Öğrenciler; gelecekte yaşamları sürdürmek istedikleri mesleği ne kadar erken seçerlerse o kadar başarılı olurlar. Bunun için adaylar beş yıl sonra ne yapmak istediklerini düşünmelidir. Bunu yaparken yeteneklerini göz ardı etmemelidirler.
Gelecekte ne yapmak istediğini hedeflerini belirleyen öğrenci hangi derslere ne kadar önem vermesi gerektiğini bildiğinden kararsızlığa düşmez vakit kaybetmez.
Öğrenciler; hedeflerine ulaşmak için öncelikli olarak planlı çalışmalıdır. Çünkü ders çalışma plan ve program olmadan sürdürülemeyecek bir etkinliktir. Peki planlı çalışmak neden bu kadar önemli? Plan yapmak öğrenciye neler kazandırır?
* Ders çalışma programını yapan öğrenci hedefine ulaşmak için izleyeceği yolu bildiğinden ruhen (vicdanen) rahat ve huzurludur.
* Ders çalışma programını yapan öğrenci hangi derse ne kadar çalışacağını bildiğinden panik yapmaz. Bir derse çalışırken aklı diğer derse kaymaz. Dikkati dağılmaz.
* Ders çalışma programını yapan ve odasına asan öğrenci sürekli hedeflerini hatırlar ve hayatını disipline eder.
* Ders çalışma programı yapan öğrenci 'Ne çalışacağım?' diyerek kararsızlığa düşmez ve zaman kaybetmez.
Program Nasıl Hazırlanır?
Öncelikli olarak şu bilinmelidir. Ders çalışma programı bireyseldir. Her adayın çalışma programı birbirinden farklı olacaktır. Bu nedenle bu konuda ancak bazı tavsiyeler verilebilir. Öğrenciler eve geliş ve yemek vakitlerini kendilerine göre ayarlayabilir. Ancak etüt ve molalar birbirleriyle orantılı olmalı. Bir saat çalışan öğrenci; 10 dakika bir buçuk saat çalışan öğrenci; 15 dakika iki saat çalışan öğrenci 20 dakika da dinlenir. Öğrenciler dikkatlerini toplayabildikleri süreye göre bu etütlerden birisini tercih edebilirler.
Örnek Program
15:00 Eve geliş
15:00-16:00 Mola (yemek dinlenme)
16:00-17:30 Etüt
17:30-17:45 Mola
17:45-19:15 Etüt
19:15-20:15 Akşam yemeği
20:15-21:45 Etüt
21:45-22:00 Mola
22:00-23:30 Etüt
23:30 Serbest zaman (kitap okuma yatış)
Verilen program dershaneye ya da okula giden bir öğrenci esas alınarak hazırlanmıştır. Öğrenci eğer evde ise sabah erken kalkmalı ve etütlerini buna göre ayarlamalıdır.
Hayat yüksek zekalı ama başarısız insanlarla doludur. Bu kişiler zekaları yüksek olmasına rağmen, gerektiği yerde gerektiği gibi davranmamış ve hayatta kaybetmişlerdir. Örneğin, zekalarını sadece toplumu yermek için kullanmış veya her şeyi küçümsediklerinden ya da basit gördüklerinden, uğraşmaya değer bulmamışlar, böylece sıradan insanların vardıkları beceri ve başarı düzeyine ulaşamamışlardır. İnsanlarla iyi ilişki kuramamışlar, belirli bir hedefe doğru gidememişlerdir. Tembelliklerini yenememiş veya zekalarını kötü amaçlar ve uğraşlar için kullanmışlardır. Zeka bir güçtür, kullanılmaz ya da iyi bir amaç için kullanılmazsa, hiç bir işe yaramaz ya da sadece yıkıcı olur.
Hayatta başarılı olmak için zeki olmak yetmez, duygusal zekanın da yüksek olması gerekir. Duygusal zeka son yıllarda yeni bir kavram olarak ileri sürülmüş olmakla beraber, eskiden beri bilinen akıllı ve uyumlu davranış özelliklerinden başka bir şey değildir. İnsanlarla iyi iletişim kurmak, ne zaman ne yapacağını bilmek, fırsatları iyi değerlendirmek, belirli olumlu bir amaca doğru ilerleyebilmek, kararlı olmak, gelip geçici esintilerden etkilenmemek gibi nitelik ve becerileri içerir.
