Sensin alemin RAHMAN'ı
HABİBindir örneğimiz, bize gönderdiği ALLAH'ın selamı
Selam olsun sana ey ALLAH'ın HABİB'i
Unutmayacağız, unutturmayacağız kafirler istemesede bizi
Göstereceğiz onlara nizamı sevdayı
İzin ver bize güzeller güzeli kalbimin fermanı
Uyansın nefisler, kalmasın şeytanı
Aleme yazalım yüce KURAN'ı
''İŞİTTİK VE İTAAT ETTİK'' alemlerin RAHMAN'I
Neye bakıyorsun, kimi bekliyorsun diye sorduğumda:
Neye baktığımı, kimi beklediğimi bende bilmiyorum derdin.
Galiba anlıyorum...bende şimdilerde anlamsız bakışlar ve anlamsız beklemelerle avunuyorum.
Yüreğinde kavuşma ihtimali hiç olmayan umutların oldu
Yinede bile bile umutlarla evcilik oyandın Ve kavuşamadan vuslatlarına gittin
Belki de kavuştun!
En az küçüklüğümdeki kadar sana ihtiyacım var!
Çoğu kez Acılarla savaşma gücümü kaybediyorum
Aklıma sen geliyorsun
Ne güçlüymüşsün anne!
Şuan yüreğimin yüreğine yaslanmasına o kadar çok ihtiyacım var ki!
Sana gün yüzü göstermeyen ahşap kokulu evimizdeyim.
Çocukken oturduğumuz odada ve senin tahta divanda oturduğun yerde oturuyorum.
Cuma geceleri işte tam burada senin yasin okumaların aklıma geldi.
Söz geçiremedim gözyaşlarıma, ağladım!
Oysa seninle ilgili ne güzel hayallerim vardı. Olmadı, yapamadım
Bir acı var anne! Sürekli fire verdiren bir acı! Sol yanımda
Belki de adam gibi bir evlat olmasını beceremediğim için,
Belki de senin adına hayal ettiğim güzellikleri yaşatamadığım için,
Yaşarken, sana şuan ki duygularım kadar kıymet veremediğim için,
Karanlık iklimlerine ılık meltemler gibi esemediğim için,
Vicdanımın beni affetmiyor. Sen affet beni anne!
Geçen gün avucumun içini inceledim,
Benimde hayat çizgim senin ki gibi kısa
Dönüşsüz yolculuğa erken kesilmiş gibi biletim
Hayatın derin karanlıkları beni içine çekiyor,
Yavruna cennet ışığından bir tutam nur gönder
Yalnızım ahşap kokulu evde,
Dışarıda yağmur var! Üşüyorum!
Avuçlarında biriktirdiğin dualarına ihtiyacım var anne!
Desem ki Kalemim yaşlandı kelimelerimin saçlarına aklar düştü,
İnternette parayla ilgili bir yazı okudum çok hoşuma gitti
Ev satın alabilir.
Fakat yuvayı değil.
Yatağı satın alabilir.
Fakat uykuyu değil.
Saati satın alabilir.
Fakat zamanı değil.
Kitap satın alabilir.
Fakat bilgeliği değil.
Unvan, mevki, etiket satın alabilir.
Fakat saygınlık değil.
İlaç satın alabilir.
Fakat sağlık değil.
Kan satın alabilir.
Fakat yaşam değil.
Ülkemizin en zengin insanlarından Rahmetli Sakıp Sabancının eşi Türkan Sabancı 05.01.2007 tarihli sabah gazetesinde ki röportajında spastik özürlü oğlundan dolayı keşke ülkemizin herhangi bir şehrinde memur olsaydık ta oğlumuz hasta olmasaydı diyor
Yine şovmen Beyazıt Öztürk bir programında şöyle diyordu;ben çocukken babam memurdu her şeyi alıp yiyemezdik paramız yoktu..arabamız olmadığından bir yere gideceğimiz zaman hep yürümeyi tercih ederdik.ama şimdi zengin oldum para var ama yine her istediğimi yiyemiyorum çünkü kolesterol çok yüksek çıkınca doktorum çok şeyi yememi yasakladıyine altımda güzel bir arabam var ama yine yürüyorum..çünkü doktorum kolesterolü düşürmem için sürekli yürümemi istedi
Zannedildiğinin aksine para her derde derman olmuyor parasız da mutlu oluna bilir kıt kanaat geçinip de çok mutlu olan insanlar var toplumda
Belki de en büyük zaafımız hayallerimiz Hep zengin olmayı düşlüyoruz zengin olduktan sonra yaşayacağımızı ve mutlu olacağımızı zannediyoruz
Gerçekleşmesi mümkün olmayan uçuk hayallerden vazgeçmeliyiz. Belki de mutlu olmamızı yarınlara erteleyen hayallerimize dikkat etmeliyiz
Para yaşam için araçtır amaç değildir, para her şeyi satın almıyor Gülümsemenin parayla ne bağlantısı var Hangi markette bir poşet sevgi satın alınabiliyor Soluduğumuz temiz oksijen nerde satılıyor Anne babamızı, eşimizi çocuklarımızı velhasıl tüm canlıları sevmenin, kalbinizi kıranları affetmenin, kalbini kırdıklarınızdan özür dilemenin, yaratılmış tüm canlı ve cansız varlıklara tebessümle bakmanın parayla pulla ne alakası var