bilemezdim
yüregimin yarali ceylanlarin
yurdu oldugunu
kanayip durdugu bundanmis meger
gün boyu
geceler boyu
umarsizligi bundanmis
çaresizligi bundan
boynu bükük durusum
bu yüzdenmis gülgüzeli
aglamakli olusum bu yüzden
yarali bir ülkeyim simdi
yarali bir ceylan
kan revan içindeyim ah ne yazik
avcilarin pesimde oldugunu
nereden bilebilirdimki
bilseydim düsermiydim
tuzaklara gülgüzeli
vurulurmuydum canevimden
ömrümü bir ayraç gibi
ikiye böldün
artik bir senden öncesi var bu ömrün
birde senden sonrasi
senden önce
çocuklugum
gençlik yillarim
düslerim
hayallerim
kavga günlerim
mart yenilgisi
eylül bozgunu
say say bitmez
yok saydim senin için
yasadigim herseyi
bütün sayfalarini koparip attim
yürek defterimin
yaktim bütün anilari
savurdum küllerini yele
yundum arindim
yeniden baslamak için
senden önce hiç kimseyi sevmedim
seni sevdigim kadar
hiç bir aska yanmadi yüregim
böyle kor gibi
hiç kimseyi özlemedim bu kadar
mesala gecelerim sabahsiz degildi
üstelik dört paket sigarada içmiyordum
çayi bu kadar sevmiyordum
sarabi kesfetmemistim henüz
hiç kimsenin siirini cebimde
tasimamistim
miladim oldun desem yalan degil
senden sonrasini sorma
senden sonrasi bir top aci
suramda sol yanimda durur öylece
senden sonrasi gavur zulmü
dayanmak ne mümkün
senden önce
yasadim herkes gibi
senden sonrasi bir hiç
senden sonrasi bir yalan
Sizin için tuttum bes gül getirdim Sevgili,
durup dururken bes kirmizi gül getirdim, kan.
Bes beyaz gül süt, bes sari gül altin yaprak,
tuttum bes pembe gül getirdim Sevgili, tan.
Baska bir el koparmis onlari, benim elim
bunca korkak: Bir dikmeyi bilirim. bir de
dokunmayi: Tepeden tirnaga teniniz yangin
beldem, sizin için bes siyah gül parmaklarim.
kömür. Toprak, temas, sahi bir de ak kagit,
seçtigim kelimelerin arasinda nedense magrur,
ilerlerim karda biraktigim izler birer agit,
ayirdim dikenleri: Sizin için bu bes ari gül.