Duygusal zekanın belli başlı özellikleri şunlardır:
· Kendini tanıma: Duygusal zekası yüksek olan kişi, duygu ve düşüncelerinin, tercihlerinin, eğilimlerinin, zayıf ve kuvvetli yanlarının farkındadır. Yeteneklerini, eğitimin ona sağladığı donanımı bilir. Bunlara dayanarak kararlar alır, kendine hedefler seçer, yani seçimleri ve amaçları kendiyle ilgili gerçeklerle uyumludur.
· Duygularını kontrol edebilme: Anlık başarılardan, hazlardan uzak durmayı bilir. Sonradan pişman olacağı duygu patlamalarına kapılmaz, gereksiz atılganlıklar yapmaz. Karamsar ya da endişeli duygulara kapılmaz, bunların kendisini yapmayı planladığı işerden uzaklaştırmasına izin vermez. Bunları yatıştırmak ve özümsemek için bir yol bulabilir. Düşüncelerini ve eylemlerini belirli bir hedefe odaklayabilir.
· Kendiliğinden güdülenme: Kendi hedeflerini kendisi belirler, başkalarının zorlaması olmaksızın, bunları gerçekleştirmek için tüm çabasını ve yeteneklerini ortaya koyar, hedefine kilitlenebilir, bundan heyecan ve zevk duyar. Hedeflerin peşinden giderken geçici hazlarını erteleyebilir. Bir sınava girerken ya da bir çalışmayı yürütürken, heyecanını başarıyı artıracak şekilde kullanabilir. Başarısızlığa uğradığında umut ve iyimserliğini korur, yeniden deneyebilir.
· Başkalarının duygularını paylaşma: Diğerlerinin hissettiklerine karşı duyarlıdır. Kendini onların yerine koyabilir. Böylece karşı tarafın duygularını kavrar ve derinliği olan, uyumlu bireysel ilişkiler geliştirebilir.
· Toplumsal etkinlik: Kişiler arası çatışmaları çözmekte başarılıdır. Bir ilişkinin ve grubun nabzını tutar. Dile getirilmemiş paylaşılan duyguları ifade edebilir. Bir grubun organizasyonunda liderlik nitelikleri sergiler ve kişiler bunu doğallıkla kabul eder.
Duygusal zeka kalıtsal özellikler, çocukluk deneyimleri ve öğrenme sonucu oluşur. Bir diğer deyişle, duygusal zekayla ilgili becerilerin çoğu öğrenme ve alıştırmayla geliştirilebilir. İleri yaşlarda davranış kalıplarının değiştirilmesi zor ya da imkansızdır. Mümkün olsa bile, kişi becerilerini kullanacağı alanı ve zamanı yitirmiştir. Buna karşılık çocukluk ve ilk gençlikte kazanılan tepki biçimleri ve beceriler yaşam boyu sürer, bu nedenle duygusal zekanın geliştirilmesi en iyi fırsatın çocuklu dönemi olduğu söylenebilir.
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Arif Çelebi
Vakıf Gureba Hastanesi
insan psikolojisi test - unutkanlık testi - psikolojik test
Unutkanlık sorunu mu yaşıyorsunuz? 8 soruda belleğinizi test edin.
Unutkanlık veya bellek zayıflaması çok yaygın konuşulan bir konu oldu. Aslında biz zaten belleği çok güçlü olmayan bir milletiz.
Yani toplumsal hafızamız yeteri kadar güçlü değil. Yaşadıklarımızı başımızdan geçenleri eski hata ve yanlışlarımızı çabucak unutuveririz. Bellek gücümüzde son yıllarda daha da belirginleşen bir azalma var ama bu durum daha çok dalgınlıktan dikkatsizlik odaklanma bozuklukları ve kayıt hatalarından kaynaklanıyor. Çoğumuz iyi ve güçlü bir belleği olduğu halde bir sorun olduğunu sanıp boşuna üzülüyor. Özellikle aşırı iş yükü stres depresyon korku ve endişe belleğe bazen ciddi şakalar (!) yapabiliyor. Gerçek bellek kayıpları ile yalancı kayıpları birbirinden ayırmak her zaman kolay olmayabiliyor.
