Milkboy'un Seyir Defteri

Son güncelleme: 24.10.2008 13:46
  • Mİlkboy sende ne cevherler warmış bea
#22.01.2007 13:44 0 0 0
  • Yılgın - Karalamalar

    ağzımızda kurşun çözeltisi insanlığımız
    kabaran sularda boğulmalı sessizce

    taş savurmalı ebabiller
    uğuldayan dünyamıza

    ve toprağı okşamalı soluk soluğa
    çocukluğu katledilmiş bir neslin son nefesi

    zehrini boşalt artık ey hayat
#24.01.2007 00:55 0 0 0
  • paylasim icin tesekkurler
#24.01.2007 17:55 0 0 0
  • Anka - Mevsimsiz

    noimage

    ve masal terkediyor şehri:

    unutma demiyorum şimdi
    seninde kemiklerini parlatmalı ayaz geceler
    şişmiş cesetlerin moraran görüntüsüyle
    her kış onsekizini boğmalı fırtınalar
    düşübütün gülüne konmalı her bir yalan

    uyumak ne zor maviye karşı, yazmak ne kolay

    ...
    yaşanmış ne varsa sıcak, pırıltılı ve aşktan yana
    dönüşürdü mevsimim, beynim keçeleşir dilim paslanırdı
    ellerime ışık parçacıkları düşerdi göğün kanadından
    gözlerin belirirdi her düş yansımasında, büyülenirdim
    hüzünleri geciktirirdin, boğazımda düğümlenirdin.

    şimdi
    bilmelisin...

    kan yürümüş yedi konaklı sevdama
    ezberlenecek hiçbirşey yok bu dünyada
    gece üşüyor sensizliğimde...
    bulutları yazıyorum ve yolculukları

    gece üşüyor...
    iki dargın denizi birleştiren cehennem nerede?
    -----------------------------------------------------------
    photo değerli dost Alain Etchepare'e aittir.
#12.02.2007 22:01 0 0 0
  • Natürel İlkellik - Karalamalar

    "şairsen kekeme bir terzisin"

    şairler dizelerinde saklar
    söylemek istediklerini

    duyguların biçimi yok!
    dilim, boyalı kuşum
    satırlar arasında kaybolmuşum
    o kayboluş ki :
    ne kayıp ilanlarında yazılı
    ne de polis zabıtlarında
    dehlizler içinde asılı duran
    kuytu bir karanlıkta...

    uzun uzun bakıyorum sokaklara
    nesneler sözlerle birlikte
    duygular nesnelerle sevişiyor
    kaldırımları alıyorum
    tükürüyorum gülüşlerine
    ne oyun, ne oynaş, nede savaş
    hepsi sadece birer dekor

    yükseliyor feryadı zamanın
    heceler ölüyor beton yığınlarında
    sarhoşluğum dibe vurmuş
    kadehimde sırnaşık bir vicdan
    med cezir, basınç ve ben

    bilyelerim tedavülden kalkıyor
    yitiriyorum belleğimi
#17.02.2007 20:49 0 0 0
  • bütün yazdıkların olmasada yazılarının bir çoğunu okudum ve sen gerçekten harika yazıyorsun.diğer arkadaşlar alınmasın yanlış anlamasın ama burdaki en iyi yazılara sahipsin bence..kelimelerin hatta cümle sonundaki noktalama işaretlerin hepsi bambaşka..yazdığın hiç bir satır için eline sağlık diyerek geçmeyi kendime yakıştıramıyorum,yazılarına haksızlık olur diyorum..seni okudukça bişiler yazmak istiyorum.konuyu nasıl bağlayacağımı bilmiyorum:)yazılarını farklı yerlerde de yayınlamalısın bence en azından board un diğer bölümlerinde herkes okumalı seni,herkes bişiler almalı kelimelerinden..çizgi filmlerde bile süperdin ya.(sakın sana asıldığımı düşünme arkadaşça konuşuyorum:) ) çok güzel ne kadar okursam okuyayım hiçbiri zaman kaybı olmuyor.çok uzattım:) ilk smile ı mı sana kullanayım bari.
    yazmaya devam et,devam et ki okuyacak bişilerimiz olsun.
#19.02.2007 02:28 0 0 0
  • ince düşünceleriniz ve samimi yorumunuz için gönülden teşekkür ederim Immortal-13
#19.02.2007 23:37 0 0 0
  • DOKU - Ritüel 2

    zaman yakılan her an için eylem mi yoksa kontrolsüz bir kesinti mi ¿
    silkinme, dengeye hasret iradenin bir çırpınışı mı ¿
#19.02.2007 23:58 0 0 0
  • Eski Bir Hüzün - Mevsimsiz

