SuSquN PeRi

SuSquN PeRi

Üye
16.10.2010
Astsubay
9.974
Hakkında

  • 5 aylık hamilelik - ay ay hamilelik gelişimi

    GEBELİĞİN BEŞİNCİ AYI
    (17.-20. HAFTALAR ARASI DÖNEM)

    17 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftada bebeğin saç ve kaşları gelişir, hıçkırmaya başlar. Siz bunları duymasanızda hissetmeye başlarsınız özellikle ikinci gebeliğiniz ise. Bu haftada bebek doğduktan sonra ısı değişikliğine karşı vücüt ısısını dengeleyen kahverengi yağ dokusu oluşmaya başlar.

    18 HAFTALIK HAMİLELİK: Bebeğin kemik yapıları güçlenmeye başlar, bacak ve iç kulak kemikleri ilk kemikleşmeye başlayan yapılardır. İç kulak kemiklerinin gelişimi ile birlikte bebeğin işitme sinirleride gelişir ve bebek sesleri duymaya başlar. Bebeğiniz sizin kalp atışınızı, mide seslerinizi ve göbek bağındaki kan akışını duyabilir. Bebeğin yutma fonksiyonuda gelişir ve rahim içinde hergün bir miktar rahim içi sıvısını (amnion sıvısı) yutabilir

    19 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftada bebeğin derisi çatlaklardan çizilmelerden koruyan verniks denilen yağlı beyaz bir madde ile kaplanır.
    Bebeğin böbrekleri gelişmesine devam eder ve idrar yapmaya başlar
    Bebeğin işitme duyusu iyice galişir, çok sayıda farklı sesleri duyabilir, hatta diyaloglarınızı bile. Bebeğinize şarkı söyler yada onunla konuşursanız , sizin sesinizi farketmesi mümkündür.
    Bebeğiniz bu haftada kasları hareket ettiren sinirlerin gelişmesi ve beyin ile olan iletişiminin gelişmesi üzerine istemli olarak kas hareketlerini yapabilir, örnek olarak baş parmağını emmesi, başını haraket ettirmesi.

    20 HAFTALIK HAMİLELİK: Bebeğin derisi iyice kalınlaşır ve derinin tabakaları oluşur. Bebeğin saçları ve tırnakları büyümeye devam eder. Bebek hareketleri anne adayı tarafından 20. hafta civarında hissedilmeye başlanır.


    BU HAFTALARDA ANNEDEKİ DEĞİŞİKLİKLER
    - Gebeliğinizin yarısına geldiniz ve rahminiz göbek çevresinde hissedilir.
    - Bebeğin ilk hareketlerini hissetmeye başlarsınız, bu hareketler mide guruldaması veya mide içerisinde kelebek hareketleri gibi hissedilir, bu hareketler ilk olarak tedirgin eder. İlerleyen gebelik haftalarında bu hareketler düzenli olarak gelir.
    - Bu ayda bebeğin büyümesini ve organların gelişmesini etkileyen hormonların artışı devam eder.
    - Kan dolaşım sisteminiz genişlemeye devam eder. Kan basıncınız (tansiyonunuz) normalden düşük seviyededir bu yüzden yatar pozisyondan oturur duruma geçtiğinizde baş dönmesi, bulantı, bayılma hissi hissedersiniz.
    - Vücudun kan yapımı artmaya devam eder. Bu artış daha çok plasma dediğimiz kan serumundadır. Kırmızı kan hücrelerinin artışı seruma göre daha az olduğu için demir ihtiyacı artar. Bundan dolayı yeterli kan yapımı için günlük 30 mg demir ihtiyacı vardır. Yeterli miktarda demir alınmazsa demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık gelişir, bunun sonucunda da yorgunluk, halsizlik ve hastalıklara karşı dirençsizlik görülür.
    - Bu aylarda gebeliğe bağlı rahatsız edici yan etkiler görülebilir; burun tıkanması, burun ve diş eti kanaması gibi. Bu değişiklikler buruna ve diş etine kan akımının artmasına bağlı oluşur.
    - Solunum sisteminde progesteron dediğimiz gebelik hormonunun etkisine bağlı olarak akciğer kapasitesi genişler daha hızlı nefes alınıp verilir ve bazı bayanlar nefes darlığı hisseder.
    - Sindirim sistemi gebelik hormonuna bağlı olarak tembelleşir, buna ve rahmin büyümesine bağlı olarak mide yanması ve kabızlık gelişebilir. Bunlar gebelikte sık karşılşılan durumlardır.
    - Meme kan akımının artması ve süt bezlerinin gelişmesine bağlı olarak büyüklüğü yaklaşık olarak iki kat artar damarlar, daha görünür hale gelir.
    - Rahminizin büyümesi ağırlık merkezinizi etkilediğnden dolayı ayağa kalkma, oturma ve yürümede zorluklara neden olur. Özellikle sırt ve alt karın bölgesinde ağrılar olabilir. Özellikle ani hareketlerden sonra rahminizi yerinde tutan birçok bağlardaki gerilmeye bağlı olarak kasık ağrısı veya kramp tarzı ağrılar hissedersiniz. Bu durum çok ağrı verici olmasına rağmen
    zarar verici değildir.
    - Rahminizin büyümesine ve idrar yolları kaslarının gevşemesine bağlı olarak idrar akımı yavaşlar ve idrar yolu enfeksiyon riski artar. İdrar yolu enfeksiyon belirtileri; idrar yaparken yanma, karın ağrısı, ateş, sırt ağrısıdır. Bu gibi durumlarda doktorunuza başvurun bu tür enfeksiyonlar erken doğum riskini artırır.
    - Bu aylarda vajinal akıntı daha da artar, hormonlara bağlı olarak ince beyaz renkli akıntı normaldir. Eğer akıntı yeşil veya sarı renkli kötü kokulu ve kaşıntıya bağlı olarak kırmızımsı ise bunlar enfeksiyona bağlı olabilir, tedavi edilmelidir.
    - Ciltte değişiklikler başlar özellikle 4. ayla birlikte meme ucu, göbek, koltukaltı, dış cinsel organ renklerinde koyulaşmalar olur. Endişelenmeye gerek yoktur. Doğumdan sonra kaybolur. Fakat benlerde değişiklikler oluşuyorsa veya yeni oluşan benler varsa böyle durumlarda doktorunuza başvurmalısınız.
    - 20 haftadaya ulaşıldığında yaklaşık olarak 4-5 kilogram alınmalıdır.