Bellek kaybının ne zaman Alzheimer hastalığının ya da başka türden bunamanın erken belirtisi olduğunu nasıl anlarsınız? İlerleyen bellek kaybı bunamanın işaretidir ama son araştırmalar tek başına unutkanlığın Alzheimer hastalığının tek ölçüsü olmadığını gösteriyor. Harvard Tıp Okulu araştırmacıları sekiz farklı soruya verilen cevapların kişilerdeki bellek zayıflığının aynı mı kalacağını düşüş mü yoksa gelişme mi göstereceğini yüksek derecede doğrulukla tahmin ettiğini belirtiyorlar. İşte o sekiz soru! (*)
İŞTE O SORULAR
1. Problemleri ele almada gitgide artan şekilde güçlük çekiyor musunuz (örneğin problem çözmek veya plan yapmak için gitgide artan şekilde başkalarından mı medet umuyorsunuz)?
2. Araba kullanmanızda görme problemlerinin sonucu olmayan bir değişiklik var mı (örneğin daha fazla uyarı cezası karar vermede zorlanma vb.)?
3. Yargılarınız her zamankinden daha mı az isabetli?
4. Finansal konuları yönetmede artan şekilde güçlük çekiyor musunuz (örneğin çek defteri tutma faturaları ödeme karmaşık finansal kararlar alma)?
5. Acil durumlara müdahale ederken eskiye göre daha çok güçlük çekiyor musunuz? Tehlikeli kararlar aldığınız oldu mu?
6. Yemek pişirmek veya yeni aletlerin kullanılmasını öğrenmek gibi ev işlerinde eskiye göre daha çok güçlük çekiyor musunuz?
7. Hobilerinizle meşgul olma yeteneğinizde bir değişiklik oldu mu? Örneğin zor hobilere ayırdığınız zaman azaldı mı? Oyunların kurallarına uymakta zorluk çekiyor musunuz? Daha mı az okuyorsunuz ya da okuduğunuzu anlamak için çoğu kez bir kere daha okumak zorunda kalıyor musunuz?
8. Tıraş olmak ya da duş yapmak için hatırlatıcıya ihtiyaç duyuyor musunuz?
Puanlama: Bu soruların hepsine evet yanıtı veren kişilerde üç yıl içinde
Alzheimer hastalığı gelişme olasılığı en yüksek bulunmuş.
Bu testin amacı sizde daha ileri değerlendirme gerektiren bazı belirtilerin olup olmadığını belirlemeye çalışmaktır bir bellek bozukluğu tanısı koymak değildir.
Harvardlı uzmanlar bu sorulardan dördüne veya daha çoğuna evet yanıtı verdiyseniz doktorunuzla görüşmenizin yararlı olacağını düşünüyorlar.
Belleğiniz özellikle yetmişli yaşlardan sonra size çok ama çok lazım olacak.
Kişisel ihtiyaçlarınızı görebilmenizi kendi kendinize yetebilmeyi bilgi ve birikimlerinizi çocuklarınız ve torunlarınıza aktarabilmenizi elinizdeki üç-beş kuruşu yönetebilmenizi sağlayacak. Benim önerim bellek sorunlarınızı ciddiye almanız ama endişeye korkuya kapılmamanızdır. (*)
(*): Dr. P. Nelson- Susan Gilbert / Belleğinizi nasıl güçlendirebilirsiniz? / Optimist yayınları: Okumanızı öneriyorum! Test bu kitaptan aktarılmıştır.
Annesi altı yıl önce, onu doğururken ölmüştü.
Babası ise İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği
bir hapisanede mahkumdu küçük kızın. Bu nedenle mahkum
babanın yılda sadece bir kez görüş hakkı vardı ve bu süre
sadece yirmi dakika ile sınırlıydı.
Nihayet uzun zamandır bekledikleri gün gelmişti.
