Çay Kaşığım

Çay Kaşığım

Üye
04.02.2008
Genel Kurmay Başkanı
165.440
Hakkında

  • yüz bakımı - cilt güzelliği - doğal cilt bakımı - cilt bakım maskeleri
    Ekmek israfının önlenmesine yönelik farklı yöntemlerin gündeme geldiği şu günlerde ünlü güzellik uzmanı İnci Soydan, kadınlara, evlerinde bayat ekmek kullanarak yapabilecekleri 'gençlik iksiri'nin tarifini verdi.

    Güzellik alanındaki 20 yıllık tecrübesiyle kadınları doğal cilt bakımı yöntemleriyle güzelleştirmeye çalışan İnci Soydan, ekmek israfının önlenmesine yönelik farklı yöntemlerin gündeme geldiği şu günlerde, kadınlara evlerinde bayat ekmek kullanarak yapabilecekleri ''gençlik iksiri''nin tarifini verdi.

    İnci Soydan, ana malzeme olarak kullandığı bir dilim bayat ekmek içi ile 1 tatlı kaşığı yer fıstığı ezmesi, 1 tatlı kaşığı süzme bal, 1 yumurta akı, 2 yemek kaşığı nar suyu, 2 yemek kaşığı zeytinyağ ve 1 yemek kaşığı yoğurdu blender ile karıştırarak hazırladığı ''gençlik iksiri''ni, Etiler'deki güzellik merkezinde sanatçı Erol Büyükburç'a uyguladı. İnci Soydan, hazırladığı bu doğal bakım ürününün cilde yararlarına ilişkin de bilgi verdi.

    Her çeşit bayat ekmeğin bu bakım ürününde kullanılabildiğini belirten Soydan, ana besin öğelerini oluşturan gıdalar da eklenerek, bu maskenin bir nevi vitamin kompleksine dönüştürüldüğünü söyledi.

    Temizlenen cilde uygulanan maskenin 15-20 dakika süreyle iyice nüfuz edebilmesi için ciltte bekletildiğini anlatan Soydan, ''Hanımlar bu maskeyle hem bayatlamış ekmeklerini değerlendirmiş olacak hem genç kalacak hem de bütçelerine katkı sağlayacaklar. Hanımlar evlerinde ekmeği çeşitlendirerek kullanabilecekleri gibi değerli maskeler de elde edebilirler. Lütfen ekmeği ziyan etmeyelim, bir lokma ekmeği çöpe atmaya hakkımız yok. Ekmek, en büyük nimetimiz. Ne diyoruz; 'Ekmek kavgası veriyoruz'. O zaman kavgasını verdiğimiz ekmeğin değerini iyi bilelim'' diye konuştu.
    ''Leke oluşumunu engelliyor''

    Maskeyi uygulayan kadınların neticesini çok net bir şekilde göreceğini ifade eden Soydan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Maskeyi uygulayan hanımlar, ciltlerinin nasıl güzelleştiğini, dirileştiğini görecek. Bu bir anti-aging maskesi. Bu maske, mutfaktaki malzemelerle karıştırılarak haftada bir-iki kez uygulanabilir. Yiyebildiğimiz her şeyi cildimize uygulayarak, gençliğimizi, sağlığımızı koruyabiliriz. Bu ürün aynı zamanda leke oluşumunu engelliyor. Bakım ürününün içinde yer alan gıdaların hepsi leke oluşumunu önleyici enzimler. Hanımlar artan ürünü ellerine ve dirseklerine sürebilir.''

    Bayat ekmekle cilt bakımı yaptıktan sonra geriye kalan özlerle cildi 10 seansta 5 yaş gençleştiren bir mikro akım uyguladıklarını aktaran Soydan, bu mikro akımla hücreyi uyararak kas liflerinin kısalmasını, dolayısıyla cildin gençleşmesini sağladıklarını belirtti.

    Soydan, ekmeğin mucizesi teknolojiyle birleştirildiğinde muhteşem sonuçlar elde edildiğini kaydetti.

    Bayat ekmekle yapılan bakım maskesi yüzüne uygulanan sanatçı Erol Büyükburç da ekmeğin kutsal bir gıda olduğunu, bu kutsal gıdanın israfının çeşitli yöntemlerle önlenebileceğini dile getirdi.

    Bu yöntemlerden birinin de güzellik uzmanı İnci Soydan'ın uyguladığı bakım ürünü olduğunu belirten Büyükburç, ''Uygulama sonrasında cildimde gözle görülür bir fark hissettim. Belli bir yaştan sonra vücudun eskime hızı artıyor. İnci Soydan'ın uyguladığı bu ürün, vücudun eskime hızını durduruyor. Kadınlar, her zaman güzel olmak isterler. Bakımlı ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyen hanımlara bu maskeyi tavsiye ediyorum'' dedi.

    Büyükburç, estetik ameliyatlarına karşı olduğunu, daha çok doğal bakım yöntemlerini tercih ettiğini kaydetti.
#27.03.2013 12:47 0 0 0
  • bahar aylarında diyet - hızlı zayıflama - çabuk kilo verme
    Malum yaz mevsimi yaklaşırken tüm kadınlarda ve hatta artık erkeklerde de aynı telaş var. Kilo vermek içni birbirinden farklı teknikleri deneyip duruyoruz.Baharın bize sunduğu tek güzellik çiçekler değil elbette birbirinden taze ve lezzetli bahar besinleri bir an önce kilo vermenize çok yardımcı olacaktır.