    Aşağıdaki Durumlarda Doktorunuza Başvurmalısınız:
    - Lekelenme şaklinde kanama, birgünden uzun süren kanama, şiddetli kanama, ağrı kramp ve ateşin eşlik ettiği herhangi bir kanamada, parça düşürmede hemen doktora başvurulmalıdır.
    - Şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, görme bulanıklığı, şiddetli kasık ağrısı, bacaklarda şişme ve kızarıklıkla görülen ağrı, ateş veya kanamanın eşlik ettiği ağrılarda hasta hemen doktora başvurmalıdır.
    - Şiddetli kusma
    - Soğuk algınlığı, ateş, vajinadan bol miktarda sulu akıntı gelmesi
    - Ağrılı idrar yapma
#19.11.2013 06:54 0 0 0
  • 4 aylık hamilelik - ay ay hamilelik gelişimi

    GEBELİĞİN DÖRDÜNCÜ AYI
    (12.-16. HAFTALAR ARASI DÖNEM)

    Annenin gebelikte sağlıklı olması sağlıklı bebek doğurması antenatal takiple sağlanır. Bu kontrollerde olabilecek sağlık sorunları erkenden belirlenebilir, gerekli önlemler zamanında alınabilir, doğumun doğru zamanda ve en iyi koşullarda yapılması sağlanır.

    - Gebelikte sağlık bakımı ilk 3 ay içinde başlamalı ,başlangıçta aylık kontroller yapılırken son trimesterda kontrol araları duruma göre sıklaştırılmalıdır.
    - Her gebelik ayı kontrolünde ağırlık ölçümü, tansiyon ölçümü, bebeğin büyümesinin takibi, gebenin varsa mevcut şikayetleri değerlendirilir.

    12 HAFTALIK HAMİLELİK
    - Mesane üzerindeki rahimin baskısı ortadan kalkar ve sık idrara çıkma şikayetleriniz hafifler.
    - Bebeğiniz bu haftadan itibaren artık parmağını da emmeye başlar
    - Bebeğin tüm organları artık oluşmuştur. Bu haftadan itibaren yapısı ve işlevleri belirlenmiş olan organlar artık hacim olarak büyümeye başlarlar. Parmaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır ve saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Barsakta peristaltik sindirim hareketleri başlamıştır
    - Bu haftadan itibaren bebeğinizin kalp atışları 120-140/dk. arasındadır ve doğuma kadar da bu hızda atmaya devam eder.
    - Bulantılar bu haftadan itibaren artık azalmaya başlarlar ve yorgunluk şikayeti de azalır.

    13 HAFTALIK HAMİLELİK
    - Bu dönemde karnınızda ve özellikle de sağ kasığınızda ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar büyümekte olan rahmin, rahimi yerinde tutan bağları ve özellikle de ligamentum rotundum (round ligament, yuvarlak bağ) adlı yapıyı germesinden kaynaklanan ağrılardır. Uterusun yuvarlak bağa göre daha hızlı büyümesinden kaynaklanan bu ağrılar çok uzun süreli olmazlar ve ligamentlerin uyum sağlamasıyla ortadan kaybolurlar.
    - Bu dönemde özellikle erkek bebeklerin ultrasonda cinsiyetleri belli olabilir ancak bebeklerin cinsiyetleri sıklıkla 16. hafta ve sonrasında görülür
    - Barsaklar karın içine olan göçlerini tamamlamak üzereler. Karaciğer safra üretimine, pankreas da insülin üretimine bu gebelik haftasında başlar.

    14 HAFTALIK HAMİLELİK
    - Gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan şikayetlerin önemli bir kısmı kaybolur ve vücut gebeliğe uyum sağlamıştır. Yorgunluğunuz devam ediyorsa istirahat etmeye devam etmelisiniz. -- Gebelik hormonlarınızın en yüksek seviyeye ulaşması ile bulantı ve yorgunluk hissi azalır.
    - Kabızlık şikayeti ortaya çıkabilir. Lifli besinlerden zengin beslenmeli, tuvalet ihtiyacınızı ertelememelisiniz. Kabızlık şikayetiniz sizi çok rahatsız ederse doktorunuzun önerisine göre çeşitli ilaçları kullanabilirsiniz.
    - Bu gebelik haftasından itibaren göğüslerinizde ve karnınızdaki toplardamarların daha da genişlemiş olduğunu fark edebilirsiniz. Meme uçlarınız büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirme için yapmaya başladığı hazırlıkları hızlandırmaktadır.
    - Bebeğiniz bu haftadan itibaren solunum yapma çalışmalarına hız verir. Gözler ve kulaklar gelişimini sürdürmekte, boyun uzamaktadır. Bebeğin başı daha da hareketlenmiş ve çenesine yaslanmış sabit pozisyonundan kurtulmuştur. Bebeğiniz artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir.
    - Bebeğinizin kalp atışları bu dönemde doppler cihazı yardımıyla duyulabilir.

    15 HAFTALIK HAMİLELİK
    - Elinizi karnınıza koyduğunuzda elinize top gibi, yumuşak bir kitle gelecektir. İşte bebeğiniz buradadır.
    - Bebeğinizin kemik ve kas dokusu bu gebelik haftasından itibaren biraz daha hızlı gelişmeye başlar. Cildi bu haftada çok ince ve şeffaftır, ve cilt yüzeyinde belirgin damar yapıları izlenir. Lanugo adı verilen ipeksi cilt tüyleri de bu haftadan itibaren gelişmeye başlar. Bu tüyler 26. haftaya kadar varlığını sürdürür.
    - Bu gebelik haftasında yapılan bir ultrasonda erkek bebeklerin testis ve penislerinin görülmesiyle büyük doğrulukla cinsiyet belirlenebilir ancak elbette gebeliğin daha ileri haftalarına kadar ve hatta bebek doğana kadar cinsiyeti belirlenemeyen bebekler de olabilir. Bu bir yandan bebeğin pozisyonuyla, öte yandan cinsiyetiyle (kız bebekler daha geç tanınır) ilgilidir.