Halasıyla birlikte hapisaneye gidip babasını ziyaret
edecekti. Babasını daha önce de ziyaret etmiş olmanın
verdiğim tecrübe ile, neler yapılacağını biliyordu. Önce
kimlikler teslim ediliyor, sonra uzun saatler bekleme salonunda
bekleniyordu. Ardından bitip tükenmeyecekmiş gibi gelen,
sürekli açılıp, kapanan demir kapılar ...
Nihayet en son demir kapının önüne gelmişlerdi. Bu kapıyı da
açarlarsa artık babasını kucaklayabilecek, ona kendisi için
çizdiği resmi hediye edebilecekti. Ancak hapisane kurallarına
göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara
verilmesi yasaktı. Gardiyan küçük kızın elindeki
kağıdı işaret ederek;
-O ne? diye sordu
-Resim. Babam için çizdim.
-Ver bakayım
Resimde kocaman yeşil bir ağaç ve üzerinde duran
bir sürü kuş vardı. Gardiyan resme şöyle bir göz attıktan sonra;
-Hıımm ! Kuş resmi yasak. Bu resmi babana götüremezsin.
diyerek resmi buruşturup çöpe attı.
Çok üzülmüştü küçük kız, ağlıyordu... Bu davranışa o kadar
içerlemişti ki, babasıyla görüşmesi için sadece 20 dakikası
vardı ve küçük kız hıçkırıklarına bir türlü engel olamıyor,
babasıyla dilediğince hasret gideremiyordu.
-Üzülme kızım, yine çizersin dedi adam.
Ama küçük kızı teselli etmek bir hayli güçtü. Bir süre sonra,
resmi "YASAK!" diye çöpe atan gardiyan göründü kapıdan.
-Görüş süresi sona erdi.
Küçük kız babası ile vedalaşıp hücreden ayrıldı.
Bir yıl sonra, yine o beklenen gün gelmişti.
Küçük kız yine babasına ziyaretinde bir resim çizip götürdü.
Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik
benekler çizmişti. Gardiyan sordu;
-Bu ne?
-Meyve ağacı.
-Tamam bunu babana hediye edebilirsin.
Baba kız hasretle kucaklaştılar, öpüştüler,
sonra kız heyecanla elinde tuttuğu resmi babasına uzattı.
-Babacığım bunu senin için çizdim.
Babası keyifle uzun uzun resme baktı ve sordu;
-Ne güzel bir ağaç bu böyle,.. üzerindeki benekler ne, meyve mi?
Küçük kız birden bire telaşlandı, endişeli gözlerle
etrafına bakındı;
-Pişşştttt babacığım lütfen yavaş konuş, gardiyan duyacak!..
Sonra babasının kulağına uzanıp şu sözleri fısıldadı;
-Onlar meyve değil, ağacın içine sakladığım kuşların gözleri !
Ev Yapımı Lahmacun - Ev Yapımı Lahmacun hamuru nasıl hazırlanır - lahmacun nasıl hazırlanır - pratik lahmacun nasıl hazırlanır
İçinde ne olduğunu bilerek güvenle ve temizliğinden emin olarak yiyeceğiniz ev yapımı lahmacun tarifi. Hazırlanışı pratik, tadına doyulmaz bir lezzet.
Malzemeler
Hamuru için:
2 su bardağı un- Yarım tatlı kaşığı şeker- 1 tatlı kaşığı tuz- 1 su bardağı yoğurt- 1 tatlı kaşığı instant maya- Çeyrek su bardağı ılık su.
İç Malzemeleri:
150 gram kıyma- 2 adet domates- 1 adet soğan- 1 diş sarımsak- 1 yemek kaşığı margarin- Damak tadınıza göre karabiber, kırmızı biber, kimyon.
Hazırlanışı:
Hamur için gerekli malzemeleri yoğurup 45 dakika mayalanmaya bırakın.İç malzemesini hazırlamak için soğan, domates ve sarımsağın kabuklarını soyun.Mutfak robotunda yüksek devirde çekin.Kıyma, baharat ve robottan geçen malzemeleri karıştırın.Mayalanmış hamuru parçalara bölüp oklavayla açın.Fırın tepsisini yağlayıp açtığınız hamurları dizin.Üzerine kıymalı harcı yayın.Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 15 dakika pişirin.
