diyabette beslenme - şeker hastalarının beslenmesi - şeker hastalığında sağlıklı beslenmeŞeker Hastalığı tedavisinin amacı kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabetin seyrinde gelişebilecek bozuklukları (komplikasyonları) önlemek veya geciktirmek; böylece yaşam kalitenizi yükseltmektir. Şeker Hastalığında bu amaca yönelik olarak tedavi,
Sağlıklı beslenme ve egzersiz ile,
Sağlıklı beslenme,ağızdan alınacak antidiyabetik (OAD)
ilaçlar ve egzersiz ile,
Sağlıklı beslenme, insülin tedavisi ve egzersiz ile sağlanabilmektedir.
Şeker Hastalığı, yaşamınızda başta beslenme planınız olmak üzere bazı değişikliklerin oluşmasını gerektirmektedir. Kan şekerini oluşturan asıl kaynak besinler olduğu için sağlıklı beslenme diyabette tedavinin temelidir.
Sağlıklı beslenmek için vücudun ihtiyacı olan öğeleri içeren besinleri yeterli miktarlarda ve öğün içinde dengeli bir şekilde tüketmeniz gerekmektedir. Sağlıklı beslenmek için ihtiyacımız olan öğeler ve bu besin öğelerini alacağınız temel yiyecek kaynakları şunlardır:
Karbonhidrat (tahıllar, un ve undan yapılmış yiyecekler, kuru baklagiller, patates, sebze ve meyveler, süt, yoğurt)
Protein (et, yumurta, peynir, süt, yoğurt )
Yağ (yağ ve et, yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi yağ içeren yiyecekler)
Vitamin ve Mineral (sebze ve meyveler başta olmak üzere tüm yiyecekler)
Posa (sebze, meyve, kuru baklagiller ve tam taneli tahıllar)
Sağlıklı beslenmek için her gün çeşitli besinler tüketiniz. Çünkü her bir besinin içindeki besin öğesi farklıdır. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için vücudunuzun gereksinimi olan besin öğelerini ancak yiyecekleri çeşitlendirerek, yeterli bir şekilde sağlayabilirsiniz.
Şeker Hastalığınızın olması yaşamınız boyunca sevdiğiniz yiyecekleri yiyemiyecek olmanız anlamına gelmez. Fakat yediğiniz yiyecek çeşidine ve miktarına daha çok dikkat etmeniz gerekmektedir. Önemli olan kan şekerinin kontrolünü sağlamak için sebze, meyve, tahıl kaynaklarından zengin, ılımlı miktarda protein ve yağ ile kolesterolü sınırlandırılmış bir beslenme planı uygulamanızdır.
Bu plan içinde yediğiniz besinlerin çeşidi, miktarı ve zamanı konusunda biliçli olmanız ve bu bilinçe uygun davranmanız gerekir. Vücudunuz için gerekli olan besinlerin zaman ve miktar olarak belirli bir denge içinde alınması hiperglisemi ve hipoglisemiyi önleyerek, kan şekeri kontrolünü sağlayacak kan şekerinin kontrol altına alınması da kısa ve uzun dönemde gelişebilecek komplikasyonları önleyecek veya geçiktirecektir.
Şeker Hastalığı olan bir çok kişi beslenme planını uygulamak için aile ile yemek yeme zamanını ve birlikte yedikleri yemek çeşidini değiştirmekte, kendisi için ayrı yemek hazırlamaktadır. Oysa günümüzde diyabeti olan ve diyabeti olmayan bireylere önerilen sağlıklı beslenme önerileri farklı değildir.
Şeker Hastalığı, bireyin temel besin öğelerine olan gereksinim düzeylerini etkilemez. Şeker Hastalığı olmayan bir kişinin de rafine şeker tüketimini kısıtlaması, doymuş yağ ve kolesterolden zengin olan et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi yiyecekleri belirli bir miktarda tüketmesi, az az ve sık sık yemek yemesi gerekmektedir.
