mantar yetiştiriciliği - mantar nasıl yetiştirilir - kültür mantarıMantar çok eski yıllardan beri insan hayatına girmiş bir bitkidir. Protein, vitamin ve mineral maddeler bakımından zengin olan bu sebze insan sağlığını koruyucu özelliklere sahiptir.
Türkiye’de doğa mantarlarının toplanması ve yenmesi hakkında çok eskilere uzanan bilgilerin olmasına karşın ülkemizde kültür mantarı yetiştiriciliğinin 15-20 yıllık bir geçmişi vardır. Mantarın besin değeri ve ekonomik önemi anlaşıldıktan sonra mantar üretimi ülkemizde de gelişmeye başlamıştır. 1970′li yıların başında 80 ton civarında olan üretimimiz 1980′li yılların başında 300 ton ve 1990 yılı başlarında da yaklaşık 3500-4000 tona ulaşmış bulunmaktadır.
Sınıflandırılması
Araştırıcılar canlılar alemini, hayvanlar ve bitkiler olarak ikiye ayırmaktadır. Hayvanlar alemi, hareket etme kabiliyetleri ve hücre zarlarının olmayışı, hücre içinde centrosomanın bulunuşu, beslenmede diğer canlıları tüketmeleriyle, yani heterotrofik oluşlarıyla, bitkiler aleminden ayrılır. Bitkiler alemi yüksek ve alçak bitkiler olarak iki alt kısma bölünür. Yüksek bitkilerin kök, gövde, dal, yaprak ve tohum gibi organları, hücre zarları bulunur. Yapraklarında yeşil rengi veren klorofil pigmentleri vardır. Alçak bitkilerde kök, gövde, dal, yaprak ve tohum gibi organlar bulunmaz. Klorofil içermediklerinden karbon özümlemesi yapamazlar ve hayvanlar gibi heterotrofiktir. Son yıllarda alçak ve yüksek bitkileri, farklı özelliklerinden dolayı birbirinden ayıran bazı araştırmacılar, canlılar alemini ikiye ayırma yerine; hayvanlar, yüksek bitkiler ve alçak bitkiler olarak üçe bölmeyi uygun görmektedir. Mantarlar çok hücreli olmaları, çekirdeğin etrafındaki membranın varlığıyla bakterilerden, klorofil içermemeleri nedeniyle alglerden ayrılır.
Gereksinim duydukları karbonhidratları çevrelerinden temin etmek zorundadır. Bu yüzden canlı veya ölü haldeki başka canlılardan ve bunların artıklarından faydalanarak beslenirler ve gelişirler. Bazı mantar türleri yaşamlarını yalnızca canlı varlıklar üzerinde sürdürebilir, ölü dokularda gelişemez. Bu mantarlar, parazit mantarlardır. Diğer bazı mantarlar saprofit durumdadır. Canlı dokulardan yararlanamaz, ancak çürümeye başlamış veya çürümüş artıklar üzerinde barınabilir. Bir diğer mantar grubu ise üzerinde bulundukları canlılarla ortaklaşa simbiyoz yaşar. Yani karşılıklı birbirlerinden yararlanır. Kültür mantarları saprofittir. Besin maddeleri çürümüş veya çürümekte olan organik maddelerden sağlar, Değişik özellik gösteren mantarların dünya üzerinde büyük görevleri vardır. Bunları maddeler halinde sıralayabiliriz.
1. Eğer mantarlar olmasaydı, canlıların ölmesi halinde çok büyük bir artık, çöplük olarak parçalanmadan yeryüzünde yığılacak ve dünyada yaşanacak yer kalmayacaktı. Oysa mantarlar, canlıların artıkları üzerinde yaşadıklarından, onların parçalanmalarına ve çevrenin temizlenmesine yardımcı olur.
2. Mantarlar yaşamaları sırasında havanın oksijeni alır ve yerine karbondioksiti verir. Dünyada oldukça fazla yer alan bitkilerin yaşayabilmeleri karbondioksitin varlığına bağlı olup, havanın karbondioksitini alarak vücutlarına fiske eder. Eğer kullanılan karbondioksit karşılanamazsa, hayatlarını idame ettiremez. İşte mantarlar, bitkilerin ölmesiyle vücutlarında fiske edilmiş karbondioksiti parçalayarak serbest hale dönüştürür ve karbondioksit sirkülasyonunu sağlar. 3. Organik maddelerin parçalanmaları sonucu hümüs oluşur. Hümüs toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliğini düzeltir. Bitkilerin daha iyi gelişmesini sağlar. Az da olsa onların önemli besin maddelerinden biri olan azotu temin eder. 4. Bazı yüksek bitkilerle müşterek yaşama girer.
