OSMANOĞLU

OSMANOĞLU

Üye
30.04.2009
Çavuş
1.598
Hakkında



  • Lala Paşa Camii 800 metrekareyi aşkın ibadet alanı ile Kayseri’nin büyük camilerinden biridir. İnşa tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla beraber Selçuklu döneminde yapılan bir 13. yüzyıl eseri olduğu anlaşılmaktadır.
    [TH="width: 15"]


    noimage





    noimage





    noimage





    Lala Paşa Camii veya Lale Camii olarak bilinmektedir. Tipik bir Selçuklu dönemi eseridir. Kiçikapı Meydanı'nın hemen güneyinde, Kayseri lisesinin güney doğusunda bulunmaktadır. İnşa tarihi hakkında kesin ve aydınlatıcı bir bilgi yoktur.

    Halk arasında Lale Camii olarak bilimekle beraber, tarihi kayıtlarda "Lala Muhlisiddin Camii" olarak geçmektedir. Ahmed Nazif Efendi, Mirat-ı Kayseriyye (Kayseri’nin aynası) adlı eserinde bir ismini de Lala Muhlisiddin Paşa Camii olarak zikretmiştir. Cami inşa tarzı olarak tipik bir Selçuklu dönemi eseri olup, 13. yüzyıl eseri olduğu düşünülmektedir.

    Ahmed Nazif Efendi, camiin 1239 (M. 1823) ve 1273 (M 1856) tarihlerinde bir ölçüde tamir edildiğini, hayli vakıf gelirinin bulunduğunu, bitişiğinde bir sıbyan mektebi ve bir çeşmesinin bulunduğunu belirtmektedir. Çeşme bugü hala ayakta olup, sıbyan mektebi ise yok olmuştur.

    Mimari

    Lala (Lale) Camii kesme taşlardan inşa edilmiş kalın duvarlı, kemerli, tonozlu bir yapıdır. Dıştan dışa 32X33,50 metre ölçülerindeki kare planlı bina, enine beş sıra teşkil eden, altı bölümlü tonoz sistemiyle örtülmüştür. Kemerleri yirmi sekiz adet kare planlı ayak taşır. Camiin kıble duvarı oldukça kalın 190 cm, diğer duvarları ise normal kalınlıktadır 110 cm. Caminin üç giriş kapısı vardır. Esas kapı güney-doğuda binaya bitişik türbenin yanında bulunmaktadır. İkinci kapı kubbe sahnının ekseni içerisinde, üçüncüsü ise batı duvarına açılmıştır. Orta sahnın tonozları yan sahınların tonozlarından daha yüksektir. Batıda yüksek ve güneyde alçak pencerelerle ibadet alanı aydınlanmaktadır. Caminin güneydoğusunda camiye eklenen bir türbe mevcuttur.

    Mihrap önü orta kubbeye kadar aynı istikamette yüksek beşik tonozludur. Üstten kare kaideli, sekizgen pahlı ve onikigen piramit bir külahla kapatılmıştır. Burada dört küçük pencere bulunmaktadır. Caminin kıblesinde alt seviyede dört penceresi vardır. Batı duvarında biri kapı üzerinde düz lentolu, diğerleri basık kemerli altı pencere bulunmaktadır. Doğusunda dört pencere yer alan caminin kuzeyi de pencerelidir.

    İç mekan örtüsünü sağlayan tonozlar mihrap önü dışında tamamen kıbleye paralel yerleştirilmiştir. Tonozları taşıyan kemerlerin yan üçgenlerinde çift gözlü küçük pencereler dikkati çeker. Caminin ortasında; Selçuklu tarzındaki bir aydınlık fenerinin sonradan inşa edilen "L" kesitli dört ayak üstüne oturan kubbe ile örtülü bir kısım vardır. Bu kubbeye 1925'lerde mahalleli tarafından su sızıntısını önlemek için yumuşak yontu taşlardan köşeli kaplama yapılmıştır. Tonozlu olan mihrap önünün üstünde önceden bir minber minare var iken, daha sonraki bir restorasyonda sanki burada bir kubbe varmış gibi bir külahlı kümbet haline getirilmiştir.