Öğünlerden 1,5 saat sonra kan şekerinizi ölçerek farklı yiyeceklerin kan şekerinizi nasıl etkilediğini saptayabilir, farklı yiyecekler ile menü planlaması yapmak için değişim listelerinden faydalanabilirsiniz.
şeker hastaları için tatlı tarifleri - çikolata sosu nasıl yapılır - tatlandırıcılı çikolata sosuMalzemeler;
1 su bardağı oda ısısında tereyağı
4 yumurta
½ su bardağı kakao
½ su bardağı pudra şekeri (diyet toz şekerini blenderda iyice ezerseniz pudra şekeri olarak kullanabilirsiniz).
Hazırlanışı;
Bütün malzemeler blendera konularak, iyice köpürene kadar çırpılır ve soğumuş olan muhallebinin üzerine dökülerek, üzeri düzleştirilir ve sos soğuyuncaya kadar yaklaşık 2 saat için buzdolabında üzeri strech filmle sarılmış olarak bekletilir ve servis yapılır.
Ağzınız tatlı kalsın.
diyabet hastaları için tatlılar - diyabetik dondurma - yoğurtlu dondurma nasıl yapılırMalzemeler;
1 kase ev yoğurdu
1-2 kaşık pudra şekeri
not şeker kullanması tamamen yasak olanlar bunun yerine tadlandırcı kullanabilir.
1 -2 kaşık limon suyu
Biraz limonkabugu rendesi
Hazırlanışı;
Tüm bunları karıştırın,buzdolabında en az dört beş saat bekletin.
Çıkarıp ara ara karıştırırsanız daha güzel ve kıvamlı bir tatlı elde edersiniz.
Daha sonra limon dilimi ve varsa taze nane eşliginde servis yapın ..
diyabet hastaları için tatlılar - elma tatlısı nasıl yapılır - tatlandırıcı ile elma tatlısı tarifiMalzemeler;
1 Adet Elma
3-4 Adet Kuru Kayısı
1- 2 Top Diyabetik Dondurma
2-3 kaşık yulaf ezmesi veya musli
Karanfil
Hazırlanışı;
Elmaların kabuklarını soyup, küp şeklinde doğrayınız, kararmaması için bir iki damla limonsuyu ekleyiniz, yine küp şeklinde doğradığınız kuru kayısılarla biraz karanfil ekleyip suda haşlayınız. Haşlandıktan sonra bir kâse veya kupa meyve parçalarından alarak üzerine müsli ekleyin, üstüne sade diyabetik dondurmadan koyup ikram edebilirsiniz.
diyabet hastaları için tatlı tarifleri - cevizli muhallebi nasıl yapılır - şekersiz muhallebiTatlandırıcılar ile yapılmış tatlı tariflerinde dikkat edilmesi gereken hususlar Tatlandırıcı ile yapılan tatlılarda dikkat edilmesi gereken konu,tatlandırıcının yiyeceğe piştikten sonra ilave edilmesidir.
Bol Cevizli Muhallebi
Malzemeler;
1 litre yağsız süt
5 çorba kaşığı kepekli un
ıstediğiniz kadar, istediğiniz tatlandırıcı veya rendelenmiş elma
Yağsız ve susuz yoğurt bol ceviz
Hazırlanışı;
Sütü, unu ve tatlandırıcıyı tencereye alıp kısık ateşte pişirin.
Tatlandırıcı olarak elma kullanmak isteyenler sadece süt ve unu pişirsin.
Pişen muhallebiyi tabaklara paylaştırıp soğumaya bırakın.
Üzerlerine iyice çırpılmış yoğurdu yayın ve cevizle süsleyin.
Krem şanti kullanmak isteyenler sütle şantiyi çırpın ve iyice soğumuş olan muhallebinin üzerine yayın.