    Bahar sebzeleri hem tadını damağınızda bırakacak hem de metabolizmanızı hızlandıracaktır.


    Bu sebze ve meyveleri aklınızdan çıkartmayın.. Mutfağınızdan da..!

    Taze Fasulye
    Kıvırcık Salata
    Zencefil
    Su Teresi
    Erik
    Marul
    Shiitake Mantarı
    Taze Soğan
    Armut
    Körpe Ispanak
    Bahçe Bezelyesi
    Patlıcan
    Sakız Kabak
    Kültür Mantarı
    Cherry Domates
    Taze
    Nane
    Asya Yeşillikleri
    Hindiba
    Guava
    Bamya
    Ananas
    Kuşkonmaz
    Avokado
    Nektar
    Muz
    Enginar
    Maydanoz
    Salatalık
    Şeker
    Fasulye
#27.03.2013 12:34 0 0 0
  • bağışıklık sistemi nedir - dengeli beslenme - sağlıklı beslenme
    Vücudumuzun içinde bağışıklık sistemi adı verilen şaşırtıcı ve bir o kadar da ilginç savunma mekanizması vardır. Bağışıklık sistemi insanoğlunu "mikrop" diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virus, bakteri, mantar ve parazit gibi mikrororganizmaların zarar verici etkilerine karşı korur.

    İnsan vücudu çevresinde bulunan çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrar ve bu organizmalar vücudumuza girebilmek için uğraş verir. Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla "çaktırmadan" başeder. Mikroplarla başedemediğimiz durumlarda da "hasta" oluruz.

    Bağışıklık sisteminin görevi de; öncelikle bu organizmaların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir. Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi zayıflar.
    1. Yeşil ve siyah çay: Her gün rahatlıkla tüketebilirsiniz. Kafeinlisi de , kafeinsizi deeşit şekilde etkili.

    2.Zencefil ve Zerdeçal: Bu iki baharatı yemeklerine ekleyerek metabolizmanı temizleyip koruyabilirsin. Her ikisinin de toz halini veya taze halini kullanabilirsin.

    3.Turunçgiller: Greyfurt başta olmak üzere portakal ve mandalina gibi turunçgiller içeriğindeki C Vitamini desteğiyle bağışıklığını güçlendirir.

    4. Yoğurt: D vitamini ve kalsiyum kaynağı yoğurda her öğünde yer verebilirsin.

    5. Böğürtlengiller: En çok antioksidan içeriğe sahip olan meyvelerdendir. İyi bir bağışıklık sistemi güçlendiricidir.

    6.Açai Meyvesi: Son yılların süper besini olarak öne çıkan bu meyvenin, zayıflamada da etkili olduğu düşünülüyor. Ancak açainin bağışıklık güçlendirme etkisi çok daha fazla.

    7.Sarımsak: İster pişir, ister çiğ halde tüket; ama sarımsağı bolca yemeklerinde kullan.

    8.Brokoli: En güçlü koruma kalkanımız olan brokoliyi, mevsim geçişlerinde bolca yemelisin. Buharda pişirebilir, zeytinyağlı yemeği veya çorbasını yapabilir, limonlu salata gibi tüketebilir yada mücver gibi lezzetli alternatiflerini hazırlayabilirsin

    9.Badem: E vitamini, bağışıklık kalemizin en önemli yapı taşlarındandır. B vitamini ise stres düşürücüetkisi ile kriz yönetimi için gereklidir. Bu iki vitaminin bir araya toplanmış hali bademin günde yarım avuç tüketilmesi gerekiyor.

    10. Buğday ruşeymi: Çinko, B vitaminleri ve antioksidan içeriğiyle sağlıklı bir tahıl alternatifidir.

    11. Ispanak: Yeni hüçre yapımı ve DNA'nın onarımı için etkili olan folat, lif, antioksidan ve C vitamini kaynağı ıspanak, mevsimin süper besinlerinden.

    12. Lahana: Kış aylarının mucizaesi, ucuz ve bereketli sebze lahana, glutamin içeriğiyle bağışıklık güçlendiricidir. Her rengini ve çeşidini tüketmelisin.

    13. Mantar: Selenyum, antioksidan ve B vitamininden zengin olan mantar, antiviral, antibakteriyel ve tümör önleyici etkileri ile dikkat çeker.

    14.Keyir: Bu içeçek bağırsaklarda çok güçlü bir savunma bariyeri kurar.Günde bir veya iki bardak kefir içmelisin.
#27.03.2013 12:26 0 0 0
  • 2013 bebek kıyafetleri - çocuk abiyeleri 2013 - bebekler için abiyeler
    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#26.03.2013 18:41 0 0 0
  • geniz eti ameliyatı - geniz eti tedavisi - geniz eti belirtileri
    Çocuklarda uyku bozukluğunu etkileyen en önemli faktörün geniz eti büyümesi olduğu tespit edildi.

