Milkboy'un Seyir Defteri

Son güncelleme: 24.10.2008 13:46
  • Kadim - Mevsimsiz

    Koşar adım yaşadıkça
    ve ardına bakmadan
    hangi çiçek erken bükmez boynunu;
    nedir bu hız,
    devrilen, yaşamın üzerine
    yavaşlayın
    ya da bırakın beni geride
    yoruldum, gerekesiz bu toz
    bu duman&

    Gün dediğim olmalı
    içimde tuttuğum derin bir soluk,
    varın koşturun,
    ne tatlar karacağım arkanızda
    yarım bıraktıklarınızdan...
#29.11.2005 09:23 0 0 0
  • Baskısız Yazıt - Karalamalar

    Hayatta en zor işlerden biridir, insanın kendi duygularından kaçmaya kalkması, şartlar, çevre, aile ve binbir türlü bahaneler ile gömerler insanlar o bahar mevsiminde açılmış papatyalar gibi mutluluk veren duygularını&

    Ve gömerler insanlar karanlık bir dehlizden geçerken hissedilen küf ve kasvetin o dayanılmaz ama heyecan ve korku yüklü adrenalin kokusunu.Sonra üstlerine beton dökerler tonlarca, bir daha ne şekilde olursa olsun yaşamın otomatını bozmasınlar diye o ali ve şerefli, erdemli duygular&iyisiyle kötüsüyle sanki olup bitecekler ellerindeymişcesine davranırlar. o gömülen duygular sırf sathi diyalektiğimiz istiyor diye sonsuza dek orada durabilecekmi? Yada insanlarmı öyle bir utopia geliştirmişler&bilinmez

    Hayır, fenal halde yanılıyorsunuz?

    Bilinmelidirki, içinize gömüp üzerinize beton döktüğünüzü sandığınız o duyguların hiçbiri artık ölmeyecektir.Duygularınız, koşullar uygun hale geldiğinde, zamanı dolduğunda başkaldıracak ve sizin emrinizden çıkacak, sizi kendi peşlerine takarak büyük olasılıklada başınızı belaya sokacaklardır.Sebeb baskı, baskı ile duygular bile aklı başındalıklarını kaybeder ve hangi yöne akacaklarını tayin edemezler.Mesela henüz daha yaşınız yolun yarısını bile geçmemişdirde farkındalığına ancak bugün varıyorsunuz.Bu sebebdendirki baskının her türlüsünden uzak&her türlüsüne düşman bir fikriyatı yaşatmak utopyasına sahip olmalıyız.

    "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir." (Zilzal - 7)
#29.11.2005 09:34 0 0 0
  • Pusuda - Mevsimsiz

    Taşlar kırılıyor,
    Deniz ağlıyor
    Günleri tutan yelkovan
    Parmaklarımı bırakmıyor
    Oysa, düşleri taşımalıydım
    Gezginlerin höyüklerine
    Ve seslenmeliydim
    Onların ölümsüz dudaklarından

    "sevginin ter bastığı ellerimi silin"

    Toprak gibiyim
    Işıkların ve dalgaların
    Zamanı yutan ıssızlığında
    Düşüyorum işte
    Gecenin ve sensizliğin uykusuna
#29.11.2005 09:38 0 0 0
  • düsüyorum elimden tutan yok
    agliyorum göz yaslarimi silen yok
    ellerim buz...
    kalbimde bir SIZI...
    sol yanim bos...
    gittigine inanmiyorum...
    dön demiyecegim...


    bende bir ufacik kat cikim dedim umarim bana kizmasin milk boyy...
    yazdiklarini okumak ilham verdi... hemen yazayim dedim...
    yüregine saglik her paylastigin duygu yüklü kelime ve satirlar icin...
#30.11.2005 11:39 0 0 0
  • evet yeni bir kat çıktınız ufak olmakla birlikte duygu yüklü bir şiir ve samimi yazınızla kifayetsiz dilimin şerhini yaptınız...

    anlayışınız, paylaşımınız ve güzel şiirlerinizi oluşturan yüreğinizle
    BİN YAŞAYINIZ!...sevgi ve saygılarımla
#30.11.2005 12:31 0 0 0
  • Kasavet - Karalamalar

    Yüreğimin gelgitlerinde dönüm noktası; en olmaz gecelerimin arzu ve istek kıskacında var olan erişilmezlik, ve sen EY SEVGİLİ bir hançer gibi, boylu boyunca yüreğimde pas tutan sevdalım, yitik bir yaşamın, yaşanılmış yüzünde olmayan SEN.