Bol cevizle süsleyin.
diyabet tanısı nasıl konur - diyabet nasıl teşhis edilir - diyabet tanı yöntemleriDiyabetin her iki tipi farklı özelliklere sahip olsalar da, genel olarak diyabeti başlıca dört dönemde değerlendirmek olasıdır:
1. Preklinik Dönem
2. Erken Klinik Dönem
3. İleri Klinik Dönem
4. Komplikasyonlu Dönem.
Detaylı inceleme yapılmadan önce Diyabet’in klinik dönemlere göre esas aldığımız tanı kriterlerini şu şekilde özetleyebiliriz:
1. Tip 1 Diyabet:
Açlık Kan Şekeri : > 126 mg/dl
Tokluk Kan Şekeri : >160 mg/dl
C-peptid : <0,5 ng/dl
HbA1c : >%6
ICA , anti-GAD : Pozitif
İnsülin Gereksinimi : Var
2. Tip 2 Diyabet:
Preklinik Dönem Tanı Kriterleri:
Semptomlar : Yok
AKŞ : Normal
OGTTde 2. saat kan şekeri : > 200 mg/dl
Aşikar Diyabet Tanı Kriterleri:
Semptomlar : Var / yok
AKŞ : >126 mg/dl
Random Kan Şekeri : > 200 mg/dl
HbA1c : >%6
insülin direnci nedir - insüline olan cevabın azalışı - tip2 diyabetİnsülin direnci; kas, karaciğer, yağ dokusu gibi hedef dokuların insüline olan cevabının azalmasıyla, bu dokuların glukoz alımının bozulması ve karaciğerin glukoz üretimini arttırması nedeniyle olur.
İnsülin direnci, kan şekerinin kas, yağ ve karaciğer hücrelerine girmesinin daha zor olması nedeniyle yüksek düzeyde şekerin kanda birikmesine sebep olur.
Bu durum hem uzun hem de kısa süreli sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Kısa bir süre içinde, hücreler enerjisiz kalır ve metabolizma eskisi gibi çalışmamaya başlar, bu nedenle Tip 2 diyabeti olan hastalar özellikle kronik yorgunluktan şikayet etmektedirler.
Zamanla, yüksek kan şekeri düzeyi, göz ile ilgili problemler (özellikle körlük), böbrek bozukluğu, sinir hasarı ve kalp hastalığı gibi daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
İnsülin direncinin, tip 2 diyabetin gelişmesinin altında yatan esas sebeplerden biri olduğu düşünülmektedir. Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 85′inde insülin direnci söz konusudur.
İnsülin direncinin genetik nedenlerle ilintili olduğu düşünülmektedir, ancak obezite, yaşlanma ve sedanter yaşam biçimi gibi faktörlerin etkili olduğu da gözlenmektedir.
çiçek bakımı - çiçek saksısı seçimi - balkon çiçekleri - teras çiçekleriKim istemez balkonunu ya da terasını yeşilliklerle dolu ve üstü açık bir odaya dönüştürmeyi? Klasik veya yeni çiçeklerle, hatta sıcak iklimlere has büyük saksı bitkileriyle güneyin tatil havasını birazcık evinize getirmek mümkün.
Saksıları Seçerken
En dar alanlarda bile çiçek kasalarına ya da saksılara, büyük veya küçük çiçek teknelerine yer ayırmak mümkündür. Balkon kenarına dolgun çiçekler yerleştirmeden önce yük kapasitesini kontrol etmenizde fayda var. Birer metrelik 3 tane çiçek kasası bile yerleştirseniz, her biri balkonunuzun parmaklığına 80-100 kilo kadar yük biner. Balkonunuzun kenarına asmak için çiçek kasalarına ihtiyacınız olacaktır. Yerde durması gereken daha büyük bitkiler içinse çeşitli materyallerden farklı boy ve şekillerde bitki tekneleri gerekir. Plastikten yapılmış çiçek kasaları hafiftirler, boşaltıldıklarında yıkanmaları kolaydır ve içlerindeki toprak daha uzun süre nemli kalır. Yedek su haznesi bulunan plastik kasalardaki bitkilerin siz tatildeyken bile uzun süre sulanmaları gerekmez. Asma saksılar veya askılı çiçek sepetleri asma bahçeleri gibi bir hava yaratırlar. Bitkileri farklı yüksekliklerde konumlandırırsanız çok çekici bir görüntü elde edersiniz.
