Milkboy'un Seyir Defteri

Son güncelleme: 24.10.2008 13:46
  • MOTOMOT - Karalamalar

    Nasıl bir yaşam devam ediyor ,makineleşmiş ,yapay alanlara sıkışmış, tekrarların ötesine geçemeyen , motomot!

    Bedenin yıpranmasının alalade sayıldığı ,düzensiz beslenme ve uyku halleriyle yıpranmanın boyutları sadece zihinlerde değil bedenen de bir kirlenmenin olduğu sanal ortamda yaşıyoruz.

    Neler bekleniyor ? Bilinmez ama belli belirsiz canın istekleri üzerine kurulmuş yanlışlardan yana kayan ,alışkanlıkların esareti altında zaman tüketen ,kendini yiyen bitiren insan portresi çıkıyor karşımıza .Acaba çarkın dişlileri arasına sıkılmışlık mı var yoksa dişlilerin bozuk işlemesini nedeni sisteme hakim olmaya çalışmak istemeyen bir yapının ortada olmaması mı ?

    "Kendi nefislerinizde de ibretler vardır görmüyor musunuz?" (Zariyat 51)
#31.03.2006 10:16 0 0 0
  • Kitaba Dokunmak - Karalamalar

    Kitap sevgisi ve tutkusu için kullanılan biblomani, ne yazık ki insanda olumsuz intibâ bırakan bir ifade olarak algılanmaktadır. Oysa kitap sevgisi ve tutkusu, okuma aşkının bir gereğidir. Seksen sekiz yaşındaki annesiyle birlikte kitapçıya giderek Anglosakson dili grameri arayan ünlü şair ve yazar Jorge Luis Borges'in gözleri görmüyordu. Fakat o bir öğrenme sevdalısıydı. Borges gibi, Cemil Meriç de uzun yıllar bir başkasının kendisine okuduğu kitaplarla teselli oldu. Nitekim okumanın algılanması gözle değil, beyinle ilgilidir. Belki de bu yüzden kitaba dokunmak ve onu algılamak insana bir ürperti, gizli bir haz verir. Gözün metni görmesi, onu algılayabilmesi ve metindeki mesajı anlayabilmesi için yeterli değildir. Metnin seslendirilmesi, kelimelerin çağrışım değerleri, okuyucunun kültürel konumu, "anlamı" ve "anlamayı" etkileyen temel unsurlardır. Bu yüzden, her okur metne yeni bir anlam kazandırır. Bazı okurlar, metni yazarın algıladığından daha ileriye de taşıyabilirler.

    O halde okumak mekanik bir hadise değildir. Okur, bir metni gözleriyle değil, beyniyle okuduğu için, şekillerden ziyade, anlama dikkat etmelidir.
#06.04.2006 08:16 0 0 0
  • Hikmet - Karalamalar

    Sularda kaybolan bulutları arayan insan....

    Gece olur...derin bir sukunet kaplar zamanı.Güneş çoktan kömürleşmiştir.Karanlığın karnında yitirilir bütün sesler, ışığın seyrine inat eder karanlık, evin her bir köşesinden içeriye sızmak ister ve bazen de aydınlık doygun yapısıyla dengeyi tam olarak sağlar.Dışarıda gecenin ve gündüzün düzenli geçişleri dalgalanmalara sebep olur.
    Duvarlar arası direkler ,betonarme yapı ,bir de insan ...

    Sürur, elem, sukunet ve ne kadar hissiyatın bileşkesi varsa soğrulur.Binalar ne birincil yönlendiriciler ne de hareketsiz cansızlardır.Bizlerin ellerinden çıkma yapay ürünler olarak yaşamımızda yerlerini almaktadırlar.Akşamları, güneş dünyanın üzerinden çekilince evler; bizlerin dinlenme ,barınma ve yaşama alanlarımız olmaları dışında başka alemlere ,dünyalara ve ayrıntılara sıçrama noktamız olur.İşte o anda içerideki yapının özellikleri bu serüvenlerin yol haritasını çizer.Ardından kendi ellerimizle yaptıklarımızın bize yansımalarını kendi penceremizden bakarak görürüz. Sabah sökün edince sihir bozulur.Çünkü güneşin ışıklarında değildir hikmet.

    Hikmet : Gecelerin kararık aydınlığında iz sürmektir. Karanlık dünyamıza güneşler doldurmaktır.Uzak yıldızları yakınlaştırmak, ötelerde olanları taşımaktır gönüllere...

