Kalbimin yıkıntıları arasında dolaştım,
Viirane olmuş, şöyle bir bakındım,
Nasılda parçalanmış, parçalamışlar,
Kırılmış, kırık dökük, hırpalamışlar,
Şimdi yeni bir kalbim var biliyormusun,
Adı yine kalp, kalpsiz bir kalp, bilmem anlarmısın,
Öyle görünüyor kalpsiz kalbim,
Farklı atıyor duyuyormusun sessiz kalbim,
Ümit yoktu, tamiri imkansız demişti tabib,
İsabet olmuş, yabancıydı zaten buralara garip,
Adı var, cismi var, aslı yok artık,
Aşk var, sevgi var, herkes yok artık,
Ahı semaya varsın, kulakların çınlasın,
Bu kalbin ağladığı gibi ağlasın varsa kalbin,
Senin olsun eti, kanı, kimsesiz kalsın kalbim,
Çek kapıyı giderken, açık kalmasın kalbim,
Kalbimdeki ince sızının sahibi görünmez
Her şeyde aşikar, makamına erilmez
Göz yaşları yakar, ateşi tükenmez
Her şeyde aşikar, gözle görülmez
Gönüllerin sahibidir, başka sahip aranmaz
Mahzunların tabibidir, başka tabib gerekmez
Kudretine sınır çizilmez, cismi bilinmez
Her şey muhtaçtır O'na, hiç bir şeye muhtaç olmaz
Yakar sevgisi, gözyaşların ateşi söndürmez
Yakınlaşmaya yürek gerek, yarattığına aşkı azalmaz
Şanı pek yüce'dir, hiç bir yere sığmaz
Gönüldür bulunduğu yer, cismine nazar etmez
Kusurlarına bakmaz, merhametini asla esirgemez
Haline acır, lutfu kabarır, avuçlarını boş çevirmez
Rahmeti gazabını geçer, senden yüz çevirmez
Unutursun zaman zaman, asla seni unutmaz
Dilin sukut eder, kelamı asla susmaz
O'ndan başkasına aşk yakışmaz
Aç kalırsın sevgide, O'ndan başkası sevmez
Kimsesiz kalırsın, O'ndan başkası kimse olmaz
Sen hep benimleydin ben yoktum
Hep andın beni ben unuttum Sen'i
Duydun daim sesimi ben bilmedim Sen'i
Sen hep nazar ettin ben göremedim Sen'i
Yaslandığım dağlar devrilmez sandım
Yüce dağlar değil ben devrildim Sen'siz
Her aşığı İbrahim sandım, yandım kül odum
Yakın derken uzak düştüm, ateşlere savruldum
Ezelde verilen sözümü unuttum, Sen hatırlattın
Ateş deryalarından çekip çıkardın
Ezel-Ebed Sen vardın, derin uykulardan uyandım
Yoklukta unutulmuşken var edip sevdin
Çamurdu aslım, nazar edip ruhundan verdin
Ayak altında horlanırken yanına yükselttin
Latifliğinle garip gönlümü hoş ettin
Yoktum ezelde Sen'le var oldum
Avuçlarımda bir şey yok verdiğinden başka
Yok bile yok Sende
Varım bile demem yoksam nazarında
Yok olsamda hoş, varsam hatırında
Sıra sıra dizildi hayat deryasında olanlar,
Bir garip avaredir içine dolanlar,
Emirle girip, emirle çıkanlar,
Acınası bedbahttır, ardı sıra koşanlar.
Acı dolu zindandır, etten kemikten olanlara,
İmtihandır, özlemdir, varlığına aşk katanlara,
Saraydır, handır, hamamdır, özünü unutanlara,
Bir seccade, bir çift yaşlı gözdür gönlünü açanlara.
Kimi aşk'ın ateşiyle kaynatır suları,
Kimi nefs yolunda, raks eder günahları,
Kimi yürür Canan'a, okur dünyanın selasını,
Kimi dalar yalanlara, okurlar tendeki canını,
Kimi Allah der akıtır yaşları,
Kimi zindan ehlidir bilemez, yıkıktır ukbası,
Kimi tende esirdir tene, zanneder ki muradı,
Kimi bulmuştur sevdayı, aşk ile Allah'ı,
Kimi bekler geceyi, gönüldeki Mirac'ı,
Kimi bekler, üç beş dünyalığı,
Kimi alnı secdede diler Rahman'ı,
Kimi heva heveste, kesesinde ziyanı,
Kimi açar gönül gözünü, görür Sultan'ı,
Kimi dalar boş hülyalara, unutur mizanı,
Kimi Hak der, Hak'ta yok olmaktır rızası,
Kimi ben der, kaybeder imtihanı,
Derin bir nefes çektim ölümün kokusundan içime
Her yer gece karanlığı, derin bir sessizlik şimdi
Gel hadi, gel gidelim kokunla umutlara doğru
İçimde bir sızı, kas katı bir taş, hadi gel diyor, gel...
Ey Canan her an ölüp ölüp dirilmek mi ?
İsyandan isyana sürüklenip karanlık kıyılara vurmak mı ?
Sürekli hayata yağan sağanak yağmurlar mı ?
Bitmez mi sağanaklar da güller, nergisler, laleler, söyle bitmez mi ?
Gel hadi, gidelim kokunla umuda, umutlara, umut ederek
Kitaplarda yazmaz bu, can ile Canan arasında oluru
Islandım iliklerime kadar, doğmaz mı üzerine sıcacık nur güneşleri
Gel hadi kardeşim, kardeşliğim, kalanlar kalsın tut elimden gidelim
Kefenimi kendim biçtim
Sözüm ona yaşarken giydim
Dil sus pus olunca sevindim
Gönül kevgire dönünce bildim
Esaretlik tende değil, yürekteymiş
O sevince kalp severmiş
Ağlayıp güldüğün hep bir imiş
Başında sonunda aradığına irtihalmiş
İçin daraldığında daha bir özlediğinmiş
Kader diye bakındığın özüne yazılanmış
Kaç keşkelere sığındığın, bilemediğin Yar'mış
Allah Yar, her an Yar imiş
Gönül evini evirip çevirenmiş
Her gördüğünde kendini gösteren imiş
O'ndan başkası yaralara tuz imiş
Yardan öte Yar oluşu, şanına yakışır imiş
Bir adım, bir perde, bir engel ve bir an, zamanda bir an
Her şeyin bitişinde yada yeni ufukların başlangıcında ruhun bu an
Ha gayret, boşuna değil hiç bir şey, aldığın yakıcı nefesler her an
Kazanma, kaybetme çizgisinin üzerindesin, suretten sıyrıldın o an
Bilen biliyor, gören görüyor, bekliyor, bekleniyorsun, bekletme ihvan
Bekletme, kefilliğin borcunu öde, mazeret yok, son değil o Can
Hatasız kul olmaz, günahını bilen gider, peşine takılır candan
Hataların doğrulara, günahların sevaba dönsün yoldaki ışıktan
Hüzündür, Yar'dır, Can'dır AŞK
Özlediğin yanlızlığın, karanlıklarda ışığın
Kuyularda Yusuf, gözyaşlarında rahmet
Bilenlerin gizlediği Yar'dır AŞK
Kalabalıklardan köşe bucak kaçışındır AŞK
Kelimelerin yetemediği, yüreğinden sızan
Gönlünü gamlandırıp, dilini bağlayan
Benliğini sıyırıp, var edendir AŞK
Zindandan sesleniştir sessizce AŞK
Gülerken hüznü içtiğin
Sızlanıp Yar'e, arsızca intizarın
Gel gitlere düşen gönüldedir AŞK