hayvanları yerler. İlk besin tercihleri yerli Afrika kemirgenleri olan ratlardır. Gece sıcaklığı 21 C derecenin altına düşünce beslenmeyi durdururlar.
Bir Batındaki Yavru Sayısı 5-17 arasında yumurta bırakırlar.
Ergenlik Yaşı 3 ile 4 yaş
Yiyecekleri Kemirgen, kuş ve kertenkeleler.
Yaşam Süresi Bakım altındakilerin 33 yıla kadar yaşadığı bildirilmiştir.
Gebelik Süresi 50-60 gün
Kuluçka Süresi 75-80 gün
Üreme Sezonu Dişiler, Mayıs ve Ağustos ayları arasında yumurtlarlar.
Kral yılanlar Batı Amerika, Kalifornia, Kuzey Oregon, Güney Utah, Arizona'da yayılış gösterirler.
Yarı çöl iklimine sahip bölgeler ekili tarlalar, ormanlık alanlar, çayırlar, kayalık bölgeler doğal habitatlarını oluşturur.
Tür çeşitliliğinin geniş olmasına bağlı olarak renk desenleri büyük varyasyon gösterir. Geniş ve yuvarlak gözleri ve yuvarlak göz bebekleri vardır. Pulları pürüzsüz ve parlaktır, cilalı gibi görünür.
Kemiriciler, kuşlar, yılanlar, kertenkeleler ve yumurta ile beslenirler.
Gündüzleri aktif olan hayvanlardır bazen geceleri de görülebilirler. Zemin üzerinde geçirdikleri hayat onlar için yeterince konforludur ancak aynı zamanda iyi birer tırmanıcı ve yüzücüdürler. Rahatsız edildiklerinde çoğu zaman bir koku yayarlar. Elle tutulmaya çalışıldıklarında da dışkılayabilirler.
Çiftleşme ilkbahar veya yaz başında gerçekleşir. Sıcaklık ortalama 27-28 C dereceye ulaştığında çiftleşme ve yumurtlama gerçekleşir. Çiftleşme 4 saat kadar sürebilir. Dişi 5-17 adet yumurta yumurtlar. 75-80 günlük bir kuluçka döneminden sonra yavrular Ağustos veya Eylül ayı başında yumurtadan çıkar. Yavrular yumurtadan ilk çıktıklarında boyları 24-29 cm arasında olur.
Ekim ayından itibaren beslenme durabilir. Vücut sıcaklığı yavaş yavaş 16 C dereceye kadar düşer. Yetişkin kral yılanları 90-150 cm.
Doğadan ilk yakalandıklarında çok agresiftirler. Normalde iyi bir mizaca sahiptirler. Kral yılanı çok popüler bir yılandır.
2015 Honda Civic Type R’ın tasarımı amatör olarak yapıldı.
En az 280 beygir gücü ile onaylanmıştı.
ATC Design, merakla beklenen 2015 model Honda Civic Type R aracının oldukça başarılı sanal bir tasarımı ile karşımıza çıkıyor.
Type-R denir denmez anında hayal edeceğiniz üzere Civic’in ateşli hatchback versiyonu daha agresif bir gövde kitinin yanı sıra alçaltılmış süspansiyon ayarları ile aramıza dahil olmaya hazırlanıyor. Geniş, büyük ve parlak siyah çok kollu alaşımlara, dört çıkışlı egzost düzenine ve arka tarafta kocaman bir kanada ev sahipliği yapacak olan 2015 Civic Type-R, 20 litrelik turbolu benzinli bir donanımdan güç alarak en az 280 beygir üretme kapasitesine sahip olacak. Üretilen güç ön tekerlere iletilirken Honda’nın yeni Civic Type-R için çok büyük planları var: Honda, Nürburgring pistinde önden çekişli sürüş sistemine sahip bir araba için geçerli olacak yeni bir rekora imza atmaya hazırlanıyor!