Doğru Ekim Yapmanın Kuralları
Bitki satın alırken kökleri gelişmiş ve güçlü bitkileri seçin. Dolgun bitkilerin saksılarının yeterince büyük olmasına dikkat edin. Bitkinin dibinde zararlı su birikintisi oluşmaması için saksı seçerken altı delik olanları alın. Saksının üçte ikisine toprak dökün. Üzerine bitkiyi yerleştirin. Toprağı hafifçe bastırın. Saksının kenarında bir parmak genişliğinde sulama payı bırakmayı unutmayın. Ekildikten sonra bitkilerin bolca sulanmaları gerekir. Bitkileri asıl yerlerine götürmeden evvel bir gün boyunca gölgede bekletin. Yaklaşık dört hafta sonra toprağı gübreleyin.
Çeşitler Arasından Seçim Yapmak
Sunulan çok değişik çeşitte bitki ve çiçek arasından istediklerinizi kendi kişisel zevkinize göre bir araya getirebilirsiniz. Mayıs ortasından sonbahara kadar bildiğimiz tek yıllık kasa çiçeklerinin zamanıdır. Çiçekler hep kısa aralıklarla yan yana duracaklarından taç yapraklarının renklerinin birbirleriyle uyumlu olması önemlidir. Sadece tek bir renk tercih etmek de başka bir dekorasyon tarzıdır. Ama geleneksel rengarenk çiçeklendirme sonsuz çeşitli kombinasyona imkan tanır. Çiçek seçerken balkon ya da terasınızın güneş alma durumunu göz önünde bulundurmalısınız.
Güneş gören yerlerde: Kırmızı ve pembe sardunyalar – mavi ve pembe petunyalar – sarı kapringelblumeler – kırmızı sarmaşık sardunyalar – kokulu mavi heliotropium – küçük sarı ve beyaz papatyalar. Yarı gölge yerlerde: Mavi veronika – kırmızı ve pembe sarmaşık sardunyalar – küpe çiçeği – mavi adaçayı – farklı pembe tonlarında begonyalar. Gölge yerlerde: Begonyalar – Edellieschenler – küpe çiçekleri (yakın tonlarda) Tek yıllık balkon çiçeklerinin yanısıra ılıman bölgelere özgü çok yıllık bitkiler de gittikçe fazla rağbet görmektedir. Ancak bu tarz bitkiler için kış mevsiminde dondan korunacakları bir yer ayarlamanız gerekmektedir. En bilinen fıçı bitkileri: Begonvil, brugmansia/datura, küpe çiçeği ağacı, ortanca, canna indica, erythrina, defne, zakkum, çarkıfelek çiçeği, yaban gülü, agapanthus, çalı papatya, limon ağacı, portakal ağacı.
Minik Bir Sebze Bahçesi İçin
Saksıda sadece çiçek değil, bazı sebzeleri veya şifalı otları da yetiştirebilirsiniz. Tohum alırken özellikle çabuk gelişen, kısa boylu ve yere yakın bitkiler seçmeye dikkat edin.
ÖNEMLİ TAKIMLAR:
Çiçek dikmek için: Doğru büyüklüğe sahip bitki kapları, çiçek kasaları için tutma kolları, lambalara sabitleştirebilmek için tutamaklar ve bitki toprağı Gübreleme için: Çiçek kasalarına ait özel gübreler Çok uzun yıllar yaşayan büyük yapraklı olarak küp içerisinde saklanan bitki türlerinde satın alırken kışın bunları yerleştireceğiniz yer konusunu düşününüz.
sera bitkilerinin bakımı - bitkiler nasıl bakılır - çiçek bakımı - bitkilerin canlılığının korunması - saksı bitkileriSeralarda yetiştirdiğimiz ya da dışardan satın aldığımız İç mekan bitkilerini bulunduğunuz ortama götürdüğünüzde, bazılarının yapraklarının hızla sarardığını, çiçeklerinin solduğunu, uzun süre yaşamadığını görebilirsiniz. Bunların yaşanmaması için işte sizlere bitki bakımı için pratik ve kolay bilgiler sunuyoruz.
