Normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre değişir.
Bilinmesi gereken 3 önemli madde vardır.
1- Bebek üşüdüğü zaman nefes alma hızı artar ve huzursuzlaşır
2- Üstelik bebeklerin en büyük ısı kaybı başlarında olur
3- Bebeğin üşüdüğü ellerinden veya ayaklarından değil, giyimli olan bir bölgesi ellenince anlaşılır.
Bebeğinizi giydirirken bu noktaları atlamayın:
Yenidoğan döneminde bebeğinizi yatak, karyola veya değiştirme masası gibi düz bir yüzeyde giydirin.
Bebeğinizin kafasından bir giyisiyi geçirirken, yakasını açın. Burnuna ve kulaklarına dikkat edin. Düğmeli değil, çıt çıtlı tulumları tercih edin.
Kollarını giydirirken, elinizi kolun içine sokarak, bebeğinizin elini kavrayın ve daha sonra kolu geçirmeye özen gösterin.
Giyisilerini çıkarırken, sırtını ve başını destekleyerek önce kolları çıkarın.
Hangi kumaşlar tercih edilmeli?
Bebeklerin cildi oldukça hassas olduğundan, tene temas edecek giyisilerin yüzde 100 pamuklu kumaşlardan üretilmiş olması önem taşır. Bu tür kumaşlar bebeği terletmez, cildini tahriş etmez. Ayrıca sık yıkamaya uygundur. Giysinin yıkama talimatında yazılı kurallara uyulduğu sürece uzun süre de dayanır.
selülit denilince aklima hemen televole ve benzeri programlar geliyor ...
sigara, cay, dengesiz beslenme, az uyku, stres derken mlsf kacinilmaz oluyor selülit, e bu yasam sartlarinda daha da mi olmasin dimi ...neyse ki spor yaparak biraz dengeyi tutturuyorum
Çocuğunuzu olumsuz davranışlardan uzaklaştırmak için başvurduğunuz ceza yöntemleri ve uygulaması çok önemli...
Büyük cezalar, sanılanın aksine yarardan çok zarar getirebilirken, bu konuda tutarsız olunması da cezanın uzun vadede hiçbir fayda sağlamamasına yol açacaktır.
Çocuğun olumsuz davranışlarıyla baş etmek üzere bir cezalandırma sürecine girdiğinizde, çocuğunuzla birlikte diğerlerinin ya da sizin bu cezadan etkilenmemeniz gerekir. Ailenin diğer üyelerini de evde kalmaya mahkum etmek ya da televizyon yasağı olan bir çocuk için televizyonun kapatılması, çocuğun olumsuz davranışlarını ortadan kaldırmak için etkili bir davranış biçimi değildir.
Bu gibi durumlarda, çocuğunuza davranışlarının yol açtığı sonuçlara katlanması gerektiğini gösterebilmek önemlidir. Çocuğunuz bu olumsuz davranışların aileyi eğlenmekten alıkoyamayacağını öğrenmeli. Böylece olumsuz davranışlarının sadece kendisini etkilediğini öğrenebilir.
Sınırlama hem çocuklar hem de ergenler için etkili bir cezadır. Sınırlama, belli bir süre boyunca, birkaç ayrıcalığı kaybetmek demektir. Sınırlanacak önceliğin ne olacağına sizin karar vermeniz gerekir. Örneğin; televizyonun yasaklanması, yatma saatinin erkene alınması, arkadaşlarıyla görüşmelerinin sınırlanması gibi...
Sınırlama yönteminin de kendi içinde bazı problemleri var. Örneğin çocuklar sınırlanan öncelikleri için hiçbir umut olmadığını bildiklerinden, davranışlarını değiştirmekte bir anlam göremiyorlar. Böyle bir tutumdan kaçınmak için çocuğunuzun bazı önceliklerini sınırlarken makul olan gün sayısını belirleyin. Günü belirlerken suçun büyüklüğünü ve çocuğunuzun yaşını göz önünde bulundurmayı unutmayın. 12 günden uzun cezalar genellikle etkilerini yitirirler.
Günü belirledikten sonra, çocuğunuza her iyi davrandığı günün cezasından kesileceğini açıklayın. Bu yöntem çocuğunuza olumlu davranışlarının sınırlama altında olsa bile kabul göreceğini anlatmış olursunuz.
