Milkboy'un Seyir Defteri

Son güncelleme: 24.10.2008 13:46
  • Yogi - Karalamalar

    argo, yüzü olmayanın dili...

    ...geçmiş zamanın içinde parçalarını koparmış, yürürken görünmeyen, okurken anlaşılamayan altın suyuna bandırılmış dizelerin ördüğü korkunç uydurma bir dil...

    bir biçimle aranıyor insan sorgu, söz ve sancı tahtında
    argo ile yazıyor, argo ile söylüyor
    sorgusu vicdanında saklı, sözü olgunlaşmamış irfanında ve sancısı çocuk ruhunda
    .....
    .......
    ....
    ...
    demez olaydım yazmaz olaydım şimdi bunları
    klavyenin bir sesine bin horoz ötüyor
    bir melek uyanıyor rüyasından
    kılcalımda kafası koparılmış
    kanatları yolunmuş
    nefesi yükseldikce
    örseliyor zamanı ve bnei
    tik-tak
    tik-tak
    dilimde gök hanı
    zerre misal
    şekilperest değilim
    sadece
    çoğalıyor ay iskeletlerim

    ve melek gidiyor
    iki sonsuzluk arası yakaza
    soluduğuda
    boğduğuda ben'im
    ...
#12.07.2007 01:56 0 0 0
  • Rehoboam - Mevsimsiz

    bilmiyordun...
    girdapların daracık iliklerinde
    köfte, piyaz ve şarap vardı masada

    bilmiyordun...
    bir yabancı akıyordu yüzümüzden
    sözlerini elime veriyordun

    bilmiyordun...
    üşüyordum sana her yazdığımda
    yazdıkca bir kuş tünerdi omzuma

    bilmiyordun...
    o, sokağın çılgın kalabalığında
    çatılıyordu ruhumun kemikleri

    bilmiyordun...
    bütün eskiler kalıyordu üzerimde
    varolma yastığı ve anılar yorganı ile

    bilmiyordun...
    hüzünlerde aklanırdı birgün
    mürekkebi dağılırdı bütün bir hayatın
    tuzak beynin patikalarında
    ihanet tohumları silinirdi
    kendini yıldızlara çizerdi insan
    iki dizenin çatısından bakardın
    gökyüzünün mavisini dağıtırdı bir tebessüm
    ve gülerdin bütün bu olanlara...
#21.07.2007 00:26 0 0 0
  • Bohemia - Mevsimsiz

    ellerimi al, hem de hepsini!
    ...

    sanki sözün kirli yüzü yansımış ellerime
    hayat bir fildişi, inmiş gırtlağıma
    ve beraberinde
    fosilus tadında ağız kokusu
    şen olasın doktor daha ne söyleyim

    bir bohemia alıyorum kendim için
    alkole yatırıyorum hüzün kuşlarımı
    arabesk mayasında bir müzik var
    eşlik ediyor sözüme

    gizlice okşayıp usulca seviyorsun
    tadım yok yine, biliyorsun
    körfez vapurları gibiyim
    sığ limanlara düşüyorum

    ...
    çiçeklerin taşlandığı yerde
    nasırlaşmış ellerim
    ellerimi al, hem de hepsini!
    aşk mı, söz mü, yoksa sen mi¿
    umurumda değil.
#13.08.2007 21:09 0 0 0
  • Sandsation - Karalamalar

    sen sözümü tanıyordun
    çakıltaşının tuzunu tadarken
    gözünden akıyordu uyku
    ben yazarken

    seninkisi
    değil öze dokunmak uykusunda
    solan bir güle mendil sallamaktı
    salkım saçak

    sen sözümü tanıyordun
    şiirsiz, aşksız, korunaklı yaşarken
    kirli hamlaç bir bezirgandı kalemim
    yağmurun hışırtısında koşarken

    ömrümün orta yerinde
    öncesinde ve sonrasında
    dostluğu süsleyen bir yüzün vardı
    sözün pıhtılaşan acımdı

    nasır nasır üstünde
    hüzün ziline basıp kaçtım
    yalanım yok diyorsam yalandır
    bir yaprağı eksiktir bütün yoncaların

    herşeye rağmen unutma!
    sözümün çağırdığı kırlar var saçlarında...
#03.09.2007 21:53 0 0 0
  • Cinayet - Karalamalar

    hüznün dilini kazıyorum her köşetaşından
    kovalarken karanlığı alnımdaki zift karası yazıttan
    can damarı yırtılmış totemlerin şiirini okuyorum
    uykumun cinnetdenizi, kalemimin menevşesi
    ben seni çok sevmişim gerisi yalan
    söz...hala kör, hala sağır, hala yontu

    yalan...anason esenliğim...
    yalan...sözümün sararması...

    silinip yiten bir ufkun önünde okurken
    sözüm senin için birazda gurur olur
    ben yazarken...sen okurken
    ne çok dalgınlık olur, ne çok gürültü
    buz tutmuş bir cehennemi okşarsın ellerinle
    su gibisin...sazlıklarımı hırpalayan

    harfler eskimiş
    yıpranmış sözcükler avcumda
    bu saatte dünya; rüya
    kavrulmakta belleğim
    dakikalar eriyor
    birikiyor saatlerin kadavrası
    güneşin suya değdiği yerde
    uyumalıyım!
    bu gövde taş
    bu dimağ talan
    ben seni çok sevmişim gerisi yalan
    söz...hala kör, hala sağır, hala yontu

    yalan...anason esenliğim...
    yalan...sözümün sararması...

    ...yüzüme bak, sesime bakmış olursun!
#18.09.2007 22:52 0 0 0
  • payLa$an yüreqine saqLik aßi
#19.09.2007 06:36 0 0 0
  • ihlal - Karalamalar

    bu kent bir ölüler evi
    ben solgun...

    metaforlar üzerinden taşın
    bulutları getir bana!
    bir yağmur sonrası erir gibi

    böyle ölünüyor galiba
    boynu kırılan bir oyuncak gibi
    üşüyünce kaçıyorsun
    kent kararıyor
    söz sararıyor...

    ayrımsadığım acı
    uzun bir hastalık gibi
    kıvranan sözüm oluyor
    gidiyorum,
    seni affediyorum...
#17.12.2007 21:51 0 0 0
  • ateş - Karalamalar

    yarına akarken ekim
    inzivasına soluduğum, bir çift sızıntıdır
    yazdığım cehennem...nefesindir
    ....
    huzur kaybedilen ruhum
    kazıdığım soğukluğun cehennemimdir

    hayalperestsin nar-ı gönlümün gölgesinde
    belkide yağmurdan azade bir yol arkadaşı
    şeytanıma ve kıldan ince dudağıma en yakın
    günahımsın papatyaları kaçmış kibir mevsimimin

    danzka geçmişi uyandırmadan
    güneşe öykünelim istiyorum...
    ...
    yarına akarken ekim
    inzivasına soluduğum, bir çift sızıntıdır
    yazdığım cehennem...nefesindir
#11.10.2008 22:41 0 0 0
  • duygu yüklü anlamli siirdi kutlarim,yüregine kalemine saglik
#11.10.2008 23:41 0 0 0
  • emegine yüregine saglık cok güzel olmuş
#24.10.2008 13:46 0 0 0