    Caminin mihrabı yuvarlak kemerli bir niş halindedir, üst kısmı sekiz köşe, aşağısı ise beşgendir. Üzerinde hiç bir süsleme unsuru bulunmayan bu mihrabın bina ile hiç de alakası yoktur. Ancak, minber pek nefis bir ahşap işçiliğini sergiler niteliktedir. Kündekarî tarzında geçme ve kakma usulüyle yapılmış olan bu minber, maalesef delik deşik edilerek tahrip olmuştur. Minberin üzerinde süslü kufî hat ile Âyet'el-Kürsi ve bazı dualar yazılıdır.

    Kıble yönünden ikinci sıradaki tonozun sağdan ikinci kemeri üzerinde "Burada Fahr-i Risâletmeâb Efendimizin bir meclise ruhaniye riyaset buyurdukları mütevatiren mervidir" yazılıdır. ("Burada, Hz. Peygamber (S.A.V)'in bir manevi meclise başkanlık ettikleri naklen rivayet edilmiştir" ibaresi sülüs hatla işlenmiştir.)






    Kayseriden.biz
#05.02.2014 07:20 0 0 0


  • [TH="width: 16"]
    Kurşunlu Camii, Mimar Sinan tarafından Kayseri'de inşa edilen iki camiden biridir. Caminin bir Kayserili olan Mimar Sinan tarafından inşa edilmesi yapıya farklı bir anlam katmaktadır.
    [TH="width: 15"]


    noimage





    noimage





    noimage





    Kurşunlu Camii, klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri’deki özgün eserlerinden biridir. 16. yüzyıl mimari karakterini taşıyan tek kubbeli, tek minareli, son cemaat mahalli çift revaklı bir camidir. Kubbesinin kurşunla kaplı olmasından dolayı halk arasında 'Kurşunlu Cami” olarak bilinir.

    Caminin banisi, Rumeli, Şam ve Karaman Beylerbeyi Kızıl Ahmedli Hacı Ahmed Paşadır. Doğancı Ahmed Paşa olarak da tanınır. Kayıtlarda "Hacı Ahmed Paşa Camii" şeklinde geçen Kurşunlu Cami’nin onun tarafından yaptırıldığı, giriş kapısı üzerindeki iki satırlık dört mısra halinde yazılmış kitabeden anlaşılmaktadır.

    "Şehr-İ Zilhicce'de urmuşsun ânın bünyâdın
    Dilerim haşre değin sahibine ola dua
    Oldu mamür velayet dedim ana târih
    Yapalı Kayseri'de camiin Ahmed Pâşâ"

    Son satırdaki kelimeler ebced hesabıyla H.994 (M.1585) olarak camiin inşa tarihini belirtmektedir. Bu tarihte Mimar Sinan 97 yaşındadır. Fakat Osmanlı İmparatorluğu'nun hassa mimarbaşılığına devam etmektedir. Onun bu tarihlerde İstanbul’dan çok uzakta, Kayseri’de Kurşunlu Camii gibi bir eseri bizzat yapıp yapmadığı hakkında bazı farklı görüşler vardır.





    [TH]





    noimage





    noimage






    noimage





    Mimar Koca Sinan, Sai Çelebi’ye yazdırdığı söylenen Tezkiret-ül Bünyan adlı eserde meydana getirdiği yapıtlar arasında Kayseri’de iki cami ve 1 hamamdan söz etmektedir. Bu iki cami, Osmanpaşa ve Hacıpaşa camileridir. Albert Gabriel “Kayseri Abideleri” adlı kitabında Osmanpaşa Camii’nin izine rastlayamadığını söylemektedir ki caminin ismi itibariyle de zaten ilişki kurulamaktadır. Aynı şekilde Halit Erkiletlioğlu’da “Geniş Kayseri Tarihi” adlı eserinde bu caminin şimdiki valilik binası ile saat kulesi arasında olduğundan ve de yok olduğundan bahsetmektedir. Buna karşılık Mimar Sinan’ın bahsettiği diğer cami olan Hacıpaşa Caminin günümüz Kurşunlu Camii olması muhtemeldir ki tarihi kayıtlarda da Hacı Ahmet Paşa Camii olarak geçmektedir.