Bu ortak yaşam, çeşitli şekillerde faydalandığımız yüksek bitkilerin verim ve kalitenin artmasına sebep olur. 5. Mantarlar, endüstriyel mikrobiyolojik alanda kullanılır. Ucuz karbonhidratların mantarlar tarafından parçalanmasını sağlayarak, çok az bir enerji ve masraf ile alkol ve protein elde edilir. Ekmek yapımında hamur içine konan mayalar, yani mantarlar, ekmeğin düzgün pişmesini, besin değerinin artmasını temin eder. Rokfort peynirinde, Penicilium roquefork mantarları devreye girerek onun özel tat ve kokusunu verir.
Ayrıca alkol ve içki sanayinde, sitrik asit, glukonik, itakonik ve şarap yapımında, ilaç sanayinde çeşitli antibiyotiklerin, vitaminlerin elde edilmesinde, kozmetik sanayinde yer alır. Yine diğer bir çok sanayi dalında çürüme parçalanma özellikleri ile kullanılır. 6. Mantarların yukarıda sayılan faydaları yanında gerek canlılara ve gerekse cansızlara zararlı etkileri de söz konusudur. Hastalıkları ortaya çıkartır, besin maddelerini bozar, çürütür, kullanılmaz hale getirir.
mantarın oluşumu - mantar hücresi - mantar sporlarıÇevremizdeki insanlara ‘Mantar nedir’ diye sorarsanız, düşünmeye bile gerek duymadan hemen toprak üstünde meydana gelen şap ve şapka ile ve toprak içinde gelişen misellerden meydana gelmiştir. Toprak üstündekiler mantarın generatif, toprak altındakiler vejetatif organları oluşturduğu miselleridir. Sap ve şapka aynı bir ağacın meyvesi gibidir.
Şapkası açılmış bir mantar alınıp, şapkanın alt kısmı incelenirse, uzunlamasına oluklu bir yapı gözlenir. Bunlara ‘Lamel’ adı verilir. Lamellerin üzerinde mantarın üremesini sağlayan sporlar bulunur. Eğer mantar bir beyaz kağıdın üzerine konursa, lamellerdeki sporlar kağıt üzerine düşer ve siyah bir iz bırakır. Sporlar doğada şapkadan ayrılıp, değişik şekillerde çevreye yayılır. Sporlar düştükleri yerde uygun koşullar bulduklarında çimlenip, ipliksi görünümde uzunlamasına bir yapı oluştur. Bu ilk ipliksi oluşuma, ‘hif’ adı verilir. İlk mantar hifi değişik yerindeki hücreler bölünerek, değişik yönlere doğru çoğalır. Bir yumak halini alarak miselleri oluşturur.
Hücre
Mantarın toprak altında gelişen miselleri, topraktan su ve besin maddelerini alarak mantarın beslenmesini sağlar. Mantar misellerini incelediğimizde silindir şeklinde hücrelerden meydana geldiğini görürüz. Bir mantar hücresinin en dışında hücre zarı ve iç kısmında da protoplazma ile çekirdek ve çekirdek içinde de bir çekirdekçik bulunur. Mantarın hücre zarı oldukça değişik yapı gösterir. Yüksek formlu mantarlarda zar kitindir. Bazılarında selüloz olduğu gözlenir. Bazılarında selüloz olduğu gözlenir.
Ayrıca zara, sertlik veren liğnin ile kalloz ve diğer bazı organik maddeler girebilir. Hücre zarının birleşimi, hücrenin yaşına, çevre koşullarına ve özellikle sıcaklığa, büyüme ve gelişme ortamının besin maddesi durumuna ve pH’ına bağlıdır. Mantar hücreleri arasında ara çeperi bulunur. Ara çepere ‘Septum’ denir. Daire şeklindeki septumun orta kısmında iki komşu hücrenin protoplazmalarını birbirine bağlayan bir delik vardır. Kültür mantarlarının yer aldığı Basidiomycetes’lerde izin vermez. Genç hücrelerin içi protoplazma ile doludur. Protoplazma hücrenin aktif canlı maddesini oluşturur.