2011 yılında ele geçirilmiş olan rekoru şu anda Renault Megane RS Trophy elinde tutuyor. Pisti 8 dakika ve 7.97 saniyede turlayan Renault Megan RS Trophy’nin karşısında bu kez çok dişli bir rakip var anlaşılan! Honda’nın Avrupa kolu başkanı Manabu Nishimae, geçtiğimiz hafta 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yaptığı açıklamalar ile test etmekte oldukları bir prototipin mevcut resmi rekoru kırmaya çok yaklaştığını dile getirmişti.
Bu Eylül ayında Japonya’da satışa sunuluyor.
2014 model Honda Jazz’a ait onaylanmış ilk resmi görüntüler basına yansıdı!
Honda tarafından yayınlanan bu resmi görüntüler, 2012 Insight modelinden etkilenmiş olan yeni Jazz’a ait ilk onaylanmış fotoğraflar! Köşeli farları ve geniş ön ızgarası ile Insight’ı andıran yeni Jazz’ın arkası; Volvo’dan esinlenilmiş olan arka far tasarımları, hava deliklerine sahip arka tamponu ve arka farlar arasında uzanan krom detayı ile oldukça kalabalık görünüyor.
Görüntülerden anlaşıldığı üzre dört silindirli 1.5 litrelik Atkinson-döngülü motor yüksek verimli elektrik motoru, lityum iyon bataryası ve yedi vitesli çift debriyajlı aktarım sistemi ile işbirliği içerisinde hibrid versiyonunda görev yapacak. Bu donanım sayesinde 2014 model Honda Jazz Hybrid, 100 kilometrede inanılmaz bir biçimde sadece 2.7 litrelik yakıt tüketimine sahip olacak!
2014 model yeni Honda Jazz Hybrid, üç farklı sürüş seçeneği ile birlikte sunuluyor olacak: EV, Hybrid ve Engine. Bu da aracın sıfır emisyonlu bir elektrik arabası, bir hibrid modeli veya bilinen motor ve donanım sistemine sahip bir araç olarak kullanılabileceği anlamına geliyor.
Eylül ayında Japonya’da yapılması planlanan resmi tanıtıma yakın bir tarihte araç ile ilgili daha fazla bilgi ve detayın tamamen duyurulmasını bekliyoruz.
Bu senenin ileri zamanlarında satışa sunulacak.
Japon oto üreticisi Honda, bu ayın başlarında yayınladığı önizlemenin ardından bu kez 2014 model Accord Hybrid aracını resmi olarak tanıttı.
Şarjlı hibrid meslektaşından çok daha çekici bir görünüme sahip olan Accor Hybrid’in mavi aksanlar ile bezenmiş sade dış kısmı, LED destekli gündüz ışıkları ve eşsiz alaşım jantları aracı farklı kılıyor. Model ayrıca bir arka kanad ve hibrid arması ile diğer araçlardan ayrılıyor.
İç kabinde uygulanan değişiklikler az sayıda olsa da aracın benzersiz ekranı sürücüsüne anlık yakıt tüketimini ve hibrid sisteminin durumunu yansıtabiliyor. Model ayrıca delikli deri koltuklar, 8 inçlik i-MID ekranı ve çok açılı arka görüş kamerası ile donatılabiliyor.
Yeni Accord Hybrid gücünü çift motorlu hibrid sisteminden alırken 2.0 litrelik dört silindirli Atkinson devirli motorun yanı sıra 166 beygirlik elektrik motoruda araca güç veriyor. Bu mekanizma sayesinde sınıfında en iyi sayılabilecek kadar tasarruflu bir sürüş teklif eden araç, tüm dikkatleri üzerine çekecek gibi görünüyor.
2014 Honda Accord Hybrid Amerika Birleşik Devletleri’nde Ekim ayında satışa sunulurken fiyatlandırma listesinin tanıtıma yakın bir tarihte açıklanması bekleniyor.
Japon teknolojisi, kaba hatlar ve başarı: Karşınızda Honda Civic ve geçmişi!
Hem Japonya’da hem de Kuzey Amerika’da ilgi çekmeyi başaramayan Honda 1300 gibi kendine özgü arabalar geliştirdiği dönemin ardından Honda, 1970’lerin başında tamamen yeni bir model üretmeyi kafasına koydu. Böylelikle Honda, 1972 yılında Civic adı verilen klasik bir araç piyasaya sürerken bu müthiş hamlesi ile hiç de iyi gitmeyen tüm işlerini bir anda tam tersine çeviriyordu! Aracın ekonomisi, güvenilirliği, sağlamlığı ve düşük maliyeti, tam da yakıt fiyatlarının yükselişe geçtiği o devirde ilaç etkisi yaratacaktı.