Not
İnstant maya; kabartma tozu gibi paketlerde satılan kullanıma hazır maya türüdür.
Harika bir tarif evde döner yapılışı. İçerisinde ne olduğunu bilerek hijnenik bir ortamda hazırlamak. İçinizi rahatlatarak ailanizle birlikte bu harika lezzeti denemenizi öneririm.
Malzemeler:
10-12 dana biftek- 1 tatlı kaşığı kekik- 3 çorba kaşığı sıvı yağ- 1 tatlı kaşığı karabiber- 4 adet soğan- tuz- 2 çay bardağı zeytinyağı.
Hazırlanışı:
Marinatı hazırlamak için; soğanları rendeleyip suyunu süzün. Zeytinyağı, kekik, karabiber ve soğan suyunu geniş bir kaba alıp karıştırın. Biftekleri hazırladığınız marinata yatırıp 15 dakika bekletin. Etleri marinatın içinden alıp yağını iyice süzün. Hepsini üstüste dizin ve alüminyum kağıtla sıkıca sararak paket yapın. Buzlukta iyice donup katılaşıncaya kadar yaklaşık 12 saat bekletin. Tek kütle haline gelen eti buzluktan çıkarıp biraz bekletin. Bıçakla kolayca kesilebilecek kıvama gelince alüminyum kağıttan çıkarın. Keskin bir bıçakla, döner şeklinde ince ince kıyın. Sıvıyağı tavada kızdırıp etleri ekleyin ve kavurun. Karıştırırken fazla dağılmamasına dikkat edin. Tuz ve karabiber serpin, karıştırıp ateşten alın. Pide eşliğinde sıcak olarak servis yapın.
Kalorisi yüksek olduğu patates kızartması yiyemiyor musunuz? Sadece 1 kaşık yağ ile hazırlanan patates kızartması tarifi.
Malzemeler:
Yarım kilo dondurulmuş patates- 1 yemek kaşığı sıvıyağ- Tuz
Hazırlanışı:
Dondurulmuş patatesleri geniş bir kaba alın. Üzerine sıvıyağ ve tuzu ekleyip harmanlayın. Patatesleri fırın tepsisine düzgünce yerleştirin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 30 dakika pişirin.
50-60 cm 'ye kadar uzayabilen ve sarı renkte çiçekler açan otsu bir bitkidir. Altınçiçek, Ölmezçiçek ve Güveotu isimleriyle de bilinir. İçerisinde flavonlar, reçine, kumarin ve acı madde ile bir miktar da uçucu yağ vardır.
Altın otunun isminin bitkinin sarı olmasından ötürü geldiği tahmin edilmektedir.50-60 cm ye kadar boyu uzatabilen altın otu bitkisi farklı isimlerlerde sıkça bilinir.Bunlardan bazıları altınçiçek,güvenotu ve ölmezçiçek bu isimlerden bazılarıdır.Ölmezçiçek ismininde nerden geldiğiniz biraz irdelemek gerekirse altın otu biçilse dahi renklerini ve biçiminde kaybetmez.Oysa normal olan bitkilerden birini kopardığınız zaman belli müddet geçtikten sonra solar ve canlılığını kaybeder.
Altın Otunun Faydaları:
İdrar söktürücü, safra ve pankreas salgısını ve mide suyunu arttırıcı ve idrar yollarındaki taşları düşürmeye yardımcıdır. Mesane, prostat ve idrar yolu iltihaplarına karşı faydalıdır. Romatizma ve eklem ağrısı şikayetlerini azaltır. Tokluk verir. Hazım zorluklarında ve basurda faydalıdır.
-İdrar söktücü özelliği bulunur
-Her 5 kişiden 1 inde görülen safra taşının düşürülmesine yardımcı olur.
-Sindirim problemlerine iyi gelir.
-Tokluk verici olması münasebetiyle zayıflayı sağlar.
-Mide suyu,safra ve pankreas salgısını artırdığı bilinir.