    16 HAFTALIK HAMİLELİK
    - Bu haftalardan itibaren yüzünüzde ve vücudunuzun güneşe maruz kalan bölgelerinde lekelenmeler oluşmaya başlayabilir. Güneşe çıktığınızda koruyuculuğu yüksek güneş kremleri kullanarak bu lekelerin oluşumunu büyük oranda engelleyebilirsiniz. Bu lekeleri makyajla kapatmanızda bir sakınca yoktur.
    - Bu haftadan itibaren özellikle daha önceden doğum yapmış anne adayları bebeklerinin hareketlerini hissetmeye başlayabilirler
    - Damarlarınızdaki toplam kan miktarı tüm gebelik boyunca, gebelik öncesine göre %40-50 oranında artar. Bu artış gebeliğin en erken dönemlerinde başlar ve 16. haftada hızlanır. Kan miktarının bu kadar artmış olması burun tıkanıklığı ve burun kanaması gibi belirtilere neden olabilir.
    - Artan kan hacmi büyüyen bebeğinizin ihtiyaçlarının karşılanması açısından önemlidir. Bu nedenle kalbiniz daha çok çalışır.
    - Bebeğinizde nöral tüp defekti ve Down sendromu risk belirlemesi yapan Üçlü test ideal olarak 16-20 gebelik haftaları arasında uygulanır.
#19.11.2013 06:52 0 0 0
  • 3 aylık hamilelik - ay ay hamilelik gelişimi

    GEBELİĞİN ÜÇÜNCÜ AYI
    (9.-12. HAFTALAR ARASI DÖNEM)


    BEBEKTE DEĞİŞİKLİKLER
    9 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftada bebeğin vücudu şekil almaya başlar. Bebeğin baş kısmı ultrasonda vücudun geri kalan kısmına göre daha büyük olup el, ayak parmak ve tırnakları, sindirim sistemi ve iç genital organları gelişmeye başlar. Dış genital organlar henüz gelişmemiştir. Bebek bazı küçük hareketleri yapmaya başlasa da anne adayı bunları hissedemez.

    10 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftada bebeğin vital organları gelişir. Parmak ayrımı ve tırnakların gelişimi sürer. İskelet gelişimi ile birlikte dişler gelişmeye başlar. Göz çukurları oluşur fakat gözleri henüz kapalıdır. Beyin gelişimi hızla devam etmektedir. Bebek erkek ise bu hafta itibariyle testisler testosteron üretmeye başlar bu da dış genital organ gelişimini sağlar.

    11 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftanın sonu ile birlikte bebek son halini alır. Organ sistemlerin büyümesi çok hızlı olup 20. haftaya kadar 3 kat büyüklüğe ulaşır. Başın her iki yanında kulaklar gelişir ve dış genital organlarda penis clitoris farklılaşması olur.

    12 HAFTALIK HAMİLELİK: Bebeğin yüzünde çene ve burun gelişimine bağlı değişiklik olur. El ve ayak tırnakları gelişimi tamamlanır ve 12. hafta sonu ile 1. trimester(ilk 3 ay) biter.

    ANNEDE DEĞİŞİKLİKLER
    Gebeliğin 3.ayı 1.trimesterın son ayıdır. Annede gebelikte artan hormonlara (östrojen, progesteron) bağlı olarak bulantı, kusma, göğüs sıkışması, başağrısı, yorgunluk, idrar artışı, uykusuzluk ve kabus görme gibi farklılıklar olur. Bulantı ve kusma özellikle sabahları olur ki genelde 3. ayın sonunda geçer fakat nadiren inatçı vakalarda damar yolundan serum ile tedavi gerekebilir.

    Annede kan yapımının ve kalbin pompalama gücünün artmasına bağlı olarak baş dönmesi, çarpıntı hissi ve başağrısı olabilir. Kan hacminin artmasıyla gözde korneada tipik olarak 10.haftada genişleme olur ve bebeğin doğumundan sonraki 6.haftaya kadar devam eder. Göz basıncı azalır. Tüm bunlara bağlı olarak gözde küçük önemsiz lekelenme olur. Kontakt lens kullananlarda değiştirmeye gerek olmasa da sıkıntı yapabilir. Doğumdan sonra normale döner.

    Annede östrojen ve progesteron hormonların artışına bağlı meme ve süt bezlerinde büyüme olur ve meme ucu renginde koyulaşma olur. Memelerde hassiyet veya ağrı olabilir. Memeler daha ağır ve dolgun hissedilir.

    Uterus (rahim) 12. haftaya kadar pelvik kemik yapı içinde kalır ve boyut artışına bağlı idrar torbasına baskı yapar sık idrara çıkmaya neden olur. 3.ayın sonunda uterusun pelvis dışına çıkmasıyla bu bası azalır ve idrar sıklığı normale döner.

    Alt karın bölgesinde kramplar ve seyirmeler hissedilmeye başlanır. Uterusun bağlarının gerilmesine bağlı olarak özellikle ani hareketlerde keskin ağrı olabilir. Bu ağrılar rahatsız edici olmakla birlikte genellikle zararsızdır.

    Bebeğin kilosu, plasenta dokusu, amnion sıvısı, annenin kan hacminin artışı, vücut dokularında sıvı birikimi, uterus ve meme büyümesine bağlı olarak 12. haftaya kadar anne yaklaşık 1 kg alır. Asıl kilo alımı gebeliğin 2. yarısında olur.

    Annenin fiziksel değişimine eşlik edecek şekilde ruhsal değişiklikler de olur. Duygusallaşma, yalnızlık hissetme, kendini eşine karşı yetersiz hissteme gibi duygular olur. Bu aşamada eşinin anneye destek olması gerekir. Çoğu anne bu hislerin sürekli olacağını düşünse de kısa zamanda azalır.

    GEBELİK TAKİBİ
    3. ayda 2. prenatal takip yapılır. Hastanın kilosu ve tansiyonu ölçülür. 1.takipte yapılmamışsa pelvik muayene yapılır. Eğer hastanın ilk gelişi ise tam kan sayımı, tam idrar tetkiki, kan grubu, hepatit (sarılık) markerları, TORCH markerları, tiroid fonksiyon testleri, Biyokimya (Açlık kan şekeri, karaciğer ve böbrek fonksiyonları), kan uyuşmazlığı varsa IDC (indirekt coombs), USG istenir. İlk kez 12. haftada Doppler USG de bebeğin kalp atımları duyulabilir.

    ÖNERİLER:
    - Anne kanama, parça düşürme veya ağrı, kramp, ateş , aşırı bulantı kusma, lekelenme gibi durumlar olursa hemen doktora başvurmalıdır.
    - Özellikle baş dönmesi, bulantı ve kusma veya görme bulanıklığının eşlik ettiği şiddetli ve devamlı baş ağrısında, şiddetli kasık ağısında, ateşin eşlik ettiği ağrıda, ilaç almaya rağmen geçmeyen orta şiddetli baş ağrısında hemen doktora başvurmalıdır.
    - Ağrılı idrara çıkma, idrar yapamama, şiddteli kabızlıkta anne doktora başvurmalıdır.
#19.11.2013 06:50 0 0 0
  • 2 aylık hamilelik - ay ay hamilelik gelişimi

    GEBELİĞİN İKİNCİ AYI
    (4.-8. HAFTALAR ARASI DÖNEM)

    BEBEĞİNİZİN 5-8. HAFTALARDA GELİŞİMİ:
    Bebeğiniz büyümekte ve değişmektedir. Gebeliğinizin 5-8. haftalarında, bebeğinizin hücreleri faklılaşmakta ve özel fonksiyonlar üstlenmeye başlamaktadır. Hücrelerin bu özelleşme süreci diferansiasyon (=farklılaşma) olarak adlandırılmaktadır. Farklılaşma, bir insanı oluşturan farklı türdeki hücrelerin oluşumu için önemlidir. Farklılaşmanın bir sonucu olarak, bebeğinizin dış görünümünün ana hatları da şekillenmeye başlamıştır.