Birinci jenerasyon Honda Civic, 1972 ile 1979 yılları arasında görev yaptı. 1972 yılında tanıtılan ancak 1973 model yılı ile satışa sunulmuş olan araç 1,169 cc’lik dört silindirli su soğutmalı motor tarafından güç alırken önden fren disklerine, yaslanan sentetik kumaş içe gömük koltuklara, gösterge panosunda yağay ağaç aksanlarına, opsiyonel klimaya ve AM/FM radyoya ev sahipliği yapıyordu.
Honda Civic’in ikinci nesli ise 1979 yılında hayatlarımıza giriş yaptı. Bu araç da 1980 model yılı ile piyasaya sürülürken aracın üretimi 1983 yılında durduruldu. İkinci nesil Honda Civic daha büyük ve daha köşeli oluşunun yanı sıra artırılmış motor gücü ile birlikte geliyordu.
İkinci neslin üretimi sona erince üçüncü jenerasyon ile karşımıza çıkmak için hiç beklemeyen Honda Civic, 1983 yılında 1984 model yılı ile hemen yeni modelini tanıttı. 1987 yılına kadar 4 3 sene boyunca görev yapan emektar araç 1987’de dükkanı dördüncü nesil Civic’e devrediyordu.
1987 senesinde yeni Civic daha büyük boyutlar ve daha alçak bir kaput çizgisi ile karşımıza çıktı. Tüm dünyada birçok model ve donanım seçeneği ile sunulan araç, Honda’nın hedeflediği başarıya ulaşıyordu. 1987’de başlayan macera 4 yıl sonra 1991 senesinde beşini neslin varışıyla son buldu.
1991’de tanıtılan yenilenmiş Civic yine artırılmış boyutlarda bizleri selamlıyordu ancak beşinci jenerasyon, adeta şık tasarımına alışık olduğumuz o modern Honda Civic’e atılan ilk adım niteliği taşıyordu. Şimdiye kadar üretlien tüm Honda Civic’lerden daha aerodinamik bir tasarıma sahip olan araç bir yandan da spor bir coupe modelini andırıyordu. Kısacası bu dönemde Civic denince aklımıza ilk olarak şık tasarım gelecekti. 1992 ile 1995 seneleri arasında görevini hakkıyla yapan araç 1996 yılında yeni Civic’in gelmesiyle emekliye ayrıldı.
İşte Civic dediğimiz zaman eski yeni herkesin gözünde canlanan ilk imaj! Honda’nın Civic modeli ile başarıya doymadığı bu dönemin temelleri 1996 yılında atıldı. Büyük küçük herkesin yakından tanıdığı büyük, geniş, köşeli ancak bir o kadar da şık bir tasarıma sahip olan Civic, altıncı nesli gurur ve başarı ile selamlıyordu. 2000 yılına kadar birçok model ve versiyon ile araba severlerin gönlünü fetheden ve ismini hafızlara altın harflerle kazıyan araç, 2000 yılında yerini yedinci nesle bırakmaya karar verdi.
2000 senesinin Eylül ayında yedinci nesil Hodna Civic piyasaya sürüldü. Elden geçirilmiş araç önceki modelinin dış uzunluklarını koruyor olsa da düz arka taban sayesinde iiç kabin hacmi biraz daha genişliyordu. 2005 yılında yedinci jenerasyon Honda Civic, başarılarını sekizinci nesle devretti.
2005’ten 2011 yılına kadar görev yapan yeni Honda Civic modern tasarımı ile tam zamanında yenilenerek günün araba stillerine ayak uydurmayı başarıyordu. 6 yıllık yolculuk sonunda günümüzde kullanımda olan modele bayrağı teslim ediyor, ve kenara çekiliyordu sekizinci Honda Civic.