    Hasılı kelam denize yürüyen bir sokak çizmeliyiz
    Ihlamur sarhoşu gözlerimizle

    Yengeç dönencesinde kavrulan gözyaşları bırakmalıyız
    Yarım kalan sözler üstüne
#10.04.2006 08:10 0 0 0
  • alıntı;
    ...
    alışkanlıkların esareti altında zaman tüketen ,kendini yiyen bitiren insan portresi
    ...
    alıntı;
    ...
    Hikmet : Gecelerin kararık aydınlığında iz sürmektir. Karanlık dünyamıza güneşler doldurmaktır.Uzak yıldızları yakınlaştırmak, ötelerde olanları taşımaktır gönüllere...
    ...
    Alıntı;
    ...
    yapacak başka şeyin kalmadığında
    bilincine varıyorsun gerçeğinin
    karşılık bulamıyorsun aklıma üşüşen sorulara
    ...

    Duygularınıza ,paylaşan yüreğinize sağlık.
    Güzel paylaşımlar için teşekkürler
#19.04.2006 05:12 0 0 0
  • Yenilgi 1 - Heyula

    Ağır ağır kaynayacaksın
    Her nefeste bir adam, bir kadın
    Sözünden arınacaksın
    Özünden bir adam, bir kadın

    ...yenileceksin
    ...gittikce grileşen dalgınlıklar nöbetinde
#25.04.2006 19:21 0 0 0
  • Yenilgi 2 - Heyula

    Zamanın silik hanesinde duran kimdi ¿
    Bezirganlaşmış bir umut arayan kimdi ¿
    Perdelerden sızan aydınlığı soğuran
    Cüzzamlının vebalının rengini tutan kimdi ¿

    Parıltılı ,çekici ve ürkütücü &
    Ufuk çizgisinin bittiği
    Durgunlaşan karelerin geçişinde
    Gölgesi düne vuran bir şeytandı.

    Fısıltıların gelgitlerinde müdahil,
    Huzurun eşiğinde dilenciydi...

    Yanılan ve yenilgiye uğrayandı.
#25.04.2006 19:23 0 0 0
  • böylesine mükemmel düşüncelere sahip olmak ayri bir meziyet,gönülde bu kadar güzel duygular beslemek ayri bir meziyet,ve tüm bu duygu ve düşünceleri "ustalıkla" anlatmak ayri bir meziyet...

    çok az insan bu kadar fazla meziyete sahiptir..Kıymetini bilin

    Ellerinize ve gönlünüze SAĞLIK
#19.06.2006 23:58 0 0 0
  • değerli kardeşim madgenius

    beğeninizle oluşmuş bahar kokulu yorumunuz ve ayna misal gönlünüzün yansımasını aktardığınız düşünceleriniz karalamalarımın üzerine bir gökkuşağı bıraktı...gönlünüz şen olsun

    "güzel gören güzel düşünür"

    saygılarımla
#24.07.2006 15:32 0 0 0
  • @Madgenius
    böylesine mükemmel düşüncelere sahip olmak ayri bir meziyet,gönülde bu kadar güzel duygular beslemek ayri bir meziyet,ve tüm bu duygu ve düşünceleri "ustalıkla" anlatmak ayri bir meziyet...

    çok az insan bu kadar fazla meziyete sahiptir..Kıymetini bilin

    sevgili arkadaşımızın yaptığı yoruma kesinlikle katılıyorum.
    banada sizi içtenlikle alkışlamak düştü.Yüreğinize sağlık,duygularınıza sağlık sevgili milkboy






    ...
    Fısıltıların gelgitlerinde müdahil,
    Huzurun eşiğinde dilenciydi...

    Yanılan ve yenilgiye uğrayandı
    ...
#19.08.2006 00:32 0 0 0
  • Yenilgi3 - Heyula

    kuş uçuşlarından leke yapsam
    sürsem yarama diyecek oluyorum
    ölünmeyecek bir günün içinde
    ölecek gibi duruyorum

    bu saatlerde neler karalamak düşer...bilinmez

    kurşun askerler dökülüyor gözlerimden
    sessizce ve sakince bir bakmak geliyor
    yörüngesinden kayan yıldızların ortasında
    birbirlerinden uzaklaşan dünyalara

    seni gökyüzüne bağlayan gece,
    yıldızlarını döküyor omuzlarımdan...