    Kaliteli bir uyku çocuklar için büyüme ve öğrenmenin altın anahtarı. Araştırmalar kaliteli bir gece uykusunun, çocuğun gün boyu öğrendiklerini düzenlemesini, enerji depolarını yenilemesini, zihinsel gelişimini hızlandırdığını ve bol bol büyüme hormonu salgılamasını sağladığını gösteriyor. Çocuklarda uyku bozukluğunu etkileyen en önemli faktörün geniz eti büyümesi olduğu tespit edildi.Kaliteli uyku, herkes için, özellikle de çocuklar için büyük önem taşıyor. Çocuklar gün içinde gördüklerini gece uykularında öğreniyorlar. Geniz eti büyüyen çocuk düzgün ve sağlıklı uyku uyuyamıyor. Bu çocuklar, horluyor, hatta uykuda nefesleri bir süreliğine durabiliyor. Ailesinin çocuğun nefes alıp almadığından şüphelendiği anlar bile oluyor. Sabaha kadar çocuğunun uykusunu gözlemleyen ebeveynler bile oluyor. Hangi nedenle olursa olsun ağzı açık uyumak zorunda olan çocuk solunum için burnunu kullanamıyorsa kalitesiz ve kötü bir uyku dönemi geçirir. Fizyolojik solunum burun solunumudur. Öğrenmenin uykuda olabilmesi için uyku hijyeninin hiçbir şekilde bozulmaması gerekiyor. Çevre şartlarında olduğu gibi kişinin kendine has şartlarının da sağlıklı olması gerekiyor. Bu şartların ilki fonksiyonel hava yoludur. Bunun da en başında düzgün nefes alıp verme gelir. Çocuklarda en sık karşılaşılan hava yolu tıkanıklığı sebebi geniz eti büyümesidir. Solunum sisteminin girişinde yer alan geniz eti dokusu, havadaki antijen ve mikroorganizmaların insan vücudunun bağışıklık sistemi ile ilk temas noktasını oluşturuyor. Geniz eti dokusu esas olarak antijen taşıma ve antikor üretiminde rol alıyor, antikor üretimine yol açıyor. Geniz eti 4-10 y aşları arasında immünolojik olarak en aktif döneme geçiyor. Ergenlik çağı ile gerileme başlıyor.

    Gece Öksürüyorsa Ve Horluyorsa Geniz Eti Olabilir

    Geniz etin lenf hücresi yapımında rolü vardır. Yeni doğan döneminde küçüktür. 4-5 yaşlarda daha sık olmak üzere enfeksiyonlara bağlı olarak büyür. İleri yaşlarda küçülme eğilimi gösterir. Geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluşturur ve burun tıkanıklığına yol açar. Burundan nefes alamayan çocuk, ağız solunumu yapar ağızdan giren hava filtre edilemediği için dışarının kirli ve mikroplu havası boğaza ulaşmış olur ve çocuk çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. Ayrıca kulak ve sinüslerin boşalımını bozarak değişik boyutta problemlere yol açar. Bu çocuklarda işitme kayıpları, horlama, ağızdan soluma, gece öksürükleri, burun ve geniz akıntıları gözlenir. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri ortodontik bozukluklara yüz gelişiminde bozukluklara ve konuşma bozukluğuna yol açabilir. Geniz eti büyümesi üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığında horlama ve apne dediğimiz uykuda nefessiz kalma gibi ciddi sorunları başlatır.

    Geniz Eti Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalı?

    Burun ve boğazın normal fonksiyonlarını geri getirmeye yönelik endikasyonlar, geniz eti sorunları için en doğru endikasyonlardır. Geceleri ağzı açık uyuyan, horlayan çocuklarda geniz eti varlığı hemen akla gelmelidir. Kronik geniz eti iltihabına bağlı enfeksiyon odağı olan geniz eti, sinüzit veya orta kulak iltihabı varlığında cerrahi olarak alınmalıdır. İlaç tedavisine cevap vermeyen çocukluk çağı sinüzitlerinde geniz eti düşünülmelidir. Sinüzite bağlı göz komplikasyonlarda (göz çevresinde selülit, abse) da geniz eti akla gelmelidir. İlaç tedavisinden fayda görülmediğinde cerrahi olarak bunların çıkartılmasına başvurulmalıdır.

    Ameliyatı gerektiren durumlar

    Üst solunum yolunun geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak tıkanması
    Kötü huylu tümör şüphesi
    Çene yapısını bozan geniz eti büyümeleri
    Sık tekrar eden geniz eti enfeksiyonları
    Geniz eti iltihaplanmasına bağlı olarak sık orta kulak iltihabı geçirilmesi.
    Düzelmeyen sinüzit
    Düzelmeyen orta kulak iltihabı
    Kronik geniz eti iltihabı
    Ağız kokusu

    Kanın pıhtılaşma özelliğinin bozuk oluğu hastalarda geniz eti ameliyatı yapılmamalıdır. Yarık damak durumunda, geniz eti dokusu, normal konuşma ve yumuşak damağın boğazı kapatması için gerekli olduğundan, geniz eti ameliyatından kaçınılması gereken diğer bir durumdur.

