Her hatamı hoş gördün, Hayatıma yön verdin..
Hissettiğin kazadan korudun, kötüleyene övdün...
İnatımda - suçumda, haklı olarak dövdün.
Hastalanınca - acı çekince sevdin...
Sevgini kutsal görev bildin...
Haksızlıklara direndin...
Kim çelme attıysa düştüm..
Elimden sen tuttun. ..
ANNE!
Her arayışında ekranda ''Aşkım'' çıkıyorsa
Yüzümde tebessümlerin en yalın hali beriliyorsa..
Bakışlarım; Seni hayal edebiliyorsa..
Kalpler uçuşuyorsa umutlarımla...
Demek oluyor ki!
Bu Aşkın ipleri benim elimde...
Dolu - dizgin gidiyoruz sevgiler ülkesine...
Aşk ekinlerini birlikte biçmeye!..
Şunu bil ki aşktan yorgun düşmez kalpler ...
Mustafa Kemal'in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;
-Adın ne senin bakayım?
- Cemil
- Çankaya'da mı oturuyorsun?
- Yok. Ayrancı'da
-Mektebe gidiyor musun?
Çocuk başını öne doğru hızla eğdi
-E Ne okuyorsun mektepte?
-Her bir şey okuyoruz.
-Peki ben kimim Cemil?
Çocuk zeki bakışlarını Ata'nın üzerinde gezdirdi:
-Sen Gazi Paşasın.
Ata gülümsedi.
- Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.
- Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.
-Nereden biliyorsun?
Çocuk kendinden emin bir tavırla.
-Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez
Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:
Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.
Sonra O'nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:
- Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak dedi.
Sessizliğin olduğu yerde gölgelerin gürültüsü olur..!
Nefes aldığını bilmek bile bana mutluluk, biliyorsun..
Suskunluğumuzu bozacak bir gün kalbimizdeki ihtilal...
Ölsekte aşk isyanında, pankartlara yazılacak ismimiz..!
Kış kadar kısa sürdümü dersin kalbimizdeki sevinçimiz.
Sonbaharın yaprakları gibi mi? savrulduk bu aşkta..
Artık sıcak ellerinin ısısını da unutttum..
Zaman bizi ayrılıklarla soğuttu birbirimizden..
Birlikte gezdiğimiz parklarda kaldı ellerimizin gölgesi..
Gitmiyor bir düş ötesine düşüncelerimizin çaresizliği..
İlkbahar bencilleşti artık bırakmıyor masamıza çiçeklerini.
Yaz deniz gözleriyle .. Yalnızlığın şiirlerini yazıyor sensiz!
Kırık ayaklı kır masalarında,
Kahır topluyor sararmış yapraklar..
''Eski Bir Filmin Afişlerinde Kalmış ''Arkadaş'' (lık)
Bir tren garı kalabalıklığında yalnızlığı yaşar yüreğim...
Boş bir bavul benzetmesinde şimdi kalbim..
Anıların eşyalar gibi etrafa fırlatıldığı...
Eski bir filmin afişlerinde kalmış ''arkadaş'' (lık)
Kurarken güzel ve kolay!.
Yıkarken güç yetmiyormuş hayallere..
Sükütun sancıları sensizlikleri doğurmak üzere..
Bilmiyorsun gitmeden,seni özler kalbim... ... Ve gözlerimde denizler kurur!..
Soğuk bir kelime ayrılık, aylardan ocak.
sözümüz vardı bu özlem son bulacak.
Unutmuş olsaydım ki seni, sormazdım.
'Bul bir bahane, ne olacak.'
Hala gurbet bize hasretle açıyorsa kucak.
Sitem sayma,her aşkla bekleyiş acı gerçek..
Takvimler de diyor, aylardan ocak.
Bize düşer miydi? şimdi tarihe suç bulmak..
Biliyorsun hava çok soğuk ve aylardan ocak.
solumsa seni soluyor nefes nefes sımsıcak.
Soğuk bir kelime ayrılık, aylardan ocak.
sözümüz vardı bu özlem son bulacak.
Unutmuş olsaydım ki seni, sormazdım.
'Bul bir bahane, ne olacak.'
Yenik düşmedi umutlarım ayrılığın korkusuna..
Yeni yeni düşler kuracağım yeni yılla birlikte..
Her batan günle başlayacak hasret bende..
Her doğan günle seveceğim,
Yeni bir yıl gibi sürecek sevgim..
Yeni yeni hayaller üreteceğim senli!..
Ayrılığında nefret etsemde,
Özleminle yeniden seviyorum seni..
Sana yazarken yinede yetersiz,
Buluyorum sevgi sözcüklerini..
Bir güvercinin kanatlarında kaldı bu aşk..
Kalbime konmadın bari pencereme gel...
Her dilde - dinde biliyoruz güzeldir aşk..
Umutsuzsam bil - uç, müjdelerle gel..
Gökyüzünden yıldız kucakla aşkla....
Bana kuş diliyle şarkı söyle..
Seni seviyorumlarla gel....
Yine sensiz bir sonbahar...
Yüreğimde yaprak yaprak anılar..
Dünyamı bir hüzün sarar..
Gözlerim, gözlerini özler..
Her yüzde seni arar...
Yine sensiz ve sebepsiz bir sonbahar...
Sevda
Şimdi hayatın en güzel evresinde..
Gözlerini açmış gülüyorsun be, bebek!..
Tuttuğun ellerde güven, dokunan tende umut..
Senin için kader ne yazar - ne çizer bilmiyorsun be, bebek!...