HEPİNİZİN ELİNE SAĞLIK.GÖRDÜĞÜM İLLER ARASINDA GAZİANTEP HAKINDA BİRAZDA BEN BİLGİ VEREYİM. VERECEĞİM BİLGİLERE DEĞİNMİŞSİNİZDİR BİRAZ. BU ARADA GAZİANTEP KALESİ İLGİLİ RESİMLERİ EKLEDİĞİN İÇİN TEŞEKÜRLER ESKİTOPRAK
ŞU KONU İLGİNİZİ ÇEKECEKTİR ARANIZDA GAZİANTEPLİ OLANLAR BİLİR; GAZİANTEP ŞİVESİ.
GAZİANTEP KALESİ
Gaziantep şehir merkezinde, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye'deki kalelerin en güzel örneklerindendir.
Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, yapılan incelemeler sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskan gördüğü bilinmektedir. Bugünkü biçimini ise Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S. 6. yüzyılda almıştır.
Kale, daire planlı olup, çevre uzunluğu 1200 metredir.Büyük taşlardan örülmüş duvarlar12 kule burçla desteklenmiştir.Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yapı kalıntıları bulunmaktadır.Alt bölümlerde üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük odalar, galeriler ve dehlizler inşaa edilmiştir.Ana kütle altında ise bir su kaynağı bulunmaktadır.
ZEUGMA
Belkıs / Zeugma, Gaziantep'in Nizip ilçesinin 10 km. doğusunda, Fırat Nehri kenarında aynı adı taşıyan köyde yaklaşık 20 bin dönümlük bir arazi üzerinde yer almaktadır.
Büyük İskender'in generallerinden Selevkos Nikator | M.Ö. 300'de Belkıs / Zeugma'nın ilk yerleşimi olan Selevkeya Euphrates kentini kurar. Belkıs / Zeugma, M.Ö. 64 yılında Roma İmparatorluğu'nun topraklarına katılır, ismi ise geçit ve köprü anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilir. M.S. 256 yılında Sasani kralı Sapur | Belkıs / Zeugma'yı ele geçirerek kenti yakıp yıkar. Bu tarihten itibaren Zeugma bir daha kendini toparlayamaz ve Roma dönemindeki ihtişamına ulaşamaz. Belkıs / Zeugma; M.S. 4.yüzyılda Geç Roma, M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda ise Erken Bizans hâkimiyetine girmiştir. M.S. 7. yüzyılda Arap akınları neticesinde Belkıs / Zeugma terk edilir. Daha sonraları M.S.10. ve 12. yüzyıllar arasında küçük bir Abbasi yerleşimi bölgede yer alır ve M.S. 17. yüzyıl da ise Belkıs köyü kurulur. Belkıs / Zeugma, Kommagene Krallığı'nın dört önemli kentinden birisidir.
Helenistik dönemde "Fırat Seleukeia"sı adıyla anılmış olan kent, Fırat Nehri üzerinde bir iskelesi bulunan ve Antakya'dan Çin'e uzanan İpek Yolu'nun Zeugma'dan geçmesi dolayısıyla önemli bir ticaret potansiyeline sahip antik bir şehirdir. Roma döneminde buraya Anadolu'lu askerlerden oluşturulan "Sikitia (İskit) Lejyonu" adı verilen askeri birlik konuşlandırılmıştır. Bu birlik daha sonraları, daha bir Romalı karakter kazanarak "Dördüncü Lejyon" adıyla görev yapmış olup, Zeugma'da özellikle asker karekterinin ağır bastığı bir nekropol heykeltıraşlığı akımının başlamasına neden olmuştur. Bu alanda steller, kaya kabartmaları, heykeller ve sunaklar gibi değişik formlarda ortaya koyduğu örneklerden yeni oluşmaya başlayan Zeugma karekterini hissettirmiştir. Zeugma, Roma döneminde biraz da Lejyon merkezi olmanın verdiği canlılıkla oldukça zenginleşmiştir. Belkıs / Zeugma ile Fırat'ın karşı kıyısındaki Apameia kentine bağlantı sağlayan, büyük olasılıkla ağaç kütüklerinden yapılmış sallara dayanan ahşap bir köprü bulunmaktaydı. Nitekim burada o dönemin büyük bir gümrük olduğu ve azımsanmayacak miktarda bir sınır ticaretinin yapıldığı belirlenmiştir. Çünkü günümüzde İskeleüstü olarak adlandırılan tepede yapılan kazılar sonucunda bir arşiv odasında Bulla adı verilen 65.000 adet mühür baskısı ele geçirilmiştir.
Papirus, parşomen, para torbaları ve gümrük balyalarını mühürlemede kullanılan bu mühür baskıları Zeugma'da güçlü bir haberleşme ağının yanında büyük bir ticaretin yapıldığını da göstermektedir.
Fırat'ın kıyısından başlayarak batıya doğru 300 metre yükselen engebeli yamaçlar, akropol eteklerine kadar yerleşim yeridir. Bu yamaçlarının güney ve batı kesimi nekropol, doğu ve kuzeydoğu tarafları mahalleler, kuzey kesimi ise kentin yönetimi ve toplumsal bölümleri ile lejyon bölgesi idi. Akropol'ün üzerinde ise, kentin adına bastırılan Zeugma sikkelerinde sıkça rastlanan Tykhe Tapınağı bulunmaktaydı.
Şimdiki haliyle şehir, yaklaşık 4-5 metre kalınlıkta toprak dolgu altındadır ve bütün alan Antep fıstığı ağaçlarıyla kaplıdır. Toprak üzerinde ise sadece birkaç yapı izi ile birkaç mimari parça izlenebilmektedir. Uzun yıllardan beri kaçak kazı ve tarihi eser kaçakçılığına maruz kalan bölge önemini 1992 yılında kaçakçılara karşı Gaziantep Müzesi'nce Arkeolog Dr. Rıfat ERGEÇ başkanlığında başlayan kazılarla göstermiştir. İlk kazılarda bir Roma villası ortaya çıkarılmıştır. Daha sonraları iki villanın teras mozaikleri çıkarılarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Belkıs / Zeugma da 1987, 1992-1997,1993-1994,1996-1998 ve 1998-1999 dönemlerinde zaman zaman yabancı Üniversitelerden Arkeolog ve ekiplerin katıldığı arkeolojik kazılar yapılmıştır.
Bu kazılarda çok kaliteli bronz eşyalar ve heykelcikler (bronzdan kanatlı ayaklar) , sikkeler, heykeller, mezar stelleri ve kabartmalar elde edilmiştir. Bu eserler Gaziantep Müzesi Belkıs / Zeugma Salonunda sergilenmektedir. Zeugma kentinin ileri gelenleri, zenginleri, yüksek rütbeli subayları gibi e
140 km ama birecikle nizip yan yana hemen hemen
Birecik konusundaki fotograflarınızda ilqimi çekmişti.Pek arastırmayla bulunulmus fotograflara benzemiyordu kendiniz çektiniz sanırım.Burası hakkında bayagı bi bilqiniz war bende Gaziantep`liyim ilqimi çekti buraları ziyaretmi ettiniz acaba hemşerimiyiz
kardes ben urfaliyim ama bolum yetkisi bende oldugu icin ekliyorum her gecerken mirkelelam tesilerinde yemek yeresiz veya sahil restorantta balik yerizi veya meydan"da kebapci var orada gideriz
gaziantep"de guzel fotolar sundum