2011 yılında yepyeni bir tasarım ile karşımıza çıkan araç ilk olarak 13 Aralık 2010 tarihinde Honda tarafından “enerjik, aerodinamik ve gösterişli” olarak yorumlanan bir tasarım ile halkın beğenisine sunuldu. Aracın hem coupe hem de sedan konsept modelleri 10 Ocak 2011’de Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı’nda (NAIAS) tanıtıldı.
Günümüzde sokak ve caddelerde sık sık karşılaştığımız Honda’nın başarılı Civic modelinin 1972 yılından başlayarak 2013’e kadar zorlu ancak bir o kadar da eğlenceli bir yolculuk atlattığını söyleyebiliriz. Japon teknolojisi, güvenlik donanımı ve şık tasarımı ile Honda’yı gururla temsil eden aracın yeni nesillerini merakla beklediğimizi belirtmek isteriz. Sonuçta bir modelden 9 farklı jenerasyon üretebilen bir markadan onuncu nesli neden beklemeyelim ki?
Equus Bass 770, Chevy motoruna sahip bir günümüz Eleanor’u.
Başlangıç fiyatı 250,000 USD!
Equus Automotive, nostaljik bir görünümü günümüz teknolojileri ile birleştirerek Bass 770 adlı modelini tanıttı! Bu ilginç tepkimenin sonucunda ortaya çıkan ürün inanılmaz derece çekici, ancak ne yazık ki bir o kadar da pahalı.
Tasarım açısından bakmak gerekirse Ford Mustang, Dodge Challenger ve Dodge Charger modellerinden birçok noktada yardım almış olan araç orijinal bir kimlikten uzakta kalmış ancak genel olarak aracın görünüşü son derece çekici; bunun en büyük sebebi de 60’lı yılların Mustang’ini andıran bir silüet anımsatıyor olması.
Standart Avrupa arabalarında motor anlamında kullandığımız “aracın kalbi”, böyle bir araba için yeterli olmayacaktır; dolayısıyla aracın kalbinin yanında bir de aracın ruhundan söz edeceğiz bu kez. Gücünü Chevrolet ZR1’in 6.2 litrelik turbolu V8 motorundan alarak 640 beygir ve 819 Nm tork üreten araç, ürünü tekerlere çift debriyajlı altı vitesli aktarım sistemi aracılığıyla iletiyor. Bu donanım sayesinde Bass 770 modeli 0’dan saatte 100 kilometreye sadece 3.4 sanyiede çıakrken en yüksek hız olarak 320 km/s’yi görebiliyor.
Yavaşlatma gücü ise Brembo’nun karbon seramik fren disklerinden elde edilirken ayarlanabilir şok emicilere sahip manyetik süspansiyon sistemi, Bass 770’in pilotuna pürüzsüz bir sürüş garanti ediyor. Deri ile kaplanmış olan kabin ise GPS, cruise kontrol, hava yastıkları, ses sistemi, USB girişi ve lastik basıncı görüntüleme sistemi gibi hayatı kolaylaştıran bazı teçhizatlara yer veriyor.
Kulağa hoş gelişinin yanı sıra göze de etkileyici görünen bu araç, son anda hiç beklenmedik bir şekilde canımızı yakıp bizleri bu güzel rüyadan ani ve acımasız bir şekilde uyandırıyor. Aracın başlangıç fiyatı tamı tamına 250,000 USD! Opsiyonel olarak tercih edilebilen ekipmanlar listesinde gördüğünüz her kutucuğun içine tik atacak olursanız ise rakam bir anda 300,000 USD’ye fırlayabilecek kadar şakacı!
[TH="width: 16"]
Ön yüzü orta boy bir kervansaray görünümünde olan Sahabiye Medresesi, kitle halinde dışarıya taşan taçkapısı ile göz kamaştırır. Taçkapısının dışarıya ve avluya bakan her iki cephesindeki taş süslemeleri ile Anadolu'daki Selçuklu taş işçiliğinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen Sahabiye Medresesi, 1267 yılında Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmıştır.
[TH="width: 15"]
Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Sahibiye Medresesi, 1267 yılında Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, yanındaki çeşme ile birlikte yaptırılmıştır. Çoğunlukla "Sahabiye" olarak anılmakla beraber, "Sahip Ata Medresesi" olarak da bilinmektedir.