Özellikle ithal bitkilerde meydana gelen olumsuzlukları, aldığımız bitkinin kalitesine, satıcıların yanlış yönlendirmesine bağlar, problemler tekrar ettiğinde bitki almamaya karar veririz. Bitkilerin bozulmasının çeşitli nedenleri vardır. Ancak yetiştirdiğiniz bitkilerin her birinin özenli bakım gerektirdiğini unutmayın. İnsan isteklerine paralel ihtiyaçları olmadığı anlamına gelmez. Konuşmamaları veya hızlı hareket edememeleri onların farklı ihtiyaçları olduğunu göstermez. Onlar için sevgi de bir besindir.
Bazen saksıları ufak olduğu halde sadece sevgiyle büyüdükleri hayretle görülmüştür. Bitkiyi nereye koyacağımızı iyi bilmeli, onları uygun yerlere yerleştirmememiz gerekir. Doğru bitkiyi doğru yere koymazsak başarı sansımız oldukça azalır. Bitki hiçbir zaman koltuk, sandalye, vazo vs gibi istediğimiz köşeye koyabileceğimiz bir aksesuar değildir. Yeşil dostlarımızı seçerken ışık ve ısı şartlarını, bitkinin konulacağı yerin genişliği gibi etkenleri göz önünde bulundurmalıyız. Bütçemizi iyi belirlemeli ve karşımızdaki satıcıya ne istediğimizi tam olarak anlatmalıyız.
Bitki boyları aynı olsa bile fiyatlarında büyük farklılıklar olabilir. Örneğin 160- 170 cm yükseklikte üç köklü Dracaena marginata ile aynı boydaki, ancak daha yaşlı olan üç köklü Dr. Compacta arasında üç kat fiyat farkı vardır. Bitkiyi yerleştireceğimiz alan dar ise ve palmiyelerden hoşlanıyorsak, çabuk büyüyen ve genişleyen Areca yerine, daha ağır ve yayılmadan büyüyen Kentia seçilmelidir.
Direkt güneş alan bir ortamda Kentia, Dracaena marginata yerine, yaprakları güneşe daha dayanıklı Ficus veya Yucca kullanılmalıdır. Kısmi gölge olan ortamlarda Ficus benjamin, Fujer, yani eğrelti türleri yerine, daha ağır büyüyen, kalın gövdeli, koyu yeşil, etli yapraklı bitkiler kullanılmalıdır. Salon bitkilerinin satın alındığı en uygun zaman, gelişme sezonları içinde iç ve dış ısının dengede olduğu ilkbahar ve sonbahar arasıdır. Kış aylarında seralardan 18-20 derecede ve nemli ortamlara alınan bitkiler, evlerin kuru ve sıcak havasında uzun süre bocalayacaktır.
Isı farklılıklarının artmasıyla birlikte bozulma riski de artar. Soğuk veya sıcak hava da zararlıdır. Hava ister soğuk, ister sıcak olsun, araba içinde bırakılan bitkiler çok kısa sürede kararır, yanar ve ölür.Evlerdeki kuru havanın bitki üzerindeki olumsuzluğunu azaltmak için; satın alınan bitkinin yaprakları ve uçları yanık, kararmış, yırtılmış olmamalıdır.