    Çocuk Psikolojik Olarak Da Ameliyata Hazırlanmalı

    Ameliyat olacak çocuğun, ruhsal olarak da ameliyata iyi hazırlanması gerekir. Aksi halde, özellikle çocuklarda, kabus, idrar kaçırma, anksiyete gibi ruhsal sorunlar görülebilir. Günümüzde hastalar daha ailelerinin yanından ayrılmadan verilen ilaçlar ile rahatlatılmakta ve ağlamadan ameliyathaneye alınmaktadır. Rahat ve huzurlu şekilde anesteziye başlandığı zaman da ameliyat bittiğinde yine ailelerinin yanında uyanıp çoğu zaman onların yanından ayrıldıklarını bile anlamamaktadırlar.
#26.03.2013 16:44 0 0 0
  • akut böbrek yetmezliği - böbrek nakli - böbrek yetmezliği belirtileri
    İdrar yolları enfeksiyonu özellikle 1 yaşından küçük bebeklerde tekrarlayabilen özelliğe sahip. Her geçirilen enfeksiyon da böbrek, mesane ve idrar yollarında geri dönüşümü olmayan hasarlar bırakıyor. Bunun sonucunda böbrek yetmezliği gelişebiliyor.

    Bebeklerde idrar yolları enfeksiyonu tekrarlayabilen özelliği sahip. Her geçirilen enfeksiyon da böbrek, mesane ve idrar yollarında geri dönüşümü olmayan hasarlar bırakıyor. Bunun sonucunda böbrek yetmezliği gibi çok ciddi bir tablo gelişebiliyor. İdrar yolları enfeksiyonunun tekrarlamaması içinse altta yatan nedenlerin gözden geçirilmesi ve ortadan kaldırılması gerekiyor. Her iki hastalık da bebeklerde böbrek yetmezliğine götürecek kadar tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonu yapabiliyor.

    Huzursuzluk Ve Ağlama Enfeksiyon Belirtisi Olabilir

    Karın ağrısına bağlı huzursuzluk iştahsızlık, kusma, ateş, idrarda koku, idrar yaparken ağlama, bulanık idrar, kilo alamama ve ciltte solukluk bebeklerde görülen tipik belirtileri. Bebeğin yaşı ne kadar küçükse idrar yolları enfeksiyonundan şüphelenmek o kadar zorlaşıyor. Çünkü bu belirtileri çok belirgin göstermeyebiliyor. Özellikle huzursuzluk yenidoğan döneminde gaz ile karıştırılabiliyor. Bu yüzden nedeni açıklanamayan huzursuzluk ve ağlama sorunundan idrar testi yaptırarak bu şüpheden kurtulmak gerekiyor.

    Hijyen sorunu, anatomik bozukluklar, böbreklerde taş, kronik kabızlık, idrar yapma bozuklukları, cinsiyet ve sünnet rol oynuyor. Kız çocuklarında idrar yollarının son kısmı olan üretra erkek çocuklara göre daha kısa olduğu için ve bez kullanımından dolayı idrar yolları enfeksiyonu daha sık görülüyor. Bu nedenle kız çocuklarında ön temizlik önden arkaya doğru yapılmalı ve arkaya getirilen bezle ön taraf tekrar silinmemeli. Çünkü perine denilen makat ve vajina arasındaki mikroplar bu yolla idrar yollarına ulaşabiliyor. Dikkat edilmesi gereken bir nokta da kız bebekleri içi köpükle dolu banyo suyunda fazla bekletmemek. Aksi takdirde vajina florası bozulur ki bu da yararlı mikropların oradan uzaklaşmasına neden oluyor.

    Erkek çocuklarda ilk 1 yıl içinde ateşli idrar yolları enfeksiyonu tanısı alan çocukların yüzde 90'nın sünnetsiz olduğu ortaya konmuş. Sünnetsiz erkek çocukların sünnetli olanlara oranla 10-20 kat daha fazla idrar yolları enfeksiyonuna yakalandığı biliniyor.

    Enfeksiyon Bebeklerde Sık Tekrarlayabiliyor

    Tedavi süresi ortalama 7-14 gün arasında sürüyor. Antibiyotik seçimi ve uygulama yöntemi çocuğun yaş ve klinik durumu ile kültür antibiyograma bağlı olarak değişiyor. Ancak bir yaşından küçük çocuklarda, kızlarda, idrar yapma bozukluğunda ve vezikoreteral reflü varlığında idrar yolları enfeksiyonu tekrar edebiliyor. Bu durumda hiçbir neden bulunamıyorsa günde tek ve düşük doz antibiyotikle 6 ay koruma tedavisi uygulanıyor.

    Tedavide Geç Kalınırsa Böbreklerde Ciddi Hasar Bırakabilir

    İdrar yolları enfeksiyonu tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak tedavide geç kalındığında veya hastalık sık tekrarladığında böbreklerde yara ve doku ölümü, bunun sonucunda da fonksiyon bozuklukları ortaya çıkabilir. Dolayısıyla huzursuz, iştahsız, kilo almayan, idrarda kokusu olan, bulanık ve kanlı idrar yapan, kusan, ateşi ve ciltte solukluğu olan bebeklerin idrar yolları enfeksiyonu açısından mutlaka irdelenmesi gerekiyor. Anne ve babaların bu yakınmadan biri bile varsa çok fazla oyalanmadan, başka nedenlere yormadan doktora başvurmalıları çok önemli.