    Biliyor musun ? Bir şehir var burada.
    Hiç kimsenin olmadığı, sensizliğin var oluşuyla yok olan bir şehir.
#01.12.2005 10:22 0 0 0
  • Yol Yorgunluğu 1 - Heyula

    Geçmise bir yolculuk yapiyorum
    Çözümleniyorum.
    Parçalanmış günlerin, bozuk saatleri
    Karartmalı anlar
    Ya da bazen zaman duruyor
    Duruyorum öylece
    Öylece duruyorum
    Bir çift kara göz görüyorum
    Günlerimde
    Parçalanmışlıkta görüyorum onları
    Sanki zaman tükenecekmiş gibi
    Üstelemiyorum
    Farkındalığı seviyorum
#03.12.2005 10:44 0 0 0
  • Yol Yorgunluğu 2 - Heyula

    Yaşanmışlıkları içime sığdıramam
    Ense kökünden çekiyor hatıralar
    Kalbimin en zayıf noktasına düşüyorsun sen
    Bedenimde dönüp duran bir enerji yükü
    Gitgide çoğalıyor, akıtamıyorum kanımı
    Sıkıntının tanımı bu olmalı
    Herbirisi yoğrulmadan beynimde
    Üstelik tepkide vermeden
    Yansıtmadan dışarıya,
    Tıpkı bir karadelik gibi,
    Güneşim yerine
    Varlığını soğurmuşum.
    Sonra bir karadelik olmuşum
    Gözlerini gönlümde tutarken...
    Gördüğüm bir dürtünün nedeninden
    Eyleme geçiyorum..bakıyorum
    Binalar devrilmiş, gönüller kırılmış.
    Sonra bir yıkıcı...bir çocuk...
    Aşık...
    tutucu...
    gezgin...
#03.12.2005 10:53 0 0 0
  • emeğinize sağlık
#07.12.2005 13:32 0 0 0
  • Krallara yüz çeviren Soytarı - Mevsimsiz

    Sukuneti olmayacak bir mevsimsizsin.

    Yorgun uçurtmaların resmini kim çizdirdi sana.Hasret kabında sendeleyen,
    bir kitaptan toz almışcasına parçalanan,
    aldanan tarihlerde gözleri yorulan
    ve sensiz yaşanan tüm hazanlardan emin olan Gözlerime bak!

    Yamyam küresi bir dünyada
    Keseleri dengesiz terazilerden
    Milyonlarca yelkovan saplıyorsun işte tam şurama&

    Sıcaklığını bulmalıyım çocuksu susuşlarında
    Zerre zerre seninle olmalıyım.
    Kalabalıklarımla konuşmalıyım sana
    Mecalsiz harflerim ve daralmış gözlerimle.

    Bezirganlaşmış zaman
    Rehinesi olmalı sevdamızın.
    Kucaklamalıyım seni hiç kaybetmemişcesine
    Krallara yüz çeviren bir soytarı gibi
    Tüneller kazmalısın düşlerime.

    Eskiyen nedir bilemiyorum eksilen nedir?

    Issız kıyılar arayan durgun suların temposunda özlüyorum Seni
#13.12.2005 17:04 0 0 0
  • eline sağlık
#14.12.2005 23:14 0 0 0
  • Yol Yorgunluğu 3 - Heyula

    Yıldızları tepetaklak eden
    öksüz bir çocuğun yalnızlığı kadar
    bakabilseydim tembel sinelere,
    gözlerimi bağlardı içime sığınmış kuşlar.
    Oysa ne gözlerimi bağlattım
    nede tembel sinelere bakabildim.
    Günleri tükettim, zamanı katlettim.
    Lacivert hüzünler büyüttü
    yakıcı izler bırakmış dokunuşlarını.
    Titreyen tan sökümlerinde dinliyordum her an!
    Vicdanımı çaresiz bir hastalık gibi
    çepeçevre saran hayalini.

