Temel ile Dursun Almanya'da okumaya gitmişler. Okulun son haftası Temel Türkiye'ye dönmeye karar vermiş. Dursun'a:
- Dursun, sen benim karneyi al bizim eve telefon et, babamın anlamaması için de bir zayıf varsa bir Muhammed'in, iki zayıf varsa iki Muhammed'in selamı var de.
Temel Türkiye'ye döndükten sonra Dursun karneyi alır ve Temel'e telefon açar.
Dursun:
- Temel, Ümmeti Muhammed'in sana selamı var...
Veli efendi hipodrumuna giden Temel atlar start alır almaz favorisi olan atı elinde dürbinle takip ederek bir yandan da
-Ulanım benum, yabak nasıl da yel gibi gidey diyerek atını teşci eder. Gerçekten de Temel'in atı en öndedir. Etraftakiler gıpta ile Temel'e bakarlar, Temel dört köşedir. Fakat bir süre sonra atlar teker teker Temel'in atına yetişip geçmeye başlarlar. Derken Temel'in atı en sonuncu duruma düşer. Temel etrafın alaylı bakışlarına aldırış etmeden tezahürata devam eder.
-Uy aslanım benum ya bak nasılda hepsini önine katti getiriy.
İstanbul'un taşı toprağı altındır diyerek memleketinden kalkıp gelen bir köylü, kuyumcu dükkanının vitrinini hayran hayran inceliyormuş. Kuyumcu köylünün kıyafetinden dolayı birazda aşağılayarak: "Ne bakıyorsun öyle hemşerim?" demiş. "Hiç... Sizin dükkanda ne sattığınızı merak ettim." Adam alay edercesine cevap verir: "Biz eşşek kafası satıyoruz."
Adam: "Allah versin... işleriniz iyi gidiyora benziyor."
Kuyumcu: "Nereden bildin iyi gittiğini",
Adam: "Baksana, koskoca dükkanda seninkinden başka kalmamış da ondan!"
Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu. Günün birinde sağındaki dükkan boşaldi, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet başladı, işleri kötüye gitti. Ama sonunda bir çözüm yolu buldu:
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı. Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası, yazılı bir bez asmıştı. Bizimki, ikisinin ortasına şu yazıyı koydurdu:
Mağazaya buradan girilir...
Deniz dalgalaları köpüklü
Köpüklerde bir kayık
Kayıkta bir delikanlı
İskelede bir kız
Güneş yıkasın dercesine saçlarını açıverir
Gözucu delikanlıda kaçamak bakıverir
Kayıkta görülmemiş bir telaş yakalandı bu bakış
Kürekler son hızda iskeleye mayna
Martılar saçılıyor havaya patır patır kanatlı
İki çift göz şimdi birbirinde kilitli
Yürekler delirmede dudaklar seğirmede
Tüm dünya sanki iki kişilik bir dönmede
Rüzgarına tutuldular aşkın bir anda ama
Sanki sevdalanmışlardı bir ömür boyunca
Delikanlı kızı kayığa çekiverir
Kız bekliyormuş zaten hoplayıverir
Yüreklerinde coşku gözlerinde umut
Denizle güneş birbirine göz kırpar
Onlar ne olsa bu konularda usta
Derler evet evet bu aşktır işte
Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!
AŞKINIZI SÖYLEMEYE...
Aradıklarımı aramak,hayatı aramak,gözleri aramak
birde aradıklarını bulamamak var işin içinde
kaybolmak var derinliklerde
düşündün mü hiç boğulacağını, kaybolacağını
hiç hissettin mi kalbinin titrediğini
selamlar gecikti,gülücük gecikti,hayat gecikti
kayboldu gözler gözlerimde,hayatımda
gerçekler oluşuverdi aniden düşler bitti
hayaller bitti rüyalarımda
sevinemedin gülemedin hayatın gerçeklerini görünce
hayat bir gün de ters dönmedi
sorun oldu gülmeler, sebeb oldu ağlamalar
süzüldü umutsuzluklar,gömüldü heyecanlar
hortlayıp çıkmadı yeryüzüne
dertleşmedi,bulmadı,görmedi
geceler sessizleşti,dertler bütünleşti
sevimli gelmedi geceler karadıkça karardı
yakınlaşmadı, uzaklaştıkça uzaklaştı gözler
sebeb olmadı,ecel kokmadı,hayat bulmadı
morardı kaldı kangıren oldu verem oldu
geceler kayboldu bulunamadı bir ömür boyu
görünmedi hiç bir tarafta,saklandı, oyun oynadı
dalga geçti dalga geçebildiğiyle
güldü,eğlendi Kategoriler
geceler yalnızlık oldu,tekbaşına kaldı
hiç beraber olmadı
çekildi köşesine dinledi sessizliği
hiç kaybolacağını düşünmedi,hiç ağlayacağını düşünmedi
dertleşmedi hiç kimseyle
kimseyle gülmedi, ağlamadı
sadece yalnız kalmak istedi
ve de başardı yalnız kalmayı bir olmayı
geceler birde kardelen çiçeği oldu
hayat buldu, gözü oldu,derman oldu,sonra da ferman
buna hayran oldu papatyalar. bahar çiçekleri
geceler sene oldu, ömür oldu,asır oldu
bir sefer de an olmadı
bitmedi,dolmadı zaman
Bir gün sana dönersem
Ölümüm o gün olsun
Güvendiğim o gözler ;katilim
Sarıldığım o beden ;şahidim olsun
Bir gün acımadan dönersem sana
Sevgim kefenim olsun
Seni seven yüreğim azrailim
Sana akan gözyaşım yıkanma suyum olsun
Affederde bakarsa gözlerim sana
Mezarımın taşları gözlerimle oyulsun
Canım derse dilim
Boğazıma sarılan ilmeğim olsun
Bir gün sana dönersem
Ylumun sonu kara toprak olsun
Sana kavuşmadan asi bedenim
Toprağa karışıp yağmur olsun...