    5 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftaya kadar bir hücre yığınından oluşan bebeğiniz artık embriyo olarak adlandırılır. 5. haftadan itibaren ana hatlarıyla vücut yapısı oluşmaya başlar.
    Embriyo üç tabakaya ayrılır. Tüm dokular ve organlar bu tabakalardan gelişir. En üst tabakada bir oluk oluşur ve bu oluk daha sonra bebeğinizin beyin, omurilik, omurilik sinirleri ve omurgasının gelişeceği nöral tüpü oluşturmak üzere kapanır.

    Kalp ve dolaşım sistemi embriyonun orta tabakasından şekillenir. Embriyonun merkezindeki kabartıdan kalp gelişir. 5. haftanın sonunda hem embriyoda hem de plasentada(eş) erken kan elemanları ve kan damarları oluşur.
    Bebeğinizin ilk kalp atımları döllenmeden 21-22 gün sonra başlar. Ancak ne sizin ne de doktorunuzun bu kalp atımlarını duyması mümkün değildir. Yalnızca ultrasonla kalp atım hareketleri izlenebilir. Bu değişikliklerle, dolaşım başlar. Dolaşım sistemi ilk fonksiyon gören organ sistemidir.
    İç tabakadan akciğerler, barsaklar, ve idrar torbası (mesane) gelişir. 5. haftada iç tabakadan yalnızca bu yapılar gelişir. Diğer organlar bu yapıların gelişiminden sonra şekillenecektir.
    Döllenmenin hemen sonrasında bebeğiniz tek hücreli bir zigottur ve mikroskopik boyuttadır. Gebeliğinizin 5 haftasında (döllenmeden 3 hafta sonra) bebeğiniz bir kalem ucu büyüklüğündedir(yaklaşık 1.5 mm)

    6 HAFTALIK HAMİLELİK: 6. haftada gelişme hızla devam eder. Bebeğinizin boyutları yaklaşık üç kat artar. Temel yüz yapılarını göstermeye başlar. Daha sonra gözlere dönüşecek olan optik kesecikler oluşmaya başlar. Aynı zamanda iç kulağın öncüleri olan yapılar da oluşur. Yüzün üst ve yan tarafındaki dokuların oluşturduğu açıklıktan dudaklar oluşacaktır. Dudak açıklığının altındaki katlantılardan bebeğinizin boynu ve alt çenesi gelişecektir.
    6. haftada bebeğinizin sırt bölümünde yerleşen nöral tüp tamamen kapanır. Beyin hızla büyür ve yeni oluşan başı doldurur. Aynı zamanda beynin özel bölümleri de gelişir ve bazı özel sinir yapıları görünür hale gelir (kranial sinirler).
    Bebeğin orta hattında 40 küçük doku bloğu gelişir ki bunlar bebeğinizin bağ doku, omurlar ve kaslarını oluşturur. Artık bebeğinizin kol ve bacaklarındaki küçük kemikler görülebilmektedir.
    Gebeliğinizin 6. haftasında(döllenmeden 4 hafta sonra) bebeğiniz yaklaşık 3 mm dir.

    7 HAFTALIK HAMİLELİK: Bu haftada bebeğinizle plasenta (eş) arasındaki hayat bağı olan göbek kordonu bebeğin tutunduğu rahim bölgesinde açıkça görülebilir. Göbek kordonu iki atardamar ve geniş bir toplardamar içerir. Besinlerden ve oksijenden zengin kan plasentadan bebeğinize tek olan toplardamar ile geçer ve atardamarlarla plasentaya geri döner. Tek bir kan hücresi için bu dolaşım yaklaşık 30 saniye sürer.
    Ek olarak bebeğinizin beyni daha karmaşık bir hal alır. Beyin omurilik sıvısının dolaşımı için beyin boşluklarının ve yollarının oluşumu önemlidir. Bu dönemde gelişmekte olan kafatası şeffaftır ve büyüteç ile bakıldığında beynin düzgün yüzeyi görülebilir.
    Bu haftada bebeğinizin yüzü daha çok ayırntı içerir. Ağız açıklığı, küçük burun delikleri, kulak yapıları ve göz rengi artık görülebilmektedir. Gözün lens yapısı oluşur. İç kulak orta ve dış kulakla birleşerek dış dünyaya açılır.
    Bu haftada bebeğinizin kol, bacak, el ve ayakları şekillenirken el ve ayak parmakları yaklaşık bir hafta sonra oluşacaktır. Kol tomurcuğu, el ve ön kol bölümlerine ayrılır. Bu haliyle kol küçük bir pençeye benzer.
    Gebeliğinizin 7 haftasında bebeğiniz yaklaşık 8.5 mm dir.

    8 HAFTALIK HAMİLELİK: Bebeğinizin el ve ayak parmakları, birbirlerine yapışık olsalar da, şekillenmeye başlarlar. Kol ve bacaklar daha uzun ve tanınabilir görünümdedir. Pençe şeklindeki el ve ayaklar belirginleşir. Dizler, dirsekler ve bilekler açıkça görülebilir. Hatta diz ve dirseklerini bükebilir.
    Bu haftada göz kapakları da oluşmaya başlar. Göz kapakları oluşuncaya kadar bebeğinizin gözleri açıktır. Ek olarak, bu haftada üst dudak, burun ve kulaklar belirginleşir.
    Sindirim kanalı, özellikle barsaklar, gelişimini sürdürür. Kalp fonksiyonları ve dolaşım artık tam gelişim göstermektedir. Bu dönemde bebeğinizin kalbi dakikada 150 kez atar(bir yetişkinin yaklaşık iki katı).
    Gebeliğin 8. haftasında bebeğiniz yaklaşık 12.5 mm dir.