    Bilmelisin! Tekrar sana döndüm.
    Söylenecek sözlerin bir kurşun gibi sıkıldığı
    Tutanaklar dolusu teklifler nöbetinden.

    Üşüyorum!
    Ne olur bırakma ellerimi...
#15.12.2005 12:47 0 0 0
  • Ellerine, yüreğine saglik harika şiirler
#15.12.2005 13:48 0 0 0
  • sağol
#02.03.2006 14:58 0 0 0
  • sözcüklerle bu kadar oynayabilen, bu kadar güzel kullanabilen onlara büyük anlamlar katan yüreğinden çıkan bu güzel yazı ve şiirlerin için yüreğine sağlık..yüreğine sağlık ki devam edebilesin..
#02.03.2006 15:21 0 0 0
  • emeğinize yüreğinize sağlık.

    Yazılarınız acemice değil ustaca kutlarım.Yüreğinize sağlık.
#17.03.2006 05:33 0 0 0
  • Aşk yürümek gibi bir şey... - Mevsimsiz

    Sessizlik garip bir ıslığa benziyordu, şavkının süründüğü. Sense öylece birbirine karışan bu renkliliğin ortasında lacivert sözcükler çekiyordun gözlerime.
    Bense anılarını yitirmiş bir defter gibi seyrediyordum seni...

    ..............................................................hep kitap okumayı sevmişsindir.

    Soluksuz bir sonbahar bu yürüyüş.
    Kalıcı olan bir şey yok sanırdım yüreğimin üstüne damlayan yağmur tanelerinden başka. Camda yansıyan görüntüm vardı, ardında ise savrulan külleri çocukluğum, ilgim başka bir yöne kaydı ve o ana kadar gördüğüm en anlamlı iki gözle tanıştım. Gözbebekleri içinde gürültüsüz sözcüklerle oynuyorduk, ona baktığımı hissetmemesi imkansızdı, hissetmesi için o an ona gülümsedim.
    Adını sordum ve yanıtladı, gözlerini sordum sonra, güneşi, renkliliği, bu anlamsız sahnede ne aradığını, aklıma gelebilecek daha fazla soru kalmadığında, ona çekildiğimi hissettim. Bana sorduğu her soruyu yanıtlamaya hazırdım, ona dokunmaya ve onunla olmaya hazırdım, kalbim başımı döndürdü.

    "Gerçekten değişken misin ?" diyerek içine aldı beni, o an etrafımda akan herşeyden daha hızlı akıyordum, "değiştirilirim" diyebildim, sesim titrek ve kısıktı, sanki ona söyleyebileceğim an anlamlı en gizli, en içedönük, en coşkun kelimeydi, o an ve hemen orda, beni alıp götürmesini ister gibi gözlerinin içindeydim.
    ......................................................
    Vaktim hiç olmadı acıların hesabını tutmaya
    Aşk yürümek gibi bir şey...
#27.03.2006 08:04 0 0 0
  • Özlemedim Seni - Mevsimsiz

    sana daha fazla yazacak da değilim
    gözlerimde neyi okuyorsan oyum
    apansız fırtınalar davetimdir gülüşüne
    çok yoracağım seni...
    çok seveceğim seni...
#27.03.2006 08:06 0 0 0
  • İSTİNKAF - Karalamalar

    Her satırı çizilmiş bir defterin arasındasın
    yapacak başka şeyin kalmadığında
    bilincine varıyorsun gerçeğinin
    karşılık bulamıyorsun aklıma üşüşen sorulara
    ismine dürüstlük deyip geçiyorsun...
    ancak görebildiğin kadarında dostluğun
    insan diye genellersem
    ki dokunmamış olurum eksiklerine
    meşrusun sen istinkaf ediyorum
#27.03.2006 08:07 0 0 0