Tutarlı cezalar seçin
Kolayca uygulayabileceğiniz cezaları tercih edin. Eğer cezalar uygun değil ve zahmetliyse, bir zaman sonra siz de tutarlılığınızı kaybedersiniz. Eğer seçtiğiniz ceza onu oyuncaklarından mahrum etmek ise bunu her olumsuz davranışında yenileyin. Bazı olumsuz hareketlerinin sonucunda oyuncağı alıp, bazılarında sadece ona kızmakla, yaptığı davranışlardan ders almasını sağlayamazsınız.
Bu durumda olumsuz hareketleri sonucunda istediği zaman istediği gibi davranabileceği ve sadece haftada bir-iki defa oyuncaklarının dolaba kilitlenebileceği dışında bir şey öğrenemez. Davranışlarının tutarlı olabilmesi için cezaların da tutarlılığının sağlanması gerekir.
Cezayı açıklayın
Çocuğunuza verdiğiniz cezanın amacını ve nedenini, onun düşmanı olmadığınızı açıklayın. Çocuğunuzu cezalandırırken, onunla ödeşmeye çalışmadığınızı anlaması gerekir. Bu cezayı benim için verdiğin yalanına inanmamı mı bekliyorsun? tarzındaki yorumları duymazlıktan gelin. Sadece bir kere açıklama yapın. Uzun açıklamalardan ve tartışmalardan uzak durun.
Gerçekçi cezalar kullanın
Suça uygun ceza seçin. Ortalığı kirleten bir çocuk, kirlettiğini temizlemeli. Yaramazlık sonucu bir şeyi kıran çocuk, ya onu tamir etmeli ya da harçlığından kırdığı şeyin parasını vermelidir. Eve izin verilen saatten sonra gelen bir çocuk, ertesi gün dışarı çıkmamalıdır. Bu örnekler olumsuz davranışların sonuçlarını gösteren cezalardır. Çocuğunuzun olumsuz davranışlarından bir şeyler öğrenmesini sağlar. Bazı çocuklara kendi cezalarını seçme konusunda güvenilebilir. Bu öğrenmelerini hızlandırır. Onlara adil olmaya çalıştığınızı göstermiş olursunuz. Aynı zamanda onları olgun olmak için cesaretlendirir.
Büyük daha iyi demek değildir
Ilımlı cezalar çoğu zaman sert cezalardan daha etkili olur. Küçük ve yumuşak cezalar, daha iyi dersler alınmasını sağlar. Büyük cezalar genellikle kızgınlık ve intikam duygularının ortaya çıkmasına yol açarlar. Çocuğunuz kızgın olduğunda, daha az şey öğrenecektir. Verdiğiniz cezada haksız olduğunuza inanırsa, genellikle bir misilleme yapar ya da sizinle tartışır. Bu negatif bir çemberin oluşmasına yol açar.
Cezalandırıyorsunuz, çocuğunuz sinirleniyor ve olumsuz davranışını tekrarlayarak misilleme yapıyor, hatta belki de öncekinden daha kötü bir davranışla... Onu doğruyu görebilmesi için bir kere daha cezalandırıyorsunuz. Çocuğunuz daha da sinirleniyor ve size daha da kötü bir davranışla bir misilleme daha yapıyor. Bundan kaçınmak için cezanın öğretici olmasının yanında etkili olması gerekir. Sert ve uzun zamana yayılmış cezalar, olumlu davranışa yöneltmek yerine çocuğunuzun sinirle ve kızgınlıkla hareket etmesine ve olumsuz davranışları tekrarlamasına yol açar.
Cezaların daha fazla cezanın gelişini önlemesi gerekir. Cezaların esas amaçlarının çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak hatta ortadan kaldırmak olduğu unutulmamalı. Eğer çocuğun olumsuz davranışları değişmiyorsa, ceza işe yaramıyor demektir. Cezanın nasıl uygulanacağının yanı sıra kimi cezalandırdığınız da önemli. Olumsuz davranışlarının sizi değil, sizin bu davranışları cezalandırmanız gerektiğini unutmayın.
Cezalandırmayı nasıl etkin ve doğru kullanabilirsiniz?
Öncelikle olumlu davranışları görmeyi ve desteklemeyi deneyin.
Olumlu bir davranışı sınırlandırmak ve kontrol altına almak için cezalandırmayı kullandığınızda, öfkesiz olun.
Cezalandırılan bir davranışa, başka bir zaman hoşgörü göstermeyin, tutarlı olun.
Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bedenin yansımasıdır. Vücut vitamin, mineral ve önemli elementleri cilt altında depolar, iç organlar ihtiyaçlarını buradan karşılar. Hava kirliliği, mevsimsel ve hormonal değişiklikler, aşırı stres, yaşam tarzı (bilgisayarlı ortamlar, televizyon, elektrikli aletler) gibi faktörler nedeniyle vücut belli bir stres ortamına girer.
Vücut bu stresi minimum zararla telafi etmek için ana rezervi olan ciltten tüm ihtiyacını karşılar. Buna bağlı olarak rezerv azalır ve cilt savunmasız kalır. Yaş ilerledikçe bu kayıplar cildi kurutmaya başlar. Sağlıklı ve güzel bir cilt için yedikleriniz, sürdüklerinizden daha büyük önem taşır.
Akneler nasıl giderilir?
Dengeli beslenme cilt hücrelerini güçlü ve nemli tutar. Omega 3 ve Omega 6, elzem yağlar cilt hücrelerini saran zarı güçlendirir. Cildin daha genç görünmesini sağlar, kırışıklıkları önler. Cilt üzerindeki yaraların enfeksiyon kapmasını engeller, çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Elzem yağların eksikliği, cildin kurumasına ve çabuk yaşlanmasına neden olur.
Ayrıca, Omega yağlarının ideal dengesiyle gelen düzenli kan dolaşımı sayesinde cilde daha fazla oksijen taşınır.
Omega 3 ve Omega 6 yağlarının ideal dengesi, akne, siyah nokta gibi cilt sorunlarının giderilmesinde de etkilidir. Bu gibi cilt problemleri, A, D ve E vitaminleri eksikliğinin yanı sıra elzem Omega yağlarının eksikliğinden de kaynaklanır.
Sıkı bir cildin sırrı
Cilt sağlığı, kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su çok önemli rol oynar.
Kollajen sentezi için gereken sinyali C vitamininin oluşturduğu düşünülmektedir. Sıklıkla yediğimiz taze sebze ve meyveler C vitamini için çok iyi birer kaynaktır.
Süt, yumurta, domates, greyfurt, badem, marul ve karnabaharda bulunan biotin de sağlıklı, parlak bir cilt ve saçlar için gereklidir.
Koenzim Q 10, enerji üretiminde ve antioksidant olarak görev almaktadır. Antioksidant özelliğiyle yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir. Koenzim Q 10'un cilt ve saç sağlığı üzerinde de olumlu etkileri vardır.
Yağsız ve az yağlı kırmızı et, mayalı, kepekli ekmekler ve tahıl ürünlerini belli porsiyonlarda tüketerek alabileceğiniz lipoik asit ise, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak daha dinç, canlı ve genç görünmenizi sağlar.
Bir çok aile çocuğunu parmak emme alışkanlığından kurtaramıyor. 5 yaşına gelse bile biberonla süt içen, emziksiz uyuyamayan çocuklar dert olmaktan çıkıyor.
Pek çok çocuk emzik, parmak ya da biberon emme alışkanlığını bırakmak istemiyor. Aşağı yukarı 3 yaşına kadar devam eden bu alışkanlık daha da uzayınca, aileler telaşa kapılıyor. Kimi 1-2 yıl daha beklemekten yana, kimi hemen bir çözüm bulmaktan. İşte size bu sorunu çözmek için bilmeniz gereken birkaç önemli nokta:
* Profesyonel yardım alın. Gece gündüz uğraşıp bu alışkanlığını kırmayı başaramayabilirsiniz.
* İşin içine ne kadar çok insanı dahil ederseniz (diş hekimi, yakınlar) bırakma konusunda motivasyon o kadar büyük olur. Bazen hiç tanımadığınız bir kişinin uyarısı bile çocuk tarafından ciddiye alınıp caydırıcı olabilir.
* Çocuklar alışkanlıklarını bir anda terk etmezler; bunu kendilerinin istemeleri gerekir. Gereksiz yere zorlamayın ve uygun zamanı bekleyin. Aşırı zorlamalar ters tepebilir.
* Çocuğunuza büyüdüğünü vurgulayın. Büyük olma isteği çocukluktan kalma alışkanlıkları terk etmesini kolaylaştırır.
* Çocuğunuzun ağzını meşgul etmek için yedek malzemeler temin edin. Meyve ve sebzeleri ilginç şekillerde soyarak onun eline tutuşturun.
* Emzik kullanıyorsa, sınırlandırma getirin. Başarısında bolca övün.
* Biberon eğlencesini azaltın. Süt ve meyve suyu yerine biberonuna su doldurun.