    Ahmed Paşa, Osmanlı Devleti'nin muhtelif rütbelerinde hizmet vermiş, aynı zamanda Sultan II.Selim ve onun oğlu Sultan II Murad'ın en yakın hizmetlerini gören kişi olmuştur. Yüz yıldan fazla yaşayan Ahmed Paşa'nın İstanbul'da Doğancılar Meydanı'nda türbesi ve bir de hamamı bulunmaktadır.

    Ahmed Paşa, Kurşunlu Camii'ni Mimar Sinan'a Konya valisi iken yaptırmıştır. Kayseri o tarihlerde sancak olarak Konya vilayetine bağlı idi. Ancak Konya valileri bu tarihlerde Kayseri'de ikamet etmekte idiler.





    noimage





    noimage






    noimage





    Mimari

    Kurşunlu Camii; gri renkli kesme taştan yapılmış kare planlı bir yapıdır. Yüksek cephe duvarları kıble yönü hariç üç cephede kalkık kemerlerle desteklenmiştir Bu kemerler dıştan görülmez. Kıblesinde ise dışta yükselen İki büyük payanda vardır. Pencereler üç sıralıdır; doğu ve batı cephelerinde altta üç büyük, ortada üç küçük dikdörtgen formlu; üstle de sivri kemerli üç küçük pencere bulunur. Kıble tarafında; altta iki büyük, yukarı doğru üç büyük sivri kemerli pencere ve üstte de tek küçük sivri kemerli ve onun iki yanında yuvarlak pencereler vardır. Köşeleri küçük desteklerle düzenlenmiş kubbe kasnağında da sivri kemerli, on küçük pencere vardır. Bütün pencereler renkli camlarla süslüdür, mihrabın üzerindekiler ise camiye zengin bir hava katmaktadırlar.

    Caminin içerisinde yine üç yöne doğru uzayan taştan yapılmış yüksekçe bir mahfel vardır. Buraya binanın sol köşesindeki merdivenlerle çıkılmaktadır. Bu merdivenlerin simetriğinde de kesme taştan yapılmış çok sade bir tarzda minare yer alır. Giriş kapsının içinde hemen yanında bir kaç basamaklı merdivenle çıkılan bir de müezzin mahfeli bulunmaktadır.

    Kurşunlu Camii'nin beyaz mermerden yapılmış mihrap ve minberi oldukça mütevazi çizgiler taşır. Mihrab istalaktitli olup, tacında bir sıra rumi motif dolaşır. Caminin giriş kapısı ise çok nefis tarzda işlenmiş mukarnaslarla süslüdür. Bina kitabesi de burada yer almaktadır. Ahşap kapı kanatları çok kollu yıldız motifleriyle işlenmiştir. Doğu duvarına sırtını dayamış bulunan mermer vaaz kürsüsü klasik olmaktan çok, Rokoko özelliği taşımaktadır.

    Klasik Osmanlı cami mimari elemanlarının başarı ile kullanıldığı Kurşunlu Cami, kalem nakışları ve süslemeleri yönünden Kayseri camileri içinde benzeri görülmeyen bir güzelliğe sahiptir. Sade kompozisyonların kullanıldığı renkli tezyinat caminin ana kubbesi ve son cemaat yeri kubbelerinde kendisini göstermektedirir. Şadırvan kubbesinde de süslemeler vardır.






    noimage





    noimage






    noimage





    Ana kubbenin ortasında "Halim" 1360 (M.1941) imzalı celi sülüsle yazılmış bir göbek yazısı vardır. Bu yazı Cuma suresinin 9. ayetidir ve siyah zemine oksit sarıyla yazılmıştır. Türkçe anlamı şudur:

    “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağnldığı(nız) zaman, Allah'ı anmağa koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."
    Kubbe göbeğinden eteklere doğru on iki dilime ayrılmış olarak inen dendanlar aşağıda diğer dendanlarla karşılanır. Rumi ve hatayilerin kullanıldığı bu zarif kompozisyonlar lacivert-mavi, koyu kırmızı, beyaz, yeşil renklerde boyanmıştır. Bütün motiflerin tahrir rengi ise siyahtır. Camide ana kubbeden başka nakışlı kısım bulunmamaktadır.