    BU ERKEN HAFTALARDAKİ TEHDİTLER
    Gelişmekte olan bebeğiniz döllenmeden sonraki 3-8 haftalarda dış etkenlere karşı oldukça hassastır. Bu dönem gebeliğinizin 5-10. haftalarına denk gelir. Tüm organlar bu dönemde oluşmaktadır ve embriyoda olaşan bir hasar spina bifida gibi ciddi doğum defektlerine yol açabilir.
    Bu dönemde bebeğinize şunlar zarar verebilir:
    TERATOJENLER: Gelişmekte olan bebekte fiziksel zararlara neden olabilen maddelerdir. Alkol, belirli ilaçlar, uyuşturucu ilaçlar gibi. Bunlardan uzak durulmalıdır.
    ENFEKSİYONLAR: Erken gebelikte virüsler ve bakteriler bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kendinizi hasta hissetmeseniz de geçirmekte olduğunuz bazı enfeksiyonlar bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kızamık, kızamıkçık, sitomegalovirüs, toksoplazma bu hastalıklardan bazılarıdır. Bu hastalıkları geçirmiş olmak doğal bağışıklık kazanmanızı sağlar.
    RADYASYON: Yüksek doz iyonize radyasyon (kanser tedavisinde kullanılır) bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Ancak tanısal amaçlı kullanılan düşük doz radyasyon(X ışınları) ciddi tehlike oluşturmaz. Yine de gerekli olmadıkça X ışınlarına maruz kalmamak en iyisidir. Gebeliğinizi öğrenmeden hemen önce X ışınlarına maruz kaldıysanız panik yapmayın. Doktorunuza danışın.
    YETERSİZ BESLENME: İleri derecede yetersiz beslenme bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Bu durumda hücre gelişimi beklenen düzeyde olmayacaktır. Buna rağmen erken dönemlerde embriyo, bulantı ve kusma nedeniyle az kalori alımından etkilenmemektedir.
    Günlük 400 mikrogram folik asit alımı spina bifida ve diğer nöral tüp defektleri riskini azaltır.


    5-8. HAFTALARDA ANNEDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER
    Gebeliğin ikinci ayı vücudunuzda bazı değişiklikleri de beraberinde getirir. Bulantı, kusma, mide yanması, halsizlik, uykusuzluk, sık idrara çıkma gibi yakınmalar bu ayda sık görülür. Bulantı-kusma gebeliklerin %70’ini etkiler. Bu rahatsızlık verici problem tipik olarak 5-8. haftalarda başlar ve 14. haftaya kadar devam edebilir. Bu yakınmalar aynı zamanda normal bir gebeliğin işaretidir. Çalışmalar bu yakınmaları olan gebelerin daha az düşükle karşılaştığını göstermektedir. Bu yakınmaların vücutta artan hormon düzeyleri ile ilgili olduğu bilinmektedir.
    Vücudunuz, bebeğinize kan ve oksijen taşımak için daha fazla kan üretir. Aynı zamanda kan damarları genişler ve kalp daha hızlı ve kuvvetli çalışır. Bu değişim halsizlik, yorgunluk ve baş ağrısına yol açabilir.
    Artan östrojen ve progesteronla göğüsler büyür ve süt üreten bezler genişler. Göğüs uçları genişler, rengi koyulaşır. Sonuçta göğüslerde gerginlik, hassasiyet, dolgunluk hissedilebilir.
    İlk gebeliğiniz ise bu haftalarda rahim bir armut büyüklüğündedir. Zamanla rahim bebeği taşımak üzere büyüyecek, normal hacminin yaklaşık 100 katına ulaşacaktır. Büyüyen uterus idrar torbasına baskı yapar ve bu da sık idrara çıkmanıza sebep olabilir.
    Gebelik süresince rahim ağzı gittikçe yumuşar. Bu, rahim ağzını doğumda meydana gelecek olan incelme ve açılma için hazırlar.

    İlk 12 hafta boyunca vajinal kanama ile karşılaşabilirsiniz. İstatistikler tüm gebeliklerin %40’ında vajinal kanama olduğunu göstermektedir. Yine istatistiklere göre vajinal kanaması olan gebelerin yarısından daha azında düşük görülmektedir.

    İlk iki ayda, gebeliğinizi öğrendiğiniz anda, gebe olduğunuzu bilmeden geçirdiğiniz iki ay boyunca kullandığınız ilaçlarla, beslenmenizle ve maruz kaldığınız diğer faktörlerle bebeğinize zarar verdiğiniz düşüncesiyle korku ve endişeye kapılabilirsiniz. Aynı zamanda iyi bir anne olup olamayacağınız ve doğum ağrılarına dayanıp dayanamayacağınıza dair şüpheleriniz olabilir. Tüm bu endişelerinizi doktorunuzla paylaşınız.

    HORMONLAR: Hormonlar, gebelikle ilgili pek çok düzenlemeyi yapan kimyasal habercilerdir. Progesteron hormonu ilk önce yumurtalıklarda daha sonra plasentada üretilir. Progesteron rahim kasımalarını önler. Aynı zamanda bebeğin gelişmesini sağlayacak olan rahim duvarındaki damarları olgunlaştırır.Yumurtalıklar ve plasenta östrojen de üretir. Östrojen rahim, rahim ağzı, vajina ve meme gelişiminde rol oynar.


    GEBELİKTE DOKTORA İLK BAŞVURU
    İlk başvuruda tıbbi geçmişinize yönelik bazı sorular sorulacaktır. Bunlar:
    -Daha önceki gebeliklerle ilgili bilgiler
    -Adet düzeni
    -Son adetin ilk günü (gebelik yaşı son adetin ilk günü ile hesaplanmaktadır.)
    -Kullandığınız korunma yöntemi
    -Kullandığınız ilaçlar
    -Hastalıklar(şeker, yüksek tansiyon, guatr, astım, alerji vb.)
    -Geçirilmiş ameliyatlar
    -İş çevreniz ve hayat tarzı (diyet, sigara, alkol vb.)
    -Ailelerde doğumsal anomali öyküsü

    Ayrıca bazı laboratuar testleri yapılacaktır: Tam kan sayımı, kan grubu, rh (kan uyuşmazlığı), tam idrar tahlili, hepatit B, , AIDS, karaciğer, böbrek, tiroid (guatr) ve toxoplazma, rubella testleri

    Kontroller doğuma kadar ayda bir kez yapılmaktadır.