    ışıklarını giderek kaybediyor zaman
    zifiri karaların ortasında kalakalmış
    Yönlerini kaybetmiş
    Serseri, başıboş yıldızlar ve tek SEN
#19.08.2006 23:12 0 0 0
  • ...
    kurşun askerler dökülüyor gözlerimden
    sessizce ve sakince bir bakmak geliyor
    yörüngesinden kayan yıldızların ortasında
    birbirlerinden uzaklaşan dünyalara
    ...

    yüreğinize duygularınıza sağlık.
#20.08.2006 00:12 0 0 0
  • Kardeşim ellerine sağlık harika şeyler yazmışsın

    devamını bekleriz..
#21.08.2006 08:50 0 0 0
  • ellerine saglik
#21.08.2006 15:34 0 0 0
  • yellow

    etkili cümleler ve güzel anlatılmış yoğun duygular bunlar....

    yüreğine sağlık üstad...
#23.08.2006 15:15 0 0 0
  • Yenilgi 4 - Heyula

    Silinmiş ne varsa ötede
    Kum olup akıyor harflerime
    Ne kadar saklamaya çalışsamda
    Hep bir SEN kanıyor kalbimde

    Kelimeler bir sonsuzluk gibi
    Çağlıyor yaşanmışlıklarda
    Dilin aşk ile eskiyor
    SEN, tekrar tekrar ölüyorsun

    Ne kadar ölsen o kadar
    Yaşıyorsun yaşatıyorsun
    Rotası hüznüme giden bir gemide
    Aşka en çok SEN yakışıyorsun

    .........................

    maximum080, garip07, MiLiS, stormysea değerli dostlar
    ince düşünceleriniz ve samimi yorumlarınız için gönülden teşekkür ederim
#23.08.2006 21:20 0 0 0
  • Müstekreh - Karalamalar

    müstekreh bir çağ bu yaşadığımız
    seyirlik nesneler, çirkin imgeler ve estetik tacirler çağı
    çilingir sofrasına çilingir çağıran rakkasların yaprak dökümü,
    çakırkeyf bıyıklarda saz gürültüsü,
    ve sadece fiziksel ihtiyaçlarının tatminine amade ruhsuz güruhların seyrengahı

    belkide asırlardır süregelen insanın kendisi olamamasının toplumsal diyetini ödüyoruz.

    Beynimizi kullanabilme erdemini ve gerekliliğini bir yana bırakmış
    "lüfunda hoş, kahrında hoş" inceliğinden bihaber bir yaşam sürme meylinde olmanın vicdanlarımızda oluşan kendimizi aldatabilme kapasitesini ölçüyoruz.

    Diyojen gitmiş, fıçısızım, fenerim ölgün. Gölgeler size kalsın, güzellikler de...
#26.08.2006 21:42 0 0 0
  • ŞEMS - Karalamalar

    yıkılmış gövdenin karnındakiler
    ve lekeli akşamların gövdesindekiler

    şems'i bekada gördünüzmü?

    elleri yağmur gözleri çıngırak
    denizi içiyordu suretsiz
#20.10.2006 20:42 0 0 0
  • Pusuda 2 - Mevsimsiz

    noimage

    tutuşuyor zaman,
    melez bir akşamın göğsünde

    oyun bozan bir güz kapımda
    kayıp çocuklar gibi hırçın

    çiçeklenmiş elim tecritte
    durmadan fotoğraflarını çekiyor kasım

    dilim paslı,
    düşüncemde yazı-tura

    yoruldum, yoruldum, yoruldum
    bir duvardan diğerine külleri toplamaktan

    yaşadığım şehir sana benziyor git gide
    bu yüzden her dem sürecek anıların tazeliği

    şimdi uzun bir sessizliksin
    kendine sarıldıkça kayboluyor rengin

    düşüm yorumsuz, umudum dalsız...

    -------------------------------------------------
    photo değerli dost Alain Etchepare'e aittir.
#11.11.2006 20:21 0 0 0
  • Kavak Yelleri - Mevsimsiz

    deliksiz et uykularında
    ekşi peynir kokusu bir hayat
    dayanılmaz hicranımın şarkılarını söylüyor
    çağdaşlarımın öldürdüğü huzur için

    dili yoksulum,
    gözleri kanla sürmelenmiş
    suyun yazgısı ürperen bir mavi
    kalbim yüzme bilmez,

    tırnaklarımdan fışkıran veba
    hınzır bir ıslığı döküyor harflerime
    üşüdüğümü unutuyorum...yoksulluğumuda
    şimdi sana sarılsam, üşürmüsün

    sen! yaşamakla yüzleştiğim
    kekeme bir terzisin
    bulutları uğurluyorsun
    yapraklarımı döküyorsun

    yanamam yine dudaklarında!
#07.12.2006 20:01 0 0 0