Protoplazma renksiz, saydam bir sıvı olup, viskoziteye sahiptir. Protoplazma içinde hücre yaşı ilerledikçe vakuol adı verilen boşluklar oluşur. Vakuoller bir yandan hücrenin gaz alış verişini sağlarken, diğer yandan protoplazmanın artıklarını barındırır. Hücre içinde birden fazla çekirdek bulunabilir. Kültür mantarlarında ki çekirdek bulunabilir. Kültür mantarlarında iki çekirdek vardır. Yaşlı hücrelerde büyüme duyduğunda, hücre içindeki çekirdek birçok kere bölünerek, hücreyi çok çekirdekli duruma getirebilir. Mantar hücreleri bölünme ile çoğalır. Bu sırada mitoz ve mayoz olayları meydana gelir. Mayoz geçiren hücrelerin çekirdekleri, mitoz geçirenlere karşın biraz daha büyüktür. Mitoz bölünme esnasında hücre içindeki çekirdek kaybolabilir. Yine hücre bölünmesi sırasında kromozomlar ortaya çıkar.
Hif ve Miseller
Mantar sporunun çimlenmesi ile iki hücre ve onlarında bölünmesiyle silindir şeklinde tüpsü iplikçik hif oluşur. Hif renksizdir. Ancak bazı mantar türlerinde hücre duvarlarında melanin maddesinin birikmesiyle koyu bir görünüş ortaya çıkar. Hifin ilk büyüme döneminde iki uçtaki hücrelerin bölünmesi ve çoğalmasıyla ipliksi bir şekil alır. Hif belli bir büyüklüğü aldığında ortadaki hücrelerde bölünerek dallanır. Ortam içinde bir yumaklaşma meydana gelir. Bu hif yumağına ‘primer misel’ adı verilir. Primer miseller çevre şartlarına duyarlıdır. Hücreleri tek veya çift çekirdek taşır. Primer misellerin birleşmesiyle sekonder miseller meydana gelir. Sekonder miseller çevre koşullarına karşı oldukça dayanıklıdır. Bulundukları ortamlarda uzun yıllar yaşayabilir. Nitekim HEİM ve ÖDER bir yaş tayini yapılmamakla beraber, bazı mantar türlerinin binlerce yıldan beri doğada varlıklarını sürdürdüklerini belirtmektedir Koşullar misel büyüme ve gelişmesine uygun olmadığı an, hemen dinlenme haline geçerek, koşullar tekrar düzelinceye kadar dormant vaziyette kalır.
Sekonder miseller bulundukları ortamda, ortamın özelliğine ve türe göre farklılık göstererek özel bir doku sıklığı meydana getirir. Mantar misellerin ortam içinde dokunmuş, kumaş halini almış şekline ‘plentekima’ denir. Tabiatta, birbirine paralel hifler oluşturan ve oldukça gevşek doku meydana getirenlere ‘Prozenkima’ birbiri içine çok sık tarzda girmiş ve kısmen hiflerde paralelliği kaybolmuş doku meydana gelen stroma ve sclerotium şekli meydana gelir.
Bu iki doku tarzında somatik hücrelerden meydana gelir. Sclerotium yapıya geçen miseller ortam şartlarına dayanıklıdır. Uzun süre dormant kaldıktan sonra, tekrar normal yapıya döner. Somatik hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşan sıkı yapı ile beraber, fruktifikasyonun başlaması stroma dönemidir. Bu yüzden mantar miselleri hem vejetatif yani somatik ve hem de sap, şapka meydana getirip, generatif üretim yapacak güçtedir.
Sekonder miseller geliştikleri ortam içinde yayılarak kendilerine yaşamak için gerekli olan besin maddelerini alır. Bu ortam içinde yoğunlaşmaya başlar. Bu sırada çevre koşulları istenen uygunluğa sahipse, ortamın üst kısmında misellerin sıklaştığı ve toplu iğne başı gibi oluşumlar meydana getirdiği görülür. Bunlara ‘primordium’ denir. Primordiumlar, Velum üniversal adı verile bir zar içinde büyümeye devam ederken, zar yırtılır, bir kısmı sap, diğer kısmı şapka üzerinde kalır. Böylece mantarın toprak üstündeki sap ve şapka oluşumu başlar.
Dur gitme dedim kalbimden
İstiyorum ki benim ol
Lâleler süslesin dilerim kalbini
Mutluluğu sadece sende bulurum
Eser gelirim sevginle beraber
Ne kadar'da güzelsin
Dilimden bir sevda busesi
İstiyorum ki benim ol
Lâleler süslesin dilerim kalbini
Mutluluğu sadece sende bulurum
Eser gelirim sevginle beraber
Nedesem senin için boş
isimlerin anlamını biliyormusunuz - dilmen isminin kökeni - dilmen isminin analiziİsim: Dilmen
Anlam: Dil bilen, güzel söz söyleyen.
Cinsiyet:Erkek / Kız
İsim Tercihi: Uygun
Ebced Değeri:
İsme ait ebced değeri henüz girilmemiş.