    Caminin son cemaat mahalli beş adet küçük kubbe ile örtülmüştür. Ortadaki daha küçük çaplı ve yüksekçedir. Bu kubbeleri altı mermer sütun üzerinde sivri kemerler taşımaktadır. Sütun başlıkları baklava dilimli olan bu mekânda orta kubbe hariç diğerleri aynı desenlerle süslüdür. Son cemaat mahallinin bundan sonrası da yirmi dört sütunundan sonrası da yirmi dört sütunun taşıdığı meyilli çatıyla örtülü kısımdır ve bu sistem 16. yüzyılda oldukça yaygın oarak kullanılmıştır.

    Meyilli revaklı bölümden avluya bir kaç basamakla inilir. Avlu içerisinde giriş kapısı ekseninde kubbeli, sekiz sütunlu bir de şadırvan vardır. Bunun da iç kubbesi kalem işi nakışlarla süslenmiştir.






    Kayseriden.biz
#05.02.2014 07:16 0 0 0
#05.02.2014 07:13 0 0 0
#04.02.2014 13:55 0 0 0
#04.02.2014 13:51 0 0 0
#04.02.2014 13:27 0 0 0
  • Aklınızdan geçen herşeyi buraya yazabilirsiniz. Nasıl olsa bu konu asla bitmeyecek. ilk ben başlıyorum...
#04.02.2014 13:26 0 0 0
#04.02.2014 12:15 0 0 0
  • Akhisar’da sporun bilinen tarihi, MS 50 yıllarına dayanır. Net bir ifade ile, Akhisar coğrafyasında yaklaşık 2000 yıldır spor yapılıyor diyebiliriz. Bu bulguya Thyateira antik kentinde bulunan antik sikkelerden ulaşıyoruz. Roma imparatorluğu döneminden kalma paralarda spor müsabakalarının tasviri göze çarpmaktadır. Akhisarlıların sporcu kişiliklerinin tohumlarının da burada atıldığı rivayet edilir.

    Akhisar ilçemizde futbolun tarihine bakmak gerekirse; 1924 yılında kurulan Gençlik spor kulübünün varlığı göze çarpar. Yine kuruluş yılı 1920 olan Türk Ocağı adlı takım diğer bir tarihi gerçektir.Tabi maçların oynandığı stadın tarihi de eskidir. İlçe stadı 1952 yılında yapılıyor. Akhisar halkının hepsi stadın yapımında taş, toprak, kireç getirerek çalışmalara katkıda bulunuyor. İlerleyen yıllarda yeşil zeminine kavuşan stat, şu anda 3000 bin koltuk kapasitesine sahip.

    Yıllar içersinde takımlar isim değiştirmiş, 1970 yılına gelindiğinde Gençlikspor, Güneşsspor ve Doğan spor adlı takımlar varlıklarını devam ettirir olmuşlardır.

    Bu 3 takım birbirleri ile kıyasıya mücadelesi yaklaşık 50 yıl devam etti. 1970 yılına gelindiğinde futbolseverler şehir meydanında ‘Akhisarspor’u istiyoruz’ şeklinde bir pankart açarak bu üç takımın birleşmesini istedi. Fakat bir sorun vardı: birleşme hangi kulübün altında ve hangi renklerde olacaktı? Belediye Başkanı Orhan İlker Bey ile; mimar Yılmaz Atabarut başkanlığında oluşturulan 1. Noter İrfan Başaran, milli hakemlerden İsmail Tunalı ve yönetimde bulunan Mustafa Teldemir’in yer aldığı heyet tarafından 08.04.1970′te Akhisarspor kurulması yönünde karar alındı. Atabarut, çiçeği burnunda kulübün kurucu başkanı ve 1 numaralı üyesi oldu.

    Akhisar Belediyespor’un ilk kurucu yönetim kurulu üyeleri ise; Yılmaz Atabarut başkanlığında, Veli Erkmen, Yahya Şahin, Refik Demirel, Ahmet Cevdet Sıdal, Mustafa Kahramanlıoğlu, Nail Prese ve Halil Boduroğlu’nda oluştu.