    Aşağıda belirtilen durumlarda doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz:
    - Lekelenme şeklinde vajinal kanama
    - Parça düşürme
    - Karında çekilme , kasılma, kramp
    - Şiddetli baş ağrısı
    - Şiddetli kasık ağrısı
    - Şiddetli bulantı, kusma
    - Yüksek ateş
    - İdrar yaparken yanma
    - İdrara çıkamama
    - Şiddetli kabızlık
#19.11.2013 06:47 0 0 0
  • 1 aylık hamilelik - ay ay hamilelik gelişimi

    GEBELİĞİN BİRİNCİ AYI
    Gebeliğin ilk ayında eşler genellikle gebelik şüphesiyle doktora başvururlar. Gebelik olduğundan emin olmadıkları için de büyük bir heyecan ve merak içerisinde olurlar. Bu nedenle bu ilk ayda yapılan muayenede öncelikle gebeliğin kesin olarak olup olmadığı ultrason ve gerekirse gebelik testleri ile belirlenir. Gebelik varsa sıradaki en önemli konu kalp atışının olup olmadığıdır. Yalnız kalp atışın çok küçük gebeliklerden oluşmaz yaklaşık 5-6 hafta civarında (adet geçmesinden 10-15 gün sonra) görülebilir. Bu ilk ayda bazen gebelik kesesi görüldüğü ve geliştiği halde içerisinde bebek oluşmaz bu duruma da sık rastlanır ve buna "boş gebelik" denir. Bu ay aile bebeğin durumunu ve sağlığını merak edebilir ancak henüz gebelik çok küçük olduğu için bu dönemde bebeğin canlı olması dışında pek bir özelliği değerlendirilemez, bir özürü var mı yok mu bu dönemde anlaşılamaz.

    İlk gebelilk muayenesinde yapılan diğer işlemler:
    - Genetik, tıbbi, gebelikle ilgili ve psikoseksüel faktörler açısından riskler belirlenir
    - Tahmini doğum tarihi hesaplanır
    - Genel fizik muayene yapılır
    - Annenin gebelik dışında herhangi bir sağlık problemi varsa bunun gebeliğe etkileri değerlendirilir
    - Laboratuar testleri yapılır: tam kan tahlili, idrar tahlili, kan grubu, Rh antikor taraması (kan uyuşmazlığı için), Troid testleri (TSH) rubella, toxoplazma, Hbs ag testi (Hepatit B), HIV (AIDS)testi önerilir.

    Son adet tarihinin ilk gününden hesaplanan gebelik süresi 280 gün veya 40 haftadır. Tahmini doğum tarihi son adet tarihine 7 gün eklenip 3 ay geriye gidilerek hesaplanabilir. Prenatal muayenede en önemli incelemelerden biri gestasyonel yaşın belirlenmesidir, yani gebeliğin tam olarak kaç haftalık olduğunun belirlenmesidir. Bazen eşler son adet tarihini bilemezler bilemezler bu durumda ultrason ölçümlerinden yararlanarak gebelik yaşı belirlenir.

    Gebelik öncelikle kanda sonra idrarda ve en son ultrasonda tesbit edilir. Ancak gebelik kesesinin ultrasonda net olarak görülmesi sonrasında kesin olarak rahim içi bir gebelikten söz edilebilir. Çok erken gebeliklerde (adetin geçtiği ilk günlerde) testlerde gebelik çıkmasına rağmen ultrasonda görülemez.

    Gebeliğin ilk haftalarında ağızda çok az bir tad değişikliği, hafif sabah bulantıları görülür. Bu dönemde 'implantasyon kanaması' denilen çok az bir kanama gözlenebilir. Ayrıca halsizlik, göğüslerde aşırı hassasiyet, sık idrara çıkma gibi belirtiler hissedilebilir.

    Anneye bu ilk muayenede şu konularda bilgiler verilir:
    - İlaç kullanımı ve gebeliğe zarar verebilecek ilaçlar
    - Sigara ve alkolün bebeğe zararları
    - Kaçınılması gereken röntgen v.b durumlar
    - Gebelikte beslenme
    - Alması gerken vitaminler: Demir dışındaki tüm gereksinimler dengeli bir dietle karşılanabilir. Ayrıca gebeliğin ilk aylarında nöral tüp defektini önlemek için rutin folik asit desteği (0.4 mg) verilmelidir.
    - Kilo alımı
    - Egzersiz
    - ve gebelikte rastlanabilecek sorunlar açısından bilgilendirilmelidirler.

    Aşağıda belirtilen durumlarda doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz:
    - Lekelenme şeklinde vajinal kanama
    - Parça düşürme
    - Karında çekilme , kasılma, kramp
    - Şiddetli baş ağrısı
    - Şiddetli kasık ağrısı
    - Şiddetli bulantı, kusma
    - Yüksek ateş
    - İdrar yaparken yanma
    - İdrara çıkamama
    - Şiddetli kabızlık
#19.11.2013 06:43 0 0 0
  • gebelikte ağıza acı su gelmesi - hamilelikte reflü - gebelik reflüsü - hamilelikte reflüden korunmak için ne yapılmalı

    Reflü mide içerisindeki sıvıların yukarı doğru yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu durumda göğüste ve mide bölgesinde yanma ve ağıza acı ekşi su gelmesi gibi şikayetler olur. Reflü hamile olmayan kişilerde de görülebilir fakat hamilelikte daha da artar. Gebelerin yarısından fazlasında çok sık görülen bir şikayettir. Hamilelikte artmasının sebebi gebelikte artan progesteron hormonunun mide ve yemek borusu arasındaki kapakçığı gevşetmesidir. Ayrıca rahmin büyümesine bağlı olarak karın içerisindeki basıncın artması da mideye baskı yaparak içeriğin yukarı doğru kaçmasına sebep olur. Gebelikte meydana gelen reflü şikayetleri sıklıkla doğumdan sonra geçer.

    Tedavisi için anne adayının reflüyü arttırıcı bazı yiyeceklerden kaçınması önerilir ve ilaçlar (antiasitler v.b) verilir. Anne adayı az ve sık sık yemek yemelidir. Uzun süre aç kaldıktan sonra birden çok fazla yemek yemek reflüyü arttırır. Baharatlı, naneli ve yağlı yiyeceklerden, çikolatadan, çay, kahve, domatesli yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Sigara ve alkol de reflüyü arttıran bir etkendir ve zaten reflü olmasa da gebelerin asla bunları kullanmaması gerekir. Yemekler yavaş yavaş ve fazla çiğneyerek yenmelidir. yemek sırasında fazla su içilmemelidir yemek aralarında su içilmelidir. Aşırı kilo alanlarda da reflü daha fazla artar. Karın blgesini sıkan giyeceklerden kaçınmak gerekir. Yatarken yüksek yastık kullanmak reflüyü azaltabilir.
#14.11.2013 10:36 0 0 0
  • hamilelikte mide yanması - hamilelikte mide ağrısı - gebelikte mide yanması nasıl geçer - gebelikte mide ağrısı nasıl geçer