-Basur,prostat,mesana gibi sorunlara karşıda faydalıdır.
Altın Otu nasıl kullanılır?
Çiçekli dalları toplanıp kurutulduktan sonra suyla kaynatılarak kullanılır. Altın otu çayı özellikle idrar söktürücü ve taş düşürücü olarak kullanılmaktadır.
Anemi (Kansızlık) hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL nin altı kabul edilir. 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL nin altı anemidir.
En sık rastlanan anemi türleri demir eksikliğine bağlı anemi, Folik asit eksikliğine bağlı anemi, Vitamin B-12 eksikliği anemisidir. Bunları kısaca tanımlayalım:
Demir Eksikliği Anemisi
Tanım olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır. Kansızlığın en sık görülen şekli budur. Demir, kanda oksijen taşıyan pigment olan hemoglobinin önemli bir parçasıdır. Demir eksikliğinin nedenleri :
Diyette az miktarda alınma,
Vücut tarafından az miktarda emilimi
Kronik kanamalar (ağır adet kanaması dahil)
Örneğin: burun kanamaları, hemoroid, mide yada barsak ülseri, polip, gastroenterial kanser gibi Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir eksikliği anemisi görülür. Vücutta ve kemik iliğindeki demir depolarının harcanması sonucu kansızlık yavaş yavaş gelişir. Genellikle kadınlarda demir depoları daha azdır.
Yüksek risk grubu içerisinde doğurganlık çağında olan ve adet dönemi nedeniyle kan kaybı olan kadınlar, demir ihtiyacı artmış gebe veya emziren kadınlar, çocuklar ve diyetinde yeterli oranda demir bulunmayan kişiler bulunmaktadır. Kan kaybına bağlı risk faktörü arasında peptik ülser, barsak kanseri, rahim kanseri, uzun dönem aspirin kullanımı sayılmaktadır.
Demire bağlı aneminin kendine özel bulgular nelerdir ?
Yiyecek dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi
Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar
Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi
Tahriş olmuş dil
Günlük demir gereksinimi ve kaybı ne kadardır?
Günlük demir gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal ince barsaktan emilir. Günlük kayıp 1 mgr dır. Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir. Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar.
Hangi besinler demir açısından zengindir?
Kırmızı et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır. Un, ekmek ve tahıllar demir ile zenginleştirilmiş olabilir.
Demir eksikliği anemisi düşünülen hastalarda yapılması gereken başlıca tetkikler neler olmalıdır?
Tam kan sayımı, serum demiri, serum demiri bağlama kapasitesi, transferin saturasyonu, serum ferritin düzeyi, dışkıda gizli kan ve periferik yaymadır. Tam kan sayımında düşük hemoglobin ve hematokrit değeri, kanda düşük ferritin düzeyi, kanda total bağlama kapasitesi ve kan kaybını değerlendirmek açısından dışkıda gizli kan görülebilir.
Tedavi olarak ne uygulanır?
Ağızdan demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve demir fumorattır. Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönecektir, ancak çoğunlukla kemik iliğinde olan demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam edilmelidir.
Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir. Tedavi ile birlikte kan sayımı iki ay içerisinde normale dönecektir.
İlaç kullanılırken dikkat edilecek noktalar nelerdir ?
En iyi demir emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna katlanamaz ve gıda ile almak ister. Süt ve sütlü mamüller demir emilimini engelleyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalıdır. C vitamini demir emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar. Diyet ile alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir almaları gerekir.
Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi
Vücudun yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik asit olmadığı durumlarda kan hücresi üretimi azalmaya başlar. Bu durum sonunda anemi görülür. Folik asitin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu sebeple folik asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülür. Ayrıca keçi sütü ile beslenmekte folik asiti düşürür. Diğer nedenler bağırsak hastalıkları, ağızdan alınan doğum kontrol hapları, kanser için alınan çeşitli ilaçlar ve epilepsi.
Folik Asit Eksikliğine Bağlı Aneminin kendine özgü bulguları nelerdir ?