    zaman yüklendi isyanı
    elindeki güller soldu
    rüzgar sardı
    saçlarının altınını
    susdukca tükendik
    savruldu alın yazısı

    zaman yüklendi cesareti
    ruhumu soydum gözlerine
    sukunet bahşedilen bir anda
    yedi başlı ejderham
    dudaklarının hüzün kıvrımı
    urganla çekilen dilim
    kırbaçlanan bir hayalet
    yazdıkca koşan
    koştukca tükenen
    bin köşeli labirent sürgünü

    zaman yüklendi yağmuru
    ağzı kan dolu kuşlar
    yükseliyor dört bir yanımdan
    yazdıklarım cinayet sayılıyor
    yağmurun yaşlandırdığı bir mutluluk
    süzülüyor parmaklarımdan

    zaman yüklendi sözümü
    düşüyorum
    kirpiğinin gölgesinden
    kim nereye gidiyor
    kim nereden geri geliyor
    umurumda değil
    mavi bir karanlıkta yıkanıyorum
    kapatıyorum gözlerimi
    gözlerimin içindesin
    zamansız masalara tutsak içiyorum zehrimi

    yükleniyorum zamanı ve seni...
#03.03.2007 21:36 0 0 0
  • Unut Diyorum - Mevsimsiz

    unut diyorum...

    seslere katılıyor soluğun
    sözler gürültüyle gidebilirken
    buğusuna karışıyor yüzün
    leylak rengi eteklerinden
    gerilla çalımıyla geçiyorum
    şafakta kan oturuyor ellerime
    yüzüne sürüyorum özümü

    unut diyorum...

    yalnızlık şiir olmuyor
    acısı çığlıkla kaynayan
    yosun kokusunda bulanan
    yağmur sesinde lekelenen
    hoyrat azgınlığına suyun
    kürek çekiyorsun durmadan
    burkuluyor kalbim
    denemekten vazgeçmiyorsun
    leylak rengi şehrinde
    bin yıl ölüyorum

    unut diyorum...

    bir mahzuniyet
    masumiyet fotoğrafı
    maviye bakan ellerimde
    alnımı devrik bir güne yaslıyorum
    kentimin çamurlarını ezerek yürüyorum
    kor bir fırtına oluyor saatim
    yorgunluğumun adı konana kadar
    yürüyorum şeytanımla ve seninle
    su dönüyor sesime
    sessizlik ben oluyorum, ateş sen

    unut diyorum...

    yaz bitti
    kum ve karınca uykuda
    denenmiş bir zulüm ruhum
    atıyorum onuda anlam denizine
    yazmadıklarımı sakın söyleme...
#10.03.2007 22:17 0 0 0
  • incimercan - Karalamalar

    nezaketinizi kaldırın saframızdan
    bi-imkan bir tarih yazdırmayın ellerimize
    sıradanlığı kaybederiz, yapraklarımız dökülür

    nezaketinizi kaldırın saframızdan
    emr-i bil-maruf alnımızdan alınır
    nehy-i anill-münker şamanın dansı olur

    nezaketinizi kaldırın saframızdan
    yolcuların gönlü çalınmasın

    essin ruziğar külleri
    bir ceset kalksın dişlerimizden
    doğuralım baldıran günahlarımızı
    bir elif miktarı sığınalım yaradana
    yurtlarından sürülmüş insanlar gibi
    yalvaralım iplik iplik
    perde açılsın,
    dökülsün kelimeler...
#24.03.2007 23:12 0 0 0
  • Limon Gecesi - Mevsimsiz

    sensiz gecede
    ay sönünce
    ellerini susuzluğuma sürüyorum
    bir can sıkıntısı bakıyor ardımdan
    beter bir kente rağmen
    karıncalarımı saklıyorum
    yağmur kokacak fırtınamda
    deniz aldatmıyor gözlerimi
    sadece boşluk korkutuyor
    gün dediğim derviş soluğumu

    ellerini susuzluğuma sürüyorum
    devrilen yaşamım oluyor
    koşturan senin gözlerin

    şehri tanıyamıyorum artık
    kayboluyor sanki binyıl kıyısında
    senide göremiyorum
    gözlerinde kilitli misafir odaları
    kor taşıyorlar susuzluğuma

    ellerini susuzluğuma sürüyorum
    gece serin, çığlık çığlığa ter
    atlar, dörtnala damarlarımda
    nabzımı veriyorum dudaklarına

    .......
    .....
    ...