Yaprak üstünde veya gövdede hastalık belirtisi olabilecek yapışkan ve kabuğumsu oluşumlar bulunmamalı, goncalı bitkiler seçilmelidir.Özellikle kış aylarında alınan bitkilerde ilk bir hafta on gün içerisinde görülen alt yapraklardaki birkaç sararma ve dökülme, ortam değişikliği nedeniyle normaldir, dökülmeler bir iki hafta içinde yavaşlar ve biter. Eğer yeni çıkan yapraklarda da yanmalar oluyorsa, bakım hatası yapılmaktadır. Büyük olasılıkla ortam bitki için çok kurudur. Ortamın ısısı düşürülmeli ve yapraklarına duş yaptırmalıdır.
Sararma ve kuruma devam ederse bitkiyi aldığınız yere başvurmalı ve yardım almalısınız. Aldığınız bitkinin kökleri saksı içini sarmış ve dışarı çıkmaya başlamışsa saksı hemen büyütülmelidir. Kökler saksı içini kaplamışsa, ancak yine de bitkiyi istediğiniz renkte ve yapıdaki bir başka saksıya geçirmek istiyorsanız, kökleri koparmadan, yaralamadan, saksı altına drenaj yaparak saksıyı değiştirebilirsiniz.
çiçeklerin bakımı - canlı çiçekler - çiçek bakımının püf noktalarıAldığınız çiçeklerin canlılıklarını uzun süre korumak istermisiniz? İşte size pratik bilgiler;
1. Alıp eve getirdiğiniz çiçekleri vazoda suyun altında kalacak olan yapraklar koparılarak temizlenir.
2. Çiçeklerin sapları, sapın içine hava girip su alımını engellememesi için, su dolu bir kabın içine konur ve suyun içinde iken sapların uçları 2 cm kadar bıçakla veya makasla kesilir. Yeni kesilmiş olan sap hemen konulacağı vazoya veya aranjmana, kurumasına mahal vermeden, nakledilir.
3. Çiçeklerin konulacağı vazoya su filtresinden su koymayınız. Vazoya konulacak çiçeğin ömrünün daha uzun olması için 1 litre su içerisine 1 kutu gazoz veya yine bir litre su içerisine 1 çorba kaşığı şeker koyabilirsiniz.
4. Güllerinizin saplarını su dolu kabın içinde kestikten hemen sonra içinde ılık su (ve şeker veya gazoz) bulunan derin bir vazoya koyup aranje ediniz ve mümkünse serin ve karanlık bir oda veya buzdolabında “kendilerine gelmeleri için” bırakınız.
5. Eğer satın aldığınız aranjman, çiçekçiniz tarafından, gözenekli ve süngerimsi özel bir malzemeye (oasis) çiçeklerin saplanması ile yapılmış ise, çiçek saplarının dibe kadar saplanmış olmalarından emin olunuz ve aranjmana gazoz veya şeker ilave ediniz. Süngerimsi malzemeye saplanmış olan çiçekleri, saplarının içine hava kabarcıkları girmesini önlemek için, oynatmayınız.
6. Taze gül aranjmanınızı evinizin serin ve direk güneş ışığı almayan ve hava cereyanına maruz kalmayan bir köşesine yerleştiriniz. Güller bol su isteyen çiçeklerdir. Vazonun sürekli dolu olmasına ve arada sırada şeker veya gazoz gibi solusyonlar eklemeye dikkat ediniz. Çiçekçinin kullandığı özel süngerimsi (oasis) malzemenin de sürekli ıslak olmasını sağlayınız.
7. Eve gelen lilyum’lar hafif açıldıkları zaman, içlerindeki pollen kesesi kesilip çıkarılmalıdır. Bu Lilyum’un ömrünü uzatır aynı zamanda polenden leke bulaşmasını önler.