İshal
Depresyon
Şişmiş ve kırmızı bir dil
Vitamin B-12 Eksikliği Anemisi
B-12 vitamininin emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin gerçekleşmesi için mide B-12 asıl faktörü denilen bir maddeyi salgılaması gerekir. Bu faktörün eksikliği bu vitaminin eksikliğine neden olur. B-12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için gereklidir. Yetersiz miktar anemiye neden olur. Bu tarz anemi daha çok hayvan ürünleri yemeyen vejeteryanlarda ve mide rahatsızlıklarında (atrofik gastrit) görülür.
Bu Aneminin kendine özgü bulguları ?
Eller ve ayaklarda ürperme
Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde duyu kaybı
Sarı ve mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü
Şişmiş ağrıyan ve yanan bir dil
Kilo kaybı
Kararmış cilt
İshal
Düzensizlik
Depresyon
Entellektüel fonksiyonların azalması
bir hayatta kalma mücadelesidir aslında yoksun doğmak.
çok yoksun kaldığımız oldu ama çok şükür hiç yoksul olmadık
alabileceğimiz şeylerin sayısı bulabildiklerimizden
birazcık daha olsa fazla idi canım.
Gidişinin sessizliğinde karanlık çöktü üzerime.
Ben geceyi sana bırakıyorum çok mu geldi diline.
Şimdi acılarımı düzenliyorum alfabetik sıraya göre.
Belki bu yüzden en aclarım "A" ile başlamakta. "A"ŞK, "A"YRILIK, "A"CIM
Bişeyler oldu.
Bi ses duydum sanki, bi renk gezindi başucumda.
Kırmızımıydı seçemedim.
Korktum bilinçsizliğimden.
Koşup açmak istedim lambayı bu oyunu bozmak için.
Olmadı.
Gelen sensindir belki diye yapamadım.
Ama korktum.
Saklandım ürkek bir çocuk gibi yüreğimin arkasına.
Sensen nasılsa acıtamazdın yüreğimi, acıtacak bi şey bırakmamıştın ki
Sesin geldi mutfaktan koştum ışık yanmıyordu, karanlıktı, yoktun
oturma odasında yoktun, balkonda yoktun, karanlıktı her yer
çöktüm dizlerimin üstüneterlemiş miydim üşüyordum
yemin ederim sesin vardı ama sen yoktun
Sonra ;
Bi otobüsün ter kokan koltuğunda buldum ağırlaşmış bedenimi.
Anımsıyorum yürüyordumyürürken, ayaklarımın altı acıyordu
paçalarım ıslanıyordu yağmur yoktu
kocaman bi şehre vardı yüreğimi acile yetiştirecek olan otobüs.
Yerim bir balkon altıydı, bir park gölgesi
dar geldim dört duvarakovdu beni gözlerin
Ellerin itti göğsümün kafesini.
Göğsüm kaldı elinde. Hadi yıka ellerini,
Kan yakışmıyor senin ellerine
baksana gözlerime; gelmiştim ama Hoş gelmemiş miydim?
Anadolu'nun en iç şehri, sevdiğimin şehri, kabullenmedi surlarının dibinde ağlamamı.
"İçsiz bedenler kabul edilmez" yazıyordu resmi banklarda.
Sonrası yine otobüs, yine yol, yine göç, yine ter kokusu
kucaklaşmadan bir veda
içilemeyen son sigara
ey yar!!! Yolum açık m'ola?
En mutluluk için udum var daha bu şizofrenyamda.
Nasılsa 29 harf sırayla.
Nasılsa diyorum "A"şk ile yandığım gecelerde "F" tipi bir "Ö" lümü atlatabilirsem,
ne kalır ki, biliyorum sen saklısın bu alfabenin son harfinde
Alıntıdır
Yazarı bilen varsa beri gelsin (:
cem karaca bu son olsun dinle - cem karaca bu son olsun şarkı sözü - doğarken ağladı insan dinle - bu kalp seni unuturmudaki şarkı - cem karaca bu son olsun video
[GOOGLEVIDEO]5566233060189768349[/GOOGLEVIDEO]
Bugün sen çok gençsin yavrum
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vaad ediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni
Doğarken ağladı insan bu son olsun bu son
Doğarken ağladı insan bu son olsun bu son