FBI gizli ajan eksikligini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermis. Ve hergün üçer kisi çagirip aralarindan birini ajan olarak himayelerine aliyorlarmis. Seçimlerin 3. günü Temel' de katilmis. Yanindada bir ingiliz ve bir amerikan varmis. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarini istemisler. Içinde sadece bir çuvalin bulundu bos bir odaya sokmuslar ve burada gizlenmelerini söylemisler. Ilk önce ingiliz girmis. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmis içinde ingilizin saklandigi çuvala tekme atmaya baslamis.
Hemen çuvalin içinden bir ses gelmis: " Miyaw, miyaw." Ingilize ilk testi basariyla geçtigini söyleyip amerikan' i odaya koymuslar. Amerikan' da ayni çuvala saklanmis. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmis ve çuvala bir tekme atmis. Çuvalin içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmis. Amerikan' ida tebrik edip Temel' i odaya koymuslar. 5 dk. sonra odaya giren ayni görevli gitmis çuvala bir tekme atmis. Ama hiçbir ses gelmemis. Bir daha atmis yine tik yok. Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan ciliz bir ses yükselmis: " Patateeeeesss
Temel treni surerken raylar Uzerinde bir cocuk gormus , yantarafda da
piknik yapan 200 kisi , Temel insanlari yada cocugu ezecekmis ve cocugu
tercih etmis ertesi gun haberlerde 201 kisi tren kazasinda oldu haberi
duyulmus polisler makinist temeli sorguya cekmisler temel olayi ve
kararini anlatmis ve eklemis cocugu ezeceydum oda kalabaliga dogru
kacinca hepsini ezdim.
Gökyüzünde arıyorum, çaresizliğimin ilacını
Yıldızlara soruyorum, sessiz ve derinden bekleyişin acısını
Çünkü onlar her gece bekliyorlar sabahı
O anlık bir avuntudan öteye gitmiyor cevabı
Yıldızlar öğretti bana beklemeyi, sabrı
Dedi ki vardır her gecenin bir sabahı
Ben onlarla her gece ağlaşırken, anlatırken anılarımı
Onlardan başkası bilemez bendeki sensizliğin anlamını
Keşke bir yıldız olsaydım, yaşasaydım o alacakaranlığı
Ve sen, bir gece izlerken beni ve diğer yıldızları
Aralarından birini seçseydin, yazsaydın üstüne adını
Senin tuttuğun olsaydım, aydınlatırdım o akşamı
Bırakır mıydın beni? Göze alır mıydın kaymamı?
Yoksa sıkıca tutar mıydın ellerinle? Durdurur muydun kanayan yaramı?
İşte hepsi burada saklı
Bilmediğim bütün o soruların cevabı
Haram olsun, senden başkasına bakarsa gözlerim...
Haram olsun, senden başkasına taparsa yüreğim...
Gönül tahtımın en güzel yerindesin...
Haram olsun, senden başkasına dokunursa ellerim...
Haram olsun, benden başkası bakarsa gözlerine...
Haram olsun, benden başkası taparsa yüreğine...
Öyle bir gülsün ki, koparamam, solduramam...
Haram olsun, benden başkası dokunursa ellerine...
Çok kaybettim hayatta cesaretsizliğim yüzünden...
Bir de sen vurma, gel ne olur, tut ellerimden...
Hayata yeniden döndür beni, güldür kalbimi...
Günlerim darmadağın, düşer her gün bin parça yüzümden...
Kendime soruyorum, neden geç kaldın? Nerdeydin?
Tek cevap oluyor, cesaret, nedenidir sensizliğimin...
Keşkelerle dolu hayatıma yeni bir tane daha ekledim...
Asla silemeyeceğim bir keşkem oldun sen, neyleyim?
Yakarmak çözüm değil, yalvarmak asla...
Olmazsa, olmaz güzellik zorla...
Gül bahçemde bir tek sen açtın...
Ne yaparsan solmaz, solduramazsın bir daha...
Aşk acısıymış en derbederi, en kan ağlatanı...
Yeşil gözlerin başka gözdeyken, neden seçsin ağlayanı...
Belki de günlerle haftalarla yetişemediğim prensesim...
Cesaretsizliğim noktayı koydu, virgülsüz, istemedi mutlu olmamı...
Umut dediğin nedir ki? Fakirin ekmeği derler...
Bu dünyanın en fakiri ben miyim ki, şu kalbime sadece umut eker...
Güneş saçlım, deniz gözlüm, en güzel gamzelim...
Aşkı da geçtim, alıştım sana bitanem, aç kalbini bana artık yeter...