    sen elleri ırak bir hayatsın
    susuzluğun dilini çözdüm
    buz tutmuş bir cehennemi yürüyorum
#27.03.2007 21:11 0 0 0
  • cok süper hepside emegine saglik
#12.04.2007 16:12 0 0 0
  • Can Yücel'in dediği gibi "keşke kendini bırakıp gidebilse insan"

    yorumunuz ve beğeniniz için teşekkür ederim sercan kardeşim
#24.04.2007 21:49 0 0 0
  • 871 - Karalamalar

    sessizliği kabul ettim
    göçebe yorgunluğumuda

    ağaran yıldızlara aralandı çığlıklarım
    sicimle, nabzımın bağlarını çekerken
    uyurken ya da solurken yağmurun kokusunu
    insanı anlayanı bulmaktı sevincim.

    unutmadım
    bir "merhaba" nın sıcaklığını
    dostlar anılarını işlemişken yerkabuğuna
    düşünüyorum memleketimin deniz kokusunu
    ve yine son günümü saklıyorum sana
    öpüşmediğimiz bulut deresi kalmasın diye

    pıhtılaşmış solgun bir hüzünde
    yaşamaktı...yorgunluk

    eskiyordu kentimiz
    sokağımız ve sözümüz
    anımsamıyorum artık
    çok dize kaçmış dimağımdan
    gözyaşımda tuzlu deniz meltemi
    toprağı örtüyorum ellerime
    dalgın bir filozof kesiyor sözlerimi

    "yürüdüğün her yer yağmalandı" diyor

    ölüyorum biraz...
#24.04.2007 23:11 0 0 0
  • neutral misafir - Karalamalar

    Gece bulutların arasından kayıp gelen bir adam şerh düştü:
    zamanesi sayılmayan anlar hırsızı seslendi şıştttt
    Kaderin belirginliği çattı kaşlarını..
    bir el sürekli kontrol halinde olaylar dizisinin seyrini an be an değiştiriyordu.

    ...derken gece hükmünü koydu.Karanlıklar arasından aşağılardan gelen sadece su homurtusuydu alabildiğine dipten ve sessiz.Günün dönümü ve bekleyiş hakimdi yağan yağmurun çisiltisinde ve sonra beklenti arzının sona erişi ve muamma...

    Sonrası mı...hic sorma...

    ...misafirin odası kapandı
    sis bastırdı, bir kedinin gölgesine sığınışı gibi sarıldı gecenin kavsine
    biraz serinlik aradı, birazda anlam katmak istedi yaz gecesine
    dünya sandığı dengi bozulmuş yamyam küresi daraldı
    daraldıkca yaz gecesi çarmıha gerildi, kırbaçlandı dili
    ve bütün yaşanmışlıklar kaldı üzerinde...
#26.05.2007 21:08 0 0 0
  • rahmet - Ritüel 3

    bulut tepenin üstünde, yağıyor
    nefesini mikail'in göğsünden almış
    zamanın imbiğinden akıtırcasına
    bırakıyor kendini
    bu kasavetli kentin üzerine...

    yorgun bir damla düşüyor ellerime
    bakışlarım bir noktaya çoğalıyor
    bir süre kül rengi çatılarda
    aranır oluyorum...

    yağmur suyuna eskimiş bir yaz silkiyorum
    soluğumdan havalanan kuşların
    denizlerini aşmış kanatlarını kurulayarak
    anısız tuzsuz bir tutam dua bırakıyorum
    usulca...

    zaman yalnızca geçmişi anlatıyor
    ve bulut sadece seni
    belki
    Seni ve yağmuru...
#08.06.2007 01:30 0 0 0
  • ihsan notları - Karalamalar

    ...
    kaçıyorum
    belkide yıkılmış bir kent bulmaya
    yazıyorum
    belkide sözün ar damarına
    ...
    sözlerin üzeri tomurcuk
    sil baştan
    kötü
    çeviri bir hayat
    bayat tadında
    dağılan bir sinemanın
    arka kapısı gibi
    ...
    küçük yıldız soneleri düştüğünde alnıma
    gölgede yıkamaya başlıyorum hatıralarımı
#13.06.2007 22:58 0 0 0
  • teşekkür - Ritüel 4

    zamanın ritmine
    doğumları hatırlatan
    denizyıldızı...

    sen!
    ne kadar gizlemeye çalışsan
    mevsimler boyu izliyor seni
    günbatımları...

    dalgalar bir sonsuzluk gibi
    ıssız doğumlara benzesin diye
    dövüyor gözlerini
    sözlerini
    ve dilini...
    .
    .
#13.06.2007 23:12 0 0 0