    Nedenleri Neler?

    Anatomik bozukluklar arasında en sık vezikoüreteral reflü idrar yolları enfeksiyonuna neden oluyor. Vezikoüreteral reflü idrar yapma sırasında mesanedeki kapakların tam kapanamamasından dolayı idrarın böbreklere gitmesi sonucu oluşuyor. Mesanedeki mikropların yukarı üriner sisteme taşınması böbrek iltihaplanmalarını arttırıyor.
    Üriner sistemde taş olması da mikropların çevresine daha kolay oturmasına yol açıyor.
    Kronik kabızlıklar idrar yolları enfeksiyonunu kolaylaştırıyor. Mesane arkasındaki bağırsaklarda biriken dışkı mesaneye baskı yapıyor ve mesanede sürekli boşalmayan idrar kalıyor. Mesaneye ulaşan mikrop bu birikimde kolaylıkla üreyebiliyor.
#26.03.2013 16:32 0 0 0
  • kuru göz nedir - kuru göz tedavisi - kuru göz teşhisi
    Gözyaşı üretiminin azalması veya üretilen göz yaşı kalitesinin bozulması sonucunda ortaya çıkan rahatsızlığa “Kuru Göz” denir.
    Gözün yüzeyinde oluşan bozukluklar da kuru göze neden olmaktadır.
    Tüm bunların sonucunda göz yüzeyi eşit olarak örtülmez ve gerekli maddelerin korneaya ve konjektivaya geçişi bozulur. Bu durumda görmenin bozulduğu durumlar da ortaya çıkmaktadır. Böylece azalmış oksijen geçişini dengelemek için göz yüzeyindeki damarlar devreye girer ve damarlarda genişlemeler olur ve bunların sonucunda göz kızarır. Bu süreç doğru zamanda, doğru tedavi edilmediğinde kronik enflamasyon durumu gözü ve görmeyi tehdit eder hale gelir.

    Gözyaşı Tabakası

    Göz yüzeyinin pürüzsüzlüğünü ve temizliğini sağlayan göz yaşı tabakası göz kırpmasıyla oluşur. Kişinin net bir şekilde görebilmesi için göz yaşı tabakası olmalıdır.

    Gözyaşı tabakasının işlevleri şöyle sıralanabilir:

    Dış dünya ile göz arasında bariyer oluşturur,
    Optik işlevi ile birlikte gözlük camı görevi yapar,
    Göz kapaklarının göz üzerinde kaymasını sağlar,
    Gözün kurumasını önler,
    Mikropları öldürücü özelliği sayesinde enfeksiyonlardan korur,
    Yabancı cisimlerin göze direkt olarak yapışmasını önler,
    Korneayı besleyici rolü sayesinde, oksijeni korneaya iletir.

    Gözyaşı tabakasının içeriği:

    Dıştaki yağ katmanı: Katmanın en dışında yer alır gözyaşının buharlaşmasını önler ve göz yaşını göz üstünde tutar.

    Ortadaki su katmanı: Gözü temizleyerek oluşabilecek enfeksiyonları engeller. Ayrıca gözün kurumasını engellemektedir.

    Mukus katmanı: Korneanın yüzey bozukluklarını örterek düzeltir ve tam gözyaşı tabakası için taban görevi görür. Ayrıca suyun göz yüzeyine yayılarak yüzeyin nemli kalmasını sağlar. Mukus katmanı olmazsa su yüzeye tutunamaz.

    Kuru Göz’ ün Belirtileri

    Kuru göz oluşabilecek kişilerde başlıca belirtiler şöyle sıralanabilir:

    Uzun süre bilgisayar başında oturduktan sonra gözlerde yorgunluk hissi,
    Gözlerin batması ve kızarması,
    Gözlerin kaşınması,
    Gözlerde kuruluk hissedilmesi,
    Göz kapaklarının sabah yapışması,
    Gözlerin yaşarması,
    Kontakt lens kullanımında zorluk yaşanması.

    Kuru Göz’ ün Teşhisi

    Kuru göz hastalığı tanısı uzman hekimimiz tarafından yapılan detaylı göz muayenesiyle birlikte konulabilmektedir. Gerekli durumlarda göz yaşı miktarını ölçen testler ve kullanılan damla yöntemleriyle birlikte teşhis edilmektedir. Schirmer testi, göz yaşı miktarını ölçmek için teşhiste kullanılan bir yöntemdir. Schirmer testi; alt göz kapağına özel bir kağıt yerleştirilerek uygulanır.

    Kuru Göz’ ün Tedavisi

    1. Suni Gözyaşı Damlaları: Kuru göz rahatsızlığının tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden birisi suni göz yaşı damlalarıdır. Gerçek gözyaşına benzeyen damlalar ile birlikte eksik olan göz yaşı yerine konulmaya çalışılır. Suni göz yaşı damla yada jel formunda olabilir. Damlalardan bazılarında koruyucu madde bulunmaz (koruyucu maddeler tüm göz damlalarının uzun süre dayanabilmesi için konur). Bu koruyucu madde içermeyenler tek kullanımlık tüpler içindedir. Suni gözyaşı kullanımında dikkat edilecek en önemli noktalardan biri damlaların doktorların tarif ettiği biçimde kullanılmasıdır. Kuru göz sürekliliği olan bir rahatsızlıktır. Özellikle koruyucu madde içermeyen damlalar uzun yıllar herhangi bir etki oluşmadan kullanılabilir.