8. Zamansız – prematür – solma, gülün eski olmasını işaret etmez. Bunun sebebi gülün sapına hava kabarcığının girip, içinde şeker bulunan suyun çiçeğe kadar ulaşmasını önlemesidir. Gülün sapının ucuna yakın kısmı tıkanmış olabilir veya sapın, su seviyesinin üstünde kalan kısmında bir yarık bulunabilir. Sap, yaralı veya tıkalı olan kısmının biraz üzerinden tekrar, suyun içinde iken (içine hava kabarcığı girmemesi için) kesilir ve gülün tamamı içinde ılık su dolu olan bir kaba daldırılır. Gül 1 saat içinde kendine gelecektir. Düzelen gül tekrar vazosuna veya çıkarıldığı aranjmana konur.
asmaların dikimi - asmalarda sulama faktörü - asmaların gübrelenmesi - kaliteli üzüm üretimiKaliteli ve verimli bir üretimin ilk şartı, yetiştiriciliğe uygun topraktır. Bağ kurulacak arazinin yapısı ve özellikleri bu işe ne kadar uygun ise; ileriki dönemlerde karşılaşılacak problemler o kadar az olur. Bu nedenle toprak seçimi ilk ve en önemli temel konudur. Bağ yeri hazırlanırken öncelikle arazinin genelini temsil eden tüm parsellerden 0-30 ve 30-60 cm’ lerden toprak numuneleri alınıp tahlil yaptırılmalıdır. Bu analiz sonuçlarına göre toprakta besin elementi bakımından mevcut olan eksiklikler giderilmeye çalışılmalı ve toprak dikime hazırlanmalıdır. İdeal bir bağ toprağı; kalsiyumca zengin, ph değeri 6.5-7.5 arası olan, organik maddece fakir olmayan kumlu tınlı bir yapıda olmalıdır. Tuzluluk problemi görülen, ağır ve geçirimsiz topraklar yetiştiriciliğe uygun değildir.
Toprağın bunun dışındaki eksikliklerini dışarıdan gidermek kısmen daha kolaydır. Dikim için hazırlanan boş bir arazi, dikimden en az bir yıl önce derin patlatmayla (subsoiler) işlenmeli, dikimin yapılacağı yıl, ağustos ayında derin sürüm yapılarak toprak havalandırılmalıdır. Dikimden hemen önce tekrar yüzeysel sürülerek inceltilmeli ve dikim planına uygun olarak işaretlenerek açılan fidan çukurlarına dikim yapılmalıdır. Sıraların yönü hem güneşlenmeye, hemde hakim rüzgar yönüne göre oluşturulmalıdır. Dikimden sonra ilk bir iki yıl tesviye amacıyla toprak işleme yapılabilir.
Ondan sonra toprağın verimliliğini koruma ve olası erozyon riskini ortadan kaldırma amacı ile toprak işleme tamamen kaldırılmalıdır. Sıra üzerinde ot mücadelesi için herbisit uygulaması ve sıra arasında bırakılacak otların hastalık ve zararlılara yataklık etmemesi amacı ile traktörle otların biçilmesi yeterlidir. Tabi ki bağda bu uygulamaya destek verecek yegane uygulama damla sulama yöntemidir. Bunların hepsi bir bütündür. Ayrı düşünülemez.
Sulama
Bağlarda kaliteli yüksek verim alabilmenin en önemli unsurlarından birisi de sulamadır. Verilen suyun asmanın ihtiyacı olduğu her dönemde yeterince verilmesi çok önemlidir. Çok miktarda ve birden verilen sudan faydalanma daha iyi olmaz. Bunun için kullanılacak tek yöntem damla sulamadır. Bu yöntemle ortam rutubetini fazla arttırmadığımız için hastalıkların ortaya çıkışıda azalmakta ve de ilaçlama maliyetleri düşmektedir. Asmalar sıcak ve kurak havalarda su stresine girmediği için ürün kalitesi artmaktadır. Suyla birlikte her dönemde bitki besleme de yapabilmek (fertigasyon-gübrenin su ile beraber verilmesi) mümkün olduğu için üretime amaç doğrultusunda yön vermek daha da kolay hale gelmektedir. Suyu asmanın ihtiyaç duyduğu miktarda verilebilmesi ve en ekonomik şekilde kullanılması damlama sulama sistemi ile mümkündür. Kısacası, ihracata uygun dünya standartlarında üzüm yetiştirebilmek için salma sulama yerine mutlaka damla sulama yapılmalıdır.