Yapamıyorum işte, olmuyor sensiz, yaşayamıyorum...
Gözümden yaşı, dilimden ismini, aklımdan seni atamıyorum...
Denemedim sanma, kaç gece unutacağım diye yattım yeni güne...
Unutmayı bırak artık eminim, seni seviyorum...
Bu gece, aldım yanıma gecelerimi paylaşan yıldızlarımı...
Uzandım çimlerin üzerine, seyrederken onları...
Sigaram da yanımda, tek dal kalmış koca pakette...
Düşündüm, unutacağım dedim, seni ve adını bu gece...
İsmini yazdım son sigaramın üzerine...
Atacağım kalbimden dedim, yıldızlarımla birlikte...
Kafama koymuştum, hatırlamayacaktım bile bir daha, bu geceden sonra seni...
Her çekişimde adın yüreğimden yavaş yavaş silinecekti...
Dumanlar, yıldızlarımın arasına, bulutlara karıştıkça...
Uçup gidecekti bu büyük aşkım, ağladıkça...
Ve sonunda yaktım son sigaramı, büyük bir kederle...
Unutacağım, unutacağım ve unutacağım diyerek hevesle...
İşte sensiz bir gecem daha böyle geçti...
Aynı senin hayalinle dolu diğer gecelerim gibi...
Sigaram da bitti, hani unutacaktım ya ben seni...
Nereden bilebilirdim, unutacağım derken, seni her nefeste içime çektiğimi...
Diyarbakirli birisi kamyonuyla Adana`da gidiyormus. Radyo'dan bir anons duyulmus : -Adana`da seyreden yolcularimiz, sehrimizi kisa bacakli, uzun kollu, kirmizi suratli ve cüce uzaylilar basmistir ama onlardan korkmayiniz ve dost olmaya çalisiniz. Adam yoluna devam etmis ve bir iki saat sonra adamin tuvaleti gelmis . Bir çali kenarina inmis. Tam isini yapacakken çali sallanmis. Bizim soför önce ürkmüs ama radyo anonsunu hatirlamis veee : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Ses gelmemis. Adam tekrar : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Yine ses gelmeyince adam bagirarak : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Çalinin arkasindan ürkek bir ses : -Urfaliyam, tir soförüyem, s.ç.yam.
Bi adamla kadın evlilermiş fakat çocukları olmuyormuş 15 sene sonra
kadın müjde kocacım hamileyim demiş bizimki çok sevinmiş eeeee kolay
diil 15 seneden sonra baba olmak, fakat 8 ay sonra işyeri adamı
yurtdışına göndermiş adam çok üzülmüş doğumda karısının yanında
olamayacağı için ama eli mahkum gitmiş 4 ay sonra geldiğinde ne görsün
çocuk zenci, karısına sorunca kadın soğukkanlılıkla cevap vermiş.
Aslında çocuk normal doğdu fakat sonradan benim sütüm kesildiği için
zenci bir süt annesi buldum onun sütünü içe içe böyle karardı demiş.
Adamda ben en iyisi anneme sorayım o herşeyi bilir demiş annesine
anlatmış. Anneside: evet oğlum doğrudur sende normal doğdun fakat sütüm
kesildiği için
seni inek sütüyle besledim şimdide boynuzların çıkıyor
Herseyin bir sonu vardir ya,
Herkezinde sonu ölümdür ya,
Sakin aglama, ama artik benimde sonum, ölümüm geldi,
Tükendim artik, yikiliyorum, ayakta duracak, direnecek halim gucum hic kalmadi...
Aglamayin, aglama annem, sana sarilamadan ölüyorum, bunun icin yaniyorum annem..
Bir sevdigim vardi, hayatta sahip oldugum tek seydi.
Onu göremeden ölüyorum, ona kavusaamdan ölüyorum anne.. Onun icin yaniyorum..
Bana hic inanmadi, Can'imdan cok sevdigimi o bilemedi, anlamadi, anne.. Ona agliyorum..
Gece gündüz düsündügüm oydu, kavusmak icin sabirla bekledigim o, birgün onu görme umidiyle yasadigim yine oydu o anne o! Benim CAN'im, Herseyimdi o..
Anne ben onsuz yasayamiyorum, ben onsuz ölüyorum anne...
Bilerek gitti, beni birakti, ayrildi benden, anne! Yüregim oyle sizliyorki, icim icimi yiyor, dayanamiyorum bu aciya!!
Artik cildiracam anne, beni arayip sormuyor.
Yoksa, beni unuttumu? Baskasi beni, ona unutturdumu yoksa?