Köken:Türkçe
Dilmen İsminin İstatistikleri: Dilmen ismi Türkiyede en çok kullanılan 2500 ad arasında yer almayacak kadar nadir bir isim ve yaygınlık oranı 30.000 de 1 den az.
Dilmen İsmi Kuran’da Geçiyor Mu?
Dilmen ismi için yaptığımız araştırma sonucu Kuranı Kerimde geçmediği tespit edilmiştir.
Dilmen İsmi Caiz Mi?
Yaptığınız araştırmalar sonucunda sonucunda Dilmen isminin caiz olduğu tespit edilmiş olup rahatlıkla kullanabilirsiniz.
isimlerin anlamını biliyormusunuz - doğanay isminin kökeni - doğanay isminin analiziİsim: Doğanay
Anlam:1. Doğan, dünyaya gelen güzel.2. Ayın ilk günleri.
Cinsiyet:Erkek / Kız
İsim Tercihi: Uygun
Ebced Değeri:
İsme ait ebced değeri henüz girilmemiş.
Köken:Türkçe
Doğanay İsminin İstatistikleri:
DOĞANAY Türkiye’de en çok kullanılan 2061. isim (… 2059. diren, 2060. direnç, 2061. doğanay, 2062. doğhan, 2063. dolunay, …). Ülkemizde yaklaşık her 29,448 kişiden birinin adı DOĞANAY ve ismin yaygınlık oranı binde 0.03.
DOĞANAY adının yaygınlık oranının Türkiye’nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 14-09-2013 17:23 itibariyle yaklaşık 2,321 kişinin isminin DOĞANAY olduğu ve DOĞANAY isimli kişi sayısının her yıl ortalama 36 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
Doğanay İsmi ile Tanının Kişiler:
Doğanay Tüzüngüç (d. 6 Mayıs 1971, İstanbul ), Türk şarkıcı .
İsmail Doğanay, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi eski başkanıdır
Sefa Doğanay (d. 30 Eylül 1992; Of, Trabzon ), Türk komedyen ve oyuncu.
Doğanay İsmi Kuran’da Geçiyor Mu?
Doğanay ismi için yaptığımız araştırma sonucu Kuranı Kerimde geçmediği tespit edilmiştir.
Doğanay İsmi Caiz Mi?
Yaptığınız araştırmalar sonucunda sonucunda Doğanay isminin caiz olduğu tespit edilmiş olup rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Dilimden bir sevda busesi
İstiyorum ki benim ol
Lafların bittigi noktasın
Şiirler anlamsız oldu senin sevdanla
Elimde değil seni çok seviyorum
Ne kadar'da güzelsin
Dur gitme dedim kalbimden
İstiyorum ki benim ol
Lâleler süslesin dilerim kalbini
Şiirler anlamsız oldu senin sevdanla
Elimde değil seni çok seviyorum
Nedesem senin için boş
isimlerin anlamını biliyormusunuz - doğa isminin kökeni - doğa isminin analiziİsim: Doğa
Anlam:Tabiat
Cinsiyet:Erkek/kız
İsim Tercihi: Uygun
Ebced Değeri:
İsme ait ebced değeri henüz girilmemiş.
Köken:.Türkçe
Doğa İsminin İstatistikleri:
DOĞA ismi Türkiye’de en çok kullanılan 2500 ad arasında yer almayacak kadar nadir bir isim ve yaygınlık oranı 30.000’de 1’den az.
Doğa İsmi ile Tanınan Kişiler:
Doğa Rutkay (d. 30 Ekim 1978; Ankara ), Türk aktris . Tiyatro oyuncusu Rutkay Aziz ‘in kızıdır.
Doğa Kaya (d. 30 Temmuz 1984, Ankara ), Gençlerbirliği ‘nde forma giyen Türk futbolcu.
Doğa Bekleriz (d. 28 Kasım 1977 , İstanbul ) Türk manken, oyuncu ve sunucu.
Doğa İsmi Kuran’da Geçiyor Mu?
Doğa ismi için yaptığımız araştırma sonucu Kuranı Kerimde geçmediği tespit edilmiştir.
Doğa İsmi Caiz Mi?
Yaptığınız araştırmalar sonucunda sonucunda Doğa isminin caiz olduğu tespit edilmiş olup rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Dilimden bir sevda busesi
İstiyorum ki benim ol
Lâleler süslesin dilerim kalbini
Şiirlerin mısaralarında heceliyorum ismini
Aşk seninle anlam kazanacak
Her gece seni düşünürken
Dur gitme dedim kalbimden
İstiyorum ki sevdam ol
Lafların bittigi noktasın
Şiirler anlamsız oldu senin sevdanla
Ayrılıklar elbet birgün sona erecek
Her gece seni düşünürken
Kərbəlaya çatanda Hüseyn geri qayıtmaq fikrinə düşdü. İlk göndərilən dəstənin qalan hissəsi gəlib çatdı. Onların sayı dörd min idi. Qoşuna rəhbərliyi Ömər ibn Səd edirdi. Kərbəla adlı yerə çatanda Hüseyn dedi: "Bura haradır?"