Asmalarda Dikim
Asma fidanları ilkbaharda veya sonbaharda dikilir. İklimi çok sert yerlerde ilkbahar dikimi, iklimi mutedil yerlerde ise sonbahar dikimi yapılması uygundur. Asma fidanlarının dikiminden önce sıralara verilecek yön ile ara belirlenmesi gerekmektedir. Yön, genelde arazinin şekli ile ilgili bir sorundur. Güneşlenmenin sağladığı kuzey-güney doğrultusunda olmalıdır. Şiddetli esen rüzgarların bulunduğu yerlerde ise telli terbiye sistemleri hakim rüzgara paralel olmalıdır. Böylece bağın iyi havalanması sağlanır ve rüzgarlardan zarar görmez. Yeni bir tesiste asmalara verilecek aralık ve mesafeler seçilen çevre durumuna, anaca, iklim ve toprak faktörlerine, toprağın işlenme durumunun terbiye sistemine bağlı olarak tespit edilir. Taban topraklarda yetiştirilen bağ için omca başına 9-10 m^2 gibi (3×3 m) geniş alanlar iken, zayıf topraklarda çeşitler için 4 -5 m2 lik (2×2 m, 2,5×2.5 m) sahalara yeterli olmaktadır.
Dikim
Sonbaharda krizma yapılmış arazi ilkbaharda düzelttikten sonra, hayvan veya makine gücü ile işlenebilecek aralık ve uzunlukta çukurluklar açılır. İklimin daha sıcak olduğu bölgelerde güneş zararlarını azaltmak için sıralamanın doğu batı yönünde yapılması, meyilli arazilerde dik olması gerekir. Denemeler yeni bağlarda sıra üzerinin 1.5 – 2 m, sıra arasını 2.5 – 3 m arası olması gerekir. İşaretlenmiş yerleri iki kürek derinliğinde, bir kürek genişliğinde çukur açılır. Çukurların öbür kısmına yanmış çiftlik gübresi ince toprakla karıştırılarak kullanılır. Dikim için fidanlı budama yapılır. Yan ve boğaz köklerinde tamamı ile, dip kökleri ise 10 cm üzerine çepeçevre kesilir. Oluşmuş sürgünlerin en kuvvetlisi bırakılır.
Fidanın gövde kısmının en az 10 – 15 cm toprak üzerinde kalacak şekilde açılan çukurlara 10 -15 cm kalınlığında toprak atıldıktan sonra fidan hava almayacak şekilde sıkıştırılmalıdır. Daha sonra can suyu verilir. Dikim yapılırken bazı çeşitler (Morfolojik erdişi, fizyolojik dişi) saf olarak dikilmemelidir. Çünkü bu çeşitlerin polen tozlarının döllenme yeteneği yoktur. Bunun için dikim planı 8 omcaya bir babalık veya iki sıraya bir dölleyici dikmek sureti ile yapılmalıdır. Fakat buraya babalık olarak kullanılan çeşitlerin çiçek açma tarihleri döllenecek çeşitle aynı tarihe denk gelecek şekilde seçilmesine dikkat edilmelidir.
Gübreleme
Genelde bağlar için çiftlik gübresinin önemi daha fazladır. Ancak çiftlik gübresini asman tüm besin elementleri ihtiyacını karşılayamayacağı için ticari gübrelerde kullanılmalıdır. Bağlara verilecek gübre miktarı önceden bazı tahlillerin yapılması gerekmektedir. Azotlu gübrenin bağlara en uygun verilme zamanı ilkbaharda ilk toprak işlemesinde hemen önce Şubat – Mart aylarıdır, istenirse azotlu gübrenin ikinci yarısı Nisan mayıs aylarında da verilebilir çiftlik gübresi ile fosforlu gübrelerde ise sonbahar toprak işleme sırasında sıralar arasına verilerek toprakla karışması sağlanır.