Yada baskasinami bakiyor artik, baskasinimi özlüyor, seviyor...
Neden annem neden... Neden hic yüzüm gülmüyor, Neden hep agliyorum ben anne...
Tutunacak dalim yok ondan baska, kopardilar Herseyimi, koparilar Can'imi...
Kime tutunurum, kim anlar, beni kim sever onun gibi anne.. Kimse, Hic kimse anne, onun gibi KIMSE SEVEMEZ....
Anne cildiracam, o nasil baskasina HerSeYiM, AsKiM, der...
Ben nasil baskasina, CAN'im, GüLüM, derim, söyle anne..
Olamaz, Olmamali..! O dönmeli.. Ben onun olmaliyim..
Ben onsuz cildiracam anne...
O nasil, sevdigim nasil anne.. Bensiz mutlumu yoksa... Mutluysa söyle anne, acisiz öleyim..... Ama! Hani o bensiz YaPaMaZDi ya anne, hani SÖZ vermisti, KAVUSACAKTIK... "Kavustugum Gün Gelecek, Gelmeli, Sen Benim Olmalisin, Naskasinin Olamazsin", dememismiydi anne....
Yoksa hep yalanmiydi... Sadece bir anlik hevesmiydi... Beni sadece kullandimi... Odami beni aldatti anne.. Odami yalanlarla avuttu beni...... Beni hic sevmedimi, sevmiyormu, anne................... Hayir anne, olamazzzzz..... CAN'im baskalari gibi olamazzz... O farkli anne, o beni gercekten sevdi seviyorr anne..... Yoksa benmi kandiriyorum kendimi
Adamın biri uzun yola çıkıyor ve bir ormanın içinden geçerken kırmızı renkli bir insan görüp duruyor. Kırmızılı: "Merhaba, ben bu ormanın kırmızı nonoşuyum. Bana biraz yiyecek verebilir misin?" diye soruyor. Adam da yol için hazırladığı ekmeğini ona veriyor. Biraz daha ilerleyince sarı renkli biri onu durduruyor ve: "Merhaba, ben bu ormanın sarı nonoşuyum. Bana biraz içecek verebilir misin?" diye soruyor. Adam da yol için hazırladığı suyu ona veriyor. Biraz daha ilerleyince mavi giyimli biri onu durduruyor, bizimki hemen atlıyor:
"Hey sen de bu ormanın mavi nonoşusun değil mi?" Adam ise çok ciddi bir tavırla:
"Ehliyet ve ruhsat beyefendi"
Bizim Temel sinemaya gitmiş. Oturmuş, bir bakmış önünde aynı Dursun'un kafaya benzeyen kel bir adam. Avcunu öpüp bir şaplak atmış. Adam döner dönmez de: "Ula Dursun ne yapıyısın?" diye sormuş. Adam da: "Yav ne Dursun'u kardeşim manyak mısın?" diye kızmış. Adam yerini değiştirmiş önlere gitmiş. Biraz sonra da bizimki gitmiş adamın arkasına oturmuş, avcunu öpüp yine bir şaplak atmış. Adam döner dönmez de: "Ula Dursun ne yapıyısın?" diye sormuş. Adam da: "Yav ne Dursun'u deli herif?" diye kızmış ve yine yerini değiştirmiş. Temel de hemen arkasına oturmuş ve bir daha şaplak atarak: "Ula Dursun, yarım saattir sen diye başka bir adama vuriyurum" demiş.
Hamit Abi ve arkadaşları bir cafe'ye gider ve otururlar. Diğer masada da bayanla oturan bir adam vardır. Bayanla birlikte oturan adam birden kalkar ve karşı masadaki adama "Alooo kardeşim, sen benim karıya mı baktın?" diye diklenir. Diğer adam "Yok hayır" falan der ama adam bunu dışarı çıkarır. Dışardan patırtı kütürtü sesleri gelir. Bayanla birlikte olan adam içeri girer ve "Bruce Lee Kençova taktiğini kullandım" der. Sonra birine daha çıkışır ve onu da "Tokio Okaşiva" taktiğini kullanarak dövdüğünü söyler. Sonra da bizim Hamit Abi'ye laf atar: "Benim karıya mı baktın sen?" Hamit Abi: "Evaat, nolmuş?" Adam: "Gelsene sen dışarı benle" Hamit Abi: "Tamam çıkalım" İkisi de dışarı çıkar ve yine patırtı kütürtü sesleri duyulur. Bu kez Hamit Abi içeri girer ve şunu söyler: "Mitsubishi Kriko"