Dedilər: "Kərbəla".
Hüseyn dedi: "(Kərb və bələ) kədər və bəla".
Ömər ibn Sədin qoşunu gəlib çatanda o, Hüseynlə danışdı və onunla bərabər İraqa, Ubeydullah ibn Ziyadın yanına getməsini tələb etdi. Lakin Hüseyn bu təklifdən imtina etdi. Hüseyn işin ciddi olduğunu gördükdə Ömər ibn Sədə dedi: “Mən sənə üç təklifdən birini seçməyi təklif edirəm".
Ömər ibn Səd dedi: “Təkliflərin nədir?”
Hüseyn dedi: “Ya mənə icazə ver geri qayıdım və ya müsəlmanların döyüşdükləri cəbhələrin birinə gedim, yaxud Şam vilayətinə, Yezidin yanına gedib əlimi onun əli üzərinə qoyum (ona beyət edim)".
Ömər ibn Səd dedi: “Yaxşı, sən Yezidə xəbər göndər mən isə Ubeydullah ibn Ziyada xəbər göndərim. Baxaq görək nə deyirlər". Hüseyn Yezidə xəbər göndərmədi, Ömər ibn Səd isə Ubeydullah ibn Ziyada xəbər göndərdi. Elçi Ubeydullah ibn Ziyadın yanına gəlib Hüseynin bu üç təklifdən birini semək təklifini ona çatdırdı. Ubeydullah deyilən təkliflərlə razılaşdı və dedi: “Qoy Hüseyn istədiyi təklifi seçsin". Ubeydullah ibn Ziyadın yanında Şimr ibn Zil-Cövşən adlı bir nəfər var idi. O, Ubeydullahın ən yaxın adamlarından sayılırdı. Şimr dedi: “Allaha and olsun, xeyr. Hüseyn mütləq sənin hökmünə (hakimiyyətinə) tabe olmalıdır".
Ubeydullah onun bu sözündən qürurlanıb dedi: “Bəli, Hüseyn ilk olaraq mənim hökmümə tabe olmalıdır (yəni, Kufəyə gəlməli və mən özüm onu Şama, cəbhə xəttinə və ya Mədinə şəhərinə yollamağa qərar verməliyəm)". Ubeydullah ibn Ziyad, Şimr ibn Zil-Cövşəni hadisə yerinə göndərdi və dedi: “Sən get və qoy Hüseyn Ömər ibn Sədin razılığı ilə mənim hökmümə tabe olsun. Əgər Ömər ibn Səd deyilən təkliflə razılaşmasa, o zaman onun yerinə rəhbər sən olarsan".
Ubeydullah ibn Ziyad, Ömər ibn Sədin ər-Rəyy vilayətinə getməsi üçün ona hazırlanmış dörd min nəfərlik qoşun vermiş və demişdi: “Hüseynin məsələsini həll etdikdən sonra ər-Rəyy vilayətinə get!"
Ubeydullah ona bu yerin valiliyini vəd etmişdi. Şimr ibn Zil-Cövşən, Hüseyn ibn Əli, Hurr ibn Yezid və Ömər ibn Sədin olduğu yerə gəldi. Hüseyn, Ubeydullah ibn Ziyadın hökmünə tabe olmaq təklifini eşitdikdə bundan imtina etdi və dedi: “Allaha and olsun, mən heç vaxt Ubeydullah ibn Ziyadın hökmünə tabe olmayacağam”.
Hüseynin dəstəsi yetmiş iki süvaridən ibarət idi. Kufədən gələn dəstənin sayı isə beş min nəfər idi. Hər iki dəstə üz-üzə gəldikdə Hüseyn, İbn Ziyadın qoşununa dedi: “Özünüzü mühakimə edin və düşünün. Sizə mənim kimi bir adamla döyüşmək yaraşarmı? Mən sizin Peyğəmbərinizin qızının oğluyam. Yer üzündə məndən başqa Peyğəmbərin qız nəvəsi yoxdur. Peyğəmbər - ona və ailəsinə Allahın salavatı və salamı olsun - qardaşım və mənim haqqımda demişdir: "Bu ikisi cənnət cavanlarının ağalarıdır".