    2. Göz Yaşı Kanalı Tıkaçları: Damla tedavisi dışında “Puuctum Plang” (gözyaşı kanal tıkaçları) yöntemi göz kuruluğu tedavisinde kullanılmaktadır. Normal şartlar altında göz yaşı küçük bir kanal aracılığı ile burna akmaktadır. “Puuctum Plang” yönteminde bu kanal geçici yada kalıcı olarak bir tıkaç yardımı ile kapatılmaktadır. Bu sayede göz yaşı; genze ve burna akamadığı için göz yüzeyinde daha uzun süre kalabilmektedir. Bu sayede gözün daha uzun süre nemli kalması sağlanmaktadır.

    3. Bandaj kontakt lens: Bandaj Kontakt lens yöntemi göz kuruluğu rahatsızlığı bulunan kişinin göz yüzeyinde ileri derecede rahatsızlık veren bozukluklar oluştuğunda tercih edilmektedir. Ancak bu durumda da gözyaşı damlaları kullanımına devam edilmektedir.

    Diğer Yöntemler:
    Kuru göz rahatsızlığı bulunan kişilerin tedaviye ek olarak yapılabilecekleri şöyle sıralanabilir:

    Temiz havalı ortamlarda bulunulması,
    Yaşanılan ve çalışılan ortamlarda yeterli hava neminin sağlanması,
    Hava üfleyen klimalardan uzak durulması,
    Dış mekanlarda koruyucu gözlük kullanılması,
    Bilgisayar başında mümkün olduğunca sık ara verilmesi,
    Yeterli miktarda su alınması,
    Kontakt lens kullanıcılarının özel olarak kuru gözler için üretilmiş kontakt lensleri kullanması,
    Göz makyajının akşamdan iyi temizlenmesi,
    Gözü beyazlatan damlalardan özellikle uzak durulması,
    Göz doktoruna düzenli olarak kontrole gidilmesi kuru göz hastaları için yararlı olacaktır.
#26.03.2013 16:23 0 0 0
  • göz kapağına yağ dolgusu - göze yağ dolgusu ameliyatı - göz sağlığı
    noimage
    Konuşurken, karşımızdakinin gözlerine ve dudaklarına bakarız. Gözlerimiz, ruh halimizle ilgili karşımızdakine sürekli bilgi verir. Yaşlanan ve yorulan aslında gözler değil göz kapaklarıdır. Çok güzel gözler, göz kapaklarının çukur olmasından dolayı, yorgun ve yaşlı görünebilir.

    Güzel bakışlar için kirpikler ile, üst göz kapağının üstündeki katlantı arasında 2-3 mm mesafe olur. Yıllar geçtikçe, göz etrafındaki yağların erimesine bağlı olarak bu mesafe artabilir ve gözler daha yaşlı görünür. Dolgun göz kapakları, gençlik işaretidir.

    Aynanın karşısına geçin. Başınızı hafifçe öne eğin. Bakışlarınız daha hoşunuza gidiyorsa, yağ aşısı, bakışlarınızı gençleştirebilir. Göz kapaklarına yağ dolgusunu, plastik cerrahınıza danışabilirsiniz.

    Nasıl Yapılıyor?

    Göz kapaklarının derisi, çok incedir. Bu bölgeye dolgu yapmak büyük dikkat gerektirir.Sentetik dolguları, göz çevresinde, yeteri kadar güvenli bulmayabilir. Kullanılacak yağ dokusu, kişinin kendisinden alınıyor. Elde edilen yağ dokusu, 0,7 mm kalınlığında, ucu künt iğnelerle, homojen şekilde, göz kapağının kasının arkasına veriliyor. Yağ dokusunun bir kısmı, alırken ve verirken parçalanıyor. Yaşayan yağ hücreleri ise göz kapağında yaşamaya devam ediyor. Yani bu işlemde elde edilen sonuç geçici değil, kalıcı. Hem lokal hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyat süresi yaklaşık 1 saattir. Hastanede kalmanıza gerek yok, ev istirahatine gerek yok. Koyu bir gözlük ile ertesi gün dışarıya çıkabilirsiniz.
#26.03.2013 16:09 0 0 0
  • saman nezlesi tedavisi - alerjik astım
    Alerjiyi, kişinin ortalama insan vücudunun reaksiyon vermediği bir maddeye karşı gösterdiği duyarlılık ve bu duyarlılığa bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler olarak tarif edebiliriz.

    Polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, besinler ve hayvan tüylerinin en sık görülen alerji etkenlerindir.Bu etkenlerin testlerle de saptanmasının mümkün olduğunu ancak alerjik hastaların testleri sırasında zaman zaman uzun süredir sık hapşıran, burun ve geniz akıntısı gibi şikâyetleri olan hastanın alerji testlerinde herhangi bir etken saptanmadığını belirtiyor.
    Hastanın şikâyetleri açısından ele alındığında söz konusu hastalığın, alerjik rinitten(saman nezlesi) ayırt edilemediğini, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve dolgunluğu, burun ve geniz akıntısı gibi şikâyetlerin aynı olduğunu, sadece laboratuvar değerlendirmelerinde ve alerji testlerinde farklı özellikler gösterdiğini belirtiyor.

    Rahatsızlığın, hastaların %70’inde 20 yaşından sonra ortaya çıktığını belirtiliyor , hastaların %60’ından çoğunu kadınlardır. Hastalıkla ilgili yapılan çalışmalarda, non- alerjik rinitin uyku bozukluğu, bitkinlik, konsantrasyon problemleri ve sinirlilik hali yapabildiğini belirtiyor. Bu rahatsızlığa sahip kişilerin astıma yakalanma oranları da çok yüksek.

    Günümüzde alerjilerle ilgili yapılan birçok çalışma, alerjiyle modern hayatın bazı unsurları arasında bağlantılar olduğunu gösteriyor. Hava kirliliği, sigara dumanı, binalardaki kimyasallar gibi faktörler alerjilerin ortaya çıkışını ve seyrini etkileyebiliyor. Sanayi ve teknoloji, günlük yaşamımızı kolaylaştıran yüzlerce avantajın yanında bu dezavantajları da ne yazık ki beraberinde getiriyor. Alerji tedavisi için şehir yaşamını terk etmek çoğumuz için imkânsız. Ancak, en azından hastalığın tanınması ve tedavisi, olası işgücü ve yaşam kalitesi kayıplarını en aza indirebilir.
#26.03.2013 15:59 0 0 0
  • kemiklerde kreçlenme - sağlıklı beslenme - doğru beslenme
    Osteoporoz, eklem iltihabı ve kemiklerde kireçlenme

    Osteoporoz, eklem iltihabı ve kemiklerde kireçlenme.. Bu hastalıkların ortak noktası, doğru beslenmeyle önlenebilmeleridir.

    Bunun için balık, çilek ve asma yaprağını sofranızdan eksik etmeyin

    Balık: Omega-3 yağ asitleri, iltihapla savaşan özelliğe sahip. Artrit gibi iltihaplanma kaynaklı eklem rahatsızlıklarında omega-3 yağ asitleri bakımından zengin beslenmek çok önemli. Bu asitler en çok somon, sardalya, orkinos ve hamsi gibi yağlı balıklarda bulunuyor.

    Çilek: C vitamini açısından zengin sebze ve meyve tüketiminin eklem rahatsızlıklarına karşı koruyucu olduğu, bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. C vitamini, vücuda zarar veren serbest radikallerle savaşan güçlü bir anti-oksidan. 1 porsiyon çilek (170 gr.) 150 mg. C vitamini içeriyor. Portakal suyu, maydanoz, yeşilbiber, kuşburnu, greyfurt, limon ve domates de bolca C vitamini bulunduruyor.

    Asma yaprağı: Kemik yapımı ve kemik dokusunun korunmasında en etkili mineral kalsiyumun iyi kaynaklarından biri de asma yaprağı. 100 gr. asma yaprağında 392 mg. kalsiyum var. Bu da 1 bardak sütteki kalsiyumun neredeyse 2 katına eşit.

    Renkli sebze ve meyveler: Meyve ve sebzeler vitamin, mineral, anti-oksidan deposu. Bu maddeler büyüme, vücudun düzenli çalışması, besin öğelerinin etkili kullanılması ve vücut direncinin artırılmasını sağlarken, anti-oksidanlar, vücuda zarar veren serbest radikalleri uzaklaştırıyor. Her renk, her çeşit meyve-sebze, vücudumuza farklı anti-oksidanlar sağladığı için besin çeşitliliğine dikkat etmek şart. Özellikle domates, üzüm, kiraz, çilek, karpuz gibi gibi renkli gıdalar, içerdikleri bileşiklerle güçlü birer anti-oksidan.

    Yağlı tohumlar: Ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, kemik sağlığında önemli rolü bulunan magnezyumun iyi kaynaklarından. Günde 3 tam ceviz içi veya 8-10 adet kavrulmamış badem tüketmek hem magnezyum, hem de omega-3 gibi faydalı yağ asitlerini almanıza yardımcı oluyor.

    Kafein alımını sınırlayın

    Fazla kafein alımı, kemiklerden kalsiyum çekilmesine ve idrarla magnezyum atılmasına neden olarak osteoporozu hızlandırıyor. Dolayısıyla günlük kafein alımı, 200-250 mg’ ı geçmemeli. Bazı çalışmalar, günde 300 mg. kafein alımının vücuttan 15 mg. kalsiyumun fazladan atılmasına neden olduğunu gösteriyor. Bir fincan Türk kahvesi 60 mg., 1 kupa filtre kahve 150-200 mg., bir bardak çay 50 mg. kafein içeriyor. Buzlu çay ve kolalı içeceklerin 1 kutusunda yaklaşık 90-100 mg., enerji içeceklerindeyse 150-250 mg. kafein bulunuyor.