    Güneş spor’dan yeşil renk, Gençlikspor’dan siyah, Doğanspor’dan da sarı renklerini almıştır ki; bu takımlarında varlıkları unutulmasın. Akhisarspor’un kurumsal vefalı kimliği atılan bu tohumlardan gelmektedir.

    noimage noimage
#04.02.2014 09:17 0 0 0
  • Mercedes-Benz SSC, dört kapılı S-Serisi Coupe olarak dijital ortamda kurgulandı.

    noimage

    noimage



    CLS’den daha büyük!
    Alman oto üreticisi Mercedes-Benz, şimdiye kadar dört kapılı bir S-Serisi Coupe ile ilgili hiçbir şey söylemedi ancak bu durum, araba tasarım dünyasının liderlerinden biri olan Theophilus Chin’i durdurabilmek için yeterli bir sebep değil!
    Eğer bir dört kapılı S-Serisi Coupe modeli üretilecek ise model çok bariz bir biçimde şu anda Mercedes-Benz firmasının en büyük dört kapılı coupe modeli olan CLS’den daha büyük bir araç olacak. Dünyanın en başarılı tasarımcılarından biri olarak gösterilebilecek olan Theophilus Chin tarafından, 1928 ve 1932 yılları arasında üretilmiş olan SSK adlı roadster modeline selam olarak “SSC” kod adı ile isimlendirilen bu araç, gerçek hayata adım atabilirse çok can yakacağa benziyor!
    İki kapılı S-Serisi Coupe Concept’in seri üretim versiyonu gelecek sene içerisinde piyasaya sürülecek ve ardından da bir adet convertbile versiyonu ile takip edilecek. S-Serisi kadrosu, S65 AMG sedan modeli ile daha da genişlerken sedan aracın ekstra-uzun dingil aralıklı versiyonu ve Maybach’ın yerini almaya hazırlanan Pullman versiyonu da son vuruşu yapacak. Bir yandan da coupe ile convertible modellerin AMG versiyonlarını da beklemeden edemiyoruz. Tabi bu durumda S-Serisi ailesi, şimdiye kadar ki en geniş S-Serisi ailesi olabilir!



    TRaraba.com
#04.02.2014 09:03 0 0 0
  • Mercedes-Benz, Citan Crewbus’ı tanıtarak birkaç adet yeni motoru da duyurdu.

    noimage


    Önümüzdeki baharda satışa sunuluyor.
    Alman markası Mercedes-Benz, 2014 model Citan Crewbus aracını resmi olarak tanıttı.
    Önümüzdeki bahar mevsiminde satışa sunulması planlanan yeni Mercedes modeli, uzatılmış dingil aracılığıyla yer açtığı iki bireysel üçüncü sıra koltuğu sayesinde yedi kişiye kadar oturma imkanı sağlayabiliyor. Katlanabilen veya tamamen sökülebilen koltuklar, hem konfor ve rahatlık hem de geniş bagaj kapasitesi arayan müşteriler için bire bir doğrusu. Mercedes-Benz Citan Crewbus, ticari yolcu veya kargo taşıması ile ilgilenen şirketler için tasarlandı.

    noimage


    Mercedes-Benz aynı zamanda Citan için birkaç adet yeni motor seçeneği sunmayı planladığını da duyurdu. İlk olarak €17,130 fiyat ile Citan 111 CDI, 1.5 litrelik dizel motorla donatılmış olarak geliyor. 110 beygir ve 240 Nm tork gücündeki bu aracın 0’dan saatte 100 kilometreye hızlanması 12.3 saniye sürüyor. Aracın maksimum hızı ise 170 km/s.
    Benzer şekilde Citan 112 modeli de €15,810 fiyatı ile 1.2 litrelik benzinli motoruyla 112 beygir üretebiliyor. Aracın 0-100 hızlanması biraz daha çabuk: 11.7 saniye. 173 km/s ise bu modelin ulaşabildiği en yüksek hız rakamı olarak karşımıza çıkıyor.