Hüseyn qoşunu Ubeydullah ibn Ziyadın əmrini tərk edib onun dəstəsinə qatılmağa təşviq edirdi. Nəticədə otuz nəfər onun dəstəsinə qatıldı və onların arasında Ubeydullah ibn Ziyadın göndərdiyi ilk dəstənin sərkərdəsi Hur ibn Yezid də var idi. Hur ibn Yezidə dedilər: “Sən bizimlə qoşun rəhbəri kimi gəlmisən, indi isə Hüseynin dəstəsinə keçirsən?!"
Hur dedi: “Vay olsun sizə, Allaha and olsun ki, mənim qarşıma cənnətlə cəhənnəmin seçimi qoyulmuşdur. Allaha and olsun, əgər məni doğrasalar və ya yandırsalar da cənnətdən imtina edən deyiləm”.
Həftənin dördüncü günü Hüseyn həm özünün həm də Ubeydullah ibn Ziyadın qoşununa namazda imamlıq edərək Zöhr və Əsr namazlarını qıldırdı. O əvvəlcədən onlara demişdi ki, namazda bir nəfər bizdən, bir nəfər də sizdən imam dayansın. Lakin hər iki tərəfin cavabı belə olmuşdu: “Biz sənin arxanda qılacayıq".
Onlar Zöhr və Əsr namazlarını Hüseynin arxasında qıldılar. Məğrib vaxtı yaxınlaşdıqda yarıyuxulu vəziyyətdə Hüseyn qılıncına söykənərək dayanırdı. Birdən qarşı tərəfin süvariləri ona tərəf gəldilər. Hüseyn dedi: “Bu nədir?”
Dedilər: “Qarşı tərəfdir”.
Hüseyn dedi: “Onlar tərəfə gedin və baxın görün nə istəyirlər?”
Hüseyn tərəfdən iyirmi atlı onların qarşısına çıxdı. Dəstə arasında Hüseynin qardaşı Abbas ibn Əli ibn Əbu Talib də var idi. Onlar qarşı tərəflə söhbət etdilər və istəklərini soruşdular. Onlar dedilər: “Hüseyn, ya Ubeydullah ibn Ziyadın hökmünə tabe olmalı, yaxud da döyüş olmalıdır”.
Hüseynin adamları: “Biz gərək bu haqda Əbu Abdullahla məsləhətləşək” - deyib Hüseynin yanına gəldilər və bu xəbəri ona çatdırdılar.
Hüseyn dedi: “Onlara deyin ki, bu gecə bizə möhlət versinlər. Sabah namaz qılandan sonra onlara bir söz deyərik. Mən Uca Rəbbim üçün namaz qılmağı çox xoşlayıram”.
Hüseyn və onunla olanlar o gecəni Allaha ibadət, dua və bağışlanma diləməklə keçirtdilər.
Taff döyüşü
Hüseyn, Ubeydullah ibn Ziyada təslim olmaqdan imtina etdikdən sonra cümə gününün səhəri iki tərəf arasında döyüş başladı. Tərəflərin gücü qeyri-bərabər idi. Hüseynin adamları bu qoşuna qarşı kifayət qədər güclərinin olmadığını bilirdilər. Onların yeganə məqsədləri Hüseyn ibn Əlini müdafiə edərək onunla bərabər şəhid olmaq idi. Onlar Hüseyni müdafiə edərək bir-birinin ardınca şəhid olurdular. Beləliklə hamı şəhid oldu və yalnız Hüseyn ibn Əli qaldı. Hüseyn həmin günün çox hissəsini tənha qaldı, çünki heç kəs ona yaxınlaşmağa, onu öldürərək bəlaya düçar olmağa cürət etmirdi. Vəziyyət olduğu kimi davam edirdi. Nəhayət, Şimr ibn Zul-Cövşən irəli atılıb camaata dedi: “Vay sizin halınıza, analarınız sizi itirsin, onu mühasirəyə alın və öldürün!"
Bundan sonra onlar Hüseyn ibn Əlini mühasirəyə aldılar və Hüseyn əlində qılınc ilə onların əhatəsi daxilində onlarla mübarizə apardı. Hüseyn öldürdüyünü öldürdü. Şimr ibn Zul-Cövşən haray çəkib dedi: “Vay sizin halınıza nə gözləyirsiniz? İrəli atılıb onu öldürün”.
Onlar irəli atılıb Hüseyni qətlə yetirdilər. Hüseynin qətlini icra edən və başını kəsən Hüseyn ibn Sinan ən-Nəxai idi. Digər rəvayətə görə isə onu öldürən Şimr ibn Zul-Cövşən olmuşdur. Hüseyn qətlə yetirildikdən sonra onun başını Kufəyə Ubeydullah ibn Ziyadın yanına gətirdilər.