    Gebelikte hormonların artması ve rahmin büyüyüp mideye bası yapması midede yanmaya (göğüs - kalp bölgesinde yanma), mide ekşimesine ve mide ağrısına sebep olabilir. Artan hormonların etkisiyle midenin yemek borusuyla birleştiği bölgedeki girişi gevşer ve buradan mide asiti yemek borusuna geçerek yukarı kaçar, yanma şikayetine sebep olur, buna reflü denir. Reflü oluşan hastalar ağızlarına acı su gelmesi şeklinde şikayetlerini ifade ederler. Rahminde giderek büyüyüp mideye bası yapmasıyla bu şikayetler gebeliğin son aylarında daha da artar. Mide ağrısı ve mide yanması şikayetleri reflü yani ağıza acı su gelmesi olmadan tek başına da olabilir.
    Bazen gebelikten önce olan veya gebelikte başlayan mide ülseri, gastrit gibi problemler de midede ağrı ve yanma, ekşime şikayetlerine sebep olabilir. Aşağıdaki önlemler uygulandığı halde ve antiasit şurup ve benzeri ilaçlar kullanıldığı halde geçmeyen mide ağrıları bu konuda uyarıcı olmalıdır, bu durumda daha ileri değerlendirme için dahiliye veya gastroenteroloji uzmanı konsültasyonu gerekebilir.

    Halk arasında bu tür mide şikayetlerinin bebeğin saçlarından kaynaklandığı gibi bir inanış vardır, bu doğru değildir.

    Mide yanması ve ağrısı nasıl geçer? Önlemler:
    - Bir seferde çok yemek yeride, sık sık az miktarda yemeli.
    - Ilık süt mide yanması şikayetinize iyi gelebilir.
    - Kızartmalar, aşırı yağlı, baharatlı yiyecekler bu şikayetleri arttırır, bunlardan kaçının.
    - Sıkı giyecekler giymeyin.
    - Sigara kullanmayın
    - Fazla kahve tüketmeyin
    - Yüksek yastık kullanmak faydalı olabilir.
    - Doktorunuzun önereceği mide asitini giderici ilaçları kullanabilirsiniz.
#14.11.2013 10:33 0 0 0
  • Konu: Şehirsizim
    Şehirde sensiz değilim anlayacağın; sensiz şehirsizim (SERDAR TUNCER)

    noimage
#14.11.2013 10:29 0 0 0
#14.11.2013 10:24 0 0 0
  • eşimin ismi ali olduğu için onu koymayı düşünmüyorum ilk isim rüzgar ama ikinci bi isim daha koymak istiyorum o yüzden bi isim daha arıyorum
#14.11.2013 10:17 0 0 0
  • Konu: Düzelmiyor
    noimage

    Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,
    tırnaklarıyla düzeltemiyor insan..

    - Didem Madak
#14.11.2013 08:59 0 0 0
  • önerileriniz için teşekkür ediyorum arkadaşlar yine önerileriniz olursa bekliyorum
#14.11.2013 08:53 0 0 0
  • Konuyu nereye açsam bilemedim bir türlü (yanlış yere açtımsa affola )

    4 aydır içimde bir can taşımanın mutluluğu ve heyecanı içindeyim.
    Ve dün oğlum olacağı haberini aldım.
    isim konusunda sizden yardım istiyorum.İki isim koymak istiyorum..
    Rüzgar ismine uygun anlamı güzel isim önerilerinizi bekliyorum..
#13.11.2013 14:54 0 0 0
  • Konu: Hanımeli
    hamıneli nedir - hanımeli nerelerde kullanılır

    noimage
    Mayıs ve temmuz aylarında pembemsi beyazımtırak-sari renkli çiçekler açan, 1-3 m yükseklikte, tüysüz veya az tüylü tırmanıcı bir bitkidir. Yapraklar gövde üzerinde karşılıklı-çapraz, derimsi, tüysüz ve alt yüzü az tüylüdür. Aşağıdaki yapraklar kısa saplı ve yumurtamsı şekilde olup, yukarıdakiler ise gövdeyi saracak şekilde tabanlarıyla birleşmiş durumdadır. Güzel kokulu olan çiçekler, tepedeki yaprakların koltuğunda, genellikle üç demet hâlinde, oldukça uzun saplı, başçık tipinde çiçek yaparlar. Çiçekler uzun tüpsü ve sarkık dudaklıdır. Olgunlukta kırmızı renkli üzümsü meyveler verir.

    Türkiye’de yetiştiği yerler:
    Marmara, Bati ve Güney Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu.

    Kullanıldığı yerler:
    Tıpta yaprakları gargara yapmak için, çiçekleri antispazmodik olarak, meyveleri de idrar söktürücü ve kusturucu olarak kullanılır.
#08.11.2013 06:26 0 0 0
  • şalgamın faydaları - şalgam neye iyi gelir - antibiyotik yerine şalgam - şalgamın çocuklara faydası

    Yüzyıllardır Anadolu’da yemeklerin, özellikle de etlerin yanında hazmettirici olarak tüketilen şalgam suyu,
    vücut direncini artırarak hastalıklara karşı koruyucu ve iyileştirici özellikler sunuyor.
    İçeriğindeki A, B, C grubu vitaminlerle kalp-damar hastalıklarının yanında boğaz iltihabına da iyi gelen şalgam suyunun faydaları saymakla bitmiyor.
    KBB Mütehassısı Op.Dr.M.Sezai Yavaşça, doğal şifa kaynağı olan şalgamın diğer faydalarını anlatıyor..
    Şalgam, soğuk algınlığının ilerleyip boğaza hatta ciğerlere indiği durumlarda en iyi bitkisel çözümdür.
    Göğsü yumuşatıp, akciğer ve bronşları temizler.

    Çocuklara Antibiyotik Yerine Şalgam Vermelisiniz..

    Vücuttan toksinleri atmaya yarayan ve kansızlık için ideal bir ilaç olan şalgamın yaprakları da kökü gibi kalsiyum, demir,
    bakır ve iyot içeriyor. Çocuklarının gazlı içecekler içmesi konusunda endişe duyan aileler,
    bitkisel bazlı bu içeceği onların günlük demir, bakır ihtiyaçlarının karşılanması açısından da oldukça önemsiyorlar.
    Anti-enfeksiyon olarak bilinen bu doğal içecek, annelerin grip mikrobuna maruz kalmış çocuklarına gönül rahatlığıyla içirebilecekleri ender ürünlerden.

    Aileler, küçük yaşlarda sık sık hasta olan çocuklarını mümkün olduğu kadar antibiyotikten uzak tutmaya çalışıyorlar.
    Böyle durumlarda alternatif tıbbı ve bitkisel çözümleri arayanlara fiyatının uygunluğuyla da dikkat çeken şalgam suyu oldukça cazip geliyor.