Sahabiye Medresesi dikdörtgen planlı açık avlulu, tek katlı, orta avlu etrafında sıralanmış medrese odalarından meydana gelen 41,40X30 metre ölçülerinde bir alana oturmuş, Anadolu Selçuklu mimari özelliğine bağlı bir yapıdır. Ön yüzü orta boy bir kervansaray görünümündedir. Kitle halinde dışarıya taşan Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin şaheserlerinden olan taç kapısı geleneğe uygundur. Medresenin dışındaki yollar bir metreye yakın yükseldiği için kitle aşağıda kalmıştır.
Ön cephenin iki ucunda daire şeklinde destek duvarı bulunan medrese, genel yapısı itibarıyla; avlu, tonozla örtülü büyük eyvan, koni bingilere oturtulmuş bir kubbe ile örtülü dört köşe salon , tonozla örtülü oda yan eyvanlar, hücreler ve çeştli odalardan meydana gelmiştir.
[TH]
Sahabiye Medresesi'nin giriş eyvanı ve girişin karşısındaki ana eyvan olmak üzere iki eyvanı vardır. Batı duvarı alt kesimleri uzun yıllar yıkıntılar altında kalması sebebiyle dış taşlarında erimeler oluşmuştur. Yapıldığı günden bu yana birçok tamirat geçirmiştir. Bugün kitapçılar çarşısı olarak kullanılan yapı tamamen kesme taş blok halinde yapılmıştır. Uzun yıllar medrese olarak hizmet vermiştir.
Taçkapının üstü mukarnaslarla bezenmiş olup, bunu da kırık yaylardan meydana gelmiş bir kemer çevirmektedir. Bu kemer iki adet işlenmiş direk üzerine oturtulmuştur. Taçkapı, iki tarafında geometrik şekiller ile işlenmiş üç geniş şerit ve onun dışında yukarıdan aşağıya bir sıra mukarnas ve dış kenarlarında da zikzaklı birer bitişik direk ile süslenmiştir. Kapı girintisinin her iki yanında da birer oda vardır. Kapı sövesinin üstünde ise Ayet-i Kelime dolaşır.
Selçuklu mimari geleneğine uygun olarak inşa edilmiş olan Sahabiye Medresesi'nin taçkapısı üzerinde bulunan kitabesinin Türkçe çevirisi şöyledir:
"Bu mübarek medresenin yapılmasını Kılıçaslan oğlu Yüce Sultan, Sultanlar sultanı, din ve dünyanın koruyucusu, fetihler sahibi Keyhüsrev zamanında, Allah mülkünü daim kıla 666 (1267) yılı aylarında Allah’u Teala’nın rahmetini uman kul Hüseyin oğlu Sahip Ali emretti".
Sahabiye Medresesi'nin onarımı son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış ve bir kitabevine kiralanmıştır.
Sahip Ata Fahreddin Ali kimdir?
Sahip Ata Fahreddin Ali, Anadolu Selçukluları’nın çeşitli devlet kademelerinde görev yapmış ve baş vezirliğe kadar yükselmiştir. 1259 yılında Sultan II. İzzeddin Keykavus tarafından Saltanat Naibliği’ne getirilmiş ve 1 yıl sonra ise vezirliğe yükselmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol baskısı ile yönetildiği dönemde görev almış, sürgün edilmiş ancak tekrar vezirliğe getirilmiştir. 1286 yılında devlet işlerinden elini çekmiş ve Akşehir’in Nadir köyüne yerleşmiştir. 1288 yılında burada ölmüştür. Konya’da kendisi tarafından inşa ettirilen türbede gömülüdür.
Otuz üç yıllık devlet yönetiminde Selçuklu sultanlığının karışık döneminde tüm maddî ve manevî sorumluğu üslenerek görevini başarıyla sürdürmüş sevgi ve saygıyla yad edilen bir vezir olmuştur. Sahabiye Medresesi yanında Konya’da kendi adıyla anılan Sahip Ata medresesini ve Sivas’taki Gök Medrese’yi yaptırmıştır.