Əhli-beytdən imam Hüseynlə birgə şəhid olanlar
Hüseynlə bərabər ailəsinin çox üzvləri qətlə yetirildi. Əlinin bu döyüşdə öldürülən övladları: Hüseynin özü, Cəfər, Abbas, Əbu Bəkr, Muhəmməd və Osman.
Hüseynin bu döyüşdə öldürülən övladları: Əli əl-Əkbər (bu Əli Zeynəl-Abidin deyil), Əli əl-Əsğər və Abdullah.
Həsənin bu döyüşdə öldürülən övladları: Abdullah, Qasim və Əbu-Bəkr.
Əqilin bu döyüşdə öldürülən övladları: Cəfər, Abdullah, Əbdürrəhman və Abdullah ibn Muslim ibn Əqil. Muslim ibn Əqilin özü isə Kufədə qətlə yetirilmişdi.
Abdullah ibn Cəfərin bu döyüşdə öldürülən övladları: Aun və Muhəmməd.
Adları çəkilən on səkkiz şəxs şəhid edildi. Onlar Peyğəmbərin Əhli-beytindən idilər. Hüseyn öldürülən vaxt səmadan qan yağması, divarlardan qan izlərinin çıxması, hər bir daşı qaldırdıqda altında qan olması, kəsilən hər heyvanın qana çevrilməsi və s. bu kimi rəvayətlər uydurmadır. Bu haqda heç bir mötəbər rəvayət mövcud deyildir. Bunlar insanları coşdurmaq üçün istifadə edilən yalanlardır.
Hüseynin öldürülməsini əmr edən Ubeydullah ibn Ziyad az bir müddət keçdikdən sonra Muxtar ibn Əbu Ubeyd tərəfindən qətlə yetirildi. Umarə ibn Umeyr demişdir: “Ubeydullah ibn Ziyad və onun dostlarının başını kəsib gətirdikdən sonra onların başlarını Rəhbə adlı yerdə məscidə düzdülər. Mən onların yanına çatdıqda onlar deyirdilər: Gəldi, gəldi. Baxıb gördüm ki, bir ilan gəlib kəsilmiş başların içində dolaşır. Sonda gəlib Ubeydullah ibn Ziyadın burun dəliyinə daxil olub bir müddət orada dayandıqdan sonra qeyb oldu. Sonra yenə dedilər: Gəldi, gəldi. İlan yenə eyni hərəkəti iki və ya üç dəfə təkrarladı”. (Tirmizi, 3780).
Bu, Hüseynin qətlində canfəşanlıq edən adamdan Allah tərəfindən alınan intiqamdır.
-Sağ əllə üzü alının tük bitən yerindən çənənin axırına qədər və eni baş barmaqla orta barmaq məsafəsində üzü aşağı yuyulmalıdır.
2-Sağ əl dirsəkdən barmaqların ucuna qədər yuyulmalıdır.
3-Sonra sol əl dirsəkdən barmaqların ucuna qədər yuyulmalıdır.
4-Sağ əldə qalmış suyun nəmliyi ilə başın hər hansı bir tərəfinə uzunluğu bir barmaq və eni 3 bitişik marmaq məsafəsində çəkilməlidir.
5-Sağ əllə sağ ayağın barmaqlarından yuxarıya doğru məsh çəkilməlidir.
6-Sol əllə sol ayağın barmaqlarından yuxarıya doğru məsh çəkilməlidir.
Dəstəmazı batil edən amillər
Aşağıdakı amillər dəstəmazı batil edir:
1-Bövl etmək. (Biçik bayıra çıxmaq)
2-Qait. (Böyük bayıra çıxmaq)
3-Qaitin məxrəcindən xaric olan mə’də və ya bağırsağın yeli.
4-Yatmaq. (gözün görmədiyi, qulağın eşitmədiyi yuxu. Əgər göz görməsə amma qulaq eşitsə? dəstəmaz batil olmaz.)
5-Ağılı aradan aparan şeylər. (dəlilik? məstlik? huşdan getmə və s. kimi)
6-Qüsul alması lazım olan işlər.
Təyəmmüm
Suyun olmadığı? azlığı? və ya suyu tapmaqdan ümidsiz olduğu? zərər ya xəstəliyə səbəb olacağı və ya susuzluq və ölüm təhlükəsi olduğu hallarda namaz qılmaq üçün təyəmmüm alınmalıdır.
Təyəmmümün şərtləri
1-Su olan yerdə təyəmmüm batildir.