    TRaraba.com
#04.02.2014 09:01 0 0 0
  • 2014 Mercedes-Benz V-Serisi’nin kabin içi resmi olarak tanıtıldı.

    noimage


    Viano’nun yerine geçiyor.
    Alman oto üreticisi Mercedes-Benz, tamamen yeni V-Serisi’nin kabin içini aydınlatan yeni resmi fotoğrafları bizlerle paylaştı. V-Serisi’nin önümüzdeki sene içerisinde cadde ve sokaklara taşınması planlanıyor.
    Bu arada Mercedes-Benz’in Viano ismini tarihe gömerek V-Serisi ismini kullanmaya bşalayacağına yönelik dedikodular da böylelikle doğruluğunu kanıtlamış oldu. V-Serisi aynı zamanda satış oranı düşük olan R-Serisi2nin de yerini alacak. İhtimaller arasında en olası görüneni yeni modelin önümüzdeki Mart ayında 2014 Cenevre Otomobil Fuarı aracılığıyla tüm detayları ile resmi olarak halkın karşısına çıkacağı. Bundan kısa bir süre sonra da aracın galerilerdeki yerini alması bekleniyor.
    Kod adı W447 olan yeni model bundan yaklaşık on sene önce rafa kaldırılmış olan V-Serisi ismini geri getirirken Mercedes-Benz çalışanlardan öğrendiğimize göre firma iş adamları için daha üst düzey bir versiyonu da Vito ismi ile piyasaya sürecek.
    Bu görmüş olduğunuz kabin içi fotoğrafları sayesinde Mercedes’in V-Serisi’ni daha çok “insan odaklı” bir felsefe ile tasarladığını görebiliyoruz; zira en ileri kalite malzemeler ile bezenmiş kabin içinde göze çarpan ağaç aksanlar, çikolata renginde deri döşemeler, birkaç adet metalik parça ve markanın en yeni binek araçlarında gözelenen kaliteli ve güncel genel tasarım ilgimizi çekiyor.




    noimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimage



    TRaraba.com
#04.02.2014 08:59 0 0 0
  • Mercedes GLA Edition 1 detaylandı.

    noimage


    Önümüzdeki ay siparişlere açılıyor.
    Mercedes-Benz, GLA Edition 1 modeline ait yeni detayları basına tanıttı.
    GLA Urban modeli üzerine kurulu olan Edition 1 versiyonu bi-xenon ön farlara, siyah aksanlara ve krom tavan raylarına ev sahipliği yapıyor. Şık crossover modeli aynı zamanda filmli camlar ve 19 inçlik MAG imzalı hafif alaşım jantlar ile birlikte sunuluyor. Model sadece sirrus beyazı, metalik parıltılı kahve, metalik dağ grisi ve designo magno dağ grisi renklerinden biriyle tercih edilebilecek.
    İç kabin ise fındık kahvesi deri ve Alvorada kumaş koltuklar ile güzelce süslenmiş biçimde geliyor. Altı düz direksiyon ve paslanmaz çelik pedallar da Mercedes’in bu modeli ile birlikte sunduğu ayrıcalıklar arasında. Kayda değer diğer özelliklerin içinde ise alüminyum aksanlar, siyah tavan pulu ve özel paspaslar mevcut. Edition 1 ayrıca “Light and Sight” paketi ile birlikte tercih edilirse ortam ışıklandırması, ışıklandırmalı kapı eşiği plakaları ve otomatik ön cam silecekleriyle donatılabiliyor.
    Kaputun altında dört adet motor seçeneği mevcut. 1.6 litrelik dört silindirli motor 156 beygir üretirken 2.0 litrelik dört silindirli motor ise 211 beygir üretebiliyor. İki adet de 2.2 litrelik dizel motor seçeneği mevcut (136 ve 170 beygir güçlerinde).
    Mercedes-Benz GLA Edition 1 önümüzdeki ay erken siparişe açılırken aracın ilk teslimatları için uygun görülen tarih 2014 senesinin Mart ayı olacak.




    noimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimage

    TRaraba.com
#04.02.2014 08:56 0 0 0
  • Makyajlı 2015 Mercedes CLS Shooting Brake, neredeyse tamamen maskesiz olarak hem içten hem dıştan görüntülendi!

    noimage



    Yeni çift turbolu 3.0 litrelik V6, 333 beygir ve 480 Nm tork üretebilir!