    Tuzu diyetinizden çıkartın

    Tuz tüketiminin fazla olması, böbrekler aracılığıyla idrarla kalsiyum kaybını artırıyor. Tek başına tuzun diyetten çıkartılması ya da önerilen miktarlarda tüketilmesi bile, kemik erimesine karşı koruyucu oluyor. Gözle görmeden ekmek, salamura besinler, kahvaltılık gevrekler, paketli yiyeceklerden fazlasıyla sodyum alıyoruz. Bu nedenle yemek ve salatalara ilaveten tuz eklemekten kaçının. Tuz tüketimini azaltmak için yemeklerinizde baharatlara ağırlık verebilirsiniz.

    Her gün 10-15 dakika güneşlenin

    D vitamini vücutta kalsiyum ve fosfatın tutulmasını sağlayıp, bunların kan düzeyini yükselterek kandan kemiğe geçmelerine yardımcı oluyor. Böylece kemiklerin mineralizasyonu gerçekleşiyor. Süt ve süt ürünleri, balıkla yumurtada bol bulunuyor. Ancak D vitamini ihtiyacını karşılamak için beslenme tek başına yeterli değil. İnsan vücudundaki D vitamininin büyük kısmı güneş ışınlarının etkisiyle deriden sentezleniyor. Günde 10-15 dakika güneş ışığı almak, D vitamini sentezi için yeterli. Cam arkasından güneş ışığına maruz kalmanın doğrudan güneş ışığında çıkmak kadar etkili olmadığını da unutmamak gerekiyor.
#26.03.2013 15:49 0 0 0
  • hangi içecek neye iyi gelir - içeceklerin faydaları
    Saf meyve suları:
    Kalori ve şeker içerikleri yüksek olabileceğinden makul miktarlarda
    (günde 1-2 bardak) tüketilmesi uygundur.
    Vücuda direnç kazandırır. Tokluk hissi verir.

    Sebze suları:
    Meyve sularına göre daha az kalori ve şeker içerir.
    Suyu sıkılan sebzenin içeriğine paralel olarak fayda göstermektedir.

    Süt:
    Sütün içerdiği kalsiyum sadece kemiklere değil,
    düzenli kalsiyum alımının kilo alma riskinde de azalma yarattığı tespit edilmiştir.

    Çay:
    Çayın her çeşidi vücudumuza fayda getirmektedir.
    Diş sağlığına ve kalbe iyi geliyor. Yeşil çay ise daha fazla antioksidan içeriyor.
    Ancak siyah çay tüketimi günlük makul miktarlarda önerilmekle beraber
    fazla tüketilmesi demir eksikliğine sebebiyet verdiğinden aşırıya kaçılmamalıdır.

    Kahve:
    Şeker hastalığına yakalanma riskini düşürüyor.
    Antidepresan etkisi de vardır.
    Ancak kafein nedeniyle aşırıya kaçmamak gerekir.

    Su:
    Yararları saymakla bitmeyecek olan suyun tırnağımızdan, saçımıza,
    böbreğimizden bağırsağımıza kadar önemi var.
    Yetersiz su tüketiminin vücudu dehidratasyon adı verilen susuzluk durumuna sokacağı biliniyor.
#26.03.2013 11:20 0 0 0
  • Konu: Mutlu Olmak
    mutluluk sözleri - anlamlı sözler - resimli güzel sözler

    noimage

    Neye sahip olduğun değil ,
    Sahip olduğunla ne kadar mutlu olduğun önemlidir .
#26.03.2013 07:58 0 0 0
#26.03.2013 07:19 0 0 0
#24.03.2013 15:14 0 0 0
  • noimage

    Hani melekler sormuştu RABBİMİZE;
    ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
    Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?..
    Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz..
    Ne buyurmuştu RABBİMİZ ?

    ''Kimseye güvenmesin,
    Hep benden istesin, bana sığınsın diye''
#21.03.2013 23:32 0 0 0


  • Rahman ve Rahîm olan ALLAH’ın adıyla
    Geceyi örtü, uykuyu dinlenme,
    gündüzü de yeniden dirilip yeryüzüne yayılma vesilesi yapan ALLAH’a hamdolsun!

    ALLAH'ım
    Bu mübarek cuma gününde
    Taatinde bana kuvvet,İbadetimde daimiyet,
    Sevabına rağbet, Acıklı azabını hak ettirecek şeylerden de kaçınmak lutfeyle,

    SEN dilediğini lutfedensin.
#21.03.2013 22:45 0 0 0
#21.03.2013 21:55 0 0 0
#07.03.2013 10:24 0 0 0
  • kahvaltılık lor tarifi
    noimage

    Malzemeler

    4 yemek kaşığı lor peyniri
    2 yemek kaşığı zeytinyağı
    1 tane küçük soğan
    Maydanoz
    Tuz, pulbiber, nane

    Hazırlanışı

    İlk olarak soğanımızı ufak ufak doğrayarak zeytinyağının içinde güzelce kavuruyoruz.
    Soğanı yakmadan içerisine loruda ekliyoruz ve karıştırıyoruz.
    Doğradığımız maydanozlarıda katıp karıştırmaya devam ediyoruz baharatları kattıktan sonra lorumuz hazır..
#07.03.2013 00:37 0 0 0