2-Təyəmmüm edərkən məsh yerləri pak olmalıdır. Əgər suya çəkmək mümkün olmasa eləcə də təyəmmüm etməlidir.
3-Dəstəmazı batil edən şeylər təyəmmümü də batil edir.
4-Təyəmmüm edərkən tərtib və ardıcıllığa riayət olunmalıdır.
5-Qəsdi – qürbət (qürbətən iləllah) niyyəti olmalıdır.
Təyəmmümün qaydası
1-"Təyəmmüm edirəm qürbətən iləllah” İki əlin içini təyəmmüm səhih olan (torpağa, quma, kəsəyə, daşa və bu kimi şeylərə) vurmaq lazımdır.
2-Hər iki əl alının tük bitən yerindən qaşların və burunun üzərinə qədər çəkilir.
3-Sol əlin içi sağ əlin biləyindən barmaqların ucuna qədər çəkilməlidir.
4-Sağ əlin içi sol əlin biləyindən barmaqların ucuna qədər çəkilməlidir.
Noyabrın 11-da Azərbaycan ərazisində hava şəraiti haqqında məlumat
istinadən xəbər verir ki, Bakıda və Abşeron yarımadasında dəyişkən buludlu olacağı, arabir tutulacağı, əsasən yağmursuz keçəcəyi gözlənilir. Lakin səhər yarımadanın bəzi yerlərində çiskinli olacağı ehtimalı var. Cənub-şərq küləyi 7-12 m/s, gündüz arabir 14 m/s.
Havanın temperaturunun gecə 7-11° isti, gündüz 14-18° isti, Bakıda gecə 8-10° isti, gündüz 15-17° isti olacağı gözlənilir. Atmosfer təzyiqi normadan yüksək 764 mm civə sütunu təşkil edəcək. Nisbi rütubət gecə və axşam 85-95%, gündüz 60-70% təşkil edəcək.
Naxçıvan Muxtar Respublikasında hava, əsasən, yağmursuz keçəcək. Şərq küləyi 3-8 m/s. Havanın temperaturunun gecə 3° şaxtadan 2°-dək isti, gündüz 15-20° isti olacağı gözlənilir.
Yuxarı Qarabağ: Xankəndi, Şuşa, Xocalı, həmçinin Xocavənd, Qubadlı, Zəngilan, Laçın, Kəlbəcər və Daşkəsən-Gədəbəy rayonlarında hava, əsasən, yağmursuz keçəcək. Gecə və səhər bəzi yerlərdə duman olacaq. Şərq küləyi 3-8 m/s.
Havanın temperaturunun gecə 0-5° isti, gündüz 11-16° isti olacağı gözlənilir.
Qazax, Gəncə, Goranboy, Tərtər, Ağdam, Füzuli, Cəbrayıl rayonlarında hava, əsasən, yağmursuz keçəcək. Şərq küləyi 3-8 m/s. Havanın temperaturunun gecə 1-6° isti, gündüz 13-18° isti olacağı gözlənilir.
Balakən, Zaqatala, Qax, Şəki, Oğuz, Qəbələ, İsmayıllı, Ağsu, Şamaxı, Siyəzən, Şabran, Xızı, Quba, Xaçmaz, Qusar rayonlarında hava, əsasən, yağmursuz keçəcək. Gecə və səhər bəzi yerlərdə duman, çiskin olacaq. Şərq küləyi 3-8 m/s. Havanın temperaturunun gecə 3-8° isti, gündüz 12-17° isti, dağlarda gecə 4° şaxtadan 1°-dək isti, gündüz 6-11° isti olacağı gözlənilir.
Mərkəzi-Aran: Mingəçevir, Yevlax, Göyçay, Ağdaş, Kürdəmir, İmişli, Ağcabədi, Beyləqan, Sabirabad, Biləsuvar, Saatlı, Şirvan, Hacıqabul, Salyan, Neftçala rayonlarında hava, əsasən, yağmursuz keçəcək.
Gecə və səhər duman olacağı, şərq rayonlarında isə çiskin olacağı ehtimalı var. Şərq küləyi 3-8 m/s. Havanın temperaturunun gecə 5-10° isti, gündüz 15-20° isti olacağı gözlənilir.
Masallı, Yardımlı, Lerik, Lənkəran, Astara rayonlarında gecə və səhər bəzi yerlərdə yağış yağacağı, gün ərzində, əsasən, yağmursuz keçəcəyi gözlənilir. Səhər dağlarda duman olacaq. Şərq küləyi 3-8 m/s. Havanın temperaturunun gecə 7-10° isti, gündüz 14-18° isti, dağlarda gecə 0-5° isti, gündüz 10-15° isti olacağı gözlənilir.