    Mercedes-Benz CLS Shooting Brake, 2015 model yılı için ilk makyajı üzerine geçirmeye hazırlanıyor. Basına sızan bu son görüntülerde boy gösteren prototip, kameralara son derece yakından poz vererek şimdiye kadar görebileceğimiz en net fotoğrafları inceleme fırsatı sunuyor. Böylelikle, araç üzerinde uygulanan yenilikler hakkında ilk kez bu kadar çok inceleme yapma fırsatı da buluyoruz!
    Sizlerin de kolaylıkla görebileceği gibi yeni bir ön yüz üzerinde bulunan yeniden tasarlanmış ön farlar oldukça dikkat çekici. Ayrıca görüntülere bakılırsa kabin içinde de birçok yenilik ve değişiklik beklememiz mümkün. Gece vakti çekilmiş olan bu kabin içi fotoğrafları, gösterge panosunun üst kısmının büyük bir bölümü kapanacak biçimde siyah bir örtü ile örtüldüğünü ortaya çıkarıyor. Bu örtünün altında ne tür yenilikler olduğunu merak etmeden duramıyoruz doğrusu!
    Motor seçeneklerine gelecek olursak, standart CLS modeli tarafından sunulmakta olan opsiyonları olduğu gibi görmeye hazırlanmalıyız ancak yeni çift turbolu 3.0 litrelik V6’dan da işe alınması halinde 333 beygirin yanı sıra 480 Nm tork gibi bir performans bekleyeceğiz!
    Yeni ve makyajlı CLS Shooting Brake modelinin gelecek sene içinde resmi olarak tanıtılacağı tahmin ediliyor.

    noimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimagenoimage




    TRaraba.com
#04.02.2014 08:52 0 0 0
  • Çayın yanın da elbette simit gider mis gibi çıtır sıcacık, haaaaa birde dostlar varya ha işte onlarla muhabbet gider...
#04.02.2014 07:44 0 0 0
#04.02.2014 07:42 0 0 0
#04.02.2014 07:40 0 0 0
  • Konu: Kaplan Piton






    noimage















    Sınıfı Sürüngenler


    Takımı Pullu Sürüngenler


    Ailesi Pitongiller


    Cinsi Piton


    Türü Phyton molurus bivittatus


    Türkçe Adı Burma, Kaplan Piton


    Parktaki Lokasyonu Tropik Merkez



    Ağırlık 35-70 kg


    Uzunluk 5-7 m ye kadar uzarlar.


    Renklenme Renkleri çok belirgin olmayan bu yılanların derinin siyah üzerine sınırlı kahverengi lekeler vardır.


    Bir Batındaki Yavru Sayısı 60- 100 yumurta


    Yiyecekleri Memeliler, kuşlar ve sürüngenler.


    Yaşam Süresi Yaklaşık 25-40 yıl


    Gebelik Süresi 56-65 gün













    Burma, Kaplan Piton







    Güney Asya ülkelerinden Burma, Tayland, Viyetnam, Çin, Endonezya'da ve Hindistan'da yaşarlar.

    Otluk araziler, bataklıklar, sulak alanlar, kayalık bölgeler, ağaçlı araziler, nehir kıyıları ve ormanlar doğal habitatlarını oluşturur.

    Çok iyi bir yüzücü ve tırmanıcıdırlar gövdeleriyle ağaçlara tırmanabilirler. Hindistan'da yaşayan en büyük yılan türüdür dünyadaki en büyük 6 yılan türünden bir tanesidir.

    Renkleri ormanlık alanda yaşadığından ağaç gövdesi ve toprağa uyum sağlayacak şekilde özelleşmiştir. Genel olarak kahverengi lekeler siyah bir hatla sınırlandırılmış, orta kısımları ise beyaza varan açık tonlara sahiptir. Desene baktığımız zaman kahverengi üzerine yapıştırılmış yamalar gibi bir görüntüye sahiptirler. Hayatları boyunca gelişmeye devam ederler. Dişiler tipik olarak erkeklerden daha büyüktür.

    Bu iri yılanların doğada yaşayan türleri derilerinin kunduracılık sektöründe, ilaç yapımında kullanılması dolayısıyla katledilmesi nedeniyle nesli tehlike altındadır. Çin'in belirli kesimlerinde ise beslenme amacıyla öldürülmektedirler.











    izmirdogalyasamparki.org
#04.02.2014 07:37 0 0 0