neden hep herşey senin istediğin gibi oluyor
neden ben hep senin istediğin gibi hayal kurma zorunda kalyorum
gercekleşmiycegini bile bile
üstelik şimdi onu bile yapamıyorum
artık hayal kurmak istemiyorum.
nasıl hayal kurayımki artık sen yoksun bile
hani hayal kuruyoduk beraber bahama ya gidektik
şimdi neden yoksun ya
seni özlieceğimi bilmiyomusun sanki..
of ama hala hayal kuruyorum
birinin senin ölmediğini
herşeyin sadece bir yalan olduğunu hayal ediyorum
ama sonra yine hayallerim param parca
yine sen yoksun ve yine ben seni özliyorum.
yüzünü görmesemde sesini suymasamda
ve artık hiç duyamayacak olsamda hala seviyorum seni ve özlüyorum.
bazen yine senle konuştugumu hayal ediyorum
sana seni özlediğimi söylüyorum
sana seni sevdiğimi senin beni sevmeni beklediğim için değil
sevdigimi bilmen için söylediğimi söylerken hayal ediyorum
sonra kendime geliyorum
yie gercek olmayacak hayaller kurdugumu alıyorum
senin olmadıgını beni artık duymadıgını görüyorum
ve işte yine hayallerim paramparca
ya ben artık hayal kurmak istemiyorumki
neden benden bunu yapmamı istedinki
evet haklısın
yinede hayal kurmaya devam edecem
belki başkalarınıda hayal edicem
ama
ama hiç kimse bana senin gibi mavilim bile diyemezki
ve hiç kimse seninle bahamaya gitmemi sağlıyamazki
of seni cok özlüyorum ben ya
ve bu hayaker ne özlemimi geçiriyor nede seni geri getiyor
ama sen burda olamasanda hep yanımda olacaksın inan bana
cünkü seni çok sevdim ben yaa
ama be yinede hayal kurmaya devam edicem
senin için
seni hayal edicem
kim bilir beli bi gün belki 2. bi hayatta tekrar seninle tanışabilirim
belki herşey daha güzel olur
belki hayal kurmama bile gerek kalmaz
ha olamaz mı
hüzün işgalinde yüregim, çünkü sen yoksun,
seni düşünmek var. yoklugun canımı öyle acıtıyorki,
parça parça oluyor yüreğim. kalbimin parçalarını
toplamaya çalışıyorum yerden. içimde kopan fırtınaları
söyleyemiyorum. sessizleşiyorum. saatlerce bakıyorum
seni götüren yollara... kimseye belli etmiyorum
savaşımı. yokluğunla savaşmak görünmeyen bir düşmana
kılıç sallamak gibi... yoruluyorum, düşüyorum, tekrar
kalkıyorum ama sensizliği yenmeyi bşaramıyorum.
enbüyük korkum bu sensizlik, korkularıyla
yüzleşen insanalardan olamıyorum. çünkü sensiz olmayı
yediremiyorum kendime. birkez kabullensem sanki o an
çıkıp gidecekmişsin gibi gelir yüreğimden. oysa
yanımda, hep yüreğimde taşıyorum seni. orada olduğunu
bilmek yaşama, hayata tutunma gücü veriyor.
korkularımla yüzleştimim anda o gücü kaybetmekten
çekiniyorum.
gece uykularım kaçıyor. yanlızlığa isyan
ederek dört duvar odayı sabaha kadar adımlıyorum.
bakamdığım aynalar kırılıyor. binlerce parçası
bedenime saplanıyor. bir sigara, bir sigara daha...
dudaklarımda küfür lezzeti... dumanı savuştururken
tavana sensizlik üzerime çığ gibi yıkılıyor. sonra
hayaller gelip çörekleniyor üzerime. sen, sen ve yine
sen
gözlerimi kapatıp dalıyorum sonsuz senli
günlere, seni öperken soluğum kesiliyor. nefes
alamıyorum sanki. sonra şiddetli bir yağmu başlıyor.
sanki gökyüzü her damlasıyla sana olan sevgimi
haykırıyor. seni seviyorum seni seviyorum, seni çok
seviyorum diye.
bir hayalden bir hayale geçerken sabahı
karşılıyorum. güneş penceremden içeri girerek gecenin
kasvetini getiriyor. hayaller bir sonraki geceye kadar
çekiliyor odamdan, gözlerimden. hayaller gözlerimden
çekiliyor diye kızma sakın!!! çünkü benim günüm hep
seninle başlayıp seninle bitiyor...
düşündüğünü yazdığın için çoook teşekkür ederim. ben zaten her yorumu beklediğim için bu konuyu açtım . eğer yazdıklarınıza darılma gibi bir nedenim olsa açmazdım. artık zamana bırakacağım bakalım ne olacak.
bahar o kızı hemen hemen 15 gündür tanıyorum. diyeceksin ki çok erken bana hayatımda böyle bir kız rastlamadı. ne konuştuysam bütün herşeyimiz uyuşuyor vede umduğumdan çabuk kaynaştım o kişiye