    Şalgam Hiçbir Katkı Maddesi İçermiyor

    Şalgam kökleri sebze olarak yenilebilen turpgillerden bir bitkidir.100 gr şalgam içerisinde; 23 kalori,0.2gr yağ, 24mg fosfor, 35mg kalsiyum,
    188mg magnezyum, yanında B1,B2,B3 ve C vitaminleri ihtiva eder. Havuç, maydanozgiller familyasından etli kökleri için yetiştirilen
    bir bitki olup A,B,C,D ve E vitaminleri yönünden zengindir. Adana ve Mersin yöresinde bu iki mucize sebzenin bulgur ile fermente
    edilmesi suretiyle hazırlanan şalgam suyu tamamen organik bir karışım olup, hiçbir kimyasal katkı içermez.

    Gribal Enfeksiyonlara Karşı Koruyor

    Yıllardır çok sevilerek içilen ve güney illerimizin vazgeçilmezi olan şalgam suyu,
    bu gün tüm dünyada ciddi araştırmalara konu olmaktadır. Özellikle Çin’de yaşanan sars gribi sırasında
    Çinli araştırmacılar tarafından ısrarla tüketilmesi önerilmiş ve ülkemizden Çin’e şalgam suyu ihraç edilmiştir.
    Kışın yaşanacak gribal enfeksiyonlardan korunmada ihtiva ettiği C vitamini ve prebiyotik etkisinden dolayı
    şalgam suyu içilmesi şiddetle tavsiye edilmektedir.

#08.11.2013 06:18 0 0 0
  • zencefilin faydaları - zencefil çayı nasıl yapılır - zencefil

    Zencefil çayı;
    Ayurveda ve Çin Tıbbında 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur.
    Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip.
    Ayrıca farenjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor.
    Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine
    kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de
    temizlenmesini sağlar.
#08.11.2013 06:13 0 0 0
  • pişman olunan şeyler - yapamadıklarımız - insan en çok neden pişman olur

    Yaptığınız veya yapmadığınız kimi şeyler için hayatta en az bir kere de olsa pişmanlık duyduğunuz olmuştur.

    Sebepler çok çeşitli olsa da, Britanya’da yapılan yeni bir araştırmanın sonuçlarna göre hayatta en çok yaşanan 20 pişmanlık şöyle:

    Daha çok seyahat etmeme ve dünyada daha çok yer görmemek.

    Geçmişten daha çok arkadaşla görüşmemek.

    Çok az egzersiz yapmak.

    Yeterli para biriktirmemek.

    Sigara içmek.

    Daha sıkı ders çalışmamak.

    Kariyer seçimi.

    Yanlış partner seçimiyle kaybolan yıllar.

    Sağlıksız beslenme.

    Dede ve nineler ölmeden önce onlara hayatlarıyla ilgili daha çok soru sormamak.

    Yabancı bir dili düzgün bir şekilde öğrenmemek.

    Aile ve arkadaşlarla yeterli zaman geçirmemek.

    Ölmeden bir akrabaya sevdiğini söylememek.

    Çok fazla alkol tüketmek.

    Hayat zorluğunu bir kez üstlenmemek.

    Bir müzik aletini çalmayı düzgün şekilde öğrenmemek.

    Bir arkadaşa aşık olup bir şeyleri onarmamak.

    Öğrenim hayatında yanlış konuları seçmek.

    Bir zorbaya karşı koymamak.

    Öğrenim hayatına bir yıl ara vermek.
#08.11.2013 06:09 0 0 0
  • termiye bitkisi nedir - termiyenin faydaları - termiye tohumu - termiye nerede yetişir




    noimage
    Lupinus albus L. subsp. albus (Syn: L. termis Forssk.) (Leguminosae) türünün olgun tohumlandır. Bu tür 100 cm kadar yükseîebilen, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Yapraklar el şeklinde, 5-15 yaprak-çıklı. Yaprakçıklar iki yüzde de tüylü. Çiçekler kelebek biçiminde, beyaz ve uç tasımlan mavi renkli. Meyva önce tüylü, sonra tüysüz ve sarımsı renkli.
    Türkiyede yabani olarak bulunduğu gibi ekimi de yapılmaktadır. Dış görünüş: 8-15 mm çapmda, üzeri düzgün ve genellikle acı lezzetlidir.
    Bileşim: Sabit yağ ve alkaloitler (lupinin, spar-tein ve diğerleri) taşımaktadır.

    noimage

    Etki ve kullanılış: İdrar arttıncı, kurt düşürücü ve kuvvet verici etkilere sahiptir.
    Acı lezzetli ve zehirli olan alkaloitlerden kurtulmak için tohumlar kaynar suda haşlanır, haşlama suyu atüır ve kabuğu soyulduktan sonra yenilir. Kavrulmuş tohumlar bazen kahve yerine de kullanılmaktadır. Termiye Konya’da şeker hastalığına karşı da kullanılmaktadır.
    Bir miktar termiye kahve tavasında kavrulur, değirmende çekilir ve elde edilen tozdan, sabahlan aç kamına, bir kahve kaşığı alınır.
    Kan ve idrarda şekerin normale döndüğü iddia edilmektedir (1). Kullanılış şekli: Dekoksiyon (% 2) günde 2-3 ‘ bardak içilir.
    Termiye tohumunun “Tatlı” (alkaloit miktarı düşük) ve “Acı” (alkaloit miktarı yüksek) olmak üzeer iki varyetesi vardır. Kuvvet verici olarak tatlı varyetenin kullanılması uygundur. Es, S.: Konya’da şeker hastalığı sağlatma ilaçlan – Türk FolklohAraştırmalan 18 (359): 8685 (1979).
    Toksikolojik etki: Bitki veya tohumlarının yenmesi, sarılık arazları ile belirlenen, tehlikeli zehirlenmeler yapmaktadır. Hayvanlarda da zehirlenmeler görülür. Koyunların bu bitkinin zehirli bileşiğine karşı Özel bir dayanıklılığı bulunmaktadır. Tohumlar kaynar suda haşlandıktan veya kavrulduktan sonra yenildiğinde zehirlilik etkisi görülmemektedir.

    Diğer isimler: Acıbakla, Delicebakla, Gavur-baklası, Lupen, Kurtbaklası, Mısırbaklası, Termiye, Tirmis, Yahudibaklası gibi isimler yetiştirilen veya yabani Lupinus türlerine verilen isimlerdir.
#07.11.2013 06:40 0 0 0
  • Dinde inanmak isteyenler için yeterince ışık

    İnanmak istemeyenler içinse onları kör etmeye yetecek kadar karanlık vardır..
    noimage
#07.